Osmanlı hukuk sisteminde yargılama yetkisi (kaza) ile fetva verme yetkisi (ifta) birbirinden ayrı kurumlarca yürütülmüştür. Bu sistemde mahkemelerde bir uyuşmazlığın çözümüne yönelik verilen hükmün hukuki geçerliliği ile bu uyuşmazlığın dini esaslara uygunluğu farklı mercilerce temsil edilmiştir.
Bu işleyiş ve yetki dağılımı göz önüne alındığında, Osmanlı hukuk sistemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- AŞeyhülislam, yargılama sürecine bizzat katılmaz; ancak bir konunun şer'i hukuka uygunluğu hakkında bağlayıcı olmayan hukuki görüş bildirir.
- BKazasker, Divan-ı Hümayun'da askeri sınıfa mensup kişilerin davalarına bakmakla ve yargıç (kadı) atamalarını gerçekleştirmekle yetkilidir.
- Kadılar tarafından mahkemelerde verilen nihai hükümler (i'lam), Şeyhülislam'ın vereceği bir fetva ile doğrudan iptal edilerek geçersiz kılınabilir.Answer
- DÖrfi hukuk kuralları padişahın yasama yetkisine dayanan ferman ve kanunnamelerle şekillenirken, şer'i hukuk İslam dininin temel kaynaklarına dayanır.
- EYargı bağımsızlığını korumak adına kadılar, atamaları Kazasker tarafından yapılsa da hüküm verirken doğrudan padişahın dahi emirleriyle kısıtlanamazlar.
Answer
Kadılar tarafından verilen mahkeme kararlarının Şeyhülislam'ın fetvasıyla doğrudan iptal edilebileceği bilgisi yanlıştır; çünkü fetva bir tavsiye niteliği taşırken mahkeme kararı (ilam) bağlayıcıdır ve sadece üst yargı mercilerince incelenebilir.
Osmanlı hukuk sisteminde Şeyhülislam’ın verdiği fetvalar hukuki birer görüş olup, mahkemelerin verdiği bağlayıcı kararları (i'lam) doğrudan iptal etme veya bozma yetkisine sahip değildir. Mahkeme kararlarının denetimi ve itiraz süreci Divan-ı Hümayun bünyesinde ve Kazaskerlerin gözetiminde gerçekleşirdi. Şeyhülislam bir yargı makamı değil, dini-hukuki bir danışma makamıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İfta ve Kaza Yetkisi Ayrımı
Alternative Method
Şeyhülislam'ın mahkemelere başkanlık edip etmediğini (Kazasker ile olan farkını) hatırlayarak eleme yöntemiyle doğru cevaba ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 30s