Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 questions

Question 61Question

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; yerleşme süresi, mülkiyet durumu ve temel ekonomik faaliyet türü gibi kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. Tarımsal üretimin ön planda olduğu yerleşmeler genellikle yıl boyunca ikamet edilen 'kalıcı' yerleşmelerdir. Hayvancılık faaliyetlerinin temel geçim kaynağı olduğu yerleşmeler ise genellikle mevsimlik olarak kullanılan 'geçici' yerleşme özelliğine sahiptir.

Buna göre, aşağıda verilen köy altı yerleşmelerinden hangisi, yerleşme süresi ve temel ekonomik fonksiyonu bakımından diğerlerinden farklı bir grupta yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Kom

Answer

Kom yerleşmesi, temel faaliyetinin hayvancılık olması ve mevsimlik olarak kullanılması nedeniyle geçici yerleşmeler grubunda yer alırken; diğerleri kalıcı yerleşmelerdir.
Kom yerleşmesi, Doğu Anadolu Bölgesi'nde özellikle hayvancılık faaliyetleri için kullanılan ve mevsimlik (geçici) nitelik taşıyan bir yerleşmedir. Diğer seçeneklerdeki divan, mezra, çiftlik ve mahalle ise tarımsal faaliyetlerin sürekliliği nedeniyle kalıcı yerleşmeler sınıfına girmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki yerleşme tiplerinin süreklilik durumlarını analiz et.
Divan, Mezra, Çiftlik ve Mahalle kalıcı; Kom ise geçici yerleşmedir.
Kalıcı yerleşmelerde temel ekonomik faaliyet tarımdır ve yıl boyu ikamet edilir.
2
Yerleşmelerin temel ekonomik fonksiyonlarını değerlendir.
Kom yerleşmesinde temel faaliyet hayvancılıktır.
Hayvancılığa dayalı yerleşmeler otlak durumuna göre mevsimlik yer değiştirme gerektirdiğinden geçicidir.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) ayrımı ve ekonomik faaliyet ilişkisi.
Question 62Question

Türkiye'de Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleşen nüfus hareketleri; göçün yönü, süresi ve nedenleri bakımından farklılık göstermektedir. Bu hareketler üzerinde, kişiyi mevcut yerinden uzaklaştıran 'itici' faktörler ile yeni bir merkeze yönlendiren 'çekici' faktörler birlikte rol oynamaktadır.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'deki bazı göç türleri, bu göçleri tetikleyen temel nedenler ve bu nedenlerin faktör niteliği eşleştirilmiştir:

Göç TürüGöçü Tetikleyen Temel NedenNedenin Faktör Niteliği
I. Mevsimlik GöçTarımda hasat dönemindeki iş gücü talebiÇekici
II. Beyin GöçüNitelikli iş imkanlarının ve Ar-Ge olanaklarının kısıtlılığıİtici
III. MübadeleSiyasi antlaşmalar gereği zorunlu yer değişimiZorunlu (Siyasi)
IV. Sürekli İç GöçTarımda makineleşmeye bağlı olarak ortaya çıkan işsizlikÇekici
V. Sürekli İç GöçMiras yoluyla tarım topraklarının parçalanması ve verimsizlikİtici

Tablodaki eşleştirmelerden hangisi, göçün doğası ve Türkiye'nin sosyo-ekonomik gerçekliği dikkate alındığında hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Tablodaki IV numaralı eşleştirme hatalıdır çünkü tarımda makineleşme işsizliğe yol açarak insanları kırsal alandan uzaklaştıran bir 'itici' faktördür.
Tarımda makineleşme ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kırsal işsizlik, insanları köyden kente göç etmeye zorlayan, yani bulundukları yerden uzaklaştıran bir 'itici' faktördür. Tabloda bu nedenin 'çekici' olarak nitelendirilmesi temel bir kavramsal hatadır.

Step-by-Step Solution

1
İtici ve çekici faktör kavramlarını analiz et.
İtici faktörler mevcut konumdaki olumsuzluklardır (işsizlik, savaş, yetersizlik); çekici faktörler hedef konumdaki olumlu imkanlardır (iş fırsatı, eğitim, sosyal hayat).
Soruda istenen hatayı bulmak için her nedenin yönü doğru belirlenmelidir.
2
IV numaralı maddeyi değerlendir.
Tarımda makineleşme, insan gücüne duyulan ihtiyacı azaltır. Bu durum kırsal nüfus için bir 'işsizlik' (olumsuzluk) yaratır.
Olumsuzluklar kişiyi bulunduğu yerden uzaklaştırdığı için bu bir 'itici' faktördür.
3
Diğer maddeleri kontrol et.
I, II, III ve V numaralı maddelerdeki neden-nitelik eşleşmeleri hem tanımlara hem de Türkiye'nin göç tarihine (mübadele, beyin göçü vb.) uygundur.
Yanlış olanın tekliğini teyit etmek için tüm seçenekler elenmelidir.

Key Concept

Göçün İtici ve Çekici Faktörleri

Alternative Method

Göç faktörlerini ayırt ederken kendinizi o kişinin yerine koyun: Eğer bir olay sizi 'burada artık duramam' dedirtiyorsa 'itici', 'oraya gitmeliyim çünkü orada şu imkan var' dedirtiyorsa 'çekici' faktördür.
Estimated Time:1m 15s
Question 63Question

Türkiye'de kentsel hiyerarşi ve şehirlerin etki alanları belirlenirken "Merkezi Yerler Teorisi" (Central Place Theory) ilkeleri doğrultusunda; bir şehrin çevresindeki yerleşmelere sunduğu hizmetlerin uzmanlık düzeyi, kapsayıcılığı ve bu hizmetlere olan fonksiyonel bağımlılık dikkate alınır. Bazı kentsel merkezler, sanayi üretimi bakımından çok gelişmemiş olsalar dahi, bulundukları bölgenin fiziki ve ekonomik şartları gereği; eğitim, sağlık, adli ve askeri yönetim gibi "merkezi hizmet fonksiyonları" bakımından üst düzey bir odak noktası haline gelmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen şehirlerden hangisi, bulunduğu coğrafi bölümün kentsel kademelenmesinde üst düzey bir "bölgesel hizmet merkezi" rolü üstlenmiş olmasına rağmen, sanayi fonksiyonunun kentsel gelişimindeki payı diğerlerine göre en düşüktür?

Show answer & explanation

Answer: Erzurum

Answer

Erzurum, sanayi gelişimi kısıtlı olmasına rağmen idari ve sosyal hizmet fonksiyonları bakımından en geniş bölgesel etki alanına sahip merkezdir.
Doğru yanıt olan merkez, Türkiye'nin kentsel coğrafyasında sanayinin GSYH içindeki payı en düşük olan ancak bölgesel ölçekte sunduğu kamu hizmeti kapasitesi bakımından hiyerarşinin en üstünde yer alan Erzurum'dur. Erzurum; Erzurum, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır ve Erzincan illerini kapsayan bir hizmet havzasının merkezidir ve bu bölge için hayati önemdeki adli, askeri ve sağlık birimlerini bünyesinde barındırır.

Step-by-Step Solution

1
Kentsel kademelenme ve fonksiyonel etki alanı ilişkisini analiz etme
Bir şehrin bölgesel merkez olması için sanayi şart değildir; üst düzey kamu hizmetleri (yargı, ordu, sağlık, eğitim) de hiyerarşiyi belirleyebilir.
Hizmet sektörünün (üçüncül faaliyetler) yoğunluğu, şehrin çevresi üzerindeki otoritesini ve hinterland genişliğini belirler.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin sanayi-hizmet dengesini karşılaştırma
Gaziantep, Kayseri ve Kocaeli'de sanayi payı çok yüksektir. Samsun'da sanayi ve ticaret dengelidir. Erzurum'da ise sanayi payı düşüktür.
Coğrafi özellikler ve hammaddeye yakınlık gibi faktörler sanayi gelişimini etkilerken; Erzurum gibi şehirler idari planlama ile merkezileştirilmiştir.
3
Erzurum'un bölgesel konumunu değerlendirme
Erzurum; Atatürk Üniversitesi, 9. Kolordu Komutanlığı ve Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi gibi birimlerle çevresindeki illerin yegane hizmet durağıdır.
Özellikle Kuzeydoğu Anadolu gibi ulaşımın zor olduğu geniş coğrafyalarda, tek bir merkezde hizmetlerin toplanması o şehri sanayi olmasa da üst kademeye taşır.

Key Concept

Şehirlerin hiyerarşisinde 'Fonksiyonel Çeşitlilik' ve 'Hizmet Menzili' kavramları

Hints

1
Şehrin sanayileşmiş olup olmadığına değil, çevresindeki 4-5 ili sağlık ve eğitim gibi alanlarda kendine bağlayıp bağlamadığına bakın.
2
Özellikle kış aylarında Ağrı veya Kars'taki hastaların en donanımlı sağlık hizmeti için hangi ile sevk edildiğini düşünün.
3
Erzurum, Türkiye'de sanayi yatırımlarının en kısıtlı olduğu ancak bölge idare mahkemesi ve ordu karargahı gibi kritik idari birimlere ev sahipliği yapan nadir büyükşehirlerden biridir.

Practice More

Türkiye'de 'Metropoliten Şehir' ve 'Bölgesel Merkez' arasındaki farkı, Ankara (idari merkez) ve İstanbul (ticari merkez) üzerinden analiz ederek pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Şehirlerin ekonomik faaliyet kollarını karşılaştırırken; ikincil faaliyetler (sanayi) ile üçüncül faaliyetler (hizmet) arasındaki orana bakın. Erzurum'da üçüncül sektör (kamu hizmetleri) payı, ikincil sektöre göre Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.
Estimated Time:2m 0s
Question 64Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin bir parçasını oluşturan köy altı yerleşmeleri, ekonomik fonksiyonlarına ve kullanım sürelerine göre çeşitlilik gösterir. Bazı yerleşmelerde ekonomik faaliyet sadece hayvancılığa dayalıyken ve yılın kısıtlı bir döneminde kullanılırken; bazılarında tarım ve hayvancılık iç içedir ve yıl boyu ikamet esastır.

Buna göre, aşağıda verilen köy altı yerleşmelerinden hangisi yerleşme süresi (kalıcılık/geçicilik) bakımından diğerlerinden farklı bir grupta yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Mezra

Answer

Mezra yerleşmesi, diğer seçeneklerin aksine yıl boyunca ikamet edilen 'kalıcı' bir yerleşme tipidir.
Türkiye'de köy altı yerleşmeleri yerleşme süresine göre kalıcı (devamlı) ve geçici olarak ikiye ayrılır. Seçeneklerde yer alan Oba, Ağıl, Kom ve Dalyan yerleşmeleri hayvancılık veya balıkçılık gibi mevsimlik faaliyetlere dayalı 'geçici' yerleşmelerdir. Mezra ise özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaygın olan, tarımsal faaliyetlerin de yürütüldüğü ve yılın tamamında ikamet edilen 'kalıcı' bir yerleşmedir.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşmeleri kullanım sürelerine göre sınıflandır
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Köy altı yerleşmeleri temel olarak yerleşme süresine göre iki ana gruba ayrılır.
2
Seçeneklerdeki yerleşmelerin statüsünü belirle
Oba, Ağıl, Kom ve Dalyan geçici yerleşmelerdir; Mezra ise kalıcıdır.
Soru kökü farklı grupta olan (kalıcı/geçici ayrımı) yerleşmeyi sormaktadır.

Key Concept

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Sürekliliği

Hints

1
Köy altı yerleşmelerini 'kalıcı' ve 'geçici' olarak iki listeye ayırmayı deneyin.
2
Kalıcı yerleşmelerde (Mezra, Divan vb.) genellikle tarım yapılırken, geçici yerleşmelerde hayvancılık ön plandadır.

Practice More

Kalıcı yerleşmelerden olan Divan'ın hangi coğrafi bölgede yaygın olduğunu tekrar edin.
Estimated Time:45s
Question 65Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusunu (toplu/dağınık) belirleyen temel unsur fiziki çevre şartları iken; yerleşmenin sürekliliğini (kalıcı/geçici) belirleyen temel unsur ekonomik faaliyetin niteliği ve mülkiyet yapısıdır. Bazı yerleşme tipleri zamanla fonksiyonel değişime uğrasa da genel coğrafi karakterleri bu iki temel kriter üzerinden tanımlanmaktadır.

Buna göre, Türkiye'deki kırsal yerleşme tiplerinin doku ve süreklilik özellikleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Doğu Anadolu Bölgesi'nde hayvancılık faaliyetleri için kurulan 'kom' yerleşmeleri, mülkiyet yapısı ve yıl boyu süren ikamet özellikleri bakımından 'mezra'lar gibi kalıcı yerleşmeler grubunda yer alır.

Answer

Doğu Anadolu'da görülen kom yerleşmelerinin kalıcı olarak nitelendirildiği ifade yanlıştır; bu yerleşmeler geçici statüdedir.
Doğu Anadolu'da yaygın olan kom yerleşmeleri, temelinde mera hayvancılığına dayalı olan mevsimlik (geçici) yerleşmelerdir. Oysa mezra yerleşmeleri, zamanla tarımsal faaliyetlerin de eklenmesiyle yerleşik hayata geçilmiş kalıcı köy altı yerleşmeleri arasındadır. İfadedeki kom yerleşmelerinin kalıcı olarak nitelendirilmesi coğrafi gerçeklerle bağdaşmaz.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme dokusu kriterlerini analiz etme
Doku (toplu/dağınık) üzerinde yer şekilleri ve su kaynaklarının etkili olduğu doğrulanır.
Sorunun teorik çerçevesini anlamak için gereklidir.
2
Yerleşme sürekliliği kriterlerini analiz etme
Süreklilik (kalıcı/geçici) üzerinde ekonomik faaliyetin (tarım/hayvancılık) etkili olduğu doğrulanır.
Kalıcı ve geçici ayrımını doğru yapabilmek için gereklidir.
3
Bölgeler ve yerleşme tiplerini eşleştirme
Divan, Mezra, Mahalle ve Çiftlik kalıcı; Yayla, Kom, Oba, Dam, Ağıl ve Bağ evi geçici olarak sınıflandırılır.
Türkiye'deki standart coğrafya sınıflandırmasına göre her seçeneği kontrol etmek gerekir.
4
Kom yerleşmesinin özelliklerini değerlendirme
Kom yerleşmesinin hayvancılık amaçlı geçici bir ünite olduğu, kalıcı olan mezra ile karıştırıldığı tespit edilir.
Hatalı bilginin kaynağını saptamak için gereklidir.

Key Concept

Kırsal Yerleşmelerin Sınıflandırılması (Doku ve Süreklilik)
Estimated Time:2m 0s
Question 66Question

Bir liman şehrinin kentsel gelişimi ve ticaret fonksiyonunun güçlenebilmesi için limanın demir yolu ve kara yolu ağlarıyla iç kesimlere güçlü bağlantılarının olması, yani hinterlandının (art bölge) geniş olması gerekir.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi hinterlandının geniş olması sayesinde Türkiye'nin en önemli ticaret ve liman merkezlerinden biri haline gelmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Mersin

Answer

Mersin şehri, iç kesimlerle ulaşımının kolay olması (geniş hinterland) ve stratejik konumu nedeniyle liman-ticaret fonksiyonu ile ön plana çıkmıştır.
Mersin, sahip olduğu limanın demir yolu ve kara yolu bağlantılarının güçlü olması ve Gülek Geçidi üzerinden İç Anadolu'ya kolayca erişilebilmesi (geniş hinterland) sayesinde Türkiye'nin en büyük ticaret ve liman merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yapılması
Hinterland (art bölge), bir limanın ticaret yaptığı ve mal gönderip aldığı iç kesimdeki alandır.
Soruda liman fonksiyonunun gelişiminde hinterlandın etkisi vurgulanmaktadır.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin coğrafi özelliklerinin değerlendirilmesi
Mersin ve Sinop liman şehirleridir; ancak Sinop'un arkasındaki dağlar ulaşımı kısıtlamaktadır. Mersin ise ulaşım geçitleri sayesinde geniş bir hinterlanda sahiptir.
Yer şekillerinin ulaşım ve ticaret üzerindeki etkisini belirlemek için gereklidir.
3
Doğru merkezin seçilmesi
Mersin, geniş hinterlandı ile ticaret hacmi en yüksek olan şehir olarak belirlenir.
Hinterland genişliği ile şehir gelişimi arasındaki doğru orantıyı doğrulamak için.

Key Concept

Hinterland (Art Bölge) ve Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi

Hints

1
Şehrin limanı olması ve bu limanın iç bölgelere ulaşımının kolay olması gerektiğini düşünün.
2
Doğal liman özelliği her zaman o şehrin büyümesi için yeterli değildir; örneğin Sinop gelişememiş bir doğal limandır.
3
Gülek Geçidi ve demir yolu bağlantısı, bu Akdeniz şehrinin ticaret kapasitesini en üst seviyeye taşımıştır.

Practice More

İskenderun Limanı ile Mersin Limanı'nı, hinterland ve demir yolu bağlantıları açısından karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 67Question

Türkiye’de göç hareketleri; göç veren yerdeki olumsuzlukları ifade eden 'itici' faktörler ile göç alan yerdeki cazip imkanları ifade eden 'çekici' faktörler etrafında şekillenir. Bu faktörler aynı zamanda kökenlerine göre doğal (fiziki), ekonomik, sosyal ve siyasi nedenler olarak gruplandırılabilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye’deki göçleri tetikleyen doğal kökenli bir itici faktör olarak değerlendirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Şiddetli erozyon, kuraklık veya heyelan gibi olayların toprağı verimsizleştirerek geçimi zorlaştırması

Answer

Toprakların şiddetli erozyon, kuraklık veya heyelan gibi doğal olaylar sonucunda verimsizleşerek insanları göçe zorlaması, doğal kökenli bir itici faktördür.
Doğru cevap, göçün kaynağını doğal olaylara (erozyon, kuraklık, heyelan) dayandırırken, bu olayların yaşamı zorlaştırarak insanları göçe mecbur bırakmasını (itici faktör) doğru şekilde birleştirmektedir. Türkiye'de özellikle İç Anadolu'da kuraklık, Karadeniz'de heyelan ve pek çok bölgede görülen erozyon, tarımsal verimi düşürerek göçe neden olan temel doğal faktörlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Göç faktörlerini 'itici' ve 'çekici' olarak sınıflandır
İtici faktörler mevcut yerdeki olumsuzluklardır, çekici faktörler gidilecek yerdeki avantajlardır.
Soruda istenen 'itici' faktör olduğu için sadece göç veren yerdeki olumsuzluklara odaklanılmalıdır.
2
Faktörlerin kaynağını (doğal vs beşeri) belirle
Erozyon, heyelan ve kuraklık fiziki çevreyle ilgili doğal süreçlerdir.
Soruda özellikle 'doğal' kökenli bir neden istendiği için beşeri/sosyal/ekonomik nedenler elenmelidir.
3
Verilen seçenekleri bu iki kriterle (doğal + itici) karşılaştır
Seçeneklerdeki kuraklık ve erozyon hem doğal bir olaydır hem de insanları göçe zorlayan itici bir güçtür.
Bu kriterleri aynı anda sağlayan tek seçenek, toprağın verimsizleşmesini doğal afetlerle açıklayan seçenektir.

Key Concept

Göçün Nedenleri (Doğal/Beşeri ve İtici/Çekici Ayrımı)
Estimated Time:1m 0s
Question 68Question

Türkiye'de iç göçün yoğun olduğu merkezlerde göçün hızı; şehirleşme, sanayileşme ve altyapı hizmetlerinin gelişim hızını aşarak 'çarpık kentleşme' ve 'fonksiyonel uyumsuzluk' gibi yapısal sorunlara yol açmaktadır. Bu durum, göçün hem mekânsal hem de sosyo-ekonomik sonuçlarını karmaşık bir hale getirmektedir.

Buna göre, Türkiye'de gerçekleşen iç göç hareketlerinin sonuçları ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi en kapsamlı ve doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Göç alan büyükşehirlerde nüfusun ekonomik kapasitenin üzerinde yığılması, hizmet sektörünün kayıt dışı ve düşük verimli alanlarda (enformel sektör) aşırı şişmesine neden olmaktadır.

Answer

Göç alan büyükşehirlerde nüfusun aşırı yığılması, hizmet sektörünün kayıt dışı ve düşük verimli alanlarda (enformel sektör) şişmesine neden olmaktadır.
Türkiye'de göçün en önemli yapısal sonucu, şehirlerin 'demografik' olarak büyümesine rağmen 'fonksiyonel' (ekonomik ve altyapısal) olarak aynı hızda gelişememesidir. Bu durum, sanayide iş bulamayan nüfusun hizmet sektörünün kayıt dışı alanlarında (enformel sektör) toplanmasına ve şehir ekonomisinin verimliliğinin düşmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Göçün hızını şehirleşme ve sanayileşme hızıyla kıyasla.
Göç hızı > Sanayileşme hızı durumu tespit edildi.
Türkiye'deki büyükşehirlerin temel sorunu, istihdam yaratma kapasitesinin göçle gelen nüfusun çok gerisinde kalmasıdır.
2
İstihdam edilemeyen nüfusun hangi sektöre kaydığını analiz et.
Nüfusun hizmet sektörünün enformel (kayıt dışı) alanlarına yöneldiği anlaşıldı.
Sanayi sektörü sınırlı işgücü aldığı için boşta kalan nüfus 'hizmet sektörü' başlığı altında düşük verimli işlerde toplanır.
3
Sonuçları mekânsal ve ekonomik açıdan değerlendir.
Fonksiyonel uyumsuzluk ve ekonomik verimsizlik sonucu doğrulandı.
Şehirlerin sadece nüfus olarak büyümesi ama ekonomik olarak aynı oranda gelişememesi göçün en temel olumsuz sonucudur.

Key Concept

Göç-Kentleşme-Sanayileşme Uyumsuzluğu ve Enformel Sektör

Practice More

Göç alan yerlerde sanayi tesislerinin şehir içinde kalmasının (desantralizasyon ihtiyacı) mekânsal etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 69Question

Türkiye’deki köy altı yerleşmeleri; kuruldukları yerin yer şekilleri, mülkiyet durumu ve temel ekonomik faaliyetin niteliğine göre 'kalıcı' ya da 'geçici' olarak sınıflandırılmaktadır. Bu yerleşmelerden bazıları tarımsal faaliyetlerin sürekliliğiyle yıl boyu kullanılırken, bazıları ise hayvancılık veya balıkçılık gibi faaliyetlerin mevsimlik döngüsüne bağlı olarak sadece yılın belirli dönemlerinde kullanılır.

Buna göre, aşağıda verilen köy altı yerleşmesi ve temel özelliği eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Divan - Batı Karadeniz'de birkaç mahallenin bir muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan ve hayvancılık odaklı kullanılan geçici yerleşme tipi.

Answer

Divan yerleşmesi Batı Karadeniz bölgesinde yaygın görülen ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan bir yerleşme tipidir. Bu yerleşmelerin en temel özelliği, hayvancılık odaklı ve geçici değil; tarımsal faaliyetlerin de yapıldığı ve yıl boyu ikamet edilen kalıcı yerleşmeler grubunda yer almasıdır.
Doğru cevap, Divan yerleşmesiyle ilgili verilen ifadedir. Divan yerleşmeleri, Batı Karadeniz bölgesine özgü olup birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşur ve temel ekonomik faaliyeti tarım ile hayvancılığa dayanır. Bu yerleşmeler geçici değil, kalıcı yerleşmeler kategorisindedir. Seçenekte 'geçici' olarak belirtilmesi bilgiyi yanlış kılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Köy altı yerleşmelerini sürekliliklerine göre gruplandırın.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Soruda yerleşme süresinin sürekliliği vurgulandığı için önce bu ayrımın yapılması gerekir.
2
Seçeneklerdeki yerleşmeleri hem bölge hem de süreklilik bakımından analiz edin.
Mezra (Doğu Anadolu-Kalıcı), Dalyan (Ege-Geçici), Kom (Doğu Anadolu-Geçici) ve Oba (Toroslar-Geçici) eşleştirmeleri literatürle uyumludur.
Her bir yerleşme tipinin kendine özgü bölgesel ve ekonomik karakterini doğrulamak gerekir.
3
Divan yerleşmesinin özelliklerini değerlendirin.
Divan yerleşmesi Batı Karadeniz'de (Samsun, Bolu, Kastamonu, Sinop vb.) yaygındır ancak kalıcı bir yerleşmedir.
Eşleştirmede Divan'ın 'geçici' olarak belirtilmesi bilgi hatasıdır.

Key Concept

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Sürekliliği

Hints

1
Köy altı yerleşmelerini 'kalıcı' ve 'geçici' yapan temel farkın, orada yürütülen ekonomik faaliyetin (tarım vs. hayvancılık) süresiyle ilgili olduğunu hatırlayın.
2
Divan yerleşmesi özellikle Batı Karadeniz'de görülür; bu bölgedeki mahallelerin sosyal ve idari birleşimiyle oluştuğunu ve buralarda tarımın da önemli olduğunu düşünün.

Practice More

Kalıcı ve geçici köy altı yerleşmelerini bir tablo üzerinde listeleyerek her birinin yaygın olduğu bölgeleri not almanız, bu tarz karşılaştırma sorularında hız kazandıracaktır.
Estimated Time:50s
Question 70Question

Türkiye'nin farklı bölgelerinde nüfus yoğunluğunun düşük olması farklı çevresel kısıtlamalarla açıklanmaktadır. Kıyı kuşağında yer alan bazı alanlarda dağların uzanış biçimi ve yüksek engebe nüfusun seyrekleşmesine yol açarken, iç kesimlerdeki bazı alanlarda yer şekilleri sade ve ulaşım olanakları elverişli olmasına rağmen su kaynaklarının yetersizliği nüfusun dağılışını olumsuz etkilemektedir.

Bu bilgiler ışığında, aşağıdaki alanların hangisinde nüfusun seyrek olmasının temel nedeni yer şekillerinin engebeli olması değil, yağış azlığı ve buna bağlı olarak gelişen kuraklıktır?

Show answer & explanation

Answer: Tuz Gölü ve Çevresi

Answer

Tuz Gölü ve Çevresi
Tuz Gölü ve çevresi, yer şekilleri açısından oldukça sade ve düz bir yapıya sahip olmasına rağmen, Türkiye'nin en az yağış alan ve şiddetli kuraklığın yaşandığı bir bölgesidir. Bu durum tarımsal verimliliği ve su imkanlarını kısıtladığı için nüfusun seyrek dağılmasına neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki kriterleri belirle.
Yer şekillerinin sade (düz) olması ancak iklimin (kuraklık) kısıtlayıcı olması gerekmektedir.
Soruda yer şekilleri engebeli olan bölgelerin elenmesi istenmiştir.
2
Seçeneklerdeki yerlerin topografik özelliklerini analiz et.
Yıldız Dağları, Menteşe, Taşeli ve Hakkari oldukça engebeli ve dağlık alanlardır. Tuz Gölü çevresi ise Türkiye'nin en düz alanlarından biridir.
Fiziki özelliklerin nüfus dağılışı üzerindeki etkisini ayırt etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki yerlerin iklimsel kısıtlarını değerlendir.
Tuz Gölü çevresi, yıllık ortalama yağış miktarı bakımından Türkiye'nin en kurak bölgesidir.
Düz olan bir alanın neden seyrek nüfuslandığını açıklayan temel faktör kuraklıktır.

Key Concept

Türkiye'de Nüfusun Dağılışını Etkileyen Doğal Faktörler (İklim ve Yer Şekilleri İlişkisi)

Hints

1
Türkiye'nin en düz yerlerini (İç Anadolu platoları gibi) düşünün.
2
Düz olduğu halde su azlığı nedeniyle tarımın ve yerleşmenin zorlaştığı merkezi bölgeleri hatırlayın.
3
Konya Kapalı Havzası içinde yer alan ve yağış miktarının 300300 mm'nin altına düştüğü alanı düşünün.

Practice More

Türkiye'de aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın en az olduğu bölgeleri inceleyerek yer şekilleri ve nüfus ilişkisini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 71Question

Türkiye'de özellikle yaz aylarında pamuk, fındık ve çay gibi tarım ürünlerinin hasat dönemlerinde belirli bölgelere doğru yoğun bir nüfus hareketi yaşanmaktadır. Tarımsal iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla geçici bir süreliğine yapılan bu yer değiştirme hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevsimlik göç

Answer

Hasat dönemlerine bağlı olarak yapılan geçici nüfus hareketi mevsimlik göç olarak adlandırılır.
Türkiye'de tarım ürünlerinin olgunlaşma dönemleri bölgelere göre farklılık gösterir. İşçilerin pamuk toplamak için Çukurova'ya, fındık için Karadeniz'e veya çay için Rize çevresine kısa süreliğine gidip iş bitiminde geri dönmeleri mevsimlik göçün en tipik örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki zaman ve amaç unsurlarını analiz et.
Zaman 'yaz ayları/geçici bir süre', amaç 'tarımsal iş gücü' olarak belirlenir.
Göçün türünü belirlemek için süreklilik ve neden en önemli kriterlerdir.
2
Bulunan verileri coğrafi göç türleri ile eşleştir.
Belirli dönemlerde yapılan ve geri dönüşü olan bu hareket 'mevsimlik göç' tanımına tam olarak uymaktadır.
Tarım, turizm veya inşaat gibi sektörlere bağlı geçici hareketler bu kategoriye girer.

Key Concept

Türkiye'de Mevsimlik Göçlerin Özellikleri

Hints

1
Soruda geçen 'yaz ayları' ve 'hasat dönemi' ifadeleri göçün süresi hakkında ipucu vermektedir.

Practice More

Turizm faaliyetlerine bağlı olarak Akdeniz kıyılarına yazın gelen işçilerin gerçekleştirdiği göç türünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 72Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte nüfusun yapısı, miktarı ve artış hızında önemli değişimler yaşanmış; buna paralel olarak farklı nüfus politikaları uygulanmıştır.

Türkiye'nin nüfus değişim süreci ve uygulanan politikalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 19601960-19701970 yılları arasındaki hızlı nüfus artışının temel nedeni, komşu ülkelerden gelen yoğun mülteci akınları ve dış göçlerdir.

Answer

19601960-19701970 yılları arasındaki hızlı nüfus artışının dış göçlere dayandırılması ifadesi yanlıştır.
19601960-19701970 dönemindeki nüfus patlaması, Cumhuriyet tarihindeki en yüksek doğal nüfus artış oranlarının yaşandığı dönemdir. Bu durumun temel sebebi mülteci akınları değil; antibiyotik kullanımının yaygınlaşması, salgın hastalıkların kontrol altına alınması ve bebek ölüm oranlarının hızla düşmesidir. Aksine bu dönem, Türkiye'den Avrupa'ya yoğun işçi göçlerinin başladığı dönemdir.

Step-by-Step Solution

1
Nüfus artış hızının tarihsel seyrini analiz et.
19451945 yılında dip yapan artış hızı, 19501950-19601960 döneminde binde 28,528,5 ile rekor seviyeye ulaşmıştır.
Savaş sonrası iyileşen yaşam koşullarının etkisini anlamak için gereklidir.
2
19601960’lı yıllardaki artışın kaynağını sorgula.
Bu dönemdeki artış, dışarıdan gelen göçlerden değil, tamamen ülke içindeki yüksek doğum oranları ve düşen ölüm oranları (doğal artış) ile ilgilidir.
Artışın niteliğini (doğal vs. yapay) ayırt etmek yanlışı bulmamızı sağlar.
3
Politika ve miktar ilişkisini değerlendir.
Türkiye tarihinde toplam nüfus miktarının azaldığı bir dönem hiç olmamıştır, sadece artış hızı değişmiştir.
Hız ve miktar kavramları arasındaki ayrımı pekiştirmek için önemlidir.

Key Concept

Nüfus Artış Hızı ve Nüfus Miktarı İlişkisi

Practice More

Türkiye'de 19651965 Nüfus Planlaması Kanunu'nun gerekçeleri ve sonuçlarını incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olur.
Estimated Time:1m 30s
Question 73Question

Türkiye'de kırsal alanlardan kentlere doğru gerçekleşen göçler, sadece göç alan yerlerde değil, aynı zamanda göç veren yerlerde de önemli yapısal değişimlere neden olmaktadır. Sürekli dışarıya göç veren kırsal bir yörede, bu sürecin uzun vadeli sonuçlarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Tarım sektöründe iş gücü kaybı yaşanmasına rağmen, birim alandan alınan verimin artmasıyla tarımsal nüfus yoğunluğunun yükselmesi

Answer

Tarım sektöründe iş gücü kaybı yaşanmasına rağmen tarımsal nüfus yoğunluğunun yükseldiği ifadesi yanlıştır; çünkü nüfus azaldıkça yoğunluk da azalır.
Doğru yanıt olan seçenek, tarımsal nüfus yoğunluğunun yükseleceğini iddia etmektedir. Ancak, sürekli göç veren bir yörede tarım sektöründe çalışan kişi sayısı (pay) azalırken tarım alanları (payda) sabit kalmakta veya nadas nedeniyle kullanımı azalmaktadır. Bu durum, matematiksel olarak yoğunluğun düşmesine neden olur. Ayrıca tarımsal verim artışı, nüfus yoğunluğunu artıran bir faktör değildir.

Step-by-Step Solution

1
Göç veren bölgelerdeki demografik değişimleri analiz edin.
Göç edenler genellikle genç ve erkek nüfustur. Bu durum geride kalan nüfusta yaşlı oranının artmasına ve doğum hızının düşmesine neden olur.
Göçün seçici doğası nedeniyle üretken nüfus ilk olarak bölgeden ayrılır.
2
Ekonomik ve altyapısal etkileri değerlendirin.
Nüfus azaldığı için okullar ve sağlık ocakları gibi hizmet tesisleri az kişi tarafından kullanılır; bu da yatırımların 'atıl' (verimsiz) kalmasına yol açar.
Hizmet planlaması başlangıçtaki yüksek nüfus projeksiyonlarına göre yapılmıştır.
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünü uygulayın.
Tarımsal Nu¨fus Yog˘unlug˘u=Tarımsal Nu¨fusTarım Alanları\text{Tarımsal Nüfus Yoğunluğu} = \frac{\text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}}
formülüne göre, paydaki nüfus azaldığında oran da küçülür.
Kırsal göçte tarımsal nüfus (çalışanlar) hızla azaldığı için yoğunluk yükselmez, azalır.

Key Concept

Göç Veren Yerlerdeki Demografik ve Ekonomik Dönüşüm

Hints

1
Soruda göçün 'sonucu' olmayacak şıkkı arıyoruz. Yoğunluk kavramlarının formüllerine dikkat edin.

Practice More

Tarımsal nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki farkları ve bu farkın yer şekilleriyle ilişkisini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:2m 0s
Question 74Question

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; kuruldukları yerin coğrafi özellikleri, ekonomik faaliyet türleri ve yerleşme süresine göre 'kalıcı' ve 'geçici' yerleşmeler şeklinde sınıflandırılır. Yerleşme süresinin belirlenmesinde, o sahada yürütülen temel ekonomik faaliyetin tarım ya da hayvancılığa dayalı olması en önemli etkendir.

Buna göre, aşağıdaki köy altı yerleşmelerinden hangisi, hem yerleşme süresi hem de temel ekonomik faaliyeti bakımından diğerlerinden farklı bir grupta yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Oba

Answer

Oba yerleşmesi, geçici olması ve hayvancılık odaklı ekonomik yapısıyla diğerlerinden ayrılır.
Oba yerleşmesi, temel olarak hayvancılık faaliyetlerine dayanan ve göçebe ailelerin kullandığı geçici bir yerleşme tipidir. Toroslar ve Ege bölgesinde yaygındır. Diğer seçeneklerde verilen Divan, Mezra, Mahalle ve Çiftlik yerleşmeleri ise tarımsal faaliyetlerin ön planda olduğu ve yıl boyu ikamet edilen kalıcı (devamlı) yerleşmeler kategorisinde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Köy altı yerleşmelerini sürelerine göre sınıflandırın.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Yerleşmenin temel ekonomik fonksiyonu tarım ise genellikle kalıcı, hayvancılık ise genellikle geçicidir.
2
Seçeneklerdeki yerleşmeleri süre ve fonksiyon açısından karşılaştırın.
Oba yerleşmesi geçicidir ve hayvancılık odaklıdır; diğerleri (Divan, Mezra, Mahalle, Çiftlik) ise kalıcıdır ve tarım odaklıdır.
Soruda sorulan 'farklı grupta yer alma' kriterini karşılayan tek seçenek budur.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinin kalıcı ve geçici olarak sınıflandırılması
Estimated Time:1m 0s
Question 75Question

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; mülkiyet durumu, yerleşim süresi ve temel ekonomik faaliyetlerine göre 'kalıcı' ve 'geçici' yerleşmeler olarak sınıflandırılmaktadır. Bir yerleşmenin kalıcı statüde bulunmasında, yürütülen ekonomik faaliyetlerin tarıma dayalı olması ve yıl boyunca kesintisiz ikamet edilmesi temel ölçüttür.

Buna göre, aşağıda verilen köy altı yerleşmelerinden hangisi, temel ekonomik fonksiyonu ve kullanım süresi bakımından diğerlerinden farklı olarak kalıcı yerleşme özelliği gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Mezra

Answer

Temel ekonomik faaliyetin tarıma dayalı olduğu ve yıl boyu ikamet edilen Mezra yerleşmesi kalıcı bir köy altı yerleşmesidir.
Mezra, Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü, ailelerin yıl boyunca ikamet ettiği ve mülkiyetin genellikle şahsa ait olduğu kalıcı köy altı yerleşmeleri grubunda yer alır. Mezra, divan, mahalle ve çiftlik yerleşmeleri kalıcı statüdedir.

Step-by-Step Solution

1
Köy altı yerleşmelerini yerleşim süresine göre gruplandırın.
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Oba, Dam, Ağıl, Bağ evi.
Soruda kalıcı olan yerleşmeyi bulmamız istenmektedir.
2
Yerleşmelerin temel ekonomik faaliyetlerini analiz edin.
Tarım ağırlıklı olanlar (Mezra, Divan vb.) kalıcı, hayvancılık ağırlıklı olanlar (Yayla, Kom vb.) genellikle geçicidir.
Kalıcı ve geçici ayrımındaki en önemli kriter ekonomik faaliyetin sürekliliğidir.
3
Seçeneklerdeki yerleşmeleri bu kriterlere göre karşılaştırın.
Mezra dışındaki tüm seçenekler hayvancılık odaklı ve geçici statüdedir.
Mezra yerleşmesi özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarım ve hayvancılığın bir arada yapıldığı kalıcı bir ünitedir.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) ve ekonomik faaliyet bazlı sınıflandırılması.
Estimated Time:45s
Question 76Question

Türkiye'de nüfusun dağılışı üzerinde iklim, yer şekilleri ve yükselti gibi doğal faktörler bir bütün olarak etkilidir. Doğu Anadolu Bölgesi, ortalama yükseltinin fazla ve iklimin sert olması nedeniyle genel olarak seyrek nüfuslu bir bölgedir. Ancak bölge içerisinde, çevresindeki yüksek kütlelere göre alçakta kalan ve mikroklima özellikleri gösteren bazı alanlarda nüfusun nispeten daha yoğun toplandığı görülür.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki merkezlerden hangisi Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve belirtilen nedenlerle nüfusun diğerlerine göre daha yoğun olduğu bir merkezdir?

Show answer & explanation

Answer: Iğdır

Answer

Doğu Anadolu Bölgesi'nde çevresine göre alçakta kalan, mikroklima özellikleri gösteren ve bu sayede nüfusu nispeten daha yoğun olan merkez Iğdır'dır.
Doğu Anadolu'nun genelindeki yüksek ve soğuk iklimin aksine Iğdır, çevresine göre oldukça alçakta yer alan bir ovadır. Bu korunaklı konumu sayesinde bölgenin geri kalanında yetiştirilemeyen tarım ürünlerinin (pamuk gibi) yetişmesine olanak sağlayan bir mikroklima oluşturur. Elverişli tarım ve iklim koşulları, Iğdır'da nüfusun çevresindeki yüksek plato ve dağlık alanlara göre daha yoğun toplanmasına neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Anadolu'nun genel nüfus özelliklerini hatırla.
Bölge genel olarak yüksek, dağlık ve seyrek nüfusludur.
Genel nüfus dağılışını anlamak için bölge ortalamasını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki illerin fiziki özelliklerini karşılaştır.
Erzurum, Kars, Ardahan ve Hakkâri yüksek ve engebeliyken, Iğdır bir çöküntü ovasında (alçakta) yer alır.
Nüfusun yoğunlaşması için gerekli olan 'elverişli yer şekilleri ve iklim' koşulunu hangi ilin sağladığını bulmak gerekir.
3
Mikroklima kavramı ile il eşleştirmesini yap.
Iğdır, çevresindeki dağların korunaklı yapısı sayesinde kış ılıklığına sahiptir ve bu durum tarımsal faaliyetleri, dolayısıyla nüfusu artırır.
Soruda belirtilen özel coğrafi durumun (mikroklima) hangi merkeze ait olduğunu kesinleştirmek.

Key Concept

Nüfusun dağılışında iklim ve yer şekillerinin (mikroklima etkisi) rolü

Hints

1
Doğu Anadolu'da her yer yüksek ve soğuk değildir; bazı yerler çevrelerine göre 'çukurda' kalır.
2
Pamuk gibi sıcaklık isteyen bir ürünün Doğu Anadolu'da sadece hangi ilde yetişebildiğini düşünün.
3
Çevresi yüksek dağlarla çevrili, deniz seviyesinden yükseltisi az olan ve mikroklima denince akla gelen ilk Doğu Anadolu ilini hatırlayın.

Practice More

Türkiye'deki diğer mikroklima alanlarını (Rize'de turunçgil, Artvin'de zeytin) ve bunların yerel nüfus dağılışındaki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 77Question

Türkiye'de iç göç hareketleri, mekanlar arasındaki gelişmişlik farklarını ve demografik dinamikleri yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Göçün 'itici' ve 'çekici' faktörleri arasındaki ilişki, illerin doğal nüfus artış hızı ile gerçek nüfus artış hızı arasındaki fark üzerinden analiz edilebilmektedir.

Aşağıdaki tabloda, beş farklı ilin nüfus artış hızları binde (%0\%_0) cinsinden verilmiştir:

İlDoğal Nüfus Artış Hızı (%0\%_0)Gerçek Nüfus Artış Hızı (%0\%_0)
I282866
II883030
III15151515
IV662-2
V20202424

Tablodaki veriler dikkate alındığında, hangi ilde 'itici' faktörlerin baskın olması nedeniyle gerçekleşen yoğun dış göçün; bölgedeki 'kamu yatırımlarının (okul, yol, sağlık ocağı) verimsizleşerek atıl kalması' riskini en fazla artırdığı ve demografik yapıda yaşlı bağımlı nüfus oranını hızla yükselttiği söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: I

Answer

Doğal nüfus artış hızının gerçek nüfus artış hızından çok daha yüksek olduğu ve bu farkın en geniş olduğu birinci il, itici faktörlerin etkisiyle en yoğun dış göçü veren merkezdir.
Doğal nüfus artış hızı (%028\%_0 28), bir bölgenin doğum oranlarının yüksek olduğunu ve potansiyel bir nüfus baskısı (itici güç) oluştuğunu gösterir. Gerçek artışın %06\%_0 6 seviyesinde kalması, her bin kişiden 2222'sinin o bölgeyi terk ettiğini kanıtlar. Bu ölçekte bir nüfus kaybı, özellikle eğitimli gençlerin gitmesiyle 'beyin göçü' riskini artırır ve köylerdeki okulların veya kasaba hastanelerinin nüfus azlığı nedeniyle işlevsiz kalmasına (yatırımın atıl kalması) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Net göç hızını hesaplama
I. ilde %028%06=%022\%_0 28 - \%_0 6 = \%_0 22 (dışarıya), II. ilde %08%030=%022\%_0 8 - \%_0 30 = -\%_0 22 (içeriye) şeklinde net farklar bulunur.
Doğal nüfus artışı (doğum-ölüm) ile gerçek nüfus artışı (sayım sonuçları) arasındaki fark, bölgenin aldığı veya verdiği göçün miktarını gösterir.
2
Göçün yönünü ve itici/çekici faktör dengesini belirleme
I ve IV numaralı iller göç verirken (itici faktörler baskın), II ve V numaralı iller göç almaktadır (çekici faktörler baskın).
Doğal artışın gerçek artıştan yüksek olması, o bölgedeki insanların başka yerlere gittiğini kanıtlar.
3
Sosyo-ekonomik sonuçlarla verileri eşleştirme
Dış göç hızının en yüksek olduğu birinci ilde, özellikle çalışma çağındaki genç nüfus bölgeyi terk ettiği için yaşlı bağımlılık oranı artar ve okul, yol gibi mevcut kamu yatırımları kullanıcı bulamadığı için 'atıl' duruma düşer.
Yatırımın atıl kalması riski, göçün şiddetiyle (nüfus kaybının oranıyla) doğrudan korelasyon gösterir.

Key Concept

Doğal ve Gerçek Nüfus Artışı Arasındaki İlişkinin Göç Analizinde Kullanımı
Estimated Time:2m 30s
Question 78Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişiminde sanayi faaliyetleri belirleyici bir rol oynamaktadır. Sanayi tesislerinin kuruluş yeri belirlenirken genellikle hammaddeye yakınlık ilkesi gözetilse de, bazı şehirlerde ulaşım ve pazarlama imkânları bu durumun önüne geçebilmektedir. Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin bir sanayi merkezi olarak gelişmesinde, işlenen ürünün 'hammadde kaynağına' yakınlık etkili olmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: İzmit

Answer

İzmit şehri, sanayi kuruluş yeri seçiminde hammaddeye yakınlıktan ziyade ulaşım ve pazarlama olanaklarının ön planda olduğu bir merkezdir.
İzmit (Kocaeli), Türkiye'nin en büyük sanayi merkezlerinden biri olmasına rağmen, kentsel gelişimine yön veren sanayi kollarının (başta petrol rafinerisi ve kimya sanayii olmak üzere) ham maddeleri bu bölgeden çıkarılmamaktadır. Şehrin büyümesinde ana faktör; önemli kara ve demir yolu hatlarının üzerinde bulunması, gelişmiş liman olanaklarına sahip olması ve İstanbul gibi büyük tüketim merkezlerine komşu olmasıdır. Bu durum 'ulaşım ve pazarlama' avantajı olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen şehirlerin hangi sanayi kolları ile ön plana çıktığını belirle.
Batman-Petrol, Murgul-Bakır, Seydişehir-Alüminyum, İzmit-Petrol/Otomotiv/Kimya, Ergani-Bakır.
Fonksiyonel gelişimin temelini anlamak için sanayi türünü bilmek gerekir.
2
Her bir sanayi tesisinin kuruluş yeri seçimindeki ana faktörü (hammadde mi, ulaşım mı?) analiz et.
Batman, Murgul, Seydişehir ve Ergani'de hammaddeye yakınlık; İzmit'te ise ulaşım ve pazarlama baskındır.
Soruda istenen 'hammaddeye yakınlığın etkili olmadığı' durumu bulmak için faktörleri karşılaştırmak gerekir.
3
İzmit (Kocaeli) örneğini özel olarak değerlendir.
İzmit'teki Tüpraş rafinerisine ham petrolün deniz yoluyla dışarıdan (veya diğer illerden) gelmesi, hammaddeye yakınlığın olmadığını kanıtlar.
Ulaşım ve pazar avantajının kentsel büyümedeki rolünü netleştirmek.

Key Concept

Sanayi Şehirlerinde Kuruluş Yeri Faktörleri (Hammadde vs. Ulaşım/Pazar)

Hints

1
Şehirlerin sahip olduğu sanayi tesislerini ve o bölgede bu tesislerin ham maddesinin çıkarılıp çıkarılmadığını düşünün.
2
Bir liman şehri olan İzmit'e ham petrolün nasıl ulaştığını ve şehrin konumunun sanayi için neden avantajlı olduğunu değerlendirin.
3
Batman, Murgul ve Seydişehir hammadde kaynaklı; İzmit ve Mersin gibi şehirler ise ulaşım kaynaklı sanayi şehirleridir.

Practice More

İskenderun ve Ereğli demir-çelik fabrikalarının kuruluş yeri seçimindeki farkları (Hammadde, Enerji, Ulaşım) inceleyiniz.

Alternative Method

Şehirleri 'Liman Şehirleri' ve 'İç Kesim Şehirleri' olarak sınıflandırarak; liman şehirlerinde ulaşım fonksiyonunun sanayi kuruluşuna öncülük ettiğini görebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 79Question

Türkiye'de göç olgusu; gerçekleştiği mekânın sınırlarına, süresine ve nedenlerine bağlı olarak farklı terminolojilerle ifade edilmektedir. Bu süreçte hem bireysel tercihler hem de toplumsal ve teknolojik değişimler rol oynamaktadır. Buna göre, Türkiye'deki göç türleri ve bu göçleri tetikleyen faktörlerle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kırsal bölgelerde tarımsal faaliyetlerde modern teknolojilerin kullanımının artması, kente göçü teşvik eden çekici bir faktördür.

Answer

Kırsal bölgelerde tarımsal faaliyetlerde modern teknolojilerin (makineleşme) kullanımının artması, göçün 'çekici' değil, 'itici' (push) faktörleri arasında yer almaktadır.
Doğru cevap, tarımda makineleşme ve modern teknolojilerin kullanımının çekici bir faktör olarak nitelendirildiği seçenektir. Coğrafya biliminde göç nedenleri incelenirken, kırsal alanda yaşamı zorlaştıran veya iş imkanlarını kısıtlayan durumlar (makineleşme, toprağın bölünmesi, kuraklık vb.) 'itici' faktörler; kentlerdeki avantajlar ise 'çekici' faktörler olarak kabul edilir. Makineleşme, insan gücünün yerini aldığı için kırsalda işsizliğe neden olur ve bu durum insanları şehre göç etmeye mecbur bırakır.

Step-by-Step Solution

1
Göç kavramlarını ve nedenlerini analiz et.
Göçler; itici (bulunulan yerden uzaklaştıran) ve çekici (gidilmek istenen yere bağlayan) olarak ikiye ayrılır.
Soruda göç türleri ve nedenleri arasındaki ilişkinin doğruluğu sorgulanmaktadır.
2
Tarımda makineleşmenin etkisini değerlendir.
Tarımda makineleşme, kırsal alanda insan gücüne duyulan ihtiyacı azaltır ve işsizliğe yol açar.
Makineleşme köylü için bir olumsuzluk (işsizlik) yarattığı için itici bir faktördür.
3
Seçenekleri karşılaştırarak yanlış ifadeyi tespit et.
Modern teknolojilerin kullanımı itici bir faktör olmasına rağmen, seçenekte çekici olarak belirtilmiştir.
Çekici faktörler kentteki olumlu özelliklerdir; itici faktörler ise kırdaki olumsuzluklardır.

Key Concept

Göçün İtici ve Çekici Faktörleri

Alternative Method

İtici ve çekici faktörleri ayırt ederken 'Sorun nerede?' sorusunu sorun. Eğer sorun (işsizlik, toprak bölünmesi) köyde/kırda ise bu 'itici' bir faktördür. Eğer avantaj (iyi eğitim, iş çokluğu) şehirde ise bu 'çekici' bir faktördür.
Estimated Time:50s
Question 80Question

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir kırsal yerleşmede, yer şekillerinin sade olmasına rağmen su kaynaklarının kısıtlı olması, meskenlerin su kuyuları veya pınarlar etrafında birbirine yakın inşa edilmesine yol açmıştır. Ayrıca temel geçim kaynağı tarım olan bu yerleşmede, ekonomik faaliyetlerin yıl boyu devam etmesi nedeniyle yerleşim kesintisiz sürmektedir.

Bu parçada özellikleri belirtilen yerleşme dokusu ve yerleşme tipi aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Toplu - Mezra

Answer

Parçada belirtilen özelliklere göre yerleşme dokusu 'toplu', yerleşme tipi ise 'mezra'dır.
Doğru cevap olan seçenek, su kaynaklarının kısıtlı olduğu düz alanlarda (Güneydoğu Anadolu gibi) zorunlu olarak ortaya çıkan toplu yerleşme dokusunu ve yıl boyu tarımsal faaliyetin yapıldığı kalıcı bir yerleşme türü olan mezrayı içermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme dokusunu belirleyen çevresel faktörleri analiz etme
Su kaynaklarının kısıtlı ve yer şekillerinin sade olması, meskenlerin bir su kaynağı etrafında toplanmasına (toplu yerleşme dokusu) neden olur.
İç ve Güneydoğu Anadolu gibi kurak bölgelerde suyun belirli noktalarda bulunması, insanların bu noktalarda kümelenmesini zorunlu kılar.
2
Yerleşme tipini süreklilik ve ekonomik faaliyete göre sınıflandırma
Tarımın temel geçim kaynağı olması ve yerleşimin yıl boyu kesintisiz sürmesi, bu yerleşmenin 'kalıcı köy altı yerleşmesi' olduğunu gösterir.
Mezra, mahalle, divan ve çiftlik kalıcı; yayla, kom, oba, dam ve ağıl ise geçici yerleşmelerdir.
3
Elde edilen verileri birleştirerek seçenekleri eleme
Toplu doku + Kalıcı yerleşme kriterlerini karşılayan tek seçenek Mezra'dır.
Güneydoğu Anadolu'da yaygın olan mezralar, suyun kısıtlı olması nedeniyle genellikle toplu doku sergiler.

Key Concept

Türkiye'de kırsal yerleşme dokuları (toplu/dağınık) ve köy altı yerleşmelerinin süreklilik (kalıcı/geçici) bakımından sınıflandırılması.

Practice More

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin kırsal yerleşme dokularını su kaynakları ve yer şekilleri üzerinden kıyaslayan soruları çözmek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:55s
PreviousPage 4 / 29Next
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 4 | Examkin