Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 questions

Question 201Question

Türkiye'de yürütülen bölgesel kalkınma projeleri, bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak ve yerel potansiyelleri harekete geçirmek amacıyla zaman içerisinde idari ve coğrafi olarak güncellenmektedir. Bu projelerden biri olan Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), başlangıçta sadece Doğu Karadeniz illerini kapsarken daha sonra Orta Karadeniz'deki bazı illerin de eklenmesiyle kapsamını genişletmiştir.

Buna göre, projenin güncel durumu dikkate alındığında aşağıdaki illerden hangisi DOKAP sınırları içerisinde yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Sinop

Answer

Sinop ili DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi) kapsamında yer almaz.
Sinop ili, Karadeniz kıyısında yer almasına rağmen DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi) kapsamında yer almaz. Proje kapsamında toplam 11 il (Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Samsun, Trabzon, Tokat, Amasya, Çorum) bulunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
DOKAP'ın çekirdek illerini belirleme
Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Gümüşhane ve Bayburt projenin başlangıçtaki temel illeridir.
Projenin temel coğrafi odağını belirlemek için çekirdek illeri bilmek gerekir.
2
Projeye sonradan dahil edilen illeri hatırla
Samsun, Tokat, Amasya ve Çorum illeri projeye daha sonra dahil edilmiştir.
Güncel kapsamı değerlendirmek için 2020 yılındaki genişlemeyi dikkate almak gerekir.
3
Sinop ilinin durumunu analiz etme
Sinop, Batı ve Orta Karadeniz geçişinde yer alan bir il olup DOKAP kapsamına dahil edilmemiştir.
Karadeniz Bölgesi'ndeki her ilin DOKAP kapsamında olmadığı bilgisini test etmek için bu ayrım önemlidir.

Key Concept

Bölgesel Kalkınma Projelerinin İdari Kapsamı ve İllerin Dağılımı

Practice More

Diğer kalkınma projeleri olan KOP ve DAP'ın son yıllarda kapsama dahil ettiği yeni illeri inceleyerek güncel listeyi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 202Question

Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir köprü konumunda bulunması, ulaştırma sektöründe ve uluslararası ticarette stratejik bir avantaj sağlamaktadır. Bu coğrafi konumun sonucu olarak, yabancı bir ülkeye ait ticari malların Türkiye kara, deniz veya hava yolları üzerinden geçirilerek bir başka yabancı ülkeye ulaştırılması faaliyeti aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Transit Ticaret

Answer

Transit Ticaret
Transit ticaret, bir ülkede üretilen malların başka bir ülkeye taşınması sırasında, yol üzerindeki üçüncü bir ülkenin ulaşım sistemlerinin kullanılmasıdır. Türkiye'nin kıtalar arası konumu bu ticaret türü için büyük bir potansiyel oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen ticaretin yönünü analiz edin.
Ticaret, Türkiye topraklarını sadece bir geçiş güzergahı olarak kullanmaktadır (Ülke A → Türkiye → Ülke B).
Geçiş vurgusu, ticaretin türünü belirleyen temel unsurdur.
2
Türkiye'nin coğrafi konumunun ticarete etkisini değerlendirin.
Üç kıta arasındaki köprü konumu, Türkiye'yi doğal bir geçiş koridoru yapmaktadır.
Jeopolitik konumun ticari terimlerle karşılığını bulmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki kavramları tanımlarıyla eşleştirin.
Yabancı malların bir ülkeden diğerine geçişine 'Transit Ticaret' denir.
Kavramsal tanım, sorudaki senaryo ile tam örtüşmektedir.

Key Concept

Transit Ticaret

Hints

1
Türkiye'nin 'köprü' olma özelliğini düşünün; mallar bir taraftan girip diğer taraftan çıkıyor.

Practice More

Türkiye'nin en önemli transit ticaret yollarını (Örn: Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran-Avrupa hattı) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 203Question

Türkiye'de hayvancılık ve ormancılık faaliyetlerinin ekonomik performansı üzerine yapılan analizlerde; hayvan varlığı ve toplam orman alanı bakımından Avrupa ülkeleri arasında üst sıralarda yer almamıza rağmen, birim hayvandan alınan et/süt verimi ile orman alanlarından elde edilen nitelikli sanayi odunu üretim miktarının beklenilen seviyenin oldukça altında kaldığı görülmektedir.

Bu iki farklı ekonomik sektörde gözlemlenen düşük verimlilik sorununun ortak temel yapısal gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üretim süreçlerinin büyük oranda doğal döngülere ve ekolojik değişkenlere açık, geleneksel (ekstansif) yöntemlerle ve küçük aile işletmeleri şeklinde sürdürülmesi

Answer

Faaliyetlerin büyük oranda doğal döngülere ve ekolojik değişkenlere açık, geleneksel (ekstansif) yöntemlerle ve küçük aile işletmeleri şeklinde sürdürülmesi
Türkiye'de hayvancılıkta hayvan sayısının fazla olmasına rağmen verimin düşük kalması, modern ahır hayvancılığı (intensif) yerine büyük oranda doğaya bağımlı mera hayvancılığının (ekstansif) yapılmasıyla ilgilidir. Benzer şekilde, ormancılıkta alan genişlemesine rağmen nitelikli ürün azlığı, ormanların büyük kısmının 'koru' yerine 'baltalık' gibi daha düşük verimli geleneksel yönetim biçimlerinde kalmasından kaynaklanır. Her iki durumun ortak paydası, üretim biçiminin 'ekstansif' ve küçük işletme yapısında olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Verimlilik ve Miktar Ayrımı Yapma
Hayvan sayısının veya orman alanının fazla olması 'potansiyeli', ancak birim alandan veya hayvandan alınan ürün miktarının az olması 'verimlilik sorununu' ifade eder.
Sorunun kökenini anlamak için sayısal veri ile verimlilik arasındaki farkı belirlemek gerekir.
2
Hayvancılıkta Yapısal Analiz
Türkiye'de mera hayvancılığının (ekstansif) hala baskın olması, iklime bağımlılığı artırır ve et/süt verimini düşük tutar.
Modern (intensif) yöntemlerin yetersizliği hayvancılıktaki temel verim engelidir.
3
Ormancılıkta Yapısal Analiz
Ormanların önemli bir kısmının düşük kaliteli yakacak odun üretimine yönelik 'baltalık' vasfında olması, nitelikli sanayi odunu üretimini kısıtlar.
Ormanların 'koru' ormanına dönüştürülememesi, ormancılıktaki yapısal ve geleneksel sorunu temsil eder.
4
Ortak Paydayı Belirleme
Her iki sektörde de 'modernizasyon eksikliği' ve 'doğal koşullara bağımlı geleneksel üretim' ortak paydadır.
Yapısal sorunlar her zaman yöntemsel ve işletme temelli faktörlere dayanır.

Key Concept

Geleneksel (Ekstansif) Üretim ve Yapısal Verimlilik Sorunları

Practice More

Modern (intensif) ve geleneksel (ekstansif) yöntemlerin tarım, hayvancılık ve ormancılıktaki etkilerini karşılaştıran diğer soruları inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 204Question

Türkiye'de zeytin tarımı; kış ılıklığı isteği ve don olaylarına karşı duyarlılığı nedeniyle Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kesimlerinde karakteristik bir üretim yapısına sahiptir. Akdeniz kıyı kuşağı (Antalya, Mersin, Adana), zeytin bitkisinin ekolojik isteklerine ve termik şartlarına en uygun bölge olmasına rağmen, Türkiye'nin toplam zeytin üretiminde Ege ve Güney Marmara bölümleri çok daha büyük bir paya sahiptir. Bu durum, Akdeniz kıyı kuşağında zeytin tarımının doğal potansiyelinin tam olarak kullanılmadığını göstermektedir.

Akdeniz kıyı kuşağında zeytin tarımının, ekolojik olarak daha az avantajlı olan Ege ve Marmara kıyılarına oranla daha sınırlı alanlarda yapılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Birim alandan ekonomik getirisi daha yüksek olan alternatif ürünlerin tercih edilmesi

Answer

Akdeniz kıyı kuşağında zeytin tarımının sınırlı kalmasının temel nedeni, bu alanlarda seracılık ve turunçgil üretimi gibi birim alandan daha yüksek kazanç sağlayan ürünlerin tercih edilmesidir.
Zeytin tarımı için en ideal iklim koşulları Akdeniz kıyı kuşağında bulunmasına rağmen, bu kıyılarda kışların çok ılık geçmesi seracılık ve turunçgil tarımına imkan tanır. Bu ürünlerin ekonomik değeri ve birim alandan sağladığı kâr zeytine göre çok daha yüksek olduğu için çiftçiler kıymetli kıyı arazilerini zeytin yerine bu ürünlere ayırmaktadır. Bu durum 'ekonomik rasyonalite' ile açıklanır.

Step-by-Step Solution

1
Zeytin bitkisinin yetişme koşullarının analiz edilmesi
Zeytin, kış ılıklığı isteyen ve don olaylarından zarar gören bir maki türüdür.
Bitkinin doğal ekolojik sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Bölgeler arası kıyaslama yapılması
Akdeniz kıyıları en uygun iklime sahipken, en yüksek üretim Ege Bölgesi'ndedir.
Sorudaki paradoksu (çelişkiyi) anlamak için coğrafi dağılım incelenir.
3
Ekonomik coğrafya ilkelerinin uygulanması
Tarımsal üretimde 'fırsat maliyeti' ve 'ekonomik kârlılık' fiziksel şartların önüne geçebilir.
Beşeri ve ekonomik faktörlerin tarımsal tercihler üzerindeki etkisini değerlendirmek gerekir.
4
Sonucun saptanması
Akdeniz kıyılarında seracılık, muz ve turunçgillerin getirisi zeytinden daha yüksektir; bu nedenle zeytinlikler daha az kârlı oldukları için bu bölgede geniş yer tutmaz.
Üretim alanlarının neden daraldığını açıklayan temel ekonomik sebep budur.

Key Concept

Tarımsal Üretimde Ekonomik Tercih ve Rekabet

Hints

1
Bir bölgede fiziksel şartlar uygun olmasına rağmen bir ürün az yetişiyorsa, orada daha çok kazandıran başka bir ürün olabilir.
2
Akdeniz kıyılarındaki seracılık ve turunçgil üretiminin ekonomik değerini zeytinle kıyaslayın.
3
Ege Bölgesi'nde zeytin geniş alanlarda yetişir çünkü orada seracılık potansiyeli Akdeniz kadar yüksek değildir, dolayısıyla zeytin en kârlı seçeneklerden biri kalır.

Practice More

Türkiye'de pamuk tarımının Ege'den Güneydoğu Anadolu'ya kaymasının nedenlerini araştırarak benzer bir mekansal değişim analizi yapabilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken 'Ekolojik Uygunluk' ile 'Ekonomik Kârlılık' arasındaki farkı gözetmek sizi doğru cevaba ulaştıracaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 205Question

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı üzerinde iklim özellikleri, yer şekilleri ve bitki örtüsü gibi doğal çevre faktörleri belirleyici bir rol oynar. Buna göre, aşağıdaki hayvancılık türlerinden hangisinin Türkiye'de en yoğun yapıldığı alan ve bu alandaki temel doğal beslenme kaynağı eşleştirmesi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kümes Hayvancılığı — Doğu Anadolu Platoları — Alpin çayırlar

Answer

Kümes hayvancılığının Doğu Anadolu Platoları ve alpin çayırlar ile eşleştirilmesi yanlıştır; çünkü bu hayvancılık kolu modern tesislerde (besi/kapalı ortam) yürütülür ve bitki örtüsüne bağımlı değildir.
Kümes hayvancılığı, iklim ve bitki örtüsü koşullarından bağımsız olarak yürütülen modern bir hayvancılık koludur. Bu nedenle Doğu Anadolu'daki alpin çayırlar ile bir bağlantısı yoktur; aksine bu alanlar büyükbaş mera hayvancılığı için karakteristiktir. Kümes hayvancılığı, tüketim merkezlerine yakınlık nedeniyle genellikle Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Doğal çevreye bağımlı hayvancılık türlerini belirle.
Koyun, kıl keçisi, tiftik keçisi ve manda gibi türler doğal bitki örtüsü (bozkır, maki, sulak alan) ve yer şekillerine göre dağılım gösterir.
Mera hayvancılığında hayvanın temel besini doğrudan doğadan karşılanır.
2
Kümes hayvancılığının üretim özelliklerini analiz et.
Kümes hayvancılığı tüketici nüfusa yakınlık (pazarlama) ilkesine göre büyük şehirlerin çevresinde yoğunlaşan, modern ve kapalı tesislerde yapılan bir faaliyettir.
Sıcaklık ve yağış gibi iklim koşulları ile bitki örtüsü, kapalı ortamdaki kümes hayvancılığını etkilemez.
3
Doğu Anadolu Platoları ve alpin çayırların hangi hayvancılığa uygun olduğunu tespit et.
Yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu alpin çayırları, büyükbaş (sığır) mera hayvancılığı için en uygun alanlardır.
Bitki boyu ve besin değeri büyükbaş hayvanların beslenme ihtiyacıyla örtüşür.

Key Concept

Hayvancılık Faaliyetlerinin Dağılışında Doğal vs. Beşeri Faktörler

Hints

1
Hangi hayvancılık kollarının modern/kapalı tesislerde yapıldığını, hangilerinin ise doğrudan doğadaki otlara ihtiyaç duyduğunu düşünün.
2
Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda yaz yağışlarıyla yeşeren uzun boylu otların (çayırların) hangi hayvan türü için daha verimli olduğunu hatırlayın.
3
Kümes hayvancılığı gibi ticari/endüstriyel kolların yer seçimi, doğal çevreden ziyade pazar (insan nüfusu) imkanlarına göre belirlenir.

Practice More

Büyükbaş hayvancılıkta 'Besi ve Ahır' ile 'Mera' hayvancılığı arasındaki farkları ve bu farkların üretimde iklime olan bağımlılığa etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 206Question

Türkiye'de maden yataklarının bulunduğu yerler ile bu madenlerin işlendiği tesisler her zaman aynı bölgede yer almaz. Bazı tesislerin kuruluş yerinin belirlenmesinde hammaddeye yakınlık yerine ulaşım ve pazarlama olanakları ön plana çıkmıştır. Kastamonu (Küre) ve Artvin (Murgul)'den çıkarılan bakır madeninin bir kısmının Samsun'daki tesislerde işlenmesi bu duruma örnektir. Buna göre, Samsun'da bakır madeni çıkarılmadığı hâlde burada bir bakır işletmesinin kurulmuş olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gelişmiş ulaşım ve liman imkânları

Answer

Samsun'da bakır işletmesinin kurulmasının temel nedeni, şehrin gelişmiş ulaşım ağına ve liman imkânlarına sahip olmasıdır.
Gelişmiş ulaşım ve liman imkânları seçeneği doğrudur. Samsun, Karadeniz Bölgesi'nin en geniş hinterlandına (art bölge) sahip liman şehridir. Kastamonu (Küre) ve Artvin (Murgul) gibi alanlardan çıkarılan bakır madeni, deniz yoluyla kolayca Samsun'a taşınabilmekte ve buradaki tesislerde işlendikten sonra hem yurt içine hem de yurt dışına pazarlanabilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hammadde ve tesis konumlarını analiz et
Bakırın çıkarıldığı yerler (Küre, Murgul) ile işlendiği yer (Samsun) farklıdır.
Tesisin hammaddeye yakın kurulmadığını tespit etmek için.
2
Samsun'un coğrafi avantajlarını değerlendir
Samsun, Karadeniz'in en büyük limanına ve demir yolu bağlantısına sahiptir.
Sanayi kuruluş yerini etkileyen ulaşım faktörünü belirlemek için.
3
Sanayi kuruluş ilkesini belirle
Ulaşım ve hinterland genişliği, madenin taşınmasını ve pazarlanmasını kolaylaştırır.
Ekonomik verimlilik açısından temel nedeni sonuçlandırmak için.

Key Concept

Sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde 'Ulaşım' faktörü
Question 207Question

Türkiye'nin kültürel turizm potansiyelini artıran ve UNESCO Dünya Miras Listesi'ne giren varlıklar, bazen belirli bir temanın farklı illerdeki temsilcilerinden oluşan "seri adaylık" şeklinde listelenmektedir. Bu kapsamda 2023 yılında kabul edilen "Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri" başlığı altında Türkiye'den beş farklı cami listeye dahil edilmiştir. Buna göre; söz konusu camilerin bulunduğu iller arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Sivas

Answer

Sivas ilinde bulunan Divriği Ulu Camii, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alsa da 2023 yılında ilan edilen "Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri" seri mirası kapsamında değildir.
Sivas'ta bulunan Divriği Ulu Camii, Türkiye'nin UNESCO listesine giren ilk varlıklarından biridir (1985) ve muazzam taş işçiliği ile tanınır. Ancak 2023 yılında ilan edilen 'Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri' listesi; Konya, Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kastamonu illerindeki ahşap taşıyıcılı ve tavanlı yapıları kapsamaktadır. Bu nedenle Sivas bu grubun dışındadır.

Step-by-Step Solution

1
UNESCO 2023 güncel verilerini analiz etme
2023 yılında Türkiye'den 'Gordion' ve 'Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri' listeye eklenmiştir.
Soruda istenen spesifik seri mirası tanımlamak için.
2
Ahşap Hipostil Camiler listesindeki illeri belirleme
Bu listede Konya (Beyşehir Eşrefoğlu), Afyonkarahisar (Ulu Cami), Eskişehir (Sivrihisar Ulu Cami), Ankara (Arslanhane) ve Kastamonu (Mahmut Bey) illeri bulunur.
Seçeneklerdeki illerin doğruluğunu kontrol etmek için.
3
Sivas ilinin durumunu inceleme
Sivas-Divriği Ulu Camii 1985 yılında listeye girmiş bir taş mimari örneğidir.
Çeldiricinin neden yanlış olduğunu ve doğru cevabın neden bu seçenek olduğunu netleştirmek için.

Key Concept

UNESCO Dünya Miras Listesi ve Seri Miras Kavramı

Hints

1
2023 yılında listeye giren bu beş caminin ortak noktası, taş mimariden ziyade ahşap işçiliğinin ön planda olmasıdır.
2
Seçeneklerdeki illerden birinde bulunan meşhur UNESCO eseri, 1980'li yıllarda listeye dahil edilmiş bir taş yapıdır.
3
Sivas ilindeki Divriği Ulu Camii, UNESCO listesindeki ilk eserlerimizden biridir ancak bu 'ahşap camiler' serisinde yer almaz.

Practice More

Türkiye'nin 2023 yılında listeye eklenen bir diğer varlığı olan 'Gordion Antik Kenti'nin hangi ilimizde yer aldığını ve hangi uygarlığa başkentlik yaptığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 208Question

Türkiye’de ayçiçeği tarımı geleneksel olarak Marmara Bölgesi'ndeki Ergene Havzası ile özdeşleşmiş bir faaliyet olmasına rağmen, son yıllardaki üretim verileri incelendiğinde Konya ve çevresinin (İç Anadolu) toplam üretim miktarında ilk sıraya yerleştiği görülmektedir. Bu bölgesel değişimde etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölgede sulama olanaklarının gelişmesiyle (KOP vb.) nadas alanlarının daralması ve ürün tercihinin değişmesi

Answer

İç Anadolu'da ayçiçeği üretiminin Marmara'yı geride bırakmasının temel nedeni, Konya Ovası Projesi (KOP) gibi sulama yatırımları sayesinde bölgede su kısıtının aşılması ve üretim deseninin değişmesidir.
Doğru yanıt olan sulama imkanlarının gelişmesi seçeneği, Türkiye'de tarımsal verimliliği ve ürün çeşitliliğini etkileyen en temel faktörü vurgular. Konya gibi kurak bir bölgede ayçiçeği üretiminin rekor kırması, KOP (Konya Ovası Projesi) gibi yatırımlar sayesinde suyun tarlalara ulaşması ve nadasa ayrılan toprakların sürekli üretime açılmasıyla açıklanır.

Step-by-Step Solution

1
Ürünün özelliklerini analiz et.
Ayçiçeği, büyüme döneminde su isteyen ancak hasat döneminde kuraklık bekleyen bir endüstri bitkisidir.
Üretim alanındaki kaymanın nedenini anlamak için bitkinin yetişme şartlarını bilmek gerekir.
2
Bölgelerin doğal ve yapay imkanlarını karşılaştır.
İç Anadolu doğal olarak kurak bir bölgedir, Marmara ise daha fazla yağış alır.
Doğal koşullar İç Anadolu lehine olmadığına göre, değişimin dış bir müdahaleyle (sulama) gerçekleştiği sonucuna varılır.
3
Tarımsal projelerin etkisini değerlendir.
Konya Ovası Projesi (KOP) ile bölgeye getirilen su, ayçiçeği gibi katma değeri yüksek ürünlerin ekim alanını genişletmiştir.
Türkiye'de modern tarıma geçişte en büyük belirleyici unsur sulama olanaklarının artırılmasıdır.

Key Concept

Türkiye'de Tarımsal Üretimde Sulamanın Etkisi ve Bölgesel Değişimler

Hints

1
İç Anadolu'nun doğal koşullarında bu kadar su isteyen bir ürünün yetişmesi için dışarıdan bir müdahale gerekip gerekmediğini düşünün.
2
Türkiye'de nadas alanlarının en çok azaldığı bölgeleri ve buralarda yürütülen büyük sulama projelerini (GAP, KOP) hatırlayın.
3
Modern tarım yöntemlerinden en önemlisi olan sulama, İç Anadolu'da buğday yerine daha karlı ürünlerin (mısır, ayçiçeği, şeker pancarı) ekilmesini sağlamıştır.

Practice More

Konya Ovası Projesi (KOP) ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) sonrası ürün desenindeki değişimleri (pamuk, mısır, ayçiçeği) karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 209Question

Bölgesel kalkınma projeleri, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki ekonomik potansiyeli artırmak ve iller arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla oluşturulmuştur. Bu projelerden biri olan Konya Ovası Projesi (KOP), başlangıçta sulama odaklı bir proje iken zamanla kapsamı genişletilerek sosyo-ekonomik bir kalkınma hamlesine dönüşmüştür.

Buna göre, aşağıdaki illerden hangisi Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamındaki iller arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Kayseri

Answer

Kayseri ili, Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamındaki 8 il arasında yer almamaktadır.
Konya Ovası Projesi (KOP) güncel olarak Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehir olmak üzere toplam 8 ili kapsamaktadır. Kayseri ili bu listenin dışındadır.

Step-by-Step Solution

1
KOP kapsamındaki ilk illeri hatırla.
Proje başlangıçta Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray illerini kapsamaktaydı.
Bu iller projenin çekirdek bölgesini ve sulama ihtiyacının en yoğun olduğu alanları oluşturur.
2
Projeye sonradan dahil edilen illeri hatırla.
2016 yılından itibaren Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehir illeri de projeye dahil edilmiştir.
Bölgesel bütünlüğü sağlamak ve kalkınmayı İç Anadolu geneline yaymak hedeflenmiştir.
3
Seçenekleri mevcut liste ile karşılaştır.
Niğde, Nevşehir, Yozgat ve Kırşehir listede yer alırken Kayseri yer almamaktadır.
Kayseri, bölgeye komşu olmasına rağmen resmi olarak bu projenin bir parçası değildir.

Key Concept

Bölgesel Kalkınma Projelerinin İl Kapsamları

Hints

1
KOP kapsamındaki il sayısı toplam 8'dir ve hepsi İç Anadolu'nun güney ve orta kısımlarında yoğunlaşır.

Practice More

Diğer illeri hatırlamak için 'Konya ve Çevresindeki 7 Komşu' şeklinde bir gruplandırma yapabilirsiniz; ancak Kayseri'nin bu grubun doğusunda kaldığını unutmayın.
Estimated Time:1m 0s
Question 210Question

Türkiye'de turizm faaliyetleri; iklim özellikleri, yer şekilleri ve zengin kültürel geçmiş sayesinde oldukça çeşitlenmiştir. Bazı merkezler, hem jeolojik yapının sunduğu termal kaynaklar hem de binlerce yıllık arkeolojik kalıntılar ile ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda, bünyesinde barındırdığı Hierapolis antik kenti ve traverten oluşumları ile UNESCO Dünya Miras Listesi'nde "karma miras" alanlarından biri olarak kabul edilen turizm merkezi aşağıdaki illerimizden hangisinin sınırları içerisindedir?

Show answer & explanation

Answer: Denizli

Answer

Hierapolis antik kenti ve Pamukkale travertenleri Denizli ilinde bulunmaktadır.
Hierapolis antik kenti ve Pamukkale travertenleri, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde hem kültürel hem de doğal özellikleriyle 'karma miras' olarak kabul edilen nadir alanlardandır. Bu merkez Denizli ilinde yer almaktadır. Denizli, aynı zamanda Türkiye'nin önemli jeotermal kaynaklarına sahip bir ili olduğundan termal turizm ile kültür turizmi burada iç içe geçmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda bahsi geçen turizm merkezinin özelliklerini analiz et.
Merkez, hem Hierapolis antik kentine (kültürel) hem de travertenlere (doğal) sahiptir ve UNESCO karma miras listesindedir.
Soruda belirtilen 'karma miras' ve 'termal turizm' ipuçları bizi doğrudan Pamukkale-Hierapolis ikilisine yönlendirir.
2
Bu turizm merkezinin coğrafi konumunu belirle.
Hierapolis ve Pamukkale, Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde yer alan Denizli ili sınırları içerisindedir.
Türkiye'nin turistik yerleri ile bulundukları illerin eşleştirilmesi KPSS coğrafya müfredatının temel kazanımlarından biridir.

Key Concept

Türkiye'de Turizm Merkezleri ve UNESCO Dünya Miras Listesi
Estimated Time:45s
Question 211Question

Türkiye'deki bölgesel kalkınma projelerinin (BKP) vizyonları incelendiğinde; GAP, KOP ve DAP gibi projelerin temelinde büyük ölçüde tarımsal potansiyelin sulama imkânlarıyla aktivasyonu ve kırsal kalkınma stratejisi yatmaktadır. Buna karşın, bir projenin temel hareket noktası; bölgedeki mevcut sanayi tesislerinin teknolojik ömrünü tamamlamaya başlaması, taş kömürü işletmelerindeki verimlilik kaybı ve bölge ekonomisinin tek bir sektöre olan bağımlılığını kırarak lojistik ve hizmet gibi yeni yatırım alanları (Filyos Projesi vb.) oluşturmaktır.

Bu özellikler dikkate alındığında, sözü edilen kalkınma stratejisinin aşağıdaki projelerden hangisine ait olduğu söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK)

Answer

Sözü edilen kalkınma stratejisi Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'ne (ZBK) aittir.
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK), Türkiye'deki diğer kalkınma projelerinden farklı olarak sanayileşmiş bir bölgenin gerilemesini durdurmak ve ekonomik yapısını çeşitlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Taş kömürü madenciliği ve demir-çelik sanayisinin bölgedeki baskınlığı, bu sektörlerdeki verim kaybı durumunda bölgeyi ekonomik krize açık hale getirmektedir. Bu nedenle projenin temel motivasyonu sanayiyi modernize etmek ve lojistik gibi alternatif sektörler yaratmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Projelerin temel odak noktalarını analiz etme
GAP, KOP ve DAP'ın 'su-tarım-kırsal kalkınma' ekseninde olduğu, ZBK'nin ise 'sanayi-maden-modernizasyon' ekseninde olduğu tespit edilir.
Bölgesel kalkınma projeleri, bölgenin en temel ekonomik sorunu veya en büyük potansiyeli üzerine inşa edilir.
2
Metindeki ipuçlarını değerlendirme
'Taş kömürü', 'sanayi tesislerinin modernizasyonu' ve 'tek sektöre bağımlılık' ifadeleri bölgenin ekonomik profilini çizer.
Türkiye'de taş kömürü ve buna dayalı ağır sanayi (demir-çelik) sadece Batı Karadeniz'deki ZBK kapsamındaki illerde toplanmıştır.
3
Yeni yatırım alanlarını (Filyos) ilişkilendirme
Filyos Limanı ve Endüstri Bölgesi projesinin ZBK kapsamında bir çıkış yolu olarak planlandığı bilgisiyle eşleştirilir.
Filyos, ZBK projesinin en kritik ayağı olup bölgenin lojistik bir merkeze dönüşmesini amaçlar.

Key Concept

ZBK Projesi'nin özgünlüğü: Diğer projelerden farklı olarak tarımsal genişlemeden ziyade, mevcut sanayi altyapısının dönüşümü ve çeşitlendirilmesine (Restructuring) odaklanmasıdır.

Practice More

Filyos Limanı'nın hangi projenin bir parçası olduğunu ve bölge ekonomisine katacağı 'lojistik' değerini tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 212Question

Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı alanlarda kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım ancak doğal geçitler veya tüneller aracılığıyla sağlanabilmektedir. Özellikle Çukurova bölgesini İç Anadolu’ya bağlayan ve ulaşım ağındaki stratejik konumu nedeniyle "Akdeniz’in kapısı" olarak da nitelendirilen doğal geçit aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gülek Boğazı

Answer

Gülek Boğazı, Çukurova'yı İç Anadolu'ya bağlayan ve bölgenin en önemli ulaşım koridoru olan geçittir.
Doğru yanıt olan Gülek Boğazı, Orta Toroslar üzerinde yer alarak Adana ve çevresini İç Anadolu'ya bağlayan, hem karayolu hem de demiryolu ulaşımı için hayati öneme sahip olan doğal bir koridordur.

Step-by-Step Solution

1
Bölge tespiti yapılması
Soruda bahsedilen Çukurova ve Akdeniz'in kapısı ifadesi bizi Akdeniz Bölgesi'ne yönlendirir.
Geçit sorularında çıkış ve varış noktaları doğru bölgeyi belirlemek için kritiktir.
2
Doğal koridorların analiz edilmesi
Orta Toroslar üzerinde yer alan Gülek Boğazı, otoyol ve demir yolu ağının geçtiği temel noktadır.
Yer şekillerinin ulaşıma etkisi nedeniyle ulaşım hatları bu doğal boşlukları takip eder.
3
Diğer geçitlerin elenmesi
Zigana ve Ecevit Karadeniz'de, Belen Hatay yönünde, Sertavul ise daha batıda (Mersin-Karaman) yer almaktadır.
Coğrafi konum bilgisiyle seçenekler arasında doğru eşleştirme yapılır.

Key Concept

Yer Şekilleri ve Ulaşım Etkileşimi (Geçitler)

Hints

1
Bu geçit Orta Toroslar üzerinde yer alır.
2
Adana'dan Ankara veya Kayseri yönüne giden araçların kullandığı ana boğazdır.
3
Tarihi İpek Yolu'nun da önemli bir noktası olan bu boğaz, 'Kilikya Kapısı' olarak da bilinir.

Practice More

Akdeniz'deki diğer önemli geçitleri (Sertavul, Çubuk ve Belen) harita üzerinde batıdan doğuya doğru sıralayarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 213Question

Türkiye'de iç ticaretin mekânsal organizasyonu ve ulaşım ağlarının gelişimi incelendiğinde; sanayi, finans ve lojistik fonksiyonlarının Marmara Denizi çevresindeki illerde (İstanbul, Kocaeli, Bursa) yoğunlaşması, ülkenin geri kalanını besleyen ancak aynı zamanda kendine bağımlı kılan "radyal" (merkeziyiyetçi) bir yapı oluşturmuştur. Bu mekânsal yığılmanın Türkiye'nin ulusal ticaret stratejisi ve ekonomik güvenliği açısından doğurduğu en temel jeo-ekonomik risk aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Marmara Bölgesi'ndeki lojistik ve üretim düğümlerinde yaşanacak olası bir aksamanın, ülke genelindeki tedarik zincirini ve mal akışını felç etme (tek nokta hassasiyeti) riski

Answer

Marmara Bölgesi'ndeki lojistik ve üretim düğümlerinde yaşanacak olası bir aksamanın, ülke genelindeki tedarik zincirini ve mal akışını felç etme riski
Marmara Bölgesi'nin Türkiye ticaretindeki 'radyal' (merkezi) konumu, tüm bölgeler arası mal akışının ve tedarik zincirlerinin bu bölge üzerinden veya bu bölgeye bağımlı olarak geçmesine neden olur. Bu durum, 'tek nokta hassasiyeti' yaratarak bölgede oluşabilecek herhangi bir aksamanın tüm ülkenin ekonomik işleyişini durdurma riskini (jeo-ekonomik risk) doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Ticaretin mekânsal yoğunlaşmasını analiz et
Türkiye'deki sanayi ve ticaretin yaklaşık %50'den fazlası Marmara Bölgesi'nde kümelenmiştir.
Marmara'nın bir 'ticari düğüm noktası' olduğunu anlamak için mevcut ekonomik verilerin mekânsal dağılımını bilmek gerekir.
2
Ulaşım ağlarının yapısını incele
Kara yolu, demir yolu ve deniz yolu rotalarının büyük çoğunluğu İstanbul ve Kocaeli merkezli bir 'radyal' (ışınsal) yapı sergiler.
Tüm yolların tek bir merkeze çıkması, mal akışının bu merkezden geçmek zorunda olduğunu kanıtlar.
3
Jeo-ekonomik risk değerlendirmesi yap
Olası bir doğal afet (deprem gibi) veya altyapı çökmesi durumunda Marmara Düğümü devre dışı kalırsa, diğer bölgeler arası akış da kesilir.
Sistem teorisindeki 'tek nokta hassasiyeti' (single point of failure) kavramının Türkiye coğrafyasındaki karşılığıdır.
4
En temel riski belirle
Milli ekonomik güvenliğin tek bir bölgenin işlerliğine aşırı bağımlı olması en büyük risktir.
Sürdürülebilirlik ve güvenlik, ekonomik verimliliğin önünde gelen stratejik önceliklerdir.

Key Concept

Ticaretin Mekânsal Organizasyonu ve Lojistik Güvenlik

Hints

1
Bir sistemdeki tüm bağlantıların tek bir merkezden geçtiği bir ağ (network) yapısını düşünün.
2
Marmara Bölgesi'nin bir doğal afet veya kriz durumunda devre dışı kaldığını hayal edin; diğer şehirlerin birbiriyle olan ticareti nasıl etkilenir?
3
Bu durum lojistikte 'Single Point of Failure' (Tek Nokta Zafiyeti) olarak adlandırılır; tüm sistem tek bir parçanın sağlamlığına bağlıdır.

Practice More

Türkiye'nin lojistik köyler projesinin ve demir yolu yatırımlarının bu 'merkeziyetçi' yapıyı kırma (desantralizasyon) çabalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 214Question

Türkiye’de yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması sürecinde; çıkarım sahaları (ocak) ile işleme tesislerinin (işletme) konumu arasındaki ilişki ulaşım, hammaddeye yakınlık ve enerji kaynağına yakınlık gibi coğrafi faktörlerle açıklanmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen sanayi tesisi ve bu tesisin kuruluş yeri seçimiyle ilgili yapılan açıklamalardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Samsun Bakır İşletmesi: Kastamonu (Küre) ve Artvin (Murgul) gibi sahalardan getirilen hammaddeyi işlemek üzere, bölgenin zengin taş kömürü yataklarına ve enerji kaynağına yakınlığı esas alınarak kurulmuştur.

Answer

Samsun Bakır İşletmesi'nin kuruluş yeri seçimi enerji kaynağına yakınlıkla değil, ulaşım ve liman imkânlarıyla açıklanır.
Samsun'da bakır izabe tesislerinin kurulmasının temel nedeni, Karadeniz'in en gelişmiş limanına ve iç kesimlerle ulaşım bağlantısına sahip olmasıdır. Bölgede herhangi bir bakır rezervi bulunmadığı gibi, metalurji sanayisinde kullanılan yüksek kalorili taş kömürü yatakları da bulunmamaktadır. Taş kömürü Türkiye'de sadece Zonguldak çevresinde bulunur ve bu enerji kaynağına yakınlık nedeniyle Karabük ve Ereğli'de demir-çelik sanayisi gelişmiştir. Samsun ise hammaddeyi dışarıdan (Küre ve Murgul) alarak işleyen tipik bir 'ulaşım ve liman' merkezidir.

Step-by-Step Solution

1
Bakır madeninin Türkiye'deki çıkarım ve işleme merkezlerini analiz etme
Bakır; Artvin (Murgul), Kastamonu (Küre), Elazığ (Maden) ve Rize (Çayeli) gibi alanlarda çıkarılırken Samsun, Murgul ve Maden'de işlenir.
Madenlerin ocak ve işletme konumlarını bilmek sanayi coğrafyasının temelidir.
2
Samsun'un coğrafi özelliklerini sanayi kuruluş ilkeleri açısından değerlendirme
Samsun'da bakır veya taş kömürü rezervi bulunmadığı, ancak iç kesimlerle demir yolu bağlantısı ve gelişmiş bir limanı olduğu saptanır.
Kuruluş yerini belirleyen temel faktörü (ulaşım) tespit etmek için gereklidir.
3
Enerji kaynağına yakınlık ilkesini temsil eden tesislerle karşılaştırma yapma
Türkiye'de metalurjide enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık denilince akla gelen tek yerin Karabük ve Ereğli Demir-Çelik fabrikaları olduğu hatırlanır.
Çeldirici bilgiyi (taş kömürü/enerji) elemek ve doğru sonuca ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Sanayi Tesisi Kuruluş Yeri Seçimi (Hammadde, Enerji, Ulaşım Dengesi)
Question 215Question

Türkiye'nin dış ticaret yapısı ve kompozisyonu incelendiğinde; ihraç edilen ürünlerin yaklaşık %94\%94’ünün imalat sanayisine ait olduğu, buna karşılık sanayi üretimi için gerekli olan enerji ve ara malların (ham madde) büyük oranda ithalat yoluyla karşılandığı görülmektedir.

Türkiye'nin dış ticaret dinamikleri ve güncel verileri göz önüne alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'nin en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ilk sıraları alan Rusya Federasyonu ve Çin, aynı zamanda Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ilk iki ülke konumundadır.

Answer

Türkiye'nin en çok ithalat yaptığı ülkeler ile en çok ihracat yaptığı ülkelerin aynı sıralamada olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının yönsel dağılımını yanlış ifade etmektedir. Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı (dış satım) ülke Almanya iken, en çok ithalat yaptığı (dış alım) ülkeler Rusya Federasyonu ve Çin'dir. Dolayısıyla ihracat ve ithalat liderleri aynı ülkeler değildir.

Step-by-Step Solution

1
Dış ticaretin mal grubu kompozisyonunu analiz etme.
İhracatın %94\%94'ünün sanayi ürünü, ithalatın ise büyük kısmının ara malı (enerji ve ham madde) olduğu teyit edilir.
Türkiye'nin üretim yapısının dışa bağımlılık derecesini anlamak için gereklidir.
2
Dış ticaret ortaklarını ihracat ve ithalat yönüyle karşılaştırma.
İhracatta Almanya ve ABD'nin lider olduğu, ithalatta ise Rusya ve Çin'in lider olduğu görülür.
Dış ticaretin yönü ile hacmi arasındaki farkı ayırt etmek için kritik bir bilgidir.
3
Seçeneklerdeki mantıksal ve istatistiksel hataları belirleme.
İhracat ve ithalat yapılan lider ülkelerin aynı olduğunu iddia eden seçeneğin güncel verilerle çeliştiği saptanır.
KPSS formatında sıklıkla sorulan 'en çok ticaret yapılan ortaklar' bilgisini test etmek amacıyla yapılır.

Key Concept

Dış Ticaret Bileşimi ve Ortakları
Question 216Question

Uluslararası taşımacılık faaliyetlerinde, örneğin Avrupa ülkelerinden yüklenen ticari malların kara yoluyla Orta Doğu ülkelerine ulaştırılması sırasında Türkiye topraklarının bir geçiş koridoru olarak kullanılması, ülke ekonomisine önemli hizmet geliri sağlamaktadır. Bu şekilde gerçekleştirilen ve Türkiye'nin jeopolitik konumuna dayanan ticari faaliyet türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Transit ticaret

Answer

Uluslararası taşımacılıkta Türkiye topraklarının geçiş yolu olarak kullanılması 'transit ticaret' olarak adlandırılır.
Türkiye'nin coğrafi konumu gereği kıtalar arasında bir 'köprü' vazifesi görmesi, uluslararası taşımacılıkta Türkiye topraklarının geçiş güzergahı olarak kullanılmasını sağlar. Bu durum ülkemize önemli bir görünmeyen dış ticaret geliri kazandırır ve bu faaliyet türüne 'transit ticaret' denir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin jeopolitik konumunu değerlendir.
Ülkenin Asya, Avrupa ve Afrika arasında stratejik bir geçiş noktası olduğu saptandı.
Ticaretin yönü ve yöntemini belirleyen temel unsur coğrafi konumdur.
2
Tanımlanan ticari faaliyeti analiz et.
Malların bir ülkeden başka bir ülkeye giderken Türkiye'yi sadece güzergah olarak kullandığı anlaşıldı.
Bu durum doğrudan 'transit' geçiş faaliyetine işaret eder.
3
Uygun kavramla eşleştir.
Transit ticaret kavramına ulaşıldı.
Yabancı plakalı araçların veya malların ülke topraklarını yol olarak kullanması literatürde bu terimle ifade edilir.

Key Concept

Türkiye'nin transit ticaret potansiyeli ve jeopolitik konumu

Hints

1
Türkiye'nin 'köprü' konumunda olduğunu ve yabancı araçların topraklarımızdan sadece geçtiğini düşünün.

Practice More

Türkiye'de transit ticaretin en yoğun olduğu sınır kapılarını ve limanlarını (Gürbulak, Kapıkule, Mersin vb.) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 217Question

Türkiye genelinde linyit işletmelerinin (Afşin-Elbistan, Soma, Yatağan, Tunçbilek vb.) farklı coğrafi bölgelere yayılmış olması, bu enerji kaynağının oluşum şartları ve ülkenin jeolojik geçmişiyle yakından ilgilidir. Ülkemizde linyit yataklarının taş kömürü yataklarına kıyasla çok daha geniş alanlarda yayılım göstermesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ülke topraklarının büyük bir bölümünün III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) oluşmuş olması

Answer

Türkiye arazisinin büyük bir bölümünün III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) oluşmuş olması
Linyit yatakları III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) oluşmuştur. Türkiye arazisinin çok büyük bir bölümü bu dönemde (ve sonrasında IV. Zaman'da) oluştuğu ve şekillendiği için linyit yatakları ülkenin hemen her coğrafi bölgesinde (Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu vb.) yaygın olarak bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Enerji kaynağının oluşum zamanını belirle
Linyit, III. Jeolojik Zaman (Tersiyer) döneminde oluşmuş bir enerji kaynağıdır.
Kömür türlerinin kalori değerleri ve yaygınlığı oluştukları dönemle doğrudan ilişkilidir.
2
Türkiye'nin jeolojik yapısıyla ilişkilendir
Türkiye genç oluşumlu bir ülke olup, arazilerinin büyük bir kısmı III. ve IV. Jeolojik Zamanlarda şekillenmiştir.
Ülke arazisinin yaşı ile o yaşa ait madenlerin bulunabilirliği arasında doğru orantı vardır.
3
Karşılaştırma yap ve sonuca ulaş
Taş kömürü I. Zaman'da oluştuğu ve Türkiye'de bu döneme ait arazi az olduğu için sadece Zonguldak çevresindedir; linyit ise III. Zaman'a ait olduğu için her bölgede bulunur.
Linyitin yaygınlığı Türkiye'nin 'genç bir arazi yapısına sahip olması' gerçeğinin bir sonucudur.

Key Concept

Jeolojik Zamanlar ve Enerji Kaynakları İlişkisi

Hints

1
Linyitin hangi jeolojik zamanda oluştuğunu hatırlayın.
2
Türkiye'nin 'genç oluşumlu' bir ülke olması, arazilerinin çoğunun yakın bir jeolojik zamanda oluştuğu anlamına gelir.
3
Taş kömürü Zonguldak (I. Zaman), linyit ise tüm Türkiye (III. Zaman) ile eşleşir.

Practice More

Türkiye'de linyit ile çalışan termik santrallerin (Soma, Afşin-Elbistan vb.) harita üzerindeki yerlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 218Question

Doğu Karadeniz'in turizm potansiyelini artırmak amacıyla planlanan "Yeşil Yol" projesi; Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin illerini kapsamaktadır. Bu proje, bölgedeki yaylaları yüksek kottan birbirine bağlamayı amaçlarken aynı zamanda bölgenin kültürel ve jeolojik miras alanlarına erişimi de kolaylaştırmaktadır.

Buna göre, Yeşil Yol projesi ve kapsadığı illerin turizm özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: 20232023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne giren ahşap destekli camilerden biri olan Mahmut Bey Camii, projenin başlangıç ili olan Samsun'da yer almaktadır.

Answer

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Mahmut Bey Camii'nin Kastamonu'da bulunması ve bu ilin Yeşil Yol güzergâhında yer almaması nedeniyle ilgili ifade yanlıştır.
Mahmut Bey Camii, UNESCO Dünya Miras Listesi'ne 20232023 yılında dahil edilen 'Anadolu'nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri' grubundadır ve Kastamonu ilinin Kasaba Köyü'nde yer almaktadır. Kastamonu ili DOKAP kapsamında olmasına rağmen, Samsun'dan başlayıp Artvin'e kadar uzanan 'Yeşil Yol' güzergâhı üzerinde yer almaz. Projenin başlangıç ili olan Samsun'da bu grupta yer alan bir UNESCO camisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla Mahmut Bey Camii'nin Samsun ile ilişkilendirilmesi hatalı bir bilgidir.

Step-by-Step Solution

1
Yeşil Yol projesinin il kapsamını analiz etme
Proje; Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin illerinden oluşmaktadır.
Yanlış seçeneği belirlemek için projenin Doğu Karadeniz (Samsun-Artvin) sınırlarını netleştirmek gerekir.
2
UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki yeni varlıkların konumunu doğrulama
20232023 yılında listeye giren 55 ahşap camiden biri olan Mahmut Bey Camii Kastamonu'dadır. Kastamonu, Batı Karadeniz'dedir ve Yeşil Yol projesi kapsamında değildir.
İlin projedeki yeri ile miras alanının konumu arasındaki uyuşmazlığı tespit etmek gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki coğrafi ve stratejik bilgileri kontrol etme
Gümüşhane'deki Karaca Mağarası'nın karstik özelliği ve projenin kıyıdan içe yayılma amacı doğrudur.
Çeldiricilerin doğruluğundan emin olunarak cevabın kesinliği sağlanır.

Key Concept

Türkiye'de Bölgesel Turizm Projeleri ve UNESCO Miras Alanları

Hints

1
Yeşil Yol projesi Samsun'dan Artvin'e kadar olan Doğu Karadeniz illerini kapsar.
2
20232023 yılında UNESCO listesine giren ahşap camilerin illerini (Konya, Ankara, Kastamonu, Eskişehir, Afyon) hatırlamaya çalışın.
3
Mahmut Bey Camii Kastamonu'dadır; Kastamonu ise Yeşil Yol hattının bir parçası değildir.

Practice More

Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesinde yer alan Kış, İnanç ve İpek Yolu koridorlarının kapsadığı illeri ve bu illerdeki UNESCO varlıklarını bir tablo üzerinden karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 219Question

Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesi; turizm faaliyetlerinin tüm yıla yayılması, alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla yedi adet 'Turizm Gelişim Koridoru' tanımlamıştır. Bu strateji belgesinde ilan edilen 'Kış Turizmi Koridoru' güzergâhı üzerinde yer alan ve aynı zamanda bünyesinde uluslararası 'Cittaslow' (Sakin Şehir) unvanına sahip bir merkez bulunduran ilimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Erzurum

Answer

Doğru yanıt, hem Kış Turizmi Koridoru'nda bulunan hem de Uzundere ilçesiyle Sakin Şehir unvanına sahip olan Erzurum ilidir.
Doğru seçenek olan ilimiz, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesinde Erzincan'dan başlayıp Ardahan'a kadar uzanan 'Kış Turizmi Koridoru'nun kilit noktasıdır. Ayrıca bu ilin Uzundere ilçesi, doğal güzellikleri ve korunmuş dokusuyla uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağının bir üyesidir.

Step-by-Step Solution

1
Kış Turizmi Koridoru kapsamındaki illeri belirlemek.
Erzincan, Erzurum, Ağrı, Kars ve Ardahan.
Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesinde kış turizmini canlandırmak amacıyla bu hat bir koridor olarak tanımlanmıştır.
2
Türkiye'deki Sakin Şehir (Cittaslow) ağında yer alan merkezleri ve illerini listelemek.
Uzundere (Erzurum), Halfeti (Şanlıurfa), Şavşat (Artvin), Göynük (Bolu), Vize (Kırklareli) vb.
Bu unvan, sürdürülebilir kalkınma ve yerel değerlerin korunması amacıyla verilmektedir.
3
İki listenin kesişim noktasını tespit etmek.
Erzurum ili her iki kritere de uymaktadır.
Erzurum hem kış koridorunun bir parçasıdır hem de Uzundere ilçesiyle Sakin Şehir ağındadır.

Key Concept

Türkiye Turizm Stratejisi 2023 Koridorları ve Cittaslow Ağı

Hints

1
Kış Turizmi Koridoru, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki beş ili (Erzincan, Erzurum, Ağrı, Kars, Ardahan) kapsamaktadır.
2
Sorulan ilin 'Uzundere' isimli ilçesi, Tortum Şelalesi'ne de ev sahipliği yapan bir Sakin Şehir merkezidir.
3
Bu il, aynı zamanda Palandöken Kayak Merkezi ile kış turizminin uluslararası ölçekteki en önemli noktalarından biridir.

Practice More

Diğer turizm koridorlarını (Zeytin, İpekyolu, Yayla vb.) ve bu koridorlar üzerindeki Sakin Şehirleri bir harita üzerinde eşleştirerek çalışınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 220Question

Türkiye'nin jeomorfolojik gelişimi ve sahip olduğu yer şekilleri özellikleri düşünüldüğünde; akarsuların akış hızlarının yüksek, yatak eğimlerinin ise fazla olması bir enerji kaynağının potansiyelini doğrudan artırmaktadır.

Buna göre, sözü edilen durum aşağıdaki enerji kaynaklarından hangisinin Türkiye'deki üretim potansiyelinin yüksek olmasının temel nedenidir?

Show answer & explanation

Answer: Hidroelektrik

Answer

Türkiye'nin dağlık ve engebeli olması, akarsuların akış hızını artırarak hidroelektrik enerji potansiyelini yükseltir.
Türkiye, ortalama yükseltisi 11321132 metre olan genç ve dağlık bir ülkedir. Bu topografik yapı akarsuların yatak eğimlerinin fazla olmasına, dolayısıyla akış hızlarının ve enerji potansiyellerinin çok yüksek olmasına neden olur. Bu durum Türkiye'yi hidroelektrik enerji potansiyeli bakımından Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden biri yapmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki fiziksel coğrafya verilerini analiz edin.
Yüksek yükselti, fazla eğim ve yüksek akış hızı tespit edildi.
Bu özellikler suyun kinetik enerjisinin yüksek olduğunu gösterir.
2
Bu fiziksel özelliklerin hangi enerji üretim yöntemiyle uyumlu olduğunu belirleyin.
Hidroelektrik (su gücü) enerjisi ile eşleşmektedir.
Hidroelektrik santraller suyun yüksekten düşmesi veya hızlı akması prensibiyle çalışır.

Key Concept

Yer Şekilleri ve Hidroelektrik Potansiyel İlişkisi
PreviousPage 11 / 39Next
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 11 | Examkin