Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 questions

Question 41Question →

Türkiye'de yer şekillerinin genel özellikleri ve dağ sıralarının uzanış doğrultusu, ulaşım sistemlerinin planlanmasında ve maliyet analizlerinde temel belirleyicidir. Bu durumun bir sonucu olarak, yolların aşağıdaki doğrultulardan hangisinde uzanması köprü, viyadük ve tünel ihtiyacını azaltarak yol yapım maliyetini diğerlerine göre daha fazla düşürür?

Show answer & explanation

Answer: Doğu - Batı

Answer

Türkiye'de ana ulaşım hatlarının Doğu - Batı doğrultusunda uzanması yapım maliyetini en fazla düşüren etkendir.
Türkiye'deki dağlar genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Ulaşım hatları bu uzanışa paralel (doğu-batı) olduğunda, yer şekillerini enine kesmez ve akarsu vadilerini takip eder. Bu durum, yapımı çok maliyetli olan tünel, viyadük ve köprü ihtiyacını minimuma indirerek yol yapım maliyetini ciddi oranda düşürür.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki dağların genel uzanış yönünü hatırlayınız.
Türkiye'de Alp-Himalaya kıvrım kuşağının etkisiyle dağlar genelde batıdan doğuya doğru uzanır.
Ulaşım hatları yer şekillerine uyum sağladığında maliyet düşer.
2
Uzanış yönü ile yol yapım maliyeti arasındaki ilişkiyi kurunuz.
Dağların uzanışına paralel (doğu-batı) giden yollar vadileri izlerken, dik kesen (kuzey-güney) yollar aşılması zor geçitler ve tüneller gerektirir.
Doğal engellerin en az olduğu hat en ekonomik hattır.

Key Concept

Dağların uzanış doğrultusunun ulaşım maliyetine etkisi
Question 42Question →

Türkiye'de dağların genel uzanış doğrultusu ve kıyıya göre konumları, ulaşım hatlarının yönünü ve maliyetini doğrudan etkilemektedir. Dağların kıyıya paralel uzandığı bölgelerde iç kesimlerle ulaşım tünel ve geçitlerle sağlanırken, bu durum yol yapım maliyetlerini önemli ölçüde artırmaktadır. Buna göre, yer şekilleri göz önüne alındığında aşağıdaki şehirlerin hangileri arasında yapılacak olan bir kara yolunun birim kilometre maliyetinin diğerlerine göre daha yüksek olması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Trabzon - Gümüşhane

Answer

Yer şekillerinin oldukça engebeli olduğu ve dağların kıyıya paralel uzanarak ulaşımı zorlaştırdığı Trabzon - Gümüşhane hattı, yol yapım maliyetinin en yüksek olduğu güzergahtır.
Trabzon ile Gümüşhane arasındaki güzergah, Doğu Karadeniz Dağları'nı (Kuzey Anadolu Dağları) aşmak zorundadır. Bu bölgede dağların kıyıya çok yakın ve paralel olması, iç kesimlerle bağlantı kurmak için Zigana (Kalkanlı) ve Kop gibi yüksek maliyetli geçitlerin veya tünellerin inşa edilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu durum yol yapım maliyetlerini diğer düz bölgelere göre kat kat artırır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki dağların genel uzanışını ve kıyıya göre konumunu analiz etme
Dağlar genellikle doğu-batı yönünde uzanır; Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında kıyıya paralel, Ege'de ise denize diktir.
Yol yapım maliyetini belirleyen temel faktör, yolun dağ sıralarını aşmak için tünel veya viyadük gerektirip gerektirmediğidir.
2
Seçeneklerdeki şehir çiftlerinin topoğrafik özelliklerini karşılaştırma
İç Anadolu (Konya-Karaman), Trakya (Edirne-İstanbul) ve Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa-Mardin) düzlüklerdir. Ege (İzmir-Aydın) ise dağların arasından geçişe izin verir. Trabzon-Gümüşhane hattı ise Kuzey Anadolu Dağları'nı keser.
Engebeli ve dik yamaçlı araziler tünel ve köprü yapımını zorunlu kılarak birim kilometre maliyetini artırır.

Key Concept

Yer şekillerinin ve dağların uzanış yönünün ulaşım maliyetlerine etkisi
Estimated Time:45s
Question 43Question →

Elektrik üretiminde kullanılan enerji kaynaklarının fiziksel ve ekonomik özellikleri, santrallerin coğrafi dağılışını belirleyen temel unsurdur. Özellikle fosil yakıtlı santrallerde hammaddeye yakınlık veya ulaşım maliyetleri yer seçiminde kritik rol oynar.

Bu bilgiler ışığında;

II. Sugözü (Adana)
IIII. Çayırhan (Ankara)
IIIIII. İçdaş (Çanakkale)
IVIV. Kangal (Sivas)

yukarıdaki termik santrallerden hangilerinin yer seçiminde 'ithal kömürün deniz yoluyla taşınabilmesi' imkanı temel faktör olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: II ve IIIIII

Answer

Sugözü ve İçdaş termik santralleri, enerji kaynağı olarak ithal kömür kullandıkları için liman ve ulaşım avantajı nedeniyle kıyı bölgelerinde kurulmuşlardır.
Sugözü (Adana) ve İçdaş (Çanakkale) termik santralleri, elektrik üretimi için gerekli olan kömürü yurt dışından ithal etmektedir. Bu kömürün deniz yoluyla düşük maliyetle taşınabilmesi ve doğrudan tesise boşaltılabilmesi için bu santraller kıyı kuşağındaki liman bölgelerinde inşa edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Enerji kaynaklarının türünü belirleme
Sugözü ve İçdaş ithal kömür; Çayırhan ve Kangal ise yerli linyit kullanır.
Santrallerin yer seçim faktörlerini anlamak için kullanılan hammadde türü bilinmelidir.
2
Yer seçim kriterlerini eşleştirme
İthal kömür için 'ulaşım/liman', yerli linyit için 'hammaddeye yakınlık' esastır.
Düşük kalorili linyitin taşınması maliyetli olduğundan maden ocağına yakın kurulur; ithal kömür ise gemilerle limana geldiği için kıyıya kurulur.

Key Concept

Termik Santrallerin Yer Seçimi ve Hammadde İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 44Question →

Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesinde; turizmin 12 aya yayılması, hizmet kalitesinin artırılması ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması amacıyla yedi ana 'Turizm Koridoru' belirlenmiştir. Bu koridorlar, sahip oldukları doğal ve kültürel potansiyele göre tematik olarak isimlendirilmiş ve belirli illeri kapsayacak şekilde planlanmıştır.

Buna göre, 'Kış Koridoru' olarak adlandırılan ve kış sporlarının doğa turizmiyle entegrasyonunu hedefleyen gelişim aksı dikkate alındığında; bir turizm planlamacısının hazırladığı aşağıdaki illerden hangisi bu koridorun resmî sınırları içerisinde yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Bingöl

Answer

Bingöl ili, kış turizmi potansiyeline sahip olmasına karşın strateji belgesinde belirlenen Kış Koridoru sınırları içerisinde yer almayan seçenektir.
Bingöl ili, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 eylem planında 'Kış Koridoru' için belirlenen Erzincan-Erzurum-Ağrı-Kars-Ardahan hattının dışında kalmaktadır. Bu koridor, Doğu Anadolu'nun kuzey kesimindeki kış sporları merkezlerini birleştirmeyi hedeflerken, Bingöl bu aksın daha güneyinde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye Turizm Stratejisi 2023 belgesindeki turizm koridorlarını ve kapsamlarını hatırlayın.
Belgede toplam 7 koridor belirlenmiştir: Zeytin, Kış, İnanç, İpek Yolu, Batı Karadeniz, Yayla ve Trakya Kültür Koridorları.
Resmî sınırları belirleyen temel politika belgesi budur.
2
'Kış Koridoru'nun kapsadığı illeri listeleyin.
Kış Koridoru; Erzincan, Erzurum, Ağrı, Kars ve Ardahan illerini kapsamaktadır.
Bu iller Doğu Anadolu'nun kuzeydoğu hattında birbirini takip eden bir gelişim aksı oluşturur.
3
Seçeneklerde verilen illeri resmî listeyle karşılaştırın.
Erzincan, Ardahan, Ağrı ve Kars resmî listede yer alırken; Bingöl bu listede bulunmamaktadır.
Bingöl'ün kış turizmi potansiyeli (Hesarek) bulunsa da stratejik koridor planlamasına dahil edilmemiştir.

Key Concept

Turizm Gelişim Koridörleri ve Mekânsal Stratejiler

Alternative Method

Bu tür sorularda 'Kış Koridoru'nun kuzeydoğu Anadolu'da (Erzincan'dan Ardahan'a kadar) kesintisiz bir hat çizdiğini zihninizde canlandırın. Bingöl, bu hattın belirgin şekilde güneyinde kaldığı için bu yapıya dahil olmadığını fark edebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 45Question →

Konya Ovası Projesi (KOP); bölgedeki su kaynaklarının verimli kullanımı, tarımsal yapının modernizasyonu, sanayi ve ticaretin geliştirilmesi ile kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla hayata geçirilmiş kapsamlı bir bölgesel kalkınma projesidir. Başlangıçta sınırlı sayıda ili kapsayan proje, zaman içerisinde yapılan güncellemelerle yeni illerin eklenmesiyle geniş bir etki alanına ulaşmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen illerden hangisi güncel Konya Ovası Projesi (KOP) sınırları içerisinde yer alan illerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kayseri

Answer

Kayseri ili, projenin etki alanına coğrafi olarak çok yakın olmasına ve çevresindeki birçok il (Yozgat, Niğde, Nevşehir) projeye dahil olmasına rağmen KOP kapsamında yer almamaktadır.
Kayseri ili, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan büyük bir merkez olmasına rağmen Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamındaki 8 il (Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat) arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
KOP projesinin kurucu ve sonradan eklenen illerini hatırla.
Proje başlangıçta Konya, Aksaray, Niğde ve Karaman'dan oluşuyordu.
Temel çekirdek illeri belirlemek eleme yapmayı kolaylaştırır.
2
Projenin genişleme sürecindeki yeni illeri analiz et.
Daha sonra Nevşehir, Yozgat, Kırşehir ve Kırıkkale projeye dahil edilmiştir.
Güncel kapsamın toplam 8 ili (Konya, Aksaray, Niğde, Karaman, Nevşehir, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale) içerdiğini doğrulamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki illeri bu liste ile karşılaştır.
Kayseri ili bu 8 il içerisinde yer almamaktadır.
Kayseri'nin İç Anadolu'nun önemli bir merkezi olması öğrencide dahil olduğu yanılgısını yaratsa da resmiyette kapsam dışıdır.

Key Concept

Bölgesel kalkınma projelerinin (KOP, GAP, DAP, DOKAP vb.) güncel il kapsamları ve sınırları.

Hints

1
KOP projesi başlangıçta 4 ili kapsarken, günümüzde 8 ile ulaşmıştır.

Practice More

Diğer kalkınma projelerinden olan DOKAP'ın son yıllarda genişleyen kapsamını (Tokat, Amasya, Çorum gibi illerin eklenmesi) incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 46Question →

Türkiye, jeolojik yapısının çeşitliliği sayesinde maden türü bakımından zengin bir ülke olsa da bazı stratejik madenlerin rezervleri iç tüketimi karşılamaya yetmemektedir. Özellikle tarımsal faaliyetlerde verimliliği artırmak amacıyla kullanılan yapay gübre sanayisinin en temel hammaddesi olan bu maden, ülkemizde yalnızca Mardin'in Mazıdağı ilçesinde çıkarılmaktadır. Rezervlerin yetersizliği nedeniyle ihtiyacın büyük bir kısmı Fas, Tunus ve Cezayir gibi ülkelerden ithal edilmektedir.

Bu parçada sözü edilen maden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fosfat

Answer

Sözü edilen maden, gübre sanayisinde kullanılan ve Mardin-Mazıdağı'nda çıkarılan fosfattır.
Fosfat, Türkiye'de tarımsal verimlilik için vazgeçilmez olan yapay gübre üretiminde kullanılan ana hammaddedir. Ülkemizde işletilebilir tek önemli rezervi Mardin-Mazıdağı'nda bulunmasına rağmen, bu rezervler iç talebi karşılayamadığı için büyük oranda Fas, Tunus gibi ülkelerden ithal edilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kullanım alanını belirleme
Madenin yapay gübre sanayisinin temel hammaddesi olduğu tespit edilir.
Soruda madenin tarımsal verimlilik için kritik önemi vurgulanmaktadır.
2
Çıkarım alanını doğrulama
Mardin'in Mazıdağı ilçesi Türkiye'deki tek önemli fosfat yatağıdır.
Türkiye'de fosfat rezervleri oldukça sınırlıdır ve Mazıdağı bu konuda sembolleşmiş bir merkezdir.
3
Dış ticaret durumunu analiz etme
Türkiye fosfat ihtiyacının büyük kısmını Kuzey Afrika ülkelerinden ithal etmektedir.
Yerli üretimin yetersizliği ve tarım sektörünün yüksek talebi dışa bağımlılığı zorunlu kılmaktadır.

Key Concept

Fosfat madeninin Türkiye ekonomisindeki yeri, kullanım alanı ve dış ticaret statüsü.

Hints

1
Bu maden tarımsal gübre üretimiyle yakından ilişkilidir.
2
Türkiye'de bu madenin en önemli çıkarım ve işleme merkezi Mardin'dir.
3
Mardin-Mazıdağı yatakları yetersiz kaldığı için Fas ve Tunus gibi ülkelerden ithalat yapılır.

Practice More

Türkiye'de madenlerin çıkarıldığı yerler ile işlendiği tesislerin (Samsun-Bakır, Elazığ-Krom vb.) eşleştirilmesi konusuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 47Question →

Türkiye’de hayvancılık ve ormancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı, üretim yöntemleri ve ekonomiye katkıları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'nin toplam süt ve kırmızı et üretiminde, hayvan sayısının sığırlardan çok daha fazla olması nedeniyle küçükbaş hayvanlar ilk sırada yer alır.

Answer

Türkiye'nin toplam et ve süt üretiminde, hayvan sayısının sığırlardan çok daha fazla olması nedeniyle küçükbaş hayvanların ilk sırada yer aldığı ifadesi yanlıştır.
Türkiye’de koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanların toplam sayısı sığır sayısından (yaklaşık 2,5-3 kat) daha fazladır. Ancak sığırların (özellikle kültür ve melez ırkların) hem süt hem de et verimi koyunlara kıyasla çok daha yüksek olduğu için, Türkiye’nin toplam hayvansal üretiminin (süt ve kırmızı et) yaklaşık %90'ı sığırlardan elde edilir. Dolayısıyla hayvan sayısının fazla olması, o grubun toplam üretimde ilk sırada yer alması anlamına gelmez.

Step-by-Step Solution

1
Hayvancılık türlerinin doğal bitki örtüsü ve iklimle olan bağının analiz edilmesi.
İç kesimlerde bozkır-küçükbaş, mera hayvancılığında ise iklim-verim ilişkisinin coğrafi gerçeklerle örtüştüğü görülür.
Geleneksel hayvancılık faaliyetleri doğrudan doğal çevre koşullarına göre şekillenir.
2
Modern hayvancılık yöntemlerinin kuruluş yeri ve üretim istikrarının değerlendirilmesi.
Besi ve ahır hayvancılığının iklimden bağımsız olduğu ve pazar odaklı olarak büyükşehir çevrelerinde geliştiği saptanır.
Modern yöntemlerde yemleme ve kapalı alan kullanımı doğal sınırlamaları ortadan kaldırır.
3
Hayvan sayısı ile toplam üretim verileri arasındaki ilişkinin karşılaştırılması.
Sığır sayısının koyun sayısından az olmasına rağmen (yaklaşık 17 milyon sığıra karşı 45+ milyon koyun), sığırların süt ve et veriminin çok daha yüksek olması nedeniyle toplam üretimde sığırların %90 civarında paya sahip olduğu sonucuna varılır.
Ekonomik verimlilik sadece sayıya değil, birim hayvandan alınan verime bağlıdır.

Key Concept

Hayvancılıkta Sayı ve Verim İlişkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 48Question →

Türkiye'de tarım arazilerinin kullanımında "optimum arazi kullanımı" ve "karşılaştırmalı üstünlük" ilkeleri gereği, bazı sanayi bitkilerinin ekim alanları doğal ve beşerî faktörlerin senteziyle sınırlandırılmaktadır. Bu sınırlandırmalar; ürünün ekolojik isteklerinden kalite standartlarına, lojistik maliyetlerinden uluslararası güvenlik protokollerine kadar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki sanayi bitkileri ve üretimini yönlendiren/sınırlayan temel faktör eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tütün: Toprak seçiciliği ve besin ihtiyacı çok yüksek bir bitki olduğu için sadece mineralce zengin alüvyal taban arazilerde, yüksek ihracat kalitesi yakalamak amacıyla ekiminin teşvik edilmesi.

Answer

Tütünün toprak seçiciliğinin yüksek olduğu ve verimli alüvyal taban arazilerde üretiminin teşvik edildiği bilgisi yanlıştır; aksine tütün kıraç arazilerde daha kaliteli yetişir ve devlet bu alanları tercih eder.
Tütün, toprak seçiciliği oldukça düşük olan ve zayıf arazilerde bile yetişebilen bir bitkidir. Ancak Türkiye'de tütün ekim alanlarının devlet tarafından kontrol edilmesinin temel nedeni 'Kalite'dir. Verimli taban arazilerde (alüvyal ovalar) yetişen tütünlerin aroması düşer ve yaprak yapısı bozulur; bu yüzden ihracat değeri olan yüksek kaliteli tütünler kıraç yamaç arazilerde yetiştirilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Sanayi bitkilerinin ekolojik ve beşerî sınırlayıcılarını analiz etme
Şeker pancarının lojistik (bozulabilirlik), haşhaşın siyasi (BM anlaşmaları), pamuğun iklimsel (yaz kuraklığı) ve çayın ekolojik (asidik toprak) sınırlamaları doğrudur.
Her ürünün coğrafi dağılımını belirleyen kritik bir baskın faktör vardır.
2
Tütün bitkisinin toprak ve kalite ilişkisini değerlendirme
Tütün toprak seçiciliği en az olan bitkilerden biridir (kıraç, zayıf topraklarda bile yetişir). Kalite açısından bakıldığında, taban (alüvyal) arazilerde tütünün yaprakları kaba, aroması ise düşük olur.
Tütünde kalite standartları, bitkinin stres altında (yamaç ve kıraç arazilerde) yetişmesiyle doğrudan ilişkilidir.
3
Devletin tütün politikası ile seçenek arasındaki çelişkiyi saptama
Devlet, verimli taban arazileri temel gıda maddelerine (sebze, meyve, mısır vb.) ayırmak ve tütünde yüksek ihracat kalitesini korumak için taban arazilerde tütün ekimini yasaklamış veya kısıtlamıştır.
Yanlış olan seçenek, tütünün sanki çok nazlı bir bitkiymiş gibi verimli ovalara ihtiyaç duyduğunu iddia etmektedir.

Key Concept

Tarımsal Üretimde Kalite ve Toprak İlişkisi (Tütün Örneği)

Hints

1
Şeker pancarı gibi ürünlerde fabrikanın yerini hammadde belirlerken, tütünde ekim alanını 'kalite' belirler.
2
Bir bitkinin 'her yerde yetişebilmesi' ile 'her yerde kaliteli yetişmesi' arasındaki farkı düşünün.
3
Tütün taban arazilerde (ovalarda) yetiştiğinde yaprakları çok büyür ancak aroması (kokusu) zayıflar, bu da dış pazar değerini düşürür.

Practice More

İntensif (modern) tarım yöntemlerinin uygulandığı ürünlerde (mısır, ayçiçeği vb.) sulamanın bölgesel üretim liderliğini nasıl değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 49Question →

Türkiye'de maden işleme tesislerinin yer seçimi üzerinde hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım imkanları gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bazı madenler çıkarıldıkları bölgede işlenirken, bazıları ise hammadde kaynağına uzak ancak ulaşım veya enerji imkanları bakımından avantajlı bölgelere taşınmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen maden işleme tesisi ve bu tesisin yer seçiminde etkili olan temel faktör eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İskenderun Demir-Çelik Fabrikası - Enerji kaynağına yakınlık

Answer

İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş yeri seçiminde belirleyici faktör enerji kaynağı değil, ulaşım ve liman imkanlarıdır.
İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın yer seçiminde etkili olan temel faktör enerji kaynağına yakınlık değil, ulaşım ve liman imkanlarıdır. Türkiye'deki demir-çelik fabrikalarından Karabük ve Ereğli tesisleri taşkömürü yataklarına yakınlık (enerji) nedeniyle kurulmuşken, İskenderun tesisi deniz yoluyla taşımacılığın sağladığı avantajlar nedeniyle tercih edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sanayi tesislerinin kuruluş yerlerini etkileyen faktörleri analiz etme.
Hammadde (kaynağa yakınlık), Enerji (yakıt kaynağına yakınlık), Ulaşım (liman/demiryolu avantajı) gibi temel faktörler belirlendi.
Madenlerin işlenme süreçleri bu faktörlerin maliyet dengesine göre belirlenir.
2
İskenderun'daki tesisin konumunu ve bölgenin kaynaklarını değerlendirme.
İskenderun'da taşkömürü (enerji) veya demir (hammadde) yatakları bulunmamaktadır.
Hammadde Sivas/Malatya'dan, enerji kaynağı ise Zonguldak'tan veya yurt dışından deniz yoluyla gelmektedir.
3
Tesisin kuruluş nedenini saptama.
İskenderun'un derin ve geniş hinterlanda sahip bir liman şehri olması, ulaşım maliyetlerini düşüren temel faktördür.
Bu durum, tesisin yer seçiminde ulaşım faktörünün (liman) ön plana çıktığını kanıtlar.

Key Concept

Maden İşleme Tesislerinin Kuruluş Yeri Faktörleri

Practice More

Demir-çelik fabrikalarının hammadde (Sivas/Malatya) ve işleme merkezleri (Karabük/İskenderun) arasındaki akışı harita üzerinde incelemek kalıcılığı artıracaktır.
Estimated Time:1m 0s
Question 50Question →

Türkiye'nin dış ticaret verileri analiz edildiğinde, ihracatın yaklaşık 90%−95%90\%-95\% gibi çok büyük bir kısmını sanayi ürünlerinin oluşturduğu görülmektedir. Buna karşın, ithalat giderlerinin yaklaşık 75%−80%75\%-80\% 'ini enerji, hammadde ve yarı mamul maddeleri kapsayan "ara malları" grubu oluşturmaktadır. Bu durum, Türkiye ekonomisi ile ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisini doğrudan kanıtlar?

Show answer & explanation

Answer: Ülkenin sanayi üretiminde ve ihracatında dışa bağımlılık oranı yüksektir.

Answer

Ülkenin sanayi üretiminde ve ihracatında dışa bağımlılık oranının yüksek olması
Türkiye'nin ithalat yapısında en büyük payı alan ara malları; enerji (petrol, doğalgaz), hammadde ve yarı mamul maddeleri kapsamaktadır. Bu ürünlerin ithalat oranının bu denli yüksek olması, ülkede sanayi üretiminin ve dolayısıyla ihracatın devam edebilmesi için dışarıdan gelen girdilere olan ihtiyacın (bağımlılığın) çok yüksek olduğunu kanıtlar. Bu durum, sanayi üretimi arttıkça ithalatın da artmasına neden olan yapısal bir döngüdür.

Step-by-Step Solution

1
Dış ticaret verilerindeki ithalat kalemlerinin (ara malı, yatırım malı, tüketim malı) oransal dağılımını analiz edin.
İthalatın yaklaşık dörtte üçünün (75%−80%75\%-80\%) ara mallarından (enerji ve hammadde) oluştuğu görülür.
Üretim sürecinde kullanılan temel girdilerin kaynağını belirlemek için.
2
Ara malları ithalatının yüksek olmasının sanayi üretimi üzerindeki etkisini değerlendirin.
Sanayi üretiminin gerçekleşmesi ve ihracatın devam edebilmesi için dışarıdan hammadde ve enerji alımının zorunlu olduğu sonucuna ulaşılır.
Üretim ve ithalat arasındaki yapısal bağımlılığı anlamak için.
3
Bu yapısal durumun dış ticaret dengesi üzerindeki temel sonucunu belirleyin.
İhracat artsa bile üretim için gerekli ithalatın da artması, dışa bağımlılığı ve ticaret açığını besleyen temel unsurdur.
Ekonomik verileri doğru yorumlamak için.

Key Concept

Türkiye'nin dış ticaret yapısında ara malı (enerji ve hammadde) ithalatına olan yapısal bağımlılık.
Question 51Question →

Türkiye'de yürütülen bölgesel kalkınma projeleri içerisinde yer alan Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP); Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsamaktadır. Bu projenin temel hareket noktası, bölgedeki doğrudan ekonomik büyüme hedeflerinden ziyade, havzada yaşanan kirlilik, erozyon ve taşkın gibi çevresel sorunların kontrol altına alınarak sürdürülebilir bir gelişim zemini hazırlanmasıdır.

Buna göre, YHGP'nin temel stratejileri ve havzanın ekolojik hassasiyeti göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu proje kapsamında uygulanması beklenemez?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut meraların, tarımsal verimliliği ve ihracat potansiyelini artırmak amacıyla sürülerek entansif (yoğun) tarım arazilerine dönüştürülmesi

Answer

Mevcut meraların, tarımsal verimliliği ve ihracat potansiyelini artırmak amacıyla sürülerek entansif (yoğun) tarım arazilerine dönüştürülmesi uygulaması YHGP'nin erozyonla mücadele hedefiyle çeliştiği için beklenemez.
Meraların sürülerek tarım arazisine dönüştürülmesi, toprağı bir arada tutan ve dış kuvvetlere karşı koruyan doğal bitki örtüsünün tahrip edilmesine yol açar. Bu durum özellikle eğimli yamaçlarda erozyonu hızlandırarak akarsu havzasına sediment taşınımını artırır. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) en temel önceliklerinden biri erozyonla mücadele ve sediment kontrolü olduğu için, meraların tarıma açılması projenin ekolojik sürdürülebilirlik felsefesiyle tamamen çelişmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Projenin temel karakterini belirleme
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) öncelikle havza yönetimi ve çevresel rehabilitasyon (kirlilik, erozyon, taşkın kontrolü) odaklı olduğu saptanır.
Soruyu doğru analiz etmek için projenin sadece bir ekonomik büyüme projesi değil, bir ekolojik koruma ve planlama projesi olduğu anlaşılmalıdır.
2
Ekolojik risk analizi yapma
Meraların sürülerek tarım arazisine dönüştürülmesinin, toprağın doğal örtüsünü yok ederek erozyonu şiddetlendireceği belirlenir.
YHGP'nin en büyük sorunlarından biri olan Yeşilırmak'ın taşıdığı yüksek sediment miktarı (erozyon), meraların korunmasını zorunlu kılar.
3
Stratejik uyumluluğu denetleme
Taşkın kontrolü, kirlilikle mücadele ve ağaçlandırma gibi diğer seçeneklerin projenin 'havza koruma' vizyonuna uygun olduğu görülür.
Seçenekler arasında projenin ana çıkış noktası olan 'erozyonla mücadele' ilkesine doğrudan zarar veren uygulama tespit edilmelidir.

Key Concept

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin (YHGP) Havza Yönetimi ve Ekolojik Sürdürülebilirlik Odaklı Yapısı

Hints

1
YHGP, bölgedeki ekonomik büyümeden önce havzanın en büyük sorunları olan erozyon, kirlilik ve taşkın gibi çevresel kısıtları çözmeyi amaçlar.
2
Erozyonu artıran veya suyun kalitesini bozan her türlü faaliyet, bu projenin temel koruma stratejisiyle uyuşmaz.
3
Meraların sürülmesinin (mera bozma) toprak erozyonu üzerindeki negatif etkisini ve Yeşilırmak'ın en temel sorununun sediment taşınımı olduğunu hatırlayın.

Practice More

YHGP kapsamında yer alan iller ile DOKAP'ın genişletilme sürecinde eklenen iller arasındaki benzerlikleri harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 52Question →

Türkiye'de özellikle Elazığ (Guleman) ve Muğla (Fethiye-Köyceğiz) çevresinde yoğun olarak çıkarılan, demir-çelik sanayisinde demirin sertleştirilmesinde ve paslanmaz çelik üretiminde kullanılan maden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Krom

Answer

Türkiye'de Elazığ ve Muğla çevresinde çıkarılan, paslanmaz çelik üretiminde kullanılan maden Kromdur.
Doğru yanıt olan maden, metalurji sanayisinin temel taşlarından biridir. Elazığ (Guleman) ve Muğla (Fethiye-Köyceğiz) yatakları Türkiye'nin en büyük rezervlerine sahiptir. Bu maden, demiri paslanmaya karşı dayanıklı hale getirdiği için çelik üretiminde vazgeçilmezdir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen kullanım alanını analiz etme
Paslanmaz çelik üretimi ve demirin sertleştirilmesi.
Bu özellikler metalurji sanayisinde kromun temel işlevidir.
2
Çıkarım sahalarını kontrol etme
Elazığ (Guleman) ve Muğla (Fethiye).
Türkiye'deki en zengin krom yatakları bu iki bölgede yoğunlaşmıştır.

Key Concept

Madenlerin Coğrafi Dağılışı ve Sanayideki Kullanım Alanları
Estimated Time:45s
Question 53Question →

Türkiye'de ipek böcekçiliği faaliyetlerinin coğrafi dağılımında zaman içerisinde belirgin bir değişim yaşanmıştır. 1990'lı yılların başına kadar yaş ipek kozası üretiminin büyük bir kısmını karşılayan Marmara Bölgesi (özellikle Bursa, Bilecik ve Sakarya çevresi), günümüzde bu liderliğini Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne (özellikle Diyarbakır) kaptırmıştır.

İpek böcekçiliği faaliyetlerinde yaşanan bu mekânsal değişimde aşağıdakilerden hangisinin etkisi daha azdır?

Show answer & explanation

Answer: Marmara Bölgesi'ndeki iklim koşullarının ipek böceği yetiştiriciliği için elverişsiz hale gelmesi

Answer

Marmara Bölgesi'ndeki iklim koşullarının elverişsiz hale gelmesi
İpek böcekçiliğinin Marmara'dan Güneydoğu Anadolu'ya kaymasının temel nedeni iklimin değişmesi değildir. Marmara Bölgesi'nde iklim hala bu faaliyet için uygundur; ancak sanayileşme, şehirleşme, yüksek iş gücü maliyetleri ve alternatif sektörlerin daha yüksek kazanç sağlaması gibi ekonomik nedenler bu faaliyetin bölgedeki varlığını azaltmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Üretim alanlarındaki mekânsal değişimin karakterini analiz et
İretim, gelişmiş bir sanayi bölgesinden (Marmara), gelişmekte olan bir tarım bölgesine (Güneydoğu Anadolu) kaymıştır.
Bu durumun nedenleri genellikle ekonomik maliyetler ve arazi kullanım rekabeti ile ilgilidir.
2
Seçeneklerdeki faktörleri 'doğal' ve 'beşeri/ekonomik' olarak sınıflandır
İklim dışındaki tüm seçenekler (sanayileşme, gelir farkı, teşvikler, iş gücü) beşeri ve ekonomik nedenlerdir.
Ekonomik coğrafyada üretim alanlarının kayması nadiren kısa vadeli iklim değişimlerine, sıklıkla ise ekonomik rant değişimlerine bağlıdır.
3
İklim faktörünün geçerliliğini sorgula
Marmara Bölgesi'nde dut ağaçlarının yetişmesini veya ipek böceklerinin yaşamasını engelleyecek dramatik bir iklim değişikliği yaşanmamıştır.
Bölgede ipekli dokuma sanayisi hala devam etmekte, ancak hammadde ihtiyacı diğer bölgelerden karşılanmaktadır.

Key Concept

Hayvancılık Faaliyetlerinde Bölgesel Uzmanlaşma ve Mekânsal Değişim

Hints

1
Bir faaliyetin yapıldığı yerin değişmesi (mekânsal değişim), genellikle doğal koşullardan ziyade ekonomik karlılıkla ilgilidir.

Practice More

Türkiye'de kümes hayvancılığının dağılışı ile ipek böcekçiliğinin yeni dağılımı arasındaki 'pazara yakınlık' farkını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 54Question →

Türkiye'de tarım politikaları kapsamında hayata geçirilen "Havza Bazlı Destekleme Modeli" ile tarımsal üretimin planlanması, stratejik ürünlerde arz güvenliğinin sağlanması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı hedeflenmektedir. Bu model çerçevesinde, bir tarım ürününün bir bölgede ekolojik olarak yetişme koşullarına (iklim ve toprak uyumu) tam olarak sahip olmasına rağmen, o havzada desteklenen ürünler listesine alınmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölgedeki su potansiyeli ile ürünün su ihtiyacı arasındaki dengesizliği önleyerek yeraltı su kaynaklarını korumak

Answer

Bölgedeki su potansiyeli ile ürünün su ihtiyacı arasındaki dengesizliği önleyerek yeraltı su kaynaklarını korumak
Türkiye'de uygulanan 'Havza Bazlı Destekleme Modeli'nde temel amaç, su kısıtı olan bölgelerde su tüketimi yüksek olan ürünlerin (mısır, şeker pancarı, yonca vb.) ekimini kontrol altına almaktır. Örneğin İç Anadolu Bölgesi'nde iklim mısır yetişmesine uygun olsa da, yeraltı sularının aşırı çekilmesini önlemek amacıyla devlet, su kısıtı olan havzalarda bu ürünlere destek vermez veya kısıtlama getirir. Bu, tarımsal üretimin doğal kaynak potansiyeliyle uyumlu hale getirilmesi çabasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Havza Bazlı Destekleme Modeli'nin mantığını analiz etme
Bu model, sadece iklim ve toprak uyumuna değil, aynı zamanda o bölgedeki su kaynaklarının yeterliliğine ve stratejik ihtiyaca göre ürün seçimi yapar.
Türkiye'de tarımsal üretimi sınırlayan en önemli faktör su yetersizliğidir.
2
Ekolojik uyum ile destekleme arasındaki farkı değerlendirme
Bir ürünün bir yerde yetişebilmesi (örneğin Konya'da mısır yetiştirilmesi) onun her zaman destekleneceği anlamına gelmez. Eğer su kaynakları (yeraltı suyu) hızla tükeniyorsa, devlet o ürünü destekleme listesinden çıkararak çiftçiyi daha az su isteyen ürünlere yönlendirir.
Yeraltı su seviyesinin korunması ve tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması devletin öncelikli politikasıdır.
3
Doğru sonuca ulaşma
Destekleme dışı bırakma kararının temelindeki 'kaynak koruma' motivasyonu tespit edilir.
Kaynak-ürün dengesi, havza yönetiminin temelini oluşturur.

Key Concept

Havza Bazlı Destekleme Modeli ve Su Kısıtı İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de tarımda ürün seçimi yapılırken iklimin yanı sıra en kısıtlı kaynak olan 'su' faktörünü düşünün.
2
Havza Bazlı Destekleme Modeli, ürünleri sadece yetişebildikleri yerlere göre değil, oradaki su rezervlerine göre de sınıflandırır.
3
Özellikle Konya gibi kapalı havzalarda mısır ve şeker pancarı gibi çok su isteyen ürünlere yönelik kısıtlamaların nedenini hatırlayın.

Practice More

Türkiye'deki tarımsal sulama projelerinin (GAP, KOP) hangi havzalarda hangi ürün desenlerini değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 55Question →

Türkiye'de enerji üretim tesislerinin yer seçiminde; hammaddenin taşınma maliyeti, su kaynaklarına olan ihtiyaç, tüketim merkezlerine yakınlık ve ulaşım olanakları gibi çeşitli faktörler belirleyici rol oynamaktadır. Bazı santraller doğrudan kaynağın bulunduğu alana kurulurken, bazıları ise ithal imkânları veya tüketim talebi nedeniyle farklı bölgelerde konumlandırılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki elektrik enerjisi üretim tesislerinden hangisinin kuruluş yerinin belirlenmesinde hammaddeye yakınlık ilkesinin temel belirleyici olduğu söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Ambarlı Termik Santrali (İstanbul)

Answer

Ambarlı Termik Santrali, hammadde (doğal gaz) kaynağına yakınlığı nedeniyle değil, tüketim merkezine yakınlık ve ulaşım avantajları nedeniyle İstanbul'da konumlandırılmıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, İstanbul'daki tesisin yerli bir hammadde kaynağına sahip olmadığını, aksine enerjinin en çok tüketildiği devasa sanayi ve nüfus merkezine (pazara) yakınlığı nedeniyle tercih edildiğini belirtmektedir. Türkiye'de doğal gazın önemli bir kısmı ithal edildiğinden, Ambarlı gibi santraller hammaddeye yakınlık ilkesinden ziyade tüketim ve ulaşım odaklıdır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki santrallerin kullandığı enerji kaynaklarını belirle.
Soma (Linyit), Çatalağzı (Taş Kömürü), Hamitabat (Doğal Gaz - yerli), Ambarlı (Doğal Gaz - ithal), Sarayköy (Jeotermal).
Kuruluş yerinin hammaddeyle ilişkisini anlamak için önce kaynağın ne olduğunu bilmek gerekir.
2
Santrallerin konumları ile hammadde çıkarma alanlarını karşılaştır.
Soma, Çatalağzı, Hamitabat ve Sarayköy doğrudan kaynağın çıkarıldığı veya bulunduğu yerdedir. Ancak İstanbul'da doğal gaz çıkarımı yoktur.
Hammaddeye yakınlık, tesisin kaynağın çıktığı bölgeye kurulup kurulmadığını test eder.
3
Ambarlı Santrali'nin yer seçim kriterini analiz et.
İstanbul'un Türkiye'nin en büyük enerji tüketim merkezi olması ve liman olanakları, ithal doğal gaza dayalı bu santralin yer seçiminde ana etkendir.
Hammaddeye yakınlık dışındaki alternatif faktörleri (pazara yakınlık, ulaşım) doğrulamak için.

Key Concept

Enerji Santrallerinde Yer Seçimi Kriterleri

Hints

1
Bir santralin hammaddeye yakın olması için, kullanılan yakıtın o ilde veya çok yakınında çıkarılıyor olması gerekir.

Practice More

İthal doğal gaz ile çalışan diğer önemli santrallerin (Bursa-Ovaakça, İzmir-Aliağa gibi) yer seçim nedenlerini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 56Question →

Türkiye'nin dış ticaret verileri incelendiğinde, taşınan ürünlerin maddi değeri (USUS) baz alındığında en fazla kullanılan ulaşım sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Deniz yolu

Answer

Türkiye'nin dış ticaretinde (ithalat ve ihracat toplamında) taşınan yüklerin maddi değeri incelendiğinde, en büyük paya sahip olan ulaşım sistemi deniz yoludur.
Deniz yolu, uluslararası ticarette birim taşıma maliyetinin en düşük olduğu sistemdir. Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve büyük limanlara sahip olması, dış ticarette taşınan ürünlerin değer bazında yaklaşık %60'ının deniz yoluyla gerçekleşmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Ulaşım sistemlerinin maliyet ve kapasite özelliklerini karşılaştırın.
Deniz yolu, bir seferde en fazla yükü en düşük maliyetle taşıyan sistemdir.
Yol yapım ve bakım maliyetinin olmaması, deniz yolunu ekonomik kılar.
2
Türkiye'nin coğrafi konumunun ticarete etkisini değerlendirin.
Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin limanları, dış dünyaya açılan en önemli kapılardır.
Uluslararası ticarette okyanus ve deniz aşırı taşımacılık, küresel ticaretin temelini oluşturur.
3
Dış ticaret istatistiklerini (maddi değer bazında) analiz edin.
Deniz yolu toplam değerin yaklaşık %60'ını oluştururken, kara yolu %20-%25 civarındadır.
Ağır sanayi ürünleri, madenler ve kitlesel tüketim malları deniz yoluyla taşınır.

Key Concept

Dış Ticarette Ulaşım Sistemlerinin Payı

Hints

1
Bir ulaşım sisteminin ekonomik olması için aynı anda çok fazla yükü uzağa taşıyabilmesi gerekir.

Practice More

Türkiye'nin en büyük ihracat ve ithalat limanlarının hangileri olduğunu inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 57Question →

Mandalar, ter bezlerinin az olması nedeniyle vücut ısılarını dengelemek için günün önemli bir kısmını su veya çamur içerisinde geçirme ihtiyacı duyarlar. Bu fizyolojik özelliklerinden dolayı manda yetiştiriciliği Türkiye'de akarsu boylarında ve sulak alanların geniş yer kapladığı delta ovalarında yoğunlaşmıştır.

Güncel veriler ve coğrafi koşullar dikkate alındığında, Türkiye'de manda varlığı bakımından ilk sırada yer alan il aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Samsun

Answer

Türkiye'de manda varlığının en yüksek olduğu il Samsun'dur.
Samsun ili, bünyesinde barındırdığı Bafra ve Çarşamba gibi geniş delta ovaları ve bu alanlardaki sulak ekosistemler sayesinde manda yetiştiriciliği için en ideal şartlara sahiptir. TÜİK verilerine göre de uzun yıllardır Türkiye'deki manda sayısının en fazla olduğu il unvanını korumaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Mandaların doğal yaşam ihtiyaçlarının analiz edilmesi
Mandaların suya ve bataklık alanlara duyduğu ihtiyacın tespit edilmesi.
Hayvanın biyolojik özellikleri yetiştiricilik alanlarını belirleyen temel faktördür.
2
Sulak alanlar ve delta ovaları ile coğrafi eşleştirme yapılması
Kızılırmak ve Yeşilırmak nehirlerinin oluşturduğu Bafra ve Çarşamba ovalarının uygunluğunun saptanması.
Delta ovaları, mandalar için gerekli olan sulak mera ortamını sağlar.
3
TÜİK verilerinin kontrol edilmesi
Samsun ilinin manda nüfusu bakımından Türkiye lideri olduğunun doğrulanması.
KPSS soruları güncel istatistiki verilere dayanarak kesin bilgi gerektirir.

Key Concept

Manda Yetiştiriciliği ve Coğrafi Dağılışı

Hints

1
Bu hayvanın diğer adı 'su sığırı'dır; dolayısıyla delta ovalarının yaygın olduğu bir ili düşünmelisiniz.

Practice More

Türkiye'de ipekböcekçiliği ve arıcılığın yoğunlaştığı illeri de çalışarak hayvancılığın bölgesel dağılımını pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 58Question →

Seracılık, doğal yetişme devresi dışında, bitkilerin yetişme şartlarının yapay yollarla sağlandığı modern bir tarım yöntemidir. Türkiye'de kış ılıklığının ve güneşlenme süresinin fazla olduğu Akdeniz ve Güney Ege kıyı kuşağında bu faaliyet oldukça yoğunlaşmıştır. Ancak kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe seracılık faaliyetlerinin ekonomik cazibesi hızla azalmaktadır.

Bu durumun yaşanmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kış sıcaklıklarının düşmesine bağlı olarak ısıtma maliyetlerinin yükselmesi

Answer

Düşük kış sıcaklıkları nedeniyle ısıtma maliyetlerinin yükselmesi seracılığın iç kesimlerde ekonomik olmamasının temel nedenidir.
Seracılık faaliyetlerinde ürünlerin kış aylarında don zararından korunması ve gelişebilmesi için ortam sıcaklığının belirli bir seviyede tutulması gerekir. Akdeniz kıyılarında kışlar ılık geçtiği için ısıtma maliyeti düşüktür veya hiç yoktur. Ancak karasal iklimin hakim olduğu iç kesimlerde kış sıcaklıklarının çok düşük olması, seraların ısıtılması için gereken enerji miktarını ve dolayısıyla maliyeti aşırı artırarak faaliyeti ekonomik olmaktan çıkarır.

Step-by-Step Solution

1
Seracılığın temel gereksinimlerini belirle
Seracılık için en önemli şart kış ılıklığı ve yüksek güneşlenme süresidir.
Yapay ortamda sıcaklığı korumak dış ortam sıcaklığına doğrudan bağlıdır.
2
Kıyı ve iç kesimler arasındaki iklim farkını analiz et
Deniz etkisinden uzaklaştıkça karasallık artar ve kış sıcaklıkları 0∘C0^{\circ}C altına düşer.
Özel konum ve deniz etkisi kış ılıklığını sağlayan temel faktördür.
3
Maliyet analizi yap
İç kesimlerde serayı bitki için uygun sıcaklıkta (15−20∘C15-20^{\circ}C) tutmak için gereken yakıt gideri, ürünün piyasa değerini aşmaktadır.
Isıtma giderleri seracılıkta toplam maliyetin büyük kısmını oluşturur.

Key Concept

Seracılık ve İklim İlişkisi (Kış Ilıklığı)

Hints

1
Seracılıkta en temel hedef mevsim dışı üretim yapabilmektir.
2
Seraların içindeki bitkilerin donmaması için kışın ne yapılması gerektiğini düşünün.
3
Akdeniz'de kışın soba yakmadan durulabilirken, Ankara'da serayı ısıtmak için ne kadar yakıt harcanacağını kıyaslayın.

Practice More

Türkiye'de jeotermal enerji kaynaklarının seracılık faaliyetlerini iç kesimlerde nasıl etkilediğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 59Question →

Türkiye'de çıkarılan madenlerin kullanım alanları ve sanayideki işlevleri farklılık göstermektedir. Özellikle petrol ve doğal gaz sondaj kuyularının açılması sırasında, sondaj çamurunun yoğunluğunu artırmak ve basıncı dengelemek amacıyla kullanılan maden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Barit

Answer

Sondaj çamurunun yoğunluğunu artırmak amacıyla kullanılan maden barittir.
Barit madeni, yüksek yoğunluklu (yaklaşık 4.5g/cm34.5 g/cm^3) bir mineraldir. Bu özelliği sayesinde derin sondaj kuyularında çıkan yüksek basıncı dengelemek ve matkabı soğutmak için kullanılan çamurun ağırlığını artırır. Türkiye'de özellikle Alanya ve Gazipaşa çevresinde zengin yatakları bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen temel kullanım alanını analiz etme
Petrol ve doğal gaz kuyularında 'sondaj çamuru yoğunluğunu artırma' işlevi belirlendi.
Madenlerin karakteristik kullanım alanlarını bilmek, doğrudan doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
2
Bu işleve sahip madeni seçeneklerden belirleme
Barit madeninin yüksek özgül ağırlığa sahip olduğu ve bu amaçla kullanıldığı bilgisiyle eşleştirme yapıldı.
Barit, ismini Yunanca 'baros' (ağır) kelimesinden alır ve temel kullanım alanı sondaj sektörüdür.

Key Concept

Madenlerin Kullanım Alanları ve Karakteristik Özellikleri

Hints

1
Bu madenin en büyük özelliği isminin de çağrıştırdığı gibi 'ağır' olmasıdır.
2
Türkiye'de bu madenin en çok çıkarıldığı yer Antalya'nın doğu ilçeleridir.

Practice More

Barit madeninin çıkarıldığı ve işlendiği tesisleri (Antalya, İzmit, Elazığ) harita üzerinde çalışarak pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 60Question →

Bir yatırımcı, Türkiye'nin doğusundaki illerde büyükbaş hayvancılık üzerine modern bir entegre tesis kurmayı planlamaktadır. Bu yatırımcının bölgedeki hayvancılık odaklı teşviklerden ve altyapı desteklerinden en üst düzeyde yararlanabilmesi için aşağıdaki bölgesel kalkınma projelerinden hangisinin kapsamında hareket etmesi gerekmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Doğu Anadolu Projesi (DAP)

Answer

Doğu Anadolu Projesi (DAP), bölgenin temel ekonomik gücü olan hayvancılığı geliştirmeyi hedefler.
Doğu Anadolu Projesi (DAP), kapsadığı bölgenin en önemli ekonomik potansiyeli olan hayvancılığı modernize etmek, verimliliği artırmak ve bu sektöre dayalı sanayiyi geliştirmek amacıyla oluşturulmuştur. Bu nedenle hayvancılık üzerine tesis kuracak bir yatırımcının en uygun destekleri bulacağı proje budur.

Step-by-Step Solution

1
Yatırımın yapılacağı bölgeyi belirleyin.
Yatırımcı Türkiye'nin doğusundaki illerde (Doğu Anadolu) faaliyet gösterecektir.
Soruda yatırımın yapılacağı yer 'doğu illeri' olarak belirtilmiştir.
2
Ekonomik faaliyet kolunu analiz edin.
Yatırım alanı büyükbaş hayvancılık ve entegre tesislerdir.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin yüksek rakımı ve geniş meraları hayvancılık için en uygun alandır.
3
Bölge ve sektörü projelerle eşleştirin.
Doğu Anadolu illerini kapsayan ve hayvancılığı temel alan proje Doğu Anadolu Projesi (DAP)'tır.
DAP, bölgedeki meraların ıslahı ve hayvancılığın modern yöntemlerle yapılmasını teşvik eder.

Key Concept

Bölgesel kalkınma projelerinin temel amaçları ve uzmanlaştıkları sektörler.

Hints

1
Yatırımın yapılacağı yer ile projenin ismi coğrafi olarak uyumlu olmalıdır.
2
Hangi projenin temel çıkış noktası mera hayvancılığı ve et-süt ürünleri verimliliğidir?
3
Doğu Anadolu illerini (Erzurum, Kars vb.) kapsayan projeyi hatırlayın.

Practice More

Diğer projelerin (ZBK, KOP, DOKAP) ana amaçlarını ve hangi şehirleri kapsadığını bir tablo yaparak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 3 / 39Next
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 3 | Examkin