Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi

269 questions

Question 41Question →

Osmanlı Devleti’nin "Dağılma Dönemi" olarak adlandırılan 19.19. yüzyılda, milliyetçilik akımlarının etkisiyle Balkanlar'da birçok isyan çıkmış ve bu isyanlar diplomatik süreçlerle sonuçlanmıştır. Bu süreçte imzalanan aşağıdaki antlaşmalardan hangisi ile bir azınlık topluluğu Osmanlı Devleti'nden ayrılarak ilk kez tam bağımsızlık kazanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Edirne Antlaşması

Answer

Yunanistan'ın bağımsızlığını kazandığı Edirne Antlaşması
18291829 yılında Rusya ile imzalanan Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlığını kazanmıştır. Bu olay, Osmanlı Devleti'nden ayrılarak kendi bağımsız devletini kuran ilk azınlık topluluğu olması bakımından tarihi bir dönüm noktasıdır. Aynı antlaşmada Sırbistan'a özerklik verilmiş olsa da, tam bağımsızlık statüsü sadece Yunanistan için geçerli olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Milliyetçilik isyanlarının gelişimini analiz etme
Sırp İsyanı (18041804) ve Yunan İsyanı (18211821) gibi süreçlerin diplomatik sonuçlarını değerlendirmek.
Bağımsızlık sürecindeki aşamaları (imtiyaz, özerklik, bağımsızlık) birbirinden ayırmak gerekir.
2
Antlaşmaların kronolojik ve hukuki sonuçlarını karşılaştırma
18121812 Bükreş'te Sırplara imtiyaz verilmiş, 18291829 Edirne'de Yunanistan bağımsız olmuştur.
Soruda istenen 'ilk tam bağımsızlık' kriterini karşılayan olayı belirlemek için.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde azınlıkların bağımsızlık süreci ve Edirne Antlaşması'nın önemi
Question 42Question →

Osmanlı Devleti’nin 12991299-14531453 yılları arasını kapsayan Kuruluş Dönemi’nde, beylikten devlete geçiş süreci askeri zaferler ve idari kurumların oluşturulmasıyla hız kazanmıştır. Bu süreçte görev alan padişahlar ve gerçekleşen olaylar hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II.II. Murad döneminde imzalanan Edirne-Segedin Antlaşması ile Türklerin Balkanlar'daki kesin hakimiyeti tescillenmiş ve Avrupalıların Türkleri Balkanlar'dan atma ümidi tamamen sona ermiştir.

Answer

Edirne-Segedin Antlaşması'nın Balkanlar'daki Türk hakimiyetini kesinleştirdiği ifadesi yanlıştır; bu durum ancak 14481448 yılındaki II.II. Kosova Savaşı ile gerçekleşmiştir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 14441444 yılında imzalanan Edirne-Segedin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da toprak kaybettiği (Sırbistan'ın bağımsız olması gibi) ve Haçlı baskısı karşısında zaman kazanmak amacıyla imzaladığı bir savunma belgesidir. Balkanlar'daki Türk hakimiyetini kesinleştiren ve Avrupalıların Türkleri Balkanlar'dan atma umudunu tamamen yok eden gelişme ise 14481448 yılında kazanılan II.II. Kosova Zaferi'dir.

Step-by-Step Solution

1
Kuruluş dönemi padişah-olay eşleştirmelerini analiz et.
Seçeneklerdeki Orhan Bey, I.I. Murad, Yıldırım Bayezid ve Çelebi Mehmed'e ait bilgilerin tarihsel gerçeklikle uyumlu olduğu görülür.
Yanlış olan bilgiyi bulmak için her padişahın temel icraatlarını ve savaş sonuçlarını doğrulamak gerekir.
2
II.II. Murad dönemi gelişmelerinden Edirne-Segedin Antlaşması'nın niteliğini incele.
Edirne-Segedin Antlaşması (14441444), Osmanlı'nın Balkanlar'da zor durumda kaldığı bir dönemde Macarlarla yaptığı, Sırp Despotluğu'nun yeniden kurulmasını kabul ettiği ve toprak kaybettiği bir antlaşmadır.
Antlaşmanın 'kesin hakimiyet' sağlayıp sağlamadığını belirlemek, KPSS'de sıkça sorulan 'başarı vs. başarısızlık' ayrımını yapabilmek için kritiktir.
3
Balkanlar'daki 'kesin hakimiyet' kavramını tarihsel olayla eşleştir.
Türklerin Balkanlar'dan atılamayacağının kesinleşmesi 14481448 II.II. Kosova Savaşı ile gerçekleşmiştir.
Kronolojik ve stratejik olarak birbirine yakın olan Edirne-Segedin, Varna ve II.II. Kosova olaylarının sonuçlarını birbirinden ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Osmanlı Kuruluş Dönemi Siyasi ve İdari Gelişmeleri
Question 43Question →

Osmanlı Devleti'nin Yükselme Dönemi sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa, devletin stratejik gücünü artırmak amacıyla Don ve Volga nehirlerini bir kanal ile birleştirmeyi planlamıştır.

Aşağıdakilerden hangisi bu projenin gerçekleştirilmesiyle ulaşılmak istenen hedeflerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların geri alınması için üs oluşturmak

Answer

Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakların geri alınması için üs oluşturmak hedefi Sokullu Mehmet Paşa projeleri arasında yer almaz.
Don-Volga Kanal Projesi, 15691569 yılında Sokullu Mehmet Paşa'nın sadrazamlığı döneminde (II. Selim devri) hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Karlofça Antlaşması ise 16991699 yılında imzalanmış olup Osmanlı Devleti'nin büyük çapta toprak kaybettiği ilk antlaşmadır. Bir projenin amacı, henüz gerçekleşmemiş bir yüzyıl sonraki toprak kayıplarını telafi etmek olamaz.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve aktör analizi yapılması
Sokullu Mehmet Paşa 16.16. yüzyılın sonlarında (Yükselme Dönemi) görev yapmıştır.
Soruda bahsi geçen projelerin zaman dilimini belirlemek için gereklidir.
2
Don-Volga Kanal Projesi'nin amaçlarının değerlendirilmesi
Proje; Rusya'yı durdurmak, Orta Asya Türkleri ile birleşmek, İran seferlerinde donanma kullanmak ve İpek Yolu'nu canlandırmak amaçlarını taşır.
Seçeneklerin doğruluğunu kontrol etmek için projenin kapsamı bilinmelidir.
3
Kronolojik karşılaştırma yapılması
Karlofça Antlaşması 16991699 yılında (Duraklama Dönemi'nin sonu) imzalanmıştır.
Yükselme Dönemi'ndeki bir projenin, kendisinden yaklaşık 130130 yıl sonra gerçekleşecek bir kaybı önlemeye yönelik olması mümkün değildir.

Key Concept

Don-Volga Kanal Projesi ve Osmanlı Stratejik Vizyonu
Estimated Time:1m 15s
Question 44Question →

1515. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti ile Haçlı dünyası arasında imzalanan Edirne-Segedin Antlaşması (14441444) ve bu antlaşmayı takip eden siyasi gelişmelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Bu antlaşma ve sonucunda kazanılan Varna zaferiyle Türklerin Balkanlar'dan atılamayacağı kesin olarak tescil edilmiştir.

Answer

Türklerin Balkanlar'dan atılamayacağının kesinleşmesi ifadesi, Edirne-Segedin Antlaşması veya Varna Savaşı için değil, 14481448 yılındaki II. Kosova Savaşı için geçerlidir.
Türklerin Balkanlar'dan atılamayacağının kesinleşmesi ve Haçlıların savunmaya, Türklerin ise taarruza geçmesi durumu 14481448 II. Kosova Savaşı'nın sonucudur. Edirne-Segedin ve Varna süreci bu kesin sonuçtan bir önceki aşamayı temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Edirne-Segedin Antlaşması'nın içeriğini değerlendir.
14441444 yılında Macarlarla yapılan bu antlaşma, Osmanlı'nın Batı'da imzaladığı ilk barış antlaşmasıdır ve Balkanlarda bir süreliğine istikrar sağlamıştır.
Antlaşmanın önemini ve kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Antlaşma sonrası taht değişikliğini analiz et.
II. Murad tahtı oğlu II. Mehmed'e bırakmıştır. Bu durum Haçlıların antlaşmayı bozup saldırmasına (Varna Savaşı) neden olmuştur.
Olayların kronolojik ve neden-sonuç ilişkisini kurmak için gereklidir.
3
Savaşların sonuçlarını karşılaştır.
Varna Savaşı (14441444) bir savunma zaferidir ve devleti büyük bir tehlikeden kurtarmıştır. Ancak Balkan hakimiyetinin kesinleşmesi II. Kosova Savaşı (14481448) sonrasındadır.
Benzer sonuçlara sahip savaşların karıştırılmasını önlemek için gereklidir.

Key Concept

Kuruluş Dönemi Diplomasisi ve Savaş Sonuçları Ayrımı

Practice More

II. Kosova Savaşı'nın sonuçlarını Miryokefalon Savaşı ile karşılaştırarak 'Anadolu' ve 'Balkanlar' hakimiyetinin kesinleşmesi arasındaki benzerliği inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 45Question →

Osmanlı Devleti'nin XVII. yüzyıl siyasi ilişkileri çerçevesinde Avusturya ile imzaladığı 1664 Vasvar Antlaşması'na göre; Uyvar ve Neograd kaleleri Osmanlı hakimiyetinde kalmış, Avusturya ise Osmanlı Devleti'ne savaş tazminatı ödemeyi kabul etmiştir.

Bu antlaşmanın Osmanlı Devleti için taşıdığı en temel önem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avusturya karşısında askeri ve diplomatik üstünlüğün son kez sağlandığı antlaşma olması

Answer

Vasvar Antlaşması, Avusturya karşısında askeri ve diplomatik üstünlüğün son kez tescil edildiği antlaşmadır.
Vasvar Antlaşması, 1663-1664 Osmanlı-Avusturya savaşları sonunda imzalanmıştır. Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın Uyvar kalesini almasıyla sonuçlanan seferin ardından yapılan bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında son kez toprak kazandığı ve savaş tazminatı aldığı diplomatik kazanımdır.

Step-by-Step Solution

1
Vasvar Antlaşması'nın (1664) içeriğini değerlendirme.
Uyvar ve Neograd gibi kalelerin alınması ve Avusturya'nın savaş tazminatı ödemeyi kabul etmesi, Osmanlı Devleti'nin askeri bir başarı kazandığını gösterir.
Antlaşmanın Osmanlı lehine sonuçlanıp sonuçlanmadığını tespit etmek için gereklidir.
2
Kazanımları Duraklama Dönemi'ndeki diğer antlaşmalarla karşılaştırma.
Bucaş (en geniş sınır), Karlofça (büyük toprak kaybı) ve Zitvatorok (eşitlik) antlaşmalarıyla kıyaslandığında, Vasvar'ın Avusturya'ya karşı elde edilen son büyük üstünlük olduğu görülür.
Antlaşmanın Osmanlı siyasi tarihindeki özgün konumunu belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Duraklama Dönemi Osmanlı-Avusturya İlişkileri ve Vasvar Antlaşması
Estimated Time:1m 15s
Question 46Question →

XVII.XVII. yüzyılda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Rusya üzerine düzenlediği seferler sonucunda imzalanan ve Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki ilk resmî antlaşma olma özelliğini taşıyan belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması

Answer

Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki ilk resmî antlaşma Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması'dır.
Doğru yanıt olan Bahçesaray Antlaşması, 1681 yılında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Çehrin Seferi sonrası imzalanmış ve tarihe Rusya ile yapılan ilk resmî sözleşme olarak geçmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi aktörlerin ve dönemin belirlenmesi
Soru XVII.XVII. yüzyıl Osmanlı-Rus ilişkilerine odaklanmaktadır.
Soruda belirtilen 'ilk resmî antlaşma' ifadesi, diplomatik tarihteki başlangıç noktasını bulmamızı sağlar.
2
Kronolojik ve içeriksel eşleştirme yapılması
1681 yılında imzalanan Bahçesaray Antlaşması, Rusya ile yapılan ilk resmî düzenlemedir.
Diğer seçeneklerdeki antlaşmalar ya daha sonraki tarihlere (1700, 1711, 1774) aittir ya da Rusya ile doğrudan imzalanmamıştır (Karlofça).

Key Concept

Osmanlı-Rus Diplomatik İlişkilerinin Başlangıcı
Estimated Time:50s
Question 47Question →

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde (1299-1453) Balkanlar'da kalıcı egemenlik kurma sürecinde, Avrupa devletlerinin Türk ilerleyişini durdurmak amacıyla oluşturduğu Haçlı ittifaklarına karşı birçok savunma ve taarruz savaşı yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kuruluş Dönemi'nde Haçlı ittifaklarına karşı yapılan savaşlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Maltepe (Palekanon) Savaşı

Answer

Maltepe (Palekanon) Savaşı, Kuruluş Dönemi'nde Haçlı ittifakına karşı değil, doğrudan Bizans İmparatorluğu'na karşı yapılmıştır.
Maltepe (Palekanon) Savaşı, 1329 yılında Orhan Bey döneminde Bizans İmparatorluğu ile yapılmıştır. Bu savaşın temel amacı İznik kuşatmasını kırmak isteyen Bizans'ı durdurmaktır. Diğer seçeneklerdeki savaşlar ise (Sırpsındığı, Niğbolu, I. Kosova, Varna) geniş çaplı Avrupalı devletlerin bir araya gelerek oluşturduğu Haçlı ittifaklarına karşı yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki savaşların taraflarını ve amaçlarını analiz etmek
Sırpsındığı, I. Kosova, Niğbolu ve Varna savaşlarının Türkleri Balkanlar'dan atmak isteyen Haçlı ittifaklarına karşı yapıldığı tespit edilir.
Soruda belirtilen 'Haçlı ittifakı' kriterine uyan ve uymayan savaşları ayırmak gerekir.
2
Maltepe (Palekanon) Savaşı'nın rakiplerini belirlemek
Maltepe Savaşı (1329), Orhan Bey ile Bizans İmparatoru III. Andronikos arasında gerçekleşmiştir.
Maltepe Savaşı, İznik'in kuşatılmasını engellemek isteyen Bizans ile yapılmış bölgesel bir mücadeledir, Avrupa çapında bir ittifak içermez.

Key Concept

Osmanlı Kuruluş Dönemi Haçlı Savaşları (Haçlı Seferleri)

Alternative Method

Savaşların padişah eşleştirmelerini yaparak dönemlerini kontrol etmek de yardımcı olabilir; ancak temel ayrım 'Haçlı ittifakı' ile 'Bizans' ayrımıdır.
Estimated Time:1m 0s
Question 48Question →

Osmanlı Devleti'nin 18.18. yüzyılın başlarında Karlofça Antlaşması ile kaybettiği toprakları geri alma ümidini yitirmesine, mevcut toprakları koruma (savunma) politikasına yönelmesine ve Avrupa'nın üstünlüğünü kabul ederek Lale Devri ıslahatlarına başlamasına zemin hazırlayan diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pasarofça Antlaşması

Answer

Osmanlı Devleti'nin savunma politikasına geçişine ve Lale Devri'ne girmesine neden olan gelişme Pasarofça Antlaşması'dır.
Pasarofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Avusturya ve Venedik karşısında aldığı yenilgiler sonucunda 17181718 yılında imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Karlofça ile kaybettiği yerleri geri alma ümidini tamamen kaybetmiş ve elindeki toprakları korumaya yönelik bir 'savunma siyaseti' izlemeye başlamıştır. Bu askeri başarısızlık, Avrupa'nın üstünlüğünün ilk kez kabul edildiği ve teknik/kültürel yeniliklerin başladığı Lale Devri sürecine zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin siyasi hedeflerini analiz edin.
Osmanlı'nın 18.18. yüzyılın başındaki temel hedefi Karlofça (16991699) ile kaybedilen yerleri geri almaktır.
Politika değişikliğini anlamak için başlangıçtaki stratejik hedefi belirlemek gerekir.
2
17111711 Prut Antlaşması'nın etkisini değerlendirin.
Rusya'ya karşı kazanılan zafer, kaybedilen yerlerin geri alınabileceği ümidini artırmıştır.
Prut zaferi, savunma politikasına geçişin değil, tam tersi saldırı ümidinin devamının simgesidir.
3
17181718 Pasarofça Antlaşması'nın sonuçlarını inceleyin.
Avusturya karşısında alınan ağır yenilgi ile Belgrad gibi stratejik noktalar kaybedilmiş, Osmanlı Devleti artık kaybettiği toprakları geri alamayacağını anlamıştır.
Bu askeri başarısızlık, mevcut toprakları koruma (savunma) stratejisine geçişi zorunlu kılmıştır.
4
Antlaşmanın ıslahatlar üzerindeki etkisini bağdaştırın.
Batı'nın askeri ve teknik üstünlüğü kabul edilerek barış dönemine (Lale Devri) girilmiştir.
Dış politikadaki başarısızlık, içte Avrupa tarzı yeniliklerin kapısını aralamıştır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin 18.18. yüzyıl dış politikasındaki stratejik kırılma ve savunma politikasına geçişi.

Alternative Method

Antlaşmaların kronolojik sırasını ve Osmanlı'nın o dönemdeki psikolojik durumunu düşünerek eleme yapabilirsiniz: Prut 'ümit var', Pasarofça 'ümit bitti, savunma başladı', Küçük Kaynarca ise 'ağır çöküş' şeklinde kodlanabilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 49Question →

Osmanlı Devleti’nin Yükselme Dönemi’nde, II. Bayezid ile kardeşi Cem Sultan arasında yaşanan taht kavgası; Cem Sultan'ın önce Rodos Şövalyelerine, ardından Papalık'a sığınmasıyla büyük bir kriz halini almıştır. Bu süreçte Osmanlı Devleti, Avrupa'daki fetihlerini durdurmak ve Cem Sultan'ın serbest bırakılmaması için Avrupalı güçlere yıllık vergi ödemek zorunda kalmıştır.

Bu bilgiler ışığında, Cem Sultan Olayı’nın Osmanlı dış politikası üzerindeki etkisiyle ilgili ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bir iç meselenin uluslararası bir boyut kazanarak devletin hareket kabiliyetini kısıtladığı

Answer

Cem Sultan Olayı, bir iç meselenin uluslararası bir boyuta taşınarak Osmanlı Devleti'nin dış politikadaki etkinliğini ve fetih hızını kısıtladığı temel gerçektir.
Cem Sultan Olayı'nın tarihsel önemi, Şehzade'nin Papalık ve Avrupalı devletlerin eline geçmesiyle bir şantaj unsuru haline gelmesidir. Bu durum Osmanlı Devleti'nin Batı'ya yönelik akınlarını durdurmasına, pasif bir diplomasi izlemesine ve hatta şehzadenin bakımı için dış güçlere vergi ödemesine neden olmuştur. Bu nedenle bu süreç, 'Yükselme Dönemi içinde bir Duraklama' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın başlangıcını analiz etme
II. Bayezid ve Cem Sultan arasındaki taht kavgası bir iç mesele olarak başlamıştır.
Hanedan üyeleri arasındaki iktidar mücadelesi Osmanlı veraset geleneğinin bir parçasıdır.
2
Olayın boyut değiştirmesini inceleme
Cem Sultan'ın Rodos Şövalyeleri ve Papalık'a sığınması olayı uluslararası hale getirmiştir.
Dış güçlerin bir şehzadeyi rehin tutması, Osmanlı'ya karşı diplomatik bir koz sağlamıştır.
3
Dış politikaya etkisini değerlendirme
Fetihlerin durması ve vergi ödenmesi, devletin egemenlik haklarının kısıtlandığını gösterir.
Osmanlı, Batı'ya yönelik askeri harekat yaparsa Cem Sultan'ın serbest bırakılmasından veya desteklenmesinden çekinmiştir.

Key Concept

İç Sorunun Dış Soruna Dönüşmesi

Hints

1
Cem Sultan'ın sığındığı yerlerin (Rodos, Roma) Osmanlı'nın o dönemdeki rakipleri olduğunu düşünün.
2
Bir devletin içindeki iktidar mücadelesinin başka devletler tarafından bir koz olarak kullanılması diplomatik bir sorundur.

Practice More

Cem Sultan Olayı ile daha sonraki dönemlerde yaşanan Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı arasındaki benzerlikleri (iç sorunun dış soruna dönüşmesi) karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 50Question →

Osmanlı Devleti'nin XVIII. yüzyıl boyunca geri almak için büyük askeri ve diplomatik mücadeleler verdiği Kırım'ın, Rusya tarafından ilhak edildiğini resmen kabul ettiği ve bu gelişmeyle birlikte Osmanlı tarih yazımında "Gerileme Dönemi"nin sona erip "Dağılma Dönemi"nin başladığı kabul edilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yaş Antlaşması

Answer

Yaş Antlaşması
Yaş Antlaşması (17921792), Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanmış ve Osmanlı'nın Kırım üzerindeki tüm haklarından vazgeçerek buranın Rus toprağı olduğunu resmen tanıdığı belgedir. Bu olay stratejik bir dönüm noktası olduğu için Gerileme Dönemi'ni kapatıp Dağılma Dönemi'ni açan gelişme olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Kırım'ın elden çıkış aşamalarını kronolojik olarak analiz et.
17741774 Küçük Kaynarca (Bağımsızlık), 17791779 Aynalıkavak (Rus nüfuzu), 17831783 Rus işgali, 17921792 Yaş (İlhakın onayı).
Kırım'ın kaybı tek bir olayla değil, bir süreçle gerçekleşmiştir.
2
Siyasi dönemlendirmeyi belirle.
17921792 Yaş Antlaşması, Gerileme Dönemi'nin sonu ve Dağılma Dönemi'nin başlangıcıdır.
Bu tarih, Osmanlı'nın artık kaybettiği toprakları geri alma ümidini yitirip savunmaya ve varlığını korumaya (denge politikasına) geçtiği noktadır.

Key Concept

Kırım'ın Kaybedilme Aşamaları ve Siyasi Dönem Değişimi

Hints

1
Kırım'ın bağımsız olması ile bir başka devlete bağlanması farklı süreçlerdir.
2
Bu antlaşma 1787−17921787-1792 Osmanlı-Rus savaşını bitiren belgedir.
3
Gerileme dönemini bitiren ve XVIII. yüzyılın en son büyük antlaşmasıdır.

Practice More

Kırım'ın elden çıkış aşamalarını (Küçük Kaynarca - Aynalıkavak - İşgal - Yaş) bir tablo halinde çalışmak kronolojik soruları çözmenizi kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:1m 0s
Question 51Question →

Osmanlı Devleti, 18.18. yüzyılda kaybettiği toprakları geri alma ümidiyle girdiği savaşlarda zaman zaman askeri başarılar elde etmiştir. Özellikle 1736−17391736-1739 yılları arasında Rusya ve Avusturya'ya karşı kazanılan zaferler sonrasında imzalanan Belgrad Antlaşması, Osmanlı'nın bu yüzyıldaki son kazançlı antlaşması kabul edilir. Bu başarının elde edilmesinde Humbaracı Ahmet Paşa'nın askeri ıslahatlarının yanı sıra diplomatik alanda Fransa'nın arabuluculuğu da etkili olmuştur.

**Belgrad Antlaşması'ndaki arabuluculuğuna karşılık olarak Osmanlı Devleti tarafından Fransa'ya 17401740 yılında tanınan ve devletin uzun vadede ekonomik bağımsızlığını kaybetmesine yol açan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?**

Show answer & explanation

Answer: Kapitülasyonların padişahların saltanat süresiyle sınırlı olmaktan çıkarılarak sürekli hale getirilmesi

Answer

Kapitülasyonların padişahların saltanat süresiyle sınırlı olmaktan çıkarılarak sürekli hale getirilmesi
1739 Belgrad Antlaşması'ndaki arabuluculuğu karşılığında Fransa'ya tanınan imtiyazların (kapitülasyonlar) 1740 yılında yapılan bir düzenleme ile padişahların saltanat süresiyle sınırlı olmaktan çıkarılıp sürekli hale getirilmesi, Osmanlı Devleti'nin ekonomik çöküşünü hazırlayan en önemli diplomatik tavizlerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Belgrad Antlaşması'nın (1739) sonuçlarını analiz et.
Antlaşma Osmanlı lehinedir ancak diplomatik destek Fransa'dan alınmıştır.
Fransa'nın arabuluculuğu karşılığında bir ödün verilmesi gerekmektedir.
2
1740 kapitülasyon düzenlemesini hatırla.
I. Mahmud döneminde kapitülasyonlar süresiz (müebbet) hale getirilmiştir.
Bu durum, kapitülasyonların her padişah değişikliğinde yenilenme zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır.
3
Uzun vadeli ekonomik sonuçları değerlendir.
Osmanlı ekonomisi dış müdahalelere açık hale gelmiş ve yerli sanayi çökmüştür.
Sürekli hale gelen imtiyazlar, Osmanlı'yı Avrupalı devletlerin açık pazarı konumuna düşürmüştür.

Key Concept

1740 Kapitülasyonlarının Sürekliliği
Estimated Time:1m 15s
Question 52Question →

1402 yılında Timur ile Yıldırım Bayezid arasında gerçekleşen Ankara Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nde başlayan Fetret Devri sürecinde, Anadolu Türk siyasi birliği büyük ölçüde parçalanmış ve beylikler yeniden bağımsızlıklarını kazanmıştır. Buna rağmen aynı dönemde Balkan topraklarında büyük çaplı bir çözülme yaşanmaması ve gayrimüslim tebaanın devlete sadık kalmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Anadolu'da yeniden kurulan beyliklerin, Balkanlar'daki fetihleri korumak amacıyla Osmanlı şehzadeleriyle askeri iş birliği yapması

Answer

Anadolu beyliklerinin Balkanlar'daki Türk ilerleyişini korumak amacıyla Osmanlı şehzadeleriyle askeri iş birliği yapması söz konusu değildir; aksine bu beylikler kendi bağımsızlıkları için mücadele etmiştir.
Ankara Savaşı sonrası Anadolu beylikleri (Karamanoğulları, Germiyanoğulları vb.) Timur'un desteğiyle eski topraklarını geri alarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Fetret Devri boyunca bu beylikler Osmanlı'ya destek olmak yerine, şehzadeler arasındaki taht kavgalarına müdahale ederek Osmanlı'nın zayıf kalmasını stratejik bir hedef olarak görmüşlerdir. Dolayısıyla, Balkanlar'daki istikrarın nedeni Anadolu beyliklerinin desteği değil, Osmanlı'nın uyguladığı başarılı idari ve sosyal politikalardır.

Step-by-Step Solution

1
Ankara Savaşı'nın (1402) hem Anadolu hem de Balkanlar üzerindeki etkilerini karşılaştırın.
Anadolu'da siyasi birliğin bozulduğu, beyliklerin yeniden kurulduğu; Balkanlar'da ise idari yapının korunduğu görülür.
Sorunun kökenindeki temel zıtlığı anlamak için gereklidir.
2
Osmanlı'nın Balkanlardaki yönetim stratejilerini (İstimalet ve İskân) değerlendirin.
Bu politikaların halkın sadakatini sağladığı ve bölgeyi Türkleştirdiği saptanır.
İçsel istikrarın nedenlerini doğrulamak için gereklidir.
3
Dönemin Avrupa siyasi durumunu (Yüzyıl Savaşları) analiz edin.
Dış tehditlerin azaldığı ve Haçlı baskısının zayıfladığı anlaşılır.
Dışsal istikrar faktörlerini belirlemek için gereklidir.
4
Anadolu beyliklerinin Fetret Devri'ndeki tutumlarını inceleyin.
Beyliklerin Osmanlı'ya destek vermek yerine rakiplerini desteklediği veya topraklarını geri aldığı görülür.
Hatalı olan seçeneği kesinleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Fetret Devri ve Osmanlı'nın Balkan İstikrarı

Alternative Method

Soruya eleme yöntemiyle yaklaşılabilir: A, B ve E seçenekleri Osmanlı'nın temel kuruluş politikaları ve başarılarıdır. D seçeneği dünya tarihindeki eş zamanlı gelişmedir. C seçeneği ise 'Anadolu Beylikleri' ile 'Osmanlı' arasındaki rekabet gerçeğiyle (Ankara Savaşı'nın temel sebebiyle) taban tabana zıttır.
Estimated Time:1m 30s
Question 53Question →

XVII.XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü askeri başarısızlıklar ve disiplinsizlikler, padişahları köklü çözümler aramaya itmiştir. 16211621 yılında düzenlenen Hotin Seferi sırasında Yeniçerilerin sergilediği yetersizlik ve itaatsizlik üzerine II. Osman (Genç Osman), bu askeri birimi kaldırmayı ve yerine yeni bir ordu kurmayı düşünmüştür.

Bu gelişme, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Devletin askeri yapısında ıslahat yapılma ihtiyacının ortaya çıktığının

Answer

Askeri kurumların işleyişindeki bozulmanın fark edilmesiyle birlikte, orduda ıslahat (reform) yapılması gerekliliğinin anlaşılmasıdır.
Hotin Seferi sırasında yaşanan disiplin sorunları, Osmanlı ordusunun temelini oluşturan Yeniçeri Ocağı'nın artık savaşlarda etkisiz kaldığını kanıtlamıştır. II. Osman’ın ocağı kaldırma düşüncesi, devletin bu kurumsal çöküşü fark ettiğinin ve askeri alanda köklü bir ıslahat (reform) yapılması gerektiğinin doğrudan bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayı analiz etme
Hotin Seferi'nde Yeniçerilerin disiplinsizliği ve isteksizliği tespit edildi.
Sorunun kaynağının askeri sınıfın mevcut yapısı olduğunu belirlemek için.
2
Padişahın tepkisini değerlendirme
II. Osman'ın ocağı kaldırma fikri, mevcut sistemden umudun kesildiğini gösterir.
Geleneksel çözüm yollarının (disiplin cezası vb.) ötesinde radikal bir değişim arandığını anlamak için.
3
Genel sonuca ulaşma
Osmanlı'nın askeri kurumlarında köklü bir yenilenme/ıslahat ihtiyacı somutlaşmıştır.
Askeri başarısızlığın temelinde yatan kurumsal çöküşü ifade etmek için.

Key Concept

Duraklama Dönemi Islahat Arayışları ve Yeniçeri Ocağı'nın Bozulması

Hints

1
Hotin Seferi sırasında Yeniçerilerin savaşmak istememesinin padişah üzerindeki etkisini düşünün.
2
II. Osman'ın ocağı kaldırma planı, devletin askeri gücünün (ordunun) durumuna dair ne söyler?
3
Bir padişahın mevcut orduyu tamamen silip yerine yenisini kurmak istemesi, eski yapının 'ıslah' (iyileştirme) edilmesi gereken bir noktada olduğunu gösterir.

Practice More

II. Osman'ın bu fikrinin açığa çıkması sonucu yaşanan 'Haile-i Osmaniye' (II. Osman'ın katli) olayını ve sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 54Question →

Osmanlı Devleti, 18541854 yılında Kırım Savaşı ile başlayan dış borçlanma sürecinde mali dengesini koruyamamış ve 18751875 yılında yayımlanan Ramazan Kararnamesi ile borç taksitlerini ödeyemeyeceğini ilan etmiştir. 18811881 yılında ise alacaklı devletlerin baskısıyla yayımlanan Muharrem Kararnamesi doğrultusunda, devletin temel gelir kaynaklarını doğrudan yönetmek ve borç tahsilatını yapmak üzere uluslararası bir kurum kurulmuştur.

Osmanlı Devleti'nin ekonomik bağımsızlığını büyük ölçüde kaybetmesine ve mali yönetiminin yabancıların denetimine girmesine yol açan bu kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duyun-u Umumiye İdaresi

Answer

Osmanlı Devleti'nin maliyesine yabancı devletlerin el koymasıyla kurulan Duyun-u Umumiye İdaresi'dir.
Duyun-u Umumiye İdaresi, Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını ödeyememesi üzerine 18811881 yılında kurulan ve devletin en önemli gelir kaynaklarını (Rüsum-u Sitte) doğrudan tahsil eden uluslararası bir kuruluştur. Bu durum, Osmanlı maliyesinin yabancı denetimine girmesine ve ekonomik bağımsızlığın kaybedilmesine neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Mali kriz sürecini analiz et.
18541854'de başlayan dış borçlanmanın 18751875'de iflas (moratoryum) ile sonuçlandığı görülür.
Kurumun hangi şartlar altında kurulduğunu anlamak için tarihsel süreci belirlemek gerekir.
2
Muharrem Kararnamesi'nin sonucunu değerlendir.
18811881 yılında alacaklı devletlerin temsilcilerinden oluşan bir yönetim mekanizması kurulmuştur.
Muharrem Kararnamesi, Duyun-u Umumiye İdaresi'nin hukuki dayanağıdır.
3
Kurumun niteliğini tanımla.
Devletin vergi gelirlerine el koyan bu yapı, mali bağımsızlığın sona erdiğini kanıtlar.
Duyun-u Umumiye'nin 'devlet içinde devlet' gibi çalışması en belirgin özelliğidir.

Key Concept

Mali Egemenlik ve Duyun-u Umumiye
Estimated Time:1m 15s
Question 55Question →

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde (12991299-14531453) uygulanan fetih siyaseti çerçevesinde, Balkanlar'da Türk hakimiyetini sağlamlaştırmak ve Bizans ile Avrupa devletlerinden gelebilecek Haçlı saldırılarını önlemek amacıyla birçok önemli askeri sefer düzenlenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde Balkanlar'daki Türk varlığını kalıcı hale getiren askeri gelişmelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Otlukbeli Savaşı

Answer

Otlukbeli Savaşı, Yükselme Dönemi'nde Anadolu'nun doğusunda Akkoyunlu Devleti'ne karşı yapıldığı için Kuruluş Dönemi Balkan fetihleri arasında yer almaz.
Otlukbeli Savaşı, 14731473 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Akkoyunlu Devleti'ne karşı Doğu Anadolu bölgesinde yapılmıştır. Bu gelişme kronolojik olarak Yükselme Dönemi'ne girdiği ve coğrafi olarak Balkanlar'da gerçekleşmediği için Kuruluş Dönemi Balkan fetihlerinden biri değildir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapılması
Osmanlı Kuruluş Dönemi'nin 12991299-14531453 yılları arasını kapsadığı ve temel genişleme yönünün Balkanlar olduğu saptandı.
Soruda istenen dönemsel ve coğrafi sınırları netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki savaşların kronolojik ve coğrafi olarak incelenmesi
Sırpsındığı, Niğbolu, Varna ve II. Kosova savaşlarının tamamının Kuruluş Dönemi'nde Haçlılara karşı Balkanlar'da yapıldığı görüldü.
Kuruluş Dönemi askeri kronolojisini test etmek amaçlanmıştır.
3
Uyumsuz olan seçeneğin belirlenmesi
Otlukbeli Savaşı'nın 14731473 yılında (İstanbul'un fethinden sonra), Anadolu'nun doğusunda ve Yükselme Dönemi padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldığı belirlendi.
Hem dönem hem de coğrafi olarak Kuruluş Dönemi Balkan fetihleri kapsamı dışındadır.

Key Concept

Osmanlı Kuruluş Dönemi Askeri Gelişmeleri ve Dönem Ayrımı
Question 56Question →

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde gerçekleşen;

I. Padişahın yetkilerinin ilk kez bir belge ile sınırlandırılması,
II. Taşradaki yerel güçler olan Âyanların varlığının ve haklarının hukuken tanınması,
III. Dünya tarihindeki 12151215 tarihli Magna Carta (Büyük Şart) ile benzerlikler taşıması

gibi özelliklere sahip olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sened-i İttifak

Answer

Sened-i İttifak, Osmanlı Devleti'nde padişahın yetkilerini kısıtlayan ilk belge olması ve Ayanların varlığını tanıması bakımından Magna Carta'ya benzeyen gelişmedir.
Doğru cevap olan Sened-i İttifak, 18081808 yılında IIII. Mahmut ile Ayanlar arasında imzalanmıştır. Bu belge ile Osmanlı tarihinde ilk kez padişah kendi gücünün yanında başka bir gücü (Ayanları) tanımış ve yetkilerini sınırlandırmıştır. Bu yönüyle İngiliz tarihindeki Magna Carta ile büyük benzerlik gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihini ve taraflarını belirle.
18081808 yılında IIII. Mahmut ve Âyanlar arasında gerçekleşmiştir.
Soruda belirtilen özelliklerin kronolojik ve siyasi bağlamını oturtmak için gereklidir.
2
Belgenin niteliğini analiz et.
Bir sözleşme (misak) niteliğindedir; padişahın mutlak otoritesi ilk kez bir belgeyle paylaşılmıştır.
Osmanlı'daki ilk yetki sınırlaması olması en ayırt edici özelliğidir.
3
Dünya tarihi ile karşılaştırma yap.
İngiltere'de kralın yetkilerini soylular lehine sınırlayan Magna Carta ile yapısal benzerlik gösterir.
Öncüllerde verilen III. madde ile doğru cevabı teyit eder.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde Demokratikleşme Hareketlerinin İlk Adımı: Sened-i İttifak
Estimated Time:45s
Question 57Question →

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde Balkanlar'daki Türk ilerleyişini durdurmak amacıyla Avrupa devletleri tarafından birçok kez Haçlı orduları toplanmıştır. Osmanlı Devleti bu ordulara karşı savunma ve taarruz niteliğinde çeşitli savaşlar yapmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Kuruluş Dönemi'nde Haçlı ittifaklarına karşı kazanılan zaferlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Ankara Savaşı

Answer

Ankara Savaşı, bir Haçlı seferine karşı değil, Osmanlı Devleti ile Timur Devleti arasında gerçekleşmiştir.
Ankara Savaşı, 1402 yılında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur Devleti'nin hükümdarı Timur arasında yapılmıştır. Bu savaş, iki Türk ve Müslüman devletin Anadolu ve Türk dünyasındaki liderlik rekabetinden kaynaklanmıştır. Diğer seçeneklerdeki savaşlar ise doğrudan Balkanlar'daki Türk varlığını hedef alan Avrupalı Haçlı ordularına karşı yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki savaşların taraflarını belirleyin.
Sırpsındığı, I. Kosova, Niğbolu ve Varna savaşları Haçlı ittifaklarına karşı yapılmıştır.
Balkanlar'da ilerleyen Osmanlı Devleti'ni durdurmak isteyen Hristiyan birliğiyle yapılan savaşlardır.
2
Ankara Savaşı'nın taraflarını analiz edin.
Ankara Savaşı (1402), Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur arasında yapılmıştır.
Bu savaş, iki Türk-İslam devleti arasındaki liderlik mücadelesidir; dolayısıyla bir Haçlı savaşı değildir.

Key Concept

Osmanlı-Haçlı Savaşları ve Ankara Savaşı Ayrımı
Question 58Question →

XVI.XVI. yüzyılda imzalanan 15331533 İstanbul Antlaşması'nda Avusturya arşidükünün protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayılması kabul edilmişken, 16061606 yılında imzalanan Zitvatorok Antlaşması ile Avusturya arşidükünün "Sezar" unvanı ile doğrudan Osmanlı padişahına denk sayılması hükme bağlanmıştır.

Bu iki antlaşma arasındaki protokol farkı, Osmanlı Devleti'nin diplomasi anlayışındaki hangi değişimi doğrudan kanıtlamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Diplomatik ilişkilerde mütekabiliyet (karşılıklılık) esasına geçildiğini

Answer

Osmanlı Devleti'nin Avusturya üzerindeki mutlak siyasi üstünlüğünü kaybederek diplomatik eşitlik (mütekabiliyet) esasına geçtiği cevabı doğrudur.
Doğru yanıt, Osmanlı Devleti'nin 15331533 yılından beri elinde tuttuğu diplomatik üstünlüğü kaybederek Avusturya ile eşit statüye geldiğini belirten ifadedir. Protokolde padişahın sadrazam yerine krala denk sayılması, uluslararası hukukta karşılıklılık ilkesinin (mütekabiliyet) kabul edildiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
1533 İstanbul Antlaşması'nın protokol hükmü değerlendirilir.
Arşidükün sadrazama denkliği, Osmanlı padişahının Avrupa hükümdarlarından üstün olduğunu kanıtlar.
Osmanlı Devleti'nin zirve dönemindeki diplomatik üstünlüğünü anlamak için gereklidir.
2
1606 Zitvatorok Antlaşması'ndaki unvan değişikliği analiz edilir.
Arşidükün padişaha denk sayılması, önceki üstünlüğün sona erdiğini gösterir.
İki dönem arasındaki güç dengesi değişimini belirlemek için gereklidir.
3
Uluslararası ilişkiler kavramlarıyla eşleştirme yapılır.
İki devletin eşit statüde temsil edilmesi 'mütekabiliyet' (reciprocity) kavramıyla ifade edilir.
Diplomatik terminolojiyi doğru kullanmak için gereklidir.

Key Concept

Mütekabiliyet (Diplomatik Eşitlik)
Estimated Time:1m 30s
Question 59Question →

Osmanlı Devleti, XVIIIXVIII. yüzyılın sonlarından itibaren varlığını korumak amacıyla Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından yararlandığı "Denge Politikası"nı takip etmeye başlamıştır.

Buna göre Osmanlı Devleti, bu politikayı ilk kez aşağıdaki gelişmelerin hangisinde uygulamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Fransa'nın Mısır'ı işgal etmesi

Answer

Osmanlı Devleti'nin denge politikasını ilk kez uyguladığı olay Fransa'nın Mısır'ı işgal etmesidir.
Fransa'nın 17981798 yılında Osmanlı toprağı olan Mısır'ı işgal etmesi üzerine Osmanlı Devleti, bu saldırıyı tek başına savuşturamayacağını anlayarak İngiltere ve Rusya ile ittifak yapmıştır. Bu olay, Osmanlı diplomasi tarihinde 'Denge Politikası'nın ilk kez uygulamaya konulduğu gelişme olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Denge politikasının tanımını ve Osmanlı tarihindeki yerini hatırla.
Denge politikası, zayıflayan bir devletin büyük güçler arasındaki rekabetten yararlanarak ömrünü uzatma çabasıdır.
Soruda istenen 'ilk uygulama' noktasını bulmak için kavramın kronolojik başlangıcını tespit etmek gerekir.
2
XVIIIXVIII. yüzyıl sonu ve 1919. yüzyıl başındaki siyasi gelişmeleri kronolojik olarak karşılaştır.
17981798 yılında Napolyon'un Mısır'ı işgali, Osmanlı'nın İngiltere ve Rusya ile ittifak kurmasına ve denge politikasının doğmasına neden olmuştur.
Seçeneklerdeki diğer olaylar (18291829 Yunan bağımsızlığı, 18331833 Kavalalı isyanı, 18531853 Kırım Savaşı, 19081908 Bosna ilhakı) kronolojik olarak bu olaydan daha sonradır.

Key Concept

Denge Politikası Başlangıcı (17981798)
Estimated Time:45s
Question 60Question →

Osmanlı Devleti'nin Karadeniz'deki hakimiyetinin zayıflamasına yol açan Kırım'ın kaybı; bağımsızlık, özerklik (Rus yanlısı yönetim) ve ilhak aşamalarından oluşmaktadır. Bu tarihi sürecin dönüm noktalarını oluşturan antlaşmalar aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak gruplandırılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Küçük Kaynarca - Aynalıkavak Tenkihnamesi - Yaş

Answer

Kırım'ın kaybı sırasıyla Küçük Kaynarca Antlaşması, Aynalıkavak Tenkihnamesi ve Yaş Antlaşması aşamalarından geçmiştir.
Kırım'ın Osmanlı hakimiyetinden çıkışı kademeli bir süreçtir. 17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız olmuş (ancak dini açıdan halifeye bağlı kalmıştır), 17791779 Aynalıkavak Tenkihnamesi ile Rus yanlısı Şahin Giray'ın hanlığı kabul edilerek Rus etkisi artmış ve son olarak 17921792 Yaş Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edildiğini resmen tanımıştır.

Step-by-Step Solution

1
Bağımsızlık aşamasını belirle
17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması
Kırım bu antlaşma ile ilk kez siyasi olarak Osmanlı'dan koparak bağımsız olmuştur.
2
Özerklik ve Rus etkisinin arttığı aşamayı belirle
17791779 Aynalıkavak Tenkihnamesi
Bu düzenleme ile Rus yanlısı Şahin Giray'ın hanlığı tanınmış ve Rus nüfuzu kesinleşmiştir.
3
İlhak aşamasını belirle
17921792 Yaş Antlaşması
Osmanlı Devleti bu antlaşma ile Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu resmen kabul etmiştir.

Key Concept

Kırım'ın elden çıkış aşamaları
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 3 / 14Next