Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi

269 questions

Question 161Question

Osmanlı Devleti'nde 18.18. yüzyılda gerçekleştirilen askeri ıslahatların en önemli basamaklarından biri, I. Mahmud Dönemi'nde Fransız asıllı Humbaracı Ahmed Paşa'nın (Comte de Bonneval) topçu ocağını Batı tarzında düzenlemesi ve teknik eğitim veren 'Hendesehane'yi açmasıdır. Bu askeri modernleşme çalışmalarının sahada somut bir başarıya dönüştüğünü kanıtlayan en önemli siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 17391739 Belgrad Antlaşması ile Belgrad'ın Avusturya'dan geri alınması

Answer

Belgrad Antlaşması ile Belgrad'ın Avusturya'dan geri alınması, Batı tarzı askeri ıslahatların sahadaki en büyük başarısıdır.
I. Mahmud Dönemi'nde Humbaracı Ahmed Paşa tarafından modernize edilen topçu ocağı ve teknik eğitimlerin etkisiyle Osmanlı ordusu 173617391736-1739 savaşlarını kazanmıştır. Bu askeri başarı, Belgrad'ın geri alınmasını sağlayan 17391739 Belgrad Antlaşması ile taçlanmıştır; bu nedenle bu antlaşma askeri ıslahatların başarısının en net kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve ıslahatçı analizi yapılması
I. Mahmud dönemi ıslahatçısı Humbaracı Ahmed Paşa'nın (Comte de Bonneval) topçu ocağı ve teknik eğitim (Hendesehane) üzerine çalıştığı belirlenir.
Islahatların hangi tarihte ve hangi amaçla yapıldığını anlamak kronolojik hata yapmayı önler.
2
Islahatların askeri sonuçlarının değerlendirilmesi
Yapılan bu ıslahatların sonucunda Osmanlı ordusunun 173617391736-1739 savaşlarında Rusya ve Avusturya'yı mağlup ettiği görülür.
Askeri ıslahatın başarısı ancak savaş meydanındaki kazanımla (siyasi başarıyla) ölçülebilir.
3
Siyasi kazanımın belirlenmesi
17391739 Belgrad Antlaşması'nın, 18.18. yüzyılın Osmanlı lehine sonuçlanan son büyük antlaşması olduğu saptanır.
Belgrad'ın geri alınması, modernleşen ordunun gücünü kanıtlayan temel olaydır.

Key Concept

Askeri Islahatların Siyasi Başarıya Etkisi

Hints

1
Islahatların yapıldığı dönem ile başarının sağlandığı savaşın tarihlerini karşılaştırın.
2
Humbaracı Ahmed Paşa'nın 17301730 sonrası çalışmalarının hangi büyük antlaşmaya zemin hazırladığını düşünün.
3
Osmanlı'nın 18.18. yüzyılda imzaladığı 'son kazançlı antlaşma' olarak bilinen gelişmeyi hatırlayın.

Practice More

Belgrad Antlaşması'ndaki arabuluculuğu nedeniyle Fransa'ya verilen kapitülasyonların sürekli hale getirilmesi konusunu inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemini kullanarak, 17301730 yılından (I. Mahmud'un tahta çıkışı) önce gerçekleşen Prut ve Pasarofça'yı; yenilgiyle sonuçlanan Küçük Kaynarca ve Yaş seçeneklerini doğrudan eleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 162Question

Osmanlı Devleti'nde XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi), devletin hem içte hem de dışta çeşitli yapısal sorunlarla karşılaştığı ve bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla ilk sistemli ıslahat girişimlerinin yapıldığı bir dönemdir.

Bu dönemde gerçekleştirilen ıslahat hareketlerinin genel karakteri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ıslahatların bir özelliği olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa'daki askeri ve teknik gelişmelerin örnek alınarak Batılılaşma hareketlerinin başlatılması

Answer

Avrupa'nın askeri ve teknik gelişmelerinin örnek alınması XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) ıslahatlarının bir özelliği değildir; bu eğilim XVIII.XVIII. yüzyılda başlamıştır.
Doğru yanıt olan Avrupa'nın teknik ve askeri üstünlüğünün kabul edilmesi durumu, Osmanlı tarihinde ilk kez 17181718 Pasarofça Antlaşması'ndan sonra başlayan Lale Devri (XVIII.XVIII. yüzyıl) ile ortaya çıkmıştır. Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) ıslahatları ise tamamen yerli ve gelenekçi bir karakter taşır; sorunların çözümü 'Kanun-i Kadim' denilen eski Osmanlı düzenine dönmekte aranmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem belirlemesi yapma
Soru XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) ıslahatlarını sormaktadır.
Islahat özelliklerini ayırt etmek için hangi zaman dilimine ait olduğu bilinmelidir.
2
Dönemin ıslahat karakterini analiz etme
Bu dönemde henüz 'üstünlük' algısı yıkılmamıştır ve Batı etkisi yoktur; gelenekçi bir yapı hakimdir.
Osmanlı, bu yüzyılda hala kendini Avrupa'dan üstün gördüğü için onları örnek almamıştır.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Avrupa'yı örnek alma (Batılılaşma) seçeneği XVIII.XVIII. yüzyıla aittir.
Kronolojik ve niteliksel bir hata içeren seçeneğin doğru cevap olarak işaretlenmesi gerekir.

Key Concept

XVII.XVII. Yüzyıl Islahatlarının Karakteristiği ve Gelenekçilik

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın kendisinden üstün olduğunu kabul ettiği yüzyılı hatırlayın.
2
Duraklama dönemi ıslahatçıları (örneğin Koçi Bey ve Katip Çelebi) raporlarında çözümü Batı'da mı yoksa eski düzende mi aramışlardır?
3
Batılılaşma ve Avrupa etkisi Osmanlı'da XVIII.XVIII. yüzyılda başlamıştır; oysa soru XVII.XVII. yüzyılı sormaktadır.

Practice More

Lale Devri ıslahatları ile Duraklama Dönemi ıslahatlarını 'Batı etkisi' ve 'Eskiye dönüş' kavramları üzerinden karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 163Question

Yavuz Sultan Selim Dönemi'nde gerçekleştirilen Doğu seferleri sırasında, Osmanlı ordusu ile Dulkadiroğulları Beyliği arasında 15151515 yılında Turnadağ Savaşı yapılmıştır. Bu savaşın sonucunda Dulkadiroğulları Beyliği'nin Osmanlı topraklarına katılması, Türk tarihinde öncelikle aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesini sağlamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Anadolu Türk siyasi birliğinin kesin olarak sağlanması

Answer

Dulkadiroğulları Beyliği'nin Turnadağ Savaşı ile Osmanlı'ya katılması, Anadolu Türk siyasi birliğinin kesin olarak sağlanmasını sağlamıştır.
Turnadağ Savaşı (15151515), Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran zaferinden sonra dönüş yolunda gerçekleştirdiği bir savaştır. Bu savaşla Maraş ve çevresinde hüküm süren Dulkadiroğulları Beyliği'ne son verilmiş, böylece Anadolu'da Osmanlı egemenliği dışında bir beylik kalmamıştır. Bu durum tarihsel olarak 'Anadolu Türk siyasi birliğinin kesin olarak sağlanması' şeklinde tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Yavuz Sultan Selim'in Doğu politikasını analiz etmek
Yavuz Sultan Selim'in Safevi ve Memluk seferleri arasında Anadolu'daki beyliklerin durumunu netleştirmeye çalıştığı görülür.
Savaşın hangi stratejik plan dahilinde yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
Dulkadiroğulları Beyliği'nin konumunu değerlendirmek
Bu beylik, Osmanlı ve Memluk arasında bir tampon bölge oluşturmaktaydı ve Anadolu'daki son büyük bağımsız beylikti.
Beyliğin katılımının neden 'kesin birlik' anlamına geldiğini kavramak için gereklidir.
3
Turnadağ Savaşı'nın (15151515) siyasi sonucunu belirlemek
Beyliğin yıkılmasıyla Anadolu'da Osmanlı otoritesi dışında hiçbir Türk beyliği kalmamış, siyasi birlik tamamlanmıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için sonuç ilişkisi kurulur.

Key Concept

Anadolu Türk Siyasi Birliği (ATSB)

Hints

1
Turnadağ Savaşı'nın hangi beylikle yapıldığını ve o beyliğin Anadolu tarihindeki sırasını düşünün.

Practice More

Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran, Turnadağ ve Ridaniye savaşlarını sırasıyla sonuçlarıyla birlikte bir tablo üzerinden çalışmak kavram karışıklığını önleyecektir.
Estimated Time:45s
Question 164Question

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde (1919. yüzyıl), Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımının etkisiyle birçok azınlık topluluğu isyan etmiştir. Bu süreçte, Osmanlı Devleti'ne karşı isyan hareketini başlatan ilk topluluk ile bağımsızlığını kazanan ilk topluluk farklılık göstermektedir.

Buna göre, Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını kazanan ilk topluluk aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yunanlılar

Answer

Yunanlılar, 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazanan ilk topluluktur.
Yunanlılar, 1821'de başlayan isyan süreci sonunda, Rusya ile imzalanan 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsız bir devlet kuran ilk azınlık topluluğudur.

Step-by-Step Solution

1
Dağılma Dönemi'ndeki milliyetçilik isyanlarının başlangıcını ve sonuçlarını analiz et.
Sırpların 1804'te ilk isyanı başlatan, Yunanlıların ise 1829'da ilk bağımsız olan grup olduğu bilgisine ulaşılır.
İsyanın başlaması ile bağımsızlık sürecinin tamamlanması arasındaki kronolojik farkı ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki toplulukların bağımsızlık tarihlerini karşılaştır.
Kırım (1774 - 18. yy), Yunanistan (1829), Sırbistan-Karadağ-Romanya (1878), Bulgaristan (1908).
En erken tarihte (19. yüzyıl içinde) bağımsız olan topluluğu belirlemek sorunun cevabını verir.

Key Concept

Osmanlı Dağılma Dönemi'nde bağımsızlık kazanan azınlıkların kronolojisi

Hints

1
İlk isyan eden topluluk (Sırplar) ile ilk bağımsız olan topluluk aynı değildir.

Practice More

Sırp isyanının aşamalarını (imtiyaz, özerklik, bağımsızlık) gösteren antlaşmaları incelemek bu kavram karmaşasını giderecektir.
Estimated Time:45s
Question 165Question

XVII. yüzyıl Osmanlı devlet adamlarından Koçi Bey'in padişaha sunduğu risalesinde; devletin kötüye gidişinin nedeni olarak rüşvetin yaygınlaşması, liyakatsiz kişilerin göreve getirilmesi ve özellikle tımar sisteminin bozulmasıyla ordunun disiplinini kaybetmesi gösterilmiştir.

Bu raporun içeriği ve dönemin genel siyasi karakteri dikkate alındığında, XVII. yüzyıl (Duraklama Dönemi) boyunca gerçekleştirilen ıslahatların temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sorunların çözümünü Batılılaşmada değil, Kanun-ı Kadim olarak adlandırılan yükselme dönemi geleneklerine geri dönmekte araması

Answer

XVII. yüzyıl ıslahatlarının temel niteliği, sorunların çözümünü Batılılaşmada değil, Kanun-ı Kadim olarak adlandırılan geleneksel düzene geri dönmekte aramasıdır.
XVII. yüzyıl Osmanlı Devleti'nde yaşanan bozulmalara karşı geliştirilen çözüm önerileri tamamen içe dönüktür. Koçi Bey ve Katip Çelebi gibi isimler, devletin ancak Kanun-ı Kadim (Süleyman Peygamber ve I. Süleyman dönemi yasaları) ilkelerine geri dönülerek kurtulabileceğini savunmuşlardır. Bu nedenle bu dönem ıslahatları 'batılılaşma' içermez, aksine 'gelenekselci' bir yapıdadır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapılması
Sorunun XVII. yüzyıl (1579-1699) Duraklama Dönemi ile ilgili olduğu belirlendi.
Islahatların karakterini belirlemek için hangi yüzyılın şartlarının geçerli olduğunu bilmek gerekir.
2
Koçi Bey Risalesi'nin ve dönemin ıslahat mantığının incelenmesi
XVII. yüzyılda ıslahatçıların (Koçi Bey, Katip Çelebi, IV. Murad, Köprülüler) Batı'dan etkilenmediği, aksine 'eski güzel günlere' dönmeyi hedeflediği saptandı.
Dönem ıslahatlarının en belirgin özelliği gelenekselci (restorasyon) olmasıdır.
3
Diğer yüzyılların özelliklerinin elenmesi
Batılılaşma, Avrupa'dan uzman getirme ve teknik okullar gibi unsurlar XVIII. yüzyıl (Gerileme) ve XIX. yüzyıl (Dağılma) dönemlerine aittir.
Öğrencinin yüzyıllar arasındaki temel zihniyet farkını ayırt etmesi beklenir.

Key Concept

XVII. Yüzyıl Islahatlarının Karakteristiği (Kanun-ı Kadim)

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin Batı'nın üstünlüğünü ilk kez hangi yüzyılda (veya hangi dönemde) kabul ettiğini hatırlayın.

Practice More

XVII. yüzyıl ıslahatçılarının (IV. Murad, Tarhuncu Ahmed, Köprülüler) yöntemlerini, XVIII. yüzyılın teknik ıslahatlarıyla karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 166Question

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyılda milliyetçilik akımının etkisiyle karşılaştığı isyanlar, imparatorluğun toprak bütünlüğünü derinden sarsmıştır. Rusya ile yapılan savaşın ardından imzalanan 18291829 Edirne Antlaşması, bu sürecin en kritik diplomatik belgelerinden biri olarak kabul edilir.

**Buna göre, 18291829 Edirne Antlaşması'nın Osmanlı siyasi tarihi açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?**

Show answer & explanation

Answer: Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanmasıyla ilk kez bir azınlığın Osmanlı Devleti'nden ayrılması

Answer

Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanmasıyla ilk kez bir azınlığın Osmanlı Devleti'nden ayrılması
Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin dağılma sürecindeki en büyük darbelerden biridir; çünkü bu antlaşma ile Mora'da bağımsız bir Yunan Devleti kurulmuştur. Bu, Osmanlı'dan milliyetçilik etkisiyle ayrılan ilk azınlık devletidir ve diğer Balkan ulusları için de emsal teşkil etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
18291829 Edirne Antlaşması'nın tarihsel bağlamını belirle.
Antlaşmanın 182818291828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalandığı tespit edildi.
Sorunun cevabı için antlaşmanın hangi olayla ve ne zaman imzalandığını bilmek temel adımdır.
2
Antlaşma maddeleri içerisinde azınlıkların statüsünü analiz et.
Yunanistan'a bağımsızlık, Sırbistan'a özerklik verildiği belirlendi.
Osmanlı dağılma döneminde azınlıkların kopuş sürecindeki aşamaları (imtiyaz, özerklik, bağımsızlık) ayırt etmek gerekir.
3
Doğru sonucu diğer tarihi landmarklarla karşılaştır.
Yunan bağımsızlığının bir 'ilk' olduğu (ayrılan ilk azınlık) sonucuna varıldı.
KPSS formatında genellikle 'ilk'ler ve 'en önemli' sonuçlar sorgulandığı için bu karşılaştırma kritik öneme sahiptir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde Milliyetçilik İsyanları ve İlk Kopuşlar

Hints

1
Osmanlı'da bağımsızlığını kazanan 'ilk' azınlığı ve hangi antlaşma ile ayrıldığını düşünün.
2
Bükreş (18121812), Edirne (18291829) ve Berlin (18781878) antlaşmalarındaki statü sıralamasını (imtiyaz-özerklik-bağımsızlık) hatırlayın.
3
Yunanistan bu antlaşma ile tam bağımsız olurken, Sırbistan sadece özerklik kazanabilmiştir.

Practice More

Balkan devletlerinin bağımsızlık süreçlerini (Sırbistan, Yunanistan, Bulgaristan vb.) bir tablo üzerinde karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 167Question

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılını kapsayan Duraklama Dönemi'nde, merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte başkent İstanbul'da askeri nitelikli isyanlar baş göstermiştir. Bu isyanlar "İstanbul İsyanları" veya "Yeniçeri İsyanları" olarak adlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi XVII.XVII. yüzyılda görülen bu isyanların ortaya çıkışında etkili olan temel faktörlerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Maaşların ayarı düşük akçe (züyuf akçe) ile ödenmesi ve saray entrikalarının orduyu kışkırtması

Answer

Maaşların ayarı düşük akçe ile ödenmesi ve saray içindeki çekişmelerin askeri kışkırtmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, XVII.XVII. yüzyılın karakteristik ekonomik sorunu olan akçe devalüasyonunu (züyuf akçe) ve merkezi otoritenin zayıflamasıyla saray kadınları ile devlet adamlarının orduyu kendi emelleri için kullanmasını vurgular. Bu durum, dönemin ruhuna ve tarihsel gerçekliğe tam olarak uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve isyan türünü analiz etme
Soru XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama) ve 'İstanbul İsyanları' (Yeniçeri) üzerine odaklanmaktadır.
İsyanların nedenini belirlemek için hangi toplumsal/askeri sınıfın nerede isyan ettiğini ayırt etmek gerekir.
2
Seçenekleri kronolojik ve içerik bakımından eleme
Batı tarzı ıslahatlar (XVIII.XVIII. yy), Milliyetçilik (XIX.XIX. yy) ve Anayasacılık (XIX.XIX. yy) dönem dışı oldukları için elenir.
KPSS sorularında dönem karmaşası en yaygın çeldiricidir; Duraklama döneminde henüz Batılılaşma başlamamıştır.
3
İstanbul ve Celali İsyanları ayrımını yapma
Tımar sistemindeki bozulma Celali (taşra) isyanlarına yol açarken, akçe ayarının düşürülmesi İstanbul (merkez) isyanlarına yol açmıştır.
Merkez isyanlarının temelinde mali sıkıntılar ve merkezi otorite boşluğu yatmaktadır.

Key Concept

İstanbul İsyanları (Yeniçeri İsyanları) ve Nedenleri

Hints

1
İsyanın 'İstanbul'da' ve 'Yeniçeriler' tarafından çıkarıldığını unutmayın. Bu grup maaşla (ulufe) geçinir.

Practice More

Vaka-i Vakvakiye (Çınar Vakası) olayının hangi padişah döneminde ve hangi isyan türü kapsamında gerçekleştiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 168Question

Osmanlı Devleti'nin 18381838 yılında İngiltere ile imzaladığı Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile yabancı tüccarlardan alınan iç gümrük vergileri kaldırılmış; ithalat vergisi %5\%5, ihracat vergisi ise %12\%12 olarak belirlenmiştir.

Bu düzenlemelerin Osmanlı Devleti üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı topraklarının Avrupalı devletlerin açık pazarı haline gelmesi ve yerli üretimin zayıflaması

Answer

Osmanlı topraklarının Avrupalı devletlerin açık pazarı haline gelmesi ve yerli üretimin zayıflaması
Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile iç gümrüklerin yabancılar için kaldırılması ve ithalat vergilerinin ihracat vergilerinden düşük tutulması, yabancı malların Osmanlı pazarında yerli mallardan daha ucuza satılmasına neden olmuştur. Bu durum, yerli sanayinin (Lonca teşkilatı) rekabet gücünü kırmış ve Osmanlı Devleti'ni ekonomik olarak dışa bağımlı bir 'açık pazar' haline getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın vergi oranlarını analiz etme
İthalat vergisinin (%5\%5) ihracat vergisinden (%12\%12) çok daha düşük olduğu görülür.
Bu durum yabancı malların ülkeye girişini kolaylaştırırken, yerli malların dışarıya çıkışını zorlaştırmıştır.
2
İç gümrük vergilerinin kaldırılmasının etkisini değerlendirme
Yabancı tüccar malını şehirler arasında vergisiz taşırken, yerli tüccarın vergi ödemeye devam etmesi eşitsizliğe yol açmıştır.
Yerli üreticinin maliyetleri yabancı tüccarın maliyetlerinden yüksek kalmıştır.
3
Sonucu ekonomik egemenlik açısından yorumlama
Osmanlı ekonomisi savunmasız kalmış ve Avrupa'nın hammadde deposu ile açık pazarı olmuştur.
Gümrük duvarlarının indirilmesi yerli sanayinin (manifaktür) çöküşünü hazırlamıştır.

Key Concept

Yarı Sömürgeleşme ve Açık Pazar Kavramı

Hints

1
Antlaşmadaki ithalat ve ihracat vergisi oranları arasındaki farka dikkat edin.
2
Yerli tüccarın iç gümrük vergisi ödemeye devam etmesi, yabancı tüccarın ise muaf tutulması rekabeti nasıl etkiler?
3
Gümrük vergilerinin bu kadar düşük belirlenmesi, ülkeyi yabancı mallara karşı savunmasız bir 'açık pazar' haline getirir.

Practice More

Osmanlı ekonomisinin tamamen çöküşünü simgeleyen Duyun-u Umumiye İdaresi'nin (1881) kurulma sürecini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 169Question

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi diplomasisinde, 18561856 Paris Antlaşması ile kurulan uluslararası denge, 18711871 Londra Konferansı'nda sarsılmış ve 18781878 Berlin Antlaşması ile tamamen farklı bir zemine taşınmıştır. Bu diplomatik süreçlerin karşılaştırmalı analizi yapıldığında, büyük güçlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik stratejik tutumlarındaki değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: 18561856 Paris Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin kolektif garantisi altına alınarak statüko korunmaya çalışılmışken; 18781878 Berlin Antlaşması ile bu garantörlük sistemi fiilen sona ermiş, Ermeni meselesi uluslararası bir boyut kazanmış ve büyük güçlerin doğrudan toprak paylaşımı politikası başlamıştır.

Answer

18561856 Paris Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin kolektif garantisi altına alınması ilkesi kabul edilmişken; 18781878 Berlin Antlaşması ile bu garantörlük sistemi çökmüş ve büyük güçler Osmanlı topraklarını parçalama politikasına yönelmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, 1919. yüzyıl diplomasisindeki en temel kırılmayı ifade etmektedir. 18561856 Paris Antlaşması'nda Osmanlı'nın toprak bütünlüğü Avrupalıların garantisi altındaydı. Ancak 18781878 Berlin Antlaşması ile bu garanti fiilen bitmiş; İngiltere Kıbrıs'ı, Fransa kısa süre sonra Tunus'u işgal etmiş ve Ermeni meselesi gibi konularla Osmanlı'nın iç işlerine müdahale kapısı sonuna kadar açılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
18561856 Paris Antlaşması'nın analiz edilmesi.
Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devleti sayıldığı ve toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin ortak garantisi altına alındığı saptanır.
Bu dönemde Avrupa dengesinin (Statüko) korunması önceliklidir.
2
18711871 Londra Konferansı ve 18771877-7878 savaşının etkilerinin incelenmesi.
Karadeniz'in tarafsızlığının kalktığı ve Rusya'nın Akdeniz'e inme politikasının yeniden güçlendiği görülür.
Paris sisteminin çöküşünü anlamak için bu ara süreç kritiktir.
3
18781878 Berlin Antlaşması'nın hükümlerinin değerlendirilmesi.
Büyük toprak kayıpları yaşanmış, İngiltere Kıbrıs'ı alarak 'garantörlük' yerine 'çıkar' odaklı politikaya geçmiş ve Ermeni Meselesi uluslararası metne dahil edilmiştir.
Berlin Antlaşması'nın bir 'paylaşım' belgesi olduğu kanıtlanır.
4
İki antlaşmanın karşılaştırılması.
Diplomatik tutumun 'bütünlüğü koruma'dan 'kontrollü parçalama'ya evrildiği sonucuna ulaşılır.
En kapsamlı ve doğru analize ulaşmak için sentez yapılır.

Key Concept

Osmanlı Diplomasisinde Paradigma Değişimi (Garantörlükten Paylaşıma)

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin 'Avrupa Devleti' sayıldığı antlaşma ile Balkanlar'da büyük toprak kaybettiği antlaşmanın tarihlerini karşılaştırın.

Practice More

Berlin Antlaşması'nın 61. maddesiyle ilk kez gündeme gelen 'Ermeni Meselesi'nin sonraki yıllarda Osmanlı diplomasisini nasıl etkilediğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 170Question

Osmanlı Devleti, 17741774 yılında Rusya ile imzaladığı Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak aynı antlaşmada, Kırım halkının dini açıdan Osmanlı halifesine bağlı kalacağı maddesi de yer almıştır.

Osmanlı Devleti'nin bu madde ile aşağıdakilerden hangisini doğrudan amaçladığı söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Kırım halkıyla olan dini ve kültürel bağları sürdürmeyi

Answer

Osmanlı Devleti, halifelik makamının dini gücünden yararlanarak Kırım halkıyla olan dini ve kültürel bağları sürdürmeyi amaçlamıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı Devleti'nin kaybettiği Müslüman tebaa ile manevi bağlarını koruma isteğini yansıtır. İlk kez bir antlaşmada halifelik makamının siyasi gücü, kaybedilen bir bölgeyle olan kültürel sürekliliği sağlamak amacıyla kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın içeriğini analiz etme
17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız olmuştur.
Kırım, Osmanlı'dan ayrılan ilk Müslüman toprağıdır.
2
Halifelik maddesinin amacını belirleme
Halkın dini açıdan halifeye bağlı kalması kararlaştırılmıştır.
Siyasi hakimiyet kaybedilse de toplumsal ve kültürel bağın korunması hedeflenmiştir.

Key Concept

Halifelik Makamının Siyasi Gücü

Hints

1
Kırım, halkı Müslüman olan ve Osmanlı'dan kopan ilk topraktır.
2
Halife, Müslümanların lideridir; bu bağı korumak ne tür bir fayda sağlar?
3
Padişahın dini yetkisini bir barış antlaşmasında kullanması, bölge halkıyla manevi bir köprü kurmak içindir.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin halifelik makamını benzer şekilde kullandığı 19121912 Uşi Antlaşması'nı inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 171Question

18151815 Viyana Kongresi'nde Avrupalı büyük güçler, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımına karşı imparatorlukların toprak bütünlüğünü korumayı amaçlayan "Metternich Sistemi"ni kabul etmişlerdir. Buna rağmen, aynı devletlerin 18271827 Navarin Olayı ile Osmanlı donanmasını yakarak Yunan isyancıların yanında yer almaları, aşağıdakilerden hangisinin en güçlü göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti söz konusu olduğunda Restorasyon Dönemi prensiplerinden saptığının

Answer

Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti söz konusu olduğunda Restorasyon Dönemi prensiplerinden (Metternich Sistemi) saptığının göstergesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, 18151815 Viyana Kongresi ile başlayan Restorasyon Dönemi'nin en temel prensibi olan 'mevcut sınırları ve krallıkları koruma' düşüncesinin, konu Osmanlı Devleti ve Yunan isyanı olduğunda Avrupalı güçler tarafından ihlal edildiğini doğru bir şekilde tespit etmektedir. Bu durum, Avrupa diplomasisinde Osmanlı için uygulanan çifte standardın en açık örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
18151815 Viyana Kongresi kararlarını analiz etme
Avrupa'da milliyetçilik hareketlerine karşı çıkılması ve imparatorlukların korunması kararı (Metternich Sistemi) alınmıştır.
Restorasyon Dönemi'nin temel amacı Fransız İhtilali'nin etkilerini silmektir.
2
18271827 Navarin Olayı'nı değerlendirme
İngiltere, Fransa ve Rusya'nın Yunan isyanını desteklemek için Osmanlı donanmasını yakması.
Avrupalı devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda milliyetçiliği desteklediğini gösterir.
3
İki gelişme arasındaki çelişkiyi belirleme
Viyana'daki "koruma" prensibi Navarin'de "müdahale"ye dönüşmüştür.
Bu durum Osmanlı Devleti'ne karşı çifte standart uygulandığını kanıtlar.

Key Concept

Metternich Sistemi ve Şark Meselesi'ndeki çelişkiler

Hints

1
18151815 Viyana Kongresi'nde milliyetçiliğe karşı alınan kararlar ile 18271827'de Yunan isyancıların desteklenmesi arasındaki tutarsızlığa odaklanın.

Practice More

Navarin Olayı'ndan sonra imzalanan ve Yunanistan'ın bağımsızlığını tanıyan 18291829 Edirne Antlaşması'nı incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 172Question

18271827 Navarin Baskını ile donanması yakılan Osmanlı Devleti, ardından başlayan savaşı kaybederek Rusya ile 18291829 yılında Edirne Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır. Bu antlaşmanın Osmanlı Devleti açısından doğurduğu en önemli siyasi sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yunanistan'ın bağımsız bir devlet haline gelmesi

Answer

Edirne Antlaşması'nın en önemli sonucu Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanarak Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk millet olmasıdır.
Edirne Antlaşması (18291829), Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminde imzaladığı en kritik belgelerden biridir. Bu antlaşma ile Osmanlı tarihinde ilk kez bir azınlık grubu (Yunanlılar) tam bağımsızlık kazanmıştır. Bu durum, imparatorluğun çok uluslu yapısına yönelik milliyetçilik tehdidinin somutlaştığı en önemli dönüm noktasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın tarihini ve bağlamını belirleme
18291829 Edirne Antlaşması, 18271827 Navarin olayından sonraki Osmanlı-Rus Savaşı'nı bitiren belgedir.
Soruda verilen zaman dilimi ve olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurmak için gereklidir.
2
Antlaşmanın maddelerini ve etkilerini analiz etme
Bu antlaşma ile Yunanlılar bağımsızlık, Sırplar ise özerklik kazanmıştır.
Osmanlı'nın toprak bütünlüğüne yönelik en ağır darbelerden birini belirlemek için gereklidir.
3
Doğru sonucu seçme
Yunanistan'ın bağımsız bir devlet olması, Osmanlı parçalanma sürecinin hızlandığını gösterir.
Milliyetçilik akımının Osmanlı üzerindeki ilk somut başarısıdır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde milliyetçilik isyanları sonucunda bağımsızlık kazanan ilk azınlık Yunanlılardır (18291829 Edirne Antlaşması).

Hints

1
Osmanlı Devleti'nden bağımsızlık kazanan ilk topluluğu hatırlayın.
2
Navarin'de Osmanlı donanmasının yakılmasına neden olan olay Yunan isyanıdır.

Practice More

Yunan isyanının ardından ortaya çıkan Mısır Sorunu ve Hünkâr İskelesi Antlaşması'nı inceleyerek 'Stratejik Denge Politikasını' pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 173Question

178717921787-1792 yılları arasında devam eden Osmanlı-Rus ve Avusturya savaşları sürerken, 17891789 yılında Avrupa'da patlak veren Fransız İhtilali'nin getirdiği 'milliyetçilik' akımı çok uluslu bir yapıya sahip olan Avusturya'yı tedirgin etmiştir. Kendi topraklarında çıkabilecek isyanlardan çekinen Avusturya, savaştan çekilerek Osmanlı Devleti ile barış masasına oturmuştur.

Buna göre, Avusturya'nın savaştan çekilmesi sonucunda Osmanlı Devleti ile imzaladığı antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ziştovi Antlaşması

Answer

Ziştovi Antlaşması
Doğru cevap olan Ziştovi Antlaşması, 178717921787-1792 savaşları sırasında 17891789 Fransız İhtilali'nin etkisiyle Avusturya'nın savaştan çekilmesi sonucunda 17911791 yılında imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Avusturya, aldığı yerleri geri vermiş ve Osmanlı Devleti ile uzun süreli bir barış dönemine girmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki zaman dilimini ve dış siyasi gelişmeyi analiz etmek
17891789 Fransız İhtilali'nin çok uluslu imparatorlukları (Avusturya gibi) tehdit ettiği belirlendi.
Fransız İhtilali'nin 'milliyetçilik' akımı, Avusturya'nın iç güvenliğini korumak için savaştan çekilmesine neden olmuştur.
2
Söz konusu dönemde Avusturya ile imzalanan antlaşmayı belirlemek
17911791 yılında imzalanan Ziştovi Antlaşması tespit edildi.
Osmanlı-Avusturya savaşlarını sona erdiren ve ihtilal sonrası imzalanan belge budur.

Key Concept

Fransız İhtilali'nin Diplomasiye Etkisi ve Ziştovi Antlaşması

Hints

1
Antlaşmanın imzalanmasına neden olan temel dış faktör 17891789 Fransız İhtilali'dir.
2
Bu antlaşma Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan son büyük barış antlaşmalarından biridir.
3
Avusturya, milliyetçilik akımından korktuğu için savaştan çekilmiştir; bu antlaşma 17911791 tarihlidir.

Practice More

Ziştovi Antlaşması'ndan bir yıl sonra Rusya ile imzalanan ve Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu tescilleyen Yaş Antlaşması'nı incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:50s
Question 174Question

Osmanlı Devleti’nin 1919. yüzyıl diplomasisinde "Avrupa Hukuku’ndan yararlanma" ve "toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerce garanti edilmesi" prensipleri stratejik birer dayanak teşkil etmiştir. Ancak yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde, uluslararası konjonktürün değişmesiyle bu "garanti" sistemi çökmüş, yerini Osmanlı topraklarının paylaşımını öngören yeni bir statüko almıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin 18561856 Paris Antlaşması ile elde ettiği "Avrupalı devletlerin garantörlüğü" statüsünün hukuken sona erdiğini ve imparatorluğun parçalanma sürecinin uluslararası bir mutabakatla hızlandığını gösteren temel gelişmedir?

Show answer & explanation

Answer: 18781878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya’nın bağımsızlığının tanınması ve statükonun "Osmanlı’nın korunması" yerine "Osmanlı’nın paylaşılması" üzerine kurgulanması.

Answer

18781878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın bağımsızlığının tanınması, 18561856 Paris Antlaşması ile kurulan Osmanlı toprak bütünlüğü garantisinin resmen sona erdiğini kanıtlar.
Osmanlı Devleti, 18561856 Paris Antlaşması ile bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmıştır. Ancak 187718781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası imzalanan Berlin Antlaşması ile bu garantörlük sistemi fiilen ve hukuken çökmüştür. Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın bağımsızlığı ile Osmanlı'nın parçalanma süreci hızlanmış, statüko Osmanlı'nın korunmasından ziyade paylaştırılması yönünde değişmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönemsel analiz yapılması
Soruda bahsedilen "garanti" sistemi 18561856 Paris Antlaşması'dır. Bu sistemin ne zaman sona erdiği araştırılmalıdır.
1919. yüzyıl diplomasisinin temel taşlarını ayırt etmek.
2
Berlin Antlaşması'nın (18781878) niteliğini inceleme
18781878 Berlin Antlaşması ile üç Balkan devleti tam bağımsız olmuş, Ermeni meselesi uluslararasılaşmış ve İngiltere gibi devletler artık Osmanlı bütünlüğünü savunmaktan vazgeçmiştir.
Diplomatik statü değişikliğinin belgesini tespit etmek.
3
Çeldiricileri eleme
18561856 (Paris) süreci başlatandır, bitiren değildir. 17741774 ise bir önceki yüzyıla aittir.
Kronolojik ve içeriksel hataları ayıklamak.

Key Concept

Osmanlı Diplomasisinde Garantörlükten Paylaşım Planına Geçiş

Hints

1
18561856 Paris Antlaşması'nın sağladığı "toprak bütünlüğü garantisi" hangi büyük savaştan sonra imzalanan antlaşma ile tamamen terk edilmiştir?

Practice More

Balkanlardaki bağımsızlık süreçlerini (18291829, 18781878, 19081908, 19121912) kronolojik bir tablo üzerinden incelemek bu tür soruların çözümünü kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:2m 30s
Question 175Question

17181718 Pasarofça Antlaşması ile başlayan Lale Devri'nde, Osmanlı Devleti tarihinde bir ilk olarak Paris, Viyana ve Varşova gibi Avrupa başkentlerine geçici elçiler gönderilmiştir. Bu elçilerden biri olan Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin hazırladığı "Sefaretname" adlı eser, dönemin ıslahat hareketlerine yön veren en önemli belgelerden biri olmuştur.

Bu bilgilere dayanarak, XVIII.XVIII. yüzyılın başındaki bu diplomatik girişimin Osmanlı devlet felsefesinde aşağıdakilerden hangisini simgelediği söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa'nın üstünlüğünün kabul edildiğini ve Batı'daki teknik/kültürel modellerin örnek alınmaya başlandığını

Answer

Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın üstünlüğünü kabul ederek Batı'daki teknik ve kültürel modelleri örnek almaya başladığını gösteren seçenek doğrudur.
Osmanlı Devleti, XVIII.XVIII. yüzyılın başlarına kadar kendini Avrupa'dan üstün gördüğü için Batı'daki gelişmeleri takip etmeye ihtiyaç duymamıştır. Ancak Pasarofça Antlaşması ile yaşanan büyük mağlubiyet, devlet adamlarını Avrupa'daki teknik ve kültürel ilerlemeleri incelemeye yöneltmiştir. İlk kez açılan geçici elçilikler ve bu elçilerin getirdiği bilgiler (Sefaretnameler), Osmanlı'nın "üstünlük" iddiasından vazgeçip "modernleşme" (Batılılaşma) yoluna girdiğinin en açık kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin siyasi koşullarını analiz et.
17181718 Pasarofça Antlaşması ile Osmanlı'nın Avrupa'yı askeri yollarla yenemeyeceği ve kaybettiği toprakları geri alamayacağı anlaşılmıştır.
Bu durum devletin dış politikasını "fetih"ten "savunma ve denge"ye kaydırmıştır.
2
Elçilik faaliyetlerinin amacını belirle.
Avrupa'ya gönderilen elçilerin temel görevi, Batı'daki askeri, teknik ve sosyal yenilikleri rapor etmektir.
Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Paris Sefaretnamesi, Osmanlı'nın modernleşme sürecindeki ilk somut yol haritalarından biridir.
3
Devlet felsefesindeki değişimi yorumla.
Geleneksel "tek taraflı üstünlük" anlayışı yıkılmış, Batılılaşma (modernleşme) süreci başlamıştır.
Batı'ya açılan pencere olan elçilikler, Osmanlı'nın artık Avrupa'yı bir "örnek" olarak gördüğünü simgeler.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde Batılılaşma Sürecinin Başlangıcı ve Diplomasi Değişimi

Hints

1
Osmanlı Devleti neden Avrupa'ya ilk kez elçi gönderme ihtiyacı duymuş olabilir?
2
Lale Devri'ndeki 'Batıya açılan pencere' kavramını düşünün; bu pencereden neyi görmek istiyorlardı?
3
Sefaretnameler sadece diplomatik mektuplar değil, aynı zamanda Avrupa'daki parklar, kütüphaneler, ordular ve fabrikalar hakkında raporlar içeriyordu.

Practice More

Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Paris Sefaretnamesi'nin, Osmanlı'da ilk matbaanın (İbrahim Müteferrika) kurulmasına nasıl zemin hazırladığını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 176Question

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıldaki (Duraklama Dönemi) dış politikası ve askeri mücadeleleri incelendiğinde; kuzey yönlü genişleme ve Ukrayna (Kazak) toprakları üzerindeki hâkimiyet mücadelesi yeni bir diplomatik sürecin kapısını aralamıştır.

16811681 yılında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın seferleri sonucunda imzalanan, Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki ilk resmi antlaşma olma özelliğini taşıyan ve iki devlet arasındaki sınırı Özi (Dnyepr) Nehri olarak belirleyen diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması

Answer

Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması
Doğru cevap olan Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması, 16811681 yılında imzalanmış olup Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasındaki ilk resmi sınır ve barış düzenlemesidir. Bu antlaşma ile her iki devlet de Özi Nehri'ni sınır kabul etmiş ve Ukrayna Kazakları üzerindeki hâkimiyet alanlarını netleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem Analizi Yapma
Soruda belirtilen XVII.XVII. yüzyıl (Duraklama) ve 16811681 tarihi, Osmanlı-Rus ilişkilerinin resmi başlangıç evresini işaret eder.
Seçeneklerdeki diğer antlaşmaların (İstanbul, Prut, Küçük Kaynarca, Yaş) hangi yüzyıllara ait olduğunu belirlemek kronolojik hatayı önler.
2
Anahtar Kavramları Eşleştirme
'Rusya ile ilk resmi antlaşma' ve 'Özi Nehri sınırı' bilgileri Bahçesaray Antlaşması ile örtüşmektedir.
Tarih sorularında 'ilk' ve 'en' gibi ifadeler ayırt edici temel bilgilerdir.

Key Concept

Osmanlı-Rus Diplomatik İlişkilerinin Başlangıcı

Hints

1
Antlaşmanın diğer adı, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın kuşattığı Ukrayna'daki bir kaleden gelmektedir.

Practice More

Bu antlaşmadan sonra Rusya'nın Osmanlı aleyhine katıldığı ilk büyük ittifak olan 'Kutsal İttifak' sürecini ve sonrasındaki İstanbul Antlaşması'nı inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 177Question

Osmanlı Devleti'nin 1818. yüzyılın sonunda (178717921787-1792) Rusya ve Avusturya ittifakına karşı yürüttüğü savaşların sona erme süreçleri incelendiğinde; Avusturya'nın 17911791 Ziştovi Antlaşması ile işgal ettiği topraklardan çekilerek savaş öncesi sınırlarına (statüko) dönmesi, buna karşın Rusya'nın 17921792 Yaş Antlaşması ile Kırım'ın kendisine ait olduğunu Osmanlı Devleti'ne resmen onaylatması arasındaki bu keskin tutum farkının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avusturya'nın Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımının kendi çok uluslu yapısını tehdit etmesinden çekinmesi, Rusya'nın ise Karadeniz'deki genişleme stratejisini bu süreçte tamamlamaya odaklanması

Answer

Avusturya'nın çok uluslu yapısını tehdit eden Fransız İhtilali ve milliyetçilik akımı nedeniyle statükoya dönmesi, Rusya'nın ise stratejik hedefi olan Kırım'ı resmileştirmesi.
Avusturya, 17891789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik düşüncesinin kendi sınırları içindeki halkları ayaklandırmasından endişe duyarak, galip durumda olmasına rağmen Ziştovi Antlaşması (17911791) ile aldığı yerleri geri vermiş ve savaştan çekilmiştir. Rusya ise bu siyasi boşluğu değerlendirerek Yaş Antlaşması (17921792) ile Kırım'ın kendisine ait olduğunu Osmanlı Devleti'ne kabul ettirmiş ve 'Dağılma Dönemi'ne giden süreci hızlandırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin küresel olaylarını analiz et
17891789 Fransız İhtilali'nin savaş devam ederken gerçekleştiği tespit edilir.
Uluslararası ilişkilerdeki büyük kırılmaların yerel savaşlar üzerindeki etkisini anlamak için gereklidir.
2
Avusturya'nın devlet yapısını değerlendir
Avusturya'nın çok uluslu (Alman, Macar, Sırp vb.) bir imparatorluk olduğu belirlenir.
Milliyetçilik akımının neden Avusturya için Rusya'dan daha büyük bir tehdit olduğunu açıklamak için kritiktir.
3
Antlaşma sonuçlarını karşılaştır
Ziştovi'nin 'statüko' (eskisine dönüş), Yaş'ın ise 'toprak kaybının onayı' olduğu görülür.
İki devletin farklı diplomatik yollar izlemesinin ardındaki temel motivasyonu ortaya çıkarır.

Key Concept

Fransız İhtilali'nin Diplomasiye Etkisi ve Denge Politikası Öncesi Süreç

Hints

1
17891789 yılında Avrupa'da başlayan ve çok uluslu imparatorlukları temelden sarsan büyük olayı düşünün.

Practice More

III. Selim dönemi ıslahatlarının neden 'Nizam-ı Cedid' adıyla anıldığını ve bu savaşların bu ıslahatlara nasıl zemin hazırladığını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 178Question

Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi (XVII.XVII. yüzyıl) boyunca yürüttüğü askeri faaliyetler ve dış politika gelişmeleri sonucunda; hem doğuda hem de batıda ulaştığı en geniş sınırları temsil eden antlaşma çifti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Doğu: Ferhat Paşa Antlaşması - Batı: Bucaş Antlaşması

Answer

Doğu'da Ferhat Paşa ve Batı'da Bucaş antlaşmalarını içeren seçenek doğrudur.
Osmanlı Devleti, Duraklama Dönemi'nde hala fetihler yapmaya devam etmiştir. 15901590 Ferhat Paşa Antlaşması doğuda (İran'a karşı), 16721672 Bucaş Antlaşması ise batıda (Lehistan'a karşı) ulaşılan en son ve en geniş toprak sınırlarını belirler.

Step-by-Step Solution

1
Doğu sınırlarını analiz et.
İran (Safeviler) ile yapılan savaşlar sonunda 15901590 Ferhat Paşa Antlaşması ile Azerbaycan ve Gürcistan gibi yerler alınarak doğuda en geniş sınırlara ulaşıldığı tespit edilir.
Ferhat Paşa, Osmanlı'nın doğudaki gücünün zirvesidir.
2
Batı sınırlarını analiz et.
16721672 Bucaş Antlaşması ile Lehistan'dan Podolya'nın alınarak batıda en geniş sınırlara ulaşıldığı tespit edilir.
Bucaş, Osmanlı'nın batıda toprak kazandığı son önemli antlaşmadır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyıldaki genişleme limitleri

Hints

1
Osmanlı'nın doğuda İran, batıda ise Lehistan (Polonya) ile imzaladığı antlaşmaları düşünün.
2
Batıdaki antlaşma, Osmanlı'nın toprak kazandığı son büyük antlaşma olarak da bilinir.
3
Doğuda Azerbaycan'ın Osmanlı'ya geçtiği 15901590 antlaşması ile batıda Podolya'nın alındığı 16721672 antlaşmasını eşleştirin.

Practice More

Osmanlı'nın batıda kazandığı son kale olan Uyvar'ın hangi antlaşma ile alındığını (Vasvar) incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:45s
Question 179Question

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıldaki siyasi tarihinde milliyetçilik akımının etkisiyle başlayan isyanlar, devletin idari yapısında önemli değişimlere yol açmıştır. 18041804 yılında başlayan Sırp İsyanı sonucunda, Osmanlı Devleti'nin bir Balkan topluluğuna ilk kez siyasi "imtiyaz" (ayrıcalık) tanıdığı antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bükreş Antlaşması

Answer

Bükreş Antlaşması (18121812), Osmanlı Devleti'nin Sırp isyancıların taleplerini kabul ederek bir azınlık grubuna ilk kez siyasi ayrıcalık (imtiyaz) tanıdığı antlaşmadır.
Bükreş Antlaşması (18121812), Osmanlı Devleti'nde milliyetçilik hareketleri sonucunda bir azınlığa (Sırplara) siyasi ayrıcalık verilen ilk uluslararası belgedir. Bu durum Osmanlı'nın dağılma sürecindeki ilk önemli siyasi tavizlerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi sürecin başlangıcını belirleme
18041804 Sırp İsyanı'nın başlaması.
Milliyetçilik akımıyla başlayan isyanın siyasi bir sonuca bağlanması gerekir.
2
Hukuki statülerin seviyelerini karşılaştırma
İmtiyaz (Ayrıcalık) < Özerklik (İç işlerinde serbestlik) < Bağımsızlık.
Soru bizden 'ilk basamak' olan imtiyazı istemektedir.
3
Antlaşmaları kronolojik ve içeriksel olarak eşleştirme
Bükreş (18121812) = İmtiyaz, Edirne (18291829) = Özerklik, Berlin (18781878) = Bağımsızlık.
Sırpların hak kazanma süreci bu üç temel antlaşma üzerinden şekillenmiştir.

Key Concept

Sırp İsyanı ve Hak Kazanma Süreci

Hints

1
Sırpların bağımsızlığa giden yolu 'İmtiyaz - Özerklik - Bağımsızlık' sırasıyla üç farklı antlaşma ile gerçekleşmiştir.
2
Söz konusu antlaşma, Napolyon'un Rusya seferi (18121812) nedeniyle Rusya'nın Osmanlı ile savaşı hızlıca bitirmek istemesi sonucu imzalanmıştır.
3
Bu antlaşma ile Osmanlı tarihinde ilk kez bir azınlık topluluğu siyasi bir ayrıcalık kazanmış ve isyan süreci resmi bir statü almıştır.

Practice More

Yunanistan'ın bağımsızlığını kazandığı Edirne Antlaşması ile Sırpların özerklik kazanma sürecini karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 180Question

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde, I. Murad döneminde Sazlıdere Savaşı ile Bizans'tan alınan Edirne'nin kısa süre sonra başkent yapılması, devletin stratejik yönetim anlayışında önemli bir dönüm noktasıdır.

Bu durumun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Balkanlardaki fetih hareketlerini daha yakından yönetmek ve bölgede kalıcılığı sağlamak

Answer

Balkanlardaki fetih hareketlerini daha yakından yönetmek ve bölgede kalıcılığı sağlamak
Osmanlı Devleti, 'Cihat ve Gaza' anlayışı doğrultusunda batı yönlü bir genişleme stratejisi izlemiştir. Başkentlerin sürekli batıya (İznik, Bursa ve nihayetinde Edirne) taşınması, fetihlerin sevk ve idaresini kolaylaştırmak, ordunun lojistik ihtiyacını daha kısa sürede karşılamak ve fethedilen topraklardaki egemenliği pekiştirmek içindir. Edirne'nin başkent olması, Osmanlı'nın bir Balkan devleti olma yolundaki en somut adımıdır.

Step-by-Step Solution

1
Edirne'nin coğrafi konumunu analiz etme
Edirne, Trakya bölgesinde (Rumeli) yer alan, Balkanlar'a açılan kapı niteliğinde stratejik bir şehirdir.
Başkent seçiminde coğrafi konum, askeri operasyonların hızı ve lojistik destek için belirleyicidir.
2
I. Murad dönemindeki askeri hedefleri değerlendirme
Bu dönemde Osmanlı Devleti'nin ana hedefi Balkanlar'da yayılmak ve Bizans'ın Avrupa ile bağını kesmektir.
Sazlıdere, Çirmen ve I. Kosova gibi savaşlar bu hedefin parçasıdır.
3
Başkent değişikliğinin siyasi sonucunu yorumlama
Merkezin Bursa'dan Edirne'ye taşınması, devletin 'uç' beyliği karakterinden Balkanlar'da bir 'imparatorluk' kurma vizyonuna geçişini simgeler.
Başkentin cepheye yakın olması, ordunun sevk ve idaresini kolaylaştırır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde başkentlerin fetih yönüne paralel olarak (Söğüt-Bursa-İznik-Edirne) batıya taşınması ve Rumeli'de kalıcılık stratejisi.

Hints

1
Osmanlı başkentlerinin (Söğüt, Bursa, Edirne) ortak özelliği, hepsinin bir önceki başkente göre daha 'batıda' olmasıdır.

Practice More

Osmanlı'nın Rumeli'deki ilk toprak parçası olan Çimpe Kalesi ile Edirne'nin başkent yapılması arasındaki stratejik bağı inceleyiniz.
Estimated Time:50s
PreviousPage 9 / 14Next
Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 9 | Examkin