XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

819 questions

Question 21Question →

I.I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti’nin Batı sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiş; Edirne, Kırklareli ve Trakya’nın büyük bölümü kaybedilmiştir. Savaşın gidişatı sırasında yaşanan askerî başarısızlıklar ve bu ağır toprak kayıpları, Osmanlı Devleti’nde aşağıdakilerden hangisinin yaşanmasına doğrudan neden olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin hükûmet darbesiyle (Bâb-ı Âli Baskını) yönetimi ele geçirmesine

Answer

Askerî başarısızlıklar ve toprak kayıpları sonucunda İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını ile hükûmetin ele geçirilmesidir.
I.I. Balkan Savaşı'ndaki büyük yenilgi ve özellikle Edirne'nin elden çıkma tehlikesi, İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin 'halkın ve ordunun tepkisini' kullanarak hükûmete el koymasına zemin hazırlamıştır. Bu darbe (Bâb-ı Âli Baskını), savaş devam ederken yaşanmış ve devlet yönetimini tamamen İttihatçıların eline bırakmıştır.

Step-by-Step Solution

1
I.I. Balkan Savaşı'ndaki askerî durum ve Londra Antlaşması şartlarını analiz etme
Osmanlı Devleti'nin Midye-Enez hattının batısındaki tüm topraklarını (Edirne dahil) kaybettiği görülür.
Savaşın kaybedilmesi iç siyasi istikrarı bozmuştur.
2
Toprak kayıplarının iç siyasete etkisini değerlendirme
Muhalefetteki İttihat ve Terakkî Cemiyeti, Edirne'nin elden çıkmasını bahane ederek mevcut hükûmete karşı harekete geçmiştir.
Başarısızlığın sorumluluğu hükûmete yüklenmiştir.
3
Sonuç olan olayı belirleme
2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını ile Kâmil Paşa hükûmeti devrilmiş ve İttihatçılar yönetimi tam kontrol altına almıştır.
Bu olay Türk tarihindeki ilk modern hükûmet darbesidir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve Londra Antlaşması'nın Siyasi Etkileri
Estimated Time:1m 15s
Question 22Question →

Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı'nda Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi genç subayların yerel halkı örgütlemesiyle Derne ve Tobruk gibi bölgelerde İtalya'ya karşı önemli başarılar elde etmiştir. Ancak Balkan Savaşları'nın başlaması üzerine 19121912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması ile On İki Ada, Balkan Savaşları sonuna kadar "geçici" olarak İtalya'ya bırakılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin On İki Ada'nın yönetimini geçici bir süreyle İtalya'ya bırakmayı kabul etmesindeki temel stratejik gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önlemek

Answer

Osmanlı Devleti'nin On İki Ada'yı geçici olarak İtalya'ya bırakmasının temel nedeni, adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engelleme düşüncesidir.
Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı sürerken başlayan Balkan Savaşları nedeniyle iki ateş arasında kalmıştır. Kendi donanmasının Yunan donanmasına karşı koyamayacağını ve adaların Yunanistan tarafından ilhak edilebileceğini öngören Osmanlı yönetimi, ehvenişer (kötünün iyisi) bir çözüm olarak adaları geçici süreliğine İtalya'nın korumasına bırakmayı stratejik bir zorunluluk olarak görmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Trablusgarp Savaşı'nın askeri ve diplomatik sürecini analiz etme
Mustafa Kemal ve Enver Paşa'nın yerel direnişiyle karada başarı sağlandığı ancak Balkan Savaşları'nın çıkışıyla diplomatik bir çıkmaza girildiği görülür.
Savaşın seyrini değiştiren en önemli dış etken Balkan Savaşları'nın başlamasıdır.
2
On İki Ada ile ilgili maddeyi değerlendirme
Antlaşmadaki "geçici" teslim maddesi, Osmanlı donanmasının adaları koruyamayacak kadar zayıf olduğunu teyit eder.
Yunanistan'ın Ege'deki yayılmacılığına karşı bir önlem olarak düşünülmüştür.

Key Concept

Uşi Antlaşması ve On İki Ada'nın Statüsü

Practice More

Balkan Savaşları sonucunda Ege Adaları'nın kesin kaybını belirleyen Londra ve Atina antlaşmalarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 23Question →

I. Balkan Savaşı sonucunda 3030 Mayıs 19131913 tarihinde imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin Batı sınırı aşağıdakilerden hangisi olarak kabul edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Midye-Enez hattı

Answer

Osmanlı Devleti'nin Londra Antlaşması ile belirlenen Batı sınırı Midye-Enez hattıdır.
Doğru yanıt olan hat, Osmanlı Devleti'nin Avrupa kıtasındaki varlığının İstanbul ve çevresiyle sınırlanmasına neden olan Londra Antlaşması'nın temel sınır maddesidir. Bu hat ile Edirne ve Kırklareli Balkan devletlerine bırakılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Savaşın sonucunu analiz etmek
Osmanlı Devleti I. Balkan Savaşı'nda ağır bir yenilgi almış ve barış görüşmelerine oturmuştur.
Sınır değişimlerinin hangi siyasi gelişme sonrası yaşandığını anlamak için gereklidir.
2
Londra Antlaşması maddelerini incelemek
3030 Mayıs 19131913 Londra Antlaşması ile Osmanlı; Edirne, Kırklareli ve Dedeağaç dahil Trakya'nın büyük kısmını kaybetmiştir.
Toprak kayıplarının resmi belgedeki karşılığını bulmak için gereklidir.
3
Sınır çizgisini belirlemek
Antlaşma metninde Batı sınırı Midye-Enez hattı olarak sabitlenmiştir.
Soruda istenen spesifik coğrafi sınırı tespit etmek için gereklidir.

Key Concept

Londra Antlaşması ve Toprak Kayıpları

Hints

1
Bu hat Edirne ve Kırklareli'nin Osmanlı toprağı dışında kalmasına neden olmuştur.
2
Karadeniz kıyısındaki bir kasaba ile Ege Denizi kıyısındaki bir kasabanın isimlerinden oluşur.
3
I. Balkan Savaşı sonunda belirlenen bu hat, II. Balkan Savaşı'nda Osmanlı tarafından Edirne'nin geri alınmasıyla Meriç Nehri'ne doğru genişleyecektir.

Practice More

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan İstanbul, Atina ve Bükreş Antlaşmalarının sınır maddelerini karşılaştırarak çalışmanız kronolojik netlik sağlayacaktır.
Estimated Time:45s
Question 24Question →

Osmanlı Devleti'nde II. Balkan Savaşı'nın yarattığı askeri başarısızlıklar ve Londra Konferansı sürecinde Edirne'nin Bulgaristan'a bırakılacağı endişesi üzerine, İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları tarafından gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını'nın siyasi tarihteki temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sadrazam Kamil Paşa hükümetinin silah zoruyla istifaya zorlanarak yerine Mahmud Şevket Paşa kabinesinin kurulmasını sağlayan bir hükümet darbesi olması

Answer

Bâb-ı Âli Baskını, Sadrazam Kamil Paşa hükümetinin devrilerek yerine Mahmud Şevket Paşa hükümetinin kurulmasını sağlayan bir hükümet darbesidir.
Bâb-ı Âli Baskını, 2323 Ocak 19131913 tarihinde Enver ve Talat Beyler liderliğindeki İttihatçıların hükümet merkezini basarak Sadrazam Kamil Paşa'yı silah zoruyla istifa ettirmeleri olayıdır. Bu olay sonucunda yerine Mahmud Şevket Paşa getirilmiş, böylece Osmanlı tarihinde ordu destekli ilk modern hükümet darbesi gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın nedenlerini analiz etme
II. Balkan Savaşı'ndaki yenilgiler ve Edirne'nin kaybedileceği korkusunun yarattığı siyasi istikrarsızlık belirlenir.
Darbeyi tetikleyen dış politik ve askeri gerekçeleri anlamak için gereklidir.
2
Olayın hedefini belirleme
İttihatçıların saraya değil, hükümet merkezi olan Bâb-ı Âli'ye yönelerek sadrazamı hedef aldığı saptanır.
Olayın bir rejim değişikliği mi yoksa hükümet değişikliği mi olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
Siyasi sonucu tanımlama
Kamil Paşa'nın istifası ve Mahmud Şevket Paşa'nın sadrazam olmasıyla iktidarın el değiştirdiği görülür.
Olayın temel niteliğinin 'hükümet darbesi' olduğunu teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın siyasi niteliği (Hükümet Darbesi)
Estimated Time:1m 15s
Question 25Question →

1909 yılında patlak veren ve Osmanlı tarihinin mevcut anayasal düzenini (rejimi) değiştirmeye yönelik ilk isyan hareketi olarak kabul edilen 31 Mart Vakası, kurmay kadrosunda Mustafa Kemal’in de yer aldığı Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır.

Bu isyan hareketi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Meclis-i Mebusan'ın aldığı karar doğrultusunda II. Abdülhamid tahttan indirilmiş ve yerine V. Mehmed Reşad getirilmiştir.

Answer

Meclis-i Mebusan'ın aldığı karar doğrultusunda II. Abdülhamid tahttan indirilmiş ve yerine V. Mehmed Reşad getirilmiştir.
31 Mart Vakası, Osmanlı Devleti'nde mevcut anayasal düzene (meşrutiyete) karşı yapılmış ilk isyandır. Bu isyan Hareket Ordusu tarafından bastırıldıktan sonra, Meclis-i Umumi Milli (Mebusan ve Ayan meclislerinin birleşimi) toplanmış ve isyanda parmağı olduğu gerekçesiyle II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesine karar vermiştir. Bu, Osmanlı tarihinde parlamentonun bir padişahı görevden aldığı ilk olaydır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini belirle
31 Mart Vakası, II. Meşrutiyet rejimine karşı çıkan gerici bir isyandır.
Sorunun kökünde belirtilen 'rejimi değiştirmeye yönelik ilk isyan' vurgusu olayın niteliğini açıklar.
2
Askeri müdahaleyi analiz et
Selanik'ten gelen Hareket Ordusu isyanı bastırmış, Mustafa Kemal bu orduda kurmay yüzbaşı olarak görev yapmıştır.
Ordunun müdahalesi rejimin korunmasını sağlamıştır.
3
Siyasi sonuçları değerlendir
İsyanın ardından parlamento kararıyla II. Abdülhamid tahttan indirilmiş, yerine V. Mehmed Reşad getirilmiştir.
Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişahın meclis kararıyla görevden alınması bu olayın sonucudur.

Key Concept

31 Mart Vakası'nın Rejim Karşıtı Niteliği ve Siyasi Sonuçları
Question 26Question →

Osmanlı Devleti'nde I. Balkan Savaşı'nın devam ettiği ve Londra Konferansı görüşmelerinin sürdüğü bir atmosferde, 23 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını'nın Osmanlı siyasi tarihindeki niteliği ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi en isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Hükûmetin Edirne'yi düşmana teslim edeceği propagandasıyla meşrulaştırılan bu eylem, mevcut anayasal düzeni veya padişahı değiştirmeksizin sadece hükûmetin el değiştirmesini sağlayan bir darbe niteliğindedir.

Answer

Bâb-ı Âli Baskını, mevcut anayasal düzeni veya padişahı değiştirmeyen, yalnızca hükûmetin el değiştirmesini sağlayan bir hükûmet darbesidir.
Bâb-ı Âli Baskını, Türk siyasi tarihinde hükûmeti devirmeye yönelik gerçekleştirilen ilk darbe örneğidir. Bu olayda padişah değişikliği yapılmamış, meşrutiyet rejimi askıya alınmamış; sadece Kâmil Paşa hükûmeti silah zoruyla düşürülerek yerine İttihatçıların desteklediği Mahmud Şevket Paşa hükûmeti getirilmiştir. Temel bahane ise hükûmetin Edirne'yi Bulgarlara bırakacağı iddiasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın zamanını ve siyasi ortamını belirle.
I. Balkan Savaşı devam etmekte ve Londra Konferansı görüşmeleri sürmektedir.
Baskının gerekçesi olan Edirne'nin teslim edileceği haberi bu süreçte ortaya çıkmıştır.
2
Müdahalenin niteliğini analiz et.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, zor kullanarak Kâmil Paşa'yı istifa ettirmiş ve yerine Mahmud Şevket Paşa'yı getirmiştir.
Bu eylem rejimi (meşrutiyet) veya padişahı hedef almadığı için bir 'hükûmet darbesi'dir.
3
Sonuçları değerlendir.
İttihat ve Terakki'nin devlet yönetimindeki etkisi kesinleşmiş ve tek parti egemenliğine giden süreç başlamıştır.
Siyasi muhalefetin tasfiyesi ve iktidarın tam kontrolü bu olayla sağlanmıştır.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın hükûmet darbesi karakteri
Estimated Time:2m 0s
Question 27Question →

Osmanlı Devleti'nde 19121912 yılında yapılan ve tarihe 'Sopalı Seçimler' olarak geçen genel seçimlerin ardından, I˙ttihatİttihat veve TerakkiTerakki FırkasıFırkası'nın yönetimdeki baskısına karşı ordu içerisinde bir muhalefet grubu oluşmuştur. Bu grup, yayımladıkları bildiri ile hükümetin istifasını sağlamış ve yerine 'Büyük Kabine' olarak adlandırılan GaziGazi AhmetAhmet MuhtarMuhtar Pas\caPaşa Hükümeti'nin kurulmasına yol açmıştır.

Sözü edilen bu askerî oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Halâskâr Zâbitân

Answer

İttihat ve Terakki'nin baskıcı yönetimine karşı ordu içinde kurulan ve hükümetin istifasını sağlayarak Büyük Kabine'nin kurulmasına yol açan grup Halâskâr Zâbitân'dır.
Halâskâr Zâbitân, 1912 yılında 'Sopalı Seçimler' olarak bilinen hileli seçimlerin ardından İttihat ve Terakki yönetimine tepki olarak subaylar tarafından kurulmuştur. Bu grup, Said Paşa hükümetini bir muhtıra ile istifaya zorlayarak yerine tarafsız ve saygın isimlerden oluşan 'Büyük Kabine'nin (Gazi Ahmet Muhtar Paşa) kurulmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve aktörleri analiz etme
1912 Sopalı Seçimler sonrası artan siyasi gerginlik tespit edildi.
Soruda verilen tarihsel arka planı anlamak çözüm için ilk adımdır.
2
Muhalefet yapısını sınıflandırma
Sorunun siyasi bir parti değil, 'ordu içinde kurulan bir grup' olduğu belirlendi.
Hürriyet ve İtilaf gibi partileri askeri gruplardan ayırmak gerekir.
3
Askeri oluşumun etkisini değerlendirme
Büyük Kabine (Gazi Ahmet Muhtar Paşa) hükümetine giden süreci başlatan Halâskâr Zâbitân grubu ile eşleştirme yapıldı.
Bu grubun temel hedefi ordunun siyasete müdahalesinden ziyade İttihatçıların baskısını kırmaktı.

Key Concept

Halâskâr Zâbitân ve 1912 Siyasi Değişimi
Estimated Time:1m 15s
Question 28Question →

II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet Dönemi'nde, 3131 Mart Vakası'nın ardından padişah II.Abdu¨lhamidII. Abdülhamid tahttan indirilmiş ve 19091909 yılında Kanun−iEsasiKanun-i Esasi'de köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin temel amacı, devlet yönetiminde meclis iradesini hakim kılarak padişahın yetkilerini kısıtlamaktır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 19091909 Anayasa değişiklikleri ile getirilen düzenlemelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Padişaha, meclis tarafından kabul edilen yasaları hiçbir koşulda imzalamama (mutlak veto) yetkisinin verilmesi

Answer

Padişaha yasaları hiçbir koşulda imzalamama (mutlak veto) yetkisinin verildiğini savunan ifade yanlıştır; tam tersine bu yetki kısıtlanmıştır.
Doğru cevap olan seçenek, padişaha yasaları hiçbir koşulda imzalamama yetkisinin verildiğini iddia etmektedir. Ancak 19091909 Anayasa değişikliği ile padişahın yasaları mutlak veto etme hakkı kaldırılmış, yerine meclis iradesini üstün kılan geciktirici veto yetkisi getirilmiştir. Bu durum parlamenter sistemin güçlendiğinin bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
19091909 Anayasa değişikliklerinin temel felsefesini hatırla.
19091909 değişiklikleri, padişahın otoritesini kısıtlayıp yasama organını (meclis) güçlendirmeyi amaçlayan demokratikleşme adımlarıdır.
Soru, bu demokratikleşme ruhuna aykırı olan maddeyi bulmamızı istemektedir.
2
Padişahın yasalar üzerindeki 'veto' yetkisini analiz et.
18761876 Anayasası'nda padişahın mutlak veto yetkisi varken, 19091909 değişikliği ile bu yetki 'geciktirici veto'ya dönüşmüştür. Meclis yasayı aynen iade ederse padişah onaylamak zorundadır.
Mutlak veto yetkisi, meclis iradesini yok saydığı için 19091909 ruhuyla bağdaşmaz.

Key Concept

19091909 Kanun-i Esasi Değişiklikleri ve Demokratik Kazanımlar

Hints

1
19091909 değişikliklerinin temel hedefi padişahı 'sembolik' hale getirmek ve meclisi yönetimin merkezine koymaktır.
2
Padişahın yasalar üzerindeki etkisi artsaydı bu bir demokratikleşme değil, geriye gidiş olurdu.
3
Padişahın 'mutlak' yetkilerinin 'geciktirici' veya 'şartlı' yetkilere dönüştüğünü hatırlayın.

Practice More

19091909 Anayasa değişikliklerinin basın hürriyeti ve cemiyet kurma hakkı üzerindeki etkilerini inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 29Question →

1912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması'nın maddelerinden biri olan "On İki Ada'nın, Balkan Savaşları sona erene kadar geçici olarak İtalya'ya bırakılması" kararının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek

Answer

Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engellemek
Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları'nın başlamasıyla birlikte Ege'deki On İki Ada'nın Yunanistan tarafından işgal edileceğinden endişe duymuştur. Donanması yetersiz olduğu için adaları doğrudan savunamayacağını fark eden Osmanlı yönetimi, antlaşmaya bu maddeyi ekleterek adaları savaş bitene kadar İtalya'ya 'emanet' etmeyi amaçlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'nın imzalandığı dönemdeki genel siyasi durumu belirlemek
Osmanlı Devleti'nin aynı anda hem Trablusgarp'ta İtalya ile hem de Balkanlar'da dört devletle savaştığı tespit edilir.
Savaşın sona erme nedeni Balkan Savaşları'nın başlamasıdır.
2
Osmanlı Devleti'nin deniz gücünü analiz etmek
Osmanlı donanmasının Ege adalarını Yunan donanmasına karşı koruyamayacak kadar zayıf olduğu anlaşılır.
Donanma yetersizliği, adaların güvenliğini tehlikeye atmıştır.
3
Geçici devrin amacını yorumlamak
Adaların güvenli bir liman olarak görülen (savaşın bittiği) İtalya'ya emanet edildiği sonucuna varılır.
Asıl hedef, Balkan Savaşları sırasında Yunan işgalini önlemektir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin donanma zayıflığı nedeniyle adaların güvenliğini sağlama politikası

Practice More

Mustafa Kemal'in Trablusgarp'ta Derne ve Tobruk'taki başarılarını ve bu savaşın onun askerlik kariyerindeki önemini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 30Question →

20. yüzyıl başlarında İtalya, Trablusgarp'ı işgal etmeden önce büyük devletlerle ikili anlaşmalar yaparak diplomatik açıdan Osmanlı Devleti'ni yalnız bırakma stratejisi izlemiştir. Bu kapsamda 1909 yılında Rusya ile imzalanan, Rusya'nın Boğazlar üzerindeki çıkarlarına karşılık İtalya'nın Trablusgarp üzerindeki emellerinin tanındığı diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Racconigi Anlaşması

Answer

İtalya'nın Trablusgarp işgali öncesinde Rusya ile yaptığı ve karşılıklı çıkarları tanıyan diplomatik gelişme Racconigi Anlaşması'dır.
İtalya, 1909 yılında Rusya ile imzaladığı Racconigi Anlaşması sayesinde Rusya'nın Trablusgarp üzerindeki İtalyan çıkarlarını tanımasını sağlamıştır. Bu anlaşma karşılığında İtalya da Rusya'nın Boğazlar üzerindeki emellerine destek vermeyi kabul ederek Osmanlı Devleti'nin diplomatik yalnızlığını derinleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İtalya'nın Trablusgarp işgali öncesindeki diplomatik hazırlıklarını değerlendirmek.
İtalya'nın Avrupa devletlerini ikna ederek Osmanlı Devleti'ni yalnızlaştırdığı görülür.
Sömürge arayışındaki İtalya, büyük devletlerin onayını almadan harekete geçmek istememiştir.
2
Rusya ile İtalya arasındaki 1909 tarihli gizli uzlaşıyı hatırlamak.
Rusya'nın Boğazlar (İstanbul ve Çanakkale) politikasını İtalya'nın desteklemesi karşılığında, İtalya'nın Trablusgarp emellerine Rusya'nın onay vermesi kararlaştırılmıştır.
Bu takas politikası, Osmanlı'nın iki stratejik noktasını (Boğazlar ve Kuzey Afrika) aynı anda tehlikeye atmıştır.
3
Seçenekler arasında bu tarihi gelişmenin adını belirlemek.
Bu diplomatik gelişme tarihte Racconigi Anlaşması olarak bilinir.
Reval (İngiltere-Rusya), Londra (Balkan) ve Uşi (Savaş sonu) gibi diğer seçenekler farklı içeriklere sahiptir.

Key Concept

İtalya'nın Trablusgarp İşgalinin Diplomatik Zemini

Hints

1
İtalya'nın işgal öncesinde özellikle Boğazlar konusunda Rusya ile anlaştığını hatırlayın.
2
İngiltere ve Rusya arasındaki Reval Görüşmeleri'nden farklı olarak, bu anlaşma doğrudan İtalya'nın Tripoli (Trablusgarp) hedeflerine yöneliktir.
3
1909 yılında imzalanan bu 'R' harfiyle başlayan anlaşma, Osmanlı'yı diplomatik olarak köşeye sıkıştırmıştır.

Practice More

İtalya'nın Trablusgarp'ı işgal etmek için öne sürdüğü bahaneleri ve Osmanlı'nın neden sadece yerel subaylarla savunma yapabildiğini tekrar ediniz.
Estimated Time:55s
Question 31Question →

II. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan ile imzaladığı 1913 İstanbul Antlaşması ve Yunanistan ile imzaladığı 1913 Atina Antlaşması'nın her ikisinde de yer alan ortak hüküm aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölgede kalan Türk azınlığın dini, kültürel ve mülkiyet haklarının güvence altına alınması

Answer

Bölgede kalan Türk azınlığın dini, kültürel ve mülkiyet haklarının güvence altına alınması
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda azınlık durumuna düşen vatandaşlarının haklarını koruma çabasını yansıtmaktadır. 1913 İstanbul ve Atina Antlaşmaları, Müslüman-Türk nüfusun dini ibadet özgürlüğü, mülkiyet hakları ve kendi müftülerini seçme gibi kültürel haklarını uluslararası hukuk düzleminde güvence altına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
II. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nin imzaladığı ikili antlaşmaların (İstanbul ve Atina) temel amacını belirle.
Bu antlaşmalar, Balkan devletlerinin kendi aralarındaki çatışmadan faydalanan Osmanlı'nın kaybettiği bazı toprakları (Edirne ve Kırklareli) geri almasını ve elden çıkan bölgelerdeki Türklerin haklarını düzenlemesini sağlar.
Osmanlı Devleti, kaybettiği topraklarda kalan Müslüman-Türk nüfusun kültürel varlığını korumak için hukuki güvence aramıştır.
2
Antlaşma metinlerindeki ortak noktaları karşılaştır.
Hem Bulgaristan hem de Yunanistan ile yapılan antlaşmalarda; müftülerin seçimi, vakıf mallarının yönetimi, Türkçe eğitim ve mülkiyet hakları gibi konular yer alır.
Bölgedeki Türklerin 'azınlık' statüsüne geçmesi, her iki devletle de benzer diplomatik düzenlemeler yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Key Concept

Balkan Savaşları Sonrası Azınlık Hakları
Estimated Time:1m 0s
Question 32Question →

Osmanlı Devleti’nde I. Balkan Savaşı’nda alınan ağır yenilgiler ve Londra Konferansı görüşmeleri sırasında Edirne’nin Bulgarlara bırakılacağı haberleri, siyasi bir krizin doğmasına yol açmıştır. Bu gelişmeler üzerine 23 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları tarafından gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Kâmil Paşa hükümetinin silah zoruyla istifa ettirilip yerine Mahmud Şevket Paşa hükümetinin getirildiği bir hükümet darbesidir.

Answer

Bâb-ı Âli Baskını, Kâmil Paşa hükümetinin silah zoruyla düşürülüp yerine Mahmud Şevket Paşa hükümetinin kurulduğu bir hükümet darbesidir.
Doğru seçenek, Bâb-ı Âli Baskını'nın niteliğini ve aktörlerini eksiksiz tanımlamaktadır. 1913 yılında gerçekleşen bu olayda, İttihat ve Terakki Cemiyeti, savaşın kötü gidişatını bahane ederek Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakın olan Kâmil Paşa kabinesini devirmiş, yerine kendi adayları olan Mahmud Şevket Paşa'yı getirmiştir. Bu olay bir rejim değişikliği değil, hükümet değişikliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın nedenini belirle.
I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlık ve Edirne'nin kaybedileceği korkusu.
İttihat ve Terakki'nin darbe için kullandığı temel gerekçe budur.
2
Olayın niteliğini analiz et.
Bu bir hükümet darbesidir (kabine değişikliği).
Sadece hükümet (yürütme) değişmiş, padişah veya rejim (Meşrutiyet) değişmemiştir.
3
Sonuçları teyit et.
Kâmil Paşa (Hürriyet ve İtilaf) gitti, Mahmud Şevket Paşa (İttihat ve Terakki destekli) geldi.
Bu geçiş, İttihat ve Terakki'nin 1918'e kadar sürecek tek parti iktidarının başlangıcıdır.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın siyasi niteliği (Hükümet Darbesi)

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını sonrası İttihat ve Terakki'nin yönetimde kurduğu hakimiyetin II. Balkan Savaşı'na etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 33Question →

Osmanlı Devleti'nde I.I. Balkan Savaşı’ndaki başarısızlıklar sürerken askeri bir müdahale ile kabine değişikliği yaşanmış; Kâmil Paşa yerine Mahmud Şevket Paşa hükûmeti göreve başlamıştır. Bu müdahale sonucunda İttihat ve Terakki Cemiyeti, devlet yönetiminde rakipsiz bir güç haline gelmiştir. Türk siyasi tarihi açısından bu gelişmenin en temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türk tarihindeki ilk hükûmet darbesi olarak kabul edilmesi

Answer

Türk siyasi tarihindeki ilk hükûmet darbesi olarak kabul edilmesi
Bâb-ı Âli Baskını, ne padişahı ne de mevcut meşrutiyet rejimini hedef almıştır; amacı sadece yürütme gücünü elinde bulunduran Kâmil Paşa hükûmetini devirip yerine İttihat ve Terakki yanlısı bir kabine kurmaktır. Bu özelliğiyle modern Türk siyasi literatüründe ilk 'hükûmet darbesi' olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın kapsamını belirleme
Olayın bir rejim değişikliği (meşrutiyetin kaldırılması gibi) veya padişah değişikliği içermediği saptanır.
Bâb-ı Âli Baskını sadece hükûmet (yürütme organı) değişikliğini hedeflemiştir.
2
Hükûmet değişikliğinin yöntemini analiz etme
Seçim veya anayasal süreçlerle değil, askeri baskı ve zor kullanılarak yapıldığı görülür.
Sadrazam Kâmil Paşa silah zoruyla istifa ettirilmiştir.
3
Tarihsel nitelendirmeyi yapma
Hükûmetin dışarıdan müdahale ile değiştirilmesi 'hükûmet darbesi' (coup d'état) kavramıyla örtüşür.
Bu olay Türk tarihinde bu tanıma uyan ilk örnektir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın Türk siyasi tarihindeki 'ilk hükûmet darbesi' olma özelliği.
Estimated Time:50s
Question 34Question →

II. Balkan Savaşı'nda alınan ağır yenilgiler ve Londra Konferansı görüşmeleri sürerken Edirne'nin Bulgarlara verileceği yönündeki haberler üzerine; Enver Bey ve beraberindekiler 23 Ocak 1913'te Bâb-ı Âli'yi basarak Sadrazam Kâmil Paşa'yı silah zoruyla istifaya zorlamış, yerine Mahmud Şevket Paşa'nın sadrazamlığa getirilmesini sağlamışlardır.

Osmanlı siyasi tarihindeki bu gelişme ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut yönetim biçimi korunurken, zor kullanılarak bir hükümet değişikliği gerçekleştirilmiştir.

Answer

Mevcut yönetim biçimi korunurken, zor kullanılarak bir hükümet değişikliği gerçekleştirilmiştir.
Bâb-ı Âli Baskını, rejim değiştiren bir eylem değildir; mevcut meşrutiyet düzeni içerisinde yürütme gücünün (hükümetin) zorla el değiştirmesiyle sonuçlanan bir hükümet darbesidir. Bu olayla birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti yönetimde tam hakimiyet kurmuş, Kâmil Paşa'nın yerine Mahmud Şevket Paşa sadrazam olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Olayın bağlamını analiz etme
Bâb-ı Âli Baskını'nın II. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıklar ve Edirne'nin elden çıkma korkusuyla yapıldığı belirlendi.
Olayın çıkış nedenini anlamak sonucun niteliğini kavramaya yardımcı olur.
2
Siyasi değişimin türünü belirleme
Olayın sonucunda Kâmil Paşa hükümeti düşmüş, Mahmud Şevket Paşa hükümeti kurulmuştur.
Hükümet değişikliği ile rejim değişikliği arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.
3
Olayın niteliğini tanımlama
Yönetim biçimi (Meşrutiyet) değişmediği için bu olay bir hükümet darbesidir.
Osmanlı tarihindeki ilk hükümet darbesi olma özelliğini teyit eder.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın hükümet darbesi niteliği

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını ile 31 Mart Vakası arasındaki farkları (rejim karşıtlığı vs. hükümet değişikliği) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 35Question →

19091909 yılında Osmanlı Devleti'nde meşrutiyet rejimini yıkmak ve mutlakiyet düzenine geri dönmek amacıyla başlatılan 31 Mart Vakası, Selanik’ten gelen Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. Bu orduda kurmay başkanlığı görevini yürüten Mustafa Kemal’in de tarih sahnesine çıktığı bu olayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi, Türk siyasi tarihinde bir 'ilk' olma özelliği taşır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı tarihinde mevcut anayasal düzene karşı çıkarılan ilk isyan olması ve sonucunda bir padişahın meclis kararıyla tahttan indirilmesi

Answer

Osmanlı tarihinde mevcut anayasal düzene karşı çıkarılan ilk isyan olması ve sonucunda bir padişahın meclis kararıyla tahttan indirilmesi
Doğru seçenek, isyanın anayasal rejimi hedef aldığını ve sonucunda parlamento kararıyla bir padişah değişikliği yaşandığını belirtmektedir. 31 Mart Vakası, Osmanlı tarihinde mevcut devlet düzenini ve rejimini yıkmaya yönelik ilk isyan hareketi olma özelliğine sahiptir ve bir padişahın (II. Abdülhamid) parlamento kararıyla tahttan indirildiği ilk olaydır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın mahiyetini analiz etme
31 Mart Vakası'nın II. Meşrutiyet ile gelen anayasal düzene karşı yapılmış bir 'gericilik' (irtica) hareketi olduğu saptanır.
İsyanın kime ve neye karşı yapıldığını bilmek, Türk tarihindeki yerini anlamak için gereklidir.
2
Bastırılma sürecini değerlendirme
İsyanın Selanik’ten gelen, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu tarafından bastırıldığı belirlenir.
Ordunun modernleşme ve rejimi koruma rolünü analiz etmek için bu bilgi kritiktir.
3
Siyasi sonuçları saptama
İsyanın ardından II. Abdülhamid'in meclis kararıyla görevden alındığı ve yerine V. Mehmed Reşad'ın getirildiği görülür.
Bir padişahın parlamento kararıyla görevden alınması Türk siyasi tarihindeki demokratikleşme sancılarının ve parlamenter gücün bir göstergesidir.

Key Concept

31 Mart Vakası ve Rejim Karşıtlığı
Question 36Question →

I. Balkan Savaşı süreci devam ederken 2323 Ocak 19131913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları tarafından gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır.

Bu gelişmenin Osmanlı devlet yönetimi üzerindeki doğrudan etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamil Paşa hükümetinin istifaya zorlanarak yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirilmesi

Answer

Bâb-ı Âli Baskını sonucunda Kamil Paşa hükümeti düşürülmüş ve yerine Mahmut Şevket Paşa hükümeti kurulmuştur.
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı Devleti'nde yürütme organı olan hükümete (kabineye) karşı yapılmış bir darbedir. Bu olayla birlikte Kamil Paşa, Enver Bey'in baskısıyla istifasını imzalamış ve yerine İttihatçılara yakınlığıyla bilinen Mahmut Şevket Paşa getirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini belirlemek
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı tarihindeki ilk modern 'hükümet darbesi'dir.
Olayın kimi hedef aldığını (hükümet mi, padişah mı) anlamak çözüme ulaştırır.
2
Dönemin siyasi aktörlerini analiz etmek
Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na yakın olan Kamil Paşa hükümeti devrilmiştir.
Darbenin sonucunda yürütme organının başındaki ismin değişmesi gerekir.
3
Sonucu netleştirmek
İttihat ve Terakki'nin desteğiyle Mahmut Şevket Paşa sadrazam olmuştur.
Darbenin doğrudan amacı ve sonucu hükümet değişikliğidir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını'nın Hükümet Darbesi Niteliği

Hints

1
Bâb-ı Âli ifadesi Osmanlı'da hükümet (Bakanlar Kurulu) binasını temsil eder.
2
Bu baskın bir rejim değişikliği değil, sadece bir hükümet darbesidir.
3
Baskın sonucunda Kamil Paşa görevden el çektirilmiş, yerine Mahmut Şevket Paşa gelmiştir.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını ile 3131 Mart Vakası arasındaki farkları (rejim değişikliği hedefi vs.) karşılaştırınız.
Estimated Time:50s
Question 37Question →

II. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti; Bulgaristan ile 1913 İstanbul, Yunanistan ile 1913 Atina ve Sırbistan ile 1914 İstanbul antlaşmalarını imzalamıştır. Bu antlaşmalardan Sırbistan ile imzalanan 1914 İstanbul Antlaşması'nın, diğer iki antlaşmadan temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İki devlet arasında ortak bir kara sınırı kalmadığı için herhangi bir sınır düzenlemesi içermemesi

Answer

Sırbistan ile ortak bir kara sınırının kalmamış olması nedeniyle antlaşmanın sınır düzenlemesi içermemesi, sadece azınlık haklarını düzenlemesi
I. Balkan Savaşı'nda Makedonya'nın kaybıyla birlikte Osmanlı Devleti'nin Sırbistan ile doğrudan bir kara sınırı kalmamıştır. Bu nedenle 1914 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması, Bulgaristan ve Yunanistan ile yapılanların aksine bir sınır belirleme maddesi içermemiş; yalnızca Sırbistan idaresinde kalan Müslümanların müftülük, vakıf ve mülkiyet haklarını yasal güvence altına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Balkan Savaşları sonunda Osmanlı'nın toprak kayıplarını analiz etmek
I. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını (Makedonya, Arnavutluk vb.) kaybetmiştir.
Sırbistan ile olan fiziki temasın devam edip etmediğini belirlemek için coğrafi değişim incelenmelidir.
2
Sırbistan ile olan coğrafi bağlantıyı kontrol etmek
Osmanlı Devleti ile Sırbistan arasında artık Bulgaristan ve Yunanistan toprakları bulunmaktadır; doğrudan bir kara sınırı kalmamıştır.
Bir antlaşmanın sınır hükmü içerip içermeyeceği, devletlerin komşu olup olmamasına bağlıdır.
3
1914 İstanbul Antlaşması'nın içeriğini değerlendirmek
Antlaşma, Sırbistan topraklarında kalan Müslüman Türklerin mülkiyet, ibadet ve eğitim haklarını güvence altına almıştır.
Kara sınırı olmayan bir devletle yapılan antlaşma, sadece o ülkede kalan vatandaşların/azınlıkların haklarını düzenler.

Key Concept

II. Balkan Savaşı Sonrası Diplomatik Gelişmeler ve Sınır Değişimleri

Hints

1
Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı'nın hangi Balkan devletleriyle komşuluğunun bittiğini hatırlayın.
2
Bir devletle kara sınırınız yoksa, o devletle imzalayacağınız antlaşmada sınır çizimi yapılamaz.
3
Osmanlı'nın Sırbistan ile 1914'te imzaladığı antlaşma, sadece bölgede kalan Türklerin hukuki statüsüne odaklanmıştır.

Practice More

II. Balkan Savaşı'ndan en kârlı çıkan devletin (Romanya) ve en çok toprak kaybeden devletin (Bulgaristan) antlaşmalardaki konumunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 38Question →

Osmanlı Devleti, 19121912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması ile Kuzey Afrika'daki son toprak parçası olan Trablusgarp ve Bingazi'yi İtalya'ya bırakmak zorunda kalmıştır. Ancak diplomatik görüşmeler sırasında, bölgenin siyasi olarak kaybedilmesine rağmen halk ile olan tarihsel, dini ve kültürel bağların korunması hedeflenmiştir.

Buna göre, Uşi Antlaşması'nın aşağıdaki hükümlerinden hangisi Osmanlı Devleti'nin bölge halkıyla kültürel ve dini bağlarını sürdürmeyi amaçladığının en açık kanıtıdır?

Show answer & explanation

Answer: Bölge halkının dini bakımdan halifeye bağlı kalması ve bölgeye naibü's-sultan unvanlı bir görevlinin atanması

Answer

Trablusgarp ve Bingazi halkının dini açıdan halifeye bağlı kalması ve padişah tarafından bir sultan vekili (naibü's-sultan) atanması yönündeki maddedir.
Doğru seçenek olan bölge halkının dini bakımdan halifeye bağlı kalması hükmü, Osmanlı Devleti'nin bölge üzerinde siyasi otoritesini kaybetmesine rağmen manevi ve kültürel otoritesini koruma çabasını yansıtır. Bu durum Osmanlı tarihinde Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan (Kırım için) sonra Halifelik makamının diplomatik bir güç olarak kullanıldığı ikinci önemli olaydır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda istenen 'kültürel ve dini bağ' ifadesinin karşılığını aramak.
Bu bağ, Osmanlı'nın hem siyasi hem de dini lideri olan 'Halife' üzerinden sağlanabilir.
Osmanlı Devleti, kaybettiği Müslüman topraklarda halkla bağını koparmamak için 'Halifelik' makamını diplomatik bir araç olarak kullanmıştır.
2
Uşi Antlaşması'nın maddelerini değerlendirmek.
Antlaşmada yer alan 'Trablusgarp ve Bingazi halkı dini bakımdan halifeye bağlı kalacak' maddesi doğrudan bu amaca hizmet eder.
Halkın dini liderinin Osmanlı padişahı olması, kültürel ve dini etkileşimin devam etmesini yasallaştırmaktadır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin kaybettiği topraklarla olan bağını korumak için Halifelik makamının manevi gücünden yararlanması (İslamcılık politikası).

Practice More

Uşi Antlaşması ile On İki Ada'nın durumunu ve Balkan Savaşları ile olan ilişkisini detaylıca inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:55s
Question 39Question →

I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı sonucunda imzalanan Londra Antlaşması ile Makedonya topraklarının paylaşımında aslan payını Bulgaristan'ın alması, diğer Balkan devletlerinin tepkisine yol açmış ve II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı'nın çıkmasına neden olmuştur. Savaşın sonunda Balkan devletleri kendi aralarında toplanarak sınırlarını yeniden düzenlemişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi, II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı Devleti'nin taraf olmadığı barış antlaşmasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Bükreş Antlaşması

Answer

II. Balkan Savaşı'nı Balkan devletlerinin kendi aralarında imzalayarak bitirdiği ve Osmanlı Devleti'nin taraf olmadığı antlaşma Bükreş Antlaşması'dır.
Bükreş Antlaşması, 10 Ağustos 1913 tarihinde Bulgaristan ile diğer Balkan devletleri (Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Karadağ) arasında imzalanmıştır. Osmanlı Devleti savaşa sonradan dahil olup Edirne ve Kırklareli'yi geri alsa da, Balkan devletlerinin Makedonya topraklarını kendi aralarında paylaştıkları bu genel barış antlaşmasına davet edilmemiş ve taraf olmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Savaşın nedenini ve taraflarını analiz etme
Savaş, Bulgaristan'ın fazla toprak almasına tepki gösteren Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ'ın birleşmesi ve sürece Romanya'nın da dahil olmasıyla çıkmıştır.
Savaşın tarafları arasındaki ilişkiyi anlamak, antlaşmanın kapsamını belirlemeye yardımcı olur.
2
Antlaşmaların taraflarını ayırt etme
Balkan devletleri (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Romanya ve Karadağ) kendi aralarında Bükreş Antlaşması'nı imzalarken; Osmanlı Devleti bu devletlerle ayrı ayrı İstanbul, Atina ve İstanbul (Sırbistan ile) antlaşmalarını imzalamıştır.
Genel barış antlaşması ile ikili antlaşmalar arasındaki farkı kavramak sorunun çözüm anahtarıdır.

Key Concept

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan antlaşmaların mahiyeti ve tarafları
Estimated Time:50s
Question 40Question →

19121912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması'nın hükümlerinden birine göre; On İki Ada'nın yönetimi Balkanlardaki savaşlar sona erinceye kadar geçici olarak İtalya'nın denetimine bırakılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin On İki Ada üzerinde böyle bir tasarrufta bulunmasındaki temel askeri-stratejik gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini engelleyecek askeri güce sahip olunmaması

Answer

Osmanlı Devleti'nin On İki Ada'yı geçici olarak İtalya'ya bırakmasının temel sebebi, donanma yetersizliği nedeniyle adaları Yunanistan'ın işgaline karşı koruyamayacak olmasıdır.
Doğru seçenek, Osmanlı Devleti'nin donanma zayıflığı nedeniyle adaları Yunanistan'ın olası işgalinden koruyamayacağı gerçeğine dayanmaktadır. Balkan Savaşları patlak verdiğinde Yunan donanması Ege'de aktifleşmiş, Osmanlı ise On İki Ada'nın kalıcı olarak kaybedilmemesi için onları 'geçici' olarak İtalya'nın korumasına bırakma yoluna gitmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşma maddesini analiz etme
On İki Ada'nın Balkan Savaşları bitene kadar İtalya'da kalacağı maddesi tespit edilir.
Bu maddenin hangi bölge ve hangi siyasi durum için geçerli olduğunu anlamak gerekir.
2
Dönemin askeri şartlarını değerlendirme
Osmanlı Devleti'nin donanmasının zayıf olduğu ve aynı anda başlayan Balkan Savaşları'nda Yunanistan'ın Ege adalarını ele geçirmeye başladığı görülür.
Osmanlı'nın neden kendi toprağını bir başka işgalci devlete emanet ettiğini açıklayan stratejik zorunluluk budur.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Adaların Yunan işgalinden korunması amacının temel gerekçe olduğu sonucuna ulaşılır.
Yunanistan'ın adalara yönelik tehdidi, İtalya'nın denetimini ehvenişer (kötünün iyisi) bir çözüm haline getirmiştir.

Key Concept

Uşi Antlaşması ve On İki Ada'nın Stratejik Durumu

Practice More

Mustafa Kemal ve Enver Paşa'nın Trablusgarp'taki halkı örgütleme çalışmalarının (Teşkilatçılık) Milli Mücadele'ye etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 2 / 41Next