XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

819 questions

Question 741Question →

Osmanlı Devleti'nin güney topraklarının Fransızlar tarafından işgal edilmesi ve bölgede Ermeni devleti kurma girişimlerine karşı, Ali Fuat Paşa'nın desteği ve bölge aydınlarının girişimiyle İstanbul merkezli kurulan, daha sonra faaliyetlerini Pozantı Kongresi ile Çukurova bölgesine taşıyarak silahlı direnişi organize eden milli cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kilikyalılar Cemiyeti

Answer

Kilikyalılar Cemiyeti
Kilikyalılar Cemiyeti; Kasım 1918'de İstanbul'da kurulan, Ali Fuat Paşa'nın desteğiyle Adana ve Çukurova bölgesini Fransız işgali ile Ermeni emellerine karşı korumayı hedefleyen, Pozantı Kongresi'nin toplanmasında ve bölgede Kuvayımilliye hareketinin güçlenmesinde doğrudan rol oynayan yararlı bir milli cemiyettir.

Step-by-Step Solution

1
Soru metninde verilen cemiyetin kuruluş merkezini, amacını ve faaliyet bölgesini analiz etmek
İstanbul'da kurulan, Çukurova bölgesini (Adana ve çevresi) Fransız işgali ve Ermeni iddialarına karşı savunan, Pozantı Kongresi'ni toplayan milli cemiyet hedeflenmektedir.
Milli Mücadele döneminde kurulan cemiyetler bölgesel hedeflerine, merkezlerine ve düzenledikleri kongrelere göre ayrışır.
2
Cemiyet isimlerini ve hedeflerini karşılaştırarak doğru yapıyı tespit etmek
Kilikyalılar Cemiyeti, isminden dolayı sıklıkla azınlık veya zararlı cemiyetlerle karıştırılsa da Çukurova'nın tarihi adı olan Kilikya bölgesini kurtarmak için kurulmuş yararlı bir cemiyettir.
Ali Fuat Cebesoy'un desteğiyle teşkilatlanan ve Pozantı Kongresi ile Güney Cephesi direnişini örgütleyen cemiyet Kilikyalılar Cemiyeti'dir.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Yararlı Cemiyetleri ve Kilikyalılar Cemiyeti'nin Özellikleri

Hints

1
İsmi yabancı kökenli bir antik bölgeyi çağrıştırsa da Çukurova bölgesini savunmak amacıyla kurulmuş yararlı bir cemiyettir.
2
Fransız ve Ermeni işgallerine karşı Pozantı Kongresi'nin toplanmasını sağlayan ve Adana yöresinde direnişi örgütleyen teşkilattır.

Practice More

Pozantı Kongresi ve Güney Cephesi'nde Fransızlara karşı verilen mücadelede yerel cemiyetlerin rolünü pekiştiren sorular çözülebilir.

Alternative Method

Cemiyetin faaliyet alanı olan Çukurova ve düzenlenen Pozantı Kongresi anahtar kelimeleri üzerinden doğrudan Kilikyalılar Cemiyeti'ne ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 742Question →

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin savaştığı savunma ve yardım cepheleriyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Makedonya Cephesi, Kafkas Cephesi'ndeki Türk birliklerine lojistik destek sağlamak amacıyla Osmanlı Devleti tarafından doğrudan taarruz amaçlı açılmıştır.

Answer

Makedonya Cephesi'nin Kafkas Cephesi'ndeki birliklere lojistik destek sağlamak amacıyla taarruz amaçlı açıldığını belirten ifade yanlıştır.
Makedonya Cephesi taarruz amacıyla değil, İttifak müttefiklerine destek olmak amacıyla açılmış bir yardım cephesidir. Ayrıca Balkanlar'da yer aldığından Kafkas Cephesi ile lojistik veya harekât yönünden herhangi bir irtibatı bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
I. Dünya Savaşı'ndaki Osmanlı cephelerini türlerine göre sınıflandırmak
Osmanlı cepheleri Taarruz (Kafkas, Kanal), Savunma (Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen) ve Yardım (Galiçya, Makedonya, Romanya) cepheleri olmak üzere üç grupta toplanır.
Makedonya Cephesi'nin yardım cepheleri arasında yer aldığını ve sınır ötesi bir mücadele olduğunu tespit etmek için bu sınıflandırma esastır.
2
Savunma ve yardım cephelerindeki temel olayları değerlendirmek
Irak'ta Halil Paşa'nın Kut'ül Amâre Zaferi, Hicaz'da Fahreddin Paşa'nın Medine savunması, Suriye-Filistin'de Mustafa Kemal Paşa'nın Halep hattı savunması tarihsel olarak doğrulanır.
Seçeneklerde verilen savunma cephesi gelişmelerinin doğruluğunu teyit etmek gerekir.
3
Makedonya Cephesi'nin açılma nedenini ve niteliğini analiz etmek
Makedonya Cephesi, Kafkasya'ya lojistik destek sağlamak için taarruz amaçlı değil; Balkanlar'da İttifak ortaklarına İtilaf kuvvetlerine karşı destek vermek amacıyla açılmış bir yardım cephesidir.
Yanlış olan önermeyi bularak doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Key Concept

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin Savunma (Irak, Hicaz-Yemen, Suriye-Filistin) ve Yardım (Galiçya, Makedonya, Romanya) Cephelerinin Temel Nitelikleri ve Stratejik Rolleri

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki cephelerini 'Taarruz', 'Savunma' ve 'Müttefiklere Yardım' şeklinde gruplandırınız.
2
Sonunda '-ya' ekiyle biten cepheler (Galiçya, Makedonya, Romanya) Osmanlı sınırları dışındaki yardım cepheleridir.
3
Makedonya bir Balkan cephesidir; Kafkasya harekâtına destek sağlama amacıyla taarruz cephesi olarak açılmamıştır.

Practice More

Kut'ül Amâre Zaferi'nin gerçekleştiği cephe ve komutanı ile Medine Müdafii Fahreddin Paşa'nın görev yaptığı cepheyi eşleştiren soruları inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Cephe isimlerinin son hecelerine dikkat ediniz: İki taarruz cephesi 'K' harfiyle başlar (Kafkas, Kanal); üç yardım cephesi ise '-ya' ile biter (Galiçya, Romanya, Makedonya). Geriye kalan tüm cepheler (Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen) savunma cepheleridir.
Estimated Time:1m 0s
Question 743Question →

30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hemen ardından İtilaf Devletleri, antlaşmanın güvenlik gerekçesi içeren maddelerini öne sürerek Osmanlı topraklarında fiili işgallere başlamıştır. Bu haksız işgaller karşısında Türk milleti, vatanını savunmak amacıyla yerel direniş hareketlerini başlatmıştır.

Buna göre, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İtilaf Devletleri tarafından işgal edilen ilk Osmanlı toprağı ile Anadolu'da işgallere karşı halkın ilk silahlı direnişini başlattığı yer aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Musul — Hatay (Dörtyol)

Answer

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra işgal edilen ilk Osmanlı toprağı Musul, Anadolu'da halkın başlattığı ilk silahlı direniş merkezi ise Hatay (Dörtyol)'dur.
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasının (30 Ekim 1918) hemen ardından İngiltere, antlaşmanın 7. maddesine dayanarak 3 Kasım 1918'de Musul'u işgal etmiş ve böylece Musul işgal edilen ilk Osmanlı toprağı olmuştur. İşgaller karşısında halkın ilk silahlı direnişi ise 19 Aralık 1918 tarihinde Hatay Dörtyol'da Fransız işgaline karşı başlatılmıştır. Dolayısıyla ilk işgal edilen Osmanlı toprağının Musul, Anadolu'daki ilk silahlı direnişin ise Hatay (Dörtyol) olduğunu belirten ifade doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Mondros Mütarekesi sonrası İtilaf Devletleri tarafından işgal edilen ilk Osmanlı toprağını belirleme
İngilizler mütarekenin 7. maddesini bahane ederek 3 Kasım 1918'de Musul'u işgal etmiştir. Musul, antlaşma sonrası işgal edilen ilk Osmanlı toprağıdır.
Mondros sonrası ilk fiili işgal hareketinin zaman ve mekân bilgisini doğru tespit etmek gerekir.
2
Anadolu sınırları içerisinde işgalci güçlere karşı başlatılan ilk silahlı halk direnişini tespit etme
19 Aralık 1918'de Hatay'ın Dörtyol ilçesinde (Karasüleymanlı köyü) Fransız işgal kuvvetlerine ve Ermeni çetelerine karşı Kara Mehmet Çavuş önderliğinde ilk silahlı direniş gerçekleştirilmiştir.
Batı Cephesi'ndeki ilk kurşun (İzmir/Hasan Tahsin veya Ayvalık) ile Anadolu genelindeki ilk silahlı direniş (Dörtyol) arasındaki kronolojik ve mekânsal farkı ayırt etmek gerekir.
3
İki tarihsel veriyi birleştirerek doğru seçeneğe ulaşma
İlk işgal edilen yer 'Musul', Anadolu'daki ilk silahlı direniş ise 'Hatay (Dörtyol)' eşleşmesidir.
Her iki bilginin eksiksiz ve hatasız yer aldığı seçeneği doğrulamak gerekir.

Key Concept

Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası ilk işgaller ve Türk halkının ilk silahlı direniş merkezleri

Hints

1
İngilizlerin Mondros'tan sadece birkaç gün sonra petrol zengini bir Orta Doğu vilayetini işgal ettiğini ve ilk kurşunun sanılanın aksine Ege'de değil Güney Cephesi'nde atıldığını hatırlayınız.
2
3 Kasım 1918'de ilk işgal edilen yer Irak sınırları içindeki önemli bir vilayettir. 19 Aralık 1918'de Fransızlara karşı ilk silahlı direniş ise Çukurova bölgesine yakın bir Akdeniz ilçesinde gerçekleşmiştir.
3
İngiltere'nin ilk işgal ettiği yer Musul; Kara Mehmet Çavuş'un Fransız kuvvetlerine ilk kurşunu sıktığı yer ise Hatay'ın Dörtyol ilçesidir.

Practice More

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. ve 24. maddelerinin amaçları ile işgallere karşı kurulan Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin faaliyetlerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemi: Ege Bölgesi'ndeki direniş ve işgaller Mayıs 1919 (İzmir'in işgali) sonrasına rastlar. Mondros ise Ekim 1918'de imzalanmıştır. Bu nedenle 1918 sonundaki ilk işgal ve direniş olayları doğrudan Musul ve Hatay (Dörtyol) ile eşleşmektedir.
Estimated Time:1m 0s
Question 744Question →

I. Dünya Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u ele geçirmek ve müttefikleri Çarlık Rusyası'na doğrudan lojistik destek ulaştırmak amacıyla açtığı Çanakkale Cephesi'nde yaşanan muharebeler, hem taktiksel savunma hatları hem de uluslararası diplomasi açısından derin sonuçlar doğurmuştur.

Buna göre Çanakkale Cephesi'ndeki askerî safhalar ve cephenin sonuçları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kara harekâtının tıkandığı süreçte İtilaf Devletleri, Kafkas Cephesi'ni kapatıp Doğu Anadolu'yu Rusya'ya devretmek amacıyla Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nı imzalamıştır.

Answer

Kara harekâtının tıkandığı süreçte İtilaf Devletleri'nin Kafkas Cephesi'ni kapatıp Doğu Anadolu'yu Rusya'ya devretmek amacıyla Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nı imzaladığı yönündeki bilgi yanlıştır.
Çanakkale Cephesi devam ederken ve sonrasında İtilaf Devletleri Osmanlı topraklarını paylaşmak üzere çeşitli gizli antlaşmalar yapmışlardır. Ancak Saint-Jean de Maurienne Antlaşması (Nisan 1917), İtalya'nın İtilaf safında tutulması ve Oniki Ada ile birlikte Batı Anadolu (İzmir ve hinterlandı) ile Konya bölgesinin İtalya'ya bırakılmasını içeren bir antlaşmadır. Doğu Anadolu ve Boğazlar ise İstanbul (Boğazlar) Antlaşması ve Sykes-Picot'ya ek protokollerle Çarlık Rusyası'na bırakılmıştır; dolayısıyla Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nın Kafkas Cephesi'ni kapatma veya Doğu Anadolu'yu Rusya'ya devretme amacıyla imzalandığı iddiası tamamen yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Çanakkale Deniz ve Kara Muharebeleri'nin taktik safhalarını analiz etme
18 Mart Deniz Zaferi, Seddülbahir (Kirte/Alçıtepe), Arıburnu-Conkbayırı ve Suvla/Anafartalar safhalarındaki komuta hamlelerinin ve savunma doktrinlerinin doğruluğu tespit edilir.
Çanakkale Cephesi'nin askeri aşamaları ve Mustafa Kemal'in üstlendiği görevlerin doğrulanması gerekir.
2
Çanakkale Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri'nin imzaladığı gizli antlaşmaların amaç ve içeriklerini değerlendirme
Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nın (Nisan 1917) İtalya'ya İzmir ve çevresi ile Konya vilayetini bırakmayı amaçlayan bir paylaşım antlaşması olduğu, Doğu Anadolu veya Kafkas Cephesi ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı belirlenir.
I. Dünya Savaşı gizli antlaşmalarının kapsamı ile Çanakkale Cephesi'nin uluslararası diplomasideki yansımaları arasındaki kavramsal sınırların ayrıştırılması gerekir.
3
Yanlış yargıyı belirleyerek çözüme ulaşma
Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'na ilişkin verilen bağlamın tarihsel gerçeklikle örtüşmediği sonucuna varılır.
Soru kökünde Çanakkale Cephesi ve sonuçlarıyla ilgili yanlış olan bilginin tespiti istenmektedir.

Key Concept

Çanakkale Cephesi Askerî Muharebe Safhaları, Komuta Kademesi ve I. Dünya Savaşı Gizli Antlaşmalarıyla İlişkisi

Hints

1
Çanakkale Cephesi'ndeki savunma mevkilerini (Conkbayırı, Seddülbahir, Kirte, Anafartalar) ve I. Dünya Savaşı gizli antlaşmalarının içeriklerini ayrı ayrı değerlendiriniz.
2
I. Dünya Savaşı sırasında imzalanan gizli paylaşım antlaşmalarında hangi devletin nereyi talep ettiğini (İtalya, Rusya, İngiltere, Fransa) hatırlayınız.
3
Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nın Doğu Anadolu ile değil, İtalya'ya vadedilen Batı Anadolu ve Akdeniz toprakları ile ilişkili olduğuna dikkat ediniz.

Practice More

Çanakkale Zaferi'nin Bulgaristan'ın İttifak safında savaşa girmesi ve Rusya'da 1917 Bolşevik İhtilali'ne giden süreç üzerindeki uluslararası etkilerini inceleyiniz.

Alternative Method

Kronolojik ve coğrafi eleme yöntemi: Seçeneklerde yer alan askeri safhalar (18 Mart, Seddülbahir-Kirte, Arıburnu-Conkbayırı, Anafartalar) doğrudan Gelibolu Yarımadası'ndaki gerçek muharebelerdir. Diplomatik seçenek incelendiğinde Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nın Doğu Anadolu veya Kafkasya ile değil, İtalya ve Batı Anadolu ile ilgili olduğu anlaşılarak yanlış seçenek doğrudan tespit edilebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 745Question →

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından ordunun terhis edilmesi üzerine açıkta kalan bazı emekli subaylar tarafından İstanbul'da kurulan, İttihatçılık karşıtlığı ve saltanata bağlılık temelinde örgütlenerek Anadolu'da gelişen Kuvayımilliye hareketini engellemeye çalışan milli varlığa zararlı cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Askeri Nigehban Cemiyeti

Answer

Askeri Nigehban Cemiyeti
Askeri Nigehban Cemiyeti (Nigehban Cemiyet-i Askeriyesi / Askeri Muhafızlar), Mondros sonrasında ordudan terhis edilen ve İttihat ve Terakki karşıtlığı güden emekli subaylar tarafından İstanbul'da kurulmuştur. Padişah ve Hilafet makamına bağlı kalarak Anadolu'daki Kuvayımilliye direnişine ve Milli Mücadele'ye açıkça cephe almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki belirleyici unsurları belirleme
Cemiyetin terhis edilen emekli subaylar tarafından kurulduğu, İttihatçılık aleyhtarı olduğu, saltanatı savunduğu ve Kuvayımilliye karşıtı olduğu tespit edilir.
Milli varlığa zararlı cemiyetlerin kurucu kadroları ve kuruluş gerekçeleri birbirinden farklılık gösterir.
2
Milli varlığa zararlı cemiyetlerin niteliklerini sınıflandırma
Milli varlığa düşman cemiyetler içerisinde asker kökenli olup adında da asker kelimesi geçen ve ordunun terhis edilmesi sonucu örgütlenen yapının Askeri Nigehban Cemiyeti olduğu belirlenir.
Nigehban 'bekçi/gözcü' anlamına gelmekte olup emekli subayların kurduğu bu cemiyet, Anadolu hareketini saltanata tehdit görerek engellemeye çalışmıştır.
3
Çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşma
Mim Mim Grubu yararlı bir istihbarat teşkilatıdır; Etniki Eterya Rum azınlık cemiyetidir; Kürt Teali etnik amaçlıdır; Hürriyet ve İtilaf ise fırkadır.
Tanımlanan özelliklerin tamamı yalnızca Askeri Nigehban Cemiyeti ile uyuşmaktadır.

Key Concept

Milli Varlığa Zararlı (Düşman) Cemiyetler ve Askeri Nigehban Cemiyeti'nin Özellikleri

Hints

1
Cemiyetin adında askeri niteliğini ve kurucularının mesleki arka planını belirten bir ifade yer almaktadır.
2
Bu cemiyet, Türkler ve Müslümanlar tarafından kurulan milli varlığa düşman cemiyetler kategorisinde yer alır ve saltanatı koruma iddiasındadır.
3
Osmanlıca 'bekçi, gözcü' anlamına gelen 'Nigehban' kelimesini içeren ve emekli subayların kurduğu cemiyeti düşününüz.

Practice More

Milli varlığa zararlı cemiyetlerin (Sulh ve Selamet-i Osmaniye, Teali-i İslam, İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri, Kürt Teali, Askeri Nigehban) kuruluş amaçları ve benimsedikleri kurtuluş yollarını karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.

Alternative Method

Kavram sınıflandırması yöntemi: Seçeneklerdeki cemiyetler 'Yararlı Cemiyetler' (Mim Mim Grubu), 'Azınlık Cemiyetleri' (Etniki Eterya), 'Etnik Ayrılıkçı Cemiyetler' (Kürt Teali) ve 'Asker Kökenli Zararlı Cemiyetler' (Askeri Nigehban) olarak gruplandırıldığında soru kökündeki emekli subay vurgusu doğrudan doğru cevaba götürür.
Estimated Time:1m 0s
Question 746Question →

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusu, kendi toprak sınırlarını korumak amacıyla açılan savunma cephelerinin yanı sıra İttifak Devletleri müttefiklerine destek vermek amacıyla ülke sınırları dışındaki cephelere de asker göndermiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin müttefiklerine destek olmak amacıyla savaştığı yardım cephelerinden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Romanya Cephesi

Answer

Romanya Cephesi
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda kendi sınırları dışında müttefiklerine (Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan) yardım amacıyla savaştığı üç cephe bulunmaktadır: Galiçya, Romanya ve Makedonya. Bu nedenle Romanya Cephesi doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
I. Dünya Savaşı'ndaki cepheleri niteliklerine göre sınıflandırma
Osmanlı cepheleri Taarruz (Kafkas, Kanal), Savunma (Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen) ve Yardım (Galiçya, Romanya, Makedonya) olarak üçe ayrılır.
Soruda müttefiklere destek amacıyla sınır dışında açılan yardım cephesi sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki cephe türlerini eşleştirme
Irak, Hicaz-Yemen ve Suriye-Filistin savunma; Kafkas taarruz; Romanya ise sınır ötesi yardım cephesidir.
Romanya'da Osmanlı 6. Kolordusu müttefik kuvvetlere destek sağlamak amacıyla savaşmıştır.

Key Concept

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin savaştığı yardım cepheleri (Galiçya, Romanya, Makedonya)

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin sınırları dışında açılan yardım cephelerinin son ekleri genellikle '-ya' hecesiyle biter (Galiçya, Makedonya, Romanya).
2
Irak, Hicaz-Yemen ve Suriye-Filistin cepheleri Osmanlı mülkünü korumak için açılan savunma cepheleridir.

Practice More

Kut'ül Amâre Zaferi'nin hangi savunma cephesinde kazanıldığını ve komutanını tekrar ediniz.

Alternative Method

Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'ndaki cephelerini 'Taarruz: 2K (Kafkas, Kanal)', 'Yardım: Ya-Ya-Ya / GRM (Galiçya, Romanya, Makedonya)' ve geriye kalanları 'Savunma Cepheleri' olarak kodlayarak kolayca ayırt edebilirsiniz.
Estimated Time:35s
Question 747Question →

I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı topraklarının paylaşılması amacıyla müttefikler arasında çeşitli gizli antlaşmalar yapılmıştır. Bu süreçte;

I. İngiltere ile yerel bir Arap liderliği arasında diplomatik mektuplaşmalarla şekillenmesi,
II. Osmanlı Devleti sınırları içinde bağımsız bir Arap devleti kurulmasının vadedilmesi,
III. Halifeliğin birleştirici gücünü kırarak Osmanlı Devleti'nin benimsediği İslamcılık (Ümmetçilik) politikasını fiilen etkisiz kılması

özelliklerine sahip olan gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mac-Mahon Antlaşması

Answer

Mac-Mahon Antlaşması
Mac-Mahon Antlaşması, I. Dünya Savaşı yıllarında (1915-1916) İngiltere'nin Mısır Valisi (Yüksek Komiseri) Henry McMahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında gerçekleşen gizli mektuplaşmalarla oluşturulmuştur. Bu antlaşma ile Şerif Hüseyin'e bağımsız bir Arap devleti vadedilmiş, buna karşılık Şerif Hüseyin ve beraberindeki kuvvetlerin Osmanlı Devleti'ne karşı isyan etmesi sağlanmıştır. Bu durum, Osmanlı padişahının kutsal cihat çağrısına rağmen Müslüman Arapların bir kısmının Osmanlı Devleti'ne karşı savaşmasına yol açmış ve İslamcılık (Ümmetçilik) fikir akımının Orta Doğu'da fiilen iflas ettiğini göstermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde verilen özellikleri analiz etme
Verilen maddeler, Osmanlı tebaası olan Müslüman Arapların İngiltere ile anlaşarak devlete karşı ayaklanmasını, bağımsız devlet vaadini ve İslamcılık fikrinin zayıflamasını işaret etmektedir.
Antlaşmanın taraflarını ve ideolojik etkisini tespit etmek doğru antlaşmaya ulaşmayı sağlar.
2
Gizli antlaşmaların muhataplarını karşılaştırma
İngiltere'nin Mısır Temsilcisi Henry McMahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasındaki mektuplaşmalar sonucu ortaya çıkan belge Mac-Mahon Antlaşması'dır.
Diğer antlaşmalar (Sykes-Picot, Londra, İstanbul, St. Jean de Maurienne) yalnızca Avrupalı emperyalist güçlerin kendi aralarındaki toprak paylaşımına dayanmaktadır.

Key Concept

Mac-Mahon Antlaşması ve İslamcılık Fikrinin Etkisini Yitirmesi

Hints

1
Soruda bahsedilen antlaşma, Avrupalı iki devlet arasında değil, bir İtilaf Devleti ile Osmanlı tebaası olan bir yerel Müslüman lider arasında yapılmıştır.
2
Bu antlaşma, Hicaz-Yemen ve Suriye-Filistin cephelerinde Osmanlı ordusunun arkadan vurulmasına ve cihat çağrısının etkisiz kalmasına yol açmıştır.
3
İngiliz yetkili ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında mektuplaşmalarla yürütülen bu gizli mutabakat kendi adıyla anılmaktadır.

Practice More

Gizli antlaşmaların dünya kamuoyuna açıklanması sürecini (Bolşevik İhtilali ve Sarı Kitap) ve Paris Barış Konferansı'ndaki revizyonları pekiştiriniz.

Alternative Method

Öncüllerde yer alan 'İslamcılık politikasının etkisini yitirmesi' ve 'Arap devleti vaadi' kavramları doğrudan Şerif Hüseyin-McMahon görüşmelerini işaret etmektedir.
Estimated Time:1m 0s
Question 748Question →

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda taarruz amacıyla açtığı Kafkas Cephesi'nde, Sarıkamış Harekâtı sonrasında ağır kayıplar verilmesine ve Rus kuvvetlerinin Doğu Anadolu'da geniş alanları işgal etmesine karşın; 3 Mart 1918 tarihinde imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selâse) Osmanlı yönetimine geri verilmiştir.

Osmanlı Devleti'nin askerî açıdan zor durumda olduğu bu cephede söz konusu diplomatik ve topraksal kazanımı elde etmesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudan belirleyici olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Rusya'da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonucunda yeni yönetimin savaştan çekilme kararı alması

Answer

Rusya'da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonucunda yeni yönetimin savaştan çekilme kararı alması
Kafkas Cephesi Osmanlı Devleti'nin taarruz amacıyla açtığı bir cephedir. Ağır kış koşulları ve lojistik eksiklikler sebebiyle Sarıkamış Harekâtı felaketle sonuçlanmış ve Ruslar Doğu Anadolu içlerine kadar ilerlemiştir. Ancak 1917 yılında Rusya'da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonucunda Çarlık rejimi yıkılmış ve yeni Sovyet yönetimi savaştan çekilerek 3 Mart 1918'de Brest-Litovsk Antlaşması'nı imzalamıştır. Bu antlaşma sayesinde Osmanlı Devleti, askerî olarak kaybettiği Kars, Ardahan ve Batum'u diplomatik yoldan geri almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kafkas Cephesi'nin açılma nedenlerini ve askerî seyrini analiz etmek
Osmanlı Devleti taarruz amacıyla bu cepheyi açmış ancak Sarıkamış Harekâtı'ndaki kayıplar ve iklim koşulları sebebiyle savunmaya çekilmiş, Ruslar Erzurum, Erzincan, Trabzon, Muş ve Bitlis gibi merkezleri işgal etmiştir.
Askerî sahada mağlubiyet yaşanırken diplomatik kazanımın nasıl doğduğunu kavramak gerekir.
2
1917 yılında Rusya'da yaşanan siyasi ve sosyal gelişmeleri değerlendirmek
1917 Ekim Devrimi ile Çarlık rejimi yıkılmış, iktidara gelen Bolşevikler I. Dünya Savaşı'nı emperyalist bir paylaşım savaşı olarak görerek savaştan çekilme kararı almıştır.
Çekilme kararı neticesinde İttifak Devletleri ile Rusya arasında 3 Mart 1918 Brest-Litovsk Barış Antlaşması imzalanmıştır.
3
Brest-Litovsk Antlaşması'nın Kafkas Cephesi ve Osmanlı sınırları üzerindeki etkisini belirlemek
Antlaşma ile Rusya işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekilmiş ve 1878 Berlin Antlaşması ile aldığı Kars, Ardahan ve Batum'u (Elviye-i Selâse) Osmanlı Devleti'ne iade etmiştir.
Bu durum, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda askerî açıdan yenik durumda olmasına rağmen masa başında toprak kazandığı tek cephenin Kafkas Cephesi olmasını sağlamıştır.

Key Concept

Kafkas Taarruz Cephesi'nin Sonuçları ve Brest-Litovsk Antlaşması

Hints

1
Osmanlı ordusunun cephedeki fiziki durumundan ziyade, savaşılan düşman devletin iç siyasetinde meydana gelen büyük bir rejim değişikliğini düşününüz.
2
1917 yılında Çarlık yönetiminin devrilmesi ve savaştan tek taraflı çekilme kararı alan yeni yönetimin imzaladığı barış antlaşmasına odaklanınız.
3
Brest-Litovsk Antlaşması'nı imzalayarak I. Dünya Savaşı'ndan çekilen Rusya'daki Bolşevik İhtilali'nin sonuçlarını değerlendiriniz.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin diğer taarruz cephesi olan Kanal Cephesi'nin açılma hedefleri, icra edilen Süveyş Harekâtı ve sonrasında cephenin Filistin-Suriye savunmasına dönüşme sürecini inceleyiniz.

Alternative Method

Kafkas Cephesi sürecini kronolojik olarak sıralayarak (1914 Taarruz / Sarıkamış → 1916 Rus İlerlemesi ve Mustafa Kemal'in Muş-Bitlis'i kurtarması → 1917 Bolşevik İhtilali → 1918 Brest-Litovsk Antlaşması) diplomatik sonucun doğrudan hangi siyasi olayla tetiklendiğini tespit edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 749Question →

I. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri, Osmanlı topraklarını savaş sonrasında kendi aralarında taksim etmek amacıyla çeşitli gizli protokoller düzenlemişlerdir. 1917 yılında Rusya'da yaşanan Bolşevik İhtilali neticesinde iktidara gelen Sovyet yönetimi, Çarlık arşivlerinde yer alan bu gizli paylaşım tasarılarını "Sarı Kitap" adıyla yayımlayarak dünya kamuoyuna açıklamıştır.

Sovyet Rusya'nın bu adımı atarak gizli antlaşmaları ifşa etmesi;
I. Çarlık Rusyası'na vadedilen Boğazlar ve Doğu Anadolu topraklarının paylaşımının belirsizleşmesi,
II. İtilaf Devletleri'nin yürüttüğü gizli diplomasi faaliyetlerinin uluslararası alanda deşifre olması,
III. Osmanlı Devleti'nin savaşa dahil olmasına zemin hazırlayan Yavuz ve Midilli olayının gizli bir anlaşmaya dayandığının belgelenmesi

gelişmelerinden hangilerine ortam hazırlamıştır?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II numaralı öncülleri içeren seçenek doğrudur.
I ve II numaralı yargıların birlikte yer aldığı seçenek doğrudur. 1917 Bolşevik İhtilali ile iktidara gelen Sovyet yönetimi, Çarlık Rusyası'nın İtilaf Devletleri ile imzaladığı gizli antlaşmaları 'Sarı Kitap' adıyla yayımlayarak gizli diplomasiyi tüm dünyaya deşifre etmiştir (II. öncül). Aynı zamanda savaştan çekilen Rusya'ya vadedilen Boğazlar ve Doğu Anadolu bölgelerinin paylaşımı uygulanamaz ve belirsiz hâle gelmiştir (I. öncül). Yavuz ve Midilli olayı ise 1914'te Osmanlı'nın savaşa fiilen dahil olduğu askeri gelişmedir, gizli paylaşım antlaşmaları ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Gizli antlaşmaların genel amacını ve Rusya'nın payını analiz etme
İtilaf Devletleri savaş sırasında Boğazlar (İstanbul) ve Petrograd protokolleriyle İstanbul, Boğazlar ve Doğu Anadolu topraklarını Çarlık Rusyası'na vadetmişti.
Rusya'nın savaştan çekilmesi ve bu antlaşmaları reddetmesi, vadedilen bu coğrafyaların paylaşımını geçersiz ve belirsiz kılmıştır (I. öncül doğrudur).
2
Bolşevik İhtilali ve Sarı Kitap ifşaatının diplomatik etkilerini belirleme
Sovyet idaresi gizli belgeleri 'Sarı Kitap' ile basına duyurarak İtilaf Devletleri'nin gizli diplomasi yürüttüğünü dünyaya duyurmuştur.
Bu durum İtilaf Devletleri'nin emperyalist paylaşım planlarını uluslararası kamuoyu önünde açıkça deşifre etmiştir (II. öncül doğrudur).
3
Yavuz ve Midilli olayının niteliğini değerlendirme
Yavuz ve Midilli gemilerinin Karadeniz'deki Rus limanlarını bombalaması, Osmanlı'nın 1914 yılında savaşa fiilen giriş sürecine ait askeri bir olaydır.
Bu gelişme İtilaf Devletleri'nin savaş sırasında yaptığı gizli paylaşım protokollerinin konusu veya ifşası değildir (III. öncül yanlıştır).

Key Concept

I. Dünya Savaşı Gizli Antlaşmaları, Bolşevik İhtilali ve Paylaşım Planlarının İfşası (Sarı Kitap)

Hints

1
Bolşevik İhtilali'nin ardından yeni Sovyet yönetiminin Çarlık Rusyası'nın dış politikasını ve emperyalist antlaşmalarını nasıl karşıladığını hatırlayınız.
2
Çarlık Rusyası'na hangi gizli antlaşmalarla nerelerin vadedildiğini ve gizli belgelerin dünyaya duyurulmasının İtilaf Devletleri'nin diplomatik meşruiyetine etkisini düşününüz.
3
Yavuz ve Midilli gemilerinin bombalama hadisesi 1914 yılında gerçekleşmiş olup Osmanlı'nın savaşa giriş sebebidir; savaş devam ederken yapılan gizli antlaşmalarla karıştırılmamalıdır.

Practice More

Sovyet Rusya'nın savaştan çekilmesiyle İtalya'ya vadedilen toprakların Paris Barış Konferansı'nda nasıl değiştiğini pekiştiren bir soru çözebilirsiniz.

Alternative Method

Öncülleri kronolojik ve tematik olarak ayrıştırınız: I. Dünya Savaşı'na fiilen giriş olayları (1914 Yavuz-Midilli) ile savaş sırasındaki diplomatik paylaşım tasarılarının (1915-1917 Gizli Antlaşmalar) ayrımını yaparak doğrudan III. öncülü eleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 750Question →

I. Dünya Savaşı'nın ardından İtilaf Devletleri, yenilen diğer İttifak devletleriyle yapılacak barış antlaşmalarının genel esaslarını 1919 Paris Barış Konferansı'nda kararlaştırmıştır. Ancak Osmanlı topraklarının paylaşımı konusunda kendi aralarında yaşadıkları çıkar çatışmaları nedeniyle Osmanlı Devleti ile imzalanacak antlaşmanın şartlarının belirlenmesi sonraya bırakılmıştır.

İtilaf Devletleri'nin, Osmanlı Devleti'ne kabul ettirecekleri Sevr Barış Antlaşması'nın taslak metnini ve paylaşım şartlarını hazırladıkları uluslararası konferans aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: San Remo Konferansı

Answer

Sevr Barış Antlaşması'nın taslak metninin ve şartlarının hazırlandığı toplantı San Remo Konferansı'dır.
Sevr Barış Antlaşması'nın maddeleri ve taslak metni, İtilaf Devletleri tarafından 19-26 Nisan 1920 tarihleri arasında İtalya'da gerçekleştirilen San Remo Konferansı'nda hazırlanmış ve ardından Osmanlı Hükûmetine bildirilmiştir. Bu doğrultuda doğru yanıt San Remo Konferansı'dır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının taslağının neden geciktiğini değerlendirme
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarını paylaşma konusundaki rekabeti ve gizli antlaşmaların uygulanmasındaki sorunlar sebebiyle Osmanlı barışı 1919 Paris Barış Konferansı'nda karara bağlanamamıştır.
Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının diğer İttifak devletlerinden ayrı bir konferansta hazırlandığını kavramak için gereklidir.
2
Sevr Antlaşması taslağının hazırlandığı konferansı belirleme
İtilaf Devletleri 19-26 Nisan 1920 tarihleri arasında İtalya'nın San Remo kentinde toplanarak Sevr Barış Antlaşması'nın şartlarını ve Osmanlı'yı paylaşım planını kesinleştirmiştir.
Soru kökünde belirtilen taslak metnin hazırlandığı toplantıyı doğru tespit etmek için gereklidir.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın taslak metninin 19-26 Nisan 1920 San Remo Konferansı'nda hazırlanması

Hints

1
I. Dünya Savaşı'nı bitiren diğer antlaşmalar Paris'te belirlenirken, Osmanlı Devleti'nin paylaşım esasları 1920 baharında İtalya'da yapılan özel bir konferansta kararlaştırılmıştır.
2
19-26 Nisan 1920 tarihleri arasında İtalya'da toplanan bu konferansta hazırlanan taslak metin, daha sonra Osmanlı heyetine sunulmuştur.

Practice More

Sevr Barış Antlaşması'nın Saltanat Şûrası tarafından onaylanma süreci ve hukuki geçersizliği konusundaki soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:40s
Question 751Question →

I. Dünya Savaşı'nın başlarında Schlieffen Planı'nın Batı Cephesi'nde beklenmedik şekilde durması üzerine Almanya, Osmanlı Devleti'nin bir an önce fiilen savaşa girmesi için diplomatik ve askeri baskılarını artırmıştır.

Almanya'nın Osmanlı Devleti'ni İttifak Bloku saflarında savaşa çekmek istemesinde güttüğü aşağıdaki hedeflerden hangisi bu stratejik beklentiler arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin deniz gücünü kullanarak Manş Denizi ve Kuzey Denizi'ndeki İngiliz donanma ablukasını kırmak

Answer

Osmanlı Devleti'nin deniz gücünü kullanarak Manş Denizi ve Kuzey Denizi'ndeki İngiliz donanma ablukasını kırmak
Almanya'nın Osmanlı Devleti'ni savaşa çekme stratejisi; yeni cepheler açarak savaşı geniş alana yaymak, İtilaf kuvvetlerini bölmek, Boğazlar üzerinden Rusya'ya yardımı kesmek, Süveyş Kanalı üzerinden İngiliz sömürge yollarını tehdit etmek ve halifeliğin cihat gücüyle İtilaf sömürgelerinde isyanlar çıkarmaktı. Osmanlı Devleti'nin Kuzey Denizi ve Manş Denizi gibi uzak okyanus geçitlerinde İngiliz ablukasını kıracak bir donanma gücü bulunmadığından, Almanya'nın bu yönde bir beklentisi olmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Almanya'nın I. Dünya Savaşı'ndaki genel askeri durumunu ve Osmanlı Devleti'nden beklentilerini analiz etmek
Almanya Batı Cephesi'nde iki ateş arasında kalmış; savaşı geniş alanlara yayarak yükünü hafifletmek istemiştir.
Almanya'nın temel amacı Osmanlı'nın sanayi veya donanma gücünden ziyade jeopolitik konumu, demografik gücü ve halifelik nüfuzundan yararlanmaktır.
2
Seçeneklerde sunulan hedeflerin dönemin askeri ve coğrafi gerçekleriyle tutarlılığını değerlendirmek
Kuzey Denizi ve Manş Denizi, Almanya'nın kendi donanmasıyla doğrudan mücadele ettiği alanlardır; Osmanlı donanmasının bu sularda İngiltere'ye karşı operasyon yapabilecek imkân ve kabiliyeti yoktur.
Osmanlı donanması dönemin zayıf donanmalarından biri olup Akdeniz ve Karadeniz havzası ile sınırlı bir etki alanına sahipti.

Key Concept

Almanya'nın Osmanlı Devleti'ni Savaşa Çekme Nedenleri ve Stratejik Beklentileri

Hints

1
Almanya'nın Osmanlı Devleti'nden beklediği temel katkıları düşünün: Sanayi ve teknoloji mi, yoksa jeopolitik konum ve demografik/dini güç mü?
2
Osmanlı Devleti'nin donanma gücünü ve etki coğrafyasını göz önünde bulundurarak Batı Avrupa açıklarındaki deniz savaşlarına müdahale edip edemeyeceğini değerlendirin.
3
Kuzey Denizi ve Manş Denizi İngiltere ile Almanya arasındaki ana deniz cephesidir; Osmanlı'nın bu bölgede donanma operasyonu yürütmesi askeri ve lojistik açıdan mümkün değildir.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girişinin savaşın süresi ve İtilaf Devletleri'nin stratejileri üzerindeki etkilerini inceleyen sorular çözebilirsiniz.

Alternative Method

Almanya'nın beklentilerini 'Jeopolitik (Boğazlar, Kanal)', 'Dini-Siyasi (Halifelik/Cihat)' ve 'Askeri (Yeni cepheler açıp yük hafifletme)' olmak üzere üç ana kategoriye ayırarak bu kategorilerin dışındaki donanma/sanayi iddialarını eleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 752Question →

Osmanlı Hükûmeti adına Paris'e gönderilen heyet tarafından 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Barış Antlaşması'nın hukuki statüsü ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu antlaşmaya karşı tutumuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kanun-i Esasi'ye göre Meclis-i Mebusan onayından geçmediği için hukuken geçersiz kalmış; TBMM ise antlaşmayı imzalayanları ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini vatan haini ilan etmiştir.

Answer

Sevr Antlaşması, Kanun-i Esasi gereğince Meclis-i Mebusan onayından geçmediği için hukuken geçersiz sayılmış; TBMM ise 19 Ağustos 1920 tarihli kararıyla antlaşmayı imzalayanları ve Saltanat Şûrası'nda onaylayanları vatan haini ilan etmiştir.
Osmanlı Anayasası (Kanun-i Esasi) gereğince uluslararası barış antlaşmalarının yürürlüğe girebilmesi için Meclis-i Mebusan'ın onayı gerekmektedir. 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgal edilmesinden sonra meclis kapatıldığı için Sevr Antlaşması bu onaydan geçememiş, yalnızca yetkisiz bir danışma organı olan Saltanat Şûrası tarafından kabul edilmiştir. Bu durum antlaşmayı hukuken geçersiz kılmıştır. Ankara'da toplanan TBMM ise 19 Ağustos 1920'de aldığı kararla antlaşmayı imzalayan murahhasları ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini vatan haini ilan etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın anayasal ve hukuki geçerliliğini Kanun-i Esasi hükümleri çerçevesinde incelemek.
Kanun-i Esasi'nin amir hükümlerine göre uluslararası antlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Meclis-i Mebusan tarafından onaylanması zorunludur. İstanbul'un işgali sonrasında meclis dağıtıldığı ve feshedildiği için bu onay gerçekleşmemiştir.
Bir uluslararası antlaşmanın Osmanlı hukuk düzeninde geçerlilik kazanabilmesi yasama organının onayına bağlıdır.
2
Saltanat Şûrası'nın antlaşma üzerindeki yetkisini ve niteliğini değerlendirmek.
Padişah Vahdettin başkanlığında toplanan Saltanat Şûrası anayasal bir meclis niteliği taşımayıp sadece danışma kurulu niteliğinde olduğundan, aldığı onay kararı antlaşmaya hukuki bağlayıcılık kazandıramamıştır.
Anayasal meclisin yerini danışma niteliğindeki kurulların alamayacağını saptamak gereklidir.
3
TBMM'nin Sevr Antlaşması'na karşı aldığı siyasi ve hukuki kararları belirlemek.
TBMM, 19 Ağustos 1920 tarihli oturumunda antlaşmayı imzalayan Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis ile antlaşmayı onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini vatan haini ilan etmiş ve antlaşmayı kesin olarak reddetmiştir.
Milli iradeyi temsil eden TBMM'nin teslimiyetçi belgelere karşı gösterdiği hukuki yaptırımı ortaya koymak.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Hukuki Statüsü, Saltanat Şûrası ve TBMM'nin Hukuki Tepkisi

Hints

1
Bir antlaşmanın Osmanlı anayasal düzenine göre yürürlüğe girmesi için hangi organın onayından geçmesi gerektiğini ve antlaşmanın imzalandığı tarihte bu organın durumunu hatırlayınız.
2
Padişahın topladığı Saltanat Şûrası anayasal bir yasama meclisi değildir; Ankara'daki TBMM ise Sevr'i imzalayanlar hakkında çok sert bir kanuni yaptırım kararı almıştır.
3
Mebusan Meclisi kapalı olduğu için antlaşma hukuken 'ölü doğmuş' kabul edilmiş; TBMM 19 Ağustos 1920'de imzalayan ve onaylayanları 'vatan haini' ilan etmiştir.

Practice More

Saltanat Şûrası toplantısında Sevr Antlaşması'na ret oyu veren tek kişi olan Topçu Feriki Rıza Paşa ve TBMM'nin 150'likler listesi ile olan bağlantısını inceleyiniz.

Alternative Method

Hukuki geçerlilik (Kanun-i Esasi Madde 44) ve TBMM'nin yasama tasarrufları (Hıyanet-i Vataniye / 19 Ağustos 1920 kararı) zincirini takip ederek sonuca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 753Question →

I. Dünya Savaşı sonrasında İstanbul merkezli olarak bazı ulema ve medrese hocaları tarafından başlangıçta 'Cemiyet-i Müderrisîn' adıyla faaliyete geçirilen, kurtuluşun ancak hilafet ve saltanat makamının güçlendirilmesiyle ve şeriat hükümlerine tavizsiz bağlılıkla mümkün olabileceğini savunarak Anadolu'daki ulusal direniş aleyhine bildiriler yayımlayan cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Teali-i İslam Cemiyeti

Answer

Başlangıçta 'Cemiyet-i Müderrisîn' adıyla kurulup sonradan bu ismi alan ve hilafet/saltanat eksenli kurtuluşu savunan örgütlenme Teali-i İslam Cemiyeti'dir.
Teali-i İslam Cemiyeti, 1919 yılında Mustafa Sabri Efendi ve İskilipli Atıf Efendi gibi medrese müderrisleri öncülüğünde 'Cemiyet-i Müderrisîn' adıyla kurulmuş, sonradan adını değiştirmiştir. Temel gayesi; saltanat ve hilafet makamını güçlendirerek kurtuluşu dini prensiplere bağlılıkta aramak olmuş, Kuva-yı Milliye ve TBMM aleyhinde beyannameler neşrederek Konya ve çevresindeki ayaklanmalarda etkili olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki cemiyetin kuruluş aşamasındaki ismini ve kurucu kitlesini tespit etme
Cemiyetin ilk adının 'Cemiyet-i Müderrisîn' olduğu ve medrese hocaları/ulema tarafından kurulduğu belirlenir.
15 Şubat 1919'da kurulan Cemiyet-i Müderrisîn, ilerleyen süreçte kapsamını genişleterek Teali-i İslam Cemiyeti adını almıştır.
2
Cemiyetin benimsediği ideolojik çizgiyi ve temel hedefini analiz etme
Kurtuluş çaresi olarak hilafet ve saltanat makamına tam bağlılığı, İslami ilkelerin uygulanmasını öngördüğü görülür.
Bu cemiyet, Anadolu'da Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlayan Kuva-yı Milliye hareketini İttihatçı bir macera olarak nitelendirmiş ve aleyhte fetvalar dağıtmıştır.
3
Seçeneklerdeki cemiyetleri kurucu yapıları ve benimsedikleri ilkeler doğrultusunda eleyerek doğru cevaba ulaşma
Teali-i İslam Cemiyeti seçeneği doğru yanıttır.
Diğer seçeneklerdeki yapılar manda savunucusu (İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri), genel siyasi fırka (Hürriyet ve İtilaf) veya azınlık örgütüdür (Etnik-i Eterya).

Key Concept

Milli Varlığa Düşman (Zararlı) Cemiyetlerin Kurucuları, Amaçları ve İdeolojik Eğilimleri

Hints

1
Cemiyetin kökenindeki 'müderris' kelimesi medrese öğreticilerini ifade etmekte olup cemiyetin dini ve ulema eksenli yapısına işaret etmektedir.
2
Bu cemiyet hilafet kurumunu savunmuş ve Milli Mücadele aleyhine yayımladığı fetvalarla iç isyanların çıkmasında rol oynamıştır.
3
Kurucuları arasında İskilipli Atıf Hoca ve Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'nin yer aldığı, İslam'ı yüceltme iddiasındaki cemiyettir.

Practice More

Milli varlığa zararlı cemiyetlerin yayımladıkları bildirilerin Konya (Delibaş Mehmet) ve Anzavur isyanlarındaki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Zararlı cemiyetleri hedeflerine göre gruplayabilirsiniz: 1) Manda ve himaye isteyenler (İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri), 2) Saltanat ve hilafet yanlısı ulema cemiyetleri (Teali-i İslam, Sulh ve Selamet-i Osmaniye), 3) Etnik/bölücü cemiyetler (Kürt Teali). Soru kökündeki 'Cemiyet-i Müderrisîn' ve 'şeriat/hilafet' vurgusu doğrudan ulema kökenli Teali-i İslam Cemiyeti'ne götürür.
Estimated Time:1m 15s
Question 754Question →

I. Dünya Savaşı'nın ardından barışın esaslarını belirlemek ve mağlup devletlerle imzalanacak antlaşmaların şartlarını tespit etmek amacıyla toplanan Paris Barış Konferansı'nda (18 Ocak 1919), İtilaf Devletleri arasında ilk önemli görüş ayrılığı ve çıkar çatışması yaşanmıştır.

İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan bu ilk çatlağın temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gizli antlaşmalarla İtalya'ya vadedilen İzmir ve çevresinin İngiltere'nin yönlendirmesiyle Yunanistan'a bırakılması

Answer

Gizli antlaşmalarla İtalya'ya vadedilen İzmir ve çevresinin İngiltere'nin yönlendirmesiyle Yunanistan'a bırakılması
I. Dünya Savaşı devam ederken 1917'de imzalanan Saint-Jean de Maurienne Gizli Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu İtalya'ya verilmişti. Ancak 1919 Paris Barış Konferansı'nda İngiltere, Doğu Akdeniz'de güçlü ve rakip bir İtalya yerine kendi kontrolünde tutabileceği zayıf bir Yunanistan'ı görmeyi tercih etmiştir. İngiltere'nin desteği ve Yunanistan Başbakanı Venizelos'un sunduğu sahte nüfus raporları doğrultusunda İzmir'in Yunanistan'a bırakılması kararlaştırılmıştır. Bu durum İtalya'nın büyük tepkisine yol açmış ve İtilaf Devletleri arasındaki ilk açık görüş ayrılığı ve çatlak meydana gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Paris Barış Konferansı'nın toplanma amacını ve İtilaf Devletleri arasındaki mevcut gizli antlaşmaları analiz etme
Savaş sırasında imzalanan Saint-Jean de Maurienne Gizli Antlaşması ile İzmir ve Batı Anadolu bölgesi İtalya'ya vadedilmişti.
İtilaf Devletleri arasındaki ilk çıkar çatışmasının kökenini anlamak için savaş sırasındaki paylaşım planlarını hatırlamak gerekir.
2
İngiltere'nin Akdeniz politikasını ve konferanstaki tutumunu değerlendirme
İngiltere, Doğu Akdeniz ve sömürge yolları üzerinde güçlü bir İtalyan varlığı görmek istememiş; bölgeyi daha kolay yönlendirebileceği Yunanistan'a devretmek için sahte nüfus raporlarını desteklemiştir.
Bu karar, İtalya'nın tepkisine ve İtilaf bloğundaki ilk açık diplomatik çatlağın oluşmasına zemin hazırlamıştır.
3
Görüş ayrılığının neticesini belirleme
İtalya temsilcilerinin konferansı geçici olarak terk etmesiyle İtilaf Devletleri arasındaki ilk derin kriz resmen ortaya çıkmıştır.
Soru kökünde belirtilen ilk önemli görüş ayrılığı doğrudan İzmir ve çevresinin Yunanistan'a verilmesi kararıdır.

Key Concept

Paris Barış Konferansı'nda İtilaf Devletleri Arasındaki İlk Görüş Ayrılığı

Hints

1
İtilaf Devletleri arasındaki ilk çatlağın savaş sırasında imzalanan gizli paylaşım antlaşmalarının değiştirilmesiyle ilgili olduğunu düşününüz.
2
İngiltere'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarları doğrultusunda İtalya yerine başka bir Akdeniz devletini desteklediğini hatırlayınız.
3
Saint-Jean de Maurienne Antlaşması ile İtalya'ya vadedilen ancak Paris'te Yunanistan'a bırakılarak işgaline zemin hazırlanan şehri düşününüz.

Practice More

İtalya'nın bu karara tepkisi ve daha sonra TBMM ile ilişkileri (özellikle II. İnönü Savaşı sonrası Anadolu'dan çekilmeye başlaması) arasındaki bağlantıyı inceleyen sorular çözebilirsiniz.

Alternative Method

KPSS Tarih sorularında 'İtilaf Devletleri arasındaki ilk görüş ayrılığı' kalıbı doğrudan 'İzmir'in İtalya'dan alınıp Yunanistan'a verilmesi' olgusuyla eşleştirilerek hızla çözülebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 755Question →

Mondros Ateşkes Antlaşması'nda yer alan;

I. Toros tünelleri ve demiryollarının İtilaf Devletleri'nin denetimine bırakılması,
II. Hükümet haberleşmesi dışındaki tüm telsiz, telgraf ve kabloların denetiminin İtilaf güçlerine teslim edilmesi,
III. Kömür, akaryakıt ve benzeri stratejik maddelerin yurt dışına ihracının yasaklanarak İtilaf Devletleri'nin kullanımına tahsis edilmesi

hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, işgalci devletlerin bu düzenlemelerle öncelikli olarak aşağıdakilerden hangisini engellemeyi amaçladığı söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: İşgallere karşı ülke genelinde eş güdümlü bir lojistik, askeri ve toplumsal direniş ağının kurulmasını

Answer

İşgallere karşı ülke genelinde eş güdümlü bir lojistik, askeri ve toplumsal direniş ağının kurulmasını
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ulaşım (Toros tünelleri ve demiryolları), haberleşme (telsiz ve telgraf hatları) ve enerji kaynaklarını (kömür ve akaryakıt) denetim altına alan maddeleri; Osmanlı Devleti'ni savunmasız bırakmayı ve işgaller başladığında halkın birbirinden haberdar olarak ortak, örgütlü ve lojistik destekli bir direniş cephesi oluşturmasını engellemeyi amaçlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşma maddelerinin kapsadığı alanları tespit etme
Maddeler; ulaşım (demiryolları ve tüneller), iletişim (telgraf, telsiz, kablo) ve enerji/lojistik kaynakları (kömür, akaryakıt) üzerinde tam bir denetim mekanizması kurmaktadır.
Maddelerin ortak işlevini belirlemek, İtilaf Devletleri'nin stratejik niyetini anlamanın temel adımıdır.
2
Maddelerin stratejik sonuçlarını analiz etme
Ulaşımı denetlenen, haberleşmesi kesilen ve yakıt/enerji ikmali kısıtlanan bir ülkede bölgeler arası bilgi akışı durur ve birliklerin veya halkın ortak hareket etme kabiliyeti felç edilir.
Askeri ve siyasi mücadelelerde haberleşme ve ikmal yolları, koordineli savunmanın ön koşuludur.
3
Doğru sonuca ulaşma
İtilaf Devletleri bu maddelerle Anadolu'yu savunmasız bırakarak planlanan işgaller karşısında merkezi ve organize bir direnişin doğmasını önlemeyi hedeflemiştir.
Bölgesel direnişlerin birleşip ulusal bir harekete dönüşmesini engellemek işgal sürecini kolaylaştırmaktadır.

Key Concept

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın Lojistik ve İletişim Hükümleri ile İşgallere Karşı Örgütlü Direnişin Engellenmesi

Hints

1
Bir ülkede demiryolları, haberleşme hatları ve yakıt depoları eş zamanlı olarak kontrol altına alındığında toplumun ve yerel birliklerin yapamayacağı en temel askeri eylemi düşününüz.
2
İtilaf Devletleri'nin bu kısıtlamalarla asıl amacı, yapılacak işgalleri kolaylaştırmak ve ortaya çıkabilecek tepkileri bölgesel düzeyde izole ederek yayılmasını önlemektir.
3
Ulaşım, ikmal ve iletişimin kesilmesi, ülke genelinde organize, eş güdümlü ve merkezi bir savunma ya da mukavemet hareketinin kurulmasını doğrudan imkânsız kılmayı hedefler.

Practice More

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. ve 24. maddelerinin işgallerin hukuki kılıfı olarak nasıl kullanıldığını ve Doğu Anadolu'daki Vilâyât-ı Sitte kavramının hedeflerini inceleyiniz.

Alternative Method

Maddelerin her birinin fonksiyonunu tek tek yazarak (Tüneller/Demiryolları = Asker ve malzeme sevkiyatı; Telgraf/Kablo = İstihbarat ve haberleşme; Kömür/Akaryakıt = Lojistik enerji) bu üç unsurun birleştiği ortak askeri kavramın 'Lojistik ve Operasyonel Koordinasyon' olduğunu tespit edebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 756Question →

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin Çanakkale Cephesi'nde elde ettiği zafer, savaşın süresini uzatmanın yanı sıra Balkanlar'daki askeri ve diplomatik dengeleri de kökten değiştirmiştir.

Bu zaferin ardından İttifak Devletleri bloğunun güçlenmesini ve Osmanlı Devleti ile Almanya arasında doğrudan kara ve demiryolu bağlantısının kurulmasını sağlayan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bulgaristan'ın İttifak Devletleri safında savaşa katılması

Answer

Bulgaristan'ın İttifak Devletleri safında savaşa katılması
Çanakkale Muharebeleri'nde kazanılan büyük zafer, Balkanlar'da tarafsızlığını koruyan Bulgaristan'ın İttifak Devletleri yanında savaşa katılmasını sağlamıştır. Bulgaristan'ın savaşa girmesi neticesinde Osmanlı Devleti ile müttefikleri Almanya ve Avusturya-Macaristan arasındaki fiziki engel kalkmış, doğrudan kara ve demiryolu bağlantısı kurularak askeri-lojistik yardım akışı temin edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Çanakkale Zaferi'nin uluslararası diplomatik sonuçlarını analiz etmek
Çanakkale Zaferi ile İtilaf donanmasının Boğazları geçememesi, kararsız durumda olan Balkan devletlerinin tutumunu doğrudan etkilemiştir.
Savaş öncesinde tarafsız kalarak gelişmeleri izleyen Bulgaristan, bu zafer üzerine İttifak Devletleri'nin savaşı kazanacağına inanmıştır.
2
Bulgaristan'ın savaşa girişinin stratejik ve jeopolitik etkisini belirlemek
Bulgaristan'ın İttifak Devletleri safında savaşa girmesiyle Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan ve Osmanlı Devleti arasında coğrafi bütünlük sağlanmıştır.
Bu coğrafi bütünlük sayesinde Berlin ile İstanbul arasında doğrudan kara ve demiryolu (Orient Express/lojistik sevkiyat) hattı kurulmuş, Osmanlı Devleti'ne mühimmat ve silah yardımı kesintisiz akmaya başlamıştır.

Key Concept

Çanakkale Zaferi'nin İttifak Blokuna Etkisi ve Bulgaristan'ın Savaşa Girişi

Hints

1
Çanakkale Zaferi'nin Balkan devletlerinin tutumları üzerindeki stratejik etkisini hatırlayınız.
2
Osmanlı Devleti ile müttefiki Almanya arasında coğrafi bir engel oluşturan ve savaşa katılarak bu bağı tamamlayan Balkan ülkesini düşününüz.
3
Osmanlı Devleti ile kara sınırı olan Bulgaristan'ın İttifak safına katılması, Berlin-İstanbul demiryolu hattının kesintisiz çalışmasını sağlamıştır.

Practice More

Çanakkale Cephesi sonrasında Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan'ı savaşa çekebilmek amacıyla Dimetoka bölgesini bu devlete bırakması süreci üzerine çalışabilirsiniz.

Alternative Method

Soru kökündeki 'Almanya ile doğrudan kara bağlantısı' ifadesinden hareketle harita bilgisi kullanılarak, Osmanlı Devleti ile Orta Avrupa devletleri arasında coğrafi köprü oluşturan tek Balkan ülkesinin Bulgaristan olduğu tespit edilebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 757Question →

I. Dünya Harbi sürecinde Osmanlı ordusunun yürüttüğü askerî harekâtlarla ilgili olarak;

I. Halil (Kut) Paşa komutasındaki birliklerin İngiliz tümenini esir alarak Kut'ül-Amare Zaferi'ni kazanması,
II. Fahreddin Paşa'nın kısıtlı lojistik imkânlara rağmen Medine'yi İngiliz destekli isyancı güçlere karşı başarıyla müdafaa etmesi,
III. Brest-Litovsk Antlaşması sonrası Rusya'nın savaştan çekilmesi üzerine görevlendirilen 15. Kolordu'nun görevini tamamlayarak geri dönmesi

gelişmelerinden hangileri, Osmanlı Devleti'nin doğrudan kendi sınırları içerisindeki toprakları korumak amacıyla mücadele ettiği savunma cephelerinde gerçekleşmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Kut'ül-Amare Zaferi'nin kazanıldığı Irak Cephesi ile Medine Müdafaası'nın yapıldığı Hicaz-Yemen Cephesi savunma cepheleridir; dolayısıyla doğru yanıt I ve II öncüllerini içeren seçenektir.
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti sınırları içindeki toprakları korumak adına Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin ve Hicaz-Yemen cephelerinde savunma savaşları vermiştir. Halil (Kut) Paşa'nın Townshend komutasındaki İngiliz ordusunu esir aldığı Kut'ül-Amare Zaferi Irak Cephesi'nde; Fahreddin Paşa'nın İngiliz destekli isyanlara karşı yürüttüğü Medine Müdafaası ise Hicaz-Yemen Cephesi'nde gerçekleşmiştir. Bu iki cephe doğrudan savunma cephesidir. 15. Kolordu'nun Ruslara karşı savaştığı Galiçya Cephesi ise Osmanlı sınırları dışında müttefiklere destek amacıyla açılan bir yardım cephesidir. Bu nedenle doğru yanıt I ve II öncülleridir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde yer alan askerî olayların hangi cephelerde gerçekleştiğini belirleme
I. öncül Irak Cephesi'ni, II. öncül Hicaz-Yemen Cephesi'ni, III. öncül ise Galiçya Cephesi'ni ifade etmektedir.
Olayların geçtiği cepheleri doğru tespit etmek cephe türü sınıflandırmasının temel adımıdır.
2
Tespit edilen cepheleri Osmanlı Devleti'nin savaş stratejisi ve sınır durumuna göre (savunma/yardım) sınıflandırma
Irak ve Hicaz-Yemen cepheleri Osmanlı mülkü olan toprakların müdafaası için açılan 'Savunma Cepheleri'dir. Galiçya Cephesi ise müttefiklere destek amacıyla sınır ötesine asker gönderilen 'Yardım Cephesi'dir.
Soru kökünde yalnızca kendi sınırları dahilindeki toprakları korumaya yönelik savunma cepheleri sorulmaktadır.
3
Savunma cephesi niteliği taşıyan öncülleri bir araya getirerek doğru seçeneğe ulaşma
I ve II numaralı gelişmeler savunma cephelerine aittir.
III numaralı gelişme yardım cephesi (Galiçya) kapsamında olduğundan kapsam dışı bırakılır.

Key Concept

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Cephelerinin Sınıflandırılması (Savunma ve Yardım Cepheleri)

Hints

1
Öncüllerde anlatılan tarihî olayların hangi cephelerde (Irak, Hicaz-Yemen, Galiçya) yaşandığını tespit ediniz.
2
Osmanlı Devleti'nin sınırları dışındaki müttefiklerine yardım amacıyla açtığı cephelerin 'Galiçya, Romanya, Makedonya' olduğunu hatırlayınız.
3
Galiçya bir yardım cephesiyken, Kut'ül-Amare'nin geçtiği Irak ve Fahreddin Paşa'nın savunduğu Hicaz-Yemen doğrudan Osmanlı mülkü olan savunma cepheleridir.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda savaştığı taarruz cepheleri (Kafkas, Kanal) ile yardım cephelerinin (Galiçya, Makedonya, Romanya) stratejik amaçlarını karşılaştıran sorular çözebilirsiniz.

Alternative Method

Cepheleri isim sonlarındaki harf kodlamasına göre ayırabilirsiniz: Sonu '-ya' ile bitenler (Galiçya, Romanya, Makedonya) Osmanlı sınırları dışındaki yardım cepheleridir. Sınır içi savunma cepheleri ise Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin ve Hicaz-Yemen'dir.
Estimated Time:1m 0s
Question 758Question →

Büyük güçler arasında yürütülen diplomatik temaslar sonucunda, savaş öncesinde Üçlü İttifak bloku içerisinde yer alan İtalya'nın saf değiştirerek İtilaf Devletleri yanında savaşa dahil olmasını temin etmek amacıyla 1915 yılında bir gizli antlaşma akdedilmiştir. Bu belgeyle İtalya'ya On İki Ada, Trablusgarp üzerindeki haklarının teyidi ile Anadolu'dan Antalya ve çevresi vadedilmiştir.

Metinde sözü edilen ve İtalya'nın İtilaf safında savaşa girmesinde belirleyici rol oynayan gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Londra Antlaşması

Answer

İtalya'nın İttifak safından ayrılarak İtilaf Devletleri safında savaşa girmesini sağlayan ve kendisine Antalya çevresi ile On İki Ada'nın vadedildiği gizli antlaşma Londra Antlaşması'dır.
1915 yılında imzalanan Londra Antlaşması, İttifak Grubu'nda yer alan İtalya'nın İtilaf Devletleri yanında savaşa dahil olmasını sağlamıştır. Bu antlaşma ile İtalya'ya Antalya ve çevresi ile On İki Ada verilmesi kararlaştırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel unsurları (1915 yılı, İtalya'nın saf değiştirmesi, On İki Ada ve Antalya çevresi vaadi) tespit etmek
Gelişmenin İtalya'nın İttifak Bloku'ndan İtilaf Bloku'na geçişini sağlayan ilk diplomatik adım olduğu belirlenir.
Gizli antlaşmalar sürecinde İtalya ile yapılan iki temel antlaşma (Londra ve St. Jean de Maurienne) bulunmaktadır.
2
İtalya ile yapılan gizli antlaşmaları kronolojik ve içerik bakımından ayrıştırmak
1915 Londra Antlaşması İtalya'nın savaşa fiilen girişini sağlamış; 1917 St. Jean de Maurienne ise İtalya'ya ilave olarak İzmir ve Batı Anadolu'yu vadetmiştir.
Soruda bahsedilen savaşa giriş antlaşması 1915 Londra Antlaşması'dır.

Key Concept

Gizli Paylaşım Antlaşmaları ve İtalya'nın Saf Değiştirmesi (1915 Londra Antlaşması)

Hints

1
İtalya'nın savaşa girmesini sağlayan ve Akdeniz'deki üsler ile Güneybatı Anadolu'yu kapsayan ilk gizli antlaşmayı düşününüz.
2
Bu antlaşma 1915 yılında imzalanmış olup İzmir'in İtalya'ya bırakıldığı 1917 St. Jean de Maurienne Antlaşması'ndan öncedir.

Practice More

İtalya'ya vadedilen İzmir ve çevresinin Paris Barış Konferansı'nda Yunanistan'a verilmesinin İtilaf Devletleri arasındaki ilk görüş ayrılığına nasıl yol açtığını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 759Question →

Gelibolu Yarımadası'nda Nisan 1915'te başlayan kara muharebelerinde İtilaf kuvvetlerinin ana hedefi olan Kilitbahir Platosu ve Alçıtepe mevkilerini ele geçirme planı, Osmanlı savunma hatlarının direnci ve komuta kademesinin stratejik hamleleriyle sonuçsuz bırakılmıştır.

Çanakkale Kara Muharebeleri'nin taktiksel gelişimi ve komuta yapısı göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu cephede yaşanan askeri süreçle bağdaşan doğru bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: İtilaf kuvvetlerinin Ağustos 1915'te Suvla Koyu'na yeni bir çıkarma yaparak kilitlenen cepheyi açma girişimine karşı, Mustafa Kemal komutasında teşkil edilen Anafartalar Grubu birlikleri Kireçtepe ve Conkbayırı hatlarında taarruzları püskürtmüştür.

Answer

İtilaf kuvvetlerinin Ağustos 1915'te Suvla Koyu'na yaptığı çıkarmaya karşı Mustafa Kemal komutasındaki Anafartalar Grubu'nun Kireçtepe ve Conkbayırı hatlarında düşman taarruzlarını püskürtmesi ifadesi doğru değerlendirmedir.
Nisan 1915 çıkarmalarının ardından Seddülbahir ve Arıburnu'nda cephenin kilitlenmesi üzerine İtilaf Devletleri, Ağustos 1915'te Suvla Koyu'na takviye Anzak ve İngiliz birlikleri çıkararak Yarımada'yı arkadan kuşatmak istemiştir. Bu kritik hamleye karşı kurulan Anafartalar Grubu'nun başına getirilen Mustafa Kemal Paşa (Albay rütbesiyle), I. ve II. Anafartalar, Conkbayırı ve Kireçtepe muharebelerinde düşmanı mağlup ederek İtilaf kuvvetlerinin kara harekâtını tamamen çıkmaza sokmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Çanakkale Kara Savaşları'nın kronolojik evrelerini ve taktiksel tıkanma noktalarını analiz etme
25 Nisan 1915 çıkarmaları (Seddülbahir, Arıburnu, Kumkale) sonrasında siper savaşı kilitlenmiş, İtilaf kuvvetleri Ağustos 1915'te Suvla Koyu'na yeni kuvvetler çıkararak cepheyi yarmayı denemiştir.
Kara muharebelerinin safhalarını ayırt edebilmek için taktiksel dönüm noktalarını tespit etmek gerekir.
2
Komuta kademesi ve Mustafa Kemal'in cephedeki rolünü inceleme
19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal, Arıburnu ve Conkbayırı'ndaki başarılarının ardından kurulan Anafartalar Grubu Komutanlığı'na atanmış; Conkbayırı ve Kireçtepe zaferleriyle çıkarmayı durdurmuştur.
Çanakkale Cephesi'nde Mustafa Kemal'in üstlendiği görevlerin ve komuta ettiği hatların bilinmesi sorunun doğru çözülmesini sağlar.
3
Çeldirici seçeneklerdeki kronolojik ve olgusal yanılgıları eleme
Gelibolu tahliyesinin Ocak 1916'da tamamlandığı, Müstahkem Mevki Komutanı'nın Cevat Paşa olduğu ve Rusya'nın taarruz değil yardım bekleyen konumda olduğu teyit edilmiştir.
Savaşın ulusal ve uluslararası dinamiklerinin doğruluğu denetlenir.

Key Concept

Çanakkale Kara Savaşları, Anafartalar Grubu Komutanlığı ve Mustafa Kemal'in Rolü

Hints

1
Kara muharebelerinde cephenin kilitlendiği Ağustos 1915 safhasına ve bu dönemde oluşturulan özel komutanlık yapısına odaklanınız.
2
Mustafa Kemal'in rütbe ve görevinde dönüm noktası olan 'Anafartalar Grubu' teşkilatı ile savunduğu mevkileri (Conkbayırı, Kireçtepe) hatırlayınız.
3
18 Mart Deniz Zaferi'nin Müstahkem Mevki Komutanı ile Kara Savaşları'nda Suvla çıkarmasını püskürten komutanı birbirinden ayırt ediniz.

Practice More

Çanakkale Cephesi'nin Bulgaristan'ın İttifak safına geçişine ve Osmanlı-Almanya kara demir yolu bağlantısının kurulmasına etkisini inceleyen sorular çözebilirsiniz.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemi: Deniz muharebesi aktörleri (Cevat Paşa, Nusret vb.) ile kara muharebeleri dönüm noktalarını (Suvla çıkarması, Anafartalar Grubu, Conkbayırı süngü taarruzu) ayrıştırarak doğrudan sonuca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 760Question →

Paris Barış Konferansı’nda İzmir ve çevresinin Yunanistan’a bırakılmasının kararlaştırılması üzerine işgale karşı fiilî direnişi örgütlemek amacıyla kurulan, Maşatlık Mitingi’ni düzenleyerek halkı silahlı mücadeleye çağıran ve Batı Anadolu’da Balıkesir ile Alaşehir kongrelerinin toplanmasına öncülük eden millî cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti

Answer

İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti
İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti; Paris Barış Konferansı'nda İzmir'in Yunanistan'a verileceğinin kesinleşmesi üzerine, işgale saatler kala İzmir Maşatlık Meydanı'nda büyük bir protesto mitingi düzenlemiş, halkı işgale karşı silahlı direnişe davet etmiştir. İşgalin ardından faaliyetlerini iç kesimlere taşıyarak Batı Anadolu Kuva-yı Milliye teşkilatlanmasını sağlamış, Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin toplanmasında doğrudan belirleyici rol oynamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel tarihî ipuçlarını ve olayları analiz etme
Paris Barış Konferansı sonrası İzmir'in işgali tehlikesine karşı kurulma, Maşatlık Mitingi'ni düzenleme ve Balıkesir ile Alaşehir kongrelerini organize etme bilgileri tespit edilmiştir.
Milli Mücadele Dönemi'nde Batı Anadolu'da teşkilatlanan cemiyetlerin faaliyet alanlarını ve ayırt edici eylemlerini doğru konumlandırmak gerekir.
2
Cemiyetlerin faaliyet gösterdikleri bölgeleri ve düzenledikleri kongreleri karşılaştırma
Trakya-Paşaeli Cemiyeti Edirne ve Lüleburgaz kongrelerini; Kars İslam Şurası Kars kongrelerini; Redd-i İlhak Cemiyeti ise Balıkesir ve Alaşehir kongrelerini toplayarak Kuva-yı Milliye hareketini Batı Anadolu'da teşkilatlandırmıştır.
Her yararlı cemiyet kendi bölgesinde kongreler toplayarak yerel direnişi meşrulaştırmaya ve örgütlemeye çalışmıştır.
3
Doğru teşkilatı belirleme
İzmir'in haksız işgaline karşı silahlı direnişi fiilen başlatan ve Batı Cephesi'nin temellerini atan cemiyetin İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Redd-i İlhak, ilhakı ve işgali fiilen reddederek bölge savunmasını silahlı direniş boyutuna taşımıştır.

Key Concept

Milli Varlığa Yararlı Cemiyetler ve Bölgesel Faaliyetleri

Hints

1
Söz konusu cemiyet, Batı Anadolu'da Yunan işgaline ve 'toprakların Yunanistan'a katılmasına' doğrudan tepki olarak doğmuştur.
2
Bu cemiyetin adı, Arapça kökenli 'bağlanmayı/katılmayı reddetme' anlamına gelen kavramı içermektedir.
3
İzmir'in işgalinden hemen önce Maşatlık Mitingi'ni düzenleyen ve ardından Balıkesir-Alaşehir kongreleriyle Batı Cephesi'ni şekillendiren cemiyettir.

Practice More

Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin toplanış amaçları, bu kongrelerin Mustafa Kemal'in katılımı olmadan bölgesel sivil inisiyatifle yürütülmüş olması ve Hacim Muhittin Bey'in buradaki rolü üzerine bir pekiştirme sorusu çözebilirsiniz.

Alternative Method

Cemiyetler ve topladıkları kongreleri coğrafi olarak gruplayarak eleme yapabilirsiniz: Trakya-Paşaeli (Edirne/Lüleburgaz), Kars İslam Şurası (Kars), Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk (Erzurum), Redd-i İlhak (Balıkesir/Alaşehir).
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 38 / 41Next