XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti
819 questions
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin doğrudan taarruz inisiyatifiyle açtığı Kafkas ve Kanal cepheleri; askerî operasyonları, cephe gerisindeki güvenlik tedbirleri, ideolojik hedefleri ve savaşın son safhasındaki diplomatik gelişmeleri bakımından çok yönlü sonuçlar doğurmuştur.
Bu iki taarruz cephesinin gelişim süreci ve ortaya çıkardığı sonuçlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Mondros Ateşkes Antlaşması öncesinde Osmanlı devlet adamları ve aydınları, ABD Başkanı Woodrow Wilson'un yayımladığı 14 ilkenin "Osmanlı İmparatorluğu'nda Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelere kesin egemenlik hakkı tanınacaktır." maddesine güvenerek mütareke şartlarını kabul etmişlerdir. Ancak 1919 yılında toplanan Paris Barış Konferansı'nda alınan kararlar, bu ilkenin Osmanlı toprakları aleyhine çiğnendiğini ortaya koymuştur.
Aşağıdakilerden hangisi, Paris Barış Konferansı'nda alınan kararların Wilson İlkeleri'nde yer alan bu güvenceyle açıkça çeliştiğinin en somut kanıtıdır?
İtilaf Devletleri'nin Mondros Mütarekesi hükümlerini öne sürerek Anadolu'da başlattıkları haksız işgaller karşısında İstanbul Hükümeti'nin sessiz ve uzlaşmacı bir politika izlemesi üzerine, Türk halkının bağımsızlığını korumak amacıyla başvurduğu ilk örgütlü tepki aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin sınırlarını korumak amacıyla savaştığı savunma cepheleri (Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen) ile müttefiklerine destek olmak maksadıyla sınırları dışında mücadele ettiği yardım cephelerinin (Galiçya, Makedonya, Romanya) genel özellikleri ve askerî seyri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?
XX. yüzyılın başlarında İttihat ve Terakki yönetiminin I. Dünya Savaşı'na Almanya'nın yanında girme kararında etkili olan aşağıdaki hedeflerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin 'uluslararası ekonomik ve hukuki bağımsızlığını tam olarak tesis etme' amacını doğrudan yansıtmaktadır?
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu ve Trakya’da faaliyet gösteren azınlık cemiyetlerinin büyük bir kısmı Osmanlı toprakları üzerinde bağımsız bir devlet kurmayı ya da sınırları komşu devletlere bağlamayı hedeflemiştir.
Buna karşın, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bağımsız bir devlet kurma veya toprak koparma hedefi gütmeyip, öncelikli olarak kendi cemaatinin dini, iktisadi ve sosyal ayrıcalıklarını korumayı amaçlayan azınlık cemiyetleri aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin Çanakkale Boğazı ve Gelibolu Yarımadası'nda kazandığı zafer; savaşın süresi, bloklar arası dengeler, ittifak diplomasisi ve müttefikler arası lojistik hatlar üzerinde derin stratejik kırılmalara yol açmıştır.
Bu zaferin ulusal ve uluslararası yansımaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Çanakkale Cephesi'nin doğrudan ortaya çıkardığı siyasi ve askerî sonuçlar arasında gösterilemez?
Fener Rum Patrikhanesi’nin idaresinde faaliyet göstererek Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmayı (Megali İdea) amaçlayan; hedeflerine ulaşabilmek için Kordos Komitesi, Rum İzcilik Teşkilatı ve Kızılhaç gibi yapıları örtülü olarak kullanan azınlık cemiyeti aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı devam ederken İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin stratejik ve jeopolitik açıdan önemli topraklarını kendi aralarında taksim etmek amacıyla çeşitli gizli antlaşmalar akdetmişlerdir.
Buna göre, Osmanlı topraklarının paylaşılmasına yönelik aşağıdaki antlaşma ve içerik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
İtilaf Devletleri ile Osmanlı heyeti arasında 1920 yılının Ağustos ayında imzalanan Sevr Antlaşması, Türk vatanını parçalamayı ve milletin bağımsızlığını bütünüyle ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Ankara'da bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi, aldığı kararla bu metni hukuken 'yok hükmünde' saymış, antlaşmada imzası ve onayı bulunan kişileri ise vatan haini ilan etmiştir.
Buna göre Sevr Antlaşması'nın ortaya çıkışının Millî Mücadele süreci üzerindeki en belirgin sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Milli Mücadele Dönemi'nde bazı aydın ve yazarlar, Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemenin tek yolunun dönemin güçlü bir devletinin güdümüne girmek olduğunu savunmuşlardır. Bu doğrultuda İstanbul'da kurulan, aralarında Halide Edip ve Ahmet Emin gibi isimlerin de yer aldığı ve Sivas Kongresi'nde de yoğun tartışmalara yol açarak Amerikan mandasını kurtuluş yolu olarak gören milli varlığa zararlı cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
I. Cihan Harbi sırasında Osmanlı Genelkurmayının taarruz amacıyla Doğu Anadolu ve Mısır-Süveyş istikametlerinde başlattığı askerî operasyonların ortak gayesi aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine Akdeniz'de İngiliz donanmasından kaçarak Çanakkale Boğazı'ndan geçen Alman bandıralı *Goeben* ve *Breslau* zırhlılarının Osmanlı Devleti tarafından satın alındığının açıklanması ve ardından Boğazların tek taraflı olarak uluslararası ulaşıma kapatılması, dönemin uluslararası hukuku ve askerî stratejisi açısından kritik bir hamledir.
Osmanlı Devleti'nin bu gemileri 'satın aldığını' duyurarak Osmanlı donanmasına katması ve Boğazlar politikasını değiştirmesinin uluslararası hukuk ve savaş stratejisi açısından doğrudan gerekçesi ve sonucu aşağıdakilerden hangisinde doğru değerlendirilmiştir?
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasının ardından İtilaf Devletleri'nin Boğazlar bölgesindeki istihkâmları denetim altına alması ve 13 Kasım 1918'de İtilaf donanmasının İstanbul önlerine demirlemesi, Osmanlı Devleti açısından öncelikle aşağıdaki durumlardan hangisine yol açmıştır?
I. Dünya Savaşı'nda İttifak Devletleri safında savaşa giren Osmanlı Devleti, askerî stratejisi gereği bazı cephelerde mevcut topraklarını korumaya çalışırken bazı cephelerde ise yeni kazanımlar elde etmek ve düşman hatlarını yarmak amacıyla bizzat saldırı harekâtları başlatmıştır.
Buna göre, Osmanlı Devleti'nin taarruz amacıyla bizzat açtığı cepheler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
I. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri arasında imzalanan Saint-Jean de Maurienne Gizli Antlaşması ile İzmir ve çevresi İtalya'nın nüfuz alanı olarak belirlenmişken, 1919 Paris Barış Konferansı'nda bu bölgenin Yunanistan'a bırakılması kararlaştırılmıştır.
İngiltere ve Fransa'nın, Paris Barış Konferansı'nda Saint-Jean de Maurienne Antlaşması'nı hukuken geçersiz sayarak İtalya'yı saf dışı bırakmalarına dayanak gösterdikleri temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nin yürürlükteki anayasası olan Kanun-i Esasi'ye göre, uluslararası barış antlaşmalarının hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Mebusan Meclisinin onayı şart koşulmuştur. Ancak 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgal edilerek Mebusan Meclisinin dağıtılması nedeniyle Damat Ferit Paşa Hükûmeti, Sevr Antlaşması'nı onaylatmak amacıyla padişahın başkanlığında üyeleri atamayla belirlenen 'Saltanat Şûrası'nı toplamıştır.
Bu bilgilere göre Sevr Antlaşması'nın hukuki niteliği ve onaylanma süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Çanakkale Muharebeleri sırasında Darülfünun öğrencileri, Mülkiye ve Tıbbiye talebeleri ile Galatasaray, Konya, İzmir ve İstanbul gibi köklü liselerin son sınıf öğrencileri gönüllü olarak cepheye gitmiş ve büyük bir kısmı şehit düşmüştür. 1915 yılında birçok eğitim kurumu mezun verememiş, bu nedenle Çanakkale Cephesi Türk harp tarihinde 'Aydınlar Savaşı' veya 'Mektepliler Harbi' olarak da anılmıştır.
Bu durumun;
I. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında yetişmiş bürokrat ve uzman iş gücü açığının hissedilmesi,
II. Yeni kurulan devlette eğitim ve kültür inkılaplarının uygulanmasında nitelikli kadro ihtiyacının artması,
III. Osmanlı Devleti'nin savaşa devam edebilmek amacıyla genel seferberlik uygulamalarını tamamen yürürlükten kaldırması
gelişmelerinden hangilerine ortam hazırladığı savunulabilir?
I. Dünya Savaşı'nın nedenleri; dünyadaki tüm veya pek çok devleti etkileyen 'genel nedenler' ile belirli devletler arasındaki ikili çıkar çatışmalarına dayanan 'özel nedenler' olarak iki grupta incelenmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi I. Dünya Savaşı'nın ortaya çıkmasında etkili olan özel nedenler arasında yer alır?
İtilaf Devletleri arasında 1916 yılında imzalanan Sykes-Picot Antlaşması ile Orta Doğu coğrafyası İngiltere ve Fransa arasında paylaştırılmış; ancak bu paylaşım bölgede ve Akdeniz havzasında çıkarları bulunan bir diğer müttefik devletin tepkisine yol açmıştır. Müttefikler arasındaki bu anlaşmazlığı gidermek amacıyla 1917 yılında akdedilen St. Jean de Maurienne Antlaşması ile kendisine Güneybatı Anadolu, Aydın, Muğla, Konya ve İzmir çevresi vadedilen devlet aşağıdakilerden hangisidir?