XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

371 questions

Question 61Question

Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilanından sonra anayasal düzene karşı çıkan 31 Mart Vakası, tarihte mevcut rejimi hedef alan ilk isyan olarak kabul edilmektedir. Bu isyanın bastırılma süreci ve siyasi sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: İsyanın bastırılmasında görev alan Hareket Ordusu'nun kurmay kadrosunda Mustafa Kemal yer almış ve olay sonucunda II. Abdülhamid meclis kararıyla tahttan indirilmiştir.

Answer

İsyanın bastırılmasında görev alan Hareket Ordusu'nun kurmay kadrosunda Mustafa Kemal yer almış ve olay sonucunda II. Abdülhamid meclis kararıyla tahttan indirilmiştir.
31 Mart Vakası, meşrutiyet rejimine karşı çıkan ilk isyan girişimidir. Bu isyan, Mahmut Şevket Paşa komutasındaki ve Mustafa Kemal'in de içinde bulunduğu kurmay heyetince yönetilen Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. Olayın en önemli siyasi sonucu ise Meclis-i Mebusan'ın aldığı bir karar ile padişah II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini belirleme
31 Mart Vakası, II. Meşrutiyet rejimini yıkmaya yönelik rejim karşıtı ilk isyandır.
Sorunun tarihsel bağlamını doğru kurmak için isyanın amacını bilmek gerekir.
2
Askeri müdahaleyi analiz etme
İsyan, Selanik'ten gelen ve kurmay heyetinde Mustafa Kemal'in bulunduğu Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır.
Ordunun ismini ve önemli şahsiyetlerin rolünü belirlemek doğru seçeneğe götürür.
3
Siyasi sonucu değerlendirme
İsyan sonrası Meclis-i Mebusan kararıyla II. Abdülhamid tahttan indirilmiş, yerine V. Mehmed Reşad getirilmiştir.
Olayın Osmanlı siyasi tarihindeki en büyük etkisini saptamak gerekir.

Key Concept

31 Mart Vakası ve Hareket Ordusu
Question 62Question

I. Balkan Savaşı sonucunda imzalanan Londra Antlaşması ile en büyük payı Bulgaristan'ın alması, diğer Balkan devletlerinin tepkisine neden olmuş; Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ın Bulgaristan'a savaş açmasıyla II. Balkan Savaşı başlamıştır. Osmanlı Devleti, Balkan devletleri arasındaki bu çatışma ortamından yararlanarak kaybettiği bazı toprakları geri almak için harekete geçmiştir.

Buna göre, II. Balkan Savaşı sırasında "Edirne Fatihi" unvanıyla anılan Enver Paşa komutasındaki Türk ordusunun Bulgaristan'dan geri aldığı yerler aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Edirne ve Kırklareli

Answer

Edirne ve Kırklareli şehirleri, II. Balkan Savaşı sırasında Osmanlı Devleti tarafından geri alınan stratejik bölgelerdir.
Doğru yanıt olan Edirne ve Kırklareli seçeneği, II. Balkan Savaşı sırasında Bulgaristan'ın diğer Balkan devletleriyle savaşmasından yararlanan Osmanlı Devleti'nin geri aldığı tek bölge grubudur. Enver Paşa bu başarısından dolayı 'Edirne Fatihi' olarak anılmaya başlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Balkan devletleri arasındaki çatışmanın nedenini analiz etme
I. Balkan Savaşı sonrası Bulgaristan'ın aşırı büyümesi diğer müttefiklerini (Sırbistan, Yunanistan) rahatsız etmiş ve II. Balkan Savaşı başlamıştır.
Osmanlı Devleti'nin müdahale imkanını doğuran siyasi ortamı anlamak için gereklidir.
2
Osmanlı Devleti'nin askeri hamlesini belirleme
Enver Paşa komutasındaki ordu, Londra Antlaşması ile belirlenen Midye-Enez sınırını ihlal ederek Meriç Nehri'ne kadar ilerlemiştir.
Hangi şehirlerin geri alındığını saptamak için harekatın kapsamını bilmek gerekir.
3
Geri alınan bölgeleri teyit etme
Edirne ve Kırklareli kurtarılmış, 1913 İstanbul Antlaşması ile bu durum resmileşmiştir.
Savaşın Osmanlı açısından en somut kazancını belirlemek için son aşamadır.

Key Concept

II. Balkan Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin 'Edirne Fatihi' Enver Paşa liderliğinde Edirne ve Kırklareli'yi geri alması.

Hints

1
Osmanlı Devleti bu savaşta sadece Doğu Trakya bölgesindeki şehirleri geri alabilmiştir.
2
Geri alınan yerlerin en önemlisi, I. Balkan Savaşı'nda Şükrü Paşa'nın kahramanca savunduğu ancak sonunda düşen şehirdir.
3
Geri alınan bu iki şehir bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindedir.

Practice More

II. Balkan Savaşı sonunda Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması'nın sınır hükümlerini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 63Question

I. Balkan Savaşı'ndaki yenilgi ve Londra Antlaşması'nın hükümleri sonrası yaşanan Bâb-ı Âli Baskını ile yönetimdeki etkinliğini artıran İttihat ve Terakki hükümeti, II. Balkan Savaşı'nda Balkan devletlerinin kendi aralarındaki anlaşmazlıktan faydalanarak Edirne ve Kırklareli'ni geri almayı başarmıştır. Bu zaferin ardından Bulgaristan ile imzalanan 1913 İstanbul Antlaşması'nın, Bulgaristan sınırları içerisinde kalan Türk azınlığın hukuki statüsü ile ilgili getirdiği temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölgede kalan Türklerin mülkiyet haklarının garanti altına alınması ve kendi müftülerini seçme hakkının tanınması

Answer

Bölgede kalan Türklerin mülkiyet haklarının garanti altına alınması ve müftülerini seçme hakkının tanınması, 1913 İstanbul Antlaşması ile sağlanan temel azınlık haklarıdır.
Doğru seçenek, 1913 İstanbul Antlaşması ile Türklerin azınlık statüsünü yasal zemine oturtan hükümleri içerir. Bu antlaşma ile Meriç Nehri sınır kabul edilmiş, Bulgaristan sınırları içinde kalan Türklerin taşınmaz mallarının korunması ve dinî işlerini yönetmek üzere başmüftü seçebilmeleri karara bağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Savaşın sonucunda imzalanan antlaşmayı belirle.
II. Balkan Savaşı sonunda Bulgaristan ile 1913 İstanbul Antlaşması imzalanmıştır.
Sınır ve azınlık hakları bu antlaşma ile düzenlenmiştir.
2
Antlaşmanın azınlıklar üzerindeki etkisini analiz et.
Bulgaristan'daki Türklerin mülkiyet ve ibadet hakları güvenceye alınmıştır.
Osmanlı Devleti'nin sınır dışında kalan tebaasının haklarını koruma amacı gütmesi.

Key Concept

1913 İstanbul Antlaşması ve Azınlık Hakları
Estimated Time:1m 15s
Question 64Question

I. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile Balkan devletleri arasında 30 Mayıs 1913 tarihinde Londra Antlaşması imzalanmıştır.

Bu antlaşmanın hükümleri ve savaşın sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin bu süreçte kaybettiği yerlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Rodos ve On İki Ada

Answer

Rodos ve On İki Ada, Trablusgarp Savaşı'nı bitiren Uşi Antlaşması ile elden çıkmıştır.
Rodos ve On İki Ada seçeneği doğrudur; çünkü bu bölgeler I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile değil, 1911-1912 Trablusgarp Savaşı sonunda İtalya ile imzalanan Uşi Antlaşması ile kaybedilmiştir. Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları sırasında bu adaları Yunanistan'a karşı koruyamayacağını anladığı için geçici olarak İtalya'ya bırakmak zorunda kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
I. Balkan Savaşı'nın sonuçlarını analiz etmek
Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ ittifakına karşı yenildiği tespit edilir.
Savaşın kaybedilmesi, geniş toprak kayıplarının zeminini oluşturmuştur.
2
Londra Antlaşması'nın sınırlarını kontrol etmek
Osmanlı Devleti'nin batı sınırının Midye-Enez hattı olduğu görülür.
Bu hattın batısındaki Edirne, Kırklareli, Trakya, Makedonya, Selanik ve Manastır gibi bölgeler kaybedilmiştir.
3
Seçeneklerdeki yerlerin hangi antlaşmalarla kaybedildiğini karşılaştırmak
Rodos ve On İki Ada'nın Balkan Savaşları başlamadan hemen önce Uşi Antlaşması ile İtalya'ya bırakıldığı saptanır.
Kronolojik olarak Rodos ve On İki Ada'nın kaybı bir önceki savaş (Trablusgarp) ile ilgilidir.

Key Concept

Londra Antlaşması ve Bölgesel Kayıplar

Hints

1
Soruda bahsedilen olay 1913 yılındaki Londra Antlaşması'dır. Seçeneklerden bir tanesi bir yıl önceki Trablusgarp Savaşı ile ilgilidir.
2
Osmanlı Devleti'nin Londra Antlaşması ile batı sınırı Midye-Enez hattı olmuştur. Bu hattın batısında kalan Edirne gibi şehirler kaybedilmiştir.
3
İtalya ile imzalanan Uşi Antlaşması ile hangi bölgelerin geçici olarak bırakıldığını hatırlayın.

Practice More

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan İstanbul ve Atina antlaşmaları ile geri alınan yerleri ve azınlık haklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 65Question

18761876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metnine göre hükümet üyeleri (Heyet-i Vükela) müstakilen padişaha karşı sorumlu iken, 19091909 yılındaki anayasa değişiklikleri ile parlamenter sisteme geçişin en önemli adımı kabul edilen sorumluluk düzenlemesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bakanlar Kurulu'nun topluca Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu tutulması

Answer

Bakanlar Kurulu'nun topluca Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu tutulması
Osmanlı Devleti'nde 19091909 anayasa değişiklikleri ile padişahın hükümet üzerindeki mutlak otoritesi sona erdirilmiştir. Hükümetin (Heyet-i Vükela) meclise karşı topluca sorumlu olması (müteselsil sorumluluk), parlamenter demokrasinin en temel kuralıdır ve bu sayede meclis, güvenoyu ve gensoru gibi araçlarla yürütmeyi denetleme gücü kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
18761876 ve 19091909 anayasa metinleri arasındaki yürütme sorumluluğu farkını analiz etme
18761876'da hükümet padişaha karşı sorumlu iken, 19091909'da meclise karşı sorumlu hale gelmiştir.
Meclis üstünlüğüne dayalı parlamenter sistemin temelini belirlemek
2
Bireysel sorumluluktan kolektif sorumluluğa geçişi değerlendirme
Bakanların artık padişahın memuru değil, meclisin güvenine dayalı bir kurul olduğu saptanmıştır.
Hükümetin denetlenebilirliğini ve siyasi meşruiyetini anlamak

Key Concept

19091909 Kanun-i Esasi Değişiklikleri ve Parlamenter Sistem

Practice More

1909 değişikliklerinde padişahın veto yetkisi ve meclisi feshetme hakkının nasıl sınırlandırıldığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 66Question

Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilanından sonra anayasal düzeni hedef alan ve tarihte "rejime karşı ilk isyan" olarak nitelendirilen 31 Mart Vakası, Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır. Kurmay heyetinde Mustafa Kemal’in de yer aldığı bu ordunun müdahalesi sonrasında yaşanan en önemli siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Meclis-i Mebusan kararıyla II. Abdülhamid’in tahttan indirilerek yerine V. Mehmed Reşad’ın geçirilmesi

Answer

Meclis-i Mebusan kararıyla II. Abdülhamid’in tahttan indirilerek yerine V. Mehmed Reşad’ın geçirilmesi
Hareket Ordusu'nun müdahalesiyle isyan bastırıldıktan sonra, Meclis-i Mebusan 27 Nisan 1909'da toplanarak isyanda parmağı olduğu gerekçesiyle II. Abdülhamid'i tahttan indirmiştir. Bu olay, Osmanlı tarihinde bir padişahın meclis kararıyla tahttan indirilmesinin ilk örneğidir ve milli iradenin güçlendiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
İsyanın Niteliğini Belirle
31 Mart Vakası'nın Osmanlı tarihinde rejime (meşrutiyete) karşı yapılmış ilk isyan olduğu saptanır.
Olayın siyasi önemini anlamak için hedefini belirlemek gerekir.
2
Askeri Müdahaleyi Analiz Et
Hareket Ordusu'nun İstanbul'a gelerek isyanı bastırdığı ve düzeni sağladığı görülür.
Ordunun müdahalesinin siyasi sonuçları tetikleyen ana unsur olduğu anlaşılır.
3
Siyasi Sonucu Tespit Et
İsyan sonrası Meclis-i Mebusan'ın toplanarak II. Abdülhamid'i tahttan indirme kararı aldığı ve yerine V. Mehmed Reşad'ı getirdiği belirlenir.
İsyanın ardından meşrutiyet rejiminin güçlendiği ve meclis iradesinin padişah üzerinde hakimiyet kurduğu sonucuna varılır.

Key Concept

Rejim Karşıtı İsyanlar ve Milli İrade
Estimated Time:50s
Question 67Question

IIII. Meşrutiyet’in ilanından sonra ordu bünyesinde eğitimli (mektepli) subayların etkisinin artması ve geleneksel yöntemlerle yetişen (alaylı) subaylar ile askerlerin kademeli olarak tasfiyesine yönelik girişimler, ordu içinde ciddi bir kutuplaşmaya yol açmıştır. Bu durum, 1313 Nisan 19091909 (3131 Mart 13251325) tarihinde patlak veren isyanın askerî zeminini oluşturmuştur.

Buna göre 3131 Mart Vakası, Osmanlı Devleti'ndeki askerî ve siyasi gelişmeler açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Ordu içerisindeki hiyerarşik yapının siyasi ve mesleki çekişmelerle zayıfladığı ve ordunun rejimi koruma misyonunu üstlendiği.

Answer

Ordu içindeki alaylı-mektepli kutuplaşmasının hiyerarşiyi bozması ve Hareket Ordusu müdahalesiyle ordunun rejimi koruma rolünü pekiştirmesi söylenebilir.
Doğru yanıt olan seçenek, isyanın temelindeki askerî sosyolojiyi (alaylı-mektepli çatışması) ve sonucundaki siyasi dönüşümü (ordunun rejimi koruma misyonu) bir arada sunar. 3131 Mart Vakası, sadece sivil bir ayaklanma değil, aynı zamanda ordu içindeki disiplinsizliğin ve siyasi kamplaşmanın bir sonucudur. Hareket Ordusu'nun müdahalesi, ordunun artık anayasal düzeni (Meşrutiyeti) koruma görevini kendinde görmeye başladığının en net kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
İsyanın kökenindeki askerî yapıyı analiz etmek.
Ordu içindeki alaylı (alaydan yetişme) ve mektepli (okullu) subaylar arasındaki gerilim, disiplini zayıflatmıştır.
Siyasal değişimin (meşrutiyet) ordu içindeki kariyer yollarını ve güç dengelerini değiştirmesi tepkiye yol açmıştır.
2
İsyanın bastırılma şeklini değerlendirmek.
Selanik'ten gelen Hareket Ordusu, meşrutiyete karşı çıkan isyanı bastırmıştır.
Ordunun bir kısmının, meclisi ve anayasal düzeni korumak için başkente müdahale etmesi, askerî bir geleneğin başlangıcıdır.
3
Siyasi sonuçları ve ordunun rolünü sentezlemek.
İsyan sonrası ordunun siyasetteki ağırlığı artmış ve anayasal düzenin tek teminatı haline gelmiştir.
Bu durum Türk siyasi hayatında ordunun 'rejim muhafızlığı' misyonunu üstlendiği ilk büyük örnektir.

Key Concept

31 Mart Vakası ve Ordunun Siyasetteki Rolü

Hints

1
İsyana sebep olan grupların ordu içindeki eğitim durumlarını (alaylı subaylar) ve kimlerin tasfiye edildiğini düşünün.
2
İsyanı bastıran Hareket Ordusu'nun meşrutiyet rejimini korumak için müdahale etmesinin Türk siyasi kültüründeki 'asker-siyaset' ilişkisine etkisine odaklanın.

Practice More

İsyan sonrasında yapılan 1909 Kanun-i Esasi değişikliklerinin padişahın yetkilerini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 68Question

2323 Ocak 19131913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti liderlerinden Enver ve Talat Beylerin öncülüğünde gerçekleştirilen Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıklar ve Edirne'nin kaybedileceği endişesi üzerine gerçekleştirilen bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nde anayasal rejimin tamamen değiştirilerek mutlakiyete dönülmesine neden olmuştur.

Answer

Bâb-ı Âli Baskını bir rejim değişikliği değil, hükûmetin zorla değiştirildiği bir hükûmet darbesidir.
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı tarihindeki ilk hükûmet darbesidir. Bu olay sonucunda rejim değişikliği yaşanmamış, II. Meşrutiyet düzeni ve mevcut padişah V. Mehmet Reşat görevine devam etmiştir. Değişen sadece hükûmetin kendisidir. Bu nedenle anayasal rejimin tamamen değiştirilerek mutlakiyete dönüldüğü ifadesi tarihsel olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Bâb-ı Âli Baskını'nın niteliğini analiz etme
Hükûmet darbesi (Darbe-i Hükûmet)
Olay sonucunda sadece yürütme gücü (hükûmet) el değiştirmiştir.
2
Rejim ve padişah durumunu kontrol etme
II. Meşrutiyet ve V. Mehmet Reşat yerinde kalmıştır
Darbe anayasal düzeni veya padişahı hedef almamış, sadece mevcut kabineyi düşürmüştür.
3
Sonuçları değerlendirme
İttihat ve Terakki'nin tam hakimiyeti
Kamil Paşa yerine Mahmut Şevket Paşa'nın gelmesiyle yönetim cemiyetin kontrolüne geçmiştir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve Hükûmet Darbesi Kavramı

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını ile 31 Mart Vakası arasındaki farkları (rejim karşıtlığı vs. hükûmet karşıtlığı) karşılaştırarak bu dönemi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 5s
Question 69Question

Balkan Savaşları sırasında Edirne'nin Bulgaristan'a bırakılacağı söylentileri üzerine gerçekleştirilen hükümet darbesiyle, sadrazamlık makamına getirilen ve kısa bir süre sonra uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mahmud Şevket Paşa

Answer

Bâb-ı Âli Baskını sonrasında Kâmil Paşa yerine sadrazamlığa getirilen ve suikast sonucu ölen devlet adamı Mahmud Şevket Paşa'dır.
Bâb-ı Âli Baskını (19131913), Osmanlı Devleti'nde hükümetin bir askeri müdahale sonucu değiştirildiği ilk örnektir. Bu olayda İttihat ve Terakki üyeleri, Edirne'nin düşman eline geçeceği propagandasını kullanarak Kâmil Paşa hükümetini düşürmüş ve yerine, ordu üzerindeki nüfuzu yüksek olan Mahmud Şevket Paşa'yı sadrazam olarak atamışlardır. Mahmud Şevket Paşa ise bu görevdeyken bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel olayın tespiti
2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını.
Balkan Savaşları kargaşası ve Edirne propagandası bu darbenin temel nedenidir.
2
Hükümet değişikliğinin analizi
Kâmil Paşa'nın istifası ve Mahmud Şevket Paşa'nın yeni hükümeti kurması.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, ordudaki gücüyle yönetimi tamamen ele geçirmiştir.
3
Kişisel akıbetin doğrulanması
Mahmud Şevket Paşa'nın Haziran 19131913'te öldürülmesi.
Soruda belirtilen suikast detayı, darbe sonrası atanan ismi net bir şekilde Mahmud Şevket Paşa olarak işaret eder.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve Hükümet Değişiklikleri
Estimated Time:1m 0s
Question 70Question

1913 yılında gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi hayatında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 'hükûmeti denetleyen dışsal bir güç' olmaktan çıkıp, 'hükûmetin bizzat kendisi' haline geldiği kritik bir dönüm noktasıdır. Bu olayla Kâmil Paşa hükûmeti silah zoruyla istifa ettirilmiş, yerine cemiyetin tam kontrolündeki Mahmud Şevket Paşa kabinesi kurulmuştur.

Buna göre Bâb-ı Âli Baskını'nın Osmanlı devlet yönetimi ve siyasi yapısında yol açtığı temel dönüşüm aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yürütme erkinin, parlamento dışı bir odağın vesayeti altına girerek siyasi tekelleşme sürecinin başlaması

Answer

Yürütme erkinin, parlamento dışı bir odağın vesayeti altına girerek siyasi tekelleşme sürecinin başlaması
Doğru cevap olan ifade, baskının siyasi özünü açıklar. İttihat ve Terakki, bu darbeyle yürütme gücünü tamamen kendi kontrolüne alarak, parlamenter denetimi devre dışı bırakmış ve devlet yönetiminde tekelleşmiştir. Bu, Osmanlı'da modern anlamdaki ilk 'hükûmet darbesi' örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini belirle
Bâb-ı Âli Baskını bir askeri müdahale ve hükûmet darbesidir.
Zor kullanarak mevcut kabinenin düşürülmesi siyasi literatürde darbe olarak tanımlanır.
2
Aktörleri ve yöntemi analiz et
İttihat ve Terakki Cemiyeti (parti/cemiyet), ordunun gücünü kullanarak yürütmeyi (kabineyi) ele geçirmiştir.
Yöntemin antidemokratik olması, sivil siyasetin vesayet altına girdiğini gösterir.
3
Siyasi sonuçları değerlendir
Bu olaydan sonra 1918'e kadar sürecek olan İttihat ve Terakki diktatörlüğü/tek parti dönemi başlamıştır.
Muhaliflerin (Hürriyet ve İtilaf Fırkası vb.) baskı altına alınması siyasi tekelleşmeyi kanıtlar.

Key Concept

Hükûmet Darbesi ve Siyasi Vesayet

Hints

1
Bâb-ı Âli 'Hükûmet Konağı' demektir. Buraya yapılan baskın saraya değil, hükûmet üyelerine yöneliktir.
2
Bu olay sonrasında İttihat ve Terakki, devlet içinde rakipsiz kalmıştır. Bu durum siyasi literatürde 'tek parti dönemi' olarak adlandırılır.
3
Seçeneklerde 'güçler ayrılığı', 'vesayet' ve 'iktidarın tekelleşmesi' gibi kavramlara odaklanın.

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını ile 31 Mart Vakası'nı (1909) amaç ve sonuçları bakımından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:1m 40s
Question 71Question

Osmanlı Devleti'nde 3131 Mart Vakası'nın bastırılmasının ardından 19091909 yılında Kanun-i Esasi'de önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerle padişahın meclisi feshetme yetkisi zorlaştırılmış, hükümetin meclise karşı sorumlu olması esası getirilmiş ve padişahın sürgün yetkisi kaldırılmıştır.

Bu düzenlemelerin temel hedefinin aşağıdakilerden hangisi olduğu savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Meclis iradesini güçlendirerek yürütme üzerindeki denetimini artırmak

Answer

Meclis iradesini güçlendirerek yürütme üzerindeki denetimini artırmak
Doğru yanıt olan ifade, 19091909 anayasa değişikliklerinin temel demokratik kazanımını yansıtmaktadır. Osmanlı Devleti'nde hükümetin meclise karşı sorumlu tutulması esası, yasama organının (parlamento) yürütme organını (hükümet) denetleyebilmesini sağlamıştır. Padişahın sürgün ve fesih yetkilerinin sınırlandırılması ise şahsi otoritenin yerini kurumsal bir işleyişin almasını hedeflemiştir.

Step-by-Step Solution

1
3131 Mart Vakası sonrası meşrutiyet rejiminin durumunu analiz etmek.
İsyanın bastırılması rejime karşı olan tehdidi bertaraf etmiş, İttihat ve Terakki'nin yönetimdeki ağırlığı artmıştır.
Anayasa değişikliklerinin hangi siyasi atmosferde yapıldığını kavramak için gereklidir.
2
19091909 Kanun-i Esasi değişikliklerinin içeriğini incelemek.
Padişahın 'meclisi kapatma' ve 'sürgün' yetkilerinin kısıtlanması, hükümetin ise meclise sorumlu tutulması parlamentonun güçlendiğini kanıtlar.
Soruda belirtilen düzenlemelerin kime hizmet ettiğini belirlemek için gereklidir.
3
Düzenlemelerin parlamenter sistem açısından sonucunu yorumlamak.
Bu değişiklikler ile 'padişahın üstünlüğü' yerine 'meclisin üstünlüğü' (parlamenter sistem) ilkesi benimsenmiştir.
Siyasi hedefin ne olduğunu netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

19091909 Anayasa Değişiklikleri ve Meclis Üstünlüğü

Hints

1
Hükümetin kime karşı sorumlu olduğu, meclisin mi yoksa padişahın mı daha güçlü olduğunu belirleyen temel bir kriterdir.
2
19091909 değişikliklerinden önce (18761876 hali) hükümet sadece padişaha karşı sorumluydu. Bu durumun değişmesi meclise nasıl bir güç kazandırmış olabilir?

Practice More

18761876 Kanun-i Esasi metni ile 19091909 düzenlemelerini 'Padişahın Yetkileri' başlığı altında karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 72Question

Osmanlı Devleti'nde 19131913 yılında gerçekleşen ve Kamil Paşa hükümetinin zorla istifa ettirilerek yerine Mahmut Şevket Paşa hükümetinin kurulmasıyla sonuçlanan "Bâb-ı Âli Baskını"nı gerçekleştiren siyasi oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İttihat ve Terakki Cemiyeti

Answer

1913 yılındaki Bâb-ı Âli Baskını'nı gerçekleştiren ve devlet yönetimini tamamen ele geçiren grup İttihat ve Terakki Cemiyeti'dir.
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı Devleti'nde 19131913 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti liderleri (Enver ve Talat Beyler) tarafından düzenlenen bir askeri darbedir. Bu olay sonucunda Kamil Paşa hükümeti istifaya zorlanmış ve yerine cemiyete yakın olan Mahmut Şevket Paşa sadrazamlığa getirilmiştir. Bu gelişme, İttihat ve Terakki'nin Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar sürecek olan tek parti hakimiyetini başlatmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihini ve mahiyetini belirle
1913 yılında gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını bir hükümet darbesidir.
Soruda istenen siyasi oluşumu belirlemek için darbenin kim tarafından yapıldığını hatırlamak gerekir.
2
Aktörleri karşılaştır
Dönemin baskın siyasi gücü olan İttihat ve Terakki, askeri yenilgileri bahane ederek yönetime el koymuştur.
Kamil Paşa hükümetinin düşürülmesi, İttihat ve Terakki'nin tam iktidar dönemini başlatmıştır.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve İttihat ve Terakki İktidarı

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını'nın Osmanlı dış politikası ve Birinci Dünya Savaşı'na giriş süreci üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 73Question

Osmanlı Devleti'nde I. Balkan Savaşı'nın devam ettiği ve Londra Konferansı görüşmelerinde Edirne'nin elden çıkacağı endişesinin arttığı bir atmosferde gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını sonucunda Kâmil Paşa hükümeti istifa ettirilerek yerine Mahmud Şevket Paşa kabinesi kurulmuştur. Türk siyasi tarihinin ilk 'hükümet darbesi' örneklerinden biri kabul edilen bu gelişmenin en temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimde fiilen tek güç hâline gelmesini sağlayan bir askeri müdahale olması

Answer

Bâb-ı Âli Baskını'nın temel özelliği, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimde fiilen tek güç hâline gelmesini sağlayan bir hükümet darbesi olmasıdır.
Bâb-ı Âli Baskını, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin devlet kademelerindeki gücünü pekiştirerek ülkeyi fiilen tek elden yönettikleri bir sürecin başlangıcı olmuştur. Bu durum, baskının bir 'hükümet darbesi' niteliği taşımasından kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihsel bağlamının analiz edilmesi
23 Ocak 1913 tarihinde, I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıklar ve Edirne'nin Bulgaristan'a verileceği söylentileri üzerine baskın yapılmıştır.
Baskının toplumsal ve siyasi gerekçelerini anlamak için gereklidir.
2
Hükümet değişikliğinin niteliğinin belirlenmesi
Kâmil Paşa'nın silah zoruyla istifası ve yerine Mahmud Şevket Paşa'nın getirilmesi.
Olayın bir 'hükümet darbesi' (coup d'état) olduğunu kanıtlar.
3
Siyasi sonuçların değerlendirilmesi
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidarı tamamen ele geçirmesi ve tek parti dönemine benzer bir yönetimin başlaması.
Baskının Osmanlı siyasi tarihindeki en kalıcı etkisini gösterir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve Hükümet Darbesi Kavramı
Estimated Time:55s
Question 74Question

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile en büyük payı alan Bulgaristan'ın Makedonya topraklarını paylaşma hırsı, diğer Balkan devletlerinin tepkisine yol açmış ve IIII. Balkan Savaşı'nın çıkmasına neden olmuştur. Osmanlı Devleti'nin bu süreçte Edirne ve Kırklareli'yi geri almasının ardından Bulgaristan ile imzaladığı 19131913 İstanbul Antlaşması'nın hükümleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Meriç Nehri iki devlet arasında sınır kabul edilmiş; Edirne, Kırklareli ve Dimetoka Osmanlı Devleti'nde kalmıştır.

Answer

Meriç Nehri'nin iki devlet arasında sınır kabul edilmesi ve Edirne, Kırklareli gibi şehirlerin Osmanlı Devleti'nde kalması
Doğru yanıt, Osmanlı Devleti'nin askeri başarısını diplomatik olarak tescilleyen sınır düzenlemesini içermektedir. 2929 Eylül 19131913 tarihli İstanbul Antlaşması ile Bulgaristan, Edirne ve Kırklareli'nin Osmanlı yönetiminde kalmasını ve Meriç Nehri'nin sınır olmasını kabul etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
IIII. Balkan Savaşı'nın çıkış nedenini analiz et.
Bulgaristan'ın Makedonya paylaşımında aslan payını almasına karşı Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ın (sonradan Romanya'nın da katılımıyla) savaşa girmesi.
Savaşın taraflarını ve Osmanlı'nın müdahil olma zeminini anlamak için gereklidir.
2
Osmanlı Devleti'nin kazancını ve diplomatik sürecini değerlendir.
Otorite boşluğundan yararlanan Osmanlı'nın Edirne'yi geri alması ve Bulgaristan ile İstanbul Antlaşması'nı imzalaması.
Askeri başarının hukuki bir metne nasıl dönüştüğünü saptamak için önemlidir.
3
İstanbul Antlaşması'nın temel sınır ve azınlık hükümlerini doğrula.
Sınırın Meriç Nehri olması, Edirne'nin kurtarılması ve Türk azınlığa mülkiyet/ibadet hakkı verilmesi.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve yanlış iddiaları (Bükreş Antlaşması veya mübadele gibi) elemek için son adımdır.

Key Concept

IIII. Balkan Savaşı Sonuçları ve Sınır Değişimleri

Practice More

Balkan Savaşları sonrasında Yunanistan ile imzalanan Atina Antlaşması'nın azınlık hükümleri ile İstanbul Antlaşması'nı karşılaştırarak çalışınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 75Question

23 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki Cemiyeti mensupları tarafından gerçekleştirilen, hükümet binasının basılması ve Sadrazam Kâmil Paşa'nın silah zoruyla istifaya zorlanmasıyla sonuçlanan Bâb-ı Âli Baskını'nın Osmanlı siyasi hayatındaki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimde mutlak bir denetim kurarak tek parti egemenliğini başlatması

Answer

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimde mutlak bir denetim kurarak tek parti egemenliğini başlatması
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi tarihindeki ilk hükümet darbesi olarak kabul edilir. Bu olay sonucunda İttihat ve Terakki Cemiyeti, I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıkları bahane ederek yönetimi ele geçirmiş ve 1918 yılına kadar sürecek olan mutlak denetim sürecini başlatmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın kapsamını analiz etmek
Bâb-ı Âli Baskını'nın doğrudan hükümet binasına (Bâb-ı Âli) yönelik bir eylem olduğu görülür.
Olayın bir rejim değişikliği mi yoksa hükümet değişikliği mi olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Aktörleri ve sonuçları değerlendirmek
Kâmil Paşa'nın yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirilmesiyle İttihat ve Terakki yönetime hakim olmuştur.
Siyasi güç dengesindeki değişimi belirlemek için önemlidir.
3
Tarihsel süreci yorumlamak
Bu darbe, Osmanlı'da ordunun siyasete doğrudan müdahalesinin ve tek parti iktidarının başlangıcıdır.
Olayın uzun vadeli siyasi sonucunu tespit etmek için gereklidir.

Key Concept

Bâb-ı Âli Baskını ve Siyasi Sonuçları
Estimated Time:1m 15s
Question 76Question

Trablusgarp Savaşı'nda Mustafa Kemal ve Enver Bey gibi gönüllü subayların yerel halkı teşkilatlandırarak Derne ve Tobruk'ta başarılı savunmalar yapmasına rağmen, Osmanlı Devleti denizlerdeki yetersizliği ve Balkan Savaşları'nın başlaması nedeniyle Uşi Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır. Bu antlaşma ile Rodos ve On İki Ada'nın yönetimi, Balkan Savaşları sona erinceye kadar geçici olarak İtalya'ya bırakılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin bu uygulama ile öncelikli olarak aşağıdakilerden hangisini hedeflediği söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Adaların Yunanistan tarafından işgal edilme riskini ortadan kaldırmak

Answer

Osmanlı Devleti'nin Rodos ve On İki Ada'yı geçici olarak İtalya'ya bırakmasındaki temel amacı, adaların Yunanistan tarafından işgal edilme riskini ortadan kaldırmaktır.
Doğru cevap, adaların Yunanistan tarafından işgal edilme riskini ortadan kaldırmayı hedefleyen seçenektir. Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları patlak verdiğinde Ege Denizi'ndeki donanma zayıflığı nedeniyle Rodos ve On İki Ada'yı Yunanistan'a karşı savunamayacağını öngörmüş, bu nedenle adaları geçici olarak İtalya'nın kontrolünde bırakarak bir nevi koruma altına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Trablusgarp Savaşı'nın genel gidişatını analiz etme
Gönüllü subayların (Mustafa Kemal, Enver Bey) Derne ve Tobruk'taki başarılarına rağmen, donanma yetersizliği nedeniyle denizlerde üstünlük sağlanamamıştır.
Savaşın hem kara hem deniz boyutunu anlamak için gereklidir.
2
Uşi Antlaşması'nın imzalanma nedenini belirleme
Balkan Savaşları'nın başlaması, Osmanlı Devleti'ni iki ateş arasında kalmamak için İtalya ile barış yapmaya zorlamıştır.
Diplomatik kararın arkasındaki temel dış gelişmeyi saptamak için gereklidir.
3
Adalarla ilgili 'geçici' bırakma maddesinin mantığını sorgulama
Ege'de Yunan donanmasının üstünlüğü karşısında adaların savunulamayacağı gerçeği, adaların İtalya'ya emanet edilmesine yol açmıştır.
Stratejik kararın asıl amacına ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Uşi Antlaşması'nın Stratejik Hükümleri ve Adalar Meselesi
Estimated Time:1m 30s
Question 77Question

İtalya'nın 1911 yılında Trablusgarp'ı işgal etmesi üzerine Osmanlı Devleti, bölgeye karadan ordu gönderememiş (Mısır'ın İngiliz işgalinde olması sebebiyle), donanma ise yetersiz olduğu için denizden müdahale edememiştir. Bu durum üzerine Mustafa Kemal (Şerif Takma Adıyla), Enver Bey ve arkadaşları bölgeye gizlice giderek yerel halkı İtalyanlara karşı örgütlemiş ve Derne, Tobruk, Bingazi gibi bölgelerde önemli başarılar elde etmişlerdir. Ancak Balkan Savaşları'nın başlaması Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamış ve 1912 yılında Uşi Antlaşması imzalanmıştır.

Bu süreç ve Uşi Antlaşması'nın hükümleri dikkate alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Hilafet makamı, kaybedilen bölge halkıyla kültürel bağların korunması amacıyla ilk kez bu antlaşma metninde siyasi bir araç olarak kullanılmıştır.

Answer

Hilafet makamının dini ve siyasi gücünün, kaybedilen bir toprağın halkıyla bağları koparmamak adına ilk kez kullanıldığı bilgisi yanlıştır; bu uygulama ilk kez 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım halkı için yapılmıştır.
Hilafet makamının dış politikada bir koz olarak kullanılması pratiği ilk kez 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım'ın bağımsızlığı sürecinde gerçekleşmiştir. Uşi Antlaşması'nda Trablusgarp halkı için benzer bir madde konulmuş olsa da bu uygulama 'ilk' değildir.

Step-by-Step Solution

1
Uşi Antlaşması'ndaki dini hükmü analiz et
Halkın halifeye bağlı kalması maddesi, kültürel bağı korumayı amaçlar.
Osmanlı, kaybettiği topraklarla manevi bağını sürdürmek istemektedir.
2
Kronolojik karşılaştırma yap
Bu uygulamanın tarihsel kökeni 1774 yılına kadar uzanır.
Küçük Kaynarca Antlaşması, hilafetin diplomatik bir araç olarak kullanıldığı ilk uluslararası belgedir.
3
Diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit et
Mustafa Kemal'in Derne/Tobruk başarısı, Afrika'daki toprak kaybı ve On İki Ada'nın statüsü tarihi gerçeklerle örtüşmektedir.
Trablusgarp Savaşı'nın askeri ve siyasi sonuçları bu yöndedir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin Hilafet Makamını Diplomasi Aracı Olarak Kullanma Tarihçesi
Question 78Question

II. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti'nin Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan ile ayrı ayrı imzaladığı İstanbul ve Atina Antlaşmaları'nın, I. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması'ndan en temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kaybedilen topraklarda kalan Türk ve Müslüman nüfusun hukuki statüsü ve haklarının ayrıntılı olarak düzenlenmesi

Answer

1913 yılında imzalanan İstanbul ve Atina Antlaşmaları'nın en belirgin özelliği, kaybedilen topraklarda kalan Türk ve Müslüman azınlığın dini, adli ve mülkiyet haklarını ayrıntılı bir şekilde güvence altına almasıdır.
Doğru seçenek, 1913 antlaşmalarının (İstanbul ve Atina) birer 'azınlık hakları sözleşmesi' niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Londra Antlaşması sadece toprak paylaşımına odaklanırken, bu antlaşmalarla Balkanlar'da kalan Türklerin mülkiyet hakları, din ve vicdan hürriyetleri (Müftülük kurumu) ile eğitim hakları ilk kez bu kadar kapsamlı düzenlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Londra Antlaşması'nın içeriğini analiz etme
Londra Antlaşması (1913) temel olarak bir sınır ve toprak paylaşımı metnidir (Midye-Enez hattı).
Karşılaştırma yapmak için ilk antlaşmanın kapsamını belirlemek gerekir.
2
II. Balkan Savaşı sonrası imzalanan antlaşmaları (İstanbul ve Atina) inceleme
Bu antlaşmalarda sadece sınırlar değil, müftü seçimi, vakıf mallarının durumu ve Türkçe eğitim gibi konuların yer aldığı görülür.
Savaştan sonra Balkanlar'da ilk kez ciddi bir 'azınlık sorunu' hukuki zeminde ele alınmıştır.
3
İki dönem arasındaki farkı belirleme
1913 antlaşmaları, toprak kaybının kabullenilmesinden sonra orada yaşayan nüfusun haklarını korumaya odaklanmıştır.
Toprak kaybı kesinleşince, odak noktası bölgedeki Müslüman halkın statüsüne kaymıştır.

Key Concept

Azınlık Hakları ve 1913 Antlaşmaları

Hints

1
Antlaşmaların içeriğinde bölgedeki Türklerin dini liderlerini (Müftülerini) seçme hakkını düşünün.
2
Londra Antlaşması sınır odaklıyken, İstanbul ve Atina antlaşmaları 'sosyal ve hukuki hak' odaklıdır.
3
Balkan Türkleri sorununun hukuki temellerinin bu antlaşmalarla atıldığını hatırlayın.

Practice More

Balkan Savaşları sonrası imzalanan bu antlaşmaların, Lozan Antlaşması'ndaki 'Etabli' (Nüfus Mübadelesi) meselesine nasıl temel oluşturduğunu araştırabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 79Question

Osmanlı Devleti'nde 1913 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti liderliğinde gerçekleştirilen, Sadrazam Kâmil Paşa'nın silah zoruyla istifaya zorlanarak yerine Mahmud Şevket Paşa'nın getirildiği Bâb-ı Âli Baskını'nın Türk siyasi tarihindeki temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türk tarihinde askerî güç kullanılarak gerçekleştirilen ilk hükûmet darbesi kabul edilmesi

Answer

Bâb-ı Âli Baskını, Türk siyasi tarihinde askerî müdahale yoluyla bir hükûmetin düşürülüp yerine yenisinin kurulduğu ilk darbe olma özelliğini taşır.
Bâb-ı Âli Baskını, 23 Ocak 1913 tarihinde İttihat ve Terakki tarafından gerçekleştirilen ve askerî güç kullanarak mevcut hükûmetin istifa ettirilip yerine yeni bir kabinenin kurulmasını sağlayan bir olaydır. Bu durum, Türk siyasi tarihinde hükûmetin el değiştirmesi amacıyla yapılan ilk askerî darbe olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın taraflarını ve amacını tanımlamak.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, I. Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıkları ve Edirne'nin elden çıkma ihtimalini bahane ederek iktidarı tamamen ele geçirmeyi hedeflemiştir.
Olayın neden bir siyasi partinin askerî müdahalesi olduğunu anlamak için.
2
Olayın sonucunu (hükûmet değişikliği) analiz etmek.
Kâmil Paşa hükûmeti düşürülmüş, yerine İttihatçılara yakın Mahmud Şevket Paşa hükûmeti kurulmuştur.
Müdahalenin rejim değişikliği değil, yürütme organının değişimi olduğunu belirlemek için.
3
Tarihsel kategorizasyonu yapmak.
Bu olay, rejim değişikliği (ihtilal) değil, bir hükûmet darbesidir ve bu niteliğiyle tarihimizdeki ilk örnektir.
Olayın Türk siyasi tarihindeki özgün yerini saptamak için.

Key Concept

Hükûmet Darbesi (Coup d'état) vs. Rejim Değişikliği

Practice More

Bâb-ı Âli Baskını'nın ardından İttihat ve Terakki'nin ülke yönetiminde kurduğu tek parti hegemonyasının II. Balkan Savaşı sonuçları üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 80Question

Trablusgarp Savaşı sürecinde yerel direnişi kıramayan İtalya, Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak amacıyla savaşı Adriyatik ve Ege Denizi'ne kaydırarak çeşitli baskı stratejileri uygulamıştır. Aşağıdakilerden hangisi İtalya'nın bu doğrultuda gerçekleştirdiği askeri faaliyetlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Girit Adası'nın resmen ilhak edilmesi

Answer

Girit Adası'nın resmen ilhak edilmesi
Girit Adası'nın ilhak edilmesi Yunanistan tarafından gerçekleştirilen siyasi ve askeri bir eylemdir. İtalya, Trablusgarp Savaşı'nda Osmanlı Devleti'ni Uşi Antlaşması'na zorlamak için On İki Ada'yı işgal etmiş, Çanakkale ve Beyrut'u bombalamış, Kızıldeniz'de baskı kurmuştur ancak Girit üzerinde bu dönemde bir askeri faaliyeti yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Trablusgarp Savaşı'nın gidişatını analiz etmek
Osmanlı subaylarının yerel halkla birlikte yürüttüğü başarılı savunma sonucu savaşın karada kilitlendiği tespit edilir.
İtalya'nın savaşı bitirmek için neden Trablusgarp dışına yöneldiğini anlamak için gereklidir.
2
İtalya'nın uyguladığı baskı yöntemlerini hatırlamak
İtalya'nın donanma üstünlüğünü kullanarak Rodos, On İki Ada, Çanakkale ve Beyrut gibi bölgelere saldırdığı bilgisine ulaşılır.
Seçeneklerdeki askeri faaliyetlerin doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.
3
Girit Adası'nın durumunu değerlendirmek
Girit'in 1908'de Yunanistan'a katılma kararı aldığı ve bu sürecin İtalya ile değil Yunanistan ile ilgili olduğu belirlenir.
Yanlış olan ve soru köküyle uyuşmayan seçeneği ayırt etmek için gereklidir.

Key Concept

İtalya'nın Trablusgarp Savaşı'nda Osmanlı'yı barışa zorlama stratejileri

Practice More

Uşi Antlaşması'nın maddelerini ve Balkan Savaşları'nın bu antlaşmaya olan etkisini tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 4 / 19Next