Sevr Barış Antlaşması

50 questions

Question 1Question →

Osmanlı Hükûmeti tarafından Sevr Antlaşması taslağını onaylatmak amacıyla 22 Temmuz 1920'de Yıldız Sarayı'nda toplanan Saltanat Şûrası'nda, antlaşmanın kabul edilmesi yönündeki karara karşı çıkarak ayağa kalkmayan ve onay vermeyen tek üye aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Topçu Feriki Rıza Paşa

Answer

Topçu Feriki Rıza Paşa
Sevr Antlaşması taslağının onaylanması için Yıldız Sarayı'nda toplanan Saltanat Şûrası'nda Padişah Vahdettin'in kabul yönündeki işaretine uymayarak ayağa kalkmayan ve antlaşmayı imzalamayı açıkça reddeden tek kişi Topçu Feriki (Korgeneral) Rıza Paşa'dır.

Step-by-Step Solution

1
Saltanat Şûrası'nın toplanma amacını ve sürecini analiz etmek
Mebusan Meclisi kapalı olduğu için Osmanlı Hükûmeti, Sevr Antlaşması'nı onaylatmak amacıyla 22 Temmuz 1920'de Yıldız Sarayı'nda Padişah VI. Mehmet Vahdettin başkanlığında Saltanat Şûrası'nı toplamıştır.
Antlaşmanın hukuki geçerlilik kazanması amacıyla alternatif bir danışma organına başvurulmuştur.
2
Saltanat Şûrası'ndaki oylama tutumunu ve üyelerin tepkisini belirlemek
Toplantıda antlaşmanın kabulü için yapılan oylamada Padişah'ın çağrısına rağmen Topçu Feriki Rıza Paşa ayağa kalkmayarak antlaşmaya ret oyu vermiştir.
Rıza Paşa, şartların bağımsız devlet onuruyla bağdaşmadığını savunarak onay vermeyen tek üye olmuştur.
3
Sevr'i imzalayan heyet ile antlaşmaya muhalif kalan ismi ayırt etmek
Sevr Antlaşması'nı bizzat imzalayanlar Bağdatlı Hadi Paşa, Rıza Tevfik (Bölükbaşı) ve Reşat Halis Bey'dir; muhalif kalan ise Topçu Feriki Rıza Paşa'dır.
İmzacı delegeler ile Saltanat Şûrası'nda muhalif kalan askerî temsilcinin karıştırılmaması gerekir.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Saltanat Şûrası tarafından onaylanma süreci ve Topçu Feriki Rıza Paşa'nın muhalefeti

Hints

1
Bu kişi antlaşmayı imzalayan heyette değil, Saltanat Şûrası'na katılan komutanlar arasında yer almaktadır.
2
İsmi imzacılardan biriyle benzerlik gösterse de rütbesi 'Topçu Feriki' olan bir askerdir.
3
Padişahın 'kabul edenler ayağa kalksın' çağrısında oturmaya devam eden tek üyedir.

Practice More

Sevr Antlaşması'nı imzalayan heyet üyeleri hakkında TBMM'nin aldığı 19 Ağustos 1920 tarihli 'Hıyanet-i Vataniye' kararını inceleyiniz.

Alternative Method

Sevr Antlaşması'nı imzalayan heyeti 'H-A-R-P' veya 'Hadi Paşa, Rıza Tevfik, Reşat Halis' üçlüsü olarak kodlayıp bu isimleri eledikten sonra Saltanat Şûrası'ndaki muhalif isme ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 2Question →

1920 yılı Nisan ayında toplanan San Remo Konferansı'nda İtilaf Devletleri tarafından hazırlanan barış taslağı, Paris'te bulunan Osmanlı Murahhas Heyeti Başkanı Ahmet Tevfik Paşa'ya sunulmuş; ancak Tevfik Paşa, şartların devletin bağımsızlığı ve bekasıyla bağdaşmadığını belirterek taslağı imzalamayı reddetmiştir. Bu diplomatik tıkanıklık üzerine İtilaf Devletleri, barış şartlarını Osmanlı yönetimine zorla kabul ettirmek ve Anadolu'daki Millî Mücadele hareketini sindirmek amacıyla doğrudan askeri tazyik uygulama kararı almıştır.

Bu doğrultuda İtilaf Devletleri'nin, Osmanlı Hükûmeti'ni Sevr Barış Antlaşması'nı imzalamaya mecbur bırakmak amacıyla hayata geçirdiği temel askerî gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yunan ordusunun İngiliz onayı ve desteğiyle Milne Hattı'nı aşarak Balıkesir, Bursa ve Doğu Trakya yönünde genel bir taarruz başlatması

Answer

Yunan ordusunun İngiliz onayı ve desteğiyle Milne Hattı'nı aşarak Balıkesir, Bursa ve Doğu Trakya yönünde genel bir taarruz başlatması
San Remo Konferansı sonrasında Tevfik Paşa'nın barış taslağını bağımsızlığa aykırı bularak reddetmesi üzerine İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'ni Sevr şartlarına boyun eğdirmek amacıyla 22 Haziran 1920'de Yunan ordusuna taarruz izni vermiştir. Yunan ordusu Milne Hattı'nı geçerek kısa sürede Balıkesir, Bursa ve Edirne dahil Doğu Trakya'yı işgal etmiştir. Başkentin de bütünüyle işgal edileceği tehdidi ve oluşan büyük askeri panik neticesinde Osmanlı yönetimi Saltanat Şûrası'nı toplayarak 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
San Remo Konferansı ve Sevr Taslağı Sürecini Analiz Etme
Nisan 1920'de İtalya'daki San Remo Konferansı'nda belirlenen barış şartları, Mayıs 1920'de Paris'te Tevfik Paşa başkanlığındaki Osmanlı murahhas heyetine sunulmuştur. Tevfik Paşa şartları çok ağır bularak taslağı imzalamayı reddetmiş ve İstanbul'a dönmüştür.
Diplomatik sürecin tıkanma nedenini ve İtilaf Devletleri'nin neden askeri zorlamaya başvurduğunu anlamak için ilk aşamadır.
2
İtilaf Devletleri'nin Askeri Zorlama Stratejisini Belirleme
İngiltere'nin teşvikiyle İtilaf Devletleri, Osmanlı'ya barışı zorla kabul ettirmek ve TBMM direnişini ezmek için 22 Haziran 1920'de Yunan ordusuna genel taarruz emri vermiştir.
Siyasi taslağı zorla dikte ettirme aracının hangi güç ve hangi cephe üzerinden yürütüldüğünü tespit etmek gerekir.
3
Yunan Taarruzu ve Sonuçlarını Değerlendirme
Yunan kuvvetleri Milne Hattı'nı aşarak Uşak, Balıkesir, Bursa ile Doğu Trakya'da Tekirdağ ve Edirne'yi işgal etmiştir. Bursa'nın düşmesi TBMM kürsüsüne 'puşide-i siyah' (siyah örtü) örtülmesine yol açmıştır.
Taarruzun ulaştığı boyutları ve Osmanlı başkenti üzerindeki doğrudan psikolojik ve askeri baskıyı kavramak için önemlidir.
4
Sevr'in İmzalanması ile Askeri Baskı Arasındaki Nedensellik Bağını Kurma
Yunan ilerleyişi karşısında çaresiz kalan ve başkentin de elden çıkmasından korkan Damat Ferit Paşa Hükûmeti, 22 Temmuz 1920'de Saltanat Şûrası'nı toplayarak şartları kabul etmiş ve 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması imzalanmıştır.
Tevfik Paşa'nın reddinden Sevr'in imzalanmasına giden süreçteki temel askeri tetikleyici unsurun Yunan taarruzu olduğu sonucuna ulaşılır.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın İmzalanma Süreci ve Yunan Genel Taarruzu (Milne Hattı'nın Aşılması)

Hints

1
İtilaf Devletleri, barış şartlarını kabul ettirmek için kendi birliklerinden ziyade bölgede hazır bulunan bir vekil devletin ordusunu ileri sürmüştür.
2
1919'da belirlenen sınır hattı aşılarak Bursa ve Doğu Trakya şehirleri işgal edilmiş, bu işgal TBMM kürsüsüne siyah bir örtü (puşide-i siyah) örtülmesine sebep olmuştur.
3
İngiliz Başbakanı Lloyd George'un desteğiyle Milne Hattı'nı aşan Yunan kuvvetlerinin Batı Anadolu ve Trakya'da başlattığı genel taarruz, İstanbul Hükûmeti'ni Saltanat Şûrası'nı toplayıp Sevr'i kabul etmeye mecbur bırakmıştır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın imzalanması sonrasında TBMM'nin 19 Ağustos 1920 tarihli oturumunda aldığı kararları ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu uygulamalarını inceleyiniz.

Alternative Method

Kronolojik neden-sonuç zincirini takip ediniz: San Remo Konferansı (Nisan 1920) → Tevfik Paşa'nın Paris'teki Barış Taslağını Reddi (Mayıs 1920) → İngiliz desteğiyle Yunan Ordusunun Milne Hattı'nı Aşması / Bursa'nın İşgali (Haziran-Temmuz 1920) → Saltanat Şûrası (22 Temmuz 1920) → Sevr Antlaşması'nın İmzalanması (10 Ağustos 1920).
Estimated Time:2m 30s
Question 3Question →

10 Ağustos 1920 tarihinde İtilaf Devletleri ile Osmanlı Hükûmeti arasında imzalanan Sevr Barış Antlaşması, Türk milletini yok etmeyi hedefleyen son derece ağır hükümler içermesine rağmen hiçbir zaman yürürlüğe girememiş ve uygulanamamıştır.

Sevr Antlaşması'nın fiilen uygulanamamasında ve tarihte "ölü doğmuş bir antlaşma" olarak kalmasında belirleyici olan temel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Millî Mücadele Hareketi'nin askerî ve siyasi başarıya ulaşarak Kurtuluş Savaşı'nı zaferle sonuçlandırması

Answer

Millî Mücadele Hareketi'nin askerî ve siyasi başarıya ulaşarak Kurtuluş Savaşı'nı zaferle sonuçlandırması
Sevr Antlaşması, Türk milletinin azim ve kararlılığıyla yürütülen Millî Mücadele'nin Doğu, Güney ve Batı cephelerinde askerî zafere ulaşması sayesinde sahada uygulanamamış, nihayetinde Lozan Barış Antlaşması ile tamamen tarihe gömülerek ölü doğmuş bir antlaşma olarak kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın hukuki ve fiili durumunu analiz etmek
Antlaşma hukuken Mebusan Meclisi onayından geçmediği için geçersizdir; fiilen ise uygulanamamıştır.
Bir uluslararası antlaşmanın fiilen hayata geçirilmesini engelleyen gücün ne olduğunu tespit etmek gerekir.
2
Anadolu'daki Millî Mücadele'nin etkisini değerlendirmek
Mustafa Kemal Paşa önderliğinde TBMM ordularının kazandığı askerî zaferler Sevr Antlaşması'nı yırtıp atmıştır.
Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasıyla birlikte İtilaf Devletleri Sevr'i uygulayamamış, Mudanya ve ardından Lozan Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın uygulanamaması ve Millî Mücadele'nin zaferi

Hints

1
Bir barış antlaşmasının zorla dayatılmasını engelleyen temel unsurun sahada verilen askerî mücadele olduğunu düşününüz.
2
TBMM Hükûmeti'nin Sevr'i imzalayanları vatan haini ilan ederek başlattığı topyekûn mücadeleyi hatırlayınız.
3
Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması ve ardından imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Sevr'in fiilen uygulanamamasının temel sebebidir.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın hukuken geçersiz sayılmasının Kanun-i Esasi'deki gerekçesini ve Saltanat Şûrası'nda muhalif kalan tek üyeyi inceleyiniz.

Alternative Method

Antlaşmanın hukuki geçersizliği (Mebusan Meclisinin onaylamamış olması) ile fiili uygulanamazlığı (Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması) arasındaki ayrımı gözeterek doğru seçeneğe ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 4Question →

I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri ile Osmanlı Hükûmeti arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Antlaşması, hukuki niteliği ve uygulanabilirliği bakımından Türk ve dünya tarihinde özgün bir yere sahiptir.

Sevr Antlaşması'nın hukuki geçerliliği ve bu antlaşmaya karşı sergilenen kurumsal tutumlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Kanun-i Esasi'ye göre Mebusan Meclisi'nin onayından geçmediği için hukuken ölü doğmuş; TBMM ise antlaşmayı imzalayan ve onaylayanları vatan haini ilan etmiştir.

Answer

Kanun-i Esasi'ye göre Mebusan Meclisi'nin onayından geçmediği için hukuken ölü doğmuş; TBMM ise antlaşmayı imzalayan ve onaylayanları vatan haini ilan etmiştir.
Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin yürürlükteki anayasası olan Kanun-i Esasi'nin amir hükmü uyarınca Mebusan Meclisi'nin onayından geçmek zorundaydı. İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgali sonrası Meclis-i Mebusan kapatıldığı için antlaşma parlamentoda onaylanamamış, anayasal karşılığı olmayan Saltanat Şurası tarafından kabul edilmiştir. Bu durum antlaşmayı hukuken geçersiz kılmıştır. Ankara'daki TBMM Hükûmeti ise 19 Ağustos 1920'de aldığı kararla antlaşmayı kesinlikle tanımadığını açıklamış, antlaşmayı imzalayan ve onaylayanları 'vatan haini' (Hâin-i Vatan) ilan etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın hukuki altyapısını ve Kanun-i Esasi hükümlerini analiz etme
Osmanlı Anayasası (Kanun-i Esasi) madde 7'ye göre barış antlaşmalarının yürürlüğe girebilmesi için meclis (Heyet-i Mebusan) onayı zorunludur.
11 Nisan 1920'de Mebusan Meclisi feshedilmiş olduğu için antlaşma meclis onayına sunulamamış, bu nedenle hukuken 'ölü doğmuş' ve geçersiz sayılmıştır.
2
Antlaşmanın Osmanlı yürütme organınca kabul edilme biçimini değerlendirme
Padişah Vahdettin ve Damat Ferit Paşa, antlaşmayı meclis yerine anayasal yetkisi bulunmayan 'Saltanat Şurası'na onaylatmıştır (Topçu Feriki Ali Rıza Paşa hariç şura üyeleri onaylamıştır).
Saltanat Şurası yasal bir yasama organı olmadığı için aldığı kararlar antlaşmaya hukuki geçerlilik kazandıramamıştır.
3
Antkara'daki TBMM'nin kurumsal ve hukuki tepkisini belirleme
TBMM, 19 Ağustos 1920 tarihli oturumunda Sevr Antlaşması'nı imzalayanları (Hadi Paşa, Rıza Tevfik, Reşat Halis) ve onaylayan Saltanat Şurası üyelerini 'vatan haini' ilan etmiştir.
TBMM, Türk milletinin tek meşru temsilcisi olarak Misak-ı Milli'ye tamamen aykırı olan bu antlaşmayı ve imzalayanları Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında cezalandırma kararı almıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Hukuki Niteliği (Mebusan Meclisi Onayı Eksikliği) ve TBMM'nin Hıyanet-i Vataniye Kararı

Hints

1
Bir antlaşmanın Osmanlı hukuk sistemine göre yürürlüğe girebilmesi için hangi yasama organının onayı gerektiğini hatırlayınız.
2
16 Mart 1920'de İstanbul işgal edilmiş ve ardından Mebusan Meclisi kapatılmıştır; dolayısıyla onay makamı fiilen mevcut değildir.
3
TBMM 19 Ağustos 1920'de Sevr'i imzalayan Bağdatlı Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis ile Saltanat Şurası üyeleri hakkında Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu işletmiştir.

Practice More

Sevr Antlaşması'nı imzalamayı reddeden heyet başkanı Damat Ferit öncesi Sadrazam Tevfik Paşa'nın gerekçeleri ve San Remo Konferansı kararları üzerine çalışılabilir.

Alternative Method

Hukuki geçerlilik (de jure) ile fiili uygulama (de facto) ayrımı üzerinden gidilerek, Mebusan Meclisi onayı taşımayan belgelerin anayasal olarak geçersiz sayıldığı kuralı doğrudan hatırlanabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question →

Sevr Barış Antlaşması'nda yer alan aşağıdaki maddelerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarının bütünüyle elinden alındığının ve Türk tarafının Boğazlar yönetiminde hiçbir söz hakkının bırakılmadığının doğrudan göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Boğazların, içinde Türk üyenin yer almadığı, ayrı bayrağı ve bütçesi bulunan uluslararası bir komisyonca yönetilmesi

Answer

Boğazların, içinde Türk üyenin yer almadığı, ayrı bayrağı ve bütçesi bulunan uluslararası bir komisyonca yönetilmesi
Sevr Antlaşması'nın Boğazlar maddesine göre; Boğazlar savaşta ve barışta bütün devletlerin gemilerine açık olacak, yönetimi ise içinde hiçbir Türk temsilcinin yer almadığı, kendine ait özel bir bayrağı ve bütçesi bulunan uluslararası bir komisyona bırakılacaktır. Bu madde, Osmanlı Devleti'nin İstanbul ve Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını fiilen ve hukuken tamamen ortadan kaldırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın Boğazlar ile ilgili hükümlerini ve egemenlik kısıtlamalarını analiz etmek
Antlaşma metninde Boğazlar bölgesinin uluslararası bir komisyona devredildiği görülür.
İtilaf Devletleri, Boğazlar üzerinde mutlak kontrol kurmayı hedeflemiştir.
2
Komisyonun yapısını ve Osmanlı Devleti'nin temsil durumunu değerlendirmek
Komisyonda hiçbir Türk üyenin yer almaması ve komisyona müstakil bayrak ile bütçe tanınması, Osmanlı egemenliğinin tamamen dışlandığını kanıtlar.
Ayrı bayrak ve bütçeye sahip olması, komisyonun devlet içinde bağımsız bir otorite haline getirildiğini gösterir.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nda Boğazlar Statüsü ve Egemenlik Kısıtlamaları

Hints

1
İtilaf Devletleri'nin Boğazlar üzerinde kurduğu komisyonda Osmanlı Devleti'nin herhangi bir temsil yetkisi bulunup bulunmadığını hatırlayınız.
2
Sevr'de oluşturulan komisyonun ayrı bir bayrağa ve bütçeye sahip olması ile Lozan'daki komisyon başkanı ayrımına dikkat ediniz.

Practice More

Lozan Barış Antlaşması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Boğazlar ile ilgili maddelerini Sevr Antlaşması hükümleriyle karşılaştırınız.

Alternative Method

Boğazlar konusunu kronolojik antlaşmalar üzerinden kıyaslayabilirsiniz: Sevr (Türk üye yok, egemenlik yok) → Lozan (Komisyon var, başkanı Türk) → Montrö (Komisyon kaldırıldı, tam egemenlik sağlandı).
Estimated Time:1m 0s
Question 6Question →

İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti'ni fiilen ve hukuken sonlandırma hedefini açıkça ortaya koyan Sevr Antlaşması; toprak paylaşımının yanı sıra devleti iç ve dış tehditlere karşı tamamen savunmasız bırakacak ağır askerî ve mali hükümler içermiştir.

Buna göre, Sevr Antlaşması'nın askerî ve mali hükümleriyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı ordusunda mecburi askerlik sistemi korunarak genel seferberlik ilan etme yetkisi padişah ve meclisin ortak onayına bırakılacaktır.

Answer

Osmanlı ordusunda mecburi askerlik sisteminin korunarak genel seferberlik ilan etme yetkisinin padişah ve meclisin ortak onayına bırakıldığı yönündeki ifade yanlıştır.
Sevr Barış Antlaşması'nın askerî hükümleri doğrultusunda Osmanlı Devleti'nde mecburi (zorunlu) askerlik sistemi tamamen ilga edilmiş, ordu yalnızca gönüllülük esasına dayandırılmıştır. Toplam asker sayısı padişahın 700 kişilik muhafız kıtası dâhil 50.700 kişi olarak belirlenmiş, ağır silahlar, deniz zırhlıları ve savaş uçakları yasaklanmıştır. Dolayısıyla mecburi askerliğin devam ettiği ve seferberlik yetkisi verildiği yönündeki önerme tarihi gerçeklerle uyuşmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın askerî sınırlamalarını inceleme
Antlaşmanın 152-207. maddeleri uyarınca Osmanlı Devleti'nde zorunlu askerlik kaldırılmış, ordu gönüllülük esasına göre toplam 50.700 kişiyle sınırlandırılmış, ağır silah ve hava kuvvetleri tamamen yasaklanmıştır.
İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin gelecekte bir direniş veya genel seferberlik organize etmesini engellemeyi amaçlamıştır.
2
Sevr Antlaşması'nın mali ve kapitülasyon hükümlerini inceleme
İngiliz, Fransız ve İtalyan üyelerden oluşan Maliye Komisyonu bütçe, para basımı ve gelirleri kontrol etmekle yetkilendirilmiş; Osmanlı temsilcisine yalnızca oy hakkı olmayan danışmanlık verilmiştir. Kapitülasyonlar ise genişletilerek geri getirilmiştir.
Osmanlı Devleti'nin mali ve iktisadi egemenliği tamamen vesayet altına alınmıştır.
3
Seçeneklerdeki bilgileri karşılaştırarak yanlış olan hükmü belirleme
Mecburi askerliğin korunduğu ve seferberlik yetkisinin meclise bırakıldığı ifadesinin antlaşma hükümleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılır.
Antlaşma, Osmanlı ordusunu tamamen profesyonel/gönüllü ve sembolik bir jandarma kuvvetine dönüştürmüştür.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Askerî ve Mali Hükümleri

Hints

1
İtilaf Devletleri'nin Sevr Antlaşması ile temel amacı, Osmanlı Devleti'nin yeniden bir ordu toplayıp direnmesini engellemektir.
2
Sevr Antlaşması'nda askerlik sisteminin yapısına ve genel seferberlik imkânına dikkat ediniz; orduya katılım şekli nasıl düzenlenmiştir?
3
Antlaşma metninde zorunlu askerlik kaldırılmış, yalnızca maaşlı/gönüllü personelden oluşan kısıtlı bir güvenlik gücü öngörülmüştür.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın mali hükümleri ile Lozan Barış Antlaşması'ndaki Düyun-ı Umumiye ve Kapitülasyon kararlarını karşılaştıran bir soru çözünüz.

Alternative Method

Sevr Antlaşması'nın amacını tahlil ederken İtilaf Devletleri'nin devleti 'savunmasız bırakma' stratejisini göz önüne alınız. Zorunlu askerlik ve seferberlik hakkı tanıyan hiçbir madde bu stratejiyle bağdaşmaz.
Estimated Time:1m 50s
Question 7Question →

Paris Barış Konferansı'nda Osmanlı topraklarının paylaşımı konusunda uzlaşamayan müttefik devletler, barış taslağını İtalya'da düzenlenen San Remo Konferansı'nda karara bağlamıştır. Osmanlı tarafında yalnızca Saltanat Şûrası tarafından kabul edilen bu antlaşma metni hiçbir zaman yürürlüğe girememiştir.

Bu antlaşmanın uluslararası hukuk ve Osmanlı anayasal düzeni bakımından 'ölü doğmuş bir antlaşma' olarak kabul edilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanun-i Esasi gereğince uluslararası antlaşmaları onaylama yetkisine sahip Mebusan Meclisinin onayından geçmemiş olması

Answer

Kanun-i Esasi gereğince uluslararası antlaşmaları onaylama yetkisine sahip Mebusan Meclisinin onayından geçmemiş olması
Osmanlı Devleti'nin yürürlükteki anayasası olan Kanun-i Esasi'ye göre savaşa son veren uluslararası barış antlaşmalarının geçerli olabilmesi için Meclis-i Mebusan tarafından onaylanması şarttır. İstanbul'un işgali sonrasında Mebusan Meclisi kapatıldığı için antlaşma meclis onayından geçmemiştir. Padişah ve Damat Ferit Paşa'nın oluşturduğu Saltanat Şûrası'nın yasal bir onay yetkisi bulunmadığından Sevr Antlaşması hukuken yok hükmünde sayılmış ve 'ölü doğmuş bir antlaşma' olarak kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlı anayasal düzenindeki antlaşma onay sürecini değerlendirme
Kanun-i Esasi'nin ilgili maddesine göre barış antlaşmalarının yürürlüğe girebilmesi parlamentonun (Meclis-i Mebusan) onayına bağlıdır.
Bir antlaşmanın hukuki geçerlilik kazanması anayasal meşruiyet zincirine uygun onaylanmasına bağlıdır.
2
Antlaşmanın imzalandığı dönemdeki fiili ve hukuki meclis durumunu inceleme
İstanbul'un işgalinden sonra Son Osmanlı Mebusan Meclisi dağıtılmış ve kapatılmıştır. Dolayısıyla antlaşma metni meclisin onayına sunulamamıştır.
Yasama organı bulunmadığı için onay süreci anayasaya uygun şekilde tamamlanamamıştır.
3
Saltanat Şûrası'nın yetki durumunu ve nihai hukuki sonucu belirleme
Padişahın kurduğu danışma organı niteliğindeki Saltanat Şûrası'nın anayasal bir yasama ve onay yetkisi yoktur. Bu nedenle Sevr Antlaşması 'hukuken yok hükmünde' ve 'ölü doğmuş' bir metindir.
Yetkisiz bir kurulun onayı anayasal bağlayıcılık taşımaz.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Kanun-i Esasi ve Meclis-i Mebusan onayı eksikliği sebebiyle hukuken geçersiz (ölü doğmuş) olması

Hints

1
Bir antlaşmanın uluslararası ve ulusal düzeyde yürürlüğe girmesi için anayasada belirtilen yasama organı onayından geçmesi gerekir.
2
Osmanlı Devleti'nin anayasası Kanun-i Esasi olup antlaşmaları onaylama yetkisi halkın temsilcilerinden oluşan meclise aittir.
3
İstanbul işgal edildiğinde Mebusan Meclisi feshedilmişti; bu sebeple antlaşma yetkisiz bir kurul olan Saltanat Şûrası'na imzalatılmış, meclis onayından geçmediği için hukuken geçersiz kalmıştır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nı imzalayan ve onaylayanların TBMM tarafından Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında vatan haini ilan edilmesi süreci pekiştirilebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 8Question →

10 Ağustos 1920 tarihinde İtilaf Devletleri ile Osmanlı Hükûmeti arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nı onaylamak üzere toplanan Saltanat Şûrası üyeleri ve antlaşmayı imzalayan heyet hakkında I. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) hukuki ve siyasi kararlar almıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, TBMM'nin Sevr Antlaşması ve bu antlaşmayı kabul edenlere karşı aldığı doğrudan kararlardan biridir?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşmayı imzalayan ve onaylayan kişileri vatan haini ilan ederek vatandaşlıktan çıkarma kararı alması

Answer

Antlaşmayı imzalayan ve onaylayan kişileri vatan haini ilan ederek vatandaşlıktan çıkarma kararı alması
Sevr Antlaşması'nın 10 Ağustos 1920'de imzalanmasının ardından Ankara'da toplanan I. TBMM, 19 Ağustos 1920 tarihli birleşiminde antlaşmayı imzalayan Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis ile bu metni onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında 'vatan haini' ilan etmiş, Türk vatandaşlığından çıkarmış ve bu antlaşmayı asla tanımayacağını ilan etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın imzalanma ve onay sürecini analiz etmek
Antlaşma, Damat Ferit Paşa Hükûmeti'nin görevlendirdiği Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis tarafından imzalanmış; Mebusan Meclisi kapalı olduğu için Padişah başkanlığındaki Saltanat Şûrası'nda kabul edilmiştir.
Antlaşmanın hukuki statüsünü ve taraflarını belirlemek için gereklidir.
2
TBMM'nin Sevr Antlaşması'na karşı geliştirdiği hukuki ve siyasi tepkiyi değerlendirmek
I. TBMM, 19 Ağustos 1920 tarihinde aldığı kararla Sevr Antlaşması'nı kesinlikle tanımadığını, antlaşmayı imzalayanları ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini 'vatan haini' ilan ettiğini ve bu kişilerin Türk vatandaşlığından çıkarıldığını duyurmuştur.
TBMM'nin Sevr karşısındaki resmi ve kurumsal tavrını saptamak için gereklidir.
3
Seçenekleri TBMM'nin tarihsel kararları doğrultusunda karşılaştırmak
İmzalayanların ve onaylayanların vatan haini sayılarak vatandaşlıktan çıkarılması kararı tarihsel gerçeklikle birebir örtüşmektedir.
Doğru seçeneği temellendirmek ve çeldiricileri elemek için gereklidir.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın Hukuki Geçersizliği ve TBMM'nin Kararları

Hints

1
TBMM'nin teslimiyetçi ve bağımsızlığı zedeleyen girişimlere karşı aldığı sert hukuki ve yaptırım odaklı kararları düşününüz.
2
Hıyanet-i Vataniye Kanunu çerçevesinde antlaşmayı imzalayan Osmanlı heyeti ve Saltanat Şûrası üyelerine yönelik uygulanan siyasi statü değişikliğini hatırlayınız.
3
TBMM, 19 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzalayanları 'vatan haini' sayarak vatandaşlıktan çıkarma kararı almıştır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın Kanun-i Esasi'ye göre Meclis-i Mebusan onayından geçmediği için hukuken geçersiz (ölü doğmuş) sayılmasının nedenlerini pekiştiriniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 9Question →

San Remo Konferansı'nda hazırlanan barış taslağını inceleyen Osmanlı delegasyonu başkanı Ahmet Tevfik Paşa, metindeki şartların bağımsız bir devlet anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek taslağı imzalamayı reddetmiştir.

Bu gelişme üzerine İtilaf Devletleri, hazırlanan ağır barış şartlarını Osmanlı yönetimine zorla kabul ettirmek ve direnişi kırmak amacıyla aşağıdaki adımlardan hangisini atmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yunan ordusuna Milne Hattı'nı aşarak Bursa, Balıkesir ve Edirne yönünde genel taarruz başlatma talimatı vermiştir.

Answer

Yunan ordusuna Milne Hattı'nı aşarak Bursa, Balıkesir ve Edirne yönünde genel taarruz başlatma talimatı vermiştir.
İtilaf Devletleri, San Remo'da hazırladıkları antlaşma taslağını bağımsızlığa aykırı bularak imzalamayan Tevfik Paşa'nın tutumu ve Türk milletinin direnişi karşısında, Osmanlı Hükûmetini barışa zorlamak amacıyla İngiltere'nin desteğiyle Yunan ordusunu harekete geçirmiştir. 22 Haziran 1920'de Milne Hattı'nı aşan Yunan kuvvetleri Balıkesir, Uşak, Bursa ve Doğu Trakya'yı işgal etmiştir. Bu baskı neticesinde Damat Ferit Paşa Hükûmeti Sevr'i imzalamak üzere Saltanat Şûrasını toplamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın tarihsel sürecini ve neden-sonuç ilişkisini belirleme
Nisan 1920'de toplanan San Remo Konferansı'nda hazırlanan taslak, Osmanlı delegesi Ahmet Tevfik Paşa tarafından bağımsızlığa aykırı bulunarak reddedilmiştir.
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Hükûmetine antlaşmayı kabul ettirmek için diplomatik baskı yerine askeri zorlama yöntemine başvurduğu bağlamı kavramak gerekir.
2
İtilaf Devletleri'nin zorlayıcı askeri hamlesini tespit etme
İtilaf Devletleri, Haziran 1920'de Yunan ordusuna Milne Hattı'nı aşma izni vermiş; Yunan kuvvetleri Balıkesir, Uşak, Bursa ve Trakya'da Edirne'yi işgal etmiştir.
Bu askeri baskı ve işgaller sonucunda İstanbul Hükûmeti panikleyerek Saltanat Şûrasını toplamış ve Sevr Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır.
3
Diğer çeldirici seçeneklerin kronolojik ve tematik durumunu eleme
İstanbul'un işgali Mart 1920'de gerçekleşmiş, Gümrü Antlaşması ise Aralık 1920'de yapılmıştır.
Kronolojik sıralama ve olaylar arası sebep-sonuç ilişkisi doğru cevabın Yunan genel taarruzu olduğunu kanıtlar.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Kabul Ettirilme Süreci ve Yunan Taarruzu (Milne Hattı'nın Aşılması)

Hints

1
İtilaf Devletleri antlaşmayı zorla imzalatabilmek için masa başı diplomasisi yerine sahada askeri bir maşa kullanmıştır.
2
Bu askeri baskı Batı Anadolu'da Türk ordusu ile işgalciler arasında çizilmiş olan sınır çizgisinin ihlal edilmesiyle başlamıştır.
3
Yunan kuvvetleri Milne Hattı'nı aşarak Bursa ve Edirne gibi önemli merkezleri ele geçirmiş, TBMM kürsüsüne bu işgaller üzerine siyah örtü (Puşide-i Siyah) örtülmüştür.

Practice More

Bursa'nın işgali üzerine TBMM'de yaşanan gelişmeler ve Sevr'i onaylayan Saltanat Şûrası kararlarına karşı TBMM'nin aldığı Hıyanet-i Vataniye kararlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 10Question →

Sevr Antlaşması'nın mali ve ekonomik hükümlerine göre; Osmanlı Devleti'nin tüm gelir kaynakları, yıllık bütçesi, vergi tarifeleri ve borç ödemeleri İngiliz, Fransız ve İtalyan delegelerden oluşan bir "Maliye Komisyonu"nun onayına bağlanmış; ayrıca kapitülasyonların savaşa katılmamış devletlerin vatandaşlarını da kapsayacak biçimde genişletilerek yeniden yürürlüğe konması kararlaştırılmıştır.

Bu hükümler doğrultusunda Osmanlı Devleti'nin durumuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Devletin ekonomik ve mali egemenlik hakları bütünüyle İtilaf Devletleri'nin vesayeti altına girmiştir.

Answer

Devletin ekonomik ve mali egemenlik hakları bütünüyle İtilaf Devletleri'nin vesayeti altına girmiştir.
Sevr Antlaşması'nda yer alan Maliye Komisyonu; bütçenin hazırlanması, onaylanması, vergi oranlarının tespiti ve gelirlerin harcanması konularında tek yetkili kılınmıştır. Aynı zamanda kapitülasyonların tüm yabancı devletlere teşmil edilmesi, Osmanlı Devleti'nin hem mali bağımsızlığını hem de ekonomik egemenliğini bütünüyle yitirerek İtilaf Devletleri'nin tam bir vesayeti altına girdiğini kesin olarak kanıtlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen antlaşma maddelerini egemenlik kavramı açısından analiz etme
Bütçe onayının, gelirlerin ve vergi sisteminin İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerden oluşan Maliye Komisyonuna bırakıldığı ve kapitülasyonların genişletildiği görülür.
Bir devletin bütçe yapma ve para politikalarını bağımsızca belirleyememesi egemenlik haklarının doğrudan devredildiğini gösterir.
2
Hükümlerin Osmanlı Devleti'nin siyasi ve hukuki statüsüne etkisini değerlendirme
Osmanlı Devleti mali bakımdan kendi kararlarını alamayan, bütünüyle dış güçlerin denetimine ve vesayetine tabi bir yapıya dönüştürülmüştür.
Mali bağımsızlığını kaybeden bir devletin siyasi bağımsızlığını sürdürmesi imkânsızdır.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın Mali Hükümleri ve Egemenlik Haklarına Etkisi

Hints

1
Bir devletin bütçesini, vergilerini ve gelirlerini yabancı temsilcilerin belirlemesi o devletin bağımsızlığı açısından ne anlama gelir?
2
Kapitülasyonların kaldırılmayıp aksine müttefik olmayan devletlere de genişletilmesi ve bütçenin İtilaf Komisyonu onayına tabi tutulması mali bağımsızlığı ortadan kaldırır.
3
Ekonomik ve mali kararları bütünüyle yabancı güçlerin denetimine geçen bir devlet doğrudan vesayet altına girmiş olur.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın mali hükümleri ile Lozan Barış Antlaşması'nda kapitülasyonların ve Düyun-ı Umumiye'nin kaldırılması hükümlerini egemenlik ilkeleri açısından karşılaştırınız.

Alternative Method

Egemenlik kavramının unsurları (yasama, yürütme, yargı ve mali bağımsızlık) üzerinden eleme yöntemi uygulanabilir. Bütçe hakkının devredilmesi doğrudan 'mali egemenliğin kaybı ve vesayet' sonucuna ulaştırır.
Estimated Time:1m 0s
Question 11Question →

İtilaf Devletleri tarafından Osmanlı Hükûmetine dayatılan Sevr Antlaşması'nın azınlıklarla ilgili maddesinde; gayrimüslim tebaaya geniş ayrıcalıklar tanınması, bu hakların gözetiminin galip devletlerce yürütülmesi ve Osmanlı yönetiminin söz konusu taahhütlere riayet etmemesi durumunda İstanbul üzerindeki Türk egemenliğine son verilebileceği belirtilmiştir.

Antlaşmada yer alan bu yaptırım ve denetim mekanizmasıyla İtilaf Devletleri'nin öncelikli olarak aşağıdakilerden hangisini hedeflediği savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahale edebilmek için sürekli bir baskı ve denetim gerekçesi oluşturmayı

Answer

Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahale edebilmek için sürekli bir baskı ve denetim gerekçesi oluşturmayı
Sevr Antlaşması'nda azınlık haklarının denetiminin yabancı devletlere bırakılması ve en ufak bir aksaklıkta İstanbul'un Osmanlı'dan alınacağının belirtilmesi; İtilaf Devletleri'ne Osmanlı Devleti'nin iç işlerine diledikleri zaman müdahale etme ve başkenti işgal etme konusunda sürekli bir hukuki gerekçe ve baskı unsuru sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metinde verilen antlaşma maddesini ve yaptırım koşulunu analiz etme
Gayrimüslim azınlıklara verilen hakların gözetiminin İtilaf Devletleri'ne bırakıldığı ve kurala uyulmaması durumunda başkent İstanbul'un işgal edileceği şartı görülmektedir.
Uluslararası antlaşmalarda egemen bir devletin başkenti üzerinden tehdit edilmesi ve azınlık haklarının denetiminin yabancı güçlere verilmesi, bağımsızlık ilkesine aykırıdır.
2
Maddenin getirdiği siyasi ve hukuki sonuçları değerlendirme
İtilaf Devletleri, azınlık haklarını öne sürerek istedikleri her an Osmanlı iç işlerine müdahale edebilecekleri ve başkenti tamamen işgal edebilecekleri hukuki bir kılıf hazırlamışlardır.
Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları kısıtlanarak sürekli bir baskı ve vesayet rejimi hedeflenmiştir.
3
Seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıya ulaşma
Maddenin temel amacı 'Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahale edebilmek için sürekli bir baskı ve denetim gerekçesi oluşturmak'tır.
Diğer seçeneklerde yer alan demokratikleşme, azınlıkları devlete bağlama veya TBMM ile uzlaşma gibi gayeler Sevr'in ruhu ve dönemin tarihi gerçekliği ile bağdaşmaz.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın azınlıklar ve egemenlik haklarına dair hükümleri ile İtilaf Devletleri'nin Osmanlı iç işlerine müdahale mekanizması

Hints

1
Bir devletin başkentinin başka devletlerin tehdidi altında tutulmasının egemenlik ve iç işleri üzerindeki etkisini düşününüz.
2
Azınlık haklarının korunması bahanesinin Osmanlı tarihi boyunca Avrupalı devletler tarafından hangi amaçla kullanıldığını hatırlayınız.
3
İtilaf Devletleri, azınlık haklarına uyulmadığı iddiasını öne sürerek İstanbul'u ve Osmanlı idaresini sürekli kontrol altında tutabilecekleri bir zemin hazırlamışlardır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın Boğazlar Komisyonu ve kapitülasyonlara ilişkin hükümlerinin Osmanlı egemenlik hakları üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini inceleyiniz.

Alternative Method

Tanzimat ve Islahat fermanlarından itibaren dış güçlerin 'azınlık hakları' gerekçesini kullanarak Osmanlı iç işlerine karışma politikasını Sevr'in İstanbul yaptırımıyla eşleştirerek sonuca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 12Question →

I. Dünya Savaşı'nın mağlupları arasında yer alan Osmanlı Devleti ile imzalanan Sevr Antlaşması, diğer İttifak devletlerinin imzaladığı barış antlaşmalarının aksine hiçbir zaman uygulanamamış ve 'ölü doğmuş' bir antlaşma olarak tarihe geçmiştir.

Sevr Antlaşması'nın kâğıt üzerinde kalarak fiilen yürürlüğe girmesini engelleyen ve bu paylaşım planını tamamen geçersiz kılan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yürütülen Milli Mücadele'nin askeri ve siyasi zaferle sonuçlanması

Answer

Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yürütülen Milli Mücadele'nin askeri ve siyasi zaferle sonuçlanması
Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920), Türk milletinin bağımsızlık azmi ve Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yürüttüğü Milli Mücadele'nin askeri ve siyasi başarısı sayesinde uygulanamamıştır. Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanınca Sevr tamamen tarihe karışmış ve yerini bağımsız Türk devletini tescilleyen Lozan Barış Antlaşması almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın niteliğini ve uygulanma sürecini analiz etmek
Sevr Antlaşması, 10 Ağustos 1920'de imzalanmış fakat Mebusan Meclisi onayından geçmediği için hukuken geçersiz, Türk milletinin direnişi nedeniyle de fiilen uygulanamaz kalmıştır.
Bir antlaşmanın yürürlüğe girememesinin sahadaki ve hukuki nedenlerini tespit etmek gerekir.
2
Sevr Antlaşması'nı ortadan kaldıran temel gücü belirlemek
Anadolu'da Mustafa Kemal Paşa önderliğinde örgütlenen Milli Mücadele'nin Doğu, Güney ve Batı cephelerinde kazandığı askeri zaferler, Sevr'i geçersiz kılarak yerine Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasını sağlamıştır.
İtilaf Devletleri'nin Anadolu'yu paylaşım planı ancak Türk ordusunun askeri başarısıyla boşa çıkarılmıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Türk milletinin Milli Mücadele zaferi ile geçersiz kılınması ve yerine Lozan Antlaşması'nın imzalanması

Hints

1
Bir barış antlaşmasının zorla uygulanmasını engellemek için sahada askeri bir direniş ve başarı gerekir.
2
Anadolu'da TBMM öncülüğünde verilen bağımsızlık savaşı, işgalcileri yenilgiye uğratarak Sevr'i geçersiz kılmıştır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nı hukuken geçersiz kılan anayasal neden (Kanun-ı Esasi gereği Mebusan Meclisi onayının bulunmaması) ile fiilen geçersiz kılan Milli Mücadele zaferi arasındaki farkı pekiştiren sorular çözülebilir.

Alternative Method

Eleme yöntemi: Osmanlı yönetiminin (İstanbul Hükûmeti ve Padişah) Sevr'e imza attığı, İtilaf Devletleri'nin ise Sevr'i dayattığı hatırlanırsa, antlaşmayı geçersiz kılan tek gücün Ankara merkezli Milli Mücadele olduğu doğrudan bulunur.
Estimated Time:45s
Question 13Question →

Osmanlı Devleti'nin imzaladığı son antlaşma olan Sevr Antlaşması; hazırlanış usulü, onay mekanizmaları, yürürlüğe girme şartları ve uluslararası hukuk bağlamındaki sonuçları bakımından kendine özgü nitelikler barındırmaktadır.

Bu antlaşmanın imzalanma süreci, hukuki geçerliliği ve uygulanabilirliği ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma, Osmanlı parlamentosunun onayından geçmemiş olsa dahi İtilaf Devletleri parlamentolarının tamamında onaylanarak uluslararası alanda yürürlüğe sokulmuştur.

Answer

Antlaşmanın İtilaf Devletleri parlamentolarının tamamında onaylanarak uluslararası alanda yürürlüğe sokulduğu ifadesi yanlıştır; zira antlaşma İtilaf Devletleri parlamentolarınca da onaylanmamış ve hiçbir zaman hukuken yürürlüğe girmemiştir.
Sevr Antlaşması yalnızca Osmanlı Devleti Mebusan Meclisi onayından geçmediği için değil, aynı zamanda Türk milletinin Millî Mücadele cephelerinde kazandığı zaferler ve İtilaf Devletleri arasındaki derin diplomatik görüş ayrılıkları sebebiyle İtilaf Devletleri parlamentolarının hiçbirinde de onaylanmamıştır. Bu sebeple antlaşma uluslararası hukuk bakımından hiçbir zaman yürürlük kazanamamış, ölü doğmuş bir antlaşma olarak kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın Osmanlı anayasal hukuku açısından statüsünü analiz etmek
Kanun-i Esasi'nin 7. maddesi gereğince barış antlaşmalarının yürürlüğe girmesi Mebusan Meclisinin tasdikine bağlıdır. 11 Nisan 1920'de meclis kapatılmış olduğundan antlaşma bu onaydan geçememiş ve hukuken 'kadük' (ölü doğmuş / yok hükmünde) kalmıştır.
Anayasal prosedürün yerine getirilmemesi antlaşmanın iç hukuktaki meşruiyetini tamamen ortadan kaldırmıştır.
2
Saltanat Şûrası ve murahhas heyeti sürecini değerlendirmek
Damat Ferit Hükûmeti, meclis onayının yokluğunu telafi etmek için Padişah başkanlığında Saltanat Şûrası'nı toplamıştır. Bu şûrada Topçu Feriki Rıza Paşa haricindekiler antlaşmayı onaylamış, ardından Hadi Paşa, Rıza Tevfik Bey ve Reşat Halis Bey'den oluşan heyet Sevr'i imzalamıştır.
Osmanlı idaresi antlaşmaya idari bir meşruiyet zemini kazandırmaya çalışmıştır.
3
TBMM'nin Sevr Antlaşması'na karşı hukuki ve siyasi tepkisini belirlemek
TBMM, 19 Ağustos 1920 tarihli birleşiminde Sevr'i kesin bir dille reddetmiş; antlaşmayı imzalayanları ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini Hıyanet-i Vataniye Kanunu uyarınca vatan haini ilan edip vatandaşlıktan çıkarmıştır.
Milli iradeyi temsil eden TBMM, bağımsızlığı yok sayan her türlü girişimi cezalandırma kararlılığı göstermiştir.
4
Antlaşmanın uluslararası onay sürecini ve akıbetini sorgulamak
Bir uluslararası antlaşmanın yürürlüğe girmesi için tarafların yetkili organlarınca onay belgelerinin (ratifikasyon) teati edilmesi şarttır. Anadolu'da Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yürütülen Milli Mücadele'nin askeri başarıları ve İtilaf Devletleri arasındaki çıkar çatışmaları nedeniyle antlaşma hiçbir İtilaf Devleti parlamentosu tarafından da onaylanmamıştır.
Antlaşmanın uluslararası alanda hukuken yürürlüğe girdiğini iddia eden önerme tarihi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Hukuki Geçersizliği, Onay Mekanizmaları ve TBMM'nin Yaptırımları

Hints

1
Bir antlaşmanın uluslararası hukukta resmen yürürlüğe girmesi için antlaşmaya taraf olan tüm devletlerin yetkili meclislerince onaylanması (ratifikasyon) gerekliliğini göz önüne alınız.
2
Anadolu'daki Millî Mücadele'nin askeri ve siyasi başarılarının İtilaf Devletleri'nin Sevr'i kendi iç hukuklarında yürürlüğe koyma kararlılığını nasıl etkilediğini düşününüz.
3
Sevr Antlaşması'nın 'ölü doğmuş' bir antlaşma olarak adlandırılmasının ardında hem Osmanlı hem de karşı blok parlamentolarının onay süreçlerindeki akametin bulunduğunu hatırlayınız.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini kesinleştiren ve Türk Devleti'nin kurucu belgesi niteliği taşıyan Lozan Barış Antlaşması'nın diplomatik kazanımlarını karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.

Alternative Method

Hukuki geçerlilik ile fiili uygulama ayrımını kullanarak eleme yapabilirsiniz: Sevr hiçbir zaman ratifiye edilmediği için hem iç hukukta hem de devletlerarası hukukta hukuken yürürlüğe girmemiştir.
Estimated Time:1m 30s
Question 14Question →

Sevr Barış Antlaşması'nın Doğu Anadolu'ya ilişkin 88 ve 89. maddelerinde; Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir Ermenistan Devleti'ni tanıyacağı, bu devlet ile Osmanlı Devleti arasındaki sınırın belirlenmesi yetkisinin ise tarafsız bir hakem sıfatıyla belirli bir uluslararası makama bırakılacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, antlaşma metninde söz konusu sınırın çizilmesi ve tespiti görevi aşağıdakilerden hangisine bırakılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na

Answer

Sevr Barış Antlaşması'nda öngörülen bağımsız Ermenistan Devleti'nin sınırlarını belirleme görevi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na bırakılmıştır.
10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Barış Antlaşması'nın 89. maddesine göre; Osmanlı Devleti ile kurulması öngörülen Ermenistan arasındaki sınırın (Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis vilayetlerini kapsayacak şekilde) çizilmesi ve Ermenistan'ın Karadeniz'e çıkışının sağlanması yetkisi doğrudan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson'un hakemliğine bırakılmıştır. Bu sınır haritası tarihte 'Wilsonian Armenia' (Wilson Ermenistanı) olarak adlandırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Barış Antlaşması'nın Doğu Anadolu'ya ilişkin toprak ve sınır düzenlemelerini incelemek
Antlaşmanın 88 ve 89. maddelerinde Osmanlı Devleti'nin bağımsız Ermenistan'ı tanıması ve sınırların tarafsız bir hakem tarafından çizilmesi kararlaştırılmıştır.
Antlaşmanın Osmanlı Devleti'ni parçalayan hükümlerinin kapsamını ve hukuki mekanizmasını belirlemek gerekir.
2
Sınır çizimi için hakem olarak tayin edilen uluslararası makamı tespit etmek
Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerindeki sınırların çizilmesi görevi antlaşma maddesi gereğince ABD Başkanı Woodrow Wilson'a ('Wilson Hakemliği') verilmiştir.
Wilson İlkeleri ve dönemin diplomatik dengeleri doğrultusunda bu görev doğrudan ABD Başkanı'na bırakılmıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nda Doğu Anadolu paylaşımı ve Wilson Hakemliği

Hints

1
I. Dünya Savaşı sonrasında dünya barışı ve sınırların tespiti için 14 ilke yayımlayan devlet başkanını hatırlayınız.
2
İtilaf Devletleri, Doğu Anadolu'daki Ermenistan sınırının çizimini kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından uzak tutmak için savaşa sonradan katılan tarafsız bir liderin hakemliğine bırakmıştır.
3
Tarihte 'Wilson İlkeleri' olarak bilinen prensiplerin sahibi olan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı hakem tayin edilmiştir.

Practice More

Sevr Antlaşması'nda öngörülen Ermenistan tasarısının Milli Mücadele döneminde imzalanan Gümrü Antlaşması ile nasıl hükümsüz kaldığını inceleyiniz.

Alternative Method

Sevr Antlaşması'nda Doğu Anadolu'da kurulması planlanan devletlerin sınır haritalarının 'Wilsonian Armenia' olarak adlandırılmasından yola çıkarak hakem makamına ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 15Question →

İtilaf Devletleri ile Osmanlı Hükûmeti arasında imzalanmasına rağmen Millî Mücadele'nin zaferle sonuçlanması neticesinde hiçbir zaman yürürlüğe giremeyen Sevr Antlaşması'nı bütünüyle geçersiz kılan nihai barış belgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lozan Barış Antlaşması

Answer

Lozan Barış Antlaşması
Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920), Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi neticesinde hiçbir zaman uygulanamamış, 'ölü doğmuş' bir antlaşmadır. Kurtuluş Savaşı'nın kesin zaferle sonuçlanmasının ardından 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Sevr Antlaşması'nı hukuken ve fiilen tamamen geçersiz kılarak yeni Türk Devleti'nin tam bağımsızlığını dünyaya kabul ettirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın tarihsel sürecini ve akıbetini analiz etme
10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması, Türk milletinin Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlattığı Millî Mücadele zaferi sayesinde uygulanamamış ve hukuken ölü doğmuştur.
Antlaşmanın hukuken ve fiilen geçersiz kılınması Millî Mücadele'nin askeri başarılarına dayanır.
2
Kurtuluş Savaşı'nı nihai olarak taçlandıran uluslararası barış belgesini belirleme
24 Temmuz 1923'te İtilaf Devletleri ile TBMM Hükûmeti arasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Sevr'i bütünüyle ortadan kaldırmıştır.
Lozan Barış Antlaşması, Sevr tasarısını tarihe gömerek Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını ve bağımsızlığını uluslararası alanda tanıtmıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Hükümsüzlüğü ve Lozan Barış Antlaşması

Hints

1
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle tamamlanmasından sonra İsviçre'de toplanan konferans sonucunda imzalanan antlaşmayı düşününüz.
2
Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası kurucu belgesi niteliğinde olan ve kapitülasyonları da tamamen kaldıran barış metnine odaklanınız.

Practice More

Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazlar, sınırlar ve kapitülasyonlar konularında alınan kararların Sevr hükümleriyle karşılaştırılmasını inceleyiniz.

Alternative Method

Kronolojik sıralama mantığıyla: Sevr (1920) antlaşması Millî Mücadele ile reddedilmiş, Mudanya Ateşkesi (1922) ile sıcak savaş bitirilmiş ve nihai olarak Lozan Barış Antlaşması (1923) ile Sevr tarihe gömülmüştür.
Estimated Time:40s
Question 16Question →

Sevr Barış Antlaşması'nda yer alan;

• Boğazlar bölgesinin, içinde Türk temsilcinin yer almadığı, ayrı bir bayrağı ve bütçesi bulunan uluslararası bir komisyonca yönetilmesi,
• İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcilerinden oluşan Maliye Komisyonunun onayı olmaksızın Osmanlı Hükûmetinin iç ve dış borçlanmaya gidememesi, bütçe hazırlayamaması ve vergi sisteminde düzenleme yapamaması,
• Kapitülasyonların İtilaf Devletleri lehine genişletilerek savaştan önce bundan yararlanmayan müttefik devletlerin de kapsama dahil edilmesi

hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı Devleti'nin siyasi ve hukuki durumu hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devletin hükümranlık hakları ile mali bağımsızlığı fiilen ve hukuken yok sayılarak ülke uluslararası bir vesayet sistemine tabi tutulmuştur.

Answer

Devletin hükümranlık hakları ile mali bağımsızlığı fiilen ve hukuken yok sayılarak ülke uluslararası bir vesayet sistemine tabi tutulmuştur.
Sevr Antlaşması ile kurulan Maliye Komisyonu devletin bütçesini, vergi oranlarını ve borçlanmasını doğrudan denetleme yetkisine sahip kılınmış; Boğazlar ise Türk üyenin yer almadığı, ayrı bir bayrağı ve bütçesi olan uluslararası bir idareye devredilmiştir. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin kendi egemenlik haklarını ve bağımsız devlet vasfını tamamen yitirerek uluslararası bir vesayet altına girdiğini göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Öncülde verilen maddelerin kapsamını analiz etme
Boğazlar Komisyonu idari ve siyasi egemenliği, Maliye Komisyonu mali ve ekonomik egemenliği, kapitülasyonların genişletilmesi ise adli ve ticari bağımsızlığı doğrudan sınırlandırmaktadır.
Bir devletin egemenliği; kendi sınırları içinde vergi koyabilme, bütçe yapabilme ve stratejik su yollarını yönetebilme yetkisini kapsar.
2
Komisyonların yetkilerini uluslararası hukuk ve bağımsızlık kavramı ile eşleştirme
İçinde Türk üye bulunmayan bir Boğazlar Komisyonu ile yabancı temsilcilerden oluşan Maliye Komisyonu, Osmanlı Devleti'nin egemenlik yetkilerini elinden alarak devleti tam bir sömürge/vesayet yönetimine dönüştürmüştür.
Kendi gelir ve giderini yönetemeyen, toprak bütünlüğünü sağlayamayan bir yönetim uluslararası vesayet altındadır.
3
Çeldiricileri eleyerek en kapsamlı yargıya ulaşma
Sevr Antlaşması'nın getirdiği bu sistemin Osmanlı Devleti'nin bağımsızlığını ve hükümranlık haklarını yok saydığı sonucuna varılır.
Diğer seçenekler ya yanlış bilgi (meclis onayı, Gümrü'nün Sevr'i onaylaması) ya da dar kapsamlı yorumlar içermektedir.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın Mali, İdari ve Hukuki Hükümlerinin Osmanlı Egemenlik Hakları Üzerindeki Etkisi

Hints

1
Bir devletin bütçe yapamaması ve kendi sınırları içindeki boğazları yönetememesi bağımsızlık kavramı açısından ne anlama gelir?
2
Maliye ve Boğazlar komisyonlarının yapısını inceleyiniz; bu komisyonlarda Osmanlı idaresinin yetkisi tamamen yabancı temsilcilere devredilmiştir.
3
Egemenlik haklarının yabancı organlara devri devleti bağımsız bir aktör olmaktan çıkarıp vesayet altına sokar.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın hukuki geçersizliği ile Lozan Barış Antlaşması'ndaki Boğazlar ve Kapitülasyon kararlarını karşılaştıran sorular çözebilirsiniz.

Alternative Method

Öncüldeki maddelerin etkilediği egemenlik unsurlarını (idari yetki, mali serbesti, adli imtiyaz) tek tek gruplandırarak devlet bağımsızlığı kavramıyla karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question →

I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri tarafından hazırlanan ve Osmanlı Hükûmeti'nce imzalanan Sevr Antlaşması'nda, Osmanlı Devleti'ni savunmasız bırakmayı amaçlayan ağır askerî kısıtlamalara yer verilmiştir.

Buna göre, Sevr Antlaşması'nda yer alan askerî hükümlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mecburi askerliğin kaldırılması ve ordunun yalnızca iç asayişi temin edecek 50.700 kişilik kuvvetle sınırlandırılması

Answer

Mecburi askerliğin kaldırılması ve ordunun yalnızca iç asayişi temin edecek 50.700 kişilik kuvvetle sınırlandırılması
Sevr Antlaşması'nın askerî hükümlerine göre Osmanlı Devleti'nde mecburi askerlik hizmeti tamamen kaldırılmış, askerlik paralı ve gönüllülük esasına dayandırılmıştır. Ayrıca ordunun mevcudu yalnızca iç asayişi sağlayacak 50.700 kişilik hafif silahlı kuvvetle sınırlandırılmış, ağır silah, tank, savaş uçağı ve denizaltı edinmesi yasaklanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın temel askerî kısıtlamalarını hatırlama
İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin olası bir direniş göstermesini engellemek amacıyla savunma gücünü yok etmeyi hedeflemiştir.
Osmanlı Devleti'nin paylaşım planlarına karşı koymasını engellemek.
2
Antlaşmadaki ordu ve silah sınırlandırması maddelerini değerlendirme
Mecburi askerliğin kaldırılması, askeri kuvvetin 50.700 jandarma ve saray muhafızı ile sınırlandırılması, ağır silah, uçak ve denizaltı bulundurmanın yasaklanması hükme bağlanmıştır.
Doğru askerî kısıtlama hükmünü seçenekler arasından tespit etmek.

Key Concept

Sevr Barış Antlaşması'nın Askerî Hükümleri ve Savunmasız Bırakma Politikası

Hints

1
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordusunu hem sayısal hem de donanımsal olarak etkisiz hale getirme amacını düşününüz.
2
Zorunlu askerliğin durumu ve belirlenen azami asker sayısı kısıtlamasına odaklanınız.
3
Ordunun mevcudunun 50.700 kişiyle sınırlandırılması ve mecburi askerliğin kaldırılması doğrudan Sevr hükmüdür.

Practice More

Sevr Antlaşması'nda yer alan Boğazlar Komisyonu ve Kapitülasyonlar ile ilgili maddeleri gözden geçiriniz.

Alternative Method

Sevr Antlaşması'nın bağımsızlığı ve savunma hakkını bütünüyle ortadan kaldıran niteliğini hatırlayarak, Osmanlı Devleti'ne askerî yetki ya da güç kazandıran tüm seçenekleri eleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 18Question →

Sevr Antlaşması'nın maddeleri arasında yer alan aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin egemenlik haklarını kısıtlayan doğrudan "ekonomik ve mali" bir hüküm niteliğindedir?

Show answer & explanation

Answer: Kapitülasyonların tüm İtilaf Devletleri vatandaşlarını kapsayacak ve en geniş hakları tanıyacak şekilde yeniden yürürlüğe konması

Answer

Kapitülasyonların tüm İtilaf Devletleri vatandaşlarını kapsayacak ve en geniş hakları tanıyacak şekilde yeniden yürürlüğe konması
Sevr Antlaşması'nda yer alan kapitülasyonların genişletilerek tekrar yürürlüğe konması ve Osmanlı maliyesinin İtilaf Devletleri temsilcilerinden oluşan bir Maliye Komisyonu denetimine bırakılması, Osmanlı Devleti'nin doğrudan ekonomik ve mali egemenlik haklarını yok sayan temel hükümlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki hedef kavramı belirleme
Sevr Antlaşması'nın maddeleri arasından doğrudan "ekonomik ve mali" alana giren yaptırımın tespit edilmesi istenmektedir.
Sevr Antlaşması askeri, siyasi, idari, sınır ve ekonomik alanlarda çok sayıda madde içermektedir; doğru cevaba ulaşmak için maddelerin alanlarına göre doğru tasnif edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki hükümleri alanlarına göre sınıflandırma
Ordu mevcudunun kısıtlanması askeri, Boğazlar komisyonu siyasi, toprak kayıpları sınır/toprak, kapitülasyonların genişletilerek uygulanması ise doğrudan ekonomik/mali hükümdür.
Kapitülasyonlar gümrük vergileri, ticaret serbestisi ve mali ayrıcalıkları kapsayarak devletin hazinesini ve ekonomik egemenliğini doğrudan bağlar.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Ekonomik ve Mali Hükümleri

Hints

1
Soruda askeri veya sınır paylaşımları değil, doğrudan devletin bütçesini, ticaretini ve hazinesini ilgilendiren madde sorulmaktadır.
2
Yabancı devletlere tanınan ticari, adli ve mali ayrıcalıkların genel adını hatırlayınız.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın diğer mali hükmü olan Maliye Komisyonu'nun yetkilerini ve Lozan Antlaşması'nda kapitülasyonların tamamen kaldırılması kararını inceleyiniz.

Alternative Method

Sevr Antlaşması maddelerini 'Askeri', 'Siyasi/Sınır' ve 'Ekonomik' olarak üç temel kategoriye ayırıp şıkları eleyerek doğrudan mali terim olan kapitülasyona ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 19Question →

I. Dünya Savaşı'nın ardından İtilaf Devletleri; Almanya ile Versay, Avusturya ile Saint-Germain, Bulgaristan ile Neuilly ve Macaristan ile Trianon barış antlaşmalarını 1919 ve 1920 yıllarının ilk aylarında imzalamışken, Osmanlı Devleti ile imzalanacak olan barış antlaşmasını (Sevr) ancak 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalayabilmişlerdir.

Osmanlı Devleti ile imzalanacak barış antlaşmasının diğer İttifak Devletleri'ne göre bu şekilde gecikmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin İttifak bloku içinde savaştan en son çekilerek ateşkes imzalayan devlet olması

Answer

Osmanlı Devleti'nin İttifak bloku içinde savaştan en son çekilerek ateşkes imzalayan devlet olması
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'nda İttifak bloku içinde savaştan en son çekilen devlet değildir. İttifak Devletleri arasında savaştan ilk çekilen Bulgaristan (Selanik Ateşkesi - 29 Eylül 1918), ardından Osmanlı Devleti (Mondros Ateşkesi - 30 Ekim 1918), daha sonra Avusturya-Macaristan (Villa Giusti Ateşkesi - 3 Kasım 1918) ve en son Almanya'dır (Rethondes Ateşkesi - 11 Kasım 1918). Dolayısıyla Osmanlı barışının gecikmesi savaştan geç çekilme ile değil; İtilaf Devletleri'nin Osmanlı mirasını paylaşmadaki çıkar çatışmaları, gizli antlaşmaların revizyon ihtiyacı ve Türk milletinin Anadolu'da başlattığı Millî Mücadele direnişi ile ilgilidir.

Step-by-Step Solution

1
I. Dünya Savaşı barış antlaşmalarının kronolojisini ve Sevr Antlaşması'nın gecikme nedenlerini belirlemek
Almanya, Avusturya, Bulgaristan ve Macaristan ile barış antlaşmaları 1919-1920 başlarında imzalanırken, Osmanlı Devleti ile Sevr Antlaşması ancak Ağustos 1920'de imzalanabilmiştir.
Sevr Antlaşması'nın diğerlerine kıyasla neden yaklaşık 1,5 yıl geciktiğini açıklayan siyasi, askeri ve diplomatik etkenleri ayrıştırmak gerekir.
2
Antlaşmanın gecikmesinde rol oynayan tarihsel gelişmeleri değerlendirmek
İtilaf Devletleri arasındaki toprak paylaşımı anlaşmazlıkları (özellikle İtalya ile Yunanistan arasındaki İzmir çekişmesi), Çarlık Rusyası'nın çekilmesiyle gizli antlaşmaların uygulanamaz hale gelmesi ve Anadolu'da başlayan Millî Mücadele direnişi antlaşmanın gecikmesinde doğrudan etkili olmuştur.
Bu unsurlar İtilaf Devletleri'nin ortak bir barış metninde uzlaşmasını ve bunu Osmanlı'ya kabul ettirmesini zorlaştırmıştır.
3
İttifak Devletleri'nin savaştan çekilme (ateşkes) kronolojisini kontrol etmek
İttifak bloğunda savaştan ilk çekilen Bulgaristan (29 Eylül 1918), ikinci çekilen Osmanlı Devleti (30 Ekim 1918), üçüncü çekilen Avusturya-Macaristan (3 Kasım 1918) ve en son çekilen Almanya'dır (11 Kasım 1918).
Osmanlı Devleti savaştan en son çekilen devlet olmadığından, antlaşmanın gecikme gerekçesi olarak bu durum gösterilemez.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın İmzalanma Süreci ve Gecikme Nedenleri

Hints

1
I. Dünya Savaşı'nı fiilen sona erdiren ateşkes antlaşmalarının kronolojik sırasını ve Osmanlı Devleti'nin savaştan çekilme tarihini hatırlayınız.
2
Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918'de imzalanırken, Almanya'nın imzaladığı Rethondes Ateşkesi 11 Kasım 1918'de imzalanmıştır.
3
Barışın gecikmesinde paylaşım planları ve direniş belirleyici olmuştur; savaştan en son çekilen İttifak devleti Osmanlı değil, Almanya'dır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nın taslağının hazırlandığı San Remo Konferansı (Nisan 1920) kararlarını ve TBMM'nin antlaşmaya karşı aldığı hukuki kararları inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Soru kökündeki gecikme olgusunu değerlendirirken dış politika/diplomasi nedenleri (paylaşım kavgaları, gizli antlaşmalar, konferans krizleri) ve iç dinamikler (Millî Mücadele) ile savaştan çekilme kronolojisini karşılaştırarak eleme yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 20Question →

10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı Hükûmeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması, Millî Mücadele hareketini yürüten Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kesin bir dille reddedilmiştir. TBMM, millet iradesini temsil eden meclis onayından geçmeyen bu antlaşmayı hukuken geçersiz saymış ve 19 Ağustos 1920 tarihli oturumunda antlaşmayı imzalayanlar hakkında yasal işlem başlatmıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, TBMM'nin Sevr Antlaşması'na karşı doğrudan aldığı hukuki ve siyasi kararlar arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşmayı imzalayanların ve onaylayanların vatan haini ilan edilmesi

Answer

Antlaşmayı imzalayanların ve onaylayanların vatan haini ilan edilmesi
Sevr Antlaşması'nın 10 Ağustos 1920'de imzalanması üzerine Ankara'daki TBMM Hükûmeti antlaşmayı kesinlikle tanımadığını bildirmiştir. 19 Ağustos 1920'de toplanan TBMM, antlaşmayı imzalayanları ve Saltanat Şûrasında onaylayanları 'vatan haini' ilan etmiş, bu kişilerin Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında İstiklal Mahkemelerinde yargılanmalarına karar vermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sevr Antlaşması'nın hukuki geçerlilik koşullarını ve TBMM'nin konumunu analiz etmek
Kanun-i Esasi'ye göre uluslararası antlaşmaların yürürlüğe girmesi Mebusan Meclisinin onayına bağlıdır. Mebusan Meclisi kapalı olduğu için antlaşma meşruiyeti olmayan Saltanat Şûrası tarafından onaylanmış ve hukuken geçersiz (ölü doğmuş) kalmıştır.
TBMM, millet iradesini temsil eden tek meşru organ olarak bu antlaşmayı tamamen reddetmiştir.
2
TBMM'nin 19 Ağustos 1920 tarihli kararlarını değerlendirmek
TBMM, 19 Ağustos 1920'de aldığı kararla Sevr Antlaşması'nı imzalayan delegeleri (Hadi Paşa, Rıza Tevfik, Reşat Halis) ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini Hıyanet-i Vataniye Kanunu gereğince vatan haini ilan etmiş ve vatandaşlıktan çıkarmıştır.
Milletin bağımsızlığını ve vatanın bütünlüğünü yok sayan bu girişime karşı en sert hukuki yaptırım uygulanmıştır.

Key Concept

Sevr Antlaşması'nın Hukuki Geçersizliği ve TBMM'nin Kararları

Hints

1
TBMM'nin bu antlaşmayı onaylayan ve imzalayan Osmanlı heyeti üyelerine karşı aldığı yasal/cezai yaptırımı düşününüz.
2
TBMM, meclis iradesini yok sayan ve vatanın bölünmesini öngören bu antlaşmayı imzalayanları Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında değerlendirmiştir.
3
19 Ağustos 1920 tarihli TBMM oturumunda, Saltanat Şûrası üyeleri ve imza heyeti 'vatan haini' ilan edilerek vatandaşlıktan çıkarılmıştır.

Practice More

Sevr Antlaşması'nı görüşmek üzere toplanan Saltanat Şûrasında antlaşmaya muhalif kalan tek devlet adamı olan Topçu Feriki Rıza Paşa'nın tutumu ve antlaşmanın hukuki geçersizlik nedenleri incelenebilir.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemiyle Sevr Antlaşması'ndan (Ağustos 1920) önce gerçekleşen olaylar (Amasya Görüşmeleri, Misakımillî) ile cephelerdeki muharebeler sonucu imzalanan antlaşmalar (Gümrü, Mudanya) elenerek TBMM'nin Sevr'e karşı doğrudan gösterdiği hukuki tepkiye ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 0s
Page 1 / 3Next