İdare Hukuku

613 questions

Question 61Question →

Türkiye'de yerinden yönetim ilkesi gereğince kurulan mahalli idarelerin (yerel yönetimlerin) kendi içinde karar, yürütme ve danışma organları bulunmaktadır. Bu idari yapıların özerkliğinin bir gereği olarak, asli karar yetkisi seçilmiş meclislerde toplanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir mahalli idare biriminin "karar organı" niteliğindedir?

Show answer & explanation

Answer: İl Genel Meclisi

Answer

İl Genel Meclisi, il özel idaresinin asli karar organıdır.
İl genel meclisi, il özel idaresinin en yüksek karar organıdır. Üyeleri, ildeki seçmenler tarafından doğrudan seçilir ve il özel idaresine ait bütçe, yatırım programı ve imar planı gibi temel konularda nihai karar verme yetkisine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Mahalli idare türlerini belirle
İl özel idaresi, belediye ve köy idaresi olmak üzere üç tür mahalli idare vardır.
Soruda genel bir mahalli idare karar organı sorulduğu için tüm türleri göz önüne almak gerekir.
2
İl özel idaresinin organlarını analiz et
Organlar: Vali (Yürütme), İl Genel Meclisi (Karar), İl Encümeni (Danışma/Yürütme).
İl Genel Meclisi'nin bu yapıdaki rolünü tespit etmek için.
3
Diğer seçeneklerdeki organların niteliğini kontrol et
Belediye Encümeni (Danışma), Vali ve Muhtar (Yürütme), İl İdare Kurulu (Merkezi Yönetim organı).
Karar organı olan tek seçeneği doğrulamak için.

Key Concept

Mahalli İdare Organları ve İşlevleri

Hints

1
Mahalli idarelerde 'meclis' ifadesi genellikle karar organını işaret eder.
2
Seçeneklerdeki organların hangi idari tüzel kişiliğe (Merkezi İdare vs. Mahalli İdare) ait olduğunu düşünün.
3
İl Özel İdaresinin karar organı halk tarafından seçilen üyelerden oluşur ve 'meclis' adını taşır.

Practice More

İl Genel İdaresi ile İl Özel İdaresi arasındaki farkları ve her ikisinde de ortak olan 'Vali' figürünün görevlerini inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 62Question →

İdare hukukunda kolluk faaliyetleri; kamu düzenini korumak, bozulmasını önlemek veya bozulan düzeni yeniden tesis etmek amacıyla yürütülen kamu gücü faaliyetleridir. Bu faaliyetlerin yürütülmesi, yetki paylaşımı ve hukuki rejimi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari kolluk yetkileri, kamu düzeninin korunmasındaki hassasiyet ve kamu gücü ayrıcalığı içermesi nedeniyle, idare tarafından bir idari sözleşme ile özel hukuk tüzel kişilerine devredilebilir.

Answer

İdari kolluk yetkilerinin özel hukuk kişilerine devredilebileceğini savunan ifade yanlıştır; bu yetkiler devredilemez niteliktedir.
İdari kolluk yetkileri, devletin 'egemenlik' haklarıyla doğrudan ilgili olduğu için 'kamu hizmetlerinin görülme usulleri'ndeki gibi özel kişilere devredilemez. Bir kamu hizmeti (örneğin temizlik veya ulaşım) özel bir şirkete ihale edilebilirken, kolluk faaliyeti bizzat devlet (veya kamu tüzel kişisi) personeli tarafından yerine getirilmek zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk faaliyetlerinin hukuki niteliğini analiz etme.
Kolluk, kamu gücünün en sert kullanıldığı, temel hak ve hürriyetlere doğrudan müdahale edebilen bir faaliyettir.
Bu faaliyetlerin kimler tarafından yürütülebileceğini belirleyen anayasal ilkeleri anlamak için gereklidir.
2
Kolluk yetkilerinin devredilebilirliği kuralını değerlendirme.
Anayasa ve idare hukuku ilkelerine göre, kolluk yetkileri 'kamu gücü' ayrıcalığı taşıdığı için özel kişilere sözleşme (işletme hakkı devri, imtiyaz vb.) yoluyla bırakılamaz.
Özel güvenlik gibi yapılar kolluk 'yardımcısı' olsa da asıl kolluk yetkisi (zor kullanma, müdahale) bizzat kamu tüzel kişisinde kalmalıdır.
3
Diğer seçenekleri idari/adli ayrımı ve yetki genişliği açısından kontrol etme.
Diğer seçeneklerin kolluğun önleyici/bastırıcı doğası ve yargı yolu ayrımı ile tam uyumlu olduğu görülür.
Yanlış olan seçeneği teyit etmek için diğer teknik bilgileri doğrulamak gerekir.

Key Concept

Kolluk Yetkilerinin Devredilemezliği İlkesi

Hints

1
Kolluk yetkisinin özünü oluşturan 'zor kullanma' gücünün kime ait olduğunu düşünün.
2
Kamu hizmetlerinin (eğitim, sağlık vb.) özel sektöre gördürülebilmesi ile kolluğun (polis, jandarma) durumu arasındaki farka odaklanın.
3
Kolluk yetkileri anayasal olarak 'devletin temel görevleri' arasındadır ve bu yetkilerin kullanımı özel hukuk sözleşmelerine konu edilemez.

Practice More

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki görev, yetki ve yargı yolu farklarını içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayınız.

Alternative Method

Soruyu çözerken 'Egemenlik yetkisi paylaşılamaz veya devredilemez' ilkesini idare hukukundaki kolluk konusuna uyarlayarak doğru sonuca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 63Question →

Türkiye’nin idari teşkilat yapısında 'idarenin bütünlüğü' ilkesini sağlamak amacıyla merkezi yönetim ile yerinden yönetim kuruluşları arasında çeşitli denetim mekanizmaları kurulmuştur. Bu doğrultuda, merkezi yönetimin en yüksek taşra amiri olan 'Vali'nin yetkileri ve hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Vali, il sınırları içerisindeki belediyelerin işlemleri üzerindeki denetim yetkisini 'hiyerarşik amir' sıfatıyla kullanır ve bu kurumların bütçesini doğrudan onaylar.

Answer

Valinin belediyeler üzerindeki denetimi hiyerarşik bir ilişki değil, anayasal bir çerçeve olan 'idari vesayet' denetimidir.
Doğru yanıt olan seçenek, valinin belediyeler üzerindeki denetimini 'hiyerarşi' olarak tanımladığı için yanlıştır. Türk idare hukukunda hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içerisindeki ast-üst ilişkisini ifade eder. Belediyeler ise merkezi yönetimden ayrı birer kamu tüzel kişisidir. Anayasa'nın 127127. maddesi uyarınca, merkezi idarenin (valinin) mahalli idareler (belediyeler) üzerindeki denetim yetkisi 'idari vesayet' olarak adlandırılır. İdari vesayet makamı, yerinden yönetim kuruluşunun hiyerarşik amiri sayılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Merkezi yönetim (taşra) ve yerinden yönetim (mahalli) birimlerinin tüzel kişilik yapısını belirle.
İl Genel İdaresi devlet tüzel kişiliği içindeyken, Belediyeler ayrı kamu tüzel kişiliğine sahiptir.
Hiyerarşi ve vesayet ayrımı, denetlenen birimin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup olmamasına dayanır.
2
Valinin bu iki farklı yapı üzerindeki yetki türlerini tanımla.
Vali, taşra birimleri (İl Genel İdaresi) üzerinde hiyerarşi, belediyeler üzerinde ise idari vesayet yetkisine sahiptir.
19821982 Anayasası'nın 127127. maddesi merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetimini 'idari vesayet' olarak tanımlamıştır.
3
Hiyerarşi ve vesayet yetkilerinin kapsamını karşılaştır.
Hiyerarşi tam bir emir-komuta yetkisi sağlarken, vesayet sınırlı bir denetimdir ve hiyerarşik amirlik sıfatı veremez.
İdari vesayette denetleyen makam, denetlenen kurumun yerine geçip karar alamaz veya hiyerarşik amir gibi personel ataması yapamaz.

Key Concept

Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Hints

1
Denetlenen birimin kendine ait bir bütçesi ve tüzel kişiliği olup olmadığına bakın.
2
Hiyerarşi aynı evin içindeki baba-çocuk ilişkisi gibidir; İdari Vesayet ise komşu evin çocuğunu denetleyen bir yetişkin gibidir.
3
Vali merkezi idareyi, Belediye ise mahalli idareyi temsil eder. Farklı yapılar arasında hiyerarşi kurulamaz.

Practice More

İdari vesayet yetkisinin kapsamını ve valinin 'İl Özel İdaresi' ile 'Belediye' üzerindeki yetki farklarını inceleyiniz.

Alternative Method

Tüzel kişilik analizi yaparak çözebilirsiniz: İl Genel İdaresi = Devlet Tüzel Kişiliği; Belediye = Belediye Kamu Tüzel Kişiliği. İki farklı tüzel kişilik karşı karşıyaysa cevap her zaman 'İdari Vesayet' olmalıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 64Question →

İdare, kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel mülkiyette bulunan mal veya teşebbüslere yönelik çeşitli yöntemlerle müdahalede bulunarak mal edinebilmektedir. İdarenin mal edinme yöntemlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Geçici işgal, bir bayındırlık hizmetinin yürütülmesi sırasında ihtiyaç duyulan taşınmazın mülkiyetinin, idari bir kararla idareye geçmesini sağlayan yöntemdir.

Answer

Geçici işgal yönteminde taşınmazın mülkiyeti idareye geçmez; bu yöntem sadece geçici kullanım hakkı sağlar.
Geçici işgal yöntemi, bir bayındırlık (yol, baraj vb.) hizmetinin görülmesi sırasında ihtiyaç duyulan kum, çakıl gibi maddeleri almak veya araçları park etmek amacıyla çevredeki 'boş' taşınmazlara geçici olarak el konulmasıdır. Bu işlemde taşınmazın mülkiyeti idareye geçmez, sadece kullanım hakkı elde edilir. Bu nedenle mülkiyetin idareye geçtiğini belirten ifade hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Yöntemlerin kapsamını analiz et
Kamulaştırma taşınmaz mülkiyeti, Devletleştirme özel teşebbüs mülkiyeti, İstimval olağanüstü haldeki ihtiyaçlar içindir.
Her mal edinme yönteminin konusu ve hukuki sonucu farklıdır.
2
Geçici işgalin hukuki niteliğini incele
Geçici işgal, sadece bayındırlık hizmetleri için ve sadece boş taşınmazlar üzerinde mülkiyeti devretmeden yapılan bir işlemdir.
Hukuki tanım gereği mülkiyet devri değil, zilyetliğin geçici kullanımı söz konusudur.
3
Bedel tespiti ve ödeme usullerini doğrula
Anayasa m.46 uyarınca bedelin peşin ödenmesi asıl, taksitlendirme (5 yıl) istisnadır.
Mülkiyet hakkının korunması gereği ödeme usulleri anayasal güvence altındadır.

Key Concept

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri Arasındaki Farklar

Hints

1
İdarenin mal edinme yöntemlerinde hangisinin mülkiyeti kalıcı olarak devrettiğine, hangisinin sadece kullanım hakkı verdiğine dikkat edin.
2
Geçici işgal adı üstünde 'geçici' bir durumdur ve sadece bayındırlık hizmetlerinin etrafındaki arazileri kapsar.

Practice More

Acele kamulaştırma ile normal kamulaştırma arasındaki usul farklarını ve yürütmeyi durdurma davalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 65Question →

Türk idari teşkilatında yer alan denetim usullerinden biri olan idari vesayet hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: İdari vesayet denetimi, merkezi idare içindeki alt ve üst birimler arasındaki ast-üst ilişkisinin doğal ve genel bir sonucudur.

Answer

İdari vesayet denetiminin, hiyerarşi gibi idari teşkilatın doğal ve genel bir sonucu olduğu ifadesi yanlıştır; aksine idari vesayet istisnai ve kanuni bir yetkidir.
İdari vesayet denetimi, hiyerarşinin aksine idari teşkilatın doğal bir sonucu değildir. Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki ast-üst ilişkisinin genel ve doğal bir sonucuyken; idari vesayet, farklı kamu tüzel kişilikleri arasında kullanılan, ancak kanunla açıkça öngörüldüğü durumlarda hayat bulan istisnai bir yetkidir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi
İdari vesayet, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetimidir.
Denetimin türünü ve taraflarını belirlemek gerekir.
2
Yetkinin Kaynağını Sorgulama
İdari vesayet kanunla verilir (kanunilik), hiyerarşi ise kuruluşun doğasında vardır (genellik).
Vesayet ve hiyerarşi arasındaki temel fark yetkinin kaynağıdır.
3
Yetkinin Kapsamını Değerlendirme
İdari vesayette emir-talimat ve yerine geçme yetkisi yokken, hiyerarşide bu yetkiler mevcuttur.
Denetimin içeriğindeki farklılıkları saptamak doğru seçeneğe ulaştırır.

Key Concept

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı (Kanunilik vs. Genellik)

Hints

1
Denetimin 'doğal bir sonuç' olup olmadığını, yani kanun gerekip gerekmediğini düşünün.
2
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içinde, vesayet ise farklı tüzel kişilikler arasındadır. Hangisi kanuna ihtiyaç duyar?
3
Vali ile Belediye Başkanı arasındaki ilişkide Vali emir verebilir mi? Yoksa sadece işlemleri mi denetler?

Practice More

Mahalli idarelerin (belediye, köy, il özel idaresi) merkezi idare tarafından denetlenmesinin 'idarenin bütünlüğü' ilkesiyle ilişkisini inceleyin.
Estimated Time:50s
Question 66Question →

İdare hukuku; statüsel olması, kamu yararı odaklılığı ve tek taraflılık gibi temel özellikleriyle özel hukuktan ayrılan bir kamu hukuku dalıdır. İdare hukukunun özellikleri ve bu özelliklerin hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdare hukukunun 'kamu yararı'nı üstün tutan statüsü nedeniyle, idarenin taraf olduğu tüm sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, sözleşmenin içeriğine bakılmaksızın mutlaka idari yargı mercilerince çözüme kavuşturulur.

Answer

İdarenin taraf olduğu tüm sözleşmelerin mutlaka idari yargıda görüleceğini belirten ifade yanlıştır; zira idarenin özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeleri adli yargı denetimine tabidir.
Doğru yanıt olan seçenek, idarenin tüm sözleşmelerinin idari yargıya tabi olduğunu savunarak idare hukukunun uygulama alanını yanlış tanımlamaktadır. İdare, kamu hizmetlerini yürütürken sadece 'idari sözleşmeler' (kamu imtiyaz sözleşmesi vb.) yapmaz; aynı zamanda sıradan bir kişi gibi 'özel hukuk sözleşmeleri' de yapabilir. Bu özel hukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar, idare hukukunun değil özel hukukun konusudur ve adli yargı mercilerinde (hukuk mahkemeleri) çözülür.

Step-by-Step Solution

1
İdare hukukunun 'içtihadi' ve 'tedvin edilmemiş' özelliklerini analiz et.
İdare hukukunun genç olması nedeniyle kodifiye edilmediği (tedvin edilmediği) ve kuralların büyük ölçüde Danıştay gibi yüksek mahkemelerin kararlarıyla (içtihat) şekillendiği saptanır.
İdare hukuku diğer hukuk dallarına (özel hukuk gibi) göre daha geç geliştiği için mevzuat dağınıktır.
2
İdarenin işlemlerindeki 'statüsel' ve 'tek taraflı' yapıyı değerlendir.
İdarenin bireylerle olan ilişkisinin sözleşme serbestisinden ziyade, önceden kanunla belirlenmiş 'statüler' üzerinden yürüdüğü ve idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı irade beyanıyla işlem yapabildiği doğrulanır.
İdarenin kamu yararını gerçekleştirmek için sahip olduğu 'kamu gücü' (imperium) ayrıcalıkları bu özelliklerin temelidir.
3
İdarenin özel hukuk alanındaki faaliyetlerini ve yargı yolu ayrımını incele.
İdarenin her zaman kamu gücü kullanarak hareket etmediği, bazen özel hukuk kişileri gibi sözleşmeler (örneğin kira, mal alımı vb.) imzalayabildiği belirlenir.
İdarenin özel hukuk sözleşmeleri 'idari sözleşme' niteliğinde olmadığından adli yargı (Hukuk Mahkemeleri) yetkilidir.
4
Seçeneklerdeki 'mutlaka' ve 'istisnasız' vurgusunu kontrol et.
İdarenin tüm uyuşmazlıklarının idari yargıda görüleceği iddiasının, özel hukuk sözleşmeleri istisnası nedeniyle hukuken hatalı olduğu sonucuna varılır.
Türk hukuk sisteminde 'yargı ayrılığı' ilkesi gereği uyuşmazlığın niteliği (idari mi özel mi) görevli yargı yolunu belirler.

Key Concept

İdare Hukukunun Bağımsızlığı ve Uygulama Alanının Sınırları

Hints

1
İdare hukuku her ne kadar bir kamu hukuku dalı olsa da, idarenin yaptığı her işlem her zaman idare hukukuna tabi değildir.
2
İdarenin özel hukuk kişilerinden mal veya hizmet satın alırken yaptığı sözleşmelerin hangi yargı koluna tabi olduğunu düşünün.
3
İdari sözleşmeler ile idarenin özel hukuk sözleşmeleri arasındaki farkı hatırlayın; ikinci türdeki uyuşmazlıklar adli yargıya gider.

Practice More

İdarenin özel hukuk sözleşmeleri ile idari sözleşmelerini ayırt eden kriterleri (kamu gücü, kamu hizmeti, özel hükümler) çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:3m 0s
Question 67Question →

Bir kamu kurumunun yol yapım çalışması nedeniyle ihtiyaç duyduğu özel mülkiyetteki bir taşınmazın kamulaştırılması sürecinde, idare ile malik arasında yürütülen "satın alma usulü" görüşmeleri neticesinde bir uzlaşma sağlanamamıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca, bu aşamadan sonra izlenecek bedel tespiti ve mülkiyetin intikali süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdare, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine başvurarak taşınmazın bedelinin tespiti ve bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tescili talebiyle dava açar.

Answer

Satın alma usulüyle sonuç alınamayan durumlarda idarenin asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açması gerekir.
Satın alma usulü ile uzlaşma sağlanamadığında idare, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi gereğince taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme, bilirkişiler marifetiyle taşınmazın değerini (bedelini) tespit eder ve bu bedelin peşin olarak malik adına yatırılması şartıyla taşınmazın idare adına tesciline karar verir.

Step-by-Step Solution

1
Satın alma usulünün başarısız olduğunun tespiti
Uzlaşmazlık tutanağı düzenlenir.
Dava açılabilmesi için öncelikle satın alma usulünün denenmiş olması kanuni bir ön şarttır.
2
Yetkili mahkemeye başvuru
Taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesine dava dilekçesi verilir.
Bedel tespiti ve mülkiyetin tescili yetkisi adli yargıya bırakılmıştır.
3
Bedelin belirlenmesi ve bloke edilmesi
Mahkemece belirlenen bedel, bankaya malik adına yatırılır.
Anayasa uyarınca kamulaştırma bedelinin kural olarak peşin ve nakden ödenmesi zorunludur.
4
Tescil kararı
Mahkeme taşınmazın idare adına tesciline karar verir.
Mülkiyetin idareye geçişi mahkeme kararıyla kesinleşmiş olur.

Key Concept

Kamulaştırmada Bedel Tespiti ve Tescil Davası Usulü

Practice More

Kamulaştırma bedelinin taksitle ödenebileceği istisnai durumları (enerji, sulama, tarım reformu vb.) ve azami taksit süresini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 68Question →

İdare hukuku, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuş, kendine özgü kural ve ilkeleri bulunan bir kamu hukuku dalıdır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idare hukukunun temel özelliklerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: İşlemlerinde taraflar arasında tam bir eşitlik ilkesi esastır.

Answer

İdare ile birey arasındaki ilişkilerde tam bir eşitliğin esas olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü idare hukukunda idarenin kamu yararı adına sahip olduğu üstün ve ayrıcalıklı yetkiler mevcuttur.
İdare hukuku, idarenin kamu yararını gerçekleştirmek için tek taraflı iradesiyle bireylerin hukukuna müdahale edebildiği bir alandır. Bu nedenle, özel hukukun aksine idare ile birey arasında bir eşitlik yoktur; idare 'kamu gücü' kullanma yetkisiyle donatılmıştır. Bu durum 'taraflar arasında tam bir eşitlik ilkesi esastır' ifadesini yanlış kılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İdare hukukunun hukuk sistemindeki yerini belirleme
İdare hukuku bir kamu hukuku dalıdır.
Özel hukuk dallarında (Borçlar Hukuku, Medeni Hukuk gibi) tarafların eşitliği esasken, kamu hukukunda devletin/idarenin üstünlüğü söz konusudur.
2
İdare hukukunun gelişim sürecini ve kaynaklarını değerlendirme
Genç, tedvin edilmemiş ve içtihadi olma özellikleri doğrulanır.
İdare hukuku kuralları dağınık haldedir ve yargı içtihatlarıyla gelişmiştir.
3
Seçeneklerdeki iddia ile hukuk dalının temel prensibini karşılaştırma
Eşitlik ilkesinin idare hukukuna değil, özel hukuka ait olduğu saptanır.
Kamu gücü ayrıcalıkları, idareye birey karşısında üstünlük tanır.

Key Concept

İdare Hukukunun Özellikleri ve Kamu Gücü Ayrıcalığı

Hints

1
İdare hukukunun özel hukuk mu yoksa kamu hukuku mu olduğunu ve bu iki alan arasındaki temel farkı düşünün.
2
İdarenin bir işlemi yaparken bireyden izin alıp almadığını veya zorla uygulama (re'sen icra) yetkisi olup olmadığını hatırlayın.
3
Hukuk dallarında 'tarafların eşitliği' kavramı sadece özel hukuk (Medeni Hukuk gibi) için geçerlidir; kamu hukukunda idarenin üstünlüğü vardır.

Practice More

İdari işlemlerin 'tek taraflılık' ve 'icrailik' özelliklerini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 69Question →

Türk idare hukuku öğretisi ve 19821982 Anayasası'nın belirlediği idari teşkilat esasları çerçevesinde; hiyerarşi ve idari vesayet denetimlerinin hukuki rejimleri ile yetki sınırları karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi bu iki denetim türü arasındaki bir fark olarak nitelendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Denetim yetkisinin kapsamının; hem denetlenen birimin tesis ettiği hukuki işlemler (işlem denetimi) hem de denetlenen birimdeki görevliler veya organlar (organ/baş denetimi) üzerinde cereyan edebilmesi

Answer

Denetim yetkisinin kapsamının; hem denetlenen birimin tesis ettiği hukuki işlemler hem de denetlenen birimdeki görevliler veya organlar üzerinde cereyan edebilmesi bir fark değil, her iki denetim türü için de geçerli olan ortak bir özelliktir.
Seçeneklerde sayılanların aksine, denetim yetkisinin hem işlemler (işlem denetimi) hem de kişiler/kurullar (organ denetimi) üzerinde işletilebilmesi hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki bir fark değil, ortak bir özelliktir. Hiyerarşide amir, astın işlemlerini denetleyebildiği gibi astın kendisi üzerinde de disiplin ve sicil gibi yetkilere sahiptir. İdari vesayette de vesayet makamı, hem yerinden yönetim kuruluşunun kararlarını denetleyebilir (işlem vesayeti) hem de organlarının görevine ilişkin işlemler tesis edebilir (organ vesayeti; örneğin görevden uzaklaştırma).

Step-by-Step Solution

1
Hiyerarşi ve idari vesayetin tanımını yap
Hiyerarşi aynı tüzel kişilikteki ast-üst ilişkisidir; idari vesayet ise devletin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki anayasal denetimidir.
Denetimlerin kapsamını belirlemek için temel tanımlara ihtiyaç vardır.
2
Yetki kaynaklarını karşılaştır
Hiyerarşi genel ve tabidir, vesayet ise istisnai ve kanunidir (bir farktır).
Hangi yetkinin nereden kaynaklandığını saptamak farkları ortaya koyar.
3
Denetim içeriğini (hukukilik-yerindelik) karşılaştır
Hiyerarşide her iki denetim de varken, vesayette kural olarak sadece hukukilik denetimi vardır (bir farktır).
Denetimin derinliği en temel farklardan biridir.
4
İkame ve tashih yetkilerini incele
Hiyerarşik amir işlemi değiştirebilir (tashih) veya astın yerine işlem yapabilir (ikame); vesayet makamı bunları kural olarak yapamaz (bir farktır).
Müdahale yetkisinin sınırları vesayeti hiyerarşiden ayırır.
5
İşlem ve organ denetimi ayrımını analiz et
Her iki denetim türünde de üst makamın hem alt makamın kararlarını denetlemesi (işlem denetimi) hem de ilgili kişileri denetlemesi (organ denetimi - disiplin veya görevden uzaklaştırma gibi) mümkündür.
Bu husus her iki denetim türünün de uygulama alanında yer alan bir benzerliktir.

Key Concept

Hiyerarşi ve İdari Vesayet Arasındaki Farklar ve Benzerlikler

Practice More

İdari vesayet makamının yerinden yönetimlerin organları üzerindeki yetkilerini (organ vesayeti) Danıştay ve İçişleri Bakanlığı örnekleri üzerinden inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 70Question →

İdare hukukunun genel özellikleri ve bu özelliklerin hukuki işleyiş üzerindeki yansımalarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdare hukukunun statüsel (nizami) bir karakter taşıması, idari ilişkilerin temelinde 'irade serbestisi' ilkesinin yattığını ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin her somut olayda karşılıklı rıza ile serbestçe belirlendiğini ifade eder.

Answer

İdare hukukunun statüsel (nizami) niteliği, irade serbestisi değil, kuralların önceden objektif olarak belirlendiği ve tarafların bu kuralları sözleşmeyle değiştiremediği anlamına gelir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü idare hukukunun 'statüsel' (nizami) olması, idari ilişkilerin irade serbestisine değil, önceden belirlenmiş genel ve objektif kurallara dayandığını ifade eder. Örneğin, bir kişi devlet memuru olduğunda, maaşını veya çalışma saatlerini idare ile yapacağı bir sözleşme ile serbestçe belirleyemez; bu şartlar kanunla (657 sayılı DMK gibi) önceden belirlenmiş bir 'statü'dür.

Step-by-Step Solution

1
İdare hukukunun 'statüsel nitelik' kavramının hukuki tanımını analiz etmek.
Statüsel nitelik; idare ile birey arasındaki ilişkinin, bireyin iradesinden bağımsız olarak kanun ve yönetmeliklerle önceden belirlenmiş (objektif) kurallara tabi olmasıdır.
Bu özellik, idare hukukunu 'irade serbestisi'nin esas olduğu özel hukuktan ayıran temel farklardan biridir.
2
Seçeneklerde sunulan 'irade serbestisi' ve 'karşılıklı rıza' kavramlarını değerlendirmek.
İrade serbestisi ve karşılıklı rıza ile kural belirleme yetkisi, Borçlar Hukuku gibi özel hukuk dallarının temelidir; idare hukukunda ise bireyler genellikle mevcut bir 'statüye' (memurluk, öğrencilik, vergi yükümlülüğü vb.) girerler ve bu statünün kuralları üzerinde pazarlık yapamazlar.
Statüsel karakterin yanlış tanımlanması, kamu hukuku ve özel hukuk mantığının karıştırılmasına yol açar.
3
İdare hukukunun diğer özelliklerini (genç olma, içtihadilik, tedvin edilmeme) doğrulayarak seçenekleri elemek.
Diğer tüm seçeneklerin idare hukukunun teorik ve pratik özelliklerini doğru yansıttığı teyit edilmiştir.
Çok adımlı bir soruda tüm seçeneklerin kavramsal doğruluğunu kontrol etmek yanlış seçeneğin netleşmesini sağlar.

Key Concept

İdare Hukukunun Statüsel (Nizami) Niteliği
Question 71Question →

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilatlanmasında "idarenin bütünlüğü" ilkesini sağlamak amacıyla hiyerarşi ve idari vesayet denetim yolları öngörülmüştür. Merkezi yönetimin taşra teşkilatının en yüksek amiri olan vali, 19821982 Anayasası’nın 126.126. maddesinde düzenlenen "yetki genişliği" (discretionary power) ilkesi uyarınca merkeze danışmadan merkez adına karar alabilme yetkisine sahiptir. Ancak vali, aynı zamanda mahalli idareler üzerinde de denetim yetkisi kullanmaktadır.

Buna göre, aşağıda belirtilen vali işlemlerinden hangisinin "yetki genişliği" ilkesi kapsamında gerçekleştirildiği söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Bir belediye meclisi tarafından kabul edilen imar planı değişikliğinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için idari yargıda dava açılması

Answer

Belediye meclisi kararının iptali için yargıya başvurulması işlemi idari vesayet yetkisi kapsamındadır.
Yetki genişliği ilkesi, merkezi yönetimin taşradaki en büyük temsilcisi olan valiye, merkeze danışmadan merkez adına karar alma yetkisi verir. Bu yetki yalnızca devlet tüzel kişiliği içerisindeki kamu hizmetlerini (eğitim, güvenlik, ulaşım gibi merkezi hizmetler) kapsar. Belediye meclisi ise ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip bir mahalli idare kuruluşudur. Valinin belediyeler üzerindeki her türlü denetim yetkisi veya hukuka aykırı kararlara karşı yargı yoluna başvurması "idari vesayet" kapsamında değerlendirilir; dolayısıyla yetki genişliği ile ilgisi yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Yetki Genişliği kavramının kapsamını belirle
Yetki genişliği, merkezi yönetimin (devlet tüzel kişiliğinin) kendi içindeki hiyerarşik birimlerinde (başkent-taşra) geçerli olan ve yalnızca valiye tanınmış bir haktır.
Anayasa madde 126126 uyarınca bu yetki, merkeze ait bir yetkinin taşrada merkez adına kullanılmasını sağlar.
2
Seçeneklerdeki kurumların hukuki statüsünü analiz et
Eğitim, güvenlik, tarım ve karayolları hizmetleri merkezi idarenin (devletin) görevleridir. Belediye ise devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine (mahalli idare) sahiptir.
Yetki genişliği sadece hiyerarşik yapı içinde (aynı tüzel kişilikte) işlerken, farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim idari vesayettir.
3
İşlemin niteliğini tespit et
Belediyeye yönelik yapılan denetim veya yargısal başvuru yetki genişliği değil, idari vesayet başlığı altında toplanır.
Valinin belediye işlemleri üzerindeki denetim yetkisi idarenin bütünlüğünü sağlamaya yönelik bir vesayet denetimidir.

Key Concept

Yetki Genişliği ve İdari Vesayet Ayrımı

Hints

1
Yetki genişliği ile idari vesayet arasındaki temel fark, işlemin hangi tüzel kişilikler arasında gerçekleştiğidir.
2
Yetki genişliği yalnızca devlet tüzel kişiliği içinde (Merkez -> Taşra) işler. Mahalli idareler (belediye gibi) devletten ayrı tüzel kişiliklerdir.

Practice More

Valinin hiyerarşik amir sıfatıyla yaptığı işlemler ile idari vesayet makamı sıfatıyla yaptığı işlemleri listeleyerek aradaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 72Question →

Türkiye'deki yerinden yönetim kuruluşları içerisinde yer alan köy idaresinde; köydeki tüm seçmenlerin katılımıyla oluşan, köy muhtarını ve ihtiyar heyeti üyelerini seçen, ayrıca köyün isteğe bağlı işlerinin zorunlu hale getirilmesine karar veren organ aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Köy Derneği

Answer

Köydeki tüm seçmenlerden oluşan ve isteğe bağlı işleri zorunlu kılma yetkisine sahip olan organ Köy Derneği'dir.
Köy Derneği, köydeki tüm seçmenlerin doğal üyesi olduğu tek organdır. Muhtarı ve ihtiyar heyetini seçmekle kalmaz, aynı zamanda köyün ekonomik ve sosyal yaşamına dair 'isteğe bağlı işleri zorunlu hale getirme' gibi önemli yetkilere sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Köy idaresinin organlarını belirleme
Köy idaresi; Muhtar, İhtiyar Heyeti ve Köy Derneği olmak üzere üç organdan oluşur.
Soruda istenen organın hangi idari birime ait olduğunu saptamak için temel yapı hatırlanmalıdır.
2
Organların oluşum şartlarını inceleme
Köy Derneği, o köydeki tüm seçmenlerin bir araya gelmesiyle oluşurken; İhtiyar Heyeti seçilmiş ve doğal üyelerden oluşur.
Sorudaki 'tüm seçmenlerin katılımı' ifadesi belirleyici unsurdur.
3
Yetki ve görev analizi yapma
İsteğe bağlı işlerin zorunlu hale getirilmesi yetkisi doğrudan Köy Derneği'ne aittir.
Köy Kanunu uyarınca bu tip stratejik kararlar en üst karar organı olan dernek tarafından alınır.

Key Concept

Köy İdaresi Organları ve Köy Derneği'nin İşlevi

Hints

1
Köy idaresinde doğrudan demokrasiye en yakın olan ve herkesin katılabildiği organı düşünün.
2
Bu organ, hem muhtarı seçer hem de köy imecesi gibi konularda karar alabilir.

Practice More

Köyün organları ile mahalle yönetiminin farklarını (mahallenin kamu tüzel kişiliği olmadığını) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 73Question →

İdare hukukunda idari işlemlerin unsurlarında meydana gelen sakatlıklar, işlemin hukuk alemindeki geçerliliğini farklı şekillerde etkilemektedir. Bir idari makamın; yasama organının yetkisinde olan bir konuda düzenleme yapması veya yargı organının görev alanına giren bir uyuşmazlık hakkında karar vermesi gibi 'fonksiyon gaspı' teşkil eden ağır yetki tecavüzü hallerinde, söz konusu işlemin tabi olacağı hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yokluk

Answer

Fonksiyon gaspı gibi ağır sakatlıklar içeren işlemler hukuk sisteminde hiç doğmamış kabul edilir ve bu durum 'Yokluk' yaptırımıyla ifade edilir.
İdare hukukunda fonksiyon gaspı, bir idari makamın idare alanı dışındaki (yasama veya yargı) bir konuda işlem yapmasıdır. Bu durum idari işlemin en temel kurucu unsurlarından birinin (yetki) 'yok' sayılacak kadar ağır ihlalidir, bu nedenle işlem 'Yokluk' yaptırımına tabidir.

Step-by-Step Solution

1
İşlemin sakatlık türünün belirlenmesi
Fonksiyon Gaspı (Ağır Yetki Tecavüzü)
İdarenin, devletin diğer erkleri (yasama-yargı) yerine geçerek işlem yapması idari fonksiyonun dışına çıkılmasıdır.
2
Yaptırım hiyerarşisinin değerlendirilmesi
Kurucu unsur eksikliği
İdari işlemin yetki unsuru o kadar ağır bir biçimde sakatlanmıştır ki işlemin 'idari işlem' olma vasfı ortadan kalkmıştır.
3
Hukuki sonucun tayin edilmesi
Yokluk
Bu tür işlemler hiçbir zaman hukuk aleminde varlık kazanmaz, iptal davası açılmasına gerek kalmaksızın herkes tarafından her zaman geçersiz sayılabilir.

Key Concept

İdari İşlemlerde Sakatlık Dereceleri ve Yokluk

Hints

1
İşlemin yapıldığı makamın yetki sınırlarını başka erkler aleyhine (Yasama-Yargı) aşıp aşmadığına bakın.
2
Eğer bir işlem en temel kurucu unsurlarından mahrumsa, o işlem hukuk aleminde hiç doğmamış kabul edilir.
3
Ağır yetki tecavüzü (fonksiyon gaspı) ve yetki gaspı halleri işlemin 'yokluk' ile malul olmasına neden olur.

Practice More

İdari işlemin 'Sebep' ve 'Konu' unsurlarındaki sakatlıkların 'İptal Davası' üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 74Question →

1982 Anayasası'nda yer alan mahalli idarelerin özerkliği ve demokratik temsil ilkeleri dikkate alındığında; seçilmiş bir belediye başkanının veya belediye meclis üyesinin 'organlık sıfatını kesin olarak kaybetmesi' süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Organlık sıfatının kesin olarak sona erdirilmesi yetkisi münhasıran yargı yoluyla Danıştay tarafından kullanılır.

Answer

Seçilmiş mahalli idare organlarının görevine son verilmesi (organlık sıfatının kaybı), hukuk devleti ilkesi gereği sadece yargı kararıyla (Danıştay) mümkündür.
1982 Anayasası'nın 127. maddesi, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının güvencesini sağlamak adına, bu kişilerin organlık sıfatını kaybetmelerine ilişkin denetimin mutlaka yargı yoluyla yapılmasını emretmiştir. İdare hukukundaki ilgili düzenlemelere göre bu yargısal denetim yetkisi Danıştay'a verilmiştir. Bu durum, yerinden yönetim kuruluşlarının demokratik meşruiyetini merkezi idarenin siyasi müdahalelerine karşı korumayı amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal çerçevenin belirlenmesi
1982 Anayasası Madde 127: 'Seçilmiş mahalli idare organlarının, organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur.'
Anayasa, yerel yöneticilerin güvencesini yargı denetimine bağlamıştır.
2
İdari vesayet ve geçici önlem ayrımı
İçişleri Bakanı, görevleriyle ilgili bir suç sebebiyle hakkında soruşturma açılan organları 'geçici' olarak görevden uzaklaştırabilir.
Bu bir ceza değil, kamu hizmetinin selameti için alınan idari bir tedbirdir.
3
Kesin kararın merciinin tespiti
Belediye Başkanı ve meclis üyelerinin görevine 'kesin' olarak son verilmesi kararı Danıştay tarafından verilir.
Seçimle gelenin ancak yargı kararıyla gitmesi ilkesi esastır.

Key Concept

Mahalli İdarelerde Yargısal Koruma ve İdari Vesayet Sınırları

Hints

1
Mahalli idarelerin seçilmiş organları (Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri) anayasal güvence altındadır.
2
İçişleri Bakanı'nın yetkisi 'geçici' bir tedbirdir. 'Kesin' karar için yüksek bir yargı merciine ihtiyaç vardır.
3
Seçilmiş organların durumunu inceleyen ve idari davalara bakan en üst dereceli mahkemeyi hatırlayın.

Practice More

İçişleri Bakanı'nın görevden uzaklaştırma yetkisinin şartlarını (görevle ilgili suç, soruşturma açılması vb.) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 75Question →

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilat yapısında yer alan mahalli idarelerden (yerel yönetimler) biri olan "İl özel idaresinin" temel karar organı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İl Genel Meclisi

Answer

İl özel idaresinin temel karar organı İl Genel Meclisidir.
İl Genel Meclisi, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu uyarınca, il özel idaresinin karar organı olarak tanımlanmıştır. Üyeleri, ildeki seçmenler tarafından doğrudan seçilerek oluşturulur ve yerel ortak ihtiyaçlara yönelik temel kararları alma yetkisine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
İl özel idaresinin organlarını belirle.
İl özel idaresinin organları Vali, İl Genel Meclisi ve İl Encümeni'dir.
Soruyu cevaplamak için önce ilgili idari birimin iç yapısını bilmek gerekir.
2
Bu organların görev tanımlarını ve niteliklerini ayırt et.
Halk tarafından seçilen ve genel politikaları belirleyen organ İl Genel Meclisi'dir.
Karar, yürütme ve danışma organları arasındaki hukuki farkı ortaya koymak gerekir.

Key Concept

Mahalli İdare Organları

Hints

1
İl özel idaresinin üç ana organı vardır: Vali, Meclis ve Encümen.
2
Demokratik bir yapıda 'karar' alma yetkisi genellikle halkın seçtiği temsilcilerden oluşan meclislere aittir.

Practice More

İl genel meclisi üyelerinin görev süresini ve meclisin feshi durumunda yetkilerin kim tarafından kullanıldığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 76Question →

İdarenin sorumluluğu kapsamında, terör olayları veya toplumsal kargaşalar sonucunda ortaya çıkan zararların tazmininde; idarenin eylemi ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı kabul edilmektedir. Buna rağmen, devletin bu tür zararları 'kusursuz sorumluluk' esaslarına göre tazmin etmesi, toplumun tüm bireylerinin bu riski paylaşması gerektiği şeklindeki kolektif sorumluluk anlayışına dayanmaktadır. Bu hukuki duruma ve Danıştay içtihatlarıyla kabul edilen sorumluluk türüne verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal Risk İlkesi

Answer

İdarenin eylemi ile zarar arasında illiyet bağı aranmaksızın toplumsal olaylardan doğan zararları tazmin ettiği ilke Sosyal Risk İlkesi'dir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin kusuru olmasa dahi, toplumsal olaylar ve terör faaliyetleri gibi durumlarda devletin 'illiyet bağı' şartını aramaksızın zararı tazmin etmesini öngören istisnai bir kusursuz sorumluluk halidir.

Step-by-Step Solution

1
Zararın niteliğini analiz et
Zararın terör veya toplumsal olaylar gibi kamu düzenini bozan genel olaylardan kaynaklandığı tespit edilir.
Sorumluluğun türünü belirlemek için zararın kaynağına bakılmalıdır.
2
İlliyet bağı ve kusur durumunu değerlendir
Soruda idarenin kusuru olmadığı ve illiyet bağının (nedensellik ilişkisinin) bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu durum bizi doğrudan 'Kusursuz Sorumluluk' hallerine yönlendirir.
3
Kolektif sorumluluk ve sosyal risk kavramlarını eşleştir
Zararın bireysel bir fedakarlıktan değil, toplumsal bir riskin gerçekleşmesinden kaynaklandığı sonucuna varılır.
Toplumsal barışı hedef alan eylemlerden doğan zararların tüm toplumca karşılanması 'Sosyal Risk İlkesi'nin tanımıdır.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu: Sosyal Risk İlkesi

Hints

1
İdarenin kusuru olmasa dahi 'kolektif sorumluluk' gereği tazminat ödediği özel durumları düşünün.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran mücbir sebep, beklenmeyen durum ve zarar görenin kusuru gibi halleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 77Question →

İdare hukukunun genel özellikleri, tarihsel gelişimi ve uygulama prensipleri dikkate alındığında; bu hukuk dalının 'statüsel', 'içtihadi' ve 'tedvin edilmemiş' olma niteliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (kodifiye edilmemiş) bir yapıda olması, bu hukuk dalında normlar hiyerarşisinin ve idarenin kanuniliği ilkesinin uygulanmamasının temel hukuki gerekçesidir.

Answer

İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' olması, idarenin kanuniliği ilkesinin uygulanmamasının gerekçesi olduğu yönündeki ifade yanlıştır.
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (kodifiye edilmemiş) olması, kuralların Medeni Kanun veya Türk Ceza Kanunu gibi tek bir temel kanun kitabında toplanmadığı, farklı kanunlara (Belediye Kanunu, Devlet Memurları Kanunu vb.) ve yargı içtihatlarına dağılmış olduğu anlamına gelir. Ancak bu durum, idarenin hukuktan bağımsız olduğu veya normlar hiyerarşisinin dışına çıktığı anlamına gelmez. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve idarenin her türlü eylemi 'idarenin kanuniliği' ilkesine tabi olmak zorundadır. Bu nedenle, tedvin edilmemiş olmayı kanunilik ilkesinin uygulanmamasına bir gerekçe olarak gösteren ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (dağınık) olması, Medeni Kanun veya Ceza Kanunu gibi tüm kuralları içeren tek bir temel metne sahip olmadığını ifade eder.
Soruda geçen teknik terimlerin hukuki içeriğini doğru tanımlamak gerekir.
2
Hukuk Devleti İlkesi ile Karşılaştırma
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası uyarınca idare, tüm eylem ve işlemlerinde kanunlara uymak zorundadır (İdarenin Kanuniliği İlkesi).
Tedvin edilmemiş olmanın, idareyi hukuktan ve normlar hiyerarşisinden muaf kılıp kılmadığını denetlemek gerekir.
3
Sentez ve Karar
İdare hukukunun dağınık ve içtihadi olması, onun kanunsuz veya keyfi bir alan olduğu anlamına gelmez; aksine idari yargı denetimi ve anayasal ilkeler bu alanı sıkı sıkıya sınırlar.
Hatalı mantık yürüten seçeneği belirlemek için hukuk sisteminin bütünlüğünü gözetmek gerekir.

Key Concept

İdare Hukukunun Özellikleri ve İdarenin Kanuniliği
Estimated Time:2m 0s
Question 78Question →

İdare hukukunda, sakat bir idari işlemin hukuk aleminden kaldırılmasını sağlayan "geri alma" (istirdat) müessesesi ile idari yargı mercileri tarafından tesis edilen "iptal kararı" arasındaki temel farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İptal kararı bağımsız yargı organları (mahkemeler) tarafından verilirken; geri alma, bizzat idare tarafından tesis edilen bir idari işlemdir.

Answer

İptal kararı bir yargı organı tasarrufu iken; geri alma, idarenin kendi tesis ettiği işlemi yine kendi iradesiyle ortadan kaldırdığı bir idari işlemdir.
Doğru ifade, işlemleri tesis eden makamları doğru şekilde ayırmaktadır. İptal, yargı organının (Danıştay, İdare Mahkemesi vb.) denetimi sonucunda verdiği bir karardır. Geri alma ise idarenin, hata veya hukuka aykırılık fark ettiğinde kendi işlemini geri çekmesidir.

Step-by-Step Solution

1
İptal kararının hukuki niteliğini belirle.
İptal kararı, idari yargı mercilerince (mahkemeler) verilen ve kesin hüküm teşkil eden yargısal bir karardır.
Yargısal denetim mekanizmasını anlamak için.
2
Geri alma işleminin hukuki niteliğini belirle.
Geri alma, idarenin kendi yaptığı bir işlemi, genellikle hukuka aykırılık nedeniyle, kendiliğinden ortadan kaldırmasıdır.
İdari denetim mekanizmasını anlamak için.
3
Zamana yönelik etkilerini karşılaştır.
Her iki işlem de kural olarak işlemin yapıldığı ana kadar geri gider ve işlemi sanki hiç yapılmamış gibi hukuk aleminden siler.
Geçmişe yürürlük ilkesini doğrulamak için.
4
Yetki farkını tespit et.
Doğru seçenek olan ifadenin, yetkiyi kullanan makamların (Yargı vs. İdare) ayrımını doğru yaptığını doğrula.
Kavramsal ayrımı kesinleştirmek için.

Key Concept

İdari İşlemlerin Sona Ermesi: İptal ve Geri Alma Ayrımı

Hints

1
İptal bir mahkeme kararı mıdır yoksa idari bir karar mıdır?
2
Geri alma (istirdat) ile kaldırma (ilga) arasındaki 'zaman' farkına odaklanmayın, soruda iptal ile farkı soruluyor.
3
Hukukta mahkemelerin yaptığı denetim ile idarenin kendi içinde yaptığı denetimi makam yönünden ayırın.

Practice More

İdari işlemlerin geri alınabilmesi için gereken 'dava açma süresi' ve 'haklı beklenti' ilkelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 79Question →

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatlanmasında, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları (mahalli idareler ve hizmet yerinden yönetim kuruluşları) üzerinde sahip olduğu 'idari vesayet' yetkisi, idarenin bütünlüğü ilkesini sağlamaya yönelik anayasal bir araçtır. Buna göre, aşağıdaki makamlar arası denetim ilişkilerinden hangisi 'idari vesayet' yetkisine örnek gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul Valisi'nin, Kadıköy Belediye Meclisi tarafından alınan bir kararın hukuka uygunluğunu denetlemesi

Answer

Valinin, bir belediye meclisi kararı üzerindeki denetim yetkisi idari vesayet ilişkisine dayanmaktadır.
İdari vesayet, merkezi idare kuruluşlarının (Bakanlıklar, Valilikler vb.) yerinden yönetim kuruluşları (Belediyeler, Köyler, KİT'ler vb.) üzerindeki sınırlı denetim yetkisidir. Vali merkezi idarenin (Devlet tüzel kişiliğinin) bir parçasıyken, Belediye Meclisi ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan mahalli idarenin bir organıdır. Bu iki farklı yapı arasındaki denetim bağı 'idari vesayet'tir.

Step-by-Step Solution

1
Tüzel kişilik tespiti yapın.
Denetleyen makam (Vali) Devlet Tüzel Kişiliği içindedir; denetlenen makam (Belediye Meclisi) ise ayrı bir Kamu Tüzel Kişiliğine sahip olan belediyenin organıdır.
İdari vesayet ve hiyerarşi ayrımının temel kriteri tüzel kişilik farkıdır.
2
Denetim türünü belirleyin.
Farklı kamu tüzel kişilikleri arasındaki denetim ilişkisi 'İdari Vesayet' olarak adlandırılır.
Anayasa'nın 127. maddesi merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki denetimini bu isimle tanımlamıştır.
3
Diğer seçeneklerdeki ilişkileri kontrol edin.
Vali-Kaymakam, Bakan-Genel Müdür, Rektör-Dekan ve Kaymakam-İlçe Müdürü arasındaki tüm ilişkiler aynı tüzel kişilik içinde gerçekleştiği için hiyerarşidir.
Hiyerarşi, bir tüzel kişilik içindeki ast-üst ilişkisini ifade eder.

Key Concept

İdarenin Bütünlüğü: Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Alternative Method

Tüzel kişilik testi yapın: Eğer taraflardan biri 'Devlet' diğeri 'Belediye/Köy/Üniversite' gibi farklı bir kamu tüzel kişisi ise cevap her zaman idari vesayettir.
Estimated Time:50s
Question 80Question →

19821982 Anayasası'nın 127127. maddesinde düzenlenen mahalli idareler (yerel yönetimler) rejimi ve bu idarelerin genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Mahalli idareler, merkezi idarenin taşra teşkilatı içerisinde yer alan ve hiyerarşik denetime tabi olan kuruluşlardır.

Answer

Mahalli idarelerin merkezi idarenin taşra teşkilatında yer aldığı ve hiyerarşiye tabi olduğu ifadesi yanlıştır.
Doğru olmayan ifade, mahalli idarelerin merkezi idarenin taşra teşkilatında yer aldığını ve hiyerarşiye tabi olduğunu belirten seçenektir. Mahalli idareler, merkezi idareden ayrı kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve yerinden yönetim ilkesine dayanır. Bu nedenle aralarındaki denetim hiyerarşi değil, 'idari vesayet' olarak adlandırılır. Ayrıca taşra teşkilatı (İl ve İlçe genel idareleri) merkezi idarenin hiyerarşik uzantısıyken, mahalli idareler bu yapının dışındadır.

Step-by-Step Solution

1
İdari teşkilat yapısını analiz etme
Mahalli idarelerin (İl Özel İdaresi, Belediye, Köy) 'Kamu Tüzel Kişiliği'ne sahip ayrı birer birim olduğu belirlenir.
Türkiye'nin idari yapısı merkezden yönetim ve yerinden yönetim olarak ikiye ayrılır.
2
Denetim ilişkisini belirleme
Ayrı tüzel kişilikler arasındaki denetimin 'İdari Vesayet' olduğu, 'Hiyerarşi'nin ise aynı tüzel kişilik içinde (merkezde) geçerli olduğu saptanır.
Anayasa 127127. madde merkezi idareye sadece vesayet yetkisi tanımıştır.
3
Teşkilat yerini saptama
Taşra teşkilatının (Vali, Kaymakam) merkezi idareye dahil olduğu, mahalli idarelerin ise yerinden yönetim kuruluşu olduğu netleştirilir.
Taşra ve mahalli idareler sıkça karıştırılan ancak hukuki statüleri farklı olan yapılardır.

Key Concept

İdari Vesayet ve Mahalli İdarelerin Özerkliği

Hints

1
Denetim makamları ile denetlenen birimler arasındaki tüzel kişilik farkına odaklanın.
2
Aynı tüzel kişilik içinde 'Hiyerarşi', farklı tüzel kişilikler arasında 'İdari Vesayet' söz konusudur.
3
Belediye ve Köy gibi birimlerin Devlet Tüzel Kişiliği'nden ayrı birer 'Kamu Tüzel Kişiliği' olduğunu hatırlayın.

Practice More

İl Genel İdaresi (Merkezi/Taşra) ile İl Özel İdaresi (Yerel) arasındaki farkları tablo halinde inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 4 / 31Next
İdare Hukuku Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 4 | Examkin