Question

Difficulty: Very hardBoşanma Sebepleri ve Boşanma Davası Usulü

Emel, eşi Murat'ın bir başka kişiyle sürekli bir ilişki içerisinde olduğunu 1515 Ağustos 20252025 tarihinde kesin delilleriyle öğrenmiştir. Emel, bu durumu öğrenmesine rağmen evlilik birliğini sürdürmeyi denemiş; taraflar Eylül 20252025 ayı içerisinde birlikte on beş günlük bir tatile çıkmış ve evlilik hayatına devam etmişlerdir. Ancak Murat'ın sadakatsiz tutumunun devam ettiğini gören Emel, 1010 Mart 20262026 tarihinde hem 'zina' özel sebebine hem de 'evlilik birliğinin temelden sarsılması' genel sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri ve yerleşik yargı uygulamaları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Zina eylemi eşlerden biri için evliliği çekilmez hale getiren bir 'yanılma' hali olduğundan, Emel'in boşanma davası değil, nisbi butlan hükümlerine göre evliliğin iptali davası açması gerekir.
  2. Zina özel sebebine dayalı dava hak düşürücü sürenin geçmesi ve 'af' nedeniyle; evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı dava ise affedilen olayların boşanma sebebi yapılamayacağı ilkesi uyarınca reddedilmelidir.Answer
  3. C
    Zina mutlak bir boşanma sebebi olduğu için hak düşürücü sürenin geçmiş olması davanın reddini gerektirmez; mahkeme zina vakıası ispatlandığı takdirde boşanmaya karar vermelidir.
  4. D
    Özel boşanma sebebi olan zina davası süre aşımı nedeniyle reddedilse dahi, zina eylemi evlilik birliğini temelden sarsan en ağır kusur olduğu için genel sebebe dayalı davanın kabulü gerekir.
  5. E
    Zina davası öğrenmeden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre dolmadığı için kabul edilmeli; ancak genel boşanma davası 'af' nedeniyle reddedilmelidir.

Answer

Zina özel sebebine dayalı dava hem 6 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi hem de gerçekleşen af nedeniyle reddedilmeli; aynı olaylar affedildiği için genel boşanma sebebine de dayanak yapılamayacağından o dava da reddedilmelidir.
Doğru cevap, zina davasının hem öğrenmeden itibaren işleyen 66 aylık hak düşürücü sürenin aşılması hem de tarafların öğrenme sonrası tatile çıkmasıyla gerçekleşen af nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ifade eden seçenektir. Ayrıca hukuk genel ilkeleri ve boşanma usulü gereği, affedilmiş bir vakıa artık evlilik birliğini temelden sarsan bir kusur olarak genel boşanma davasında da kullanılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Zina (TMK 161) sebebiyle hak düşürücü süreyi kontrol et.
Öğrenme: 1515 Ağustos 20252025. Dava: 1010 Mart 20262026. 66 aylık süre 1515 Şubat 20262026 tarihinde dolmuştur.
TMK 161/2 uyarınca dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay geçmekle düşer.
2
Tarafların tutumunu 'af' (forgiveness) yönünden değerlendir.
Öğrenmeden sonra birlikte tatile çıkılması ve evliliğin sürdürülmesi 'örtülü af' niteliğindedir.
TMK 161/3 uyarınca affeden tarafın dava hakkı yoktur; yargı pratiğinde birlikte tatile çıkma net bir af karinesidir.
3
Genel boşanma sebebi (TMK 166/1) ile ilişkisini kur.
Zina davasında 'affedilen' eylemler, evlilik birliğinin temelden sarsılması davasında kusur olarak tekrar ileri sürülemez.
Yargıtay içtihatlarına göre affedilen olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez; çünkü af, o olaydan kaynaklanan kırgınlığın giderildiği ve ortak hayatın sürdürüleceği iradesini gösterir.

Key Concept

Boşanma Davasında Af ve Hak Düşürücü Sürelerin Etkisi

Practice More

Boşanma davalarında 'fiili ayrılık' (TMK 166/4) sebebine dayalı davanın şartlarını ve 3 yıllık sürenin başlangıç anını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question