Boşanma Sebepleri ve Boşanma Davası Usulü

14 questions

Question 1Question

11 Eylül 20252025 tarihinde eşi (B)'nin zina yaptığını kesin olarak öğrenen (A), 1515 Ocak 20262026 tarihinde (B)'ye gönderdiği bir mektupta "Seni her şeye rağmen affettim, yuvamızı kurtarmak için geçmişi unutmaya hazırım." demiştir. Ancak taraflar arasındaki geçimsizliğin sürmesi üzerine (A), 2525 Şubat 20262026 tarihinde mahkemeye başvurarak hem "zina" özel sebebine hem de "evlilik birliğinin temelden sarsılması" genel sebebine dayanarak terditli boşanma davası açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bu olayla ilgili mahkemenin vereceği karar aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Kanun gereği affeden tarafın dava hakkı bulunmadığından zina davası reddedilmeli; affedilen olaylar genel sebeple açılan davada da yeni bir olay gerçekleşmedikçe kusur sayılamayacağından bu dava da reddedilmelidir.

Answer

Affeden tarafın dava hakkının bulunmaması ve affedilen olayların genel boşanma davasında da kusur sayılamayacağı yönündeki seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 161161. maddesinin son fıkrası açıkça 'Affeden tarafın dava hakkı yoktur' hükmünü içermektedir. Olayda (A), (B)'ye gönderdiği mektupla bu eylemi affettiğini beyan etmiştir. Bu af, sadece zina özel sebebine dayalı davayı değil, aynı zamanda aynı vakıaya dayanılarak açılan genel boşanma davasını da etkiler. Affedilen olaylar kusur olmaktan çıktığı için mahkeme her iki talebi de reddetmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Zina sebebiyle dava açma sürelerini kontrol etme.
11 Eylül 20252025 tarihinde öğrenilen zina için 2525 Şubat 20262026'da açılan dava, 66 aylık hak düşürücü süre içindedir.
Zina sebebiyle dava hakkı, öğrenmeden itibaren 66 ay ve herhalde eylemden itibaren 55 yıl geçmekle düşer.
2
Affın varlığını ve etkisini değerlendirme.
1515 Ocak 20262026 tarihli mektuptaki beyan, Türk Medeni Kanunu m. 161/3161/3 uyarınca geçerli bir aftır.
Af, dava hakkını ortadan kaldırır; affın geçerli olması için herhangi bir şekil şartı aranmaz.
3
Affın genel boşanma sebebine (TMK 166166) etkisini inceleme.
Zina eylemi affedildiği için bu eylem artık evlilik birliğinin temelden sarsılması davasında da bir kusur olarak değerlendirilemez.
Hukuk sistemimizde affedilen bir olay, taraflar arasında barışın sağlandığını gösterir ve yeni bir olay olmadıkça boşanma kararına esas alınamaz.

Key Concept

Boşanma Davasında Af ve Hak Düşürücü Süre İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

(A)(A) ile (B)(B) 20242024 yılından beri evlidir. (B)(B), 20252025 yılının sonlarında bir dolandırıcılık şebekesine üye olduğu gerekçesiyle yargılanmış ve "nitelikli dolandırıcılık" suçundan hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu durumu öğrenen (A)(A), eşinin işlediği bu suçun toplumdaki saygınlıklarını yitirmesine neden olduğunu ve artık (B)(B) ile aynı çatı altında yaşamasının kendisinden beklenemeyeceğini belirterek boşanma davası açmaya karar vermiştir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, (A)(A)’nın açacağı bu boşanma davası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Küçük düşürücü suç işleme özel ve nispi bir boşanma sebebi olduğundan, hakim boşanmaya karar vermek için bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediğini araştırır.

Answer

Küçük düşürücü suç işleme özel ve nispi bir boşanma sebebi olduğundan, hakim boşanmaya karar vermek için bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediğini araştırır.
Türk Medeni Kanunu'nun 163163. maddesine göre, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi durumunda diğer eşin boşanma davası açabilmesi için bu sebebin kendisi için ortak hayatı çekilmez hale getirmiş olması gerekir. Bu özelliği nedeniyle suç işleme sebebi 'nispi' bir boşanma sebebidir. Ayrıca kanun koyucu bu sebep için zina veya hayata kastta olduğu gibi 66 ay veya 55 yıllık hak düşürücü süreler öngörmemiş, davanın her zaman açılabileceğini hükme bağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Boşanma sebebinin türünü belirleme
Küçük düşürücü suç işleme (TMK m. 163), kanunda sayılan özel boşanma sebeplerinden biridir.
Olaydaki suçun niteliği ve evlilik birliği içinde işlenmiş olması bu madde kapsamına girmektedir.
2
Dava şartlarını analiz etme
Zina (m. 161) ve Hayata Kast (m. 162) mutlak sebeplerken, Suç İşleme (m. 163) nispi bir boşanma sebebidir.
Nispi sebeplerde sadece fiilin varlığı yetmez, bu fiilin ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi şartı aranır.
3
Süre kısıtlamasını kontrol etme
TMK m. 163'te diğer bazı özel sebeplerin aksine herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Kanun metni bu durumda eşin 'her zaman' dava açabileceğini açıkça belirtmiştir.

Key Concept

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma (TMK m. 163)
Estimated Time:1m 15s
Question 3Question

(A)(A) ve (B)(B), 1010 Haziran 20252025 tarihinde evlenmişlerdir. Evlilik birliğinin yürümeyeceğini anlayan çift, 22 Mart 20262026 tarihinde boşanma ve mali sonuçları (nafaka, tazminat, eşyaların paylaşımı) konusunda tam bir mutabakata vararak bir protokol imzalamış ve mahkemeye "anlaşmalı boşanma" talebiyle başvurmuştur. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu davanın akıbetiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Evlilik süresi henüz 11 yılı doldurmadığı için tarafların TMK m. 166/3166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma davası açmaları mümkün değildir.

Answer

Evlilik süresi henüz bir yılı doldurmadığı için tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma davası açmaları hukuken mümkün değildir.
Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca, bir boşanma davasının 'anlaşmalı boşanma' olarak kabul edilebilmesi ve hakimin kusur araştırması yapmaksızın boşanmaya karar verebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması zorunludur. Olayda çift henüz 9 ay bile evli kalmadığı için bu usulle boşanmaları mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Evlilik tarihini ve dava tarihini karşılaştırarak evlilik süresini hesaplayın.
10 Haziran 2025 ile 2 Mart 2026 arasındaki süre yaklaşık 8,5 aydır.
Anlaşmalı boşanmanın ilk şartı olan 'en az 1 yıl sürmüş olma' kriterinin karşılanıp karşılanmadığını belirlemek gerekir.
2
TMK m. 166/3 hükmünde yer alan yasal şartları değerlendirin.
Kanun, anlaşmalı boşanma için evliliğin en az 1 yıl sürmesini, eşlerin birlikte başvurmasını veya birinin davasını diğerinin kabul etmesini, hakimin tarafları dinlemesini ve protokolü onaylamasını şart koşar.
Olaydaki başvurunun hukuki niteliğini belirlemek için yasal çerçeveyi çizmek gerekir.
3
Süre şartı gerçekleşmediği için davanın bu madde kapsamında görülemeyeceğine karar verin.
Başvuru tarihi itibarıyla 1 yıllık süre dolmadığı için dava anlaşmalı boşanma olarak kabul edilemez.
1 yıllık süre şartı kamu düzenine ilişkin emredici bir şarttır.

Key Concept

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları (TMK m. 166/3)

Practice More

Evlilik süresi 1 yılı doldurmayan çiftlerin, anlaşmalı boşanma protokolünü ancak genel boşanma davası (TMK 166/1-2) içerisinde bir delil veya ikrar olarak sunabileceklerini, ancak hakimin yine de tanık dinleyip kusur araştırması yapması gerektiğini unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

33 yıldır evli olan (A)(A) ve (B)(B) çifti arasında şiddetli geçimsizlik yaşanmaktadır. (B)(B), eşi (A)(A)'ya karşı sistemli bir şekilde fiziksel şiddet uygulamış ve onu onurunu zedeleyecek şekilde ağır hakaretlere maruz bırakmıştır. Yaşanan son şiddet olayından sonra (A)(A), 2020 Ekim 20252025 tarihinde ortak konutu terk etmiştir. (A)(A), "pek kötü veya onur kırıcı davranış" sebebine dayanarak boşanma davası açmak istemektedir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayda (A)(A)'nın sahip olduğu dava hakkı ve süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dava açma hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak 66 ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden 55 yıl geçmekle düşer.

Answer

Dava açma hakkının boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren 66 ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren 55 yıl içinde kullanılması gerektiği ifadesi doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 162162. maddesine göre, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açma hakkı, davacının boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 66 ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden 55 yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup hâkim tarafından resen dikkate alınır.

Step-by-Step Solution

1
Boşanma sebebinin türünü belirle.
Pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162162).
Olaydaki şiddet ve ağır hakaretler bu özel boşanma sebebi kapsamına girer.
2
Sebebin mutlak mı yoksa nispi mi olduğunu kontrol et.
Mutlak boşanma sebebidir.
Hâkim, olay ispatlandığında ayrıca evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını araştırmaz.
3
Kanunda öngörülen hak düşürücü süreleri tespit et.
66 ay ve 55 yıllık süreler.
TMK m. 162/2162/2 uyarınca öğrenmeden itibaren 66 ay ve olaydan itibaren 55 yıl içinde dava açılmalıdır.
4
Affetme kurumunun etkisini değerlendir.
Affetme dava hakkını düşürür.
TMK m. 162/3162/3 açıkça affedenin dava hakkı olmadığını belirtir.

Key Concept

Özel Boşanma Sebeplerinde Hak Düşürücü Süreler ve Affın Etkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

Ayşe, eşi Barış’ın evlilik birliği devam ederken küçük düşürücü bir suç işlediğini olaydan 22 yıl sonra tesadüfen öğrenmiştir. Ayşe, bu durumu öğrenmesinin üzerinden 88 ay geçtikten sonra "suç işleme" özel sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Barış ise davanın kanuni süreler geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suç işleme sebebine dayalı boşanma davası açma hakkı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi tutulmadığı için Ayşe'nin davası süresinde açılmıştır.

Answer

Suç işleme sebebine dayalı boşanma davası açma hakkı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi tutulmadığı için davanın süresinde açıldığı kabul edilmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 163163. maddesine göre; eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi halinde, diğer eş bu sebeple onunla birlikte yaşamasının kendisinden beklenemeyeceği durumda her zaman boşanma davası açabilir. Bu maddede, zina (161/2161/2), hayata kast ve pek kötü davranış (162/2162/2) maddelerinde yer alan 'öğrenmeden itibaren 66 ay ve her halde 55 yıl' şeklindeki hak düşürücü süreler öngörülmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki boşanma sebebinin türünü ve kanuni dayanağını belirlemek.
Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 163163. maddesinde düzenlenen özel bir boşanma sebebidir.
Dava şartları ve süreleri, boşanma sebebinin özel veya genel olmasına göre değişkenlik gösterir.
2
Seçilen boşanma sebebi için kanunda öngörülen dava açma sürelerini kontrol etmek.
TMK m. 163163 uyarınca; suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebeplerinde, zina (161161) veya hayata kast (162162) maddelerinin aksine herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Kanun koyucu, bu tür davranışların evlilik birliği üzerindeki olumsuz etkisinin devamlılığını göz önüne alarak eşe 'her zaman' dava açma hakkı tanımıştır.
3
Olaydaki zaman dilimlerini (8 ay ve 2 yıl) bu kurala göre değerlendirmek.
Ayşe'nin öğrenmeden itibaren 88 ay sonra dava açması, kanunda bir süre sınırı bulunmadığı için davanın reddini gerektirmez.
Hak düşürücü süre bulunmayan hallerde, sebep varlığını ve çekilmezlik unsurunu koruduğu müddetçe dava açılabilir.

Key Concept

Özel Boşanma Sebeplerinde Hak Düşürücü Süreler

Alternative Method

Özel boşanma sebeplerini 'mutlak' ve 'nispi' olarak ayırarak, nispi olan suç işleme sebebinin doğası gereği süreye değil 'birlikte yaşamanın beklenemezliği' kriterine tabi olduğunu hatırlamak bir çözüm yoludur.
Estimated Time:1m 15s
Question 6Question

Merve ve Caner arasındaki şiddetli geçimsizlik nedeniyle Merve tarafından açılan boşanma davası, 1212 Şubat 20232023 tarihinde mahkemece reddedilmiş ve bu karar 2020 Mart 20232023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu tarihten itibaren taraflar farklı şehirlerde yaşamaya başlamış; ancak 1515 Ağustos 20242024 tarihinde çocuklarının düğünü sebebiyle bir araya gelerek üç gün boyunca aynı otelde konaklamışlar ve ailevi meseleleri görüşmüşlerdir. Merve, 55 Nisan 20262026 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 166166. maddesinin son fıkrasına (fiili ayrılık) dayanarak tekrar boşanma davası açmıştır. Bu davanın sonucu ve hukuki gerekçesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dava kabul edilmelidir; zira üç yıllık süre dolmuştur ve sosyal amaçlı bir araya gelmeler ortak hayatın yeniden kurulduğu anlamına gelmez.

Answer

Dava kabul edilmelidir; zira üç yıllık yasal süre dolmuştur ve çocukların düğünü gibi sosyal nedenlerle bir araya gelinmesi ortak hayatın yeniden kurulması niteliğinde değildir.
Türk Medeni Kanunu m. 166/4166/4 uyarınca; herhangi bir boşanma sebebine dayanılarak açılmış bir davanın reddedilmesi, bu kararın kesinleşmesinden itibaren 33 yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamamış olması halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Olayda 2020 Mart 20232023 tarihinde kesinleşen kararın üzerinden 33 yıldan fazla zaman geçmiştir (55 Nisan 20262026). Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, eşlerin sırf çocuklarının düğünü gibi sosyal bir zorunluluk gereği kısa süreliğine bir araya gelmiş olmaları, 'ortak hayatın yeniden kurulduğu' anlamına gelmez. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İlk davanın kesinleşme tarihini ve başlangıç anını belirle.
2020 Mart 20232023 kesinleşme tarihi, 33 yıllık sürenin başlangıcıdır.
Fiili ayrılık nedenine dayalı davalarda süre davanın reddinden değil, kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.
2
Yasal bekleme süresinin dolup dolmadığını hesapla.
2020 Mart 20232023 + 33 yıl = 2020 Mart 20262026. Dava 55 Nisan 20262026'da açıldığı için süre dolmuştur.
Kanun, reddedilen davanın kesinleşmesinden itibaren en az 33 yılın geçmesini şart koşar.
3
Ara dönemdeki etkileşimin 'ortak hayatı kurma' niteliğinde olup olmadığını değerlendir.
Düğün sebebiyle otelde kalınması ortak hayatın kurulması sayılmaz.
Yargıtay içtihatlarına göre evlilik birliğini devam ettirme iradesi taşımayan; çocukları ziyaret, düğün, cenaze gibi sebeplerle kısa süreli bir araya gelmeler ayrılık süresini kesmez.

Key Concept

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma (TMK m. 166/4)

Practice More

Boşanma davasında 'af' kurumunun hangi özel boşanma sebeplerinde hak düşürücü süre etkisi yarattığını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 7Question

Emel, eşi Murat'ın bir başka kişiyle sürekli bir ilişki içerisinde olduğunu 1515 Ağustos 20252025 tarihinde kesin delilleriyle öğrenmiştir. Emel, bu durumu öğrenmesine rağmen evlilik birliğini sürdürmeyi denemiş; taraflar Eylül 20252025 ayı içerisinde birlikte on beş günlük bir tatile çıkmış ve evlilik hayatına devam etmişlerdir. Ancak Murat'ın sadakatsiz tutumunun devam ettiğini gören Emel, 1010 Mart 20262026 tarihinde hem 'zina' özel sebebine hem de 'evlilik birliğinin temelden sarsılması' genel sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri ve yerleşik yargı uygulamaları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zina özel sebebine dayalı dava hak düşürücü sürenin geçmesi ve 'af' nedeniyle; evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı dava ise affedilen olayların boşanma sebebi yapılamayacağı ilkesi uyarınca reddedilmelidir.

Answer

Zina özel sebebine dayalı dava hem 6 aylık hak düşürücü sürenin geçmesi hem de gerçekleşen af nedeniyle reddedilmeli; aynı olaylar affedildiği için genel boşanma sebebine de dayanak yapılamayacağından o dava da reddedilmelidir.
Doğru cevap, zina davasının hem öğrenmeden itibaren işleyen 66 aylık hak düşürücü sürenin aşılması hem de tarafların öğrenme sonrası tatile çıkmasıyla gerçekleşen af nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ifade eden seçenektir. Ayrıca hukuk genel ilkeleri ve boşanma usulü gereği, affedilmiş bir vakıa artık evlilik birliğini temelden sarsan bir kusur olarak genel boşanma davasında da kullanılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Zina (TMK 161) sebebiyle hak düşürücü süreyi kontrol et.
Öğrenme: 1515 Ağustos 20252025. Dava: 1010 Mart 20262026. 66 aylık süre 1515 Şubat 20262026 tarihinde dolmuştur.
TMK 161/2 uyarınca dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay geçmekle düşer.
2
Tarafların tutumunu 'af' (forgiveness) yönünden değerlendir.
Öğrenmeden sonra birlikte tatile çıkılması ve evliliğin sürdürülmesi 'örtülü af' niteliğindedir.
TMK 161/3 uyarınca affeden tarafın dava hakkı yoktur; yargı pratiğinde birlikte tatile çıkma net bir af karinesidir.
3
Genel boşanma sebebi (TMK 166/1) ile ilişkisini kur.
Zina davasında 'affedilen' eylemler, evlilik birliğinin temelden sarsılması davasında kusur olarak tekrar ileri sürülemez.
Yargıtay içtihatlarına göre affedilen olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez; çünkü af, o olaydan kaynaklanan kırgınlığın giderildiği ve ortak hayatın sürdürüleceği iradesini gösterir.

Key Concept

Boşanma Davasında Af ve Hak Düşürücü Sürelerin Etkisi

Practice More

Boşanma davalarında 'fiili ayrılık' (TMK 166/4) sebebine dayalı davanın şartlarını ve 3 yıllık sürenin başlangıç anını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 8Question

Eşiyle yaşadığı şiddetli bir tartışma sonrası ortak konutu 1010 Eylül 20252025 tarihinde terk eden ve bir daha geri dönmeyen (A) hakkında, eşi (B) terk özel boşanma sebebine dayanarak boşanma davası açmak istemektedir. (B), bu süreci usulüne uygun yürütebilmek amacıyla bir avukata danışmıştır.

Buna göre, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca (B)'nin terk sebebine dayalı davasının kabul edilebilmesi için gereken süreler ve usul işlemleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dava açabilmek için ayrılığın en az 44 ay sürmüş olması şartıyla ihtar çekilmeli ve ihtarın tebliğinden itibaren (A)'ya eve dönmesi için en az 22 aylık süre tanınmalıdır.

Answer

Dava açabilmek için ayrılığın en az 4 ay sürmüş olması şartıyla ihtar çekilmeli ve ihtarın tebliğinden itibaren eşe eve dönmesi için en az 2 aylık süre tanınmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesine göre, terk sebebine dayanarak boşanma davası açılabilmesi için eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi gerekir. Bu ayrılığın en az altı ay sürmüş olması şarttır. Ancak usul gereği, dördüncü ay bittikten sonra eşe noter veya hakim aracılığıyla 'eve dön' ihtarı gönderilir. İhtarın sonuç doğurması için tebliğden itibaren eşe en az iki aylık bir süre tanınmalıdır. Dolayısıyla toplamda 44 ay (ihtar öncesi) + 22 ay (ihtar sonrası) = 66 aylık bir süreç öngörülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Boşanma sebebinin tespiti ve süre başlangıcı
Olayda 'terk' özel boşanma sebebi (TMK m. 164) söz konusudur; süreler terk tarihi olan 10 Eylül 2025'ten itibaren başlar.
Terk sebebine dayalı dava açılabilmesi için kanunda öngörülen asgari ayrı kalma ve ihtar sürelerinin hesaplanması gerekir.
2
İhtar için gereken asgari sürenin kontrolü
Eşin evi terk etmesinden itibaren en az 44 ay geçmeden ihtar çekilemez.
Kanun koyucu, eşe geri dönmesi için düşünme süresi tanımış ve ihtarın erkenci olmasını yasaklamıştır.
3
İhtar sonrası bekleme süresinin kontrolü
İhtar tebliğ edildikten sonra eşe eve dönmesi için en az 22 ay süre verilir.
Dava açma hakkı, ancak ihtardaki bu iki aylık sürenin sonuçsuz kalmasıyla doğar.

Key Concept

Terk Sebebiyle Boşanma Davası Usulü ve Süreler
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question

Eşi (A)'nın kronik bir akıl hastalığına yakalandığını ve bu durumun iyileşmesine imkan olmadığını resmi sağlık kurulu raporuyla belgeleyen (B), bu durumu gerekçe göstererek boşanma davası açmayı düşünmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, 'akıl hastalığı' özel sebebine dayalı bir boşanma davasında hakim tarafından boşanmaya karar verilebilmesi için aşağıdaki şartlardan hangisinin gerçekleşmiş olması zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Akıl hastalığının diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmiş olması

Answer

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında boşanma kararı verilebilmesi için hastalığın iyileşmezliğinin resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesinin yanı sıra bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmiş olması şarttır.
Türk Medeni Kanunu m. 165 uyarınca, akıl hastalığı nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için hastalığın iyileşmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmiş olması gerekir. Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi şartı arandığı için bu sebep 'nispi' bir boşanma sebebidir.

Step-by-Step Solution

1
Boşanma sebebinin türünü belirle
Akıl hastalığı (TMK m. 165), kanunda sayılan özel bir boşanma sebebidir.
Özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır.
2
Sebebin mutlak mı yoksa nispi mi olduğunu analiz et
Akıl hastalığı 'nispi' bir boşanma sebebidir.
Nispi sebeplerde sadece olayın varlığı yeterli olmayıp, bu durumun ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediğinin hakim tarafından incelenmesi gerekir.
3
Kanuni şartları kontrol et
Hastalığın iyileşmez olduğunun resmi sağlık kurulu raporuyla tespiti ve 'çekilmezlik' şartının gerçekleşmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesi açıkça bu iki şartın birlikte gerçekleşmesini aramaktadır.

Key Concept

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma, özel ve nispi bir boşanma sebebidir; resmi rapor ve çekilmezlik şartları birlikte aranır.

Practice More

Diğer nispi boşanma sebepleri olan 'suç işleme' ve 'haysiyetsiz hayat sürme' durumlarında çekilmezlik şartının nasıl uygulandığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 10Question

(A)(A) ile (B)(B) 55 yıldır evlidir. (A)(A), eşi (B)(B)’nin profesyonel kumar oynattığını ve bu şekilde haysiyetsiz bir hayat sürdüğünü 1010 Ocak 20252025 tarihinde kesin olarak öğrenmiştir. (A)(A), bu durumu öğrenmesine rağmen evliliğini kurtarmak adına bir süre beklemiş, ancak (B)(B)’nin bu tutumunun devam etmesi üzerine 2020 Aralık 20252025 tarihinde "haysiyetsiz hayat sürme" özel sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Haysiyetsiz hayat sürme sebebinde zina ve hayata kastta olduğu gibi 66 aylık bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; ancak boşanmaya karar verilebilmesi için bu durumun davacı eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesi şarttır.

Answer

Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle açılan davada hak düşürücü süre işlemez ancak çekilmezlik şartının ispatı gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 163163. maddesine göre haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayalı boşanma davası her zaman açılabilir; yani zina ve hayata kast sebeplerinde bulunan 66 aylık hak düşürücü süre burada geçerli değildir. Ancak, bu sebep 'nispi' nitelikte olduğu için mahkemenin boşanmaya karar verebilmesi için haysiyetsiz yaşamın varlığının yanı sıra, bu durumun davacı eş için ortak hayatı çekilmez kıldığının ispatı şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Boşanma sebebinin niteliğini belirle.
Olaydaki durum TMK m. 163 kapsamında düzenlenen 'Haysiyetsiz Hayat Sürme' sebebidir.
Eşin toplumda etik dışı ve onur kırıcı kabul edilen süreklilik arz eden bir yaşam tarzını (kumar oynatmak vb.) benimsemesi bu başlık altında incelenir.
2
Dava açma sürelerini (hak düşürücü süre) kontrol et.
TMK 163'te zina (161) veya hayata kast (162) maddelerindeki gibi 66 ay veya 55 yıllık süreler öngörülmemiştir.
Kanun koyucu bu sebep için 'her zaman' dava açılabileceğini belirtmiştir.
3
Mutlak/Nispi ayrımını değerlendir.
Bu sebep nispi bir boşanma sebebidir.
Haysiyetsiz yaşam tarzının ispatı tek başına yetmez; bu durumun diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirdiğinin de ispatlanması gerekir.

Key Concept

TMK m. 163 (Haysiyetsiz Hayat Sürme) - Nispi ve Süresiz Boşanma Sebebi

Practice More

Zina ve Hayata Kast arasındaki 'af' kurumunun haysiyetsiz hayat sürmedeki 'hoşgörü' kavramından farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 11Question

Selim, eşi Canan'ın kendisini zehirleyerek öldürme planları yaptığını 1515 Mart 20252025 tarihinde tutulan bir günlük vasıtasıyla kesin olarak öğrenmiştir. Selim, eşinin bu düşünceden vazgeçeceğini umarak ve çocuklarının psikolojik sağlığını düşünerek 2020 Eylül 20252025 tarihine kadar Canan ile aynı konutta yaşamaya devam etmiş; ancak bu tarihte ortak konuttan ayrılarak 55 Ekim 20252025 tarihinde "hayata kast" özel boşanma sebebine dayanarak dava açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, Selim tarafından açılan bu dava ile ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dava, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddedilmelidir; zira hayata kast sebebine dayalı dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay geçmekle düşer.

Answer

Davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddedilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirme doğrudur; çünkü kanun koyucu hayata kast sebebine dayalı dava hakkını, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı aylık bir süreyle sınırlandırmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesine göre, hayata kast sebebine dayalı boşanma davası açma hakkı, davacı eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Olayda davacı Selim, eşinin öldürme planını 15 Mart 2025'te öğrenmiş, ancak davayı bu tarihten yaklaşık 6 ay 20 gün sonra, 5 Ekim 2025'te açmıştır. 6 aylık hak düşürücü süre geçtiği için davanın usulden reddi gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Boşanma sebebinin türünü ve ilgili kanun maddesini belirlemek.
Olayda "hayata kast" (TMK m. 162) özel boşanma sebebi söz konusudur.
Eşlerden birinin diğerini öldürme planı yapması, kanunda özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.
2
Kanunda öngörülen hak düşürücü süreleri tespit etmek.
TMK m. 162/2 uyarınca dava açma süresi, sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde fiilin üzerinden 5 yıldır.
Özel boşanma sebeplerinin birçoğu (zina, hayata kast, pek kötü davranış) hak düşürücü sürelere bağlanmıştır.
3
Olaydaki tarihleri karşılaştırarak sürenin geçip geçmediğini kontrol etmek.
Öğrenme tarihi 1515 Mart 20252025, dava tarihi 55 Ekim 20252025'dir. Aradaki süre 66 ay 2020 gündür.
1515 Eylül 20252025 tarihinde dolan 6 aylık süre, dava açılmadan önce sona ermiştir.

Key Concept

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasında Hak Düşürücü Süreler
Estimated Time:2m 0s
Question 12Question

Gökhan ile Ceyda resmi şekilde evlenmişlerdir. Evlilikten birkaç ay sonra Gökhan, eşi Ceyda'nın evlenmeden önce de var olan ve Gökhan'ın sağlığı için ağır tehlike oluşturan bulaşıcı bir hastalığı bulunduğunu öğrenmiştir. Üstelik Ceyda, bu durumu evlenmeden önce bilmesine rağmen Gökhan'dan kasten gizlemiştir. Gerçeği öğrenen Gökhan, bu evliliği hukuken sonlandırmak istemektedir.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gökhan, eşinin kendisini aldatması hükümlerine dayanarak evlenmenin iptali davası açabilir.

Answer

Doğru olan ifade, Gökhan'ın aldatma hükümlerine dayanarak evlenmenin iptali davası açabileceğini belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu Madde 150/2'ye göre; davacı veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse, aldatılan eş evlenmenin iptalini (nispi butlan) dava edebilir. Olayda evlilik birliği devam ederken ortaya çıkan bir kusurdan ziyade, evlenme iradesinin baştan aldatma ile sakatlanması söz konusudur. Bu nedenle açılacak dava boşanma davası değil, evlenmenin iptali davasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki problemi ve zamanını tespit et
Problem evlilik öncesinde var olan bir durumun (ağır tehlikeli hastalık) gizlenmesine, yani evlilik iradesinin kuruluş aşamasında sakatlanmasına dayanmaktadır.
Sorunun boşanma mı yoksa butlan (iptal) mı olduğuna karar vermek için kusurun/sakatlığın evlenmeden önce mi yoksa sonra mı ortaya çıktığını belirlemek gerekir.
2
İrade sakatlığının türünü sınıflandır
Eşlerden birinin sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kasten gizlenmesi, Türk Medeni Kanunu m. 150 uyarınca 'aldatma' olarak nitelendirilir.
Aldatma, kanunda mutlak butlan değil, nispi butlan (iptal edilebilirlik) sebebi olarak düzenlenmiştir.
3
Seçenekleri elenerek doğru hukuki yolu bul
Durum yokluk veya mutlak butlan değildir. Kanunda özel boşanma sebebi olarak sadece akıl hastalığı vardır. Bu nedenle doğrudan aldatma sebebine dayalı nispi butlan davası açılması hukuka uygundur.
Kanunun amir hükümlerini somut olaya uygulayarak yanlış sınıflandırmaları (yokluk, mutlak butlan, özel boşanma sebebi) dışlamak.

Key Concept

Boşanma ve Butlan (Evlenmenin İptali) Arasındaki Sınır ve Aldatma Sebebi
Question 13Question

Leyla, eşi Tarık'a karşı evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine dayanarak boşanma davası açmış, ancak mahkeme iddiaların ispatlanamaması sebebiyle davayı reddetmiştir. Verilen ret kararı 1515 Ocak 20232023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu tarihten itibaren taraflar hiçbir şekilde bir araya gelmemiş ve ortak hayatı yeniden kurmamışlardır.

88 Mart 20262026 tarihi itibarıyla tarafların boşanma talepleri ve usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ret kararının kesinleşmesinin üzerinden üç yıldan fazla süre geçtiği ve ortak hayat kurulamadığı için, önceki davadaki kusur durumlarına bakılmaksızın her iki eş de eylemli (fiilî) ayrılık nedenine dayanarak boşanma davası açabilir.

Answer

Ret kararının kesinleşmesinin üzerinden üç yıllık sürenin geçmiş olması ve ortak hayatın kurulamaması sebebiyle, kusur durumuna bakılmaksızın her iki eşin de eylemli ayrılık nedenine dayanarak dava açabileceğini ifade eden seçenektir.
Türk Medeni Kanunu m. 166/4 hükmüne göre; boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu durumda eşlerden birinin istemi üzerine (kusur durumuna bakılmaksızın) boşanmaya karar verilir. Somut olayda 15 Ocak 2023'te kesinleşen ret kararının üzerinden üç yıldan fazla zaman geçmiş ve ortak hayat kurulamamıştır. Dolayısıyla eşlerden her ikisi de eylemli ayrılık nedenine dayanarak boşanma davası açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki sebebin (Eylemli Ayrılık) şartlarını belirlemek
Türk Medeni Kanunu m. 166/4 uyarınca üç şart aranır: 1) Reddedilmiş ve kesinleşmiş bir boşanma davası, 2) Kesinleşmeden itibaren 3 yıl geçmesi, 3) Ortak hayatın yeniden kurulamamış olması.
Hangi boşanma sebebine dayanılacağını ve sürenin nereden başlayacağını doğru tespit etmek için yasal dayanak incelenmelidir.
2
Süre hesabını somut olaya uygulamak
Ret kararı 15 Ocak 2023 tarihinde kesinleşmiştir. Üç yıllık kanuni bekleme süresi 15 Ocak 2026 tarihinde dolmuştur. Sorudaki 8 Mart 2026 tarihi itibarıyla süre şartı gerçekleşmiştir.
Usule ilişkin hak düşürücü veya dava açma sürelerinin dolup dolmadığının somut olay tarihlerine göre teyit edilmesi gerekir.
3
Dava açma hakkına kimlerin sahip olduğunu değerlendirmek
Kanun 'eşlerden birinin istemi üzerine' ifadesini kullandığı için, önceki davada haksız/kusurlu olan eşin dahi dava açma hakkı mevcuttur.
Eylemli ayrılık mutlak bir boşanma sebebi olup kusur araştırması yapılmaksızın boşanma kararı verilmesini gerektirir.

Key Concept

Eylemli (Fiilî) Ayrılık Nedenine Dayalı Boşanma Davası Şartları (TMK m. 166/4)
Estimated Time:1m 15s
Question 14Question

Eşi (E)'nin kendisine sürekli olarak fiziksel şiddet uyguladığını ve pek kötü davrandığını ispat eden (D), aile mahkemesinde sadece "ayrılık" talebiyle dava açmıştır. Yargılama sonucunda hâkim, davalı (E)'nin kusurlu eylemlerinin ağırlığını ve eşlerin yeniden bir araya gelerek ortak hayatı kurma ihtimallerinin kesinlikle kalmadığını göz önünde bulundurarak tarafların boşanmalarına karar vermiştir.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mahkemenin vermiş olduğu bu karar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dava yalnız ayrılık talebiyle açıldığı için hâkimin boşanmaya karar vermesi kanunen mümkün olmadığından, mahkemenin kararı hukuka aykırıdır.

Answer

Dava yalnız ayrılık talebine ilişkin olduğu için hâkimin boşanmaya karar veremeyeceğini ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, davanın yalnız ayrılığa ilişkin olması durumunda hâkimin boşanmaya karar veremeyeceğini belirten ifadedir. Türk Medeni Kanunu madde 170 çok açıktır: Boşanma davası açıldığında hâkim ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali görüyorsa ayrılığa hükmedebilir. Ancak dava sadece ayrılık talebiyle açılmışsa, boşanma sebebi ne kadar ağır olursa olsun veya tarafların barışma ihtimali hiç bulunmasa dahi hâkim talebi aşıp boşanma kararı veremez.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davanın türünü ve davacının talebini tespit etmek
Davacının, ispatlanmış bir boşanma sebebine dayanmasına rağmen sadece 'ayrılık' talebiyle dava açtığı görülmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü, davacının talebinin mahkemeyi ne ölçüde bağladığına dayanmaktadır.
2
Türk Medeni Kanunu'nun boşanma ve ayrılık kararlarına ilişkin amir hükmünü hatırlamak
TMK madde 170/2 uyarınca 'Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez' kuralı tespit edilir.
Hâkimin takdir yetkisinin sınırları kanunla kesin olarak çizilmiştir.
3
Kanun hükmünü somut olaya uygulamak
Ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali kalmamış olsa bile, davacının yalnız ayrılık talebi karşısında mahkemenin boşanma kararı vermesi kanuna aykırıdır.
Taleple bağlılık ilkesi gereği hâkim, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Key Concept

Ayrılık Davasında Hâkimin Yetki Sınırı (Taleple Bağlılık)
Estimated Time:1m 0s