Question

Difficulty: HardBoşanma Sebepleri ve Boşanma Davası Usulü

11 Eylül 20252025 tarihinde eşi (B)'nin zina yaptığını kesin olarak öğrenen (A), 1515 Ocak 20262026 tarihinde (B)'ye gönderdiği bir mektupta "Seni her şeye rağmen affettim, yuvamızı kurtarmak için geçmişi unutmaya hazırım." demiştir. Ancak taraflar arasındaki geçimsizliğin sürmesi üzerine (A), 2525 Şubat 20262026 tarihinde mahkemeye başvurarak hem "zina" özel sebebine hem de "evlilik birliğinin temelden sarsılması" genel sebebine dayanarak terditli boşanma davası açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bu olayla ilgili mahkemenin vereceği karar aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

  1. A
    Zina özel sebebine dayalı dava, öğrenmeden itibaren başlayan 66 aylık hak düşürücü süre geçmeden açıldığı için kabul edilmelidir.
  2. B
    (A) eşini affettiği için zina sebebine dayalı dava hakkını kaybetmiştir; ancak zina eylemi evlilik birliğini temelden sarsmaya devam ettiği için mahkeme genel sebeple boşanmaya karar vermelidir.
  3. Kanun gereği affeden tarafın dava hakkı bulunmadığından zina davası reddedilmeli; affedilen olaylar genel sebeple açılan davada da yeni bir olay gerçekleşmedikçe kusur sayılamayacağından bu dava da reddedilmelidir.Answer
  4. D
    Eşin zina yapması evliliği mutlak butlanla sakatlayan bir sebep olduğundan, mahkeme boşanma davasını reddederek Cumhuriyet savcısının da katılımıyla butlan davası açılmasına hükmetmelidir.
  5. E
    Affın boşanma davasına engel olabilmesi için ancak dava açıldıktan sonra mahkeme huzurunda yapılması gerektiğinden, (A)'nın dava açma hakkı engellenemez.

Answer

Affeden tarafın dava hakkının bulunmaması ve affedilen olayların genel boşanma davasında da kusur sayılamayacağı yönündeki seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 161161. maddesinin son fıkrası açıkça 'Affeden tarafın dava hakkı yoktur' hükmünü içermektedir. Olayda (A), (B)'ye gönderdiği mektupla bu eylemi affettiğini beyan etmiştir. Bu af, sadece zina özel sebebine dayalı davayı değil, aynı zamanda aynı vakıaya dayanılarak açılan genel boşanma davasını da etkiler. Affedilen olaylar kusur olmaktan çıktığı için mahkeme her iki talebi de reddetmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Zina sebebiyle dava açma sürelerini kontrol etme.
11 Eylül 20252025 tarihinde öğrenilen zina için 2525 Şubat 20262026'da açılan dava, 66 aylık hak düşürücü süre içindedir.
Zina sebebiyle dava hakkı, öğrenmeden itibaren 66 ay ve herhalde eylemden itibaren 55 yıl geçmekle düşer.
2
Affın varlığını ve etkisini değerlendirme.
1515 Ocak 20262026 tarihli mektuptaki beyan, Türk Medeni Kanunu m. 161/3161/3 uyarınca geçerli bir aftır.
Af, dava hakkını ortadan kaldırır; affın geçerli olması için herhangi bir şekil şartı aranmaz.
3
Affın genel boşanma sebebine (TMK 166166) etkisini inceleme.
Zina eylemi affedildiği için bu eylem artık evlilik birliğinin temelden sarsılması davasında da bir kusur olarak değerlendirilemez.
Hukuk sistemimizde affedilen bir olay, taraflar arasında barışın sağlandığını gösterir ve yeni bir olay olmadıkça boşanma kararına esas alınamaz.

Key Concept

Boşanma Davasında Af ve Hak Düşürücü Süre İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Rate this question