İcra ve İflas Kanunu'na göre, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması durumunda alacaklı, borçlu hakkında önceden bir iflas takibi başlatmadan doğrudan doğruya mahkemeden iflas kararı verilmesini isteyebilir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas hallerinden bir diğeridir?
- ABorçlunun malvarlığının yarısının haczedilmesi ve kalan kısmın vadesi gelmiş borçları ödemeye yetmemesi
- Borçlu aleyhine ilama müstenit bir icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemiş olmasıAnswer
- CTerekenin borca batık olduğunun anlaşılması üzerine mirasçıların mahkemeye bildirimde bulunması
- DBorçlunun aciz halinde olduğunu beyan ederek mahkemeden iflasını bizzat talep etmesi
- EBorçlunun malvarlığının borçlarını ödemeye yetmediğini asliye ticaret mahkemesine bildirmesi
Answer
Borçlu aleyhine ilama müstenit bir icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemiş olması alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas hallerinden biridir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinin 4. fıkrasına göre, borçlu aleyhine ilama dayalı bir takip yapılmış ve icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenmemişse, alacaklı önceden bir iflas takibi yapmasına gerek kalmadan doğrudan asliye ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir. Bu durum, alacaklıya tanınan istisnai bir doğrudan iflas yoludur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas (İİK m. 177)
Practice More
İİK 177'deki 'ödemelerin tatili' hali ile İİK 178'deki 'borca batıklık' arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s