6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde borçlunun temerrüde düşmesi ve ihtar kuralı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AMuaccel bir borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
- BBorcun ifa edileceği günün taraflarca 'yeni yılın ilk iş günü' gibi net şekilde belirlendiği hallerde, borçlu bu günün geçmesiyle kendiliğinden temerrüde düşer.
- CBorçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak borçlunun kusurlu olması şart değildir; kusur sadece gecikme tazminatı gibi sonuçlar için aranır.
- Vadenin 'ürünlerin limana varışından itibaren 5 gün sonra' şeklinde kararlaştırıldığı durumlarda, varış gerçekleştiği anda borçlu ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.Answer
- ESebepsiz zenginleşme borçlarında, zenginleşenin iyiniyetli olması durumunda temerrüt için alacaklının bildirimde bulunması şarttır.
Answer
Vadenin belirli bir olaya (limana varış gibi) bağlandığı durumlarda bu 'belirlenebilir vade' sayılır ve temerrüt için alacaklının ihtarı gerekir; bu nedenle bu durumun kendiliğinden temerrüt oluşturacağı ifadesi yanlıştır.
Türk Borçlar Kanunu madde 117/2'ye göre borçlunun kendiliğinden temerrüde düşmesi için vadenin taraflarca 'belirli bir gün' olarak kararlaştırılması gerekir. 'Limana varıştan 5 gün sonra' gibi ifadelerde başlangıç noktası (varış anı) kesin bir takvim günü olmadığından, bu durum 'belirlenebilir vade' kapsamındadır ve alacaklının ihtarı olmadan borçlu temerrüde düşmez. Bu nedenle seçenekteki ifade yanlıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Belirli Vade vs. Belirlenebilir Vade Ayrımı
Hints
1
Borçlu temerrüdünde genel kuralın 'ihtar' olduğunu, istisnaların ise sınırlı olduğunu unutmayın.
2
Belirli vade (vade-i kat'i) ile vadenin sadece hesaplanabilir olması (belirlenebilir vade) arasındaki farkı düşünün.
Practice More
İhtarın gerekmediği diğer durumları (haksız fiil, sebepsiz zenginleşme istisnası) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s