Bir deniz ticareti sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebinde, taraflar arasında borcun ifa yeri ve temerrüt koşullarına ilişkin bir uyuşmazlık doğmuştur. Uyuşmazlığın asıl kaynağı olan Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticaretine ilişkin bölümünde bu hususlara dair spesifik bir kural bulunmamaktadır.
Bu durumun çözümünde yargı mercilerinin izlemesi gereken temel yaklaşım hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu'nda yer alan genel hükümler, niteliğine uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerinde olduğu gibi bu uyuşmazlıkta da doğrudan tatbik edilir.Answer
- BMedeni Kanun kuralları sadece kendi disiplinine münhasır olduğundan, özel kanundaki bu eksiklik bir hukuk boşluğu yaratır ve hâkimin yeni bir kural koymasını gerektirir.
- CÖzel mevzuatta düzenleme bulunmaması durumunda yargıç, genel kanunlara başvurmak yerine tamamen takdir yetkisini kullanarak somut olaya özgü bağımsız bir karar verir.
- Dİlgili ticari alanda açık bir hüküm olmamasına rağmen tarafların genel kanunlara dayanarak talepte bulunması, doğrudan hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilerek reddedilir.
- EKural eksikliği bulunan bu tür ticari uyuşmazlıklar, genel hükümlerin tatbiki yerine yalnızca tarafların hak kazanımındaki subjektif iyiniyet durumları gözetilerek çözüme kavuşturulur.
Answer
Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu'nda yer alan genel hükümler, niteliğine uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerinde olduğu gibi bu uyuşmazlıkta da doğrudan tatbik edilir.
Türk Medeni Kanunu Madde 5'e göre, 'Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.' Deniz ticareti uyuşmazlığı da bir özel hukuk ilişkisi olduğundan, Ticaret Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığı hallerde TMK ve TBK'nin genel nitelikli hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde uyuşmazlığa doğrudan ve asil kural olarak uygulanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Genel Nitelikli Hükümlerin Uygulama Alanı