Question

Difficulty: MediumCumhurbaşkanlığı Kararnameleri

Ana muhalefet partisi meclis grubu, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni bir olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla doğrudan iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde, söz konusu kararnamenin "yerleşme ve seyahat hürriyeti" üzerine getirdiği bazı kısıtlamaların, yürütme organının anayasal düzenleme yetkisini aştığı ileri sürülmektedir.

Buna göre, Anayasa Mahkemesinin dosyayı incelemesi neticesinde vereceği kararın gerekçesi ve yönü aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

  1. İlgili hakkın anayasadaki konumu itibarıyla yürütmenin asli düzenleme alanı dışında kalması nedeniyle kararnamenin iptaline karar verilmelidir.Answer
  2. B
    Düzenleyici işlemin mahiyeti gereği anayasaya uygunluk denetimi yargı yoluna kapalı olduğundan, mahkemenin yetkisizlik kararı vererek başvuruyu usulden reddetmesi gerekir.
  3. C
    Sınırlamanın hakkın özüne dokunmadığı ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı tespit edilirse, davanın esastan reddine karar verilmelidir.
  4. D
    Dava konusu işlem ancak mahkemelerde görülmekte olan bir davada itiraz yoluyla denetlenebileceğinden, doğrudan açılan iptal davasının reddedilmesi gerekir.
  5. E
    Yerleşme ve seyahat hürriyetinin devletten hizmet talep edilen pozitif statü hakları arasında yer alması sebebiyle, işlemin anayasaya uygun olduğuna hükmedilmelidir.

Answer

İlgili hakkın anayasadaki konumu itibarıyla yürütmenin asli düzenleme alanı dışında kalması nedeniyle kararnamenin iptaline karar verilmelidir.
Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda olağan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Ancak bu yetkinin anayasal sınırları vardır; anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri (negatif statü hakları) ile dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler (aktif statü hakları) olağan kararname ile kesinlikle düzenlenemez. Dava konusu edilen 'yerleşme ve seyahat hürriyeti' bir kişi hakkı (negatif statü hakkı) olduğundan, bu alanda olağan bir kararname çıkarılması mümkün değildir. Bu sebeple işlem konu yetkisi yönünden açıkça anayasaya aykırıdır ve Anayasa Mahkemesince iptal edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığa konu olan idari işlemin türünü tespit etme
İşlemin bir 'olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi' olduğu belirlenir.
Uygulanacak anayasal kuralın ve denetim rejiminin sınırlarını belirlemek için işlemin mahiyeti önemlidir.
2
Düzenlemeye konu edilen hakkın anayasal kategorisini belirleme
Yerleşme ve seyahat hürriyetinin anayasada 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (negatif statü hakları) bölümünde yer aldığı tespit edilir.
Olağan kararnamelerin düzenleyebileceği hak alanları, anayasadaki hak kategorilerine göre kesin çizgilerle ayrılmıştır.
3
Olağan kararnamelerin konu bakımından anayasal sınırlarını uygulama
Anayasaya göre olağan kararnamelerle yalnızca sosyal ve ekonomik haklar düzenlenebilir; kişi hakları ve siyasi haklar düzenlenemez.
Yürütmenin asli düzenleme yetkisi, çekirdek ve koruyucu hakları kapsayacak şekilde genişletilemez.
4
Anayasa Mahkemesinin yargısal yetkisini ve karar yönünü tayin etme
Mahkemenin, olağan kararnameleri iptal etme yetkisi bulunduğundan ve işlem konu yetkisi bakımından sakat olduğundan iptal kararı vermesi gerektiği sonucuna varılır.
Anayasaya aykırı bir normatif işlemin hukuk aleminden kaldırılması gerekir.

Key Concept

Olağan Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Konu Bakımından Sınırları ve Yargısal Denetimi
Rate this question