, mülkiyetindeki bir taşınmaz üzerinde arkadaşı lehine bir "intifa hakkı" kurmak amacıyla tapu müdürlüğüne başvurmuş ve taraflar arasında bu yönde resmi senet düzenlenmiştir. Ancak tapu memurunun hatası sonucu, sicile "intifa hakkı" yerine "satış" işlemi işlenmiş ve taşınmaz adına tam mülkiyet olarak tescil edilmiştir. Bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- ATapu sicilinin kamuya güven ilkesi gereğince, tescil işlemi tamamlandığı için taşınmazın mülkiyetini kazanmıştır.
- Yapılan tescil, mülkiyetin devrini amaçlayan geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı için "yolsuz tescil" niteliğindedir ve mülkiyeti kazanamamıştır.Answer
- CDevletin bu hatalı işlemden doğan sorumluluğuna gidilebilmesi için, tapu memurunun işlemi kasten veya ağır kusuruyla yaptığının tarafından ispatlanması şarttır.
- D, bu yolsuz tescile dayanarak taşınmazı iyiniyetli üçüncü kişi 'ye satıp devrederse, her zaman 'ye karşı tapu iptal davası açarak taşınmazı geri alabilir.
- E, tapu müdürlüğündeki bu maddi hatayı öğrendiği andan itibaren herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın, tek taraflı beyanıyla sicili düzelttirebilir.
Answer
Yapılan tescil, mülkiyetin devrini amaçlayan geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı için yolsuz tescil niteliğindedir ve tescilin doğrudan tarafı olan kişi mülkiyeti kazanamamıştır.
Türk Medeni Kanunu'na hâkim olan illilik (sebebe bağlılık) ilkesi gereğince, bir tescilin geçerli sonuç doğurabilmesi için arkasında geçerli ve tarafların iradesine uygun bir hukuki sebebin bulunması şarttır. Olayda taraflar intifa hakkı kurulması için anlaşmışken mülkiyet devri (satış) tescil edildiği için, bu tescil geçerli bir mülkiyet devri sebebine dayanmamaktadır ve 'yolsuz tescil' niteliğindedir. Bu nedenle tescilin tarafı olan mülkiyeti kazanamamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İllilik (Sebebe Bağlılık) İlkesi ve Yolsuz Tescil
Estimated Time:1m 30s