Tacir (A), eski iş ortağı (B) ile olan geçmişteki ticari ilişkilerini tasfiye ettiğini düşünerek toplamda TL ödeme yapmıştır. Ancak yapılan incelemede ödemeye konu olan tutarların hukuki niteliğine ilişkin şu hususlar tespit edilmiştir:
I. Ödemenin TL'lik kısmı, aslında on beş yıl önce muaccel olmuş ve zamanaşımına uğramış bir borca ilişkindir.
II. Ödemenin TL'lik kısmı, (B)'nin geçmişte (A)'nın zor günlerinde yaptığı yardımlara karşılık bir teşekkür mahiyetinde, ahlaki bir ödevin ifası düşüncesiyle yapılmıştır.
III. Geriye kalan TL'lik kısım ise, taraflar arasındaki sözleşmenin kesin hükümsüzlüğü nedeniyle aslında hiç doğmamış bir borç için, (A) tarafından borcun varlığına dair düşülen bir yanılgı sonucu ödenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun . maddesi uyarınca, (A)'nın yaptığı bu ödemelerin iadesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A(A), zamanaşımına uğramış borç eksik borç niteliğinde olduğundan, ödeme anında borcun zamanaşımına uğradığını bilmediğini ispat ederek bu tutarı geri isteyebilir.
- BAhlaki bir ödevin yerine getirilmesi amacıyla yapılan ödemelerde, ödeyenin kendisini borçlu sanarak hareket etmesi durumunda sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı saklıdır.
- (A), hiç doğmamış olan TL'lik borcun iadesini talep edebilmek için, ödemeyi yaparken kendisini borçlu sandığını (yanılgıya düştüğünü) ispat etmekle yükümlüdür.Answer
- DSözleşmenin kesin hükümsüzlüğü durumunda borç hiç doğmamış sayılacağından, (A)'nın herhangi bir ispat yükü altında kalmaksızın iade talep etmesi mümkündür.
- EZamanaşımına uğramış borçlar ve ahlaki ödevler için yapılan ödemeler, yalnızca ödemenin cebri icra tehdidi altında yapılması durumunda sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.