Question

Difficulty: MediumTapu Siciline Hâkim Olan İlkeler ve Sorumluluk

Mülkiyeti gerçekte Ahmet'e ait olan bir taşınmaz, altında yatan satış sözleşmesinin şekil noksanlığı nedeniyle kesin hükümsüz olmasına rağmen, tapu kütüğünde geçerli bir hukuki sebebe dayanmaksızın (yolsuz olarak) Bekir adına tescil edilmiştir.

Bu durumdan habersiz olan ve tapudaki resmî kayda iyiniyetle güvenen Ceyda, Bekir ile üç yıllık bir kira sözleşmesi imzalamıştır. Yine tapu sicilindeki tescile iyiniyetle güvenen DD Bankası, Bekir'e kullandırdığı kredi karşılığında bu taşınmaz üzerinde kendi lehine birinci dereceden bir ipotek hakkı kurdurmuştur. Durumu sonradan öğrenen Ahmet, yolsuz tescilin düzeltilmesi amacıyla açtığı tapu iptal ve tescil davasını kazanarak taşınmazı tekrar kendi adına tescil ettirmiştir.

Bu olaydaki kişilerin hukuki durumu ve tapu siciline hâkim olan ilkeler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. DD Bankasının kazandığı ipotek hakkı ayni bir hak olduğundan korunur; ancak Ceyda, kira sözleşmesinden doğan şahsi hakkını Ahmet'e karşı ileri süremez.Answer
  2. B
    Hem Ceyda'nın kira hakkı hem de DD Bankasının ipotek hakkı, tapu sicilinin güvenilirliği ilkesi gereği mutlak olarak korunur.
  3. C
    Bekir adına yapılan tescil illilik ilkesi gereği baştan itibaren geçersiz olduğundan, bu tescile dayanılarak kazanılan ipotek ve kira haklarının tamamı kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.
  4. D
    Ceyda'nın taşınmazı kullanma hakkı dürüstlük kuralı çerçevesinde korunurken, DD Bankasının ipoteği ancak Ahmet'in sonradan vereceği onay ile geçerlilik kazanır.
  5. E
    Ahmet'in mülkiyet hakkı mutlak bir ayni hak olduğu için, DD Bankası iyiniyetli olsa bile tapu siciline güven ilkesinden faydalanamaz ve ipotek terkin edilir.

Answer

İpotek hakkının ayni hak olmasından dolayı korunduğunu, kira sözleşmesinin ise şahsi hak niteliğinde olduğu için Ahmet'e karşı ileri sürülemeyeceğini belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak 'mülkiyet veya bir başka ayni hak' kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Olayda DD Bankası iyiniyetle bir sınırlı ayni hak olan 'ipotek' hakkını kazandığı için bu hakkı hukuk düzenince korunur; Ahmet taşınmazı ipotek yüküyle geri almak zorunda kalır. Diğer yandan kira sözleşmesi, taraflar arasında nispi (şahsi) bir alacak hakkı doğurur. Tapu siciline güven ilkesi şahsi hakları kapsamadığından, Ceyda iyiniyetli olsa bile kiracılık sıfatını taşınmazın gerçek maliki olan Ahmet'e karşı ileri süremez.

Step-by-Step Solution

1
Bekir adına yapılan tescilin hukuki niteliğini belirleme
Tescilin altında yatan hukuki sebep (satış sözleşmesi) şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğundan, illilik ilkesi gereği Bekir'in tescili bir 'yolsuz tescil'dir.
Türk Medeni Kanunu'nda tapu işlemlerinde sebebe bağlılık (illilik) ilkesi geçerlidir; geçerli bir sebebe dayanmayan tescil mülkiyeti geçirmez.
2
TMK m. 1023 (Tapu siciline güven ilkesi) kapsamını analiz etme
Kanun, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak sadece 'mülkiyet veya bir başka ayni hak' kazanan üçüncü kişilerin bu kazanımını korur.
Sicilin güvenilirliği ilkesi mutlak hakların (ayni hakların) devri ve tesisi için öngörülmüş istisnai bir korumadır.
3
DD Bankasının hukuki durumunu değerlendirme
DD Bankasının kurdurduğu ipotek bir sınırlı ayni haktır ve banka iyiniyetli olduğu için bu hakkı geçerli olarak kazanır.
İpotek ayni hak niteliğinde olduğundan TMK m. 1023'ün açık koruma kapsamına girer.
4
Ceyda'nın hukuki durumunu değerlendirme
Ceyda'nın yaptığı kira sözleşmesi nispi (şahsi) bir hak doğurur. Bu nedenle TMK m. 1023 korumasından yararlanamaz.
Şahsi haklar kural olarak sadece sözleşmenin tarafına (Bekir'e) karşı ileri sürülebilir, tapuya güven ilkesi şahsi hakların gerçek malike karşı ileri sürülmesini sağlamaz.

Key Concept

Tapu Siciline Güven İlkesinin Sınırları (TMK m. 1023) ve Ayni Hak - Şahsi Hak Ayrımı
Rate this question