Question

Difficulty: MediumKişisel Durum Sicili

Tacir (R), yapacağı büyük ölçekli bir ticari yatırım öncesinde resmî makamlara sunmak üzere nüfus kayıt örneği talep etmiştir. Ancak kendisine verilen belgede, hakkında verilmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen medeni hâlinin ve fiil ehliyetinin sehven "kısıtlı" olarak kaydedildiğini öğrenir. Bu hatalı kayıt nedeniyle yatırım sözleşmesi iptal edilen ve ciddi bir mali kayba uğrayan (R), hem kaydın düzeltilmesini hem de uğradığı zararın giderilmesini istemektedir.

Kişisel durum siciline hâkim olan ilkeler ve bu sicilin tutulmasından doğan sorumluluk kuralları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Sicilin tutulmasından kaynaklanan zararın tazmini için Devletin kusursuz sorumluluğu esastır ve tazminat davası kişisel durum sicilinin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır.Answer
  2. B
    Kişisel durum sicili kayıtları, tapu sicili gibi tam aleniyet ilkesine tabi olduğundan, bu hatalı kayda güvenerek sözleşmeyi iptal eden üçüncü kişilerin işlemleri mutlak surette korunur.
  3. C
    Devletin tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesi için, (R)'nin işlemi tesis eden nüfus memurunun ağır kusurlu davrandığını mahkemede ispatlaması yasal bir zorunluluktur.
  4. D
    Sicile sehven işlenen hukuka aykırı kısıtlılık kaydının silinmesi ve düzeltilmesi talepleri, çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığından münhasıran sulh hukuk mahkemesinde karara bağlanır.
  5. E
    Ortaya çıkan maddi zarardan dolayı Devletin herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmayıp, davanın doğrudan işlemi yapan memurun şahsına karşı adli yargıda açılması gerekir.

Answer

Zararın tazmini için Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusursuz sorumluluk ilkesine göre Devletçe tazmin edilir. Ayrıca aynı kanun maddesi, bu tazminat ve rücu davalarının, kişisel durum sicilinin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılacağını açıkça hükme bağlamıştır. Dolayısıyla Devletin sorumluluğu için kusur ispatına gerek yoktur ve davada adli yargı görevlidir.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan sorumluluk rejimini belirle.
Türk Medeni Kanunu m. 40 uyarınca, sicilin tutulmasından doğan zararlar kusursuz sorumluluk ilkesine göre Devlet tarafından tazmin edilir.
Zarar gören tarafın, memurun kusurunu ispatlamadan doğrudan zararın giderilmesini isteyebilmesi için kanun koyucu Devlete kusursuz sorumluluk yüklemiştir.
2
Zararın tazmini için davanın kime karşı ve nerede açılacağını tespit et.
Dava doğrudan Devlete karşı açılır ve görevli mahkeme, sicilin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesidir.
Kişisel durum siciline ilişkin uyuşmazlıklarda genel yetkili ve görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir.
3
Sicilin aleniyet (açıklık) durumunu ve düzeltilme usulünü değerlendir.
Sicil herkese açık değildir (sınırlı aleniyet) ve maddi hatalar dışındaki kayıtların düzeltilmesi yine mahkeme kararıyla (asliye hukuk mahkemesinde) yapılır.
Tapu sicilindeki mutlak aleniyet ve iyiniyet koruması kişisel durum sicili için geçerli değildir.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinin Tutulmasından Doğan Sorumluluk ve Aleniyet
Rate this question