Kişisel Durum Sicili

17 questions

Question 1Question

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, kişisel durum sicillerinin tutulması, bu sicillerdeki aleniyet ilkesi ve kayıtların düzeltilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicillerinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet, memurunun kusuru bulunmasa dahi sorumludur.

Answer

Kişisel durum sicillerinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur; bu nedenle memurun kusuru olmasa dahi Devlet tazminatla yükümlüdür.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar Devletçe tazmin edilir. Bu sorumluluk, sicil memurunun kişisel kusuru bulunmasa dahi doğan bir kusursuz sorumluluk hâlidir. Devlet, ödediği tazminat için kusurlu memura rücu hakkına sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Devletin sorumluluğunun niteliğini belirle.
Türk Medeni Kanunu m. 38 uyarınca Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararlardan kusursuz sorumludur.
Sicil hizmetinin kamu düzenini ilgilendiren önemi nedeniyle devletin organizasyon sorumluluğu öngörülmüştür.
2
Kayıtların düzeltilmesi usulünü kontrol et.
Düzeltme ancak mahkeme kararı (Asliye Hukuk) ile yapılabilir.
Resmi sicillerin güvenilirliğini korumak için idari müdahale yerine yargısal denetim şart koşulmuştur.
3
Aleniyet ilkesinin sınırlarını analiz et.
Aleniyet mutlak değil, sınırlıdır; hukuki yarar şartı aranır.
Kişisel verilerin gizliliği ve özel hayatın korunması ilkesi gereği herkesin her kaydı incelemesi engellenmiştir.

Key Concept

Devletin Kusursuz Sorumluluğu (TMK m. 38)

Practice More

Kişisel durum sicilinin resmi belge niteliğini ve TMK m. 7 uyarınca ispat gücünü inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) kişisel durum siciline ilişkin hükümleri (m. 36-45) ile bu sicillerin işleyişi ve hukuki niteliği göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sicilin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğinde olup, bu davalar adli yargıda görülür; ayrıca Devletin kusurlu memura rücu hakkı saklıdır.

Answer

Sicilin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz (objektif) sorumlu olduğu, bu davaların adli yargıda görüldüğü ve Devletin kusurlu memura rücu hakkının bulunduğu ifade doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesi, kişisel durum sicillerinin tutulmasından doğan zararlar için Devletin sorumluluğunu açıkça düzenlemiştir. Bu sorumluluk, memurun kusurunun varlığını şart koşmayan bir 'kusursuz sorumluluk' (objektif sorumluluk) halidir. Doktrin ve Yargıtay uygulamaları çerçevesinde bu davalar adli yargı yerlerinde görülür ve Devletin ödediği tazminat için kusurlu memura rücu hakkı saklı tutulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Devletin sorumluluğunun hukuki niteliğini belirle
Kusursuz Sorumluluk
TMK m. 38 uyarınca sicil memurunun kusuru olmasa dahi Devlet oluşan zarardan sorumlu tutulur.
2
Yargı kolunu tespit et
Adli Yargı
Medeni Kanun'dan kaynaklanan bu özel sorumluluk hali, idari yargıdaki hizmet kusurundan farklı olarak adli yargı kolunda çözümlenir.
3
Rücu şartlarını değerlendir
Rücu Hakkı Mevcuttur
Zararı tazmin eden Devlet, zararın oluşmasına neden olan kusurlu memura bu tutarı rücu edebilir.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinden Doğan Devlet Sorumluluğu (Kusursuz Sorumluluk)
Estimated Time:3m 0s
Question 3Question

Kişisel durum sicillerinin tutulması, bu kayıtlarda yapılacak düzeltmeler ve sicil kayıtlarının açıklığına ilişkin Medeni Hukuk kuralları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicilinin hiçbir kaydı mahkeme kararı olmadıkça düzeltilemez; ancak idarece yapılan maddi hataların düzeltilmesi bu kuralın istisnasını oluşturur.

Answer

Kişisel durum sicili kayıtlarının mahkeme kararı olmadan düzeltilemeyeceği kuralı ve bu kuralın idari maddi hatalar bakımından istisnası olan seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilindeki kayıtlar kural olarak ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla düzeltilebilir. Ancak kanun koyucu, kayıt esnasında yapılan basit yazım yanlışları gibi maddi hataların (örneğin ismin yanlış harflerle yazılması) idarece düzeltilebilmesine imkan tanıyarak genel kurala bir istisna getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
TMK 38 hükmü analiz edilir.
Kayıtların düzeltilmesinde kuralın mahkeme kararı, istisnanın ise idari maddi hata düzeltmesi olduğu saptanır.
Sicil güvenliğini korumak adına kayıtlar ancak yargısal denetimle değiştirilebilir.
2
Devletin sorumluluk türü değerlendirilir (TMK 36).
Sorumluluğun kusura dayanmayan bir ağırlaştırılmış sebep sorumluluğu olduğu belirlenir.
Kamusal güveni tesis eden sicillerde Devletin mutlak sorumluluğu esastır.
3
Sicil kayıtlarının açıklığı (aleniyet) şartları kontrol edilir (TMK 44).
Kayıtlara erişim için 'ilgiyi inanılır kılma' şartının varlığı görülür.
Kişilik haklarının korunması ile aleniyet ilkesi arasında denge kurulması amaçlanır.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinin Değiştirilmesi ve Devletin Kusursuz Sorumluluğu
Question 4Question

Türk Medeni Kanunu'nun 3939. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilindeki kayıtların düzeltilmesi kural olarak mahkeme kararına bağlıdır. Ancak kanun koyucu, bu kurala bir istisna tanıyarak bazı hallerde mahkeme kararı olmaksızın idari yoldan düzeltme yapılmasına imkan sağlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi mahkeme kararı aranmaksızın ilgili idare tarafından doğrudan düzeltilebilecek hallerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Olayların olmasındaki veya tutanakların düzenlenmesindeki maddi hatalar

Answer

Olayların olmasındaki veya tutanakların düzenlenmesindeki maddi hatalar mahkeme kararı gerekmeksizin düzeltilebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 3939. maddesi, 'Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydı düzeltilemez.' genel kuralını koymuştur. Ancak aynı maddenin devamında, olayların olmasındaki veya tutanakların düzenlenmesindeki maddi hataların idarece (Nüfus Müdürlüğünce) düzeltilebileceği açıkça belirtilmiştir. Bu durum, yargı yükünü azaltmak amacıyla getirilmiş bir istisnadır.

Step-by-Step Solution

1
Genel kuralın belirlenmesi
Türk Medeni Kanunu madde 3939 uyarınca sicil kayıtlarının düzeltilmesi kural olarak mahkeme kararı ile olur.
Sicil kayıtlarının güvenilirliğini korumak için yargısal denetim esastır.
2
İstisnanın tespit edilmesi
Maddi hatalar (yazım yanlışı, rakam hatası vb.) bu kuralın istisnasıdır.
Açık maddi hataların düzeltilmesi için yargı organlarını meşgul etmemek ve bürokrasiyi azaltmak amaçlanmıştır.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Maddi hatalar dışındaki yaş, ad, soyad ve soybağına ilişkin değişikliklerin tamamı mahkeme kararı gerektirir.
Bu unsurlar kişinin kişisel durumunu (statüsünü) doğrudan değiştiren temel unsurlardır.

Key Concept

Kişisel durum sicilinde kayıt düzeltme ve maddi hata istisnası

Practice More

Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar nedeniyle devletin kusursuz sorumluluğunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

Kişisel durum sicilindeki kayıtların gerçeğe uygunluğunun sağlanması ve bu sicillerin tutulmasından doğan sorumluluklara ilişkin Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sicil kayıtlarında bulunan açık maddi hatalar, mahkeme kararı aranmaksızın ilgili idare tarafından düzeltilebilir.

Answer

Sicil kayıtlarında bulunan açık maddi hataların mahkeme kararı aranmaksızın ilgili idare tarafından düzeltilebileceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 39. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sicil kayıtlarındaki açık maddi hatalar, mahkeme kararı aranmaksızın ilgili idare tarafından kendiliğinden düzeltilebilir. Bu hüküm, düzeltmenin mahkeme kararıyla yapılacağı genel kuralının tek istisnasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicilinde düzeltme usulünün belirlenmesi
Düzeltme kural olarak mahkeme kararı ile yapılır (TMK m. 39/1).
Sicil kayıtlarının güvenilirliğini korumak için yargısal denetim esastır.
2
Düzeltme usulündeki istisnanın tespit edilmesi
Açık maddi hatalar idarece düzeltilir (TMK m. 39/2).
Basit yazım hataları gibi açık maddi hatalar için yargı sistemini meşgul etmemek adına idari usul öngörülmüştür.
3
Devletin sorumluluk rejiminin değerlendirilmesi
Sorumluluk kusursuzdur (TMK m. 38).
Sicilin kamu güvenine dayalı tutulması nedeniyle, zarar görenin memurun kusurunu ispat etmesi beklenmez.

Key Concept

Kişisel durum sicilindeki kayıtların düzeltilmesi (tashih) ve idari yetki istisnası
Estimated Time:1m 15s
Question 6Question

İlçe Nüfus Müdürlüğünde görevli memur, yaptığı bir işlem sırasında sistemsel bir aksaklık ve kendi dikkatsizliği neticesinde sağ olan (A)'nın siciline "ölü" kaydı düşmüştür. Bu maddi hata nedeniyle banka hesaplarına bloke konulan ve planladığı ticari bir işlemi gerçekleştiremeyerek maddi zarara uğrayan (A), uğradığı zararın tazminini talep etmek istemektedir.

Türk Medeni Kanunu'nun kişisel durum sicillerine ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu olaydaki hukuki sorumluluk ve dava süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet kusursuz sorumlu olduğundan, tazminat davası Devlete karşı adli yargıda açılır.

Answer

Kişisel durum sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararlardan Devlet kusursuz sorumlu tutulur ve dava adli yargı mercilerinde görülür.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesine göre, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet kusursuz sorumludur. Bu düzenleme uyarınca, zarara uğrayan kişi doğrudan Devlete (Hazineye) karşı adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) dava açmalıdır. Kanun koyucu, nüfus hizmetlerinin idari niteliğine bakmaksızın bu uyuşmazlıkları özel hukukun alanına (adli yargıya) bırakmıştır. Devlet, zararı tazmin ettikten sonra kusuru bulunan memura rücu edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki problemi tespit etme
Kişisel durum sicilinin (nüfus kütüğünün) memur tarafından hatalı tutulması nedeniyle doğan zararın tazmini talep edilmektedir.
Uygulanacak kanun hükmünü belirlemek için uyuşmazlığın kaynağı saptanmalıdır.
2
İlgili kanun maddesini uygulama
TMK Madde 38 kuralı işletilir: Devlet, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlardan kusursuz sorumludur.
Özel hukuk ilişkilerinde devletin sorumluluğunu düzenleyen yasal dayanak TMK 38'dir.
3
Görevli yargı yolunu belirleme
Kanunun açık hükmü gereğince, tazminat davaları adli yargı mercii olan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Nüfus hizmetleri idari bir işlem olsa da, kanun koyucu TMK 38 ile burada adli yargıyı görevli kılmıştır (hizmet kusuru kuralının istisnası).

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinin Tutulmasından Doğan Devletin Kusursuz Sorumluluğu
Question 7Question

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan 'kişisel durum sicili' hükümleri uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet, memurun kusuru olmasa dahi sorumludur.

Answer

Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin, memurun kusuru olmasa dahi sorumlu olduğu ifadesi doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca, kişisel durum sicillerinin tutulmasından doğan zararlar Devlet tarafından tazmin edilir. Bu sorumluluk türünde memurun kusurlu olması şartı aranmaz; zararın sicil tutma hizmetinden kaynaklanması yeterlidir. Bu nedenle, memurun kusuru olmasa dahi Devletin sorumlu olduğu bilgisi kanuna tam olarak uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicillerinde Devletin sorumluluğunu düzenleyen kanun hükmünü tespit edin.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesine göre zararlar Devletçe tazmin edilir.
Yasal dayanağı belirlemek sorunun temeli olan sorumluluk rejimini anlamayı sağlar.
2
Sorumluluğun niteliğini analiz edin.
Devletin sorumluluğu için memurun kusurunun şart olmadığı (kusursuz sorumluluk) sonucuna varılır.
Resmi sicillerin tutulmasındaki kamu güvenini sağlamak için kanun koyucu ağırlaştırılmış bir sorumluluk öngörmüştür.

Key Concept

Devletin Kusursuz Sorumluluğu (Kişisel Durum Sicili)
Question 8Question

Türk Medeni Kanunu'nun 'Kişiler Hukuku' kitabı kapsamında düzenlenen kişisel durum sicili; kayıtların tutulma usulü, bu kayıtların ispat kuvveti, sicilin aleniyeti ve Devletin sicil işlemlerinden kaynaklanan sorumluluğu bakımından belirli yasal esaslara bağlanmıştır. Buna göre, kişisel durum sicili kayıtlarının hukuki niteliği, aleniyeti ve bu sicilden doğan uyuşmazlıklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Devletin sicilin tutulmasından doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup; kayıtların düzeltilmesi kural olarak asliye hukuk mahkemesi kararına tabidir ve sicili incelemek isteyenlerin hukuki yararlarını ispatlamaları gerekir.

Answer

Devletin sicilin tutulmasından doğan sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, kayıtların düzeltilmesinin mahkeme kararı gerektirdiğini ve aleniyetin hukuki yarar şartına bağlı olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğu TMK m. 44 uyarınca kusursuzdur (memurun kusuru şart değildir). Kayıtların düzeltilmesi TMK m. 38 uyarınca kural olarak mahkeme kararına tabidir ve m. 39 uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Sicilin aleniyeti ise TMK m. 43 uyarınca 'hukuki yararın ispatı' şartına bağlanmıştır. Doğru cevap bu üç temel ilkeyi eksiksiz içermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Devletin sorumluluk türünü belirleme
TMK m. 44 uyarınca Devletin kişisel durum sicilinden doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluktur.
Vatandaşların sicile olan güvenini korumak ve devletin bu sicili tutma tekelini dengelemek amacıyla kusur şartı aranmaz.
2
Kayıtların düzeltilme usulünü inceleme
TMK m. 38 ve 39 uyarınca kayıtlar ancak mahkeme kararıyla düzeltilebilir ve görevli mahkeme ilgilinin yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Sicil kayıtlarının kesinliği ve güvenilirliğini sağlamak amacıyla düzeltme yetkisi idareden alınarak yargıya bırakılmıştır.
3
Aleniyet ilkesinin sınırlarını tespit etme
TMK m. 43 uyarınca herkes değil, sadece 'hukuki yararını ispat edenler' sicili inceleyebilir.
Kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin korunması ile sicilin ispat gücü arasındaki denge bu şartla sağlanır.
4
Seçenekleri sentezleyerek doğru hükmü bulma
Kusursuz sorumluluk, mahkeme kararı şartı ve hukuki yarar ispatı unsurlarını birleştiren ifadeye ulaşılır.
Level 5 sorularda birden fazla hukuki müessesenin bir arada ve doğru nitelenmesi aranmaktadır.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinin Temel İlkeleri (Sorumluluk, Aleniyet ve Düzeltme)
Question 9Question

Medeni hukukta kişilerin doğum, ölüm ve medeni halleri gibi durumları gösteren kayıtların tutulması ve bu kayıtların hatalı olmasından kaynaklanan zararların tazmini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicillerindeki hatalı işlemler nedeniyle bir zararın doğması hâlinde, bu zarar kusurlu memura rücu edilmek üzere doğrudan Devlet tarafından karşılanır.

Answer

Kişisel durum sicillerindeki hatalı işlemler nedeniyle bir zararın doğması hâlinde, bu zarar kusurlu memura rücu edilmek üzere doğrudan Devlet tarafından karşılanır.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesine göre, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar Devlet tarafından tazmin edilir. Bu sorumluluk, memurun kusuru olmasa dahi Devletin sorumlu tutulduğu bir kusursuz sorumluluk halidir. Ancak Devlet, ödediği tazminat için zararın oluşmasında kusuru bulunan memura rücu edebilmektedir. Bu nedenle hatalı işlemler nedeniyle doğan zararların rücu kaydıyla Devletçe karşılanacağını belirten ifade doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicilinin tutulmasından kaynaklanan sorumluluğun hukuki niteliğini belirleyin.
Devletin sorumluluğu kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Türk Medeni Kanunu m. 38, sicilin tutulmasından doğan zararların Devletçe tazmin edileceğini hükme bağlamıştır.
2
Devletin memura yönelik rücu imkanını değerlendirin.
Zarar Devlet tarafından ödenir, ancak kusuru olan memura bu bedel yansıtılabilir.
Kanun, rücu hakkını saklı tutarak Devletin ödediği tazminatı kusurlu görevliden geri alabilmesine olanak tanır.
3
Seçeneklerdeki aleniyet ve görevli mahkeme gibi diğer usul kurallarını gözden geçirin.
Aleniyet mutlak değildir (haklı menfaat gerekir) ve görevli mahkeme Asliye Hukuktur.
Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat (Nüfus Hizmetleri Kanunu) usul kurallarını bu şekilde belirlemiştir.

Key Concept

Devletin Kusursuz Sorumluluğu (TMK m. 38)
Question 10Question

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) "Kişiler Hukuku" kısmında düzenlenen kişisel durum sicilleri, bu sicillerin tutulmasından doğan sorumluluk ve aleniyet ilkesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicilleri, tapu sicilinde olduğu gibi tam aleniyet ilkesine tabi olduğundan, her vatandaş herhangi bir gerekçe göstermeksizin kayıtları inceleyebilir.

Answer

Kişisel durum sicilinin tam aleniyet ilkesine tabi olduğunu ve her vatandaşın serbestçe inceleyebileceğini belirten ifade yanlıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca, kişisel durum sicili 'tam aleniyet' ilkesine değil, 'sınırlı aleniyet' ilkesine tabidir. Bu ilke gereği, sicil kayıtlarının bir kimseye açıklanabilmesi veya o kişiye örnek verilebilmesi için, kişinin ilgisini inanılır kılması (hukuki yararını ispat etmesi) şarttır. Tapu sicilinden farklı olarak, kişisel durum sicili herkesin herhangi bir şart aramaksızın incelemesine açık değildir.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicilindeki aleniyet ilkesinin kapsamını belirle.
TMK m. 44 uyarınca aleniyet tam değil, sınırlıdır.
Sicil kayıtlarının açıklanması için kişinin ilgisini inanılır kılması şarttır.
2
Devletin sicilin tutulmasından doğan sorumluluk rejimini analiz et.
Devletin sorumluluğu kusursuzdur, ancak memura rücu için memurun kusuru şarttır.
Vatandaşa karşı objektif sorumluluk esası benimsenmiştir.
3
Seçenekleri bu hukuki veriler ışığında değerlendir.
Tam aleniyet ifadesini içeren seçeneğin hatalı olduğu tespit edilir.
Hukuki yarar/ilgi ispatı şartı genel kuraldır.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinde Sınırlı Aleniyet ve Devletin Kusursuz Sorumluluğu
Estimated Time:2m 0s
Question 11Question

Kişisel durum sicilindeki kayıtların gerçeği yansıtmaması nedeniyle zarara uğrayan bir kişinin tazminat talebi ve mevcut kaydın düzeltilmesi süreciyle ilgili olarak, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) sorumluluk rejimi ve ispat kuralları çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Devletin sicilin tutulmasından doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanır ve devlet, ödediği tazminat için ilgili memura ancak onun kusuru bulunması hâlinde rücu edebilir.

Answer

Devletin sicilin tutulmasından doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanır ve devlet, ödediği tazminat için ilgili memura ancak onun kusuru bulunması hâlinde rücu edebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca, kişisel durum sicillerinin tutulmasından kaynaklanan zararlardan devlet doğrudan ve kusursuz olarak sorumludur. Bu sorumluluk türünde devlet, memurun kusuru olmasa dahi zararı giderir; ancak ödediği bu miktarı memura yansıtabilmesi (rücu) için memurun hizmeti ifa ederken kusurlu (kast veya ihmal) hareket etmiş olması şarttır. Bu durum, kamu güvenini sağlama amacı taşıyan sicillerin ciddiyetini ve devletin bu alandaki garanti işlevini yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Sorumluluğun niteliğini belirle
TMK m. 37 gereği devletin sicillerin tutulmasından doğan sorumluluğu kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Kamu hizmetinin niteliği gereği, memurun kusuru olmasa dahi devlet oluşan zararı tazminle yükümlüdür.
2
Rücu şartını analiz et
Devletin memura rücu edebilmesi için memurun kasten veya ihmal sonucu kusurlu davranmış olması gerekir.
Devletin kusursuz sorumluluğu ile memurun şahsi sorumluluğu arasındaki denge rücu mekanizmasıyla sağlanır.
3
İspat ve usul kurallarını gözden geçir
Sicil kayıtları adi karinedir, aksini ispat mümkündür ve düzeltme davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür.
TMK m. 38 ve m. 39 hükümleri bu süreçleri düzenleyerek hak kayıplarının önlenmesini amaçlar.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinde Devletin Sorumluluğu ve Kayıtların Hukuki Niteliği

Practice More

Devletin sorumluluğu konusunda Tapu Sicili (TMK m. 1007) ile Kişisel Durum Sicili (TMK m. 37) arasındaki benzerlikleri karşılaştırmak, sorumluluk hukukunun bu alanındaki ilkeleri pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 12Question

Türk Medeni Kanunu'nun 3838. maddesi uyarınca, kişisel durum sicillerinin tutulmasından doğan zararlar nedeniyle Devletin sahip olduğu hukuki sorumluluğun niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kusursuz sorumluluk

Answer

Kusursuz sorumluluk
Türk Medeni Kanunu'nun 3838. maddesine göre, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlar, kusur şartı aranmaksızın Devlet tarafından tazmin edilir. Bu durum hukuk öğretisinde 'kusursuz sorumluluk' (veya tehlike sorumluluğu benzeri bir kamu hukuku sorumluluğu) olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
İlgili kanun maddesini belirle
Türk Medeni Kanunu'nun 3838. maddesi kişisel durum sicillerinden doğan sorumluluğu düzenler.
Sorumluluğun kaynağını tespit etmek için temel düzenlemeye bakılmalıdır.
2
Sorumluluğun türünü analiz et
Kanun metninde Devletin bu kayıtların tutulmasından doğan zararlardan doğrudan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Zararın oluşması yeterlidir, memurun kişisel kusurunun ispatlanması gerekmez; bu da kusursuz sorumluluk anlamına gelir.

Key Concept

Kişisel durum sicillerinin tutulmasında Devletin kusursuz sorumluluğu
Estimated Time:45s
Question 13Question

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, kişisel durum sicillerinin açıklığı (aleniyet) ilkesinin kapsamı ve uygulanmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlgisini inanılır kılan herkes, kişisel durum sicilindeki kayıtların kendisine açıklanmasını veya bunlardan örnek verilmesini isteyebilir.

Answer

İlgisini inanılır kılan herkesin, kayıtların açıklanmasını veya örnek verilmesini isteyebileceğini belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilleri mutlak gizli değildir ancak tapu sicili kadar geniş bir açıklığa da sahip değildir. Kanun, bu sicillerdeki kayıtların açıklanmasını veya bunlardan örnek verilmesini talep eden kişinin 'ilgisini inanılır kılmasını' şart koşmuştur. Bu ifade, kişinin söz konusu kaydı öğrenmekte veya örneğini almakta hukuki bir yararının bulunduğunu makul delillerle göstermesi gerektiği anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum siciline erişim kurallarını düzenleyen TMK 44. maddesini incele.
Kanun koyucunun sicilin 'herkese' açık olduğunu ancak bu açıklığı bir şarta bağladığını gör.
Aleniyet ilkesinin sınırlarını belirlemek için temel kanun hükmüne ihtiyaç vardır.
2
Erişim için aranan 'ilgiyi inanılır kılma' şartını seçeneklerde ara.
Sadece bir seçeneğin bu yasal şartı tam ve doğru şekilde ifade ettiğini tespit et.
Diğer seçenekler ya mutlak gizlilik ya da sınırsız açıklık gibi hatalı hukuki yorumlar içermektedir.

Key Concept

Kişisel Durum Sicillerinde Aleniyet (Açıklık) İlkesi ve İlgiyi İnanılır Kılma Şartı
Estimated Time:45s
Question 14Question

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Kişisel Durum Sicili"ne ilişkin hükümleri uyarınca, bu sicillerin tutulmasından doğan hukuki sorumluluk ve kayıtların düzeltilmesi süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişisel durum sicilindeki kayıtların düzeltilmesi kural olarak mahkeme kararına bağlıdır ve bu davalarda yetkili mahkeme ilgilinin yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesidir.

Answer

Kişisel durum sicilindeki kayıtların düzeltilmesi kural olarak mahkeme kararına bağlıdır ve bu davalarda yetkili mahkeme ilgilinin yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 39. maddesi, mahkeme kararı olmadıkça sicil kayıtlarının düzeltilemeyeceğini emreder. 40. madde ise bu davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkemenin ise ilgilinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu belirterek doğru usulü tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Devletin sorumluluk rejimini belirle
TMK 38 uyarınca Devletin sorumluluğu kusursuzdur.
Vatandaşın zararının hızlıca giderilmesi için memurun kusurunun ispatı şart koşulmamıştır.
2
Rücu şartlarını değerlendir
Devlet, ödediği tazminatı kusuru bulunan memura rücu eder.
İç ilişkide memurun sorumluluğu kusur esasına dayanır.
3
Kayıtların düzeltilmesi usulünü kontrol et
TMK 39 ve 40 uyarınca düzeltme mahkeme kararıyla ve asliye hukuk mahkemesinde yapılır.
Sicil kayıtlarının güvenilirliği ve resmiliği yargısal denetimi zorunlu kılar.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinin Tutulmasında Devletin Sorumluluğu ve Kayıt Düzeltme Usulü

Practice More

Nüfus Hizmetleri Kanunu ile getirilen idari düzeltme istisnalarını (maddi hatalar gibi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 15Question

Tacir (R), yapacağı büyük ölçekli bir ticari yatırım öncesinde resmî makamlara sunmak üzere nüfus kayıt örneği talep etmiştir. Ancak kendisine verilen belgede, hakkında verilmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen medeni hâlinin ve fiil ehliyetinin sehven "kısıtlı" olarak kaydedildiğini öğrenir. Bu hatalı kayıt nedeniyle yatırım sözleşmesi iptal edilen ve ciddi bir mali kayba uğrayan (R), hem kaydın düzeltilmesini hem de uğradığı zararın giderilmesini istemektedir.

Kişisel durum siciline hâkim olan ilkeler ve bu sicilin tutulmasından doğan sorumluluk kuralları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sicilin tutulmasından kaynaklanan zararın tazmini için Devletin kusursuz sorumluluğu esastır ve tazminat davası kişisel durum sicilinin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Answer

Zararın tazmini için Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca, kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusursuz sorumluluk ilkesine göre Devletçe tazmin edilir. Ayrıca aynı kanun maddesi, bu tazminat ve rücu davalarının, kişisel durum sicilinin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılacağını açıkça hükme bağlamıştır. Dolayısıyla Devletin sorumluluğu için kusur ispatına gerek yoktur ve davada adli yargı görevlidir.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan sorumluluk rejimini belirle.
Türk Medeni Kanunu m. 40 uyarınca, sicilin tutulmasından doğan zararlar kusursuz sorumluluk ilkesine göre Devlet tarafından tazmin edilir.
Zarar gören tarafın, memurun kusurunu ispatlamadan doğrudan zararın giderilmesini isteyebilmesi için kanun koyucu Devlete kusursuz sorumluluk yüklemiştir.
2
Zararın tazmini için davanın kime karşı ve nerede açılacağını tespit et.
Dava doğrudan Devlete karşı açılır ve görevli mahkeme, sicilin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesidir.
Kişisel durum siciline ilişkin uyuşmazlıklarda genel yetkili ve görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir.
3
Sicilin aleniyet (açıklık) durumunu ve düzeltilme usulünü değerlendir.
Sicil herkese açık değildir (sınırlı aleniyet) ve maddi hatalar dışındaki kayıtların düzeltilmesi yine mahkeme kararıyla (asliye hukuk mahkemesinde) yapılır.
Tapu sicilindeki mutlak aleniyet ve iyiniyet koruması kişisel durum sicili için geçerli değildir.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinin Tutulmasından Doğan Sorumluluk ve Aleniyet
Question 16Question

Mimar olarak görev yapan (T), bir resmî işlem sırasında kişisel durum sicilinde (nüfus kütüğünde) sağ olmasına rağmen sehven ölü olarak kaydedildiğini ve bu hata yüzünden bankacılık işlemlerini gerçekleştiremediğini öğrenmiştir. Bu durumdan dolayı ciddi bir maddi zarara uğrayan (T), kaydın düzeltilmesi ve zararının tazmini için hukuki yollara başvuracaktır. Diğer yandan, (T)'nin ticari rakibi (V), aralarındaki ticari bir uyuşmazlık nedeniyle (T)'nin medeni hâlini ve soy bağını detaylıca araştırmak amacıyla nüfus müdürlüğüne bizzat giderek (T)'nin sicil kayıtlarını doğrudan inceleme talebinde bulunmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun kişisel durum siciline ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararları kusursuz sorumluluk esasına göre tazmin ettikten sonra, zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu eder.

Answer

Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararları kusursuz sorumluluk esasına göre tazmin ettikten sonra, zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu eder.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesine göre; kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusursuz da olsa Devletçe tazmin edilir. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Bu nedenle Devletin öncelikle zararı kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmesi ve ardından kusuru oranında işlemi yapan memura rücu etmesi gerektiği ifadesi hukuken tam olarak doğru ve eksiksizdir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki aleniyet iddiasının değerlendirilmesi
Kişisel durum sicilleri kamuya açık değildir (aleniyet ilkesi geçerli değildir). İlgilinin izni veya mahkeme kararı olmadan incelenemez.
Türk Medeni Kanunu m. 44 uyarınca kişisel durum sicillerinde gizlilik ilkesi esastır.
2
Devletin sorumluluğunun niteliğinin belirlenmesi
Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararları kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmin eder.
Türk Medeni Kanunu m. 38/1 gereği, zarar gören kişinin tazminat talep edebilmesi için memurun kusurunu ispatlamak zorunda olmaması yasal bir güvencedir.
3
Rücu ilişkisinin tespit edilmesi
Devlet, kusursuz sorumluluk ilkesi gereği zarar görene tazminatı ödedikten sonra, iç ilişkide zararın doğmasında kusuru olan memura rücu eder.
Kanun, mağdurun zararını derhâl karşılamayı hedeflerken, kusurlu personelin de kendi hatasının bedelini devlete geri ödemesini (rücu) emreder.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinde Devletin Kusursuz Sorumluluğu ve Gizlilik İlkesi
Question 17Question

Üniversite öğrencisi (B), yurt dışı eğitim bursu başvurusu için Nüfus Müdürlüğünden aldığı nüfus kayıt örneğinde, doğum tarihinin gün ve ay olarak doğru ancak yıl olarak yanlış yazıldığını fark etmiştir. Bu yanlışlık sebebiyle burs yaş sınırına takılan (B), başvurusunu yapamamış ve maddi zarara uğramıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, (B)'nin kayıtların düzeltilmesi ve uğradığı zararın tazmini talepleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sicilin yanlış tutulmasından doğan zararlar nedeniyle Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğinde olup, tazminat davasının asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekir.

Answer

Sicilin yanlış tutulmasından doğan zararlar nedeniyle Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk niteliğindedir ve tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Doğru ifade, Devletin kusursuz sorumluluğuna ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna işaret edendir. TMK Madde 40, 'Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusursuz sorumluluk kurallarına göre Devletçe tazmin edilir... Tazminat ve rücu davaları, kişisel durum sicilinin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır' hükmünü amirdir. Bu nedenle işlem idari nitelikte olsa da kanun koyucu adli yargıyı görevlendirmiş ve sorumluluğun türünü kusursuz sorumluluk olarak belirlemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kişisel durum sicillerinin tutulmasından kaynaklanan hukuki sorumluluğun türünü belirleme.
Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanır.
Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 40 fıkra 1 uyarınca, sicilin tutulmasından doğan zararlar kusursuz sorumluluk kurallarına göre Devletçe tazmin edilir.
2
Tazminat davasında görevli yargı yolunu ve mahkemeyi tespit etme.
Tazminat davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür.
TMK Madde 40 fıkra 3'te tazminat ve rücu davalarının sicilin tutulduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılacağı özel olarak belirtilmiştir.
3
Kayıtlardaki doğum tarihi hatasının nasıl düzeltileceğini değerlendirme.
Düzeltme ancak mahkeme kararı ile mümkündür.
TMK Madde 39'a göre, haklı sebeplerle mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinden Doğan Sorumluluk ve Düzeltme İşlemleri
Kişisel Durum Sicili Practice Questions — KPSS Hukuk | Examkin