Türk Medeni Kanunu’nun "İyiniyet" başlıklı 3. maddesi uyarınca, kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak bu kuralın uygulanması ve sınırları bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı esası, iyiniyet karinesinin kanuni bir sınırıdır.Answer
- Bİyiniyet, bir hakkın kullanılması veya bir borcun ifası sırasında dürüst, namuslu ve makul bir insan gibi davranmayı ifade eden objektif bir kuraldır.
- CKanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda, iyiniyetli olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını her türlü delille ispat etmesi şarttır.
- DHakkın kötüye kullanılması yasağı, subjektif iyiniyetin korunup korunmayacağının belirlenmesinde kullanılan tek ve en üst düzey ölçüttür.
- EBir kimsenin iyiniyetli sayılabilmesi için sadece içsel olarak kötüniyetli olmaması yeterli olup, bu kişinin dışsal bir özen gösterme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Answer
Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı esası, iyiniyet karinesinin kanuni bir sınırıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrası, iyiniyet karinesine önemli bir sınırlama getirir. Buna göre, bir kimse eğer durumun gereklerine göre göstermesi gereken özeni göstermemişse, bir engeli bilmediğini ileri sürerek iyiniyetin koruyucu etkisinden yararlanamaz. Bu durum, iyiniyetin sadece 'bilmemek' değil, 'bilmemenin kusura dayanmaması' gerektiğini vurgular.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Subjektif İyiniyet ve Özen Yükümlülüğü (TMK m. 3)
Estimated Time:1m 30s