Bir bakanlık biriminde görev yapan Devlet memuru, birim amiri tarafından kendisine verilen bir talimatın, mevcut bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine açıkça aykırı olduğunu tespit etmiştir. Memur, bu aykırılığı amirine bildirmiş ancak amir, söz konusu talimatın hizmetin gereği olduğunu belirterek talebini yazılı olarak yenilemiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Anayasa hükümleri uyarınca, bu hukuki süreç ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Memur emri yerine getirmekle yükümlü hale gelir ve bu durumda emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk tamamen emri veren amire ait olur.Answer
- BEmrin konusu suç teşkil etse dahi, amirin yazılı olarak ısrar etmesi durumunda memur bu emri yerine getirmeli ve hukuki sorumluluktan muaf tutulmalıdır.
- CMemur, emri mevzuata aykırı bulduğu sürece yazılı yenilemeye rağmen emri yerine getirmeyi reddetme ve durumu doğrudan bir üst amire bildirme hakkına sahiptir.
- DAmirin emri sözlü olarak ikinci kez teyit etmesi, memurun sorumluluktan kurtulması ve emrin hukuken icra edilebilir hale gelmesi için yeterli bir şekil şartıdır.
- EDevlet memurunun 'sadakat' ödevi, amirinden aldığı talimatların mevzuata uygunluğunu denetleme yetkisini ortadan kaldırdığından, memur emri itirazsız yerine getirmelidir.
Answer
Memurun, amirin yazılı ısrarı üzerine emri yerine getirmekle yükümlü olduğu ve sorumluluğun emri verene geçtiği ifade doğrudur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. maddesi ve Anayasa'nın 137. maddesi uyarınca; memur, amirinden aldığı emri mevzuata aykırı bulursa yerine getirmez ve durumu amirine bildirir. Ancak amir emrinde ısrar eder ve bu emri yazı ile yenilerse, memur emri yerine getirmekle yükümlüdür. Bu durumda sorumluluk tamamen emri verene aittir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Kanunsuz Emir ve Sorumluluğun Devri
Practice More
Konusu suç teşkil eden bir emrin yerine getirilmesi durumunda ceza hukukundaki 'kanun emri ve amirin talimatı' hükümlerini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s