sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; kıymetli evrakın sınıflandırılması ve devir usulleri dikkate alındığında, nama yazılı bir senedin devrinin "alacağın temliki" hükümlerine tabi olmasının borçlu açısından doğurduğu en temel hukuki sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
- Borçlu, senedi devredene karşı sahip olduğu kişisel defileri (savunmaları), senedi devralan yeni hamile karşı da ileri sürebilir.Answer
- BBorçlu, sadece senedin metninden anlaşılan mutlak defileri ileri sürebilir; devredene karşı olan kişisel defiler iyi niyetli yeni hamile karşı ileri sürülemez.
- CSenedin devri için ciro yapılması zorunlu bir şekil şartı olup, bu işlemin yapılmasıyla birlikte borçlunun tüm defi hakları sona erer.
- DBorçlu, senedin zilyetliğini elinde bulunduran ve senedi ibraz eden herkese iyiniyetle ödeme yaparak borcundan mutlak olarak kurtulur.
- EDevir işlemi sonucunda senet kendiliğinden emre yazılı hale dönüşür ve borçlunun defileri ileri sürme yetkisi kısıtlanır.
Answer
Borçlunun senedi devredene karşı sahip olduğu kişisel defileri yeni hamile karşı da ileri sürebilmesi
Nama yazılı kıymetli evrakın devri, kanunen alacağın temliki hükümlerine tabi kılınmıştır. Alacağın temliki müessesesinde borçlunun hukuki durumu ağırlaştırılamaz. Bu nedenle borçlu, senedi devreden önceki alacaklıya karşı hangi defilere (ödemezlik defi, takas vb.) sahipse, bu haklarını senedi devralan yeni kişiye karşı da aynen korur. Bu durum, nama yazılı senetlerin emre ve hamiline yazılı senetlere göre tedavül kabiliyetinin daha düşük, ancak borçlu güvenliğinin daha yüksek olmasının temel sebebidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Nama Yazılı Senetlerde Alacağın Temliki Rejimi ve Defilerin Korunması
Estimated Time:1m 30s