Bir il sınırları içerisinde yer alan stratejik bir barajın göl havzasında, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sayılı Su Ürünleri Kanunu çerçevesinde belirli koordinatlarda "ticari amaçlı su ürünleri avcılığı" için özel bir ruhsat verilmiş ve avlanma sahaları resmen belirlenmiştir. Ancak İl Valisi, bölgedeki artan sabotaj istihbaratını ve baraj gövdesinin stratejik güvenliğini gerekçe göstererek, sayılı İl İdaresi Kanunu’ndaki yetkisine dayanarak baraj gövdesine metre mesafedeki tüm sahalarda her türlü sivil faaliyeti ve balıkçılığı süresiz olarak yasaklamıştır.
Bu durumda, Valinin yasaklama kararı ile Bakanlığın verdiği avlanma ruhsatı arasındaki yetki yarışması ve çatışmasına ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Genel idari kolluk makamı olan valinin, kamu düzeninin (güvenlik) korunması amacıyla aldığı daha sınırlayıcı tedbirler, özel idari kolluk makamlarının verdiği teknik izinlerin kapsamını daraltabilir; zira genel kolluk, kamu düzeninin bütüncül ve en üst düzeyde korunmasından sorumludur.Answer
- BSu ürünleri avcılığına ilişkin yetki özel kanunla ( sayılı Kanun) Bakanlığa bırakıldığı için bu durum bir "münhasır yetki" alanıdır; Vali, "lex specialis" ilkesi gereği uzmanlık gerektiren bu alana müdahale edemez ve işlemi yetki tecavüzü teşkil eder.
- CBakanlık merkez teşkilatı, mülki idare amiri olan valinin hiyerarşik üstü konumunda olduğundan; valinin işlemi, üst makam olan Bakanlığın düzenleyici işlemine ve verdiği ruhsata aykırı olduğu ölçüde sakattır.
- DValinin bu kararı, bir suç işlenmesini önlemekten ziyade belirli bir alanı yasaklamaya yönelik olduğu için aslında adli kolluk yetkisi kapsamındadır ve savcılık talimatı veya hakim kararı olmaksızın mülki amir tarafından tesis edilemez.
- EBaraj gölü belediye sınırları içerisinde kalıyorsa, bu alandaki kolluk yetkisi "mahalli müşterek ihtiyaç" kapsamında sadece belediye zabıtasına aittir; merkezi idarenin (Vali veya Bakanlık) müdahalesi yerinden yönetim ilkesine aykırıdır.