Bir kamu görevlisinin, kamu yetkisini kullandığı sırada hizmetten ayrılabilen nitelikteki "kişisel kusuru" sonucunda bir vatandaşın zarara uğraması durumunda, 1982 Anayasası ve idare hukuku ilkeleri çerçevesinde rücu mekanizması ve yargı yolu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AZarar gören kişi, kamu görevlisinin fiili kişisel kusur teşkil ettiği için tazminat davasını doğrudan görevli aleyhine adli yargıda açmak zorundadır.
- Bİdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı kişisel kusuru bulunan ilgili kamu görevlisinden tahsil etmek (rücu etmek) hususunda mutlak bir takdir yetkisine sahiptir.
- Zarar gören, davasını idareye karşı idari yargıda açmalıdır; idare ise ödediği tazminat için ağır kusuru bulunan görevliye adli yargıda rücu etmekle yükümlüdür.Answer
- DKamu görevlisinin fiili 'kişisel kusur' olarak nitelendirildiğinde, idarenin hizmet kusuru sorumluluğu tamamen ortadan kalkar ve rücu mekanizmasına gerek kalmaz.
- Eİdarenin kamu görevlisine karşı açacağı rücu davası, idari yargı mercilerinde görülen bir tam yargı davası niteliğindedir.
Answer
Zarar görenin davasını idareye karşı idari yargıda açması ve idarenin ödediği bedeli kusurlu görevliye rücu etmesinin zorunlu olması doğru hukuksal süreçtir.
Doğru yanıt olan seçenek, Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasındaki 'tazminat davalarının idare aleyhine açılması' kuralı ile idarenin kusurlu memura rücu etme 'yükümlülüğünü' birlikte ve doğru yargı yollarıyla ifade etmektedir. Vatandaşın muhatabı idaredir (idari yargı), idarenin muhatabı ise kusurlu memurdur (adli yargı rücu davası).
Step-by-Step Solution
Key Concept
İdarenin İkame Sorumluluğu ve Rücu Zorunluluğu
Estimated Time:1m 30s