Question

Difficulty: MediumKişisel Durum Sicili

Mimar olarak görev yapan (T), bir resmî işlem sırasında kişisel durum sicilinde (nüfus kütüğünde) sağ olmasına rağmen sehven ölü olarak kaydedildiğini ve bu hata yüzünden bankacılık işlemlerini gerçekleştiremediğini öğrenmiştir. Bu durumdan dolayı ciddi bir maddi zarara uğrayan (T), kaydın düzeltilmesi ve zararının tazmini için hukuki yollara başvuracaktır. Diğer yandan, (T)'nin ticari rakibi (V), aralarındaki ticari bir uyuşmazlık nedeniyle (T)'nin medeni hâlini ve soy bağını detaylıca araştırmak amacıyla nüfus müdürlüğüne bizzat giderek (T)'nin sicil kayıtlarını doğrudan inceleme talebinde bulunmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun kişisel durum siciline ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    (V)'nin kayıtları inceleme talebi, tapu sicilinde uygulanan aleniyet (açıklık) ilkesinin kişisel durum sicili için de geçerli olması sebebiyle nüfus müdürlüğünce kabul edilmelidir.
  2. B
    (T)'nin yanlış kaydının düzeltilmesi amacıyla açacağı dava, idari bir işlemin iptali niteliği taşıdığından kural olarak idari yargıda görülmelidir.
  3. C
    Sicilin yanlış tutulması nedeniyle (T)'nin uğradığı maddi zararlardan Devletin sorumlu tutulabilmesi için, kayıt işlemini yapan memurun kusurlu olduğunun (T) tarafından ispatlanması şarttır.
  4. Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararları kusursuz sorumluluk esasına göre tazmin ettikten sonra, zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu eder.Answer
  5. E
    (T)'nin sağ olmasına rağmen sicilde ölü görünmesi bir ölüm karinesi sayıldığından, kaydın düzeltilebilmesi için öncelikle gaiplik kararının iptali davası açılması zorunludur.

Answer

Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararları kusursuz sorumluluk esasına göre tazmin ettikten sonra, zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye rücu eder.
Türk Medeni Kanunu'nun 38. maddesine göre; kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusursuz da olsa Devletçe tazmin edilir. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Bu nedenle Devletin öncelikle zararı kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmesi ve ardından kusuru oranında işlemi yapan memura rücu etmesi gerektiği ifadesi hukuken tam olarak doğru ve eksiksizdir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki aleniyet iddiasının değerlendirilmesi
Kişisel durum sicilleri kamuya açık değildir (aleniyet ilkesi geçerli değildir). İlgilinin izni veya mahkeme kararı olmadan incelenemez.
Türk Medeni Kanunu m. 44 uyarınca kişisel durum sicillerinde gizlilik ilkesi esastır.
2
Devletin sorumluluğunun niteliğinin belirlenmesi
Devlet, sicilin tutulmasından doğan zararları kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmin eder.
Türk Medeni Kanunu m. 38/1 gereği, zarar gören kişinin tazminat talep edebilmesi için memurun kusurunu ispatlamak zorunda olmaması yasal bir güvencedir.
3
Rücu ilişkisinin tespit edilmesi
Devlet, kusursuz sorumluluk ilkesi gereği zarar görene tazminatı ödedikten sonra, iç ilişkide zararın doğmasında kusuru olan memura rücu eder.
Kanun, mağdurun zararını derhâl karşılamayı hedeflerken, kusurlu personelin de kendi hatasının bedelini devlete geri ödemesini (rücu) emreder.

Key Concept

Kişisel Durum Sicilinde Devletin Kusursuz Sorumluluğu ve Gizlilik İlkesi
Rate this question