Question

Difficulty: Very hardKamu Hizmetlerinin Görülüş Usulleri: Yeni Yöntemler (Yap-İşlet-Devret, Yap-İşlet)

Türkiye'de kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülmesinde kullanılan 'Yap-İşlet-Devret' (3996 sayılı Kanun) ve 'Yap-İşlet' (4283 sayılı Kanun) modellerinin hukuki rejimi ile 1999 Anayasa değişikliği sonrası oluşan yargısal düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Yap-İşlet-Devret (YİD) modelinde tesis sürenin sonunda bedelsiz ve borçsuz olarak idareye devredilirken; Yap-İşlet (BO) modelinde tesisin mülkiyeti işletme süresi sonunda da özel hukuk kişisinde kalmaya devam eder.
  2. B
    Her iki model kapsamında imzalanan sözleşmeler, 1999 yılında yapılan Anayasa değişikliği ve ilgili kanun hükümleri uyarınca kural olarak 'özel hukuk sözleşmesi' niteliğindedir.
  3. Tahkim şartı öngörülmeyen Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda, konunun bir kamu hizmeti imtiyazına ilişkin olması nedeniyle Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevlidir.Answer
  4. D
    Sözleşme taslaklarının imzalanmadan önce Danıştay'ın görüşüne sunulması Anayasal bir zorunluluktur; ancak Danıştay'ın iki ay içinde bildireceği bu görüş istişari nitelikte olup idareyi bağlamaz.
  5. E
    Bu modeller kapsamında uyuşmazlıkların milletlerarası tahkim yoluyla çözülebilmesi için, sözleşmenin tarafı olan özel hukuk kişisinin yabancı olması şart olmayıp, uyuşmazlığın 'yabancılık unsuru' taşıması yeterlidir.

Answer

Yap-İşlet-Devret sözleşmeleri özel hukuk hükümlerine tabi olduğundan, tahkim şartı yoksa uyuşmazlıklar adli yargıda çözülür; Danıştay bu davalarda görevli değildir.
Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet modelleri, kanunlarındaki açık hükümler ve Anayasa'nın 47. maddesindeki düzenleme uyarınca 'özel hukuk sözleşmesi' niteliğindedir. İdari yargının (ve Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla) görevli olabilmesi için uyuşmazlığın bir 'idari sözleşmeden' doğması gerekir. Bu modellerde sözleşme özel hukuk hükümlerine tabi olduğu için, uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargıdır; Danıştay'ın bu alanda sadece taslakları inceleyerek görüş bildirme (idari) yetkisi kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Modellerin hukuki niteliğini belirle
3996 (YİD) ve 4283 (BO) sayılı kanunlar, bu usullerle yapılan sözleşmelerin 'özel hukuk hükümlerine' tabi olduğunu açıkça belirtir.
Yargı yolunun tespiti için öncelikle işlemin hukuki niteliğinin (idari sözleşme mi yoksa özel hukuk sözleşmesi mi) bilinmesi gerekir.
2
1999 Anayasa değişikliğinin etkisini analiz et
Anayasa m. 47 ve m. 125 ile kamu hizmetlerinin özel hukuk sözleşmeleriyle gördürülmesi ve tahkim usulü anayasal dayanağa kavuşmuştur.
Anayasa değişikliği öncesinde YİD projeleri 'idari sözleşme' sayılıyor ve uyuşmazlıklar Danıştay'da görülüyordu; yeni rejim bu durumu değiştirmiştir.
3
Görevli yargı yerini tespit et
Özel hukuk sözleşmesi niteliği kazanan YİD ve BO uyuşmazlıklarında, eğer tahkim şartı yoksa genel görevli yargı yeri adli yargı (asliye hukuk mahkemeleri) olmuştur.
İdari yargı sadece idari işlemler ve idari sözleşmelerden doğan davalara bakar. Özel hukuk sözleşmeleri idari yargı denetimi dışındadır.
4
Danıştay'ın güncel rolünü değerlendir
Danıştay'ın yargısal yetkisi bu modeller için sona ermiş olsa da, 'imtiyaz' niteliği devam ettiği için 'danışma/görüş bildirme' görevi (m. 155) devam etmektedir.
Danıştay'ın hem yargısal hem de idari görevleri vardır; yargısal görevin sona ermesi idari (istikşafi) görevin bittiği anlamına gelmez.

Key Concept

Yeni Yöntemlerde Yargı Yolu ve Hukuki Niteliğin Dönüşümü

Practice More

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri ile YİD sözleşmeleri arasındaki Danıştay denetimi farklarını (Bağlayıcı inceleme vs. İstişari görüş) tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question