ile arasında düzenlenen tarihli taşınır satış sözleşmesinde, satıcı 'nın mülkiyetindeki antika saati tarihinde teslim etmesi kararlaştırılmıştır. Belirlenen tarihte borç ifa edilmeyince alıcı , tarihinde 'ya bir ihtar göndererek borcun ifası için günlük ek süre tanımıştır. Bu süre mesai bitimi itibarıyla sona ermesine rağmen borcunu ifa etmemiştir. Alıcı , sessiz kaldığı bir aylık sürenin ardından tarihinde 'ya gönderdiği yeni bir bildirimle borcun ifasından vazgeçtiğini ve bu sebeple uğradığı müspet zararının tazminini talep ettiğini bildirmiştir.
Bu olayla ilgili olarak Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Ek sürenin sonunda seçimlik hakkın kullanımına ilişkin bildirim derhal yapılmadığı için alıcı, aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkını seçmiş sayılır; dolayısıyla yeni bir ek süre tanımadan doğrudan müspet zarar tazmini talep edemez.Answer
- BAlıcı usulüne uygun bir ek süre (meyil) verdiği için, bu sürenin bitiminden itibaren genel zamanaşımı süresi içinde dilediği zaman müspet zarar tazmini talebinde bulunabilir.
- CSözleşme konusu bir antika saat (parça borcu) olduğu için ek süre tanınmasına gerek yoktur; alıcı tarihinde temerrüt gerçekleştiği an doğrudan müspet zararını talep edebilir.
- DAlıcı, bir aylık sessizliği ile sözleşmeden zımnen dönmüş sayılacağı için artık müspet zararını değil, sadece sözleşmeden dönmeye bağlı menfi zararını isteyebilir.
- EMüspet zarar tazmini talep edilebilmesi için borçlunun temerrüde düşmekte ağır kusurlu olması şarttır; olayda satıcının kusur derecesi belirtilmediği için talep geçersizdir.
Answer
Ek sürenin sonunda seçimlik hakkın kullanımına ilişkin bildirim derhal yapılmadığı için alıcı, aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkını seçmiş sayılır.
Türk Borçlar Kanunu madde uyarınca, alacaklı tanınan ek sürenin bitiminde borcun ifa edilmemesi hâlinde, ifadan vazgeçip müspet zararını veya sözleşmeden dönüp menfi zararını talep edecekse bu seçimini 'hemen' (derhal) bildirmelidir. Olayda alıcı bir ay beklediği için 'hemen' bildirim şartını yerine getirmemiştir. Bu durumda kanun gereği alıcının 'borcun ifasını ve gecikme tazminatı isteme hakkını' (aynen ifayı) seçtiği kabul edilir. Alıcının bu aşamadan sonra müspet zarar tazmini isteyebilmesi için borçluya yeniden bir ek süre tanıması veya TBK 'teki ek süre tayini gerektirmeyen bir halin ortaya çıkması gerekir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Karşılıklı Borçlarda Temerrüt ve Seçimlik Hakların Kullanımında 'Derhal Bildirim' Şartı
Practice More
TBK 124'te sayılan 'ek süre tayini gerektirmeyen durumlar' ile TBK 125'teki 'seçimlik haklar' arasındaki ilişkiyi inceleyen kesin vade senaryolarına göz atınız.
Estimated Time:3m 0s