Eşi (E)'nin kendisine sürekli olarak fiziksel şiddet uyguladığını ve pek kötü davrandığını ispat eden (D), aile mahkemesinde sadece "ayrılık" talebiyle dava açmıştır. Yargılama sonucunda hâkim, davalı (E)'nin kusurlu eylemlerinin ağırlığını ve eşlerin yeniden bir araya gelerek ortak hayatı kurma ihtimallerinin kesinlikle kalmadığını göz önünde bulundurarak tarafların boşanmalarına karar vermiştir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mahkemenin vermiş olduğu bu karar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Dava yalnız ayrılık talebiyle açıldığı için hâkimin boşanmaya karar vermesi kanunen mümkün olmadığından, mahkemenin kararı hukuka aykırıdır.Answer
- BHâkim, ortak hayatın yeniden kurulması ihtimalini ortadan kaldıran ağır durumlarda, davacının talebiyle bağlı kalmaksızın resen boşanma kararı verebilir.
- CPek kötü muamele kanunda düzenlenen özel bir boşanma sebebi olduğundan, ispat edilmesi hâlinde talebe bakılmaksızın doğrudan boşanma kararı verilmesi zorunludur.
- DAyrılık kararı yalnızca genel boşanma sebeplerine dayalı davalarda verilebildiğinden, mahkemenin özel sebebe dayalı bu davada boşanma kararı vermesi isabetlidir.
- ESürekli fiziksel şiddet ve pek kötü muamele aslında evlilikte mutlak butlan sebebi oluşturduğundan, mahkemenin boşanma yerine butlan kararı vermesi gerekirdi.
Answer
Dava yalnız ayrılık talebine ilişkin olduğu için hâkimin boşanmaya karar veremeyeceğini ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, davanın yalnız ayrılığa ilişkin olması durumunda hâkimin boşanmaya karar veremeyeceğini belirten ifadedir. Türk Medeni Kanunu madde 170 çok açıktır: Boşanma davası açıldığında hâkim ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali görüyorsa ayrılığa hükmedebilir. Ancak dava sadece ayrılık talebiyle açılmışsa, boşanma sebebi ne kadar ağır olursa olsun veya tarafların barışma ihtimali hiç bulunmasa dahi hâkim talebi aşıp boşanma kararı veremez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Ayrılık Davasında Hâkimin Yetki Sınırı (Taleple Bağlılık)
Estimated Time:1m 0s