Temel Haklar ve Ödevler

151 questions

Question 21Question

Bir ilde artan güvenlik sorunlarını gerekçe gösteren Valilik, çıkardığı bir genelge ile "şüpheli görülen ancak kimlik ibraz etmeyen kişilerin 24 saat süreyle idari gözetim altında tutulmasına" karar vermiştir. Aynı genelgede, bu gözetim uygulamasına karşı yapılacak itirazların mahkemeler yerine, hızlı sonuç alınması amacıyla Valilik bünyesinde yeni kurulan "İdari İtiraz İnceleme Komisyonu" tarafından karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

1982 Anayasası'nın "Temel Haklar ve Ödevler" bölümünde yer alan güvenceler dikkate alındığında, bu genelgedeki düzenlemelerle ilgili aşağıdaki hukuki nitelendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdari gözetim yaptırımı, idarenin kişi hürriyetini kısıtlayıcı müeyyide uygulayamayacağı kuralını; itirazların mahkemeler yerine olaydan sonra kurulan idari bir komisyona bırakılması ise kanuni hâkim güvencesini ihlal etmektedir.

Answer

Doğru seçenek, uygulanan idari gözetimin idarenin hürriyeti kısıtlayıcı müeyyide uygulayamayacağı kuralına, itiraz komisyonunun kurulmasının ise kanuni hâkim güvencesine aykırı olduğunu belirten ifadedir.
1982 Anayasası'nın 38. maddesine göre, Silahlı Kuvvetlerin iç düzenine ilişkin kanuni istisnalar haricinde idare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Valiliğin 24 saatlik idari gözetim kararı bu kesin yasağın ihlalidir. Ayrıca Anayasa'nın 37. maddesinde düzenlenen kanuni hâkim güvencesi uyarınca, hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz ve yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. Olaydan sonra kurulan 'İdari İtiraz İnceleme Komisyonu'nun uyuşmazlıkları karara bağlamakla yetkilendirilmesi kanuni hâkim güvencesini zedelemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki 'idari gözetim' yaptırımını 1982 Anayasası'nın 38. maddesi kapsamında değerlendir.
Anayasa'nın 38. maddesine göre idare, kural olarak kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz (Sadece Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından kanunla istisna getirilebilir). Valilik genelgesiyle getirilen 24 saatlik gözetim kararı bu yasağı açıkça ihlal etmektedir.
İdarenin işlem tesis ederken Anayasa'nın emredici yasaklarına uygun davranıp davranmadığının tespiti için.
2
Olaydaki 'İdari İtiraz İnceleme Komisyonu'nun kurulmasını 1982 Anayasası'nın 37. maddesi kapsamında analiz et.
Anayasa'nın 37. maddesindeki 'Kanuni Hâkim Güvencesi' (Tabii Hâkim ilkesi), hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağını ve olağanüstü merciler kurulamayacağını emreder. Olaydan sonra yeni bir komisyon kurularak yargısal denetim yetkisinin bu komisyona devredilmesi bu güvenceyi açıkça ihlal eder.
Uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mercinin belirlenmesinin anayasal yargı güvencelerine uygunluğunu denetlemek için.
3
Seçenekleri analiz ederek her iki anayasal ihlali de doğru şekilde tespit eden ifadeyi belirle.
Valiliğin hem hürriyeti kısıtlayıcı müeyyide uyguladığını hem de kanuni mahkemeler yerine olağanüstü bir merci ihdas ettiğini saptayan seçenek doğru cevaptır.
Soru kökündeki çoklu hukuki sorunların tek bir seçenekte eksiksiz bir şekilde sentezlenmesini sağlamak için.

Key Concept

İdarenin Kişi Hürriyetini Kısıtlayıcı Müeyyide Uygulama Yasağı ve Kanuni Hâkim Güvencesi
Estimated Time:2m 0s
Question 22Question

1982 Anayasası’nın 15. maddesine göre; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Anayasa'nın aynı maddesinde, bu tür olağanüstü dönemlerde dahi dokunulması yasaklanan 'çekirdek haklar' (sert çekirdek haklar) ayrıca belirtilmiştir.

Buna göre, aşağıdaki hak ve hürriyetlerden hangisi, durumun gerektirdiği ölçüde durdurulabilecek (kısıtlanabilecek) haklar arasında yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Mülkiyet ve miras haklarının kullanılması

Answer

Mülkiyet ve miras haklarının kullanılması
Doğru cevap olan mülkiyet ve miras haklarının kullanılması, 1982 Anayasası'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan çekirdek haklar arasında yer almaz. Çekirdek haklar; yaşama hakkı (savaş hukuku istisnasıyla), maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamama, bunlardan dolayı suçlanamama, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ve masumiyet karinesidir. Mülkiyet hakkı bu koruma çemberinin dışında kaldığından, olağanüstü dönemlerde ölçülülük ilkesine uygun olarak durdurulabilir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki durdurma rejiminin şartlarını belirlemek
Savaş, seferberlik veya olağanüstü hal durumlarında; milletlerarası hukuk yükümlülüklerine uyarak ve ölçülülük ilkesi dahilinde haklar durdurulabilir.
Sorunun hukuki çerçevesini Madde 15'e göre çizmek gerekir.
2
Madde 15/2'de yer alan 'çekirdek hakları' listelemek
Yaşama hakkı (istisnasıyla), maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, din/vicdan/düşünce açıklama zorunluluğu yasağı, masumiyet karinesi ve suçların geçmişe yürümezliği.
Hangi hakların durdurulamayacağını belirleyerek durdurulabilecek olanı ayırt etmek.
3
Seçenekleri çekirdek hak listesiyle karşılaştırmak
Mülkiyet hakkı bu listede yer almadığı için olağanüstü hallerde durdurulabileceği sonucuna varılır.
Mülkiyet hakkı sosyal ve ekonomik haklar veya kişinin hakları kategorisinde olsa da çekirdek hak değildir.

Key Concept

Anayasa Madde 15 Çekirdek Haklar
Estimated Time:1m 0s
Question 23Question

Bir bölgedeki tarımsal üretimi artırmak ve yeterli arazisi bulunmayan çiftçileri desteklemek amacıyla yetkili idare tarafından bir tarım arazisi edindirme projesi başlatılmıştır. Ancak projeye başvuran bir çiftçinin talebi, o mali yıl için ayrılan bütçe ödeneklerinin yetersizliği gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Çiftçinin, anayasal güvence altındaki bir hakkının ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada idare mahkemesi; talep edilen hakkın niteliği gereği "isteme hakları" kategorisinde yer aldığını ve devletin bu alandaki görevlerini ancak "mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde" yerine getirebileceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

Buna göre, mahkeme kararında devletin bütçe imkânlarıyla sınırlandırıldığı belirtilen ve uyuşmazlığa konu olan anayasal hak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toprak mülkiyeti

Answer

Toprak mülkiyeti
Anayasa'nın Sosyal ve Ekonomik Haklar (isteme hakları) bölümünde yer alan 'Toprak Mülkiyeti' (Madde 44), devlete topraksız veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlama görevi yükler. Ancak Anayasa'nın 65. maddesi uyarınca devlet bu gibi sosyal ve ekonomik görevlerini 'mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde' yerine getirir. Olaydaki arazi talebi ve mahkemenin bütçe kısıtı gerekçesi, doğrudan pozitif statüde yer alan bu hakkın doğasıyla ilgilidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki talebin mahiyetini belirleme.
Çiftçinin devletten tarım arazisi talep ettiği tespit edilmiştir.
Uyuşmazlığın hangi anayasal hakla ilgili olduğunu saptamak için talebin içeriği anlaşılmalıdır.
2
Mahkeme kararındaki anayasal kriterleri analiz etme.
Hakkın "isteme hakları" (pozitif statü) içinde yer aldığı ve Anayasa'nın 65. maddesindeki "mali kaynakların yeterliliği" sınırına tabi olduğu görülmüştür.
Anayasal hakların sınıflandırmasında devletin edim yükümlülüklerinin sınırları belirlenmelidir.
3
Seçeneklerdeki hakları sınıflandırma ve olayla eşleştirme.
İsmi birbirine çok benzeyen "Mülkiyet hakkı"nın negatif statü, "Toprak mülkiyeti"nin ise pozitif statü (isteme) hakkı olduğu; devletten arazi verilmesi talebinin yalnızca Toprak Mülkiyeti hakkı kapsamına girdiği sonucuna varılır.
Çeldirici nitelikteki negatif haklar ile devletin aktif müdahalesini gerektiren pozitif haklar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmalıdır.

Key Concept

Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırlanması ve Pozitif-Negatif Statü Ayrımı
Question 24Question

1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlenen "Vatan Hizmeti" (Madde 72) ile "Vergi Ödevi" (Madde 73) hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu iki anayasal kurumun niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vatan hizmeti anayasal bir "hak ve ödev" olarak tanımlanmışken; vergi ödevi sadece bir "ödev" (yükümlülük) olarak düzenlenmiştir.

Answer

Vatan hizmetinin hem bir hak hem de bir ödev olarak nitelendirilmesi, vergi ödevinin ise sadece bir yükümlülük (ödev) olarak düzenlenmiş olmasıdır.
1982 Anayasası'nın 72. maddesi vatan hizmetini 'her Türkün hakkı ve ödevidir' şeklinde tanımlayarak ona çift taraflı bir hukuki nitelik kazandırmıştır. Buna karşılık 73. madde vergi için sadece 'ödemekle yükümlüdür' ifadesini kullanarak onu salt bir siyasi ödev (yükümlülük) olarak kurgulamıştır. Bu nüans, KPSS sınavlarında sıkça sorulan bir temel hukuk bilgisidir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 72. maddesinin lafzını incele.
Madde 72: "Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir."
Vatan hizmetinin hukuki niteliğini (hak+ödev) tespit etmek.
2
Anayasa'nın 73. maddesinin lafzını incele.
Madde 73: "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüyle orantılı olarak vergi ödemekle yükümlüdür."
Vergi ödevinin muhatabını (herkes) ve niteliğini (sadece yükümlülük) belirlemek.
3
Bulguları karşılaştırarak doğru ifadeyi seç.
Vatan hizmeti öznesi Türk vatandaşları olup çift niteliklidir; vergi ödevi öznesi herkes olup sadece yükümlülük niteliğindedir.
Anayasal terminoloji arasındaki temel farkı ortaya koymak.

Key Concept

Siyasi Hak ve Ödevlerin Hukuki Niteliği ve Özne Kapsamı

Practice More

Vergi ödevinin 'kanunilik' ilkesi ile Cumhurbaşkanının bu alandaki sınırlı yetkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 25Question

1982 Anayasası'nda yer alan güvenceler kapsamında, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması rejimi özel olarak düzenlenmiştir. Anayasa'nın ilgili 15. maddesi çerçevesinde şekillenen ve idarenin keyfi eylemlerini önlemeyi amaçlayan bu istisnai rejimin uygulanması belirli maddi ve şekli şartlara bağlanmıştır.

Söz konusu anayasal kurallar dikkate alındığında, durdurma rejiminin hukuki sınırları hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Savaş, seferberlik veya olağanüstü hal ilan edilen dönemlerde; uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi koşuluyla, çekirdek alanda yer almayan mülkiyet veya seyahat hürriyeti gibi hakların özüne dokunacak nitelikte idari tedbirler alınması hukuken mümkündür.

Answer

Olağanüstü hal, seferberlik veya savaş durumlarında, uluslararası hukuka uygun olmak şartıyla çekirdek haklar dışında kalan temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulabilecek tedbirlerin alınmasının anayasal olarak mümkün olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Anayasa'nın olağanüstü hallerde temel hakların durdurulmasını düzenleyen kurallarına göre; savaş, seferberlik ve olağanüstü hal durumlarında, uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklere aykırı olmamak ve durumun gerektirdiği ölçüde olmak şartıyla temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Bu dönemlerde, olağan dönem sınırlama rejiminden farklı olarak, 'çekirdek haklar' dışındaki hakların (örneğin mülkiyet, seyahat, haberleşme) özüne dokunulması hukuken mümkündür. Çekirdek haklara ise hiçbir surette dokunulamaz.

Step-by-Step Solution

1
Soru metnindeki durdurma rejimi kavramının anayasal sınırlarını tespit etme.
Anayasa'nın 15. maddesinde düzenlenen, savaş, seferberlik ve olağanüstü hal dönemlerindeki hakların durdurulması rejiminin maddi sınırları incelenmelidir.
Olağan dönem sınırlama rejimi ile olağanüstü dönem durdurma rejiminin şartları ve öze dokunma yasağı bakımından birbirinden tamamen farklı olmasıdır.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin, durdurma rejiminin şartları (uluslararası hukuk, ölçülülük, çekirdek haklar) ile uyumunu değerlendirme.
Çekirdek alan dışında kalan hakların (mülkiyet, seyahat vb.) özüne olağanüstü hallerde dokunulabileceği, bunun uluslararası hukuka ve durumun gerektirdiği ölçüye uygun olması gerektiği saptanmıştır.
Öze dokunma yasağı sadece olağan dönemler için geçerli olup, olağanüstü hallerde uluslararası hukuka aykırı olmamak kaydıyla çekirdek haklar haricinde bu yasağın aşılabileceği Anayasal bir kuraldır.

Key Concept

Olağanüstü Hallerde Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması ve Çekirdek Haklar
Question 26Question

Bir anayasa hukuku seminerinde, temel hak ve hürriyetlerin korunması ve kısıtlanması rejimleri karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Bu kapsamda yürürlükteki Anayasa'nın 15. maddesinde düzenlenen "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kurumu masaya yatırılmıştır.

Buna göre, durdurma rejiminin anayasal sınırları ve uygulanma şartları hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Durdurma rejiminin işletilebilmesi için anayasada öngörülen savaş, seferberlik veya olağanüstü hal durumlarından birinin gerçekleşmesi gerekmekte olup; uygulanacak tedbirlerin milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi esastır.

Answer

Durdurma rejiminin işletilebilmesi için anayasada öngörülen savaş, seferberlik veya olağanüstü hal durumlarından birinin gerçekleşmesi gerekmekte olup; uygulanacak tedbirlerin milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi esastır.
Doğru olan ifadede, Anayasa'nın 15. maddesindeki hakların durdurulması rejiminin kurucu unsurları eksiksiz verilmiştir. Anayasa'ya göre hakların kısmen veya tamamen durdurulabilmesi için savaş, seferberlik veya olağanüstü hal (OHAL) durumlarından birinin varlığı ön koşuldur. Ayrıca bu olağanüstü dönemlerde dahi devletin alacağı durdurma tedbirlerinin milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi kesin bir anayasal emirdir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki (Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması) ön koşulları belirle.
Durdurma rejimi için üç anayasal sebep vardır: Savaş, seferberlik, olağanüstü hal (OHAL).
Bu durumlar dışında hakların kullanımı durdurulamaz, ancak 13. madde kapsamında sınırlanabilir.
2
Durdurma rejimindeki anayasal sınırları ve şartları tespit et.
Alınan tedbirler ölçülülük ilkesine uymalı, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemeli ve 15. maddenin ikinci fıkrasında sayılan 'çekirdek haklara' dokunmamalıdır.
Durdurma rejimi sınırsız bir keyfilik alanı yaratmaz; uluslararası hukuk ve çekirdek haklar kesin güvencedir.
3
Seçeneklerde yer alan hakları, çekirdek haklar (dokunulamaz alan) listesiyle karşılaştır.
Yaşam hakkı, masumiyet karinesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, din ve vicdan kanaatlerini açıklamaya zorlanamama çekirdek haklardır. Mülkiyet, seyahat, ifade (düşünceyi yayma) hürriyeti çekirdek hak değildir.
Çekirdek hak ihlali içeren veya durdurma rejimini olağan dönem (Madde 13) sınırlarıyla (demokratik toplum düzeni, kanunilik vb.) karıştıran seçenekleri elemek gerekir.

Key Concept

Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması şartları ve sınırları (Madde 15)
Question 27Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" ile bu hakların kullanımına ilişkin yasal güvenceler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bireylerin idareyi denetlemesini ve bilgi almasını sağlayan bu haklar, nitelikleri gereği devletten bir edim talep etmeyi içerdiğinden Anayasa'nın "sosyal ve ekonomik haklar (pozitif statü hakları)" bölümünde düzenlenmiştir.

Answer

Söz konusu hakların nitelikleri gereği Anayasa'nın sosyal ve ekonomik haklar (pozitif statü hakları) bölümünde düzenlendiğini belirten ifade yanlıştır.
Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı; her ne kadar bireylere devletten bilgi veya inceleme talep etme imkânı verse de, Anayasa'nın 1982 sistematiğinde 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (aktif statü hakları / katılma hakları) bölümünde yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu hakların 'sosyal ve ekonomik haklar' (pozitif statü hakları) bölümünde düzenlendiğini iddia eden ifade kesinlikle yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki ifadelerin Anayasa'nın ilgili maddesi ve yasal düzenlemelerle karşılaştırılması
Hakların anayasal sınıflandırması, yabancıların başvuru şartları ve yasal başvuru süreleri analiz edildi.
Yanlış olan ifadenin kesin olarak teşhis edilmesi için her bir öncülün mevzuattaki karşılığının doğrulanması gerekir.
2
Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkının Anayasa'daki sistematik yerinin tespiti
Bu hakların 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (aktif statü hakları) başlığı altında yer aldığı belirlendi.
Kişilerin devletten bir edim talep etmesi yanılgısı üzerinden bu hakların sosyal hak zannedilmesi sık düşülen bir hatadır.

Key Concept

Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvuru Haklarının Anayasal Tasnifi ve Şartları
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question

Bir bireyin 20242024 yılında gerçekleştirdiği bir eylem, o tarihteki mevzuata göre herhangi bir suç tanımına girmemektedir. 20252025 yılında yürürlüğe giren yeni bir yasal düzenleme ile bu eylem suç haline getirilmiş ve ilgili kişi hakkında 20262026 yılında cezai işlem başlatılmıştır. Mahkemenin, eylemin yapıldığı tarihte suç olmayan bu fiil nedeniyle mahkûmiyet kararı vermesi, 19821982 Anayasası'nın suç ve cezalara ilişkin hangi temel güvencesini doğrudan ihlal eder?

Show answer & explanation

Answer: Suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümemesi ilkesi

Answer

Suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümemesi ilkesi
Suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümemesi ilkesi, bir fiilin ancak işlendiği sırada yürürlükte olan kanunlarca suç sayılması durumunda cezalandırılabileceğini öngörür. 19821982 Anayasası'nın 3838. maddesinde düzenlenen bu ilke gereği, bir eylemi sonradan suç haline getiren veya cezasını ağırlaştıran kanunlar geçmişe yürütülemez. Senaryoda 20242024 yılında suç olmayan bir fiilin 20252025'teki düzenlemeyle cezalandırılması bu anayasal korumaya doğrudan aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Eylemin gerçekleştirildiği tarihteki hukuki durumun saptanması
20242024 yılında söz konusu fiil suç değildir.
Anayasal güvencelerin uygulanabilmesi için fiil tarihindeki mevzuatın belirlenmesi gerekir.
2
19821982 Anayasası'nın 3838. maddesindeki zaman bakımından uygulama kuralının hatırlanması
Anayasa, 'fiilin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun'un esas alınmasını zorunlu kılar.
Cezai işlemlerde geriye yürüme yasağının anayasal dayanağını bulmak.
3
Sonradan çıkan aleyhte kanunun uygulanmasının hukuki sonucunun değerlendirilmesi
Aleyhe olan ve eylemi sonradan suç haline getiren kanun geçmişe yürütülemez.
Kişi hürriyeti ve güvenliği için temel bir hukuk devleti ilkesi olan kanunilik ilkesinin ihlalini teyit etmek.

Key Concept

Suçta ve Cezada Kanunilik (Nullum crimen, nulla poena sine lege)
Estimated Time:1m 15s
Question 29Question

Bir siyasi partinin tüzük ve programının; devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı hükümler içermesi durumunda yürütülecek yargısal denetim süreciyle ilgili 19821982 Anayasası'na göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından Anayasa Mahkemesinde açılır.

Answer

Siyasi partilerin kapatılması davası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından Anayasa Mahkemesinde açılır.
Siyasi partilerin kapatılması davası, yargısal bir süreçtir ve 19821982 Anayasası'nın 6969. maddesine göre bu davayı açma yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na, davayı karara bağlama yetkisi ise Anayasa Mahkemesi'ne verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dava konusunu ve ilgili organı belirleme
Dava konusu bir siyasi partinin tüzük ve programının Anayasa'ya aykırılığıdır. Karar organı Anayasa Mahkemesidir.
19821982 Anayasası Madde 6969 uyarınca siyasi partilerin kapatılmasına Anayasa Mahkemesi karar verir.
2
Davayı açacak makamı tespit etme
Davacı makam Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'dır.
Anayasa'nın 6969. maddesinin dördüncü fıkrası, davayı açma yetkisini doğrudan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na vermiştir.
3
Tüzük ve eylem denetimi arasındaki farkı değerlendirme
Tüzük ve program aykırılığında 'odak olma' şartı aranmaz; metin içeriği yeterlidir.
Odak olma kriteri (69/669/6), partinin 'eylemleri' nedeniyle kapatılabilmesi için getirilen ek bir güvencedir.

Key Concept

Siyasi Parti Kapatma Davasında Görevli ve Yetkili Makamlar
Question 30Question

19821982 Anayasası'nda yer alan temel hak ve hürriyetler; bireyin devlet tarafından dokunulmayacak özel alanını belirleyen "negatif statü hakları", devletten olumlu bir hizmet talep edebildiği "pozitif statü hakları" ve devlet yönetimine katılımını sağlayan "aktif statü hakları" olarak üçlü bir sınıflandırmaya tabi tutulmuştur.

Bu sistematik ayrım dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" (Pozitif Statü Hakları) bölümünde düzenlenen haklardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Haberleşme hürriyeti

Answer

Haberleşme hürriyeti
Haberleşme hürriyeti, 19821982 Anayasası'nın 2222. maddesinde "Kişi Hakları ve Ödevleri" (Negatif Statü Hakları) başlığı altında düzenlenmiştir. Bu haklar, bireyi devlete karşı koruyan ve devletin dokunmaması gereken özel alanları temsil eder. Pozitif statü hakları ise bireyin devletten olumlu bir hizmet (eğitim, sağlık, sosyal güvenlik vb.) talep edebildiği haklardır.

Step-by-Step Solution

1
Hak sınıflandırmasını analiz etme
Anayasa'daki haklar; Kişi Hakları (Negatif), Sosyal Haklar (Pozitif) ve Siyasi Haklar (Aktif) olarak ayrılır.
Soruda pozitif statü hakkı olmayan seçeneği bulmak için bu ayrım temeldir.
2
Seçeneklerdeki hakların anayasal yerini tespit etme
Dinlenme, sosyal güvenlik, sanatın korunması ve tarımın korunması 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümündedir. Haberleşme hürriyeti ise 'Kişi Hakları' bölümündedir.
Haberleşme hürriyeti 2222. maddede, diğerleri ise 456445-64. maddeler arasındadır.
3
Doğru seçeneği belirleme
Haberleşme hürriyeti bir koruyucu (negatif) haktır.
Devletin müdahale etmemesini gerektiren haklar negatif statü haklarıdır.

Key Concept

Temel Hakların Sınıflandırılması (Jellinek Teorisi)
Estimated Time:50s
Question 31Question

1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, 2010 yılı Anayasa değişikliği ile hukuk sistemimize giren "Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru" (anayasa şikâyeti) yoluyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ihlale neden olduğu ileri sürülen nihai karar veya işlemin tebliğinden ya da öğrenilmesinden itibaren 3030 gün içinde yapılmalıdır.

Answer

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, nihai kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu, ikincil nitelikte bir kanun yolu olup başvurunun kabul edilebilmesi için tüm olağan kanun yollarının tüketilmesi ve nihai kararın tebliğinden itibaren 3030 günlük yasal süre içinde yapılması zorunludur. Doğru ifade, başvurunun tebliğ veya öğrenmeden itibaren bu süre içinde yapılması gerektiğini belirten ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Başvuru süresinin belirlenmesi
30 gün
6216 sayılı Kanun'un 47. maddesi uyarınca hak düşürücü süre tebliğden itibaren 30 gündür.
2
Başvuru ehliyetinin kontrol edilmesi
Kamu tüzel kişileri başvuramaz
Bireysel başvuru sadece gerçek kişiler ve sınırlı olarak özel hukuk tüzel kişileri (dernekler, vakıflar vb.) için geçerlidir.
3
Konu bakımından yetkinin değerlendirilmesi
Ortak koruma alanı
İhlal edildiği iddia edilen hakkın hem Anayasa hem de AİHS kapsamında yer alması gerekir.
4
Kanun yollarının tüketilip tüketilmediğinin incelenmesi
Tüm yollar tüketilmelidir
Bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereği tüm idari ve yargısal yollar sonlandırılmalıdır.

Key Concept

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartları
Estimated Time:1m 30s
Question 32Question

1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenen kamu hizmetine girme, mal bildirimi, vatan hizmeti ve vergi ödevine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal metinle doğrudan çelişmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Vatan hizmeti, her Türk için hem bir hak hem de bir ödevdir; ancak bu hizmetin mutlaka Silahlı Kuvvetler bünyesinde ifa edilmesi anayasal bir zorunluluktur.

Answer

Vatan hizmetinin sadece Silahlı Kuvvetler bünyesinde ifa edilmesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu savunan ifade yanlıştır; çünkü Anayasa, bu hizmetin kamu kesiminde de yerine getirilebileceğini açıkça öngörmüştür.
Vatan hizmetine ilişkin anayasal düzenleme olan 7272. madde uyarınca, bu hizmetin mutlaka Silahlı Kuvvetler bünyesinde (askeri olarak) yapılması bir zorunluluk değildir. Madde metni, kanun koyucuya bu hizmetin kamu kesiminde (sivil hizmet olarak) yerine getirilmesi konusunda düzenleme yapma yetkisi vermiştir. Bu nedenle, hizmetin münhasıran askeri birliklerde yapılmasını anayasal bir zorunluluk olarak niteleyen ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 7272. maddesindeki "Vatan Hizmeti" tanımını inceleyiniz.
Vatan hizmeti, her Türk için hem bir hak hem de bir ödev olarak tanımlanmıştır.
Bu hak ve ödevin öznesinin Türk vatandaşları olduğu ve niteliğinin karma olduğu belirlenmelidir.
2
Hizmetin nerede ifa edileceğine dair anayasal hükmü analiz ediniz.
Anayasa, bu hizmetin "Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde" yerine getirilebileceğini belirtir.
Hizmetin sadece askeri birliklerde yapılmasının zorunlu olmadığı, kanunla sivil kamu hizmeti seçeneğinin de getirilebileceği anlaşılmalıdır.
3
Diğer seçeneklerdeki özneleri (Vatandaş/Herkes) ve yasal dayanakları kontrol ediniz.
Vergi ödevinin "Herkes" için (Madde 7373), kamu hizmetinin "Her Türk" için (Madde 7070) olduğu doğrulanmıştır.
Seçenekler arasındaki kavramsal tutarlılık teyit edilerek çelişki kesinleştirilmelidir.

Key Concept

Vatan Hizmetinin İfa Biçimi ve Anayasal Çerçeve
Estimated Time:1m 30s
Question 33Question

1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, Anayasa Mahkemesine "bireysel başvuru" yolu ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bireysel başvuru sonucunda bir hak ihlalinin doğrudan bir kanun hükmünden kaynaklandığının tespit edilmesi durumunda, Anayasa Mahkemesi ilgili kanun hükmünün iptaline karar verir.

Answer

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru incelemesinde kanun hükümlerini iptal edemez; ihlali tespit edip giderilmesine yönelik karar verir.
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemesi sonucunda bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verebilir, ancak bu ihlal bir kanun hükmünden kaynaklansa dahi söz konusu kanun hükmünü bireysel başvuru dosyasında doğrudan iptal etme yetkisine sahip değildir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyayı ilgili mahkemeye gönderir veya tazminata hükmeder. Kanunların iptali sadece norm denetimi (iptal davası veya itiraz yolu) ile mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Bireysel başvurunun hukuki niteliğini belirle.
Bireysel başvuru ikincil nitelikte bir hak arama yoludur, bir norm denetimi yolu değildir.
Anayasa Mahkemesi'nin yetkileri, başvurunun türüne göre (norm denetimi vs. bireysel başvuru) farklılık gösterir.
2
Mahkemenin bireysel başvuru sonucunda verebileceği kararları analiz et.
Mahkeme hak ihlali olup olmadığını tespit eder, ihlal varsa giderilmesi için yeniden yargılama veya tazminata hükmedebilir.
Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu madde 50 uyarınca mahkeme, yerindelik denetimi yapamaz ve idari işlem niteliğinde karar veremez.
3
İhlalin kanun hükmünden kaynaklanması durumundaki prosedürü kontrol et.
İhlal kanundan kaynaklanıyorsa AYM bunu tespit eder ancak kanunu iptal edemez; iptal yetkisi sadece soyut veya somut norm denetimi yollarında mevcuttur.
Normların iptali yetkisi, anayasal bir yargılama rejimi olan norm denetimine özgüdür ve bireysel başvuru kapsamı dışındadır.

Key Concept

Bireysel Başvuru ile Norm Denetimi Arasındaki Fark
Estimated Time:1m 30s
Question 34Question

1982 Anayasası’nın 15. maddesinde düzenlenen "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" rejimi ve bu kapsamda dokunulamayacak "çekirdek haklar" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa metnine göre, yaşama hakkına yönelik korumanın istisnası olan "savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler", çekirdek alanda yer alan maddi bütünlük hakkı için bir istisna teşkil etmez.

Answer

Anayasa'nın 15. maddesinde yer alan savaş hukukuna uygun fiiller neticesinde meydana gelen ölümler istisnası sadece yaşama hakkı ile ilgilidir ve maddi bütünlük hakkı için bir istisna öngörülmemiştir.
1982 Anayasası'nın 15. maddesi, temel hakların durdurulması rejiminde 'çekirdek alan' olarak adlandırılan ve hiçbir şartta dokunulamayacak hakları saymıştır. Maddede yaşama hakkı ve maddi/manevi bütünlük bir arada zikredilse de, 'savaş hukukuna uygun fiiller neticesinde meydana gelen ölümler' ibaresi sadece yaşama hakkı için bir istisna oluşturur. Maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulmazlığı ise mutlak bırakılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa Madde 15'in ikinci fıkrasındaki metni analiz edin.
Metin: "kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; ancak savaş hukukuna uygun fiiller neticesinde meydana gelen ölümler müstesnadır."
Çekirdek hakların kapsamını ve istisnaların hangi haklara bağlandığını belirlemek için gereklidir.
2
İstisna cümlesinin (ancak... müstesnadır) hangi kavrama işaret ettiğini belirleyin.
İstisna doğrudan 'ölüm' vakasına yöneliktir, bu da yaşama hakkının ihlali anlamına gelir.
Maddi ve manevi bütünlük (işkence yasağı vb.) ile yaşama hakkı arasındaki ayrımı yapmak gerekir.
3
Diğer çekirdek hakları ve durdurma kriterlerini gözden geçirin.
Ölçülülük (durumun gerektirdiği ölçüde) ve milletlerarası hukuk kriterlerinin metinde yer aldığı, düşünceyi açıklama değil 'açıklamaya zorlanamama'nın çekirdek hak olduğu görülür.
Çeldiricileri elemek için metnin lafzi yorumu şarttır.

Key Concept

Temel Hakların Durdurulması Rejiminde Çekirdek Alan ve İstisnaların Sınırı

Practice More

Anayasa'nın 13. maddesindeki 'sınırlama' kriterleri ile 15. maddesindeki 'durdurma' kriterlerini (özellikle ölçülülük ve milletlerarası hukuk vurgusu açısından) karşılaştırmalı olarak çalışınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 35Question

19821982 Anayasası'nın 1313. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejiminin hukuksal çerçevesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları dikkate alındığında, sınırlama kriterlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: "Hakkın özüne dokunmama" kriteri, temel hakların olağan dönemlerde hiçbir şekilde sınırlanamayacağını; ancak savaş ve seferberlik gibi olağanüstü durumlarda hakkın çekirdek kısmına müdahale edilebileceğini ifade eden mutlak bir yasaktır.

Answer

Hakkın özüne dokunmama kriterinin yanlış tanımlandığı ifade hatalıdır.
Doğru yanıt olan ifade yanlıştır çünkü "hakkın özüne dokunmama" yasağı, bir hakkın sınırlandırılmasını tamamen yasaklayan bir kural değildir; aksine, sınırlama yapılırken o hakkın özünün korunması gerektiğini, sınırlamanın hakkı kullanılamaz hale getirmemesi gerektiğini ifade eder. Ayrıca bu kriter sadece olağan dönemler için değil, anayasal bir güvence olarak temel bir sınır teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Madde 1313 kriterlerini hatırla.
Temel hak sınırlama şartları: Kanunilik, Özel Sebepler, Anayasanın Sözü ve Ruhu, Demokratik Toplum Düzeni, Laik Cumhuriyet, Ölçülülük ve Hakkın Özü.
Sınırlamanın anayasal geçerliliği bu kümülatif şartların tamamının sağlanmasına bağlıdır.
2
"Hakkın özüne dokunma" kavramını analiz et.
Öz, hakkın kullanılmasını mümkün kılan, dokunulduğunda hakkı anlamsızlaştıran çekirdek alandır.
Bu kavram sınırlamanın 'miktarını' ve 'sınırını' belirler; sınırlamayı tamamen yasaklamaz.
3
Yanlış seçeneği tespit et.
Hakkın özüne dokunmama kriterini 'sınırlama yasağı' olarak tanımlayan ve olağanüstü hal durdurma rejimiyle yanlış ilişkilendiren ifade hatalıdır.
Kriter sınırlama miktarının sınırıdır, sınırlamanın kendisini engellemez.

Key Concept

Madde 13 Sınırlama Rejimi ve Hakkın Özü Güvencesi
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

1982 Anayasası’nın “Siyasi Haklar ve Ödevler” bölümünde yer alan; kamu hizmetine girme, mal bildirimi, vatan hizmeti ve vergi ödevi düzenlemeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisna ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde, kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.

Answer

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisna, indirim ve oranlarında kanunun belirlediği sınırlar dahilinde Cumhurbaşkanı değişiklik yapmaya yetkili kılınabilir.
Doğru seçenek, Anayasa'nın 73. maddesinin son fıkrasında yer alan ve vergi oranları ile muafiyetler konusunda kanun koyucunun yürütmeye (Cumhurbaşkanına) yetki devredebileceğini belirten teknik düzenlemeyi tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi hak ve ödevlerin anayasal dayanaklarını belirle.
Kamu hizmetine girme (m.70), Mal bildirimi (m.71), Vatan hizmeti (m.72) ve Vergi ödevi (m.73) maddeleri analiz edilmelidir.
Soru bu dört madde üzerindeki teknik ayrıntıları test etmektedir.
2
Vergi ödevindeki yetki devri istisnasını kontrol et.
Anayasa m.73/4 hükmüne göre Cumhurbaşkanına kanuni sınırlar içinde oranlarda değişiklik yapma yetkisi verilebileceği görülür.
Bu hüküm, verginin kanuniliği ilkesinin anayasal bir istisnasıdır.
3
Diğer seçeneklerdeki anayasal sınırlamaları doğrula.
Vatan hizmetinin hem hak hem ödev olduğu, mal bildiriminde yasamanın istisna edilemeyeceği ve kamu hizmetine girişte 'Her Türk' ibaresinin esas olduğu tespit edilir.
Hatalı seçenekleri ayıklamak için maddelerin tam metin bilgisi gereklidir.

Key Concept

1982 Anayasası'nda Verginin Kanuniliği ve Yetki Devri İstisnası

Practice More

Verginin kanuniliği ilkesi ile verginin mali güç ilkesini karşılaştıran soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 37Question

Anayasal bir hakka yönelik getirilen sınırlamanın geçerlilik şartları 19821982 Anayasası'nın 1313. maddesi kapsamında kümülatif bir liste şeklinde sunulmuştur. Bu doğrultuda, aşağıdakilerden hangisi temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasında gözetilmesi gereken ve ilgili maddede açıkça zikredilen anayasal ölçütlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sınırlamanın sosyal devlet ilkesinin gereklerine aykırı olmaması

Answer

Sosyal devlet ilkesinin gereklerine aykırı olmama şartı, Anayasa'nın 1313. maddesinde sınırlama rejiminin bir parçası olarak açıkça sayılmamıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, sosyal devlet ilkesinin gereklerini bir sınırlama ölçütü olarak sunmaktadır. Ancak 19821982 Anayasası'nın 1313. maddesinde demokratik toplum düzeni ve laik Cumhuriyetin gerekleri açıkça belirtilmesine rağmen, sosyal devlet ilkesine bu bağlamda yer verilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
19821982 Anayasası'nın 1313. maddesindeki kümülatif sınırlama kriterlerini hatırla.
Kanun, özel sebepler, anayasanın sözü ve ruhu, hakkın özü, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyet ve ölçülülük.
Geçerli bir sınırlama için bu şartların tamamı aynı anda sağlanmalıdır.
2
Seçeneklerde verilen 'Sosyal Devlet' ve 'Laik Cumhuriyet' kavramlarını karşılaştır.
Anayasa metni açıkça 'laik Cumhuriyet' ifadesine yer verirken 'sosyal devlet' ifadesini bu maddede zikretmez.
Anayasa'nın 22. maddesindeki temel ilkelerin hepsi 1313. maddeye bir sınırlama kriteri olarak aktarılmamıştır.

Key Concept

Temel Hakların Sınırlanması Ölçütleri (Kümülatif Şartlar)
Estimated Time:1m 30s
Question 38Question

1982 Anayasası'nın 13. maddesinde düzenlenen 'Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması' rejimine göre, bir temel hak ve hürriyetin sınırlandırılabilmesi için aşağıdakilerden hangisi bu maddede belirtilen zorunlu ölçütlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi

Answer

Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi kriteri Madde 13 kapsamında değil, Madde 15 kapsamında yer alır.
Doğru cevap olan ifade, Anayasa'nın 15. maddesinde düzenlenen 'Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması' rejimine ait bir kriterdir. Madde 13'te düzenlenen sınırlama rejiminde ise kanunilik, özel sebepler, anayasanın sözü ve ruhu, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyetin gerekleri, ölçülülük ve hakkın özü kriterleri yer almaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Madde 13 (Olağan Dönem Sınırlama) kriterlerini analiz et
Kanunla sınırlama, anayasanın sözüne/ruhuna uygunluk, özel sınırlama sebepleri, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyet gerekleri, ölçülülük ve hakkın özü.
Anayasa'nın 13. maddesi olağan dönemdeki hak sınırlamalarının kümülatif şartlarını belirler.
2
Madde 15 (Olağanüstü Dönem Durdurma) kriterlerini analiz et
Savaş/OHAL durumu, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi, ölçülülük ve çekirdek haklara dokunmama.
Durdurma rejimi, sınırlama rejiminden farklı ve daha esnek ama belirli katı sınırlara sahip bir rejimdir.
3
Seçenekleri bu iki rejim arasındaki farka göre karşılaştır
Milletlerarası hukuk vurgusu Madde 15'e özgü bir ifadedir.
Adayın Madde 13 ile Madde 15 arasındaki teknik terim farklarını ayırt etmesi beklenir.

Key Concept

Temel Hakların Sınırlanması (Madde 13) vs. Durdurulması (Madde 15)

Practice More

Madde 13'teki kümülatif şartlar ile Madde 15'teki çekirdek hakları karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:50s
Question 39Question

1982 Anayasası'nın 10. maddesinde düzenlenen 'Kanun Önünde Eşitlik' ilkesi kapsamında; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın bu maddesinde 'pozitif ayrımcılık' yapılabilecek gruplar arasında açıkça sayılanlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Yoksul vatandaşlar

Answer

Anayasa'nın 10. maddesinde açıkça sayılmayan grup 'Yoksul vatandaşlar' ifadesinin yer aldığı seçenektir.
Anayasa'nın 10. maddesinde pozitif ayrımcılık yapılabilecek gruplar; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler olarak sınırlı bir şekilde sayılmıştır. Yoksul vatandaşlar ifadesi bu özel koruma listesi içerisinde açıkça zikredilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 10. maddesinin (Kanun Önünde Eşitlik) ilgili fıkrasını hatırla.
İlgili fıkra: 'Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.'
Anayasal metindeki sınırlı sayımı (numerus clausus) tespit etmek için gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen grupları bu liste ile karşılaştır.
Yaşlılar, engelliler, çocuklar ve şehit yakınları listede varken; yoksulların bu maddede özel bir grup olarak sayılmadığı görülür.
Doğru cevabı elemeler yoluyla bulmak için gereklidir.

Key Concept

Anayasal Pozitif Ayrımcılık Grupları (Madde 10)
Estimated Time:45s
Question 40Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin sınıflandırması ve bu haklara ilişkin anayasal ilkeler göz önüne alındığında, 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' (Pozitif Statü Hakları) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yerleşme ve seyahat hürriyeti, devletin hizmet sunmakla yükümlü olduğu bir sosyal hak olarak bu kategoride yer alır.

Answer

Yerleşme ve seyahat hürriyetinin sosyal bir hak olarak nitelendirilmesi yanlıştır; çünkü bu hak 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü Hakları) grubunda yer almaktadır.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti, Jellinek'in tasnifine göre 'Negatif Statü Hakları' (Kişinin Hakları ve Ödevleri) grubunda yer alır. Bu haklar, bireyi devlete ve topluma karşı koruyan, devletin müdahale etmemesi gereken alanları ifade eder. Sosyal ve ekonomik haklar ise 'İsteme Hakları' (Pozitif Statü) olarak adlandırılır ve bireyin devletten belirli bir hizmet veya yardım talep etmesini sağlar. Yerleşme ve seyahat hürriyetinin devletin hizmet sunmakla yükümlü olduğu bir sosyal hak olarak tanımlanması bu nedenle yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal hak sınıflandırmasını hatırla.
Haklar; Kişi Hakları (Negatif), Sosyal Haklar (Pozitif) ve Siyasi Haklar (Aktif) olarak üçe ayrılır.
Soruda istenen sosyal ve ekonomik hakların sınırlarını belirlemek için genel sınıflandırmayı bilmek gerekir.
2
Anayasa'nın 65. maddesini incele.
Devlet, sosyal ve ekonomik görevlerini mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
Bu ilke pozitif statü haklarının temel uygulama sınırını teşkil eder.
3
Seçeneklerdeki hakların hangi grupta olduğunu kontrol et.
Eğitim, konut ve sendika hakları pozitif statüdedir; ancak yerleşme ve seyahat hürriyeti negatif statüdedir.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti, devletten bir hizmet istemekten ziyade devletin müdahale etmemesi gereken kişisel bir özgürlük alanıdır.

Key Concept

Negatif, Pozitif ve Aktif Statü Hakları Ayrımı

Practice More

Diğer negatif statü haklarını (mülkiyet, haberleşme hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti) inceleyerek sosyal haklardan farklarını pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 2 / 8Next
Temel Haklar ve Ödevler Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 2 | Examkin