Kamu Hizmetleri ve Kolluk

137 questions

Question 81Question

İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, idari kolluk makamları ile personeli arasındaki ayrım ve bu makamların tesis ettiği işlemlerin hukuki niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İlçe emniyet müdürü, kamu düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla ilçe genelinde uygulanacak genel ve soyut nitelikte 'genel emir' çıkarma yetkisine sahip bir idari kolluk makamıdır.

Answer

İlçe emniyet müdürü, idari kolluk makamı değil, kolluk personelidir; dolayısıyla genel emir çıkarma yetkisi bulunmamaktadır.
İdare hukukunda 'makam' ifadesi, kamu tüzel kişiliği adına irade beyanında bulunup hukuki sonuç doğuran işlemler tesis edebilen organları ifade eder. İlçe emniyet müdürü, genel idari kolluk teşkilatı içerisinde bir personel/amir olup, tek başına düzenleyici işlem (genel emir) yapma yetkisi bulunan bir idari kolluk makamı değildir. Bu yetki ilçe mülki sınırları içerisinde kaymakama aittir.

Step-by-Step Solution

1
İdari kolluk makamı ve personeli kavramlarını tanımlayın.
İdari kolluk makamları (Vali, Kaymakam, Belediye Başkanı vb.) karar alan ve düzenleme yapan mercilerdir; personel (polis, jandarma, zabıta) ise bu kararları sahada uygulayan görevlilerdir.
Makam ve personel arasındaki yetki farkı idare hukukunun temel bir ayrımıdır.
2
Genel idari kolluk makamlarını listeleyin.
Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali ve Kaymakam genel idari kolluk makamlarıdır.
Bu makamlar devlet tüzel kişiliği adına tüm ülkede veya mülki sınırlar içinde yetkilidir.
3
İlçe emniyet müdürünün statüsünü değerlendirin.
İlçe emniyet müdürü, kaymakama bağlı olarak çalışan bir kolluk amiri/personelidir.
Personelin genel ve soyut kurallar koyma (düzenleyici işlem yapma) yetkisi kanunen bulunmamaktadır.

Key Concept

İdari Kolluk Makamı ve Personeli Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 82Question

İdare hukuku doktrininde kamu hizmetleri, sundukları faaliyetin konusu ve niteliği (maddi kriter) esas alınarak çeşitli kategorilere ayrılmaktadır. Bu bağlamda; Türk Standartları Enstitüsü (TSE) veya Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) gibi kuruluşların yürüttüğü uzmanlık gerektiren teknik denetim, standart belirleme ve araştırma faaliyetleri, kamu hizmetlerinin sınıflandırılmasında aşağıdakilerden hangisinin kapsamında yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Bilimsel ve teknik kamu hizmetleri

Answer

Uzmanlık gerektiren teknik denetim, standart belirleme ve araştırma faaliyetleri bilimsel ve teknik kamu hizmetleri kategorisinde yer almaktadır.
Doğru yanıt olan hizmet türü; idarenin özel uzmanlık gerektiren, bilimsel veriler ve teknik yöntemler ışığında yürüttüğü faaliyetleri kapsar. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından yürütülen standart belirleme ve belgelendirme işlemleri ile TÜBİTAK tarafından yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme çalışmaları bu kategorinin en tipik örnekleridir.

Step-by-Step Solution

1
Kamu hizmetlerinin maddi kriterine (konusuna) göre ayrımını hatırlamak.
Hizmetler; idari, iktisadi, sosyal, kültürel ve bilimsel-teknik olarak beş ana gruba ayrılır.
Soruda sorulan sınıflandırmanın temel dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
TSE ve TÜBİTAK gibi kurumların faaliyet alanlarını analiz etmek.
Bu kurumlar standart belirleme, teknik muayene, belgelendirme ve bilimsel AR-GE faaliyetleri yürütmektedir.
Kurumun sunduğu hizmetin niteliğini tespit ederek doğru kategoriyle eşleştirmek için gereklidir.
3
Tespit edilen faaliyetleri doktrindeki sınıflandırma ile eşleştirmek.
Teknik uzmanlık ve bilimsel araştırma içeren bu faaliyetler 'Bilimsel ve Teknik Kamu Hizmetleri' tanımıyla birebir örtüşmektedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için yapılan nihai mantıksal eşleştirmedir.

Key Concept

Kamu Hizmetlerinin Konuları Bakımından Sınıflandırılması

Hints

1
Kamu hizmetleri 'maddi kriter'e göre ayrılırken, hizmetin sunduğu faaliyetin içeriğine bakılır.
2
TSE ve TÜBİTAK gibi kurumlar, genel idari işlerden ziyade spesifik bir teknik uzmanlık alanında faaliyet gösterirler.

Practice More

İdari ve iktisadi kamu hizmetleri arasındaki rejim farklarını (kamu hukuku/özel hukuk) inceleyerek bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 83Question

Türkiye'de kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülmesinde kullanılan modern yöntemlerden biri olan Yap-İşlet (Yİ) usulü; mülkiyet rejimi, sözleşme niteliği ve uygulama alanı bakımından diğer yöntemlerden ayrılmaktadır. Buna göre, Yap-İşlet (Yİ) modelini hem Yap-İşlet-Devret (YİD) hem de klasik Kamu Hizmeti İmtiyaz usulünden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tesislerin mülkiyetinin işletme süresince ve işletme süresi bittikten sonra da özel hukuk kişisinde kalması

Answer

Yap-İşlet modelinde tesislerin mülkiyeti, işletme süresi sonunda idareye devredilmeyip özel hukuk kişisinde kalmaya devam eder.
Yap-İşlet (BO) modelinde, özel hukuk kişisi kendi mülkiyetindeki bir arazide tesisini kurar ve işletir. İşletme süresi sonunda tesis idareye devredilmez. Oysa Yap-İşlet-Devret (YİD) ve Kamu Hizmeti İmtiyaz usullerinde, süre sonunda tesislerin mülkiyetinin idareye geçmesi (devir) bu usullerin karakteristik özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Yap-İşlet (Yİ) modelinin mülkiyet yapısını analiz et.
4283 sayılı Kanun ile düzenlenen bu modelde, tesisi kuran özel şirket tesisin mülkiyetine sahip olmaya devam eder.
Yİ modelinin 'mülkiyetin devri' içermeyen yapısını anlamak için gereklidir.
2
Yap-İşlet-Devret (YİD) ve İmtiyaz usullerindeki devir şartını hatırla.
YİD (3996 sayılı Kanun) ve İmtiyaz usullerinde, işletme süresi sonunda tesisler 'bakımlı, işler ve bedelsiz' olarak idareye devredilmek zorundadır.
Diğer yöntemlerle karşılaştırma yaparak farkı ortaya koymak için gereklidir.
3
Hukuki nitelik ve uygulama alanı farklarını belirle.
Yİ modeli sadece termik santraller için geçerli ve özel hukuk sözleşmesidir; İmtiyaz ise idari sözleşmedir.
Seçeneklerdeki hukuki nitelik tuzaklarını elemek için gereklidir.

Key Concept

Kamu hizmetlerinin görülüş usullerinde mülkiyet rejimi farkları

Practice More

1999 Anayasa değişikliği ile bu sözleşmelerin neden 'Özel Hukuk Sözleşmesi' olarak nitelendirildiğini ve Danıştay'ın görüş verme süresini (2 ay) inceleyiniz.

Alternative Method

Yöntemleri isimlerinden kodlayabilirsiniz: Yap-İşlet-Devret (Mülkiyet idareye geçer), Yap-İşlet (Mülkiyet özelde kalır).
Estimated Time:2m 0s
Question 84Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülme usulleri arasında yer alan iltizam ve ruhsat (izin) usulleri karşılaştırıldığında; bu iki yöntemi birbirinden ayıran en temel doktrinal fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ruhsat usulünde faaliyetin devletin tekelinde bulunmayan bir alanla ilgili olması ve icrasına tek taraflı bir idari işlemle cevaz verilmesi

Answer

Ruhsat usulünde faaliyetin devletin tekelinde bulunmayan bir alanla ilgili olması ve icrasına tek taraflı bir idari işlemle cevaz verilmesidir.
Ruhsat usulü, devletin tekelinde olmayan ancak düzenleme ve denetim yetkisi kapsamında özel kişilere izin verdiği faaliyetleri (eczane, özel okul vb.) kapsar ve bu ilişki tek taraflı bir idari işlemle kurulur. İltizamda ise hizmet genellikle bir tekel niteliğindedir ve dayanağı bir idari sözleşmedir.

Step-by-Step Solution

1
İltizam usulünün hukuki doğası tanımlanır.
İltizam, idarenin bir kamu hizmetini veya gelir kaynağını (genellikle tekel niteliğindeki) bir bedel karşılığında ve sözleşme ile özel kişiye (mültezim) devretmesidir.
Yöntemin sözleşmeye dayalı ve tekel/ayrıcalık içeren niteliğini anlamak için gereklidir.
2
Ruhsat usulünün hukuki doğası tanımlanır.
Ruhsat, devletin tekelinde bulunmayan ancak kamu yararı gereği denetlenen bir faaliyetin, şartları sağlayan özel kişilere tek taraflı bir izinle (ruhsat) gördürülmesidir.
Yöntemin tek taraflı işlem ve tekel dışı alan özelliğini saptamak için gereklidir.
3
İki yöntem arasındaki farklar karşılaştırılır.
İltizam sözleşmesel bir ilişki iken ruhsat tek taraflı işlemdir; iltizamda genellikle tekel konusu olan bir hak devredilirken ruhsatta serbest faaliyetlerin denetimi söz konusudur.
Doğru ayrım ölçütünü belirlemek için gereklidir.

Key Concept

İltizam ve Ruhsat Usullerinin Hukuki Niteliği ve Tekel Kavramı
Question 85Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin, toplumsal hayatın idamesi için taşıdığı kritik önem nedeniyle hiçbir sebeple duraksamaya uğratılmadan sunulması zorunluluğunu ifade eden; bu kapsamda personel için öngörülen grev yasağına dayanak teşkil eden ve idari sözleşmelerde mali dengenin bozulması durumunda hizmetin devamını sağlamayı amaçlayan 'öngörülemezlik (emprévision) kuramı' gibi mekanizmaların temelini oluşturan kamu hizmeti ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Süreklilik ilkesi

Answer

Süreklilik ilkesi, kamu hizmetlerinin toplumsal ihtiyaçları karşılamadaki vazgeçilmezliği nedeniyle durmaksızın sunulması gerektiğini belirtir ve bu kapsamda grev yasağı ile öngörülemezlik kuramı gibi hukuki sonuçları doğurur.
Doğru cevap olan süreklilik ilkesi, kamu hizmetlerinin toplumsal düzen ve kamu yararı için taşıdığı önem nedeniyle hiçbir şekilde aksatılmamasını zorunlu kılar. Bu zorunluluk, kamu görevlilerinin grev yapmasının yasaklanmasına ve idari sözleşmelerde mücbir sebep veya öngörülemez durumlar oluşsa dahi hizmetin sürdürülmesine yönelik tedbirlerin alınmasına temel oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünde belirtilen 'grev yasağı' ve 'öngörülemezlik kuramı' kavramlarının ortak amacı belirlenir.
Grev yasağı personelin hizmeti durdurmasını engellerken, öngörülemezlik kuramı ekonomik sarsıntılar nedeniyle hizmetin durmasını önlemeyi amaçlayarak hizmetin devamlılığını sağlar.
Her iki mekanizma da kamu hizmetinin kesintiye uğramasını engellemeye yöneliktir.
2
Bu amacın hangi kamu hizmeti ilkesiyle tanımlandığı tespit edilir.
Kamu hizmetlerinin kesintisiz, düzenli ve duraksamadan sunulması zorunluluğu 'Süreklilik' ilkesi (Loi de Rolland ilkelerinden biri) olarak adlandırılır.
İdare hukukunda süreklilik ilkesi, hizmetin hem hukuki hem de fiili olarak devamını emreder.

Key Concept

Süreklilik (Kesintisizlik) İlkesi ve Hukuki Sonuçları

Practice More

Süreklilik ilkesinin diğer bir önemli sonucu olan 'fiili memur teorisi' ve 'idarenin geçici el koyma yetkisi' kavramlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 86Question

Bir ilde mülki idare amirinin talimatıyla, halk sağlığını korumak amacıyla gıda imalathanelerine yönelik rutin denetimler yapılmaktadır. Denetim esnasında bir imalathanede, kaçak alkol üretimi yapıldığı ve bu ürünlerin sahte bandrollerle paketlendiği belirlenmiştir. Durum derhal yetkili makamlara bildirilmiş ve suç delillerinin muhafazası ile şüphelilerin tespiti işlemlerine başlanmıştır.

Buna göre, söz konusu süreçteki kolluk faaliyetleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Denetimin başlangıcındaki faaliyet kamu düzenini korumayı amaçlayan idari kolluk iken, suç delillerine rastlanmasıyla birlikte adli kolluk faaliyetine dönüşmüştür.

Answer

Denetimin başlangıcında kamu düzenini ve halk sağlığını korumaya yönelik yürütülen faaliyet 'önleyici' nitelikte bir idari kolluk faaliyetiyken, kaçak alkol ve sahte bandrol gibi suç unsurlarının bulunmasıyla birlikte delil toplama ve şüphelileri belirlemeye yönelik 'bastırıcı' nitelikteki adli kolluk faaliyetine dönüşmüştür.
İdare hukuku öğretisinde idari kolluk faaliyetleri, kamu düzenini bozucu eylemleri henüz gerçekleşmeden önlemeyi amaçlayan ve mülki amirlerin (Vali, Kaymakam) emriyle yürütülen faaliyetlerdir. Adli kolluk ise işlenmiş bir suçtan sonra failleri ve delilleri bulmaya yönelik, Cumhuriyet savcısının denetimindeki faaliyetlerdir. Olayda rutin denetimle başlayan süreç (idari kolluk), suç delillerinin tespitiyle birlikte adli soruşturma safhasına (adli kolluk) evrilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıçtaki faaliyetin amacını belirle.
Rutin sağlık denetimi, kamu düzeninin unsurlarından olan 'genel sağlık' ve 'güvenlik' için yapıldığından idari kolluktur.
Henüz bir suç şüphesi yokken yapılan ve suç işlenmesini önlemeyi amaçlayan faaliyetler idari kolluk kapsamında değerlendirilir.
2
Olaydaki dönüm noktasını tespit et.
Kaçak alkol ve sahte bandrol tespiti, bir suç işlendiğine dair somut delildir.
Suç şüphesinin ortaya çıkması, kolluk faaliyetinin amacını 'önleme'den 'soruşturma'ya çevirir.
3
Sonraki aşamanın niteliğini ve bağlı olduğu makamı belirle.
Suç sonrası işlemler adli kolluktur ve Cumhuriyet savcısının talimatıyla yürütülür.
Adli kolluk, bastırıcı niteliktedir ve yargısal sürecin bir parçası olarak çalışır.

Key Concept

İdari kolluk (önleyici) faaliyetlerinin, bir suç şüphesinin ortaya çıkmasıyla birlikte adli kolluk (bastırıcı) faaliyetine dönüşmesi (Dönüşüm Kuralı).
Estimated Time:1m 30s
Question 87Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülme usulleri içerisinde yer alan iltizam ve ruhsat (izin) usullerinin hukuki nitelikleri ve faaliyet alanları karşılaştırıldığında, bu iki yöntem arasındaki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İltizam usulü idari bir sözleşmeye dayanarak hizmetin mültezime gördürülmesini ve genellikle idarenin tekelindeki faaliyetleri kapsarken; ruhsat usulü, idarenin tekelinde bulunmayan bir faaliyetin tek taraflı bir idari işlemle özel kişilerce yürütülmesidir.

Answer

İltizam usulünün sözleşmesel nitelikte ve genellikle tekel alanında olması, ruhsat usulünün ise tek taraflı işlemle tekel dışı alanlarda uygulanması farkı belirler.
Doğru olan seçenek, iltizamın idari bir sözleşmeye dayalı olduğunu (akdi nitelik) ve genellikle idarenin tekelindeki gelir getirici hizmetler için kullanıldığını; ruhsatın ise tekel dışı alanlarda idarenin tek taraflı bir izniyle (idari işlem) gerçekleştiğini belirtmektedir. Bu, Türk idare hukuku doktrinindeki temel ayrımdır.

Step-by-Step Solution

1
İltizam usulünün hukuki niteliğini analiz etme.
İltizam, idare ile özel kişi (mültezim) arasında yapılan bir idari sözleşmedir.
Mültezimin hizmeti bir bedel karşılığı üstlenmesi akdi bir ilişki gerektirir.
2
Ruhsat usulünün hukuki niteliğini analiz etme.
Ruhsat, idarenin tek taraflı irade açıklamasıyla verdiği bir izindir.
Bu usulde bir sözleşme değil, idarenin belirlediği şartlara uyan kişiye verilen bir yetkilendirme söz konusudur.
3
Hizmetin uygulama alanlarını (Tekel durumu) karşılaştırma.
İltizam genellikle idarenin tekelindeki (gelir getirici) işlerde, ruhsat ise tekel dışı (eczane, okul açma vb.) işlerde görülür.
Özel kesimin halihazırda faaliyet gösterebildiği alanlarda idare sadece 'izin' (ruhsat) mekanizmasını kullanır.

Key Concept

İdari İşlem ve Sözleşme Ayrımı ile Kamu Hizmeti Tekeli

Practice More

İltizam usulündeki 'bedel' ödeme yönü ile 'imtiyaz' usulündeki mali yükümlülükler arasındaki farkları inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 88Question

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması ve orman yangını riskinin artması sebebiyle bir ilin valisi, il sınırları içerisindeki tüm ormanlık alanlara giriş ve çıkışları geçici olarak yasaklayan bir karar almıştır. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı, daha önce yayımladığı bir düzenleme ile söz konusu bölgelerde profesyonel arıcılık faaliyetlerinin kontrollü bir şekilde sürdürülebileceğini belirtmiştir.

İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, genel ve özel kolluk yetkilerinin çatışmasıyla ilgili bu durumda aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Valinin kararı, kamu düzenini sağlama amacı doğrultusunda daha kısıtlayıcı olduğundan öncelikle uygulanır.

Answer

Genel idari kolluk makamı olan valinin aldığı daha kısıtlayıcı önlem, özel idari kolluk olan bakanlığın iznine üstün gelir ve öncelikle uygulanır.
İdare hukukunda genel ve özel kolluk yetkilerinin yarışması durumunda temel ilke, genel kolluk makamlarının (Vali, Kaymakam) özel kolluk makamlarının aldığı önlemleri daha da ağırlaştırabilmesidir. Olayda vali, yangın riski gibi somut bir kamu düzeni tehdidine karşı bakanlığın 'kontrollü izin' düzenlemesinden daha sıkı bir 'yasaklama' kararı almıştır. Bu durumda daha kısıtlayıcı olan valinin kararı geçerli olur ve uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk makamlarını tanımla.
Vali 'Genel İdari Kolluk' makamıdır; Tarım ve Orman Bakanlığı ise belirli bir alanda yetkili 'Özel İdari Kolluk' makamıdır.
Çatışmanın hangi tür makamlar arasında olduğunu belirlemek çözüm kuralını seçmek için gereklidir.
2
Kararların niteliğini karşılaştır.
Vali tam yasak (daha kısıtlayıcı) getirirken, Bakanlık kısmi izin (daha esnek) vermiştir.
İdare hukukunda genel kolluk, özel kolluğun önlemlerini sadece ağırlaştırabilir.
3
Kolluk yetkilerinin yarışması kuralını uygula.
Genel kolluk makamı, kamu düzenini korumak amacıyla özel kolluğun izin verdiği bir durumu daha sıkı şartlara bağlayabilir veya tamamen yasaklayabilir.
Genel kolluk, toplumun can ve mal güvenliğini (kamu düzeni) korumakla yükümlü en üst makamdır.

Key Concept

Genel kolluk makamları, özel kolluk makamlarının kararlarını yumuşatamaz ancak kamu düzeni adına daha sıkı hale getirebilir.
Question 89Question

Türkiye'de kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerine gördürülmesinde başvurulan modern yöntemlerden olan Yap-İşlet (Yİ) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) usulleri; mülkiyet rejimi, uygulandıkları sektörler ve tabi oldukları hukuki rejim bakımından çeşitli farklılıklar göstermektedir. Buna göre, Yap-İşlet (Yİ) usulünü Yap-İşlet-Devret (YİD) usulünden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yap-İşlet usulünde tesisin mülkiyeti işletme süresi sonunda da özel hukuk kişisinde kalırken; Yap-İşlet-Devret usulünde tesis, süre sonunda idareye bedelsiz olarak devredilir.

Answer

Yap-İşlet usulünde mülkiyetin özel kişide kalması, Yap-İşlet-Devret usulünde ise süre sonunda idareye bedelsiz devredilmesi
Yap-İşlet (Yİ) modeli, mülkiyeti özel hukuk kişisine ait olan ve genellikle enerji üretiminde kullanılan bir yöntemdir. Buna karşılık Yap-İşlet-Devret (YİD) modelinde özel hukuk kişisi tesisi inşa eder, belirli bir süre işletir ve bu sürenin sonunda tesisin mülkiyetini idareye bedelsiz olarak devretmek zorundadır. Bu temel fark, modellerin isimlerinden ve dayandıkları kanunların (4283 vs 3996) mülkiyet hükümlerinden kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Modellerin dayandığı yasal çerçeveyi belirleyin.
Yap-İşlet 4283 sayılı Kanun'a, Yap-İşlet-Devret ise 3996 sayılı Kanun'a tabidir.
Her iki modelin uygulama alanı ve kuralları farklı kanunlarla düzenlenmiştir.
2
Tesisin mülkiyet rejimini analiz edin.
Yap-İşlet modelinde tesis mülkiyeti 'mülkiyeti yatırımcıya ait olmak üzere' kurulur; Yap-İşlet-Devret'te ise tesis süre sonunda 'bedelsiz ve bakımlı olarak idareye devredilir'.
Mülkiyetin devri konusu bu iki modern usulü birbirinden ayıran en belirgin hukuki kriterdir.
3
1999 Anayasa değişikliği sonrası hukuki rejimi değerlendirin.
Her iki usul de (ilgili kanunlarda belirtilmesi şartıyla) özel hukuk sözleşmesi niteliğindedir ve uyuşmazlıklar adli yargıda çözülür.
1999 değişikliği ile bu sözleşmelerin idari sözleşme olma zorunluluğu ortadan kalkmıştır.

Key Concept

Yap-İşlet ve Yap-İşlet-Devret Modellerinde Mülkiyet Devri
Estimated Time:1m 30s
Question 90Question

İdare hukuku doktrininde kamu hizmetleri, sunulan faaliyetin konusu ve niteliği (maddi kriter) esas alınarak; idari, iktisadi, sosyal, kültürel, bilimsel ve teknik kamu hizmetleri olarak sınıflandırılmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen kamu hizmeti ile yer aldığı kategori eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdare tarafından yürütülen yol yapım, asayiş, itfaiye ve park-bahçe düzenleme hizmetleri — Sosyal Kamu Hizmeti

Answer

İdare tarafından yürütülen yol yapım, asayiş, itfaiye ve park-bahçe düzenleme hizmetlerinin 'Sosyal Kamu Hizmeti' olarak sınıflandırıldığı seçenek yanlıştır; bu hizmetler 'İdari Kamu Hizmeti' kapsamındadır.
İdari kamu hizmetleri; devletin asayiş, nüfus, tapu, yol yapımı ve itfaiye gibi kamu gücü ayrıcalıklarını kullanarak yerine getirdiği en geleneksel faaliyetleridir. Bu hizmetler, özel hukuk rejiminden ziyade kamu hukuku rejimine tabidir. Seçenekte belirtilen yol yapımı, asayiş ve itfaiye gibi hizmetlerin 'sosyal kamu hizmeti' olarak adlandırılması bu nedenle yanlıştır; zira sosyal kamu hizmetleri bireylerin sağlık, konut ve sosyal güvenlik gibi refah ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir.

Step-by-Step Solution

1
Kamu hizmetlerinin maddi kriter (konusu) bakımından sınıflandırma esaslarını belirleyin.
Hizmetler; idari, iktisadi, sosyal, kültürel, bilimsel ve teknik olarak ayrılır.
Soruda istenen 'yanlış eşleştirmeyi' bulmak için her kategorinin kapsamını bilmek gerekir.
2
Verilen kurum ve hizmet örneklerini bu kategorilere göre test edin.
A, B, C ve D seçeneklerindeki eşleştirmelerin doktrindeki tanımlarla örtüştüğünü saptayın.
Sınıflandırma kriterleri uygulanarak doğru önermelerin elenmesi sağlanır.
3
Yol, asayiş ve itfaiye gibi hizmetlerin niteliğini değerlendirin.
Bu hizmetlerin devletin asli ve geleneksel görevleri olduğunu, dolayısıyla 'idari kamu hizmeti' grubuna girdiğini belirleyin.
Hizmetin niteliği (kamu gücü kullanımı ve geleneksellik) sınıflandırmayı belirleyen temel unsurdur.

Key Concept

Kamu Hizmetlerinin Maddi Kriter (Konusu) Bakımından Sınıflandırılması
Estimated Time:1m 15s
Question 91Question

Kamu hizmetlerinin görülüş usullerinden biri olan 'müşterek emanet' (joint management) yönteminde, hizmetin yönetimi teknik uzmanlığı bulunan bir özel kişiye (müstedbir) bırakılmaktadır. Bu usulde hizmetin mali yapısı, risk dağılımı ve işletmecinin geliriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mali risk idare tarafından üstlenilir; işletmeci ise sunduğu yönetim hizmeti karşılığında maktu bir ücretin yanı sıra elde edilen kârdan pay alır.

Answer

Müşterek emanet usulünde mali risk idareye aittir; işletmeci ise maktu bir ücretle birlikte kârdan pay alır.
Doğru ifade, müşterek emanet usulünde mali riskin tamamen idarede kalmasını ve işletmecinin geliri olarak hem sabit bir ücretin hem de teşvik edici bir kâr payının öngörülmesini açıklar. Bu yöntem, idarenin uzmanlıktan yararlanmak istediği ancak hizmetin mali kontrolünü ve riskini devretmek istemediği durumlarda kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Usulün taraflarını belirle
İdare (sermaye/tesis sahibi) ve Müstedbir (özel hukuk kişisi işletmeci).
Müşterek emaneti, idarenin tek başına yürüttüğü emanet usulünden ayıran temel fark bir özel kişinin varlığıdır.
2
Mali risk analizini yap
Zarar söz konusu olduğunda bu zarar idare tarafından karşılanır.
Müşterek emanette işletmeci risk almaz; bu yönüyle riskin işletmecide olduğu iltizam ve imtiyaz usullerinden ayrılır.
3
Gelir yapısını incele
İşletmeci hem garanti bir ücret (maktu) hem de başarıya bağlı bir prim (kâr payı) alır.
Bu karma yapı, işletmecinin hizmeti daha verimli yürütmesini teşvik etmek için tasarlanmıştır.

Key Concept

Müşterek Emanet Usulünde Risk ve Ücretlendirme

Practice More

İltizam usulü ile müşterek emanet arasındaki farkları gösteren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak risk ve ödeme yönlerini netleştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 92Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülme usulleri içerisinde yer alan 'iltizam' ve 'ruhsat (izin)' yöntemleri, hizmetin hukuki kaynağı ve idarenin işlem tesis etme biçimi açısından karşılaştırıldığında; aşağıdakilerden hangisi bu iki usul arasındaki temel ayrımı ifade eder?

Show answer & explanation

Answer: Ruhsat usulü, idarenin tekelinde olmayan bir faaliyetin tek taraflı bir idari işlemle izne bağlanmasını ifade ederken; iltizam usulü, idarenin tekelindeki bir hizmetin veya gelirin belirli bir bedel karşılığında sözleşme ile mültezime bırakılmasıdır.

Answer

Ruhsat usulünün tekel dışı faaliyetler için tek taraflı bir işlem olduğu, iltizam usulünün ise tekeldeki hizmetlerin sözleşme ile devri olduğu tespiti doğrudur.
Doğru cevapta belirtilen tespit, idare hukuku doktrinindeki en temel ayrımı yansıtır: Ruhsat usulü, idarenin tekelinde olmayan alanlarda kişilerin faaliyetlerini tek taraflı işlemle denetlemesini içerirken; iltizam, idareye ait bir hizmetin veya gelirin bedel karşılığı sözleşmeyle (iltizam sözleşmesi) mültezime devredilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Ruhsat usulünün hukuki niteliğini analiz et.
Ruhsat, idarenin tekelinde bulunmayan (öğretim, sağlık, eczacılık gibi) alanlarda, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini kullanmalarını idarenin tek taraflı bir iznine bağlamasıdır.
Yöntemin hukuki kaynağını belirlemek için gereklidir.
2
İltizam usulünün hukuki niteliğini analiz et.
İltizam, idarenin tekelindeki bir hizmeti veya kamu gelirini, önceden belirlenen götürü bir bedel karşılığında mültezim adı verilen özel kişiye bir sözleşme ile devretmesidir.
Karşılaştırma yapmak için ikinci yöntemin özelliklerini saptamak gerekir.
3
İki usul arasındaki temel farkları birleştir.
Ruhsat usulü 'tek taraflı' ve 'tekel dışı' iken; iltizam usulü 'sözleşmesel' ve 'tekel/idari görev devri' niteliğindedir.
Doğru ayrım kriterine ulaşmak için sentez yapılır.

Key Concept

İdare hukukunda hizmetin görülüş usullerinin hukuki nitelik ve tekel durumuna göre sınıflandırılması.

Practice More

İltizam ve kamu hizmeti imtiyazı arasındaki farkları, özellikle kar-zarar riski ve sözleşme süresi açısından inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 93Question

Bir belediyenin, belde sakinlerine yönelik temizlik ve katı atık toplama hizmetini gerçekleştirmek amacıyla gerekli tüm araç ve iş makinelerini kendi bütçesiyle satın alması, hizmette çalışacak personeli kendi kadrolu işçileri arasından görevlendirmesi ve bu faaliyetten doğacak mali riskleri bizzat üstlenmesi durumunda, söz konusu kamu hizmetinin görülmesinde uygulanan usul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Emanet usulü

Answer

Emanet usulü
Emanet usulü, bir kamu hizmetinin ilgili kamu tüzel kişisi tarafından, kendi personeli ve araçlarıyla, her türlü masraf, kâr ve zararı kendisine ait olmak üzere yürütülmesidir. Verilen senaryoda belediyenin dışarıdan bir işletmeci yardımı almadan, tüm süreci kendi bünyesinde yönetmesi bu usulün uygulandığını kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Hizmetin kaynaklarını (araç, gereç, binalar) inceleyin.
Araç ve makineler belediye bütçesinden karşılanmıştır.
Bu durum, hizmetin maddi unsurlarının idare tarafından sağlandığını gösterir.
2
Hizmeti yürüten personelin hukuki statüsünü belirleyin.
Personel, belediyenin kendi kadrolu işçileridir.
Hizmetin idarenin kendi hiyerarşisi içindeki personelle yürütülmesi emanet usulünün belirleyici özelliğidir.
3
Mali riskin ve yönetimin kime ait olduğunu kontrol edin.
Risk belediyeye aittir ve dışarıdan bir işletmeci dahil edilmemiştir.
Emanet usulünde idare, herhangi bir özel kişiyi aracı kılmaksızın hizmeti doğrudan kendisi görür.

Key Concept

Emanet Usulü (İdarenin doğrudan yönetimi)
Estimated Time:1m 15s
Question 94Question

Bir mülki idare amiri, şehir merkezindeki tarihi bir çarşıda faaliyet gösteren hediyelik eşya dükkânlarının, kaldırımlara taşan sergileme üniteleri nedeniyle yaya trafiğini ciddi şekilde aksattığını tespit etmiştir. İdare, yaya geçişini rahatlatmak amacıyla, bu bölgedeki dükkânların dış cephelerine herhangi bir ürün asılmasını veya kapı önlerinde ürün sergilenmesini, herhangi bir mesafe veya alan sınırlaması getirmeksizin süresiz ve tamamen yasaklamıştır. Yapılan hukuki incelemede; dükkânların önüne sınır çizgisi çekilmesi veya sergileme alanlarının belirli bir metrekare ile sınırlandırılması gibi ticari faaliyeti daha az kısıtlayan yöntemlerle de yaya trafiğinin aynı derecede rahatlatılabileceği saptanmıştır.

Buna göre idarenin tesis ettiği bu işlem, ölçülülük ilkesinin aşağıdaki alt unsurlarından hangisi bakımından öncelikle hukuka aykırılık teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Gereklilik

Answer

İdarenin amaca ulaşmak için hak ve özgürlükleri daha az kısıtlayan bir yöntem varken en ağır olanı seçmesi 'gereklilik' unsuruna aykırıdır.
Gereklilik (zorunluluk) unsuru, idarenin bir kamu yararı amacına ulaşmak için kullanabileceği birden fazla elverişli araç bulunması durumunda, bu araçlar arasından ilgili kişinin hak ve özgürlüklerine en az müdahale eden, onu en az kısıtlayan aracı seçmekle yükümlü olduğunu ifade eder. Olayda yaya trafiğinin dükkânların önüne çizilecek bir sınır çizgisi veya metrekare kısıtlaması gibi daha yumuşak yöntemlerle de açılabileceği bilirkişi raporuyla sabit olduğuna göre, idarenin doğrudan en ağır müdahale olan 'tamamen yasaklama' yolunu tercih etmesi, ölçülülük ilkesinin gereklilik alt unsurunu ihlal eder.

Step-by-Step Solution

1
Ölçülülük ilkesinin alt unsurlarını tanımlayın.
Ölçülülük; elverişlilik, gereklilik (zorunluluk) ve dar anlamda orantılılık olmak üzere üç alt unsurdan oluşur.
Soruda hangi alt unsurun ihlal edildiğini bulmak için kavramsal ayrım yapılmalıdır.
2
Olaydaki idari işlemi 'gereklilik' kriterine göre analiz edin.
İdarenin yaya trafiğini açma amacına ulaşmak için dükkân önü sergilemeyi 'sınırlandırma' imkânı varken doğrudan 'tamamen yasaklama' yoluna gitmesi, en hafif aracın seçilmediğini gösterir.
Gereklilik unsuru, hedeflenen amaca ulaştıracak elverişli araçlar içerisinden hakka en az zarar verenin seçilmesini zorunlu kılar.

Key Concept

Ölçülülük İlkesi - Gereklilik (Zorunluluk) Alt Unsuru

Practice More

İdari işlemin sebep ve amaç unsurları arasındaki ilişkiyi ölçülülük üzerinden inceleyen diğer soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 95Question

Bir belediye, sunduğu su dağıtım hizmetinde kullanılan mekanik sayaçların zamanla hassasiyetini yitirmesi ve teknolojik ömrünü tamamlaması nedeniyle, tüm abonelerin sayaçlarını akıllı kartlı sistemle değiştirme kararı almıştır. Bazı aboneler, mevcut sayaçlarının hâlen çalıştığını ve bu değişikliğin kendilerine alışma sürecinde zorluk çıkaracağını belirterek eski sistemin devam ettirilmesini talep etmişlerdir. İdarenin, kamu hizmetinin daha verimli yürütülmesi amacıyla teknolojideki yenilikleri ve değişen ihtiyaçları hizmete yansıtma yetkisi, kamu hizmetine hâkim olan aşağıdaki ilkelerden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Değişebilirlik (Uyarlanma) İlkesi

Answer

Değişebilirlik (uyarlanma) ilkesi gereği idare, kamu hizmetlerini değişen teknolojik şartlara ve toplumsal ihtiyaçlara göre güncelleyebilir.
Değişebilirlik (uyarlanma) ilkesi, kamu hizmetlerinin kurulması ve işletilmesine hâkim olan dinamik bir ilkedir. Bu ilke uyarınca idare, değişen toplumsal ihtiyaçlar, bilimsel ilerlemeler ve teknolojik gelişmeler ışığında kamu hizmetinin sunuluş usullerini, personelin durumunu ve kullanılan araçları tek taraflı olarak değiştirme yetkisine sahiptir. Senaryoda belediyenin mekanik sayaçları akıllı sayaçlarla değiştirmesi, hizmetin günün şartlarına uyarlanması kapsamında bu ilkenin doğrudan bir uygulamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki idari eylemin niteliğini belirlemek
Belediyenin eski bir sistemi teknolojik yenilik (akıllı sayaç) doğrultusunda güncellemesi
Sorunun hangi temel kamu hizmeti ilkesiyle ilgili olduğunu anlamak için eylemin amacı saptanmalıdır.
2
Kamu hizmeti ilkeleri ile eylemi eşleştirmek
Teknolojiye uyum ve toplumsal faydayı artırma çabası 'Değişebilirlik' ilkesine karşılık gelir.
Hukuki doktrinde idarenin tek taraflı olarak hizmetin işleyiş koşullarını değiştirme yetkisi bu ilkeye dayanır.

Key Concept

Değişebilirlik (Uyarlanma) İlkesi
Estimated Time:1m 15s
Question 96Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin toplumsal gereksinimleri karşılamak amacıyla duraksamaya uğramadan, düzenli ve istikrarlı bir şekilde yürütülmesini öngören 'süreklilik' (kesintisizlik) ilkesi, idareye bu amacı gerçekleştirmek adına geniş yetkiler tanıdığı gibi çeşitli hukuki kuramların da temelini oluşturur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu hizmetinin 'süreklilik' ilkesinin idare hukuku alanındaki doğrudan bir yansıması veya sonucu olarak değerlendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmetinden yararlanan kişilerin (müntesiplerin), hizmetin sunuluş usul ve esaslarında yapılan değişikliklere karşı kazanılmış hak iddiasında bulunamaması

Answer

Hizmetten yararlananların kazanılmış hak iddiasında bulunamaması süreklilik ilkesiyle değil, değişebilirlik ilkesiyle ilgilidir.
Kamu hizmetinden yararlananlar, hizmetin kuruluş ve işleyişine dair objektif statüde bulundukları için, idarenin kamu yararı gereği yaptığı kural değişikliklerine karşı 'kazanılmış hak' (müktesep hak) ileri süremezler. Bu durum, kamu hizmetinin değişkenlik (uyarlanma) ilkesinin doğrudan bir sonucudur ve süreklilik ilkesiyle doğrudan bir bağı yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Kamu hizmetinin süreklilik ilkesinin kapsamını belirlemek
Hizmetin kesintisiz sunulmasını amaçlayan; grev yasağı, emprevizyon, fiili memur ve istimlal gibi sonuçlar süreklilik kapsamındadır.
Süreklilik, hizmetin durmamasını sağlayacak hukuki mekanizmaları içerir.
2
Seçeneklerdeki hukuki durumları diğer ilkelerle karşılaştırmak
Kazanılmış hak iddia edilememesi durumu, idarenin hizmet kurallarını tek taraflı değiştirme yetkisiyle ilişkilidir.
İdarenin kuralları değiştirme yetkisi, hizmetin güncel ihtiyaçlara uymasını sağlayan 'değişebilirlik' ilkesine dayanır.

Key Concept

Kamu Hizmeti İlkeleri Ayrımı (Süreklilik vs. Değişebilirlik)

Practice More

Kamu hizmetinin 'bedelsizlik' ilkesinin istisnalarını (harç ve katılma payı gibi) inceleyerek mali yükümlülüklerin sınırlarını öğreniniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 97Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilerce yerine getirilmesi yöntemlerinden olan iltizam usulü ile ruhsat (izin) usulü karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi bu iki yöntemi birbirinden ayıran temel hukuki farklardan biridir?

Show answer & explanation

Answer: İltizam usulünün bir idari sözleşme ile tesis edilmesi, ruhsat usulünün ise tek taraflı bir idari işlemle kurulması

Answer

İltizam usulünün bir idari sözleşmeye, ruhsat usulünün ise tek taraflı bir idari işleme dayanmasıdır.
İdare hukukunda kamu hizmetlerinin görülüş usullerinden iltizam, idare ile mültezim arasında kurulan bir idari sözleşmeye dayanırken; ruhsat (izin) usulü, idarenin tek taraflı bir işlemi (izin/şart işlem) ile tesis edilir. Bu durum, iki yöntem arasındaki en temel yapısal ve hukuki farktır.

Step-by-Step Solution

1
İltizam usulünün hukuki dayanağını belirle
İltizam, idare ile mültezim adı verilen özel kişi arasında imzalanan bir 'idari sözleşme' ile kurulur.
Mültezim, belirli bir bedel karşılığında hizmeti yürütme hakkını bir akit çerçevesinde kazanır.
2
Ruhsat usulünün hukuki dayanağını belirle
Ruhsat, idarenin tekelinde olmayan bir alanda özel kişinin faaliyet göstermesine izin veren 'tek taraflı bir idari işlem'dir.
Eczane veya özel okul açılması gibi durumlarda idare ile kişi arasında bir sözleşme değil, idarenin tek taraflı izni söz konusudur.
3
İki usulü temel fark açısından karşılaştır
Temel fark, birinin iki taraflı irade uyuşmasına (sözleşme), diğerinin ise idarenin tek yanlı iradesine dayanmasıdır.
İdare hukukunda işlemlerin hukuki niteliği (sözleşme vs. tek taraflı işlem) en temel ayırt edici kriterdir.

Key Concept

Kamu Hizmetlerinin Görülüş Usullerinin Hukuki Niteliği

Practice More

İmtiyaz usulü ile iltizam usulü arasındaki 'Danıştay görüşü' ve 'süre' farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 98Question

Bir il sınırları içerisinde hava kirliliğinin toplum sağlığını ciddi şekilde tehdit etmesi üzerine valilik, kirliliği önlemek amacıyla şehir merkezindeki tüm özel araçların trafiğe çıkışını haftanın yedi günü boyunca tamamen yasaklamıştır. Ancak teknik heyetlerce hazırlanan raporlar, araçlara egzoz filtresi takılması zorunluluğu getirilmesinin veya belirli saatlerde (08:00-18:00) trafik kısıtlaması uygulanmasının da kirliliği aynı oranda düşürmek için yeterli olacağını ortaya koymuştur.

Buna göre, idarenin tesis ettiği bu işlem ölçülülük ilkesinin aşağıdaki alt unsurlarından hangisine doğrudan aykırılık teşkil etmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Gereklilik (Zorunluluk)

Answer

İdarenin amaca ulaşmak için temel hakları en az sınırlayan yöntemi seçmesi gerektiğini ifade eden Gereklilik (Zorunluluk) ilkesi ihlal edilmiştir.
Hukuk devletinde kolluk yetkisi kullanılırken idare, öngörülen amaca ulaşmak için temel hak ve hürriyetleri en az kısıtlayan aracı seçmekle yükümlüdür. Olayda hava kirliliğini önlemek (amaç) için araçların tamamen yasaklanması (araç) yerine, raporlarda belirtilen 'filtre zorunluluğu' veya 'saat kısıtlaması' gibi daha hafif müdahalelerle aynı sonucun alınabileceği anlaşıldığından, 'Gereklilik' (zorunluluk) alt ilkesine doğrudan bir aykırılık söz konusudur.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin amacını ve aracını tespit etmek
Amaç hava kirliliğini önlemek, araç ise tüm özel araçların tamamen yasaklanmasıdır.
Ölçülülük denetimi amaç-araç ilişkisinin kurulmasıyla başlar.
2
Amaca ulaştıracak alternatif (daha hafif) yöntemlerin olup olmadığını incelemek
Egzoz filtresi zorunluluğu veya saat kısıtlaması gibi daha az sınırlayıcı yöntemlerin aynı sonucu vereceği raporlanmıştır.
Gereklilik ilkesi, 'en hafif önlem' (minimal impairment) kuralının uygulanmasını gerektirir.
3
Seçilen aracın gereklilik kriterine uygunluğunu denetlemek
Daha hafif önlemler varken en ağır önlemin (tamamen yasaklama) seçilmesi ilkeye aykırıdır.
Zorunlu olmayan, alternatifli durumlarda en sert tedbirin seçilmesi ölçüsüzlüktür.

Key Concept

Gereklilik (Zorunluluk) İlkesi

Alternative Method

Ölçülülük denetimini 'üç basamaklı test' (elverişlilik -> gereklilik -> orantılılık) sırasıyla uygulayarak, ilk takıldığımız basamağı (gereklilik) tespit edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 99Question

Bir liman işletmesi sahasında kamu düzenini ve deniz güvenliğini sağlamakla görevli olan Liman Başkanlığı (O¨zelÖzel I˙dariİdari KollukKolluk), liman sahasındaki gemi trafiğini 618618 sayılı Limanlar Kanunu çerçevesinde belirli kurallara bağlamıştır. Ancak bölgede gerçekleştirilecek uluslararası bir devlet başkanları zirvesi öncesinde İl Valisi (GenelGenel I˙dariİdari KollukKolluk), güvenlik risklerini gerekçe göstererek Liman Başkanlığının mevcut düzenlemesinden çok daha kapsamlı ve kısıtlayıcı bir yasaklama kararı almıştır.

İdare hukuku ilkeleri uyarınca kolluk yetkilerinin yarışması ve çatışması kapsamında bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Valinin kararı, genel idari kolluk makamı olması hasebiyle özel kolluk makamının getirdiği kısıtlamayı daha sıkı hale getirebileceği için hukuka uygundur.

Answer

Valinin kararı, genel idari kolluk makamı olması hasebiyle özel kolluk makamının getirdiği kısıtlamayı daha sıkı hale getirebileceği için hukuka uygundur.
İdare hukukunda genel idari kolluk (Vali) ile özel idari kolluk (Liman Başkanlığı) yetkileri aynı olayda çakıştığında (yarıştığında), genel idari kolluk makamı özel kolluğun aldığı tedbirleri daha sıkı hale getirebilir. Bu kural, kamu düzeninin en üst düzeyde korunmasını amaçlar. Vali, özel kolluğun iznini iptal edemez veya gevşetemez ancak güvenlik gerekçesiyle daha kısıtlayıcı bir düzenleme getirebilir.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk makamlarının niteliğini belirleme
İl Valisi 'Genel İdari Kolluk', Liman Başkanlığı ise 'Özel İdari Kolluk' makamıdır.
Yetki çatışmasının hangi tür makamlar arasında olduğunu anlamak için sınıflandırma yapılmalıdır.
2
Yarışan yetkiler arasındaki üstünlük kuralını uygulama
Genel idari kolluk, özel kolluğun yetki alanına giren bir konuda kamu düzenini sağlamak için özel kolluktan daha 'sıkı' (kısıtlayıcı) tedbirler alabilir.
İdare hukukundaki 'en sıkı tedbir uygulanır' ilkesi gereği, genel kolluk özel kolluğun tedbirini gevşetemez ancak sıkılaştırabilir.

Key Concept

Kolluk Yetkilerinin Yarışması ve En Sıkı Tedbir İlkesi

Practice More

Belediye kolluğu ile genel idari kolluk arasındaki yetki yarışması durumlarını ve Valinin belediye kolluğu üzerindeki denetim yetkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 100Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülme usullerinden biri olan 'kamu hizmeti imtiyazı' ve bu kapsamda düzenlenen imtiyaz sözleşmelerinin hukuki rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri idari sözleşme niteliğindedir ve bu sözleşmelerin akdedilmesinden önce Danıştay’ın düşüncesinin alınması zorunludur.

Answer

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri idari sözleşme niteliğindedir ve bu sözleşmelerin akdedilmesinden önce Danıştay’ın düşüncesinin alınması zorunludur.
İdare hukukunda kamu hizmeti imtiyazı, bir kamu hizmetinin masrafları, kârı ve zararı özel kişiye ait olmak üzere, idare ile imzalanan bir sözleşme uyarınca özel kişiye gördürülmesidir. Bu sözleşmeler tipik birer 'idari sözleşme'dir. 1982 Anayasası ve ilgili mevzuat uyarınca, bu sözleşmelerin imzalanmasından önce Danıştay’ın görüşünün alınması zorunlu bir usuli işlemdir (Danıştay bu görüşü iki ay içinde bildirmek durumundadır). Ayrıca merkezi idare tarafından verilen imtiyazlarda Cumhurbaşkanı kararı gerekirken, mahalli idarelerde yetkili meclislerin kararı ve ilgili bakanlığın onayı gibi süreçler işletilir.

Step-by-Step Solution

1
Sözleşmenin hukuki niteliğini belirlemek
İmtiyaz sözleşmeleri, idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı 'idari sözleşmeler' kategorisindedir.
Kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin olması ve idareye üstün yetkiler tanıması nedeniyle özel hukuk sözleşmelerinden ayrılır.
2
Zorunlu usul işlemlerini kontrol etmek
Sözleşme imzalanmadan önce Danıştay'ın görüşünün (düşüncesinin) alınması şarttır.
Anayasa m. 155 gereğince, imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri Danıştay'ın incelemesinden/görüşünden geçirilmek zorundadır.
3
Diğer usullerle karşılaştırmak
İmtiyazda kâr-zarar özel kişiye aittir, iltizamda (mültezim) ise kâr özel kişiye, risk idareye yönelik olabilir ancak imtiyazdan farklı bir hukuki rejimdir.
İmtiyazın en belirgin özelliği, özel kişinin sermaye ve tesisleri kendisi kurarak hizmeti kendi kâr ve zararına yürütmesidir.

Key Concept

Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği ve Danıştay'ın Rolü

Practice More

İdari sözleşme türleri (iltizam, orman işletme, yeraltı suları vb.) arasındaki farkları ve Danıştay görüşünün diğer sözleşmelerdeki yerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 5 / 7Next
Kamu Hizmetleri ve Kolluk Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 5 | Examkin