Question

Difficulty: HardUlaştırma Sektörü

Türkiye ekonomisinde ulaştırma politikaları, Cumhuriyet'in ilk dönemindeki demir yolu öncelikli yaklaşımdan 19501950'li yıllardan itibaren kara yolu odaklı bir stratejiye evrilmiştir. Bu tarihsel kırılma ve ulaştırma sektörünün mevcut iktisadi yapısı dikkate alındığında, ulaştırma modlarının kullanım yoğunluğu ve dış ticaret üzerindeki etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Günümüzde yurt içi yük taşımacılığında kara yolu mutlak hakimiyete sahipken, dış ticaret taşımacılığında parasal değer bazında en yüksek pay kara yoluna aittir.
  2. B
    19501950 sonrası ulaştırma yatırımlarının kara yollarına kaydırılmasının temel iktisadi gerekçesi, demir yolu ağının tüm bölgelerde tamamlanmış olması ve marjinal faydasının sıfıra yaklaşmasıdır.
  3. C
    Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin hizmetler sektörü toplam katma değeri içerisindeki payı, 20002000’li yıllardan itibaren sanayi sektörü katma değerini kalıcı olarak geride bırakmıştır.
  4. D
    Türkiye'nin ulaştırma yapısında yurt içi yük taşımacılığında ikinci büyük pay demir yollarına ait olup, bu durum lojistik maliyetlerin sanayi sektörü üzerindeki yükünü hafifletmektedir.
  5. 19501950'li yıllardan itibaren benimsenen kara yolu odaklı strateji, günümüzde yurt içi yük ve yolcu taşımacılığının %9090'ın üzerinde bu modla yapılmasına yol açmış; buna karşılık dış ticaret taşımacılığında miktar bazında en yüksek pay deniz yolunda kalmıştır.Answer

Answer

1950'li yıllardan itibaren ulaştırma politikalarında yaşanan stratejik kayma sonucunda günümüzde yurt içi yük ve yolcu taşımacılığının büyük bir bölümünün (%90 ve üzeri) kara yoluyla yapılması ve dış ticarette miktar bazında deniz yolunun liderliğinin sürmesi.
Türkiye'de 1950 sonrası benimsenen ulaştırma stratejisi, yatırımların büyük oranda kara yollarına kaydırılmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda günümüzde yurt içi yük ve yolcu taşımacılığında kara yolu %90'ı aşan bir payla mutlak hakimdir. Ancak dış ticaretin doğası gereği, uluslararası yük taşımacılığında miktar (fiziksel hacim) bazında deniz yolu yaklaşık %85-90 payla en önemli mod olmaya devam etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin ulaştırma politikalarındaki tarihsel dönüm noktalarını analiz ediniz.
1923-1950 arası demir yolu öncelikli, 1950 sonrası (Marshall Planı etkisiyle) kara yolu öncelikli bir yapı kurulmuştur.
Bu ayrım, günümüzdeki ulaştırma altyapısının asimetrik yapısını anlamak için temeldir.
2
Yurt içi taşımacılık verilerini ulaştırma modlarına göre karşılaştırınız.
Yurt içi yük taşımacılığının yaklaşık %90'ı, yolcu taşımacılığının ise %88-90'ı kara yolu ile gerçekleşmektedir.
Bu durum, Türkiye'nin ulaştırma sektöründe modlar arası dengesizliğin bir göstergesidir.
3
Dış ticaret taşımacılığı verilerini miktar (hacim) bazında değerlendiriniz.
Dış ticaret yüklerinin miktar bazında %85'ten fazlası deniz yolu ile taşınmaktadır.
Uluslararası ticarette düşük maliyet ve yüksek hacim kapasitesi deniz yolunu zorunlu kılmaktadır.
4
Ulaştırma sektörünün hizmetler sektörü içindeki ekonomik ağırlığını teyit ediniz.
Ulaştırma ve depolama faaliyetleri, hizmetler sektörü katma değerinde ticaret sektöründen sonra en önemli kalemlerden biridir.
Sektörün genel ekonomi üzerindeki katma değer ve maliyet etkisi bu pay ile ilişkilidir.

Key Concept

Türkiye'de Ulaştırma Modlarının Yapısal Dağılımı ve Tarihsel Dönüşümü
Estimated Time:1m 45s
Rate this question