Question

Difficulty: HardBankacılık Krizleri ve Mevduat Sigortası

Finansal sistemin istikrarını korumak amacıyla kurgulanan 'finansal güvenlik ağı' (financial safety net); mevduat sigortası, son başvuru mercisi ve batamayacak kadar büyük (too big to fail) doktrini gibi unsurları içermektedir. Ancak bu mekanizmaların bankaların davranışları ve piyasa disiplini üzerindeki etkileri, sistemik risk yönetimi açısından çeşitli tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Buna göre, bankacılık krizlerini önlemeye yönelik oluşturulan bu güvenlik ağının işleyişi ve yarattığı sonuçlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Mevduat sigortası ve TCMB'nin son başvuru mercisi rolü, bankaların iflas riskini mudiler yerine kamuya (TMSF ve TCMB) yükleyerek banka yönetimlerini daha riskli alanlara yöneltmekte ve 'ahlaki tehlike' (moral hazard) sorununu derinleştirmektedir.Answer
  2. B
    'Batamayacak kadar büyük' bankaların her koşulda kurtarılacağı algısı, kredi piyasasında kredi onay sürecinden önce ortaya çıkan bir 'ters seçim' (adverse selection) problemidir.
  3. C
    Mevduat sigortası sisteminin varlığı, mudilerin bankaya hücum (bank run) yapma eğilimini azaltırken, bankaların sermaye yeterliliğini izleyen piyasa disiplini mekanizmasını güçlendirmektedir.
  4. D
    Bankacılık sisteminde krizlerin bulaşıcılık (contagion) etkisini sınırlayan TCMB likidite destekleri, asimetrik bilgi sorunlarını tamamen ortadan kaldırarak finansal piyasalarda tam rekabeti sağlar.
  5. E
    TMSF tarafından sağlanan mevduat garantisi, banka yönetimlerinin portföy seçimlerini etkilemeyen tarafsız bir araç olup, sadece mudilerin güvenini tesis ederek likidite sıkışıklıklarını önlemektedir.

Answer

Mevduat sigortası ve merkez bankasının likidite desteği gibi güvenlik ağı unsurları, bankaların risk maliyetini kamuya devrederek ahlaki tehlike sorununu derinleştirir.
Finansal güvenlik ağı (TCMB ve TMSF), bankacılık sisteminde güven tesis ederek 'bankaya hücum' ve 'bulaşıcılık' etkilerini önler. Ancak bu koruma kalkanı, bankaların riskli faaliyetlerinin olası maliyetlerini kamuya transfer eder. Banka yönetimleri, kârın kendilerine ait olduğu ancak zararın (iflas durumunda) kamu tarafından üstlenileceği bir ortamda daha yüksek riskli yatırımlara yönelirler. Bu durum, literatürde 'ahlaki tehlike' (moral hazard) olarak adlandırılan asimetrik bilgi sorununun tipik bir örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Finansal güvenlik ağının unsurlarını (TMSF ve TCMB rolleri) analiz et.
Mevduat sigortası (TMSF) mudileri korurken, son başvuru mercisi (TCMB) bankaların likidite ihtiyacını karşılar.
Bu kurumlar sistemik riskin yayılmasını önlemek için tasarlanmıştır.
2
Bu mekanizmaların asimetrik bilgi (ahlaki tehlike) üzerindeki etkisini değerlendir.
Kurtarma garantisi olan bankalar, risk gerçekleştiğinde maliyetin kamuya kalacağını bilerek daha fazla risk alır.
Bu durum, mudilerin bankayı izleme ihtiyacını ortadan kaldırarak piyasa disiplinini zayıflatır.
3
TBTF doktrini ile asimetrik bilgi türlerini karşılaştır.
Büyük bankaların korunması beklentisi 'işlem sonrası' bir risk artışı yarattığı için bu bir ahlaki tehlike sorunudur.
Ters seçim işlem öncesi (kredi verilmeden önce) yanlış borçlu seçimiyle ilgilidir.

Key Concept

Finansal Güvenlik Ağı ve Ahlaki Tehlike (Moral Hazard) İlişkisi

Practice More

Finansal güvenlik ağının maliyetlerini minimize etmek için kullanılan 'Basel Kriterleri' (Sermaye Yeterliliği) konusuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question