Bir dış temsilcilikte vize mülakat uzmanı olarak görev yapan Levent Bey, yaşam felsefesi olarak 'dürüstlük ve şeffaflığı' benimsemiş olup, nihai gayesi olan 'huzurlu bir vicdan' hedefine ulaşmak için çabalamaktadır. Görevi gereği, vize reddi alan ve öfkelenen başvuru sahiplerine karşı içsel olarak hiçbir suçluluk veya üzüntü hissetmemesine rağmen, kurumun 'vatandaş odaklı hizmet' politikası gereği onlara karşı mahcubiyet ve üzüntü hissediyormuş gibi mimiklerini ve ses tonunu ayarlamak zorundadır. Zamanla, kendi benimsediği şeffaflık ilkesi ile sergilemek zorunda kaldığı bu yapay tavır arasındaki çelişki onu yıpratmış; iş ortamında belirli bir nedene bağlanamayan, günlerce süren genel bir çökkünlük ve karamsarlık haline girmesine yol açmıştır.
Buna göre, Levent Bey'in yaşadığı bu durumla ilgili örgütsel davranış disiplini kavramları bağlamında yapılan aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
- Levent Bey'in benimsediği 'dürüstlük' ilkesi bir "araçsal değer"dir; hissetmediği halde mahcup görünmesi "yüzeysel rol yapma" (surface acting) davranışı olup, nedeni belirsiz ve günlerce süren karamsarlığı ise bir "duygudurumu"dur (mood).Answer
- BLevent Bey'in 'dürüstlük' ilkesi bir "amaçsal değer"dir; başvuru sahipleriyle etkileşimindeki yapay tavrı onun "duygusal zekâsının" düşüklüğünü gösterir ve yaşadığı çelişki "devamlılık bağlılığı"nın (continuance commitment) bir sonucudur.
- CLevent Bey'in başvuru sahiplerine karşı gerçekte hissetmediği halde gösterdiği mahcubiyet "derinlemesine rol yapma" (deep acting) örneğidir; kurumun beklentisine uyması "normatif bağlılık" gereğidir ve hissettiği çökkünlük anlık bir "duygu"dur.
- DLevent Bey'in günlerce süren çökkünlüğü, belirli bir olaya karşı geliştirilen spesifik bir "duygu" (emotion) olup; vatandaşlara karşı sergilediği tavır "hale etkisi" (halo effect) yanılgısından kaynaklanan bir "duygusal bulaşma" sürecidir.
- ELevent Bey'in 'huzurlu bir vicdan' arzusu örgütün "misyonunu" yansıtırken; sergilediği yapay tavır "stereotipleme" (kalıpyargı) algı hatasının bir sonucu olarak ortaya çıkan "samimi davranış" örneğidir.