Question

Difficulty: HardÇalışma Sermayesine Yatırım ve Finansman Politikaları

Hızlı büyüme evresini tamamlayarak olgunluk aşamasına geçen bir perakende işletmesi, dönen varlık yapısını ve hacmini değiştirmeksizin finansman kompozisyonunda stratejik bir değişikliğe gitmiştir. Yeni yapıda işletme; duran varlıklarının ve sürekli dönen varlıklarının tamamının yanı sıra, mevsimsel satış dalgalanmalarından kaynaklanan geçici dönen varlıklarının da bir bölümünü devamlı sermaye (uzun vadeli yabancı kaynak ve özkaynak) ile finanse etme kararı almıştır. İşletme, geçici dönen varlıklarının geriye kalan kısmını ise kısa vadeli yabancı kaynaklarla fonlamaktadır.

İşletmenin benimsediği bu yeni çalışma sermayesi finansman politikası ve bunun finansal sonuçları dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

  1. İhtiyatlı finansman politikası benimsenmiş olup, yüksek tutarda net işletme sermayesi yaratılarak likidite riski en aza indirilmiş; ancak fonların atıl kalma maliyeti nedeniyle kârlılık potansiyeli düşmüştür.Answer
  2. B
    Atılgan finansman politikası benimsenmiş olup, kısa vadeli fonlama oranının düşmesiyle finansal risk sınırlandırılmış ve işletmenin varlık kârlılığı en üst seviyeye taşınmıştır.
  3. C
    Dengeli (vade uyumlu) finansman stratejisi uygulanmış olup, varlıkların nakde dönüşme süreleri ile kaynakların vade yapısı tam olarak eşleştirildiğinden risk ve getiri dengesi optimize edilmiştir.
  4. D
    Kısa vadeli yabancı kaynak kullanımının azaltılmasıyla işletmenin finansal kaldıraç derecesi yükselmiş ve buna bağlı olarak hisse başına kâr (HBK) maksimize edilmiştir.
  5. E
    Muhafazakâr finansman yaklaşımı tercih edilmiş olup, uzun vadeli kaynakların sağladığı esneklik sayesinde hem likidite sıkışıklığı riski bertaraf edilmiş hem de özkaynak kârlılığında artış sağlanmıştır.

Answer

İşletme muhafazakâr (ihtiyatlı) finansman politikası benimsemiştir. Bu politika net işletme sermayesini büyüterek likidite riskini azaltır ancak yüksek maliyetli kaynakların dönemsel olarak atıl kalması sebebiyle kârlılığı düşürür.
Verilen senaryoda işletme, duran varlıklarını ve dönen varlıklarının büyük bir kısmını (sürekli olanlar ile geçici olanların bir bölümünü) uzun vadeli kaynaklarla (devamlı sermaye) finanse etmektedir. Çalışma sermayesi yönetiminde bu yapıya 'İhtiyatlı (Muhafazakâr) Finansman Politikası' adı verilir. Bu politikanın temel amacı, kısa vadeli borç ödeyememe (likidite) riskini minimize etmektir. Bunu sağlamak için daha yüksek maliyetli olan uzun vadeli kaynaklara başvurulur. Mevsimsel satışların yavaşladığı dönemlerde geçici dönen varlık ihtiyacı azaldığında, elde bulunan bu uzun vadeli fonlar atıl (boşta) kalır ve işletme kullanmadığı fonların getiri maliyetine ya da faizine katlanmaya devam eder. Düşük likidite riski ve yüksek finansman maliyeti doğası gereği işletmenin kârlılık oranlarını düşürür. Dolayısıyla, likidite riskinin azaldığı ancak kârlılığın baskılandığı seçenek kesinlikle doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Finansman politikasının türünü belirleme
Politika, ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasıdır.
Duran varlıklar, sürekli dönen varlıklar ve ilave olarak geçici dönen varlıkların bir kısmı devamlı sermaye (uzun vadeli kaynaklar ve özkaynak) ile finanse edilmektedir.
2
Politikanın likidite ve risk düzeyini analiz etme
Likidite riski en aza inmiştir ve net işletme sermayesi pozitiftir.
Kısa vadeli borçların, dönen varlıklara oranla kullanımı oldukça düşüktür; bu da kısa vadede borç ödeyememe ihtimalini (likidite riskini) ciddi ölçüde azaltır.
3
Politikanın kârlılık üzerindeki etkisini değerlendirme
Kârlılık potansiyeli düşmüştür.
Uzun vadeli fonlar daha maliyetlidir ve mevsimsel ihtiyacın düştüğü dönemlerde bu fonlar atıl kalarak işletmeye gereksiz faiz yükü oluşturur, bu da net kârlılığı baskılar.

Key Concept

Çalışma Sermayesinde İhtiyatlı (Muhafazakâr) Finansman Politikası
Rate this question