Bir kamu sağlığı araştırmacısı, üç farklı tedavi protokolünün hastaların iyileşme süreleri üzerindeki etkisini karşılaştırmak amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) planlamıştır. Araştırma gruplarına atanan hasta sayıları birbirinden farklıdır (, , ). Analiz öncesi yapılan varsayım kontrollerinde; Shapiro-Wilk testi sonucunda hataların normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş, ancak Levene testi sonucunda grup varyanslarının homojen olmadığı () görülmüştür. Verilerin yapısal analizi incelendiğinde, en küçük örneklem hacmine sahip olan birinci grubun varyansının diğer grupların varyanslarından belirgin şekilde daha büyük olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, araştırmacının bu veri setine doğrudan standart tek yönlü ANOVA uygulaması ve varyans heterojenliğini dikkate almaması durumunda, testin istatistiksel yapısı ve hata oranları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AEn küçük örneklemin en büyük varyansa sahip olması, testin Tip I hata oranını belirlenen düzeyden çok daha düşük (muhafazakar) hale getirir.
- BVaryansların heterojenliği yalnızca testin istatistiksel gücünü düşürür, Tip I hata oranı etkilenmez; gruplar arası farklar bulunursa Tukey HSD testi ile karşılaştırmalara devam edilmelidir.
- Testin gerçek Tip I hata oranı, belirlenen nominal anlamlılık düzeyinden () daha yüksek olur ve gruplar arasında gerçekte olmayan bir farkın anlamlı bulunma riski (sahte pozitiflik) artar.Answer
- DGrupların birimlere şansa bağlı atanması ilkesi tam olarak sağlandığı sürece, varyans heterojenliği ANOVA sonuçlarında Tip I veya Tip II hata oranları üzerinde anlamlı bir yanlılık oluşturmaz.
- EStandart ANOVA işleminde hesaplanan genel hata kareler ortalaması (MSE) aşırı büyüyeceği için test tamamen duyarsızlaşır ve Tip II hata yapma olasılığı kesinleşir.