Milliyetçilik ideolojisi tarihsel süreçte farklı siyasal akımlarla eklemlenerek yapısal bir değişim göstermiştir. 19. yüzyılın ilk yarısında Fransız Devrimi'nin 'halk egemenliği' ve 'self-determinasyon' (halkın kendi kaderini tayin hakkı) ilkeleriyle beslenen milliyetçilik, genellikle liberalizmle ittifak yaparak çok uluslu imparatorlukların mutlakiyetçi yapılarına karşı bir özgürleşme hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak yüzyılın sonlarına doğru bu anlayış yerini; devlet otoritesini kutsayan, dışlayıcı ve daha muhafazakar bir karaktere bırakmıştır.
Milliyetçiliğin liberalizmle müttefik olduğu bu ilk dönemdeki temel meşruiyet dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- AUlusun, dil ve soy birliği gibi nesnel ve tarihsel bir gerçeklik olarak kabul edilmesi
- Siyasal egemenliğin kaynağının hanedandan alınarak halkın iradesine devredilmesiAnswer
- CMilli sanayiyi korumak amacıyla devletin ekonomik hayata müdahalesinin zorunlu görülmesi
- DDini kimliğin, toplumsal bütünleşmenin ve siyasal sadakatin yegane merkezi haline getirilmesi
- EUlusun varlığını sürdürmesi için askeri genişlemenin ve emperyal hedeflerin öncelenmesi
Answer
Siyasal egemenliğin kaynağının hanedandan alınarak halkın iradesine devredilmesi
Milliyetçiliğin ilk dönemi (yaklaşık 1789-1848 arası), liberalizmle müttefik bir 'kurtuluş' ideolojisidir. Bu dönemde milliyetçilik, meşruiyetini ilahi haklara dayanan hanedan yönetimlerine karşı çıkarak, egemenliğin millete (halka) ait olduğunu savunan halk egemenliği ilkesine dayandırmıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Siyasal Meşruiyet ve Halk Egemenliği
Estimated Time:1m 15s