Milliyetçilik
25 questions
Milliyetçilik kuramları içinde 'modernist' yaklaşımın temsilcileri olan Ernest Gellner ve Benedict Anderson, ulusun modern bir inşa olduğu konusunda hemfikirdirler. Ancak Anderson, Gellner’in milliyetçiliği sanayileşmenin işlevsel bir yan ürünü olarak gören 'sosyolojik zorunluluk' vurgusuna karşı çıkar. Buna göre, Benedict Anderson’ın 'hayal edilmiş cemaat' (imagined community) kavramsallaştırmasını, Gellner ve Hobsbawm’ın 'icat edilmiş' (invented) veya 'uydurulmuş' (fabricated) ulus yaklaşımlarından ayıran temel ontolojik fark aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe "sivil-siyasi" ve "etnik-kültürel" milliyetçilik ayrımı, ulusal kimliğin meşruiyet kaynağı ve aidiyet kriterleri üzerine odaklanır. Ernest Renan'ın ulusu bireylerin birlikte yaşama arzusuna ve ortak bir hafızaya dayalı "günlük bir plebisit" olarak tanımlayan iradeci yaklaşımı ile Johann Gottfried von Herder'in ulusu "halk ruhu" (Volksgeist) kavramı üzerinden, dil ve kültür temelinde açıklayan organik yaklaşımı bu iki farklı kutbu temsil eder.
Buna göre, Herder'in temsil ettiği organik milliyetçilik anlayışını, Renan'ın sivil milliyetçilik anlayışından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Ernest Gellner'e göre milliyetçilik; sanayi toplumunun ihtiyaç duyduğu karmaşık iş bölümü, toplumsal hareketlilik ve kitlesel okuryazarlığı mümkün kılan homojen bir 'yüksek kültür' (high culture) yaratma sürecidir. Buna göre Gellner, milliyetçiliğin ortaya çıkışını temel olarak aşağıdakilerden hangisiyle açıklamaktadır?
Hans Kohn'un milliyetçilik literatüründe klasikleşen "Batı" (sivil-siyasi) ve "Doğu" (etnik-kültürel) ayrımı, ulusal kimliğin meşruiyet kaynağı ve oluşum süreci üzerinden temellendirilir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Kohn'un "Doğu milliyetçiliği" olarak kavramsallaştırdığı modelin temel özelliklerinden biridir?
Siyaset biliminde milliyetçilik ideolojisi; ulusal kimliğin inşası ve topluluk üyeliğinin kriterleri bakımından 'sivil' ve 'etnik' olmak üzere iki temel kategoride ele alınır. Sivil milliyetçilik (civil nationalism), ulusal aidiyeti bireyin etnik kökeninden ziyade, siyasal topluluğa olan rızasına ve anayasal düzene bağlılığına dayandırır. Bu modelde ulus, ortak bir hukuk düzeni içinde yaşayan eşit vatandaşların oluşturduğu iradi bir birlikteliktir.
Buna göre, sivil milliyetçilik modelinde toplumsal aidiyetin ve ulusal kimliğin meşruiyet kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik kuramları içinde; ulusların sanayileşme veya matbaa kapitalizmi gibi süreçlerin ürünü olduğu yönündeki modernist tezi "fazla inşacı" bularak eleştiren; bunun yerine ulusal kimliğin oluşumunda tarihsel derinliği olan simgelerin, mitlerin ve "etnik çekirdeklerin" (ethnie) belirleyici rolünü vurgulayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik kuramlarında ulusu; ortak dil, din veya soy gibi nesnel (objektif) bağlardan ziyade, bireylerin bir arada yaşama arzusu ve ortak bir gelecek kurma bilinci üzerinden tanımlayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Modern siyasal ideolojiler içerisinde milliyetçilik; ulusal kimliğin kaynağına dair 'öznel' ve 'nesnel' yaklaşımlar arasındaki kuramsal ayrışmayla şekillenmiştir. Ernest Renan’ın bireylerin ortak gelecek idealine dayanan 'iradi' yaklaşımı ile J.G. Herder’in tarihsel-kültürel bir öze () dayanan 'organik' yaklaşımı, modern devletin meşruiyet zeminini farklı şekillerde tanımlar. Bu bağlamda, 'sivil milliyetçilik' (yurttaşlık milliyetçiliği) anlayışını etnik-kültürel milliyetçilikten ayıran ve onu modern demokratik değerlerle ilişkilendiren temel felsefi dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe; modern ulus-devletlerin toplumsal sadakati ve meşruiyeti güçlendirmek amacıyla geçmişle yapay bir süreklilik bağı kuran semboller, ritüeller ve kurallar bütününü kurgulamasını "geleneğin icadı" (invention of tradition) kavramıyla açıklayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik çalışmalarında Hans Kohn tarafından öne sürülen tipolojiye göre; Batı toplumlarında siyasal bir tercih ve rıza olarak ortaya çıkan "sivil milliyetçilik" ile Doğu toplumlarında kültürel bir kader ve zorunluluk gibi algılanan "etnik milliyetçilik" birbirinden ayrılmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sivil (Batılı) milliyetçilik anlayışının temel özelliklerinden biri değildir?
Milliyetçilik literatüründe ulusların kökenine dair yürütülen tartışmalarda; ulusların sanayileşmenin ve modern devletin işlevsel bir zorunluluğu olarak "yoktan var edildiğini" savunan modernist yaklaşım ile ulusların tarihsel-etnik bir çekirdek (ethnie) üzerine inşa edildiğini savunan etno-sembolcü yaklaşım arasındaki temel kopuş noktası "göbek bağı" (umbilicus) metaforu ile sembolize edilir. Buna göre, ulusların modern öncesi dönemle hiçbir yapısal sürekliliği olmadığını savunarak "ulusların göbek bağı yoktur" diyen düşünür ve onun bu görüşüne "ulusal kimliğin tarihsel derinliğini" vurgulayarak karşı çıkan düşünür eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe ulusun mahiyetine ilişkin yürütülen tartışmalarda Johann Gottfried von Herder’in "Volksgeist" (halk ruhu) kavramı ile Ernest Renan’ın "günlük plebisit" metaforu, kuramsal olarak birbirine zıt iki ontolojik zemini temsil etmektedir. Bu iki yaklaşımın temel varsayımları dikkate alındığında; Herder’in öncülüğünü yaptığı "organik/nesnel" milliyetçilik anlayışının, Renan’ın "iradi/öznel" yaklaşımından ayrıldığı temel kuramsal iddia aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik ideolojisi tarihsel süreçte farklı siyasal akımlarla eklemlenerek yapısal bir değişim göstermiştir. 19. yüzyılın ilk yarısında Fransız Devrimi'nin 'halk egemenliği' ve 'self-determinasyon' (halkın kendi kaderini tayin hakkı) ilkeleriyle beslenen milliyetçilik, genellikle liberalizmle ittifak yaparak çok uluslu imparatorlukların mutlakiyetçi yapılarına karşı bir özgürleşme hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Ancak yüzyılın sonlarına doğru bu anlayış yerini; devlet otoritesini kutsayan, dışlayıcı ve daha muhafazakar bir karaktere bırakmıştır.
Milliyetçiliğin liberalizmle müttefik olduğu bu ilk dönemdeki temel meşruiyet dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe uluslaşma modelleri 'devlet ulusu' (Staatsnation) ve 'kültür ulusu' (Kulturnation) ayrımı üzerinden incelenmektedir. Bu ayrıma göre, ulusu ortak bir siyasal kader ve hukuk düzeni etrafında birleşen vatandaşlar topluluğu olarak değil; ortak dil, din ve gelenek gibi nesnel unsurlarla tanımlanan organik bir yapı olarak gören 'kültür ulusu' anlayışı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Ernest Gellner, milliyetçiliği sanayi toplumunun işlevsel bir zorunluluğu olarak tanımlarken; tarım toplumunun parçalı ve yerel nitelikteki "düşük kültürlerinin" yerini, sanayi toplumunda hareketliliği ve iletişimi sağlayacak standartlaştırılmış bir "yüksek kültürün" (high culture) alması gerektiğini savunur. Gellner'e göre, bu yüksek kültürün toplumun tamamına yayılması ve bireylerin anonim bir toplumda bir arada tutulması, ancak belirli bir kurumsal yapının tekelindeki mekanizmalarla mümkündür. Buna göre, Gellner'in kuramsal çerçevesinde modern ulusun inşasını sağlayan ve devletin tekelinde bulunan en temel kurumsal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Benedict Anderson, 'Hayal Edilmiş Cemaatler' adlı eserinin sonraki baskılarına eklediği bölümlerde; sömürgeci devletlerin yönettikleri nüfusu kategorize etme, coğrafyayı mülkiyet altına alma ve geçmişi kurgulama biçimlerini dönüştüren üç temel kurumsal araçtan bahseder. Anderson'a göre, modern ulus devletin tebaasını ve topraklarını zihninde 'toplam bir kontrol alanı' olarak hayal etmesine imkan tanıyan bu üç araç aşağıdakilerden hangisidir?
Benedict Anderson, 'Hayali Cemaatler' (Imagined Communities) adlı çalışmasında ulusu; üyelerinin birbirini şahsen tanıması, onlarla karşılaşması veya isimlerini duyması mümkün olmasa da her birinin zihninde ortak bir topluluğun parçası oldukları tasavvuru olarak tanımlamaktadır. Anderson’a göre, bu kolektif tasavvurun kitlelere yayılmasını sağlayan ve milliyetçiliğin modern bir fenomen olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel sosyo-ekonomik ve teknolojik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe ulusun tanımına ilişkin farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Ulusu; dil, ırk veya din gibi nesnel bağlardan ziyade, bireylerin bir arada yaşama iradesine ve paylaşılan ortak bir geçmişe dayandıran "subjektif ulus" anlayışının en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Kohn tarafından geliştirilen ve milliyetçilik literatüründe uzun süre kabul gören 'Batılı (Sivil)' ve 'Doğulu (Etnik)' milliyetçilik tipolojisi; Anthony D. Smith gibi etnosembolcü kuramcılar tarafından, en 'sivil' ulusların dahi bir 'etnik çekirdek' (ethnie) üzerine inşa edildiği gerekçesiyle eleştirilmiştir.
Smith'in bu perspektifinden hareketle, sivil milliyetçilik anlayışı hakkında yapılabilecek en isabetli değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Milliyetçilik literatüründe ulus; ortak bir etnik köken veya kültürel mirastan ziyade, aynı siyasal otoriteler altında yaşayan ve ortak anayasal ilkeleri benimseyen vatandaşların oluşturduğu iradi bir topluluk olarak tanımlanabilir. Bu anlayışta aidiyetin temel dayanağı, bireylerin aynı hukuk düzenine ve vatandaşlık haklarına sahip olmasıdır.
Bu özelliklere sahip olan milliyetçilik türü aşağıdakilerden hangisidir?