Bir sosyolog, 18. ve 19. yüzyıllarda İngiltere'de yoğunlaşan 'Çitleme (Enclosure) Yasaları' sürecini incelemektedir. Bu süreçte, daha önce köylülerin ortak kullanımında olan tarım arazileri devlet eliyle yasal olarak çitlenmiş ve özel mülkiyete geçirilmiştir. Dönemin hukukçuları ve aydınları bu yasaları 'toplumsal düzenin tesisi ve rasyonel ekonomik verimliliğin zorunlu gereği' olarak savunmuştur. Ancak pratikte bu süreç, geçim araçlarını kaybeden kitlelerin şehirlere akın etmesine; kendi üretim sürecine, ürettiği nesneye ve insani doğasına tamamen yabancılaşmış devasa bir sanayi işçisi sınıfının doğmasına yol açmıştır.
Karl Marx’ın tarihsel materyalizm ve çatışmacı kuram perspektifinden bakıldığında, bu tarihsel dönüşüm sürecinin yapısal analiziyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- Üstyapısal bir kurum olan yasal düzenlemeler ve dönemin ideolojisi, aslında maddi altyapıdaki değişimin bir yansımasıdır ve egemen sınıfın çıkarlarını meşrulaştırarak sömürü ve yabancılaşma sürecini derinleştirmiştir.Answer
- BBu süreçte toprak sahiplerinin elde ettiği yeni yasal mülkiyet, salt ekonomik bir güç olmanın ötesine geçerek; siyasal parti gücü ve toplumsal prestij ile desteklenen çok boyutlu bir tabakalaşma sistemini inşa etmiştir.
- CÇitleme yasaları, nüfus artışı ve değişen çevresel koşullar karşısında toplumun hayatta kalabilmesi için ekonomik kurumların gösterdiği uyum çabasıdır ve toplumsal dengenin yeniden kurulmasını sağlayan bir entegrasyon mekanizmasıdır.
- DYeni mülkiyet yasalarının açık işlevi tarımsal verimliliği artırmak ve düzeni sağlamak iken; sistem içindeki gizli işlevi, şehirlere göçü hızlandırarak yeni kurulan fabrikalara ucuz işgücü sağlamaktır.
- EKırsaldan kente göç eden kitlelerin yaşadığı bu radikal dönüşüm, benzerliklere dayalı geleneksel mekanik dayanışmanın çözülerek yerini karmaşık bir işbölümünün yarattığı organik dayanışmaya bırakmasının tarihsel bir sonucudur.