G.H. Mead'e göre bireyin toplumun genel beklenti ve normlarını içselleştirerek kendi davranışlarını denetlemesi 'genelleştirilmiş öteki' kavramıyla açıklanırken; E. Goffman, bireyin bu beklentiler ışığında sosyal ortamlarda belirli bir imaj oluşturma çabasını 'izlenim yönetimi' olarak adlandırır. Alfred Schutz ise bu sürecin, öznelerin birbirlerini hazır 'tipleştirmeler' üzerinden algıladığı bir 'hayat dünyasında' gerçekleştiğini belirtir. Buna göre; bir kamu görevlisinin vatandaşa hizmet sunarken kendi kişisel duygularını arka planda tutup 'tarafsız memur' imajını sergilemesi ve vatandaşın da bu imaja uygun bir saygı çerçevesinde hareket etmesi, bu üç kuramsal yaklaşımın kesişim noktasında aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?
- AToplumsal yapının bireyi tamamen pasif kılan dışsal ve nesnel bir gerçeklik olduğu
- Gündelik hayattaki etkileşimlerin, öznelerarası anlam paylaşımları ve hazır tipleştirmelerle yapılandırılmış dinamik bir süreç olduğuAnswer
- CBireyler arası ilişkilerin temelinde ekonomik çıkar ve sınıf temelli güç mücadelelerinin yattığı
- DToplumsal kurumların bireysel eylemlerden bağımsız olarak toplumu dengelemek için gizli işlevler üstlendiği
- EMaddi kültürdeki değişimin manevi değerler üzerindeki baskısının toplumsal rolleri belirlediği
Answer
Gündelik hayattaki etkileşimlerin, öznelerarası anlam paylaşımları ve hazır tipleştirmelerle yapılandırılmış dinamik bir süreç olduğu
Doğru cevap olan ifade, soruda bahsi geçen üç kuramcının ortak vurgusunu yansıtmaktadır. Mead, Goffman ve Schutz; toplumsal gerçekliğin nesnel bir yapıdan ziyade, bireylerin birbirlerine karşı takındıkları tavırlar, kullandıkları semboller ve hazır bilgi stokları (tipleştirmeler) aracılığıyla 'öznelerarası' (intersubjective) bir zeminde sürekli yeniden üretildiğini savunurlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Öznelerarasılık ve Sembolik İnşacılık