Türkiye’de ’li yıllardan itibaren Marshall Yardımları’nın da etkisiyle tarımda makineleşmenin hızlanması, kırsal alandaki üretim ilişkilerini kökten değiştirerek büyük bir işgücü fazlası yaratmıştır. Ancak bu nüfusun kentlere akışı, kentsel sanayinin işgücü talebi ve konut sunum kapasitesinden bağımsız, çok daha hızlı bir tempoda gerçekleşmiştir. Literatürde bu durum, "kentleşme hızının sanayileşme hızını aşması" olarak tanımlanmaktadır.
Bu yapısal dengesizlik göz önüne alındığında, Türkiye'nin sonrası kentleşme deneyiminin Batı Avrupa'daki sanayi odaklı kentleşme modelinden sapan temel karakteristiği aşağıdakilerden hangisidir?
- AKentsel çekici güçlerin, kırsal itici güçlere oranla göç sürecinde daha belirleyici ve baskın bir rol oynaması
- BKentleşme sürecinin ekonomik gelişmişlik düzeyini takip etmesi ve sanayi istihdamıyla eşgüdümlü ilerlemesi
- Kentsel nüfus birikiminin ekonomik tabanla uyumsuzluğu sonucunda ortaya çıkan "sahte kentleşme" (pseudo-urbanization) olgusuAnswer
- DMarshall Planı sayesinde kentlerdeki sanayi yatırımlarının işgücü fazlasını tamamen soğurarak yapısal işsizliği önlemesi
- EFiziksel kentleşme ile birlikte kentlileşme sürecinin de aynı paralellikte gerçekleşerek kentsel kültürün homojenleşmesi
Answer
Ekonomik gelişmişlik ve sanayi kapasitesini aşan nüfus yığılması nedeniyle oluşan sahte kentleşme (pseudo-urbanization) olgusudur.
Doğru yanıt olan 'sahte kentleşme' ifadesi, kentsel nüfus artışının o kentin ekonomik üretim ve sanayi istihdam kapasitesini aşması durumunu açıklar. Türkiye'de sonrası yaşanan süreç, sanayinin işgücü talebinden ziyade kırsalın nüfusu dışarı atmasıyla (itici nedenler) şekillendiği için bu kavramla tanımlanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sahte Kentleşme (Pseudo-Urbanization)
Estimated Time:2m 0s