3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında yürütülen rızai (isteğe bağlı) ifraz ve tevhit işlemleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuki açıdan yanlıştır?
- Aİfraz ve tevhit işlemlerinin onaylanabilmesi için parsellerin imar planında belirlenen yollara cephesinin bulunması zorunludur.
- BBelediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan taşınmazlar için karar mercii belediye encümeni, bu sınırların dışındakiler için ise il encümenidir.
- CEncümen tarafından onaylanan ifraz veya tevhit kararı, onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu dairesine tescil ettirilmezse geçersiz sayılır.
- Rızai ifraz ve tevhit işlemleri sırasında, taşınmazın değerindeki artışa karşılık maliklerden Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisi yapılması yasal bir zorunluluktur.Answer
- Eİşlem sonucunda oluşacak yeni parsellerin büyüklüğü ve boyutları, uygulama imar planı ve imar yönetmeliği hükümlerindeki asgari şartlara aykırı olamaz.
Answer
Rızai ifraz ve tevhit işlemleri sırasında Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisi yapılması zorunlu değildir; çünkü DOP kesintisi sadece İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan resen parselasyon işlemlerine özgü bir uygulamadır.
Doğru yanıt olan ifadedeki yanlışlık, Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisinin rızai işlemlerde zorunlu olduğu iddiasıdır. İmar hukukunda DOP kesintisi, taşınmaz sahibinin isteğine bağlı olmayan ve belediye tarafından resen yürütülen 'parselasyon' (madde 18) işlemlerine özgüdür. Madde 15 ve 16 kapsamındaki işlemlerde sadece imar planındaki kamu alanlarına (yol, yeşil alan vb.) denk gelen kısımların 'bedelsiz terk' edilmesi söz konusu olabilir, ancak bu işlem teknik olarak bir DOP kesintisi değildir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İfraz/Tevhit (Rızai) ve Parselasyon (Resen) Ayrımı
Practice More
İmar Kanunu 18. madde (parselasyon) ile 15-16. maddeler arasındaki farkları bir tablo halinde çalışmak, bu tarz karmaşık soruları çözmeyi kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:2m 0s