Question

Difficulty: MediumKıbrıs Barış Harekâtı ve Dış Politika

Türkiye'nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı; Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan liderliğindeki koalisyon hükümeti döneminde başlatılmış, Türk dış politikasında ve savunma stratejilerinde köklü değişimlere yol açmıştır. İkinci harekât aşamasına diplomatik terminolojiyle değil, "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla geçilmesi, sürecin siyasi kararlılığını ve askeri planlamanın gizliliğini simgelemiştir.

Bu harekâtın uluslararası hukuki dayanağı, karar alma bağlamı ve dış politikada yarattığı sonuçlar dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Harekât, 1959 Zürih ve 1960 Londra Antlaşmalarının Türkiye'ye tanıdığı garantörlük hakkı kapsamında yapılmış; ardından ABD'nin uyguladığı silah ambargosu Türkiye'yi milli savunma sanayisini kurmaya yöneltmiştir.Answer
  2. B
    Harekât kararı, Bülent Ecevit liderliğindeki CHP ile Süleyman Demirel liderliğindeki AP'nin oluşturduğu geniş tabanlı Birinci Milliyetçi Cephe (MC) koalisyonunun siyasi uzlaşmasıyla alınmıştır.
  3. C
    Harekât, 12 Mart 1971 Muhtırası ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) tamamen kapatılmasının ardından kurulan askerî yönetimin uluslararası alandaki inisiyatifiyle gerçekleştirilmiştir.
  4. D
    Harekâtın ardından Türkiye'ye yönelik silah ambargosu NATO tarafından uygulanmış; bu dış baskı ancak 1982 Anayasası ile kurulan Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) erken dönemde fiilen toplanmasına neden olmuştur.
  5. E
    Harekât döneminde uygulanan ithal ikameci sanayileşme modelinin döviz fazlası yaratan yapısı sayesinde Türkiye, maruz kaldığı ekonomik yaptırımları dış borçlanmaya ihtiyaç duymadan atlatabilmiştir.

Answer

Doğru ifade, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 1959 Zürih ve 1960 Londra Antlaşmalarından doğan garantörlük hakkı kapsamında yapıldığını ve ardından ABD'nin uyguladığı silah ambargosunun Türkiye'yi milli savunma sanayisini kurmaya yönelttiğini belirten seçenektir.
Doğru seçenek, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın uluslararası meşruiyet zeminini ve sonuçlarını eksiksiz yansıtmaktadır. Türkiye, 1959 Zürih ve 1960 Londra Antlaşmalarından doğan garantörlük haklarını kullanarak adaya müdahale etmiştir. Harekâtın ardından, NATO'nun kurumsal kararı olmaksızın ABD tarafından Türkiye'ye tek taraflı silah ambargosu uygulanmıştır. Bu ambargo, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dışa bağımlılığını azaltma ihtiyacını doğurmuş ve kısa süre sonra ASELSAN gibi yerli savunma sanayii yatırımlarının hızlanmasına zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen harekâtın (Kıbrıs Barış Harekâtı) temel hukuki gerekçesini belirlemek.
Harekâtın uluslararası meşruiyet zemini, 1959 Zürih ve 1960 Londra Antlaşmalarından doğan 'garantör devlet' hakkıdır.
Uluslararası bir askeri müdahalenin meşruiyeti için dayandığı uluslararası hukuk metinlerinin tespit edilmesi gerekir.
2
Harekât kararı alan siyasi aktörleri ve dönemin hükümet yapısını tespit etmek.
Harekât, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan liderliğindeki sivil 37. Türkiye Hükûmeti (CHP-MSP koalisyonu) döneminde yapılmıştır.
Seçeneklerdeki dönemsel ve siyasi eşleştirme hatalarını (örneğin MC hükümetleri veya ara rejim iddiaları) elemek için iktidar yapısının bilinmesi zorunludur.
3
Harekât sonrası Türkiye'ye uygulanan yaptırımları ve bunların iç savunma sanayisine etkisini analiz etmek.
NATO organizasyonundan bağımsız olarak, ABD Kongresi kararıyla Türkiye'ye silah ambargosu uygulanmış, bu da dışa bağımlılığı kırmak için ASELSAN gibi kurumların temellerinin atılmasına önayak olmuştur.
Dış politikanın iç politikalara ve savunma stratejilerine olan somut etkisini doğrulamak için bu tarihsel neden-sonuç ilişkisi kurulmalıdır.

Key Concept

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Hukuki Dayanakları ve Dış Politika Sonuçları
Rate this question