Türk hukukunda idarenin mali sorumluluk rejimi incelendiğinde; Anayasa'nın . maddesindeki genel tazmin yükümlülüğü ile . maddesindeki kamu görevlilerine karşı doğrudan dava açılamayacağına dair kuralın birleşmesiyle ortaya çıkan 'asli ve doğrudan sorumluluk' esası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Aİdarenin sorumluluğu tali niteliktedir ve mağdurun öncelikle zarara yol açan kamu görevlisine başvurması anayasal bir zorunluluktur.
- BKamu görevlisinin kişisel kusurunun bulunduğu durumlarda, eylem anayasal hizmet kapsamında sayılmadığından idare aleyhine tazminat davası açılamaz.
- İdarenin sorumluluğu asli ve doğrudan bir sorumluluktur; kamu görevlisinin yetkilerini kullanırken verdiği zararlarda muhatap her durumda idaredir.Answer
- DAnayasa'daki bu düzenlemeler uyarınca idarenin sorumluluğu yalnızca kusura (hizmet kusuru) dayanmakta olup kusursuz sorumluluk halleri anayasal dayanaktan yoksundur.
- Eİdarenin rücu hakkını kullanabilmesi için anayasal bir zorunluluk olarak kamu görevlisinin eyleminin ağır hizmet kusuru teşkil etmesi gerekir.
Answer
İdarenin sorumluluğu asli ve doğrudan bir sorumluluktur; kamu görevlisinin yetkilerini kullanırken verdiği zararlarda muhatap her durumda idaredir.
Türk idari sorumluluk rejiminde, Anayasa'nın . maddesi idarenin tazminat yükümlülüğünü genel bir kural olarak koyarken; . maddesinin . fıkrası bu sorumluluğun işletilme biçimini 'asli ve doğrudan' olarak kurgulamıştır. Bu sistemde mağdur, kamu görevlisinin yetkilerini kullanırken (görevle ilgili) verdiği zararlar için doğrudan kamu görevlisini dava edemez. Dava doğrudan idareye karşı açılır ve idare 'asli' borçlu konumundadır. Bu durum, kamu görevlisinin görevini çekinmeden yapabilmesini sağlayan bir 'anayasal teminat' niteliğindedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İdarenin Asli ve Doğrudan Sorumluluğu (Anayasal Teminat)
Practice More
İdarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran veya azaltan nedenler (mücbir sebep, kaza) ile rücu davasının adli yargıdaki niteliğini incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:2m 30s