İdarenin Sorumluluğu

152 questions

Question 1Question

1982 Anayasası'nın 125. ve 129. maddeleri ile idare hukuku ilkeleri çerçevesinde şekillenen "idarenin mali sorumluluğu" kurumunun anayasal temelleri ve genel özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin kusursuz sorumluluk ilkelerine (tehlike, sosyal risk vb.) dayalı tazminat yükümlülüğünde, idari faaliyet ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağı kurulması şartı aranmaz.

Answer

Kusursuz sorumluluk hallerinde dahi illiyet bağının aranmayacağını iddia eden seçenek yanlıştır; çünkü illiyet bağı sorumluluğun temel kurucu unsurudur.
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için eylem/işlem, zarar ve illiyet bağı unsurlarının kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekir. İlliyet bağı, idarenin hem kusurlu (hizmet kusuru) hem de kusursuz (risk, sosyal risk, fedakarlığın denkleştirilmesi) sorumluluk hallerinde vazgeçilmez bir unsurdur. Kusursuz sorumlulukta sadece idarenin kusurlu olması şartı aranmaz; ancak meydana gelen zararın idarenin bir faaliyeti sonucunda oluştuğunun ispatlanması (illiyet bağı) hukuki sorumluluk için zorunludur. Bu nedenle, illiyet bağının aranmayacağını belirten ifade hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
İdarenin sorumluluğunun kurucu unsurlarını analiz etmek.
Sorumluluğun doğması için bir idari işlem veya eylem, bir zarar ve bu ikisi arasında bir illiyet bağı bulunması gerekir.
Bu unsurlar tüm mali sorumluluk türleri için ortak ve asgari şartlardır.
2
Kusurlu ve kusursuz sorumluluk ayrımını değerlendirmek.
Kusurlu sorumlulukta 'hizmet kusuru' aranırken, kusursuz sorumlulukta kusur aranmaz ancak illiyet bağı varlığını korumaya devam eder.
Illiyet bağı, zararın idareye yüklenebilmesini sağlayan mantıksal ve hukuki köprüdür.
3
Anayasal güvenceleri ve rücu mekanizmasını incelemek.
Dava doğrudan idareye açılır (m. 129/5) ve idare kusurlu memura rücu eder.
Bu düzenleme hem vatandaşın zararını garanti altına alır hem de kamu görevlisini doğrudan kişisel davalardan korur.

Key Concept

İdari Sorumluluğun Kurucu Unsurları ve İlliyet Bağı

Practice More

İlliyet bağını kesen veya daraltan nedenleri (mücbir sebep, beklenmeyen hal, zarar görenin kusuru) inceleyerek sorumluluk hukukundaki sınırları pekiştirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

Bir büyükşehir belediyesine bağlı toplu taşıma idaresince işletilen metro hattında, vagon kapılarının periyodik bakımlarının yapılmış olmasına karşın, kullanılan yedek parçaların teknik şartnameye uygun olmaması ve montaj hataları nedeniyle bir yolcunun elinin kapıya sıkışarak yaralanması olayında, idarenin sorumluluğuna yol açan hizmet kusuru türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hizmetin kötü işlemesi

Answer

İdarenin yürüttüğü hizmetin teknik şartlara ve işleyiş kurallarına aykırı şekilde sunulması nedeniyle oluşan bu durum 'hizmetin kötü işlemesi' olarak tanımlanır.
İdare hukukunda hizmetin kötü işlemesi, idarenin bir hizmeti sunarken göstermesi gereken dikkat, özen ve teknik kurallara aykırı davranmasıdır. Metro vagonlarındaki kapı mekanizmasının bakımının standart dışı parçalarla ve hatalı işçilikle yapılması, hizmetin nesnel olarak kusurlu (gereği gibi olmayan) bir şekilde yürütüldüğünü kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini analiz edin
Zarar, kamu hizmetinin (metro işletmeciliği) yürütülmesi ve bakımı sırasında meydana gelmiştir.
Sorumluluğun kaynağının bir idari faaliyet olup olmadığını belirlemek için gereklidir.
2
Kusurun kaynağını tespit edin
Zarar, idarenin seçtiği malzemenin (yedek parça) kalitesizliği ve uygulama (montaj) hatasından kaynaklanmaktadır.
Bunun bir kişisel kusur mu yoksa organizasyonel bir hizmet kusuru mu olduğunu anlamak için gereklidir.
3
Hizmet kusurunun görünüm biçimini sınıflandırın
İdare hizmeti sunmuştur ancak hukuka, tekniğe ve standartlara uygun sunmamıştır; bu durum 'kötü işleme' kategorisine girer.
Hizmet kusurunun üç farklı görünüm biçiminden hangisinin olayla örtüştüğünü belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Hizmet Kusuru Görünüm Biçimleri

Hints

1
Zarar, hizmetin sunumu sırasında bir 'hata' yapılması sonucu mu yoksa hizmetin 'gecikmesi' sonucu mu oluştu?
2
Bakımın yapılmış olması 'hiç işlememe' seçeneğini eler. Hatalı parça kullanımı ise bir nitelik sorunudur.

Practice More

Danıştay'ın hizmet kusuru ile kişisel kusur ayrımı konusundaki kriterlerini (görevden ayrılabilme) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

Bir üniversite hastanesinde gerçekleştirilecek olan riskli bir cerrahi operasyon sırasında, ameliyathanede bulunması yasal olarak zorunlu olan yedek güç ünitesinin (kesintisiz güç kaynağı) periyodik bakımlarının yapılmaması nedeniyle arızalandığı tespit edilmiştir. Operasyon esnasında yaşanan kısa süreli elektrik kesintisinde ünitenin devreye girmemesi sonucunda hayati destek cihazları durmuş ve bu durum hastada kalıcı felç oluşmasına yol açmıştır.

Bu olayda idarenin tazminat sorumluluğuna temel teşkil eden hizmet kusuru türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hizmetin kötü işlemesi

Answer

İdarenin kamu hizmetini yürütmek için gerekli olan teknik donanımı ve organizasyonu standartlara uygun şekilde hazır bulundurmaması 'hizmetin kötü işlemesi' kapsamında değerlendirilir.
Doğru cevap olan 'hizmetin kötü işlemesi', idarenin kamu hizmetini yürütürken kullanması gereken araçları, personeli ve yöntemleri hizmetin gereklerine uygun şekilde organize etmemesi durumunu ifade eder. Ameliyathanede hayati öneme sahip olan kesintisiz güç kaynağının bakımsız bırakılması, idarenin organizasyon kusurudur ve hizmetin sakat/kötü yürütüldüğünü gösterir.

Step-by-Step Solution

1
İdari faaliyetin varlığı tespit edilir.
Olayda üniversite hastanesi tarafından sunulan bir sağlık hizmeti (cerrahi operasyon) mevcuttur.
Sorumluluğun türünü belirlemek için önce bir kamu hizmetinin yürütülüp yürütülmediği anlaşılmalıdır.
2
Aksaklığın niteliği analiz edilir.
Zarar, yedek güç ünitesinin bakımsızlığı ve çalışmamasından (organizasyon eksikliği) kaynaklanmıştır.
Kusurun kaynağının bireysel mi yoksa kurumsal mı olduğu sorumluluk rejimi açısından kritiktir.
3
Hizmet kusuru türleri ile eşleştirme yapılır.
Hizmetin sunulması sırasında donanımsal ve işletimsel yetersizlik olduğu için bu durum 'hizmetin kötü işlemesi' kategorisine girer.
Danıştay içtihatlarına göre araçların bakımsızlığı hizmetin gereği gibi sunulmadığını gösteren bir kötü işleme örneğidir.

Key Concept

Hizmet Kusuru: Hizmetin Kötü İşlemesi
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

İdari faaliyetler neticesinde ortaya çıkan zararlarda idarenin tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya daraltan nedenlerden "mücbir sebep" ile "beklenmeyen hal" arasındaki temel farka dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mücbir sebep idarenin faaliyetine tamamen yabancı ve dışsal bir olay iken; beklenmeyen hal hizmetin iç bünyesinden kaynaklanır ve idarenin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Answer

Mücbir sebep idarenin faaliyetine tamamen yabancı ve dışsal bir olay iken; beklenmeyen hal hizmetin iç bünyesinden kaynaklanır ve idarenin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Doğru ifade, mücbir sebebin 'dışsallık' (idareye yabancılık) özelliğine vurgu yaparken, beklenmeyen halin hizmetin iç işleyişinden kaynaklandığını ve bu nedenle idarenin kusursuz sorumluluğunu (örneğin tehlike ilkesi) ortadan kaldırmadığını doğru şekilde açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Mücbir sebep ve beklenmeyen halin kaynağının (içsel/dışsal) belirlenmesi.
Mücbir sebep dışsal (idare dışı), beklenmeyen hal içsel (idari faaliyetin içinde) bir nedendir.
Sorumluluğu kaldıran nedenin kaynağı, hukuki nitelendirmeyi belirler.
2
Bu nedenlerin idarenin sorumluluk türleri (kusur/kusursuz) üzerindeki etkisinin analizi.
Mücbir sebep her iki sorumluluğu da kaldırırken; beklenmeyen hal sadece kusur sorumluluğunu kaldırır.
Dışsallık kriteri, kusursuz sorumluluğu (risk/tehlike) bertaraf edebilmek için zorunludur.

Key Concept

Mücbir sebep (dışsal) ile beklenmeyen hal (içsel) arasındaki fark ve bunların kusursuz sorumluluğa etkisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

İdare tarafından işletilen bir ulaşım ağında, dünya genelini etkileyen ve o anki bilimsel verilerle öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü bir güneş fırtınası (elektromanyetik girişim) sonucu sinyalizasyon sistemleri tamamen devre dışı kalmış ve bir tren kazası yaşanmıştır.

Doktrinde yer alan "dışsallık" (olayın idari faaliyetin dışından kaynaklanması) kriteri uyarınca, bu olayın idarenin mali sorumluluğu açısından hukuki niteliği ve illiyet bağına etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Olay 'mücbir sebep' teşkil eder; dışsallık özelliği nedeniyle illiyet bağı kesilir ve idarenin tazminat sorumluluğu ortadan kalkar.

Answer

Olay 'mücbir sebep' teşkil eder; dışsallık özelliği nedeniyle illiyet bağı kesilir ve idarenin tazminat sorumluluğu ortadan kalkar.
Doğru yanıt olan mücbir sebep açıklaması, olayın üç temel özelliğini (dışsallık, öngörülemezlik, önlenemezlik) tam olarak karşılamaktadır. Güneş fırtınası idari faaliyetin tamamen dışında gerçekleşen bir doğa olayıdır (dışsallık). Bilimsel olarak tahmin edilememesi (öngörülemezlik) ve engellenememesi (önlenemezlik) ile birleşince illiyet bağını kesen en güçlü neden olan mücbir sebep ortaya çıkar. Bu durumda idarenin mali sorumluluğu ortadan kalkar.

Step-by-Step Solution

1
Zarara yol açan olayın kaynağını analiz etme
Güneş fırtınası, idarenin yürüttüğü ulaşım hizmetinin veya teknik altyapısının içinden değil, tamamen dışından (uzay/doğa kaynaklı) gelmektedir.
Mücbir sebep ile beklenmeyen hal arasındaki en temel fark 'dışsallık' kriteridir.
2
Olayın öngörülemezlik ve önlenemezlik durumunu değerlendirme
Soruda olayın bilimsel olarak öngörülemez ve teknolojik olarak engellenemez olduğu belirtilmiştir.
Mücbir sebep sayılabilmesi için olayın karşı konulamaz ve tahmin edilemez olması şarttır.
3
Hukuki nitelendirme ve sorumluluk sonucuna varma
Dışsal, öngörülemez ve önlenemez bu olay 'mücbir sebep'tir. Mücbir sebep, idari faaliyet ile ortaya çıkan zarar arasındaki illiyet bağını tamamen keser.
İlliyet bağı kesildiğinde idarenin ne kusur ne de kusursuz sorumluluk kapsamında tazminat ödeme yükümlülüğü kalmaz.

Key Concept

İdare Hukukunda Mücbir Sebep ve Dışsallık Kriteri

Hints

1
İlliyet bağını kesen nedenleri değerlendirirken olayın 'içsel' mi yoksa 'dışsal' mı olduğuna odaklanın.
2
Güneş fırtınası gibi idarenin hiçbir şekilde kontrol edemeyeceği ve faaliyetinin parçası olmayan doğa olayları 'dışsallık' kriterini sağlar.
3
Dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik bir araya geldiğinde olay 'mücbir sebep' olur ve idarenin tazminat yükümlülüğünü tamamen kaldırır.

Practice More

Mücbir sebep ile beklenmeyen halin 'kusursuz sorumluluk' türlerinden tehlike ilkesindeki farklı etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

Bir belediyenin kanalizasyon şebekesinin periyodik temizlik ve bakım işlemlerini uzun süredir ihmal etmesi neticesinde, bölgedeki mutat (olağan) bir sağanak yağış sonrasında atık sular geri tepmiş ve Bay (A)’ya ait konutun bodrum katını su basmıştır. Olay sonrası hazırlanan teknik raporda; Bay (A)’nın konutundaki tesisatın belediyenin fen işleri şartnamesine tamamen aykırı ve kaçak bir şekilde ana hatta bağlandığı, bu usulsüz bağlantı olmasaydı idarenin ihmaline rağmen su baskınının yaşanmayacağı kesin olarak tespit edilmiştir.

İdare hukuku ilkeleri ve sorumluluğun kurucu unsurları çerçevesinde, idarenin bu olaydaki tazminat sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağı, zarar görenin tam kusuru (mevzuata aykırı bağlantı) nedeniyle kesildiğinden idarenin tazminat sorumluluğu doğmaz.

Answer

İdarenin sorumluluğunun doğması için gereken idari eylem, zarar ve illiyet bağı unsurlarından illiyet bağı, zarar görenin tam kusuru nedeniyle kesilmiştir.
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için idari işlem veya eylem ile meydana gelen zarar arasında 'uygun illiyet bağı' bulunmalıdır. Eğer zarar, idarenin eyleminden değil de tamamen zarar görenin kendi ağır kusurundan (mevzuata aykırı kaçak bağlantı) kaynaklanıyorsa, illiyet bağı kesilir ve idare tazminat ödemekten kurtulur.

Step-by-Step Solution

1
İdari faaliyetin niteliğini belirle
Belediyenin kanalizasyon bakımı bir 'idari eylem'dir.
Sorumluluğun ilk unsuru olan idari işlem veya eylem şartı incelenmelidir.
2
Dışsal etkenin (yağış) hukuki statüsünü değerlendir
Mutat yağış mücbir sebep veya beklenmeyen hal değildir.
Öngörülebilir doğa olayları idarenin sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz.
3
İlliyet bağını analiz et
Zarar görenin mevzuata aykırı bağlantısı zararın 'tek ve asıl' sebebidir.
Raporda usulsüz bağlantı olmasaydı zararın doğmayacağı belirtildiği için uygun illiyet bağı kopmuştur.
4
Hukuki sonucu tespit et
Tazminat sorumluluğu oluşmaz.
Kurucu unsurlardan biri (illiyet bağı) eksik olduğu için sorumluluk doğmaz.

Key Concept

İlliyet Bağını Kesen Nedenler: Zarar Görenin Kusuru
Question 7Question

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'tehlike ilkesi' kapsamında yürüttüğü ve yüksek risk içeren bir faaliyeti sırasında; tamamen idarenin kontrolü dışındaki doğa olaylarından kaynaklanan, öngörülemez ve önlenemez nitelikteki bir olay (mücbir sebep) ile faaliyetin teknik bünyesindeki bir aksaklıktan kaynaklanan ve yine öngörülemez/önlenemez olan bir durumun (beklenmeyen hal/kaza) hukuki sonuçları arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mücbir sebep dışsallık özelliği gereği illiyet bağını keserek idareyi her türlü tazminat yükümlülüğünden kurtarırken; beklenmeyen hal faaliyetin içsel bir riski sayıldığından tehlike ilkesi uyarınca sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Answer

Mücbir sebep dışsallık özelliği nedeniyle illiyet bağını keserek idarenin sorumluluğunu kaldırırken, beklenmeyen hal (kaza) faaliyetin içsel bir parçası kabul edildiğinden tehlike ilkesi kapsamında sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Doğru seçenek, mücbir sebep ile beklenmeyen hal arasındaki en temel fark olan 'dışsallık' unsuruna odaklanmaktadır. İdare hukukunda mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik unsurlarını bir arada taşır ve illiyet bağını keserek idareyi her türlü mali sorumluluktan (kusurlu veya kusursuz) kurtarır. Buna karşın beklenmeyen hal; öngörülemez ve önlenemez olsa da idari faaliyetin 'içinde' gerçekleşir. Kusur sorumluluğunda idarenin kusurunun olmadığını gösterdiği için tazminat yükümlülüğünü kaldırabilir; ancak 'tehlike ilkesi' gibi kusursuz sorumluluk hallerinde, zarar idarenin yarattığı riskten doğduğu için illiyet bağı kesilmez ve idarenin sorumluluğu devam eder.

Step-by-Step Solution

1
Olayların niteliklerini (dışsallık kriteri) karşılaştırın.
Mücbir sebep idari faaliyetin tamamen dışındayken, beklenmeyen hal (teknik arıza, kaza) faaliyetin iç işleyişine aittir.
İlliyet bağının kesilmesinde olayın idareye yabancılığı (dışsallık) temel ayırt edici unsurdur.
2
Olayların 'Tehlike İlkesi' (Kusursuz Sorumluluk) üzerindeki etkisini analiz edin.
Tehlike ilkesinde idare, riskli faaliyetin sonuçlarını üstlenir. Bu nedenle içsel riskler (beklenmeyen haller) sorumluluğu kaldırmaz.
İdare, tehlikeli bir faaliyetten yarar sağladığı veya onu yürüttüğü için o faaliyetin bünyesinden doğan öngörülemez kazalara da katlanmak zorundadır.
3
İlliyet bağı üzerindeki nihai sonuca ulaşın.
Mücbir sebep illiyet bağını keser, beklenmeyen hal ise kesmez.
Dışsal olan mücbir sebep, zararı idarenin alanından tamamen çıkarırken; içsel olan beklenmeyen hal zararı idarenin risk alanında tutmaya devam eder.

Key Concept

Dışsallık (Externality) Kriteri ve Tehlike İlkesi Etkileşimi

Practice More

İdarenin kusursuz sorumluluğunda 'Sosyal Risk' ilkesi ile mücbir sebep arasındaki farkları inceleyen Danıştay kararlarına göz atılabilir.
Estimated Time:3m 0s
Question 8Question

Bir ilde faaliyet gösteren ve tehlikeli kimyasallar üreten bir fabrikanın atık su arıtma sistemindeki uzun süreli arıza nedeniyle, zehirli atıklar bölgedeki tarımsal sulama kanalına karışmış ve civardaki çiftçilerin mahsulleri büyük oranda zarar görmüştür. Yapılan idari soruşturmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün mevzuat gereği tesiste yapması zorunlu olan periyodik çevre denetimlerini son iki yıl boyunca hiçbir şekilde yapmadığı ve tesisteki arızalı duruma müdahale etmediği saptanmıştır. Çiftçiler, uğradıkları maddi zararın tazmini istemiyle idareye karşı tam yargı davası açmıştır.

Danıştay içtihatları dikkate alındığında, bu olayda idarenin hukuki sorumluluğuna ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin kanunla kendisine verilen denetim ve gözetim görevini uzun süre hareketsiz kalarak yerine getirmemesi, "hizmetin hiç işlememesi" biçiminde ortaya çıkan bir hizmet kusuru oluşturur.

Answer

İdarenin kanunla kendisine verilen denetim ve gözetim görevini uzun süre hareketsiz kalarak yerine getirmemesi, "hizmetin hiç işlememesi" biçiminde ortaya çıkan bir hizmet kusuru oluşturur.
Danıştay içtihatlarına göre; idarenin kamu düzenini korumak, sağlık ve güvenliği sağlamak amacıyla kanunlarla kendisine verilen denetim, gözetim ve ruhsatlandırma (kolluk) faaliyetlerini yerine getirmemesi veya bu konuda hareketsiz kalması, kamu hizmetinin hiç işlememesi anlamına gelir. İdare, önleme yükümlülüğü bulunan konularda hareketsiz kalarak zarara yol açtığında, 'hizmet kusuru' ilkesi uyarınca ortaya çıkan zararları tazmin etmekle yükümlüdür.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari faaliyeti ve hukuki eylemsizliği analiz et.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, tehlikeli madde üreten bir tesiste yapması gereken periyodik denetimleri iki yıl boyunca yapmamış, yani hareketsiz kalmıştır.
İdarenin tutumunun belirlenmesi, ortaya çıkan sorumluluğun türünü ve kaynağını tespit etmek için gereklidir.
2
İdarenin bu eylemsizliğinin hizmet kusurunun hangi görünüm biçimine girdiğini belirle.
İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir kamu hizmetini (denetim ve kolluk görevini) hiç yapmaması veya hareketsiz kalması Danıştay içtihatlarına göre 'hizmetin hiç işlememesi' niteliğindedir.
Hizmet kusuru üç şekilde ortaya çıkar: hiç işlememe, geç işleme ve kötü işleme. Süreklilik arz eden bir ihmal 'hiç işlememe' halidir.
3
Sorumluluğu ortadan kaldırabilecek halleri (kişisel kusur, illiyet bağının kesilmesi, kusursuz sorumluluk) olay özelinde değerlendir.
Görevin uzun süre idari teşkilat bazında ihmal edilmesi kurumsal bir hizmet kusurudur (memurun salt kişisel kusuru değildir). Ayrıca idarenin önleme yükümlülüğünün bulunduğu durumlarda üçüncü kişinin eylemi illiyet bağını tamamen kesmez.
İdarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için uygun illiyet bağının varlığını sürdürmesi ve kusur durumunun doğru vasıflandırılması şarttır.

Key Concept

Hizmet Kusurunun Görünüm Biçimleri (Hizmetin Hiç İşlememesi) ve İdarenin Denetim Sorumluluğu
Question 9Question

Ahmet'in ruhsatsız bir şekilde işlettiği ve yasal hiçbir izni bulunmayan seyyar tezgahı, belediyenin park düzenlemesi sırasında iş makinelerinin hatalı manevrası sonucu tamamen kullanılamaz hale gelmiştir. Ahmet, uğradığı bu zararın tazmini istemiyle idareye başvurmuştur. İdarenin bu talebi 'zararın tazmin edilebilir nitelikte olmadığı' gerekçesiyle reddetmesi durumunda, bu ret kararı zararın aşağıdaki özelliklerinden hangisinin eksikliğine dayandırılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Zararın meşru bir hak veya menfaate dayanması

Answer

İdarenin sorumluluğu için zararın 'meşru' olması gerekir; ruhsatsız veya hukuka aykırı bir durumdan doğan zararlar meşruiyet şartını sağlamadığı için tazmin edilmez.
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için meydana gelen zararın kesin, şahsi ve meşru bir hak veya menfaate yönelik olması gerekir. Olayda seyyar tezgahın ruhsatsız olması, Ahmet'in bu faaliyet üzerinde hukuken korunan meşru bir hakkı olmadığını gösterir. Bu nedenle idare, meşru olmayan bir durumun zarar görmesinden dolayı tazminat ödemez.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki zararın niteliğini belirle.
Zarar maddi bir kayıptır ve Ahmet'in şahsına yöneliktir.
Tazminat talebinin muhatabını ve türünü anlamak için gereklidir.
2
Zarar gören nesnenin hukuki durumunu kontrol et.
Tezgahın ruhsatsız olduğu ve yasal izninin bulunmadığı tespit edilir.
Zararın tazmin edilebilirliği hukuki koruma altında olup olmamasına bağlıdır.
3
İdarenin sorumluluğunun kurucu unsurlarından 'meşruiyet' ilkesini uygula.
Hukukun korumadığı ruhsatsız bir faaliyetten doğan zarar 'meşru' kabul edilmez.
İdare, hukuka aykırı durumların devamından veya kaybından dolayı tazminat ödemekle yükümlü kılınamaz.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunda Zararın Meşruiyeti
Question 10Question

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bomba imha uzmanı olarak görev yapan bir personelin, periyodik eğitimler kapsamında kullanılan patlayıcı maddelerin imhası sırasında, tüm güvenlik protokollerine harfiyen uyulmasına ve idarenin organizasyon veya işleyişinde herhangi bir aksaklık bulunmamasına rağmen meydana gelen ani bir infilak neticesinde yaralanması durumunda; idarenin ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü tutulacağı temel kusursuz sorumluluk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mesleki Risk İlkesi

Answer

Mesleki Risk İlkesi, idarenin tehlikeli işlerde istihdam ettiği kamu görevlilerinin uğradığı zararları kusuru olmasa dahi tazmin etmesini öngören temel kusursuz sorumluluk ilkesidir.
Doğru yanıt olan ilke, idarenin tehlikeli araçlar kullanması veya tehlikeli yöntemlerle kamu hizmeti yürütmesi durumunda, bu faaliyet sırasında zarar gören personeline karşı kusursuz sorumlu olduğunu ifade eder. Bomba imha uzmanlığı gibi doğası gereği yüksek risk taşıyan mesleklerde, idare tüm önlemleri alsa bile (hizmet kusuru olmasa dahi) meydana gelen kaza ve zararlar bu riskin bir parçası olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Zarara uğrayan kişinin statüsünü belirle.
Zarara uğrayan kişi, idare bünyesinde çalışan bir kamu görevlisidir (bomba imha uzmanı).
Zarar görenin kamu görevlisi olması, 'Tehlike' ve 'Mesleki Risk' ayrımı için kritiktir.
2
İdarenin bir kusuru olup olmadığını kontrol et.
Metinde 'tüm protokollere uyulduğu' ve 'hizmet kusuru bulunmadığı' belirtilmiştir.
Kusur yoksa sorumluluğun kaynağı 'Kusursuz Sorumluluk' hallerinde aranmalıdır.
3
Zararın gerçekleştiği faaliyetin doğasını analiz et.
Bomba imhası, bünyesinde içkin ve kaçınılmaz bir tehlike (risk) barındıran bir faaliyettir.
Tehlikeli faaliyetlerde riskin, o faaliyetten yarar sağlayan veya onu yürüten idarece üstlenilmesi gerekir.
4
Uygun kusursuz sorumluluk türünü seç.
Kamu görevlisinin yürüttüğü tehlikeli görev nedeniyle uğradığı zarar, 'Mesleki Risk' kapsamına girer.
Doktrinde 'Tehlike İlkesi' genel bir çatı iken, kamu görevlilerine yönelik özel uygulama alanı 'Mesleki Risk' olarak adlandırılır.

Key Concept

İdarenin, yürüttüğü faaliyetin doğasından kaynaklanan tehlikeler nedeniyle oluşan zararları, kusuru olmasa bile tazmin etmesi kusursuz sorumluluktur; bu durum kamu görevlileri için 'Mesleki Risk' olarak özelleşir.

Hints

1
Zarar görenin bir kamu personeli olduğunu ve bu kişinin mesleğinin doğasındaki tehlikeyi göz önünde bulundurun.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran nedenlerden olan 'Mücbir Sebep' ile 'Beklenmeyen Hal' arasındaki farkları gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

İdare tarafından yürütülen bir yol genişletme çalışması kapsamında, trafiğe tamamen kapatılan ve girişine açıkça 'Girilmez' levhaları ile fiziki bariyerler konulan bir güzergâha; gece vakti bariyerleri kenara iterek ve uyarıları dikkate almayarak giren bir sürücü, yoldaki derin kazı alanına düşerek maddi ve bedensel zarara uğramıştır. Sürücünün açtığı tam yargı davasında idarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulmamasının temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdari eylem ile meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet bağının, zarar görenin ağır kusuru nedeniyle kesilmiş olması

Answer

İdari eylem ile meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet bağının, zarar görenin ağır kusuru nedeniyle kesilmiş olması
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için idari eylem ile zarar arasında 'uygun illiyet bağı' bulunmalıdır. Olayda idare, bariyer ve levhalarla gerekli tüm güvenlik önlemlerini alarak üzerine düşen ödevi yerine getirmiştir. Sürücünün bu engelleri aşarak tehlikeli alana girmesi 'ağır kusur' teşkil eder. Bu ağır kusur, idarenin eylemi ile meydana gelen yaralanma/hasar arasındaki bağı kopardığı için idare tazminattan kurtulur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari faaliyeti ve zararı belirle.
İdari eylem (yol çalışması) ve maddi/bedensel zarar mevcuttur.
Sorumluluğun doğması için bir idari işlem veya eylem gereklidir.
2
İdarenin aldığı güvenlik önlemlerini ve sürücünün davranışını analiz et.
İdare levha ve bariyerlerle gerekli önlemi almış, sürücü ise bunları bilerek ihlal etmiştir.
Hizmet kusuru olup olmadığını ve illiyet bağını etkileyen dışsal faktörleri anlamak gerekir.
3
İlliyet bağını kesen nedenleri değerlendir.
Zarar görenin ağır kusuru, idari eylem ile zarar arasındaki nedensellik bağını (illiyet bağı) tamamen kesmiştir.
İlliyet bağı kesildiğinde, zarar idareye yüklenemez ve tazminat sorumluluğu doğmaz.

Key Concept

İlliyet bağının zarar görenin ağır kusuru nedeniyle kesilmesi
Question 12Question

19821982 Anayasası'nın 125125. maddesinde yer alan genel sorumluluk ilkesi ile 129129. maddesinin 55. fıkrasında düzenlenen kamu görevlilerinin sorumluluğuna dair özel hükümler birlikte değerlendirildiğinde; idarenin mali sorumluluğunun anayasal temelleri ve genel özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'nın 129/5129/5. maddesi uyarınca memurların kusurlarından doğan tazminat davalarının idare aleyhine açılması kuralı; kamu görevlisinin "ağır kişisel kusur" (hizmetten ayrılabilir kusur) teşkil eden eylemlerini de kapsayarak zarar görenin adli yargıda ilgili kişiye dava açmasını her koşulda engeller.

Answer

Anayasa'nın 129/5129/5. maddesinin kapsamının ağır kişisel kusurları her koşulda örtmediğini belirten seçenek yanlıştır.
Anayasa'nın 129/5129/5. maddesindeki koruma, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurları kapsar. Ancak öğretide ve yargı içtihatlarında kabul edildiği üzere, eğer bir eylem hizmetten tamamen ayrılabilir nitelikte bir "ağır kişisel kusur" (kasıt, suç teşkil eden eylem vb.) barındırıyorsa, bu durum anayasal korumanın dışındadır. Bu durumda zarar gören, ilgili kamu görevlisine karşı genel hükümler çerçevesinde adli yargıda doğrudan tazminat davası açabilir. Dolayısıyla dava açılmasının "her koşulda engellendiği" ifadesi hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa m. 125125 ve m. 129129 arasındaki ilişkiyi kurmak
m. 125125 idarenin genel sorumluluğunu, m. 129129 ise kamu görevlilerinin bu sorumluluktaki konumunu ve rücu mekanizmasını düzenler.
Sorumluluğun anayasal çerçevesini anlamak için her iki maddeyi sentezlemek gerekir.
2
Kamu görevlisinin güvencesini değerlendirmek
Anayasa m. 129/5129/5 gereği, yetki kullanımı sırasındaki kusurlar nedeniyle ancak idareye dava açılabilir.
Hizmet kusuru ve görev kusuru durumlarında asli muhatabın idare olduğunu teyit etmek.
3
Kişisel kusur ve hizmet kusuru ayrımını yapmak
Eğer eylem görevle illiyetini tamamen kesmişse (hizmetten ayrılabilir ağır kişisel kusur), bu durum m. 129/5129/5 koruması dışına çıkar.
Anayasal korumanın sınırlarını belirlemek (Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadı).
4
Hatalı çıkarımı saptamak
Zarar görenin adli yargıda doğrudan kişiye dava açmasının her koşulda engellendiği iddiası yanlıştır.
Ağır kişisel kusur istisnasının göz ardı edilmesi anayasal ve yasal rejimle çelişir.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunda Hizmet Güvencesi ve Kişisel Kusur Sınırı

Practice More

Kamu görevlisinin rücu mekanizmasında idarenin bağlı yetki içinde olup olmadığını araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question

İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu kaldıran veya azaltan illiyet bağını kesen nedenlerden biri olan mücbir sebep, "beklenmeyen hal" (kaza) kavramından aşağıdaki özelliklerden hangisi ile ayrılır?

Show answer & explanation

Answer: Olayın idari faaliyetin tamamen dışında gerçekleşmesi (dışsallık)

Answer

Mücbir sebep ile beklenmeyen hal arasındaki temel fark, olayın idari faaliyetin tamamen dışında gerçekleşmesi yani 'dışsallık' kriteridir.
Doğru seçenek olan ifadenin belirttiği gibi, mücbir sebep ile beklenmeyen hal (kaza) arasındaki yegane belirleyici fark 'dışsallık' özelliğidir. Mücbir sebep, deprem veya sel gibi idarenin yürüttüğü hizmetin tamamen dışında ve yabancı bir etkiyle oluşurken; beklenmeyen hal, hizmetin kendi bünyesindeki bir araç veya mekanizmadaki (örneğin lastik patlaması, fren boşalması) teknik bir aksaklıktan kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Kavramları tanımlayın.
Mücbir sebep ve beklenmeyen halin her ikisi de öngörülemez ve önlenemez olaylardır.
İki kavramın ortak özelliklerini belirleyerek ayrım noktasını bulmak için zemin hazırlanır.
2
Olayın kaynağını inceleyin.
Mücbir sebepte olay hizmete yabancıdır (dışsallık); beklenmeyen halde ise olay hizmetin içinden kaynaklanır (içsellik).
İdare hukukunda sorumluluğun sınırlarını belirleyen en kritik teorik fark budur.

Key Concept

İlliyet Bağını Kesen Nedenlerde Dışsallık Kriteri

Practice More

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'sosyal risk' ilkesinin mücbir sebep ile farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 14Question

İdare hukukunda; idarenin doğrudan bir eylemi veya işlemi bulunmasa dahi, toplumsal yapının bir sonucu olarak ortaya çıkan kolektif ve anonim zararların "sosyal dayanışma" esasına göre tüm toplumca paylaşılması gerektiğini savunan kusursuz sorumluluk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal risk ilkesi

Answer

Sosyal risk ilkesi
Sosyal risk ilkesi, idarenin herhangi bir kusuru veya doğrudan bir eylemi olmasa bile, toplumsal olaylar, anarşi ve terör faaliyetleri gibi durumlarda kişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesini sağlar. Bu sorumluluğun temelinde, bireyin bir toplum içinde yaşamasından kaynaklanan risklerin, sosyal dayanışma ilkesi uyarınca tüm topluma (devlet aracılığıyla) paylaştırılması düşüncesi yatar. Türkiye'de bu ilke özellikle 52335233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ile yasal bir zemine oturtulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Zararın niteliğini analiz etme
Zararın toplumsal bir olay veya terör eylemi gibi anonim (kaynağı belirsiz) ve kolektif bir nitelikte olduğu saptanır.
Sorumluluk rejimini belirlemek için önce zararın kaynağına bakılmalıdır.
2
İlliyet bağını kontrol etme
Zarar ile idarenin spesifik bir faaliyeti arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamadığı görülür.
Sosyal risk ilkesini diğer kusursuz sorumluluk hallerinden ayıran temel fark, illiyet bağının zayıflamış veya kopmuş olmasıdır.
3
Dayanak ilkeyi eşleştirme
Kolektif zararların 'sosyal dayanışma' gereği devletçe üstlenilmesini öngören ilkenin sosyal risk ilkesi olduğu belirlenir.
Sosyal risk, bireyin toplumsal yapının risklerine karşı devlet güvencesine alınması esasına dayanır.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi ve Sosyal Dayanışma Esası

Practice More

Sosyal risk ilkesinin Danıştay içtihatlarıyla gelişimi ve 52335233 sayılı Kanun'un kapsamını inceleyerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 15Question

Kamu idarelerinin yürüttükleri faaliyetler neticesinde bireylerin uğradığı zararların tazmini, hukuk devleti ilkesinin temel bir gereğidir. Türk idare hukukunda idarenin mali sorumluluğu, özel hukuk kurallarından ayrılarak Anayasa'da güvence altına alınmış kendine has ilkelere dayanır.

Buna göre, idarenin mali sorumluluğunun genel özellikleri ve anayasal esasları hakkında aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin sorumluluğu objektif ve idare hukukuna özgü bir karakter taşıdığından, tazminat yükümlülüğünün doğması için zarara yol açan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin şahsen tespit edilmesi veya sübjektif kusurunun ispatlanması kural olarak zorunlu değildir.

Answer

İdarenin mali sorumluluğunun genel özelliklerinden olan objektif nitelik, idarenin meydana gelen zarardan sorumlu tutulması için eylemi yapan kamu görevlisinin sübjektif kusurunun veya şahsen kimliğinin ispatlanmasını zorunlu kılmaz.
İdarenin mali sorumluluğu, anayasal temelde kamu hukuku alanına ait kendine özgü ve 'objektif' nitelik taşıyan bir sorumluluktur. Kusur sorumluluğu (hizmet kusuru) halinde dahi, özel hukukta olduğu gibi sübjektif bir şahsi kusurun veya memurun kimliğinin tespit edilmesi zorunlu değildir. İdarenin organizasyonu içindeki bir aksaklık (anonim kusur), zararı tazmin etmesi için yeterli kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
İdarenin mali sorumluluğunun hukuki temelini incele.
İdarenin sorumluluğu özel hukuk (Borçlar Kanunu) kurallarına değil, Anayasa'nın 125. maddesindeki kamu hukuku prensiplerine ve idare hukukuna özgü kurallara dayanır.
İdare ile bireyler arasındaki ilişkiler kural olarak eşitler arası değil, kamu gücünün kullanıldığı ilişkilerdir.
2
İdarenin sorumluluk türlerindeki kusur kavramını değerlendir.
İdare hukukunda hizmet kusuru genel kuraldır ve bu kusur 'objektif' bir karakter taşır. Ayrıca kusursuz sorumluluk halleri de mevcuttur.
Hizmetin kötü, geç veya hiç işlememesi durumlarında, zarara yol açan personelin kim olduğu (anonim kusur) veya kişinin kasten hareket edip etmediği önemli olmaksızın idare tazminatla yükümlü olur.
3
Seçeneklerdeki idari sorumluluk ilkelerini analiz et.
Anayasa m. 129 gereği memura doğrudan dava açılamaması, illiyet bağının şart olması, idari yargının görevli olması ve kusursuz sorumluluk hallerinin varlığı dikkate alınarak yanlış ve doğru ifadeler ayrıştırılır.
Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak idarenin tüm sorumluluk çerçevesini anayasal temelde doğru haritalandırmak gerekir.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunun Genel Özellikleri ve Objektif Niteliği
Estimated Time:1m 0s
Question 16Question

Türk idare hukuku düzenlemeleri ve 1982 Anayasası çerçevesinde, idarenin mali sorumluluğunun hukuki niteliği ve anayasal temelleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin sorumluluğu kural olarak "asli" bir sorumluluktur; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken verdikleri zararlarda dava doğrudan idare aleyhine açılır.

Answer

İdarenin sorumluluğu kural olarak asli bir sorumluluktur ve kamu görevlilerinin yetki kullanımı sırasındaki kusurları nedeniyle dava doğrudan idareye açılır.
Türk hukukunda idarenin sorumluluğu 'asli' niteliktedir. Anayasa m. 129/5 uyarınca kamu görevlilerinin yetki kullanımı sırasındaki kusurlarından doğan zararlar için doğrudan idareye dava açılır. Bu düzenleme kamu görevlilerini doğrudan dava tehdidinden korurken, bireye karşı mali gücü yüksek olan idareyi doğrudan sorumlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasını analiz edin.
İdarenin hem işlemlerinden hem de eylemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu genel ilkesine ulaşılır.
Sorumluluğun genel kapsamını belirlemek için temel anayasal dayanaktır.
2
Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasını inceleyin.
Kamu görevlilerinin yetki kullanımı sırasındaki kusurları nedeniyle davanın doğrudan idare aleyhine açılacağı (asli sorumluluk) ve idarenin görevliye rücu edebileceği görülür.
Zarar görenin dava açacağı doğru muhatabı belirlemek için gereklidir.
3
İdarenin sorumluluğunun hukuki karakterini değerlendirin.
Sorumluluğun objektif nitelik taşıdığı ve idari yargı denetimi altında kamu hukuku esaslarına göre çözümlendiği sonucuna varılır.
Özel hukuk sorumluluğu ile olan farkı ortaya koymak için gereklidir.

Key Concept

İdarenin Mali Sorumluluğunun Asli Niteliği ve Anayasal Temeli

Practice More

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik' (Fedakarlığın Denkleştirilmesi) ilkesini inceleyerek anayasal temelleri pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 17Question

İdare, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla bütünüyle hukuka uygun bir biçimde yürüttüğü bir meydan düzenleme ve yayalaştırma projesi kapsamında, belirli bir sokağı araç trafiğine kalıcı olarak kapatmıştır. Bu uygulama neticesinde, o sokak üzerinde faaliyet gösteren ve tek girişi bu sokağa bakan bir otopark işletmesi, müşterilerinin araçla giriş yapamaması nedeniyle ticari faaliyetini sürdüremez hale gelmiş ve ağır bir zarara uğramıştır. İdarenin, bu hukuka uygun eyleminden dolayı otopark işletmecisinin uğradığı 'özel ve olağandışı' zararı tazmin etmesi aşağıdaki sorumluluk ilkelerinden hangisinin bir gereğidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi)

Answer

İdarenin hukuka uygun eylemi sonucu oluşan özel ve ağır zararın tazmini, kamu külfetleri karşısında eşitlik (fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesine dayanmaktadır.
İdare, toplum yararı için yaptığı (yayalaştırma gibi) hukuka uygun işlemler sırasında bazı kişilere diğerlerinden daha ağır bir yük yüklüyorsa, anayasal eşitlik ilkesi gereği bu 'özel' zararı tazmin etmelidir. Bu duruma fedakarlığın denkleştirilmesi denir.

Step-by-Step Solution

1
İdari eylemin hukuka uygunluğunu tespit et.
İdarenin yayalaştırma projesi bütünüyle hukuka uygundur.
Sorumluluk türünün belirlenmesi için eylemin kusurlu olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Zararın niteliğini analiz et.
Otopark işletmecisi, toplumun geri kalanından farklı olarak 'özel ve olağandışı' bir zarara uğramıştır.
Kusursuz sorumluluk için zararın genele yayılmamış, bireyselleşmiş olması gerekir.
3
Hukuka uygun eylemden doğan kusursuz sorumluluk ilkesini belirle.
Kamu külfetleri karşısında eşitlik (fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi uygulanmalıdır.
Hukuka uygun bir kamu yararı faaliyeti sonucu bir bireyin katlandığı fazla külfetin toplumca paylaşılması hakkaniyet gereğidir.

Key Concept

Fedakarlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)

Hints

1
İdarenin eyleminin hukuka uygun olup olmadığına ve zararın otopark sahibi için ne kadar 'özel' olduğuna odaklanın.
2
Bir kamu hizmetinden herkes yararlanırken sadece bir kişi ağır bir yük altına giriyorsa, bu yükün toplumca paylaşılması hangi ilkeyi çağrıştırır?

Practice More

İdarenin hukuka aykırı işlemleri ile hukuka uygun ancak zarar verici işlemleri arasındaki tazminat farklarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 18Question

Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler, geniş çaplı bir orman yangınının yakınlardaki bir yerleşim yerine sıçramasını engellemek amacıyla yürüttükleri söndürme çalışmaları kapsamında, bütünüyle hukuka uygun hareket ederek yangının ilerleme yönünde bulunan özel mülkiyete ait bir meyve bahçesindeki ağaçları kesmek suretiyle bir emniyet şeridi oluşturmuştur. Bu acil müdahale sonucunda yangının kasabaya ulaşması engellenmiş ve üstün bir kamu yararı sağlanmış; ancak bahçe sahibi tüm ağaçlarını kaybederek özel ve olağandışı bir zarara uğramıştır.

Buna göre, bahçe sahibinin uğradığı zararın idare tarafından tazmin edilmesi, idari sorumluluk hukukuna hâkim olan aşağıdaki ilkelerden hangisinin bir gereğidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi

Answer

Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi
Olayda idarenin eylemi bütünüyle hukuka uygundur ve kasabayı yangından kurtarmak gibi üstün bir kamu yararı taşımaktadır. Ancak bu kamu yararı sağlanırken, belirli bir kişi (bahçe sahibi) diğer vatandaşların katlanmadığı özel ve olağandışı bir zarara (fedakarlığa) katlanmak zorunda kalmıştır. İdare hukukunda, kamu yararı için yapılan hukuka uygun faaliyetlerin yol açtığı bu tür özel zararların toplumun geneline yayılarak idarece tazmin edilmesi 'Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi)' ilkesi ile açıklanır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemin niteliğini belirlemek.
İdare, orman yangınını durdurmak için hukuka uygun bir şekilde emniyet şeridi oluşturmuştur.
Sorumluluk türünü tespit etmek için idarenin eyleminde kusur olup olmadığı saptanmalıdır.
2
Zararın niteliğini ve kimin üzerinde kaldığını değerlendirmek.
Zarar, kasabayı kurtarmak (kamu yararı) uğruna yalnızca bahçe sahibinin malvarlığı üzerinde kalmış özel ve olağandışı bir zarardır.
Zararın türü ve yaygınlığı, kusursuz sorumluluk hallerinden hangisinin uygulanacağını gösterir.
3
Uygun idari sorumluluk ilkesini tespit etmek.
Hukuka uygun idari eylemden doğan özel zararların tazmini, kamunun faydalandığı külfetin toplumla paylaşılması kuralına dayanır.
Bu durum idare hukukunda fedakarlığın denkleştirilmesi (kamu külfetleri karşısında eşitlik) ilkesinin temelini oluşturur.

Key Concept

İdarenin hukuka uygun eylemlerinden doğan zararların kusursuz sorumluluk kapsamında tazmini
Question 19Question

Sokak aydınlatma hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan bir kamu idaresinin, bir mahalledeki tüm aydınlatma direklerinin arızalı olduğu ve bu durumun bölgede asayiş zafiyeti yarattığına dair vatandaşlarca yapılan çok sayıda yazılı ihbara rağmen, haftalarca hiçbir tamirat yapmaması ve bölgeyi tamamen karanlıkta bırakması sonucunda meydana gelen bir zararda; idarenin sorumluluğu 'hizmet kusuru'nun aşağıdaki görünüm biçimlerinden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Show answer & explanation

Answer: Hizmetin hiç işlememesi

Answer

İdarenin yasal yükümlülüğü altındaki bir hizmeti (aydınlatma), yapılan uyarılara rağmen hiç başlatmaması veya yerine getirmemesi 'hizmetin hiç işlememesi' olarak tanımlanır.
İdare hukukunda hizmetin hiç işlememesi, idarenin yasal bir görevi yerine getirmek için gereken organizasyonu hiç kurmaması veya somut bir durumda hareketsiz kalması (ihmal) anlamına gelir. Olayda aydınlatma direklerinin tamir edilmemesi, idarenin sunması gereken kamu hizmetini hiç başlatmadığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
İdarenin görev ve yetki alanının belirlenmesi
Sokak aydınlatması belediyeler ve ilgili enerji kuruluşlarının sorumluluğundaki bir kamu hizmetidir.
Hizmet kusurundan bahsedebilmek için öncelikle idarenin yapmakla yükümlü olduğu bir görev bulunmalıdır.
2
Somut olaydaki idari davranışın niteliğinin analizi
Vatandaş ihbarlarına rağmen haftalarca hiçbir müdahalede bulunulmadığı (omission) tespit edilmiştir.
Hizmetin sunuluş biçimi; eylemsizlik, gecikme veya hatalı eylem ayrımı için kritiktir.
3
Hizmet kusuru türleri ile eşleştirme yapılması
Hiçbir müdahalenin yapılmaması, hizmetin kuruluşunda veya işleyişinde bir eksiklik (hizmetin hiç işlememesi) oluşturur.
İdarenin sessiz kalarak veya hiçbir işlem yapmayarak zarara sebebiyet vermesi 'hiç işleme' kategorisine girer.

Key Concept

Hizmet Kusurunun Görünüm Biçimleri

Practice More

İdarenin tazminat sorumluluğunda illiyet bağını kesen nedenleri (mücbir sebep, beklenmeyen hal) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

İdare hukukunda, idarenin yürüttüğü bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde ortaya çıkan nesnel bozukluklara "hizmet kusuru" denir. Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geç işlemesi veya hizmetin kötü işlemesi (hatalı/eksik işlemesi) şeklinde üç farklı görünümde ortaya çıkabilir ve idarenin mağdurlara tam yargı davası yoluyla tazminat ödemesini gerektirir.

Buna göre, idarenin sorumluluğunu doğuran 'hizmetin kötü işlemesi' durumuna örnek olarak gösterilebilecek olay aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tapu sicil müdürlüğünde görevli personelin, bir taşınmazın devir işlemi sırasında kayıtlarda yer alan mevcut ipotek şerhini dikkatsizlik sonucu yeni belgeye işlememesi nedeniyle alıcının zarara uğraması

Answer

İdarenin hizmetin kötü işlemesi nedeniyle sorumlu olduğu durum, tapu sicil müdürlüğündeki devir işleminin eksik/hatalı yapılması olayıdır.
Doğru cevapta yer alan tapu sicil işlemi olayında, kamu hizmeti (tapu devri) idare tarafından fiilen yerine getirilmiş ancak işlem esnasında personelin dikkatsizliği sonucu sicil kayıtlarındaki bir şerh yeni belgeye aktarılmayarak hizmet hukuka ve usule aykırı (hatalı/eksik) yürütülmüştür. İdarenin bir faaliyeti icra ederken standartların gerisinde kalması ve nesnel olarak hatalı yapması, Danıştay içtihatlarına göre doğrudan 'hizmetin kötü işlemesi' kavramına karşılık gelir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda istenen hizmet kusuru türünün özelliklerini belirlemek.
Hizmetin 'kötü işlemesi' durumunda idare, kamu hizmetini fiilen yerine getirmekte ancak bu hizmeti gerekli dikkat, özen ve standartlara uygun yapmamakta, eksik veya hatalı icra etmektedir.
Hizmet kusurunun diğer görünümleri (hiç işlememe, geç işlememe) ile kişisel kusur hallerini eleyebilmek için tanımın netleşmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki durumları sorumluluk ve kusur türlerine göre tasnif etmek.
İhbar üzerine ekip gönderilmemesi 'hiç işlememe', ruhsatın aylar sonra verilmesi 'geç işlememe', zabıtanın husumetle kasten zarar vermesi 'kişisel kusur', toplumsal olay zararı 'sosyal risk (kusursuz sorumluluk)' ilkelerine girer.
Yanlış seçeneklerin hukuki niteliği belirlenerek çeldiriciler elenir.
3
Doğru seçeneği tespit etmek.
Tapu memurunun ipotek şerhini işlemeyi unutması, hizmetin var olduğu ve yürütüldüğü ancak işleyişinde nesnel bir bozukluk (hata/eksiklik) olduğu anlamına gelir.
Bu durum Danıştay içtihatlarında idarenin tazmin yükümlülüğünü doğuran tipik 'hizmetin kötü işlemesi' örneğidir.

Key Concept

Hizmet Kusurunun Görünüm Biçimleri ve Kişisel Kusur Ayrımı
Page 1 / 8Next
İdarenin Sorumluluğu Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin