Bir büyükşehir belediyesi, imar planında 'jeolojik sakıncalı alan' şerhi bulunan bir arazide ruhsatlı bir inşaatın devam ettiğine dair mahalle sakinlerinden gelen çok sayıda 'çatlak ve toprak kayması emaresi' bildirimine rağmen, bölgeye teknik inceleme ekibini ancak bir ay sonra sevk etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen teknik raporda, riskin 'mühendislik önlemleriyle bertaraf edilebilir' düzeyde olduğu belirtilmiş ve inşaatın durdurulmasına gerek görülmemiştir. Raporun düzenlenmesinden on gün sonra meydana gelen ve mevsim normallerindeki bir yağışın tetiklemesiyle gerçekleşen heyelan sonucunda, inşaat alanı ile bitişiğindeki binalar tamamen yıkılmıştır. Olayla ilgili açılan tam yargı davasında idare; zararın doğa olayından kaynaklandığını, personelin raporu teknik kanaatine dayanarak düzenlediğini ve takdir yetkisinin kullanıldığını savunmuştur.
Danıştay’ın hizmet kusuru ve idarenin denetim sorumluluğuna ilişkin yerleşik içtihatları dikkate alındığında, bu olayda idarenin tazminat sorumluluğunun hukuki temeli ve hizmet kusurunun baskın görünüm biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- AHizmetin hiç işlememesi: İdarenin jeolojik sakıncalı alanda yapılaşmaya en baştan izin vermesi ve bildirimlere rağmen önleyici tedbir almaması, hizmetin asli fonksiyonunun yerine getirilmediğini gösterir.
- Hizmetin kötü işlemesi: İdarenin denetim ve gözetim görevini, somut veriler ve bilimsel gerekliliklerin aksine, riskin ağırlığıyla bağdaşmayacak şekilde eksik, hatalı ve yetersiz bir değerlendirmeyle yürütmüş olmasıdır.Answer
- CHizmetin geç işlemesi: Mahalle sakinlerinin defalarca yaptığı yazılı uyarılara rağmen teknik ekibin bir ay sonra gönderilmesi, zararın oluşumundaki temel illiyet bağını kuran zamansal gecikmedir.
- DKişisel kusur: Teknik raporu düzenleyen personelin mesleki kuralları açıkça ihlal ederek hatalı değerlendirme yapması, personelin hizmetten ayrılabilen sübjektif kusuruna dayalı bir sorumluluk doğurur.
- EKusursuz sorumluluk (Sosyal Risk): Heyelan mevsim normallerindeki bir yağışla tetiklenmiş olsa da, zararın temel kaynağı bir doğa olayı olduğundan idarenin kusuru aranmaksızın fedakarlığın denkleştirilmesi gereğince tazmin yoluna gidilmelidir.